Özbekistan Halk Hareketi Lideri Muhammed Salih'in biyografisi İstanbul'da tanıtıldı
Özbekistan Halk Hareketi Lideri Muhammed Salih'in yaşamını anlatan ve Özbek yazar Kerimverdi Töremurad'ın imzasını taşıyan "Erken Uyanan Adam" biyografi eserinin tanıtımı, İstanbul Yazarlar Birliği İstanbul Şubesinde düzenlenen bir programda gerçekleştirildi. Hayatı kaleme alınan Salih, "Beni düşman sayanlardan çoğunu ve benim de düşman saydığım insanların çoğunu affettim" dedi.
Özbek yazar Kerimverdi Töremurad'ın kaleminden Özbekistan Halk Hareketi Lideri, Şair ve Yazar Muhammed Salih'in hayatını, siyasi ve edebi yaşamını anlatan biyografik eser "Erken Uyanan Adam" için Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesinde tanıtım programı düzenlendi. Programa Salih ve Töremurad'ın yanı sıra yazarlar dünyasından çok sayıda isim ve Salih'in sevenleri katıldı.
"Gençliğimizde Salih'in kitaplarını, şiirlerini çok takip ettik"
Yazar Kerimverdi Töremurad, Muhammed Salih ile dört yıl önce tanışma fırsatı bulduğuna değinerek, "Muhammed Salih'i 80'li yıllardan beri gençliğimizde kitaplarını, şiirlerini çok takip ettik. Eserlerini zevkle okuyorduk. Muhammed Salih ile dört sene önce Türkiye'de görüşme fırsatı buldum. Muhammed Salih'in bir sözü beni çok etkilemişti; 'Ben artık herkesi affettim, kendi düşmanlarımı bile affettim' dedi. Bu cümleye çok hayran kaldım. Muhammed Salih ile sık sık görüşmeye başladım. Paylaşımlarımız çok oldu. Özbekistan'da yaşadıklarını anlatmaya başladı. Olaylarla ilgili fotoğraflar, belgeler gösterdi. Bundan ilhamla kitabı yazmaya başladım. Yayınevi de destek verdi, kendilerine çok teşekkür ederim" şeklinde konuştu.
"Beni düşman sayanlardan çoğunu ve benim de düşman saydığım insanların çoğunu affettim"
Kitabın geçtiğimiz günlerde Semerkan'da Özbekçe tanıtımının yapıldığını belirten Muhammed Salih ise, "Bu eser bizim hareketin ve benim şahsımın kronik bir tasviridir, biyografik bir eserdir. Töremurad, bu eseri dört yıllık bir çalışmayla yazdı. Kitap Özbekçe çıktı. Özbekçe sunumu 10 gün önce Semerkand'da yapıldı. Çok iyi karşılandı. Bugüne kadar Özbekistan'da ismi bile telaffuz edilemeyen bir insandım. Ama bugün orada benim hakkımdaki bir kitabın sunumu yapılıyor. Tabii bu açıdan bu durum kitap kadar önemli bir olay oldu. Biz de sevinçliyiz. İnşallah bu özgürlüğün ilk adımları olur. İnşallah bunun da devamı gelecek. Özbekistan'a tam özgürlük gelecek" dedi.
Kendisinin "Tüm düşmanlarımı affettim" sözünden Töremurad'ın çok etkilenmesine ilişkin ise Salih, "Beni düşman sayanlardan çoğunu ve benim de düşman saydığım insanların çoğunu affettim. Bu benim için manevi bir sorun. Çünkü onları ne kadar çok affedersem, ben o kadar kazanıyorum. Hiç şüphesiz bu dünyada da öbür dünyada da kazanacağım. Aslında bu da iyi anlamda bir egoizmdir. Düşmanlarını affetmek, herkesi sevmek de egoizmdir. Çünkü bunu kendin için yapıyorsun. Birini seviyorsan, bu kendin için iyidir. Onun için sevmek, nefret etmekten çok daha iyi bir şey ve ben bunu kesinlikle yaşım geçtikçe daha derin anlıyorum" dedi.
"Doğru yaşadım, doğru söyledim ve inşallah doğru da öleceğim"
Yaşadığı dönemdeki gelişmelerin kendisini siyaset yapmaya sürüklediğini anlatan Salih, "Bu eser benim hayatımın ve yaşadıklarımın bir tarihidir. Aynı zamanda Özbekistan'ın tarihidir. Bizim siyasi teşkilatlarımızın tarihi ve orada yaşanan siyasi olayların bir tasviridir. Eserde büyük ölçüde edebiyat da var. Çünkü ben 40 yaşıma kadar hep edebiyatla yaşadım. Şiirler, kitaplar yazdım. Siyasete biz mecburen girdik. Orada belli meseleler ortaya çıkmaya başladı. O olaylar bizi siyasete sürükledi. Milletimizin özgürlüğü meselesi Gorbaçov döneminden 2 yıl önce başladı. Özgürlük hissi, isteği 1983-84'lerde başladı ve Gorbaçov döneminde doruğa çıkmıştı. Ondan sonra da çok çetin bir mücadeleyle biz partimizi kurduk. Benim başkanlığını yaptığım Erk Partisi, Komünist Parti'ye alternatif kurulan ilk partiydi. Bu ilk milli partiydi. Özbekistan'da 1991'de cumhurbaşkanlığı seçimleri düzenlendi ve ben de bu partinin adayı oldum. Biz bu seçimi kazandık ama maalesef Kerimov hileyle onu kendine yazdı. O zamanlar bunu konuşuyorduk. Kerimov'un o dönemki basın danışmanı yakın zamanda, 2 sene önce beyanat verdi. Bir radyoda, 'O seçimi Muhammed Salih kazanmıştı' dedi. İlk defa Kerimov ile çalışan bir resmi kişiden bu durum itiraf edildi. Demek ki Allah böyle yazmış, böyle oldu. Ben bundan pişman değilim. Ben memnunum, çünkü doğru yaşadım, doğru söyledim ve inşallah doğru da öleceğim. İnşallah Allah, Sırat-ı Müstakim'de canımızı böyle alsın" diye konuştu.
Özbekistan'ı ölmeden önce bir kez daha görmek isteyip istemediği sorusu üzerine Salih, "İnşallah görürüm. Umut ederim ki görürüm. Görmesem de üzülmem, çünkü demek ki böylesi daha hayırlıymış derim. Çünkü Allah her zaman kuluna en iyi olduğunu verir. Ben buna eminim. Onun için benim öyle fazla görmek ya da görmemek derdim yok. Görsem, tabii ki çok sevinirim. Annemin, babamın kabrine gideceğim, orada dua edeceğim. Öyle arzularım var. Ama yazmadıysa ne yapacağız, gitmeyeceğiz. Burada dua edeceğiz" diye konuştu.