Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kerkük

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kerkük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kerkük haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akbaşoğlu, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’nda konuştu Haber

Akbaşoğlu, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’nda konuştu

Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Kilis’e gelen AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, AK Parti Kilis Teşkilatı ile İstanbul, Gaziantep ve Hatay milletvekillerinin katılımıyla Kilis Polisevi’nde çeşitli temaslarda bulundu. Programda konuşan Akbaşoğlu, terörsüz Türkiye hedefi, savunma sanayii, enerji çalışmaları ve 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akbaşoğlu, Türkiye’nin savunma sanayiinde kendi İHA ve SİHA’larını, yerli ve milli yazılımlarını, geliştirdiği mühimmat ve silahlarını kullanarak ordusunu ve güvenlik güçlerini güçlendirmesinin terörün ortadan kaldırılması açısından büyük önem taşıdığını belirtti. "Terörsüz Türkiye’yi hep beraber gerçekleştirdik" diyen Akbaşoğlu, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge söylemlerinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Akbaşoğlu, "Terörsüz Türkiye; Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni hep beraber 86 milyon kardeşliği esas alan ve millet devlet kaynaşmasıyla Türkiye Yüzyılı’nın büyük ve güçlü Türkiye’sini inşa ve ihya etme perspektifimizin hedefleriyle doğrudan bağlantılıdır" dedi. Terörsüz bölge hedefinin sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Akbaşoğlu, Suriye, Irak, İran ve tüm Orta Doğu’da terörsüz bir bölgenin gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. Akbaşoğlu, "Emperyalizmin ve siyonizmin bölgemiz ve ülkemiz üzerine kurguladıkları bütün planları, projeleri yırtıp atıp tarihin çöp sepetine göndermek olarak özetlenebilir. Asıl terörsüz Türkiye’nin, terörsüz bölgeye, terörsüz bölgenin de terörsüz dünyaya giden bir yol olduğunu mutlaka beraberinde idrak etmeliyiz" şeklinde konuştu. Türkiye’nin bölgesinde sözü dinlenir, güçlü ve etkin bir pozisyonda olduğunu belirten Akbaşoğlu, son NATO toplantısında ortaya konulan perspektif ve performansın bütün devlet başkanları, hükümet başkanları, Batı medyası ve NATO’ya üye ülkeler tarafından takdirle karşılandığını ifade etti. "11 vilayetimiz ve 15 milyon insanımız büyük şekilde etkilendi" 6 Şubat depremlerinin etkilerinin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Akbaşoğlu, 11 vilayet ve 15 milyon insanın depremden büyük şekilde etkilendiğini söyledi. Akbaşoğlu, deprem bölgesindeki çalışmalara ilişkin, "Bulgaristan ülkesini göz önünde bulundurun. Bulgaristan büyüklüğünde bir coğrafya yerle yeksan oldu. Bütün hafriyat kaldırıldı, onlar ayrıştırıldı, yeni yerleşim yerleri tespit edildi, bütün altyapı yapıldı ve üzerine de yaklaşık 500 bin konut 2,5 yıl gibi bir sürede inşa edilerek hak sahiplerine teslim edildi. Kilis’te bu illerimiz arasında" diye konuştu. Depremin yaklaşık 100 milyar dolarlık maliyet ortaya çıkardığını dile getiren Akbaşoğlu, yürütülen çalışmaların dünyada örneği olmayan bir süreçte gerçekleştirildiğini savundu. "Gabar’da günlük 85 bin varil petrol üretiyoruz" Türkiye’nin enerji alanındaki çalışmalarına da değinen Akbaşoğlu, terörden temizlenen Şırnak Gabar’da günlük 85 bin varil petrol üretildiğini belirtti. Akbaşoğlu, "Türkiye bugün kendi ihtiyacının yüzde 15’ine yaklaşık bir üretim yapıyor" diye konuştu. Milli savunma sanayiinde ortaya konulan büyük performansın Türkiye’nin hem yurt içinde hem de yurt dışında etkinliğini artırdığını ifade eden Akbaşoğlu, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın Kerkük petrollerinde yüzde 15 noktasında hissedar olduğunu, Somali’de ise sondaj gemileriyle aramaların sürdürüldüğünü kaydetti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar BTSO Meclisinin konuğu oldu Haber

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar BTSO Meclisinin konuğu oldu

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji talebinin son 24 yılda yaklaşık 3 kat artarken, Bursa’da talebin 5 kat arttığını söyledi. Bursa’nın Türkiye ekonomisinin büyümesinin itici gücü olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Bursa, Türkiye’nin büyümesinin daha ötesinde büyüyen, bundan sonraki süreçte de bu ortaya konan vizyonu gerçekleştirmek için daha çok enerjiye ihtiyaç duyacak bir şehir" dedi. BTSO Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bakan Bayraktar, toplantıda küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği, petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri ile maden kaynaklarının ekonomiye kazandırılması konularında değerlendirmelerde bulundu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Başkanı Ali Uğur ve meclis üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile Bakanlık bürokratları da katıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa’nın üretim gücünün Türkiye ekonomisindeki önemine dikkat çekti. Bakan Bayraktar, "Burada, bu tarihi ve köklü kurumun çatısı altında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bursa’nın bu üretim gücünün Türkiye ekonomisindeki yeri, inşallah bundan sonra oynayacağı rol, ülkemizin daha büyük ve daha güçlü, daha müreffeh bir ülke olma noktasında en önemli kaynaklardan bir tanesi." dedi. Türkiye’nin enerji ihtiyacının artmaya devam ettiğini belirten Bayraktar, Bursa’nın enerji talebindeki yükselişin Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekti. Bayraktar, "Türkiye’nin enerji talebi son 24 yılda yaklaşık 3 kat artarken, Bursa’nın talebi 5 kat arttı. Bursa, Türkiye’nin büyümesinin itici gücü. İşte size bir rakam. Dolayısıyla Türkiye’nin büyümesinin daha ötesinde büyüyen, bundan sonraki süreçte de bu ortaya konan vizyonu gerçekleştirmek için daha çok enerjiye ihtiyaç duyacak bir şehir" dedi. Artan enerji talebiyle birlikte enerji arz güvenliğinin de kritik bir konu haline geldiğini vurgulayan Bayraktar, tüm ülkelerin enerjiyi ucuz ve kesintisiz şekilde karşılamak için büyük bir mücadele içerisinde olduğunu belirtti. Türkiye ekonomisinin önemli açmazlarından birinin enerjide dışa bağımlılık olduğunu ifade eden Bayraktar, bunun cari açık üzerinde de önemli bir etkisi bulunduğunu söyledi. "Türkiye’yi mutlak surette enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım. Enerji meselesi bir milli güvenlik meselesidir." diyen Bayraktar, enerjinin olmadığı bir ortamda sanayinin çarklarının ve ekonominin duracağını belirtti. Türkiye’nin bugün kullandığı her 3 birim enerjinin 2’sini ithal ettiğini kaydeden Bayraktar, "Bunu azaltacağız ve inşallah Türkiye’yi hem madenlerde hem de enerjide net ihracatçı bir ülke, teknolojide ve kaynakta bir ülke haline getirmeyi hedefliyoruz. Bizim Kızılelma’mız bu" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin 70 yıllık nükleer enerji hayalinin Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile gerçeğe dönüştüğünü belirten Bayraktar, önümüzdeki aylarda Türkiye’nin nükleer enerjiden elektrik üreten ülkeler ligine gireceğini söyledi. Akkuyu’da Bursa sanayisinin de önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Bayraktar, Bursalı sanayicilerin ürettiği ekipmanların santralde kullanıldığını ifade etti. Santralde inşaatla birlikte yerlilik oranının yüzde 50-55 seviyelerine ulaştığını belirten Bayraktar, enerji dönüşümünün yalnızca enerji kaynağının yerlileştirilmesiyle sınırlı olmadığını, enerji ekipmanlarının da Türkiye’de üretilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin enerji bağımsızlığını güçlendiren, yerli ve yenilenebilir kaynaklarını azami ölçüde kullanan, enerjisini verimli değerlendiren, petrol ve doğal gazını yurt içinde ve yurt dışında arayan, madenlerini ise katma değerli ürünlere dönüştüren güçlü bir ekonomi hedeflediğini belirten Bayraktar, bu hedefin Bursa sanayisiyle birlikte gerçekleştirileceğine inandığını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, dünya ekonomisinin teknoloji, dijitalleşme ve yeni üretim modelleriyle köklü bir dönüşümden geçtiğini belirterek, bu dönüşümün ortak paydasında enerjinin bulunduğunu söyledi. Teknolojiden sanayiye, ulaşımdan lojistiğe kadar ekonominin tüm çarklarının güçlü ve kesintisiz bir enerji altyapısıyla döndüğünü ifade eden Burkay, "Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son gelişmelerde de enerjide ortaya çıkabilecek bir darboğazın üretimden ticarete kadar bütün dengeleri nasıl etkileyebileceğine bir kez daha tanık olduk. Bu nedenle enerjiyi konuşurken aslında üretim gücümüzü, ekonomik bağımsızlığımızı ve ülkemizin geleceğini konuşuyoruz" dedi. Türkiye’nin küresel gelişmeler karşısında geleceğin enerji mimarisini bugünden kuran ülkeler arasında yer aldığını kaydeden Burkay, coğrafyadaki savaşlara ve küresel belirsizliklere rağmen Türkiye’nin enerjiyi üreten, depolayan, yöneten ve uluslararası projelerde söz sahibi olan stratejik bir merkeze dönüştüğünü söyledi. Burkay, "Türkiye, bu gerçekliği en doğru şekilde okuyan ve geleceğin enerji mimarisini bugünden kuran ülkeler arasındadır. Bu noktada Türkiye Petrollerimizin geçen ay Kerkük’teki üretim faaliyetlerine ortak olmasını da enerji politikalarında ulaştığımız yeni seviyenin en somut örneklerinden biri olarak görüyorum. Bu tarihi anlaşmanın ülkemiz adına hayırlı olmasını diliyorum. Elde ettiğimiz kazanımlar için de Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Bakanımıza iş dünyamız adına şükranlarımızı sunuyorum" diye konuştu. Sanayinin en önemli beklentisinin kesintisiz, kaliteli, sürdürülebilir ve öngörülebilir maliyetlerle enerjiye ulaşmak olduğunu ifade eden Burkay, firmaların kendi enerjisini üretmesini kolaylaştıran, yeşil dönüşüm yatırımlarını teşvik eden ve sanayinin değişen ihtiyaçlarına cevap veren çalışmaların büyük önem taşıdığını söyledi. Özellikle üretim merkezlerinin artan enerji ihtiyacını karşılayacak iletim altyapısının güçlendirilmesinin rekabet gücüne doğrudan katkı sağlayacağını belirten Burkay, lisanssız elektrik üretiminde uygulanan saatlik mahsuplaşma sisteminin sanayi tesislerinin ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınmasını istedi. OSB sınırları dışındaki öz tüketim yatırımlarına yönelik mevzuat esnekliklerinin sağlanmasının da iş dünyasının kritik beklentileri arasında bulunduğunu kaydeden Burkay, akaryakıt sektöründeki bayi kâr marjlarının sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının da sektör temsilcilerinin öncelikli taleplerinden biri olduğunu dile getirdi. İstişare ve ortak aklın BTSO’nun yönetim anlayışının temelini oluşturduğunu belirten Başkan Burkay, dört yıldır sürdürülen Dijital Dönüşüm Projesi kapsamında hayata geçirilen BTSO KOBİ Diyalog uygulamasının 60 bin üyenin tamamını kapsayacağını söyledi. Meclis ve Komite Bilgi Sistemi’nin bu yeni uygulamayla tüm üyelere açılacağını belirten Burkay, "Üyelerimiz komitelerimizin karar alma süreçlerine dijital ortamda doğrudan katkı sunabilecek. Sahadan gelen görüş, ihtiyaç ve önerileri daha düzenli takip ederek ortak aklı daha güçlü bir zemine taşıyacağız. Üyemizin sesini, komitelerimizin gücüne dönüştürüyoruz." dedi. BTSO Diyalog’un ilerleyen aşamalarında ortak satın alma, kapasite paylaşımı, firmalar arası ticaret ve iş birliği fırsatlarının da üyelerin kullanımına sunulacağını ifade eden Burkay, uygulamanın BTSO’nun 60 bin üyesiyle yılın 365 günü iletişim halinde olan daha güçlü bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağını kaydetti. Sanayinin geleceğini uzun vadeli bir vizyonla planladıklarını belirten Başkan Burkay, bu vizyonun en önemli eserinin TEKNOSAB olduğunu söyledi. TEKNOSAB’ın yüksek teknolojili üretim kimliği, lojistik imkanları, otoyol, demiryolu ve liman bağlantıları, yenilenebilir enerji altyapısı ve fiber optik donanımlarıyla Türkiye Yüzyılı’nın yeni nesil üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, bölgede hayata geçirilen Batı Transformatör Merkezi gibi stratejik yatırımların da kesintisiz enerji ihtiyacının karşılanmasına katkı sunduğunu kaydetti. TEKNOSAB merkezli dönüşümün yeni halkasının KOBİ OSB olduğunu belirten Burkay, "Bursa iş dünyası olarak toplamda 36 milyar dolarlık dış ticaret gücüne sahipsek, otomotivden tekstile, makineden kimyaya ve gıdaya kadar her alanda dünyayla yarışabiliyorsak, bu başarının omurgasında KOBİ’lerimizin olduğunu da çok iyi biliyoruz." dedi. Bursa’da 8 binden fazla imalatçı KOBİ’nin şehir içinde sıkışmış, lojistik imkanları yetersiz alanlarda üretim mücadelesi verdiğine dikkat çeken Burkay, KOBİ OSB projesine gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Burkay, "Daha projenin duyurulmasının üzerinden iki hafta bile geçmeden 2 bin 500’ün üzerinde başvuru aldık. Bu ilgi, Bursa’daki KOBİ’lerimizin modern üretim alanlarına duyduğu ihtiyacı ve projemizin ne kadar doğru bir noktaya temas ettiğini açıkça ortaya koyuyor. Allah’ın izniyle bu kentte üretimin, istihdamın ve ihracatın yükünü sırtlayan hiç kimsenin enerjisini depo peşinde, arsa arayışında heba ettirmeyeceğiz" diye konuştu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Oda organ seçimlerinin 1 Ekim 2026’da gerçekleştirileceğini açıkladı. Seçimlerin, üyelerin iradesinin sandığa yansıdığı, ortak aklın tazelendiği ve Bursa iş dünyasının geleceğine yön veren en önemli demokratik süreçlerden biri olduğunu belirten Burkay, "Bu nedenle 1 Ekim’i bir ayrışma günü olarak değil Bursa iş dünyasının ortak geleceğine hep birlikte sahip çıktığı bir demokrasi günü olarak görüyoruz. İnanıyorum ki 1 Ekim’den çıkacak en büyük güç de yine birliğimiz, beraberliğimiz, istişare kültürümüz ve ortak aklımız olacaktır" diye konuştu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, sanayi kapasitesi ve ekonomik potansiyeliyle Türkiye’nin kalkınmasında öncü şehirlerden biri olduğunu belirterek, "Geniş üretim yapımız, güçlü sanayi altyapımız ve sahip olduğumuz potansiyel Bursa’yı Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda daha güçlü yarınlara taşıyacak önemli bir imkandır. Bursa’nın üretim gücünü daha da ileriye taşıyacak her türlü çalışmayı kıymetli buluyor, destekliyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından iş dünyası temsilcileri Bakan Bayraktar’a sektörel talep ve önerilerini iletti. Program hediye takdimi ile sona erdi.

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır Haber

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem küresel gelişmeleri, hem de Türkiye’nin dış politika vizyonunu değerlendirdi. Dünya düzeninde ciddi kırılmalar yaşandığını belirten Bahçeli, jeopolitik gerilimlerin arttığını ve devletlerin “irade, milletlerin metanet, toplumların ise sabır sınavından geçtiğini” söyledi. Küresel dengelerin değiştiğine işaret eden Bahçeli, Türkiye’nin bu süreçte kendi milli duruşunu koruması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Avrupa Birliği ve Batı ilişkilerine de değinen Bahçeli, Türkiye’nin hiçbir blok ya da dış baskı altında yönlendirilemeyeceğini belirtti. Avrupa’nın Türkiye’siz birçok alanda eksik kalacağını ifade eden Bahçeli, Türkiye’nin de Avrupa’ya bağımlı bir ülke olmadığını dile getirdi. KERKÜK VE TÜRK DÜNYASI VURGUSU Irak ve Kerkük üzerinden Türk dünyasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkmen varlığının bölgedeki önemine dikkat çekti. Kerkük’teki gelişmeleri “tarihi bir dönüm noktası” olarak nitelendiren Bahçeli, Türkmenlerin haklarının korunmasının altını çizdi. Türk dünyasına da mesaj veren Bahçeli, “Kerkük’ten Doğu Türkistan’a, Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar tüm soydaşlarımızın yanındayız” diyerek birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Grup Toplantısında Konuşuyor https://t.co/gUGeBhSQco — MHP (@MHP_Bilgi) April 28, 2026 “ASIR, TÜRK ASRI OLACAKTIR” Konuşmasında sık sık milli birlik ve beraberlik mesajı veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini belirterek “Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır” ifadelerini kullandı. Terörle mücadele ve bölgesel istikrar hedeflerinin sürdüğünü söyleyen Bahçeli, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda güçlü bir duruş sergilediğini ifade etti. "Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız" diyen Bahçeli, "Kerkük’ten Doğu Türkistan’a; Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız. Türkiye’nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte, ilişkilerin ufku; enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik veya mezhebî gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz; Kerkük’ün Türkmeniyle, Arabıyla, Kürdüyle, Süryanisiyle Irak’ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak’la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalı; Kerkük’ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir" diye konuştu. “MİLLİYETÇİ HAREKET KALESİ MHP’DİR” MHP'nin Türk milliyetçiliğinin siyasi temsilcisi olduğunu belirten Bahçeli, partinin tarihsel misyonuna dikkat çekerek teşkilatına ve dava arkadaşlarına bağlılık mesajı verdi. "Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye’ye yürüyeceği yolu tarif edebilir" diyen Bahçeli, "Türkiye’nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir" diyerek şunları kaydetti: "Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz. Enerjide yapamaz. Göç yönetiminde yapamaz. Ulaştırmada yapamaz. Bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye’ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin. Çünkü bu çağ, birbirini küçük gören merkezlerin çağı değildir; bu çağ, hakikati okuyabilen devletlerin çağıdır. Çünkü bu çağ, alışkanlıkların değil, aklın çağıdır. Çünkü bu çağ, ezberlerin değil, yeni denge arayışlarının çağıdır. Bir kez daha haykırarak ifade ediyorum ki: Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. Kefesini başkalarının koyduğu terazide tartılmayacaktır. Başkalarının buyurduğu yollarda yürümeyecektir. Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır. Türk olmayı şeref, Müslüman olmayı şükür bilen bütün soydaşlarımıza en kalbi selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Birliğimiz, dirliğimiz ve düzenimiz daim olsun.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.