Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kentsel Dönüşüm

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kentsel Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentsel Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Kurum: "İstanbul’da 15 bin kiralık konut için başvurular 14 Eylül’de başlayacak" Haber

Bakan Kurum: "İstanbul’da 15 bin kiralık konut için başvurular 14 Eylül’de başlayacak"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konut inşa edileceğini belirterek, kiralık konutlar için başvuruların 14 Eylül'de başlayacağını açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Trabzon'da Uzunkum Yaşam Alanı ve Millet Bahçesi fidan dikim törenine katıldı. Törene Bakanlar Uraloğlu ve Kurum'un yanı sıra Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Trabzon'da Beşirli sahilindeki dolgu alanında gerçekleştirilen Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi fidan dikim töreninde konuşan Bakan Uraloğlu, projenin Trabzon'u deniziyle yeniden buluşturacağını ifade etti. Millet bahçeleri, yaşam alanları ve kentsel dönüşüm çalışmalarıyla Trabzon'un çehresinin değiştiğini belirten Uraloğlu, "Bugün burada Beşirli sahilindeki dolgu alanı üzerinde Trabzon'u deniziyle yeniden kucaklaştıracak, sahilini çağdaş, yeşil ve insan odaklı bir yaşam alanına dönüştürecek büyük bir vizyon projesi olan Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi'nin fidan dikim törenini gerçekleştiriyoruz. Trabzon'a yakışır, deniziyle bütünleşmiş, canlı bir yaşam merkezi inşa ediyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, TOKİ'miz, Trabzon Büyükşehir Belediyemiz, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün omuz omuza yürüttüğü bu proje sadece Trabzon'un değil Doğu Karadeniz'in en güzel sahil düzenleme projelerinden biri olarak tarihe geçecek ve Trabzon'a mühür vuran bir proje olacaktır. Rabbim hayırlısıyla tamamlamayı nasip etsin" dedi. "Trabzon-Samsun arasını 2 saate düşüreceğiz" Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projesine ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "Millet bahçeleri, yaşam alanları ve kentsel dönüşümle Trabzon'umuzun çehresi daha da güzelleşirken biz de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Trabzon'un ulaşım ve altyapısını baştan aşağı yeniliyoruz. Trabzon'umuzu, başta Karadeniz Sahil Yolu olmak üzere bölünmüş yollarla bütün Türkiye'ye bağladık. 10 gün önce Trabzon kent içi ulaşımına güçlü bir nefes aldıracak Trabzon raylı sistem hattının temelini attık. Hattımız tamamlandığında günlük 150 bin hemşerimize hizmet sunacağız. Kent içi raylı sistemle tanıştırdığımız Trabzon'umuzu hızlı tren ile tanıştıracak projemiz de hayata geçecek inşallah. Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun'dan itibaren Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız. Yapım çalışmalarına Kırıkkale-Çorum arasında başladık. Hattımızın devamında Havza'ya kadar uzanan güzergahta Çorum-Merzifon ve Merzifon-Havza kesimlerinin ihalelerini de gerçekleştirdik. Canı gönülden inanıyoruz ki Rabbim bu projeyi de tamamlamayı AK Partimize nasip edecek" ifadelerini kullandı. Bakan Kurum: "Uzunkum, tüm Karadeniz'in cazibe merkezi olacak" Törende konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, çeyrek asırda Trabzon'a yüzlerce eser ve hizmet kazandırdıklarını belirterek, "On binlerce ailemizi güvenli, güzel, sıcak yuvalarına kavuşturduk. Kentsel dönüşüm şehirlerimiz için beka meselesidir dedik, başta Çömlekçi olmak üzere birçok alanda dönüşüm süreçleri başlattık. İlçelerimizi bir uçtan bir uca millet bahçeleriyle donattık; son olarak da 52 bin metrekarelik Çarşıbaşı Millet Bahçemizi Trabzonlu kardeşlerimizin hizmetine sunduk. İşte bugün de muazzam bir eserin daha temelini atmak için Uzunkum'dayız. Hatırlarsınız geçtiğimiz yıl yine Uzunkum'da sizlerle buluşmuş; Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz toplu açılış töreninde, Karadeniz'in incisi Trabzon'umuza bu büyük eserin sözünü vermiştik. Hamdolsun, bir kez daha verdiğimiz sözün arkasında duruyoruz. İnanın kardeşlerim bu proje anlatmakla bitmez. Bu projeyle yaklaşık 397 bin metrekarelik alanda çalışma yürütecek, bu alanın da yarısından fazlasını yeşil alan olarak düzenleyeceğiz. Bu güzel alanda on binlerce ağacı, bitkiyi toprakla buluşturacağız. Bisiklet ve gezinti yollarıyla annelerimiz, babalarımız Karadeniz'in karşısında huzurla yürüyüş yapacak, gençlerimiz bisikletlerine binecek, spor yapacak. Karadeniz'in incisi Trabzon'umuzu ait olduğu yerle, denizle daha da yakınlaştıracağız. Bu projeyi biz; Trabzonlu kardeşlerim ve burayı ziyarete gelen misafirlerimiz rahatça denizle buluşsun, derin bir nefes alsın diye tasarladık. İnşallah burası sadece Trabzon'un değil tüm Karadeniz'in cazibe merkezi olacak. Burada vatandaşlarımıza öyle imkanlar sunacağız ki, geleceğin Trabzon'unu adeta bugünden kuracağız. Sadece bir mekandan bahsetmiyoruz. Bu devasa yaşam alanı; memleketin aşına-işine de büyük bir bereket katacak. Zaten şimdiden ustasından işçisine, esnafından nakliyecisine kadar yöre insanımıza ekmek kapısı oldu. Tesisler bitip de o güzelim sosyal alanlar, restoranlar ve etkinlik merkezleri tam kapasite açıldığında ise gençlerimize yüzlerce yeni ve kalıcı iş imkanı doğacak. Turizme katkısı olacak. Daha çok turist demek, daha çok istihdam, üretim demek. Kısacası projemiz her anlamda şehrimize bolluk, bereket getirecek" dedi. "Uzunkum Yaşam Alanımızı 2027 yılının Ekim ayında tamamlayarak, hizmete sunacağız" "Karadeniz olur da su sporları olmaz mı elbette olacak" diyen Bakan Kurum, "Projemiz kapsamında kayıkhanesi, restoranı ve çok amaçlı salonuyla hizmet verecek bir de Yelken Kulübü de inşa ediyoruz. Belki bugün aramızda bulunan bir evladımız burada yelken sporuyla tanışacak yarın ay-yıldızlı bayrağımızı uluslararası müsabakalarda dalgalandıracak. Engelli vatandaşlarımızdan, toplu taşımayı kullanan kardeşlerimize kadar hiç kimse ulaşım sorunu, park yeri derdi yaşamayacak. Toplamda 790 araçlık otopark ile yaşam alanımızın erişimi de, ulaşımı da, konforlu olacak. Her zaman olduğu gibi bu projemizde de hayırlı işlerde acele edeceğiz. İnşallah TOKİ'mizle Uzunkum Yaşam Alanımızı 2027 yılının Ekim ayında tamamlayarak, siz Trabzonlu kardeşlerimizin hizmetine sunacağız" şeklinde konuştu. "Trabzon'umuzu atık yönetiminde Karadeniz'e örnek olacak bir şehir haline getireceğiz"Trabzon'un atık meselesini kökten çözeceklerini vurgulayan Bakan Kurum, "Hazır bugün Trabzon'umuzun geleceğini konuşuyorken, sizlerle iki büyük adımımızı daha paylaşmak istiyorum. Trabzon'un atık meselesini kökten çözecek, atığı enerjiye dönüştürecek büyük bir yatırımı şehrimize kazandırıyoruz. Trabzon'umuzun ve bölgemizdeki belediyelerin atıklarını modern yöntemlerle yönetecek, günlük yaklaşık bin ton kapasiteli Atıktan Enerji Üretim Tesisi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu tesisle çöpü yük olmaktan çıkaracağız, enerjiye dönüştüreceğiz. Depolama alanlarının üzerindeki baskıyı azaltacağız. Trabzon'umuzu atık yönetiminde Karadeniz'e örnek olacak bir şehir haline getireceğiz. Ama bir büyük adımımız daha var. Bu kez doğrudan Karadeniz'imiz için, denizimizin geleceği için harekete geçiyoruz. Ortahisar ve Yomra'da yaşayan yaklaşık 1 milyon hemşehrimize hizmet edecek, günlük 200 bin metreküp kapasiteli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'ni Trabzon'umuza kazandırıyoruz. Bu yatırımla Trabzon'un arıtma meselesini köklü biçimde çözeceğiz. Atık suların denizimizde oluşturduğu baskıyı azaltacağız. Karadeniz'imizi daha temiz, kıyılarımızı daha sağlıklı, Trabzon'umuzu daha yaşanabilir hale getireceğiz" diye konuştu. "20 yılda ayağa kalkmaz dedikleri şehirlerimizi ayağa kaldırdık"Bakan Kurum, Trabzon'u Türkiye Yüzyılı'na yakışan yeşili, denizi, dirençli yapıları ve güçlü altyapısıyla geleceğe taşımayı hedeflediklerini belirterek, "Bizim attığımız her adımda, yaptığımız her projede tek gayemiz milletimizin duasını almaktır. En büyük hedefimiz, Trabzon'umuzu Türkiye Yüzyılı'na yakışan yeşiliyle, deniziyle, dirençli yapılarıyla ve güçlü altyapısıyla geleceğe taşımaktır. Dün olduğu gibi bugün de Cumhurbaşkanımızın gösterdiği tarihi liderlikle, Cumhur ittifakımızın kararlı iradesiyle, sizlere hizmet taşımaya devam edeceğiz. Trabzon için, siz Trabzonlu kardeşlerimiz için ilk günkü aşkla durmadan, dinlenmeden yorulmadan, çalışacağız. 81 ilimizde de bu anlayışla varız. Her ilimizin ihtiyacına göre adımlar atıyor, milletimizin hizmetine sunuyoruz. Üstelik bunları yaparken bir yandan da afetlerimizin yol açtığı yıkımları ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. 6 Şubat'ı hatırlayın. Bu topraklar asrın en büyük felaketini yaşadı. 11 ilimiz yıkıldı, binlerce kardeşimizi kaybettik. Devlet millet el ele verdik, ayağa kalkmasını bildik. Sizler Trabzon'dan koştunuz; Van, İzmir, Edirne tek yürek olduk. Ne gerekiyorsa yaptık. Birileri vatandaşımızın bu duygularını istismar etmeye çalıştı, yardımlar topladı, devlete alternatif kampanyalar üretti. Şimdi görüyorsunuz değil mi? İnsanların masum duygularıyla, sadece bir yardım ulaştırmak için verdiği paralar nerelere harcanmış? Verilen yardımlar depolarda nasıl çürütülmüş? Biz o gün bu devlet enkaz altında kalır diyenlere aldırmadan çalıştık. Ve geldiğimiz noktada gerçekler gün gibi ortadadır. Kalıcı çözüm üreten, milletinin yanında olan devlettir. 20 yılda ayağa kalkmaz dedikleri şehirlerimiz ayağa kaldıran, 455 bin konutu yapan Cumhurbaşkanımızdır" ifadelerini kullandı. İstanbul'da 15 bin kiralık konut için başvurular 14 Eylül'de başlıyorİstanbul'da 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konutun vatandaşların hizmetine sunulacağını ifade eden Kurum, kiralık konutların Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar, Maltepe, Tuzla, Kartal, Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu, Güngören ve Arnavutköy ilçelerinde yapılacağını kaydetti. Bakan Kurum, "Milletimiz Cumhurbaşkanımıza inandı, güvendi. Biz de bu güveni boşa çıkarmadık. Bu devlet yaptı. Bu millet başardı. Türkiye başardı. Şimdi de asrın inşası başarımızı 81 ile taşıyoruz. Biliyorsunuz, "Ev Sahibi Türkiye" diyerek 81 ilimizde 500 bin sosyal konut hedefimiz için kuralarımızı çektik, temellerimizi attık. Trabzon'umuza da 2 bini Ortahisar'ımızda olmak üzere 3 bin 734 yuvamızı hızla inşa ediyoruz. Ama bu projemizde bir de kiralık konutlarımız var. Sosyal konut hamlemizin yanında ilk kez İstanbul'da başlatacağımızı duyurduğumuz kiralık konut projemizde de çalışmalarımızı tamamladık. İstanbul'da inşa edeceğimiz 100 bin sosyal konuta ek olarak, 15 bin kiralık konutu da vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. TOKİ'miz tüm hukuki altyapıyı hazırladı, takvimimizi adım adım belirledik. Şimdi detayları açıklıyorum. Kiralık konutlarımızı Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar bulunacak. Maltepe, Tuzla, Kartal Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu, Güngören, Arnavutköy'de planladık. Evlerimizi 3 yıllığına kiralayacağız. 3 yılın ardından yeni hak sahiplerini yine kura ile belirleyeceğiz. 18 yaşını tamamlamış, evli, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, aylık hane geliri 100 bin liradan az olanlar kampanyadan faydalanabilecek. Burada başvuracak kişinin en az 1 yıl İstanbul'da ikamet ediyor olması şartını arayacağız. Yine üzerinde tapuda kayıtlı konutu olmaması da şartlarımızdan. Gelelim fiyatlara. İlçelere göre kiralar ne kadar hepsini çıkardık ve vatandaşlarımızın konuta ulaşımını kolaylaştırmak, piyasayı dengelemek adına da 4 ayrı büyüklükteki evlerimizi, piyasa rayiçlerinin çok altında kira bedelleriyle vatandaşlarımızın kullanımına sunacağız. 1+1 konut için 10 bin lira, 2+1 konut için 12 bin liradan başlayan tutarlar belirledik. 3+1 konutlar 15 bin 4+1 konutlar ise 18 bin liradan başlayan fiyatlarla kiralanacak. Hiç vakit kaybetmeyeceğiz. 14 Eylül‘de başvuruları alacağız. Hemen hak sahiplerini tespit edeceğiz. Cumhurbaşkanımızla birlikte ilk bin 71 kiralık konutumuzun anahtarlarını Ekim ayı içerisinde teslim edeceğiz. Bu adımımızla zaten düşme seyrine giren kira fiyatlarını inşallah daha da düşüreceğiz. Kimsenin barınma kaygısı çekmediği, yuvaların huzurla dolduğu bir Türkiye için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

Mühendis Tek-Sen'den Bursa merkezli yeni şube Haber

Mühendis Tek-Sen'den Bursa merkezli yeni şube

Anasayfa Yaşam Mühendis Tek-Sen'den Bursa merkezli yeni şubeMühendis Tek-Sen'den Bursa merkezli yeni şube. Mühendis Tek-Sen Bayındırlık Sendikası’nın Batı Anadolu 1 No’lu Şubesi Düzenlenen Törenle Hizmete Açıldı. Kısa süre önce kurulan Mühendis Tek-Sen Bayındırlık Sendikası, Türkiye genelinde teşkilatlanma çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Sendikanın Batı Anadolu’daki yapılanmasını güçlendirmek amacıyla kurulan Batı Anadolu 1 No’lu Şubesi Bursa’da düzenlenen törenle hizmete açıldı. Bursa ekonomisi, nüfusu ve konumu sebebiyle şube merkezi olarak belirlenirken, İzmir, İstanbul, Kocaeli ve Eskişehir illerini de kapsayan 18 ilin bağlı bulunduğu bir teşkilatlanma sağlandı. Şubenin açılış törenine; Mühendis Tek-Sen Genel Başkanı Emrah Atak, Batı Anadolu 1 No’lu Şube Başkanı Ömer Zozik, Şube Başkan Yardımcısı ve Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü İşyeri Temsilcisi Burak Muhammet Kaplan, Bursa Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü İşyeri Temsilcisi Şeref Gündüz, sendika üyeleri ve kamu çalışanları katılım sağladı. MESLEKİ HAKLAR KORUNACAK Açılışta yapılan konuşmalarda, sendikanın kısa bir süre önce kurulmasına rağmen kısa zamanda önemli bir örgütlenme ivmesi yakaladığına dikkat çekildi. Yeni şubenin yalnızca Bursa için değil, Batı Anadolu genelindeki teşkilatlanma açısından da önemli bir merkez olacağı vurgulandı. Sendikanın; mühendis, mimar, şehir plancısı, teknik personelin ve kamu çalışanlarının mesleki haklarını korumak, çalışma hayatındaki sorunlara çözüm üretmek ve üyelerinin ekonomik, sosyal ve özlük haklarının geliştirilmesine katkı sunmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi. Mühendis Tek-Sen’in kısa süre içerisinde elde ettiği örgütlenme başarısının, yeni şubelerin açılmasıyla birlikte daha da hız kazanması bekleniyor. BURSA’DA ÖNEMLİ BAŞARI Mühendis Tek-Sen, Bursa’daki örgütlenme çalışmaları kapsamında önemli bir başarıya da imza attı. Sendika, Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nde en fazla üyeye ulaşarak yetki sahibi sendika konumuna gelirken, Bursa Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nde de tek sendika konumunda bulunduğu ifade edildi. Bursa’da elde edilen bu başarının, yeni kurulan Batı Anadolu 1 No’lu Şube ile birlikte daha geniş bir teşkilatlanmanın önünü açacağı ve sendikanın bölgede çok daha hızlı büyüyeceği değerlendiriliyor. DAHA GÜÇLÜ VE HIZLI BÜYÜYEN BİR TEŞKİLAT Mühendis Tek-Sen’in yeni şube yapılanmasıyla birlikte sahadaki çalışmalarını artırması ve kamu çalışanlarına daha yakın yeni nesil sendikacılık anlayışını yaygınlaştırması hedefleniyor. Sendika yönetimi, Batı Anadolu 1 No’lu Şube’nin açılmasıyla birlikte bölgedeki üye sayısının artırılmasını, farklı kurumlarda teşkilatlanmanın güçlendirilmesini ve teknik hizmetler başta olmak üzere kamu çalışanlarının sorunlarına daha etkin şekilde çözüm üretilmesi amaçlanıyor. Ayrıca sendikanın mesleki haklar dışında yüksek akademik kapasitesini de ortaya koyarak Bursa ekonomisi ile ilgili projeler geliştirmeyi hedeflendiği ifade ediliyor. Bursa’da elde edilen yetki başarısının ardından açılan yeni şubenin, Mühendis Tek-Sen’in büyüme hedefleri açısından önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor. Sendikanın önümüzdeki dönemde Batı Anadolu başta olmak üzere Türkiye genelinde yeni şubeler ve temsilcilikler açarak teşkilat yapısını genişletmesi hedefleniyor.

BAŞKAN OKTAY YILMAZ, “YILDIRIM’IN DÖRT BİR YANINDA YÜRÜTTÜĞÜMÜZ KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARIYLA RİSKLİ YAPILAR DAHA MODERN VE GÜVENLİ YAŞAM ALANLARINA DÖNÜŞÜYOR." Haber

BAŞKAN OKTAY YILMAZ, “YILDIRIM’IN DÖRT BİR YANINDA YÜRÜTTÜĞÜMÜZ KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARIYLA RİSKLİ YAPILAR DAHA MODERN VE GÜVENLİ YAŞAM ALANLARINA DÖNÜŞÜYOR."

Yıldırım Belediyesi’nin örnek dönüşüm hamlelerinden olan Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi’nde çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Çevre dostu uygulamalarıyla öne çıkan proje, enerji ve su ihtiyacını kendi bünyesinde karşılayacak. Yıldırım’ı geleceğe hazırlayan yatırımlara imza atan Yıldırım Belediyesi, kentsel dönüşüm çalışmalarını da kararlılıkla sürdürüyor. Yıldırım Belediyesi’nin, Ulus Mahallesi’nde 12 bin 584 metrekarelik alanda gerçekleştirdiği Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi’nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından riskli alan ilan edilen bölgedeki mülkiyeti Yıldırım Belediyesi’ne ait kentsel dönüşüm projesi 4 blok, 284 konut ve 28 işyeri olmak üzere 312 bağımsız bölümden oluşacak. 291 araçlık otoparka sahip Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi, sosyal donatı alanları ve yeşil alanları ile örnek bir yaşam alanı oluşturacak. YÜZDE 78’İ TAMAMLANDI Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi’nde incelemelerde bulundu. Daireleri gezen Başkan Yılmaz, “Buradaki projemizin sonuna yaklaştık. 312 bağımsız bölümden oluşan Ulus Kentsel Dönüşüm Projemiz yakın zamanda hak sahipleri ile buluşacak. Projemizde ortak alanların aydınlatılmasını güneş enerjisi ile temin edeceğiz. Bu alanlardaki sulama için yağmur sularının toplanıp depolanacağı bir sistem geliştireceğiz. Ayrıca elektrikli araç kullanımını teşvik etmek için şarj istasyonları de yer alacak. ‘Yeşil Dönüşüm’ olarak nitelendirdiğimiz projemiz, bundan sonraki çalışmalarımız için de örnek olacak. Ulus Kentsel Dönüşüm Projemizde inşa çalışmalarımız yüzde 78 oranında tamamlandı. Buradaki çalışmalar bittiğinde Yıldırım çevre dostu yeni bir yaşam alanına daha kavuşmuş olacak” dedi. YILDIRIM TÜRKİYE’YE ÖRNEK Başkan Oktay Yılmaz, Yıldırım Belediyesi’nin kentsel dönüşüm konusunda Bursa’nın en tecrübeli kurumu olduğunu vurguladı. Yılmaz, “Yıldırım’ın dört bir yanında yürüttüğümüz dönüşüm çalışmalarıyla riskli yapılar daha modern ve güvenli yaşam alanlarına dönüşüyor. Kentsel dönüşüm çalışmalarımızı, sadece binaları yenilemekten ibaret görmüyoruz. Yeni ulaşım arterleri, sosyal donatı alanları, yeşil alanlar ve çevreci uygulamalarla bütüncül yaşam alanları oluşturuyoruz. Ulus Kentsel Dönüşüm Projemiz de bu anlayışımızın en güzel örneklerinden biri. Yıldırım’daki dönüşüm çalışmalarımız hem Bursa’ya hem de Türkiye’ye öncü olacak nitelikte” ifadelerini kullandı.

YENİ KONUT ÜRETİMİNDE YAVAŞLAMA SİNYALİ Haber

YENİ KONUT ÜRETİMİNDE YAVAŞLAMA SİNYALİ

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılı ikinci çeyrek Yapı İzin İstatistikleri, inşaat sektörünün mevcut durumunu ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri birlikte değerlendirmeyi gerektiren bir tablo ortaya koydu. TÜİK verilerine göre 2026 yılının ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 2,0, daire sayısı yüzde 9,5 ve toplam yüzölçümü yüzde 7,4 geriledi. Buna karşılık yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı yüzde 13,7, daire sayısı yüzde 10,7 ve toplam yüzölçümü yüzde 5,8 arttı. İMSİAD ve İMSİFED Başkanı Şeref Demir, verilerin sektör açısından iki farklı mesaj taşıdığına dikkat çekerek, “Yapı kullanma izin belgelerindeki artış, daha önce başlamış ve tamamlanma aşamasına gelmiş projelerde üretimin sürdüğünü gösteriyor. Ancak yapı ruhsatlarındaki gerileme, yeni projelerin başlama hızında belirgin bir yavaşlama yaşandığını ortaya koyuyor. Bugünün iskan verileri geçmişte alınmış kararların sonucuyken, bugünün inşaat ruhsatları yarının üretim kapasitesini belirliyor. Bu nedenle ruhsatlardaki gerilemeyi özellikle dikkatle okumamız gerekiyor” dedi. “Maliyet, Finansman, Arsa ve Talep Aynı Anda Baskı Oluşturuyor” Sektörde yeni proje üretme kararının artık yalnızca konut talebi üzerinden şekillenmediğini belirten Demir, birçok faktörün aynı anda yatırım kararlarını etkilediğini söyledi. Demir, “İnşaat maliyetleri hâlâ yüksek, finansman maliyetleri yatırım kararlarını sınırlıyor, arsa maliyetleri birçok bölgede projenin fizibilitesini zorluyor. Bunun yanında vatandaşın konut alma gücü ile konut fiyatları arasındaki makas da yatırımcı açısından öngörülebilirliği azaltıyor. Bu şartlarda müteahhitler doğal olarak yeni projeye başlamadan önce çok daha temkinli davranıyor” ifadelerini kullandı. TÜİK’in haziran ayı verilerine göre inşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 28,66 artarken, bina inşaatı maliyet endeksindeki yıllık artış yüzde 28,54 oldu. Aynı dönemde işçilik maliyetindeki yıllık artış yüzde 30,25 olarak gerçekleşti. Demir, “Maliyetlerin bu seviyede arttığı, finansmana erişimin hâlâ kolay olmadığı ve talebin dönemsel olarak dalgalandığı bir ortamda ruhsatların gerilemesi şaşırtıcı değil. Ancak bunu sektörün kaderi olarak kabul etmemeliyiz. Doğru politikalarla üretim maliyetlerini aşağı çekmek, finansmana erişimi kolaylaştırmak ve özellikle konut üretimini desteklemek mümkün” diye konuştu. “Ruhsattaki Gerileme Kentsel Dönüşüm Açısından da Önemli Bir Uyarı” Bursa gibi hızlı nüfus artışı yaşayan ve deprem riski nedeniyle ciddi ölçekte kentsel dönüşüm ihtiyacı bulunan kentlerde bu verilerin daha farklı bir anlam taşıdığını vurgulayan Şeref Demir, yeni yapı üretiminin yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Demir, “Türkiye’nin önünde sadece yeni konut ihtiyacı değil, aynı zamanda mevcut yapı stokunun yenilenmesi gibi çok daha büyük bir ihtiyaç bulunuyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde yeni üretimin yavaşlaması, kentsel dönüşümün de arzu edilen hızda ilerlemesini zorlaştırabilir. Özellikle deprem riski taşıyan yapıların dönüşümünü hızlandıracak finansman modellerine, uygun maliyetli konut üretimini destekleyecek mekanizmalara ve arsa arzını artıracak politikalara ihtiyaç var” dedi. “Yapı Kullanım İzinlerindeki Artışı Üretimdeki Toparlanma Olarak Okumamak Gerekiyor” Yapı kullanma izin belgelerindeki artışın olumlu olduğunu ancak bunun yeni üretimdeki tabloyla karıştırılmaması gerektiğini belirten Demir, “İskan verilerindeki yükseliş elbette sevindirici. Ancak bu artış daha önce ruhsatı alınmış projelerin tamamlanmasıyla ilgili. Asıl bakmamız gereken, yeni ruhsatların nasıl bir eğilim gösterdiğidir. Çünkü bugün ruhsatı alınmayan proje, birkaç yıl sonra tamamlanacak ve ekonomiye katkı sağlayacak yeni yapı stoğunun oluşmaması anlamına gelir” değerlendirmesinde bulundu. Demir, TÜİK’in mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilerinde de ikinci çeyrekte yapı ruhsatı verilen toplam yüzölçümün bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,1 azaldığına, buna karşılık yapı kullanma izin belgesi verilen toplam yüzölçümün yüzde 2,8 arttığına dikkat çekti. “Sektörün Önünü Açacak Bir Politika Setine İhtiyaç Var” İnşaat sektörünün yüzlerce alt sektörü harekete geçiren, istihdam ve ekonomik büyüme açısından yüksek çarpan etkisine sahip bir alan olduğunu belirten Şeref Demir, önümüzdeki dönemin temel hedefinin üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak olması gerektiğini söyledi. Demir, “Biz sektör olarak daha fazla bina yapmak için değil, güvenli, erişilebilir, nitelikli ve yaşanabilir yapılar üretmek için mücadele ediyoruz. Bunun gerçekleşmesi için de üreticinin önünü görebildiği bir yatırım ortamına ihtiyacımız var. Finansman maliyetlerinin makul seviyelere gelmesi, arsa arzının artırılması, ruhsat ve proje süreçlerinin hızlandırılması, kentsel dönüşüm finansmanının güçlendirilmesi ve konut alıcısının finansmana erişiminin kolaylaştırılması bu açıdan büyük önem taşıyor” dedi. Şeref Demir, son olarak şu değerlendirmede bulundu: “Yapı izin istatistikleri bize açıkça şunu söylüyor: Sektörde mevcut projelerin tamamlanması yönünde bir hareketlilik var ancak yeni proje üretiminde aynı ivmeyi göremiyoruz. Bugün doğru adımları atmazsak, bunun etkisini yarın konut arzında, fiyatlarda ve özellikle kentsel dönüşümün hızında görebiliriz. Amacımız yalnızca bugün üretimin devam etmesi değil; Türkiye’nin ve Bursa’nın gelecekteki konut ihtiyacını karşılayabilecek güçlü, sağlıklı ve sürdürülebilir bir üretim kapasitesini korumaktır. Bunun için kamu, yerel yönetimler, finans sektörü ve özel sektörün ortak akılla hareket etmesi gerekiyor.”

Mezarlık manzaralı sıfır daireler ilginç görüntüler oluşturdu Haber

Mezarlık manzaralı sıfır daireler ilginç görüntüler oluşturdu

Avcılar Ambarlı Mezarlığı'nın hemen yanında kentsel dönüşüm kapsamında inşa edilen yeni binalar, mezarlıkla yapıların arasındaki mesafenin dikkat çekici seviyeye gelmesiyle ilginç görüntüler oluşturdu. Sıfır dairelerin pencerelerinin ve balkonlarının doğrudan mezarlığa baktığı görüldü. Kentsel dönüşümle birlikte yükselen yeni binaların mezarlık alanına son derece yakın konumda olması, bölgede alışılmışın dışında bir manzara ortaya çıkardı. Görüntülerde, binanın hemen önünde çok sayıda mezarın bulunduğu, bazı bölümlerde ise yapı ile mezarlar arasında yalnızca dar bir geçiş alanının kaldığı görülüyor. Havadan çekilen görüntülerinde ise yeni yapıların mezarlığın hemen yanında yükseldiği ve çevredeki diğer binalarla birlikte mezarlığın yerleşim alanının adeta içerisinde kaldığı görülüyor. Mezarlık ve yeni yapılar aynı kadrajda Havadan çekilen görüntülerde, kentsel dönüşümle yapılan yeni binaların mezarlıkla neredeyse iç içe bir görüntü oluşturduğu görülüyor. Yapının katlarındaki pencere boşluklarından mezar taşlarının doğrudan görülebildiği dikkat çekerken, bazı dairelerin mezarlığa bakan cepheleri ortaya çıkıyor. Mezar taşları ile inşaatın dış duvarı arasında birkaç metre bulunuyor. Kameralara konuşmaktan çekinen daire sahipleri ise mezarlığın bu kadar yakında olmasının kendileri açısından bir sorun oluşturmadığını ifade etti. Avcılar'da yaşayan mezarlıktaki ilginç manzarayı fark eden Bekir Şen, "Avcılardaki müteahhitlerimiz sağ olsun burada daire satıyoruz diyorlar. Aslında mezarlık satıyorlar insanlara. Yani böyle bir yapı olabilir mi? Yani ben akıllara durgunluk verecek bir bina. Ben ilk gördüğümde şoka girdim. Ama görüyorsunuz adamlar binaları, çıkmaları görüyorsunuz şu anda resmen mezarlığın üstünde. Yani alt katlar, binanın alt katlı mezarlığın altında kalıyor. Ya bu olacak gibi değil ya. Nasıl bunlara imarına izin veriyorlar anlamış değilim yani. Bir gün bir yakınımızı Ambarlı mezarlığında ziyarete geldim. Bir de ne göreyim? Sıfır noktada binalar mezarlığa gelmiş. Yani alt giriş katlar mezarlığın altında kalmış. Yani adam balkondan direkt mezarlığa atlayabilecek durumda" ifadelerini kullandı. Kentsel dönüşümü yapılan binaların en azından birkaç metre geri çekilmesi gerektiğini savunan Şen, "Ama bina sanki 1-2 metre daha çok mezarlığa çekilmiş gibi geldi. Yani çok bitişik nizam olmuş. Yani nasıl olacak bilmiyorum ama bence orada oturacak arkadaşlarda önce bir yürek olması lazım. Çünkü gerçekten mezarlık manzaralı daireler. Yani çayınızı kahvenizi alıp bakacağınız başka bir yön yok. Avcılar halkına bu daireler mi layık görülüyor" dedi.

Altıparmak-Çarşamba'da kentsel dönüşüm hızlanıyor Haber

Altıparmak-Çarşamba'da kentsel dönüşüm hızlanıyor

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Osmangazi ilçesindeki 82 hektarlık Altıparmak-Çarşamba bölgesinde 2.215 yapının yüzde 85'inin yüksek risk grubunda bulunduğuna dikkat çekerek, "Bu bölgede kentsel dönüşüm sürecine hız verdik. Süreci, tamamen katılımcı yaklaşımla yürüteceğiz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Osmangazi'de kentsel dönüşüm süreci hakkında değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Büyükşehir Belediyesi ve Osmangazi Belediyesi bürokratları katıldı. Toplantıda Altıparmak ve Çarşamba bölgelerindeki kentsel dönüşüm süreci masaya yatırıldı. 2.215 yapının yüzde 85'i yüksek risk grubunda Altıparmak-Çarşamba bölgesini ‘stratejik bir alan' olarak nitelendiren Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, "Tarihi kent merkezi, Hanlar Bölgesi ve Hisar'ın çeperinde, Kültürpark ile Merinos Parkı arasında bulunan toplam 82 hektar büyüklüğündeki bölgede yapılan teknik incelemelerde 2 bin 215 yapının yüzde 85'inin yüksek risk grubunda olduğu tespit edildi" diyerek tabloya dikkat çekti. Açık, şeffaf ve tam katılımcı yaklaşım Bölgedeki deprem riskinin yüksekliği nedeniyle dönüşüme ivme kazandırılması gerektiğine vurgu yapan Başkan Vekili Şahin Biba, "Dönüşüm süreci; Osmangazi Belediyesi, Bursa Kent Konseyi, Şehir Plancıları Odası, Mimarlar Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Harita Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası ve Peyzaj Mimarları Odası katkılarıyla hazırlanan taslak planın ana ilkeleri esas alınarak şekillendirildi. Proje; meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve bölge sakinlerinin görüşlerine açık, şeffaf ve tam katılımcı bir yaklaşımla yürütülecek" ifadelerini kullandı. Değer bazlı bir modelleme yapıldı Dönüşüm vizyonunun yalnızca fiziksel bir yenileme değil, bölgeye ve tüm Bursa'ya katma değer sağlayacak ‘değer bazlı' bir model üzerine kurgulandığını belirten Başkan Vekili Biba, "Depreme dayanıklı güvenli konutların ve sosyal altyapının hızla tamamlanabilmesi adına gerekli finansman kaynakları ve uygulama alternatifleri üzerine çalışmalarımız devam ediyor" dedi. Güçlü bir kültür aksı oluşturulacak "Altıparmak ve Darmstadt Caddeleri arasında bölgenin orta noktasından geçen, tamamen yayalaştırılmış güçlü bir kültür aksı oluşturmayı planlıyoruz" diyen Başkan Vekili Biba, bölgeye ilişkin planlanan düzenlemeler hakkında "Bu aks, Merinos'tan başlayıp Hanlar Bölgesi'ne ve Emir Sultan'a kadar uzanan tarihi yaya omurgasının odak noktası olacak. Bölgenin giriş noktalarında (Kent Meydanı yönü, Kültürpark/İpekiş tarafı ve Altıparmak Caddesi üzerinde) yeni meydanlar tasarlanarak alana girişler daha tanımlı ve davetkar hale getirilecek. Altıparmak ve Darmstadt caddelerinde kaldırımlar genişletilerek yaya sirkülasyonunun sürekliliği ve konforu artırılacak" şeklinde konuştu. Bölge odak noktası haline getirilecek Başkan Vekili Şahin Biba, "Bölgenin ticari kapasitesi canlandırılacak, kültürel ve sosyal aktivite alanları genişletilerek gece-gündüz canlı ve hareketli bir kent yaşamı tesis edilecek. İki ana konut odağında; avluları, sosyal donatıları ve nitelikli mimarisiyle güvenli ve konforlu yaşam alanları inşa edilecek. Dünya örneklerinde olduğu gibi, kente değer katan bu yayalaştırılmış alan; Bursalıların ve ziyaretçilerin aileleriyle birlikte yeme-içme, alışveriş, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını tek bir noktada karşılayabileceği bir odak noktası haline getirilecek" ifadelerini kullandı. "Bursa'mızın geleceği için el birliğiyle çalışıyoruz" Şahin Biba, kritik kararların alındığı toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede "Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte Osmangazi ilçemizin kentsel dönüşüm bekleyen mahalleleri ile ilgili toplantımızı gerçekleştirdik. Bölgelerimizin ihtiyaçlarını, sürecin yol haritasını ve atılacak adımları kapsamlı şekilde ele aldık. Bursa'mızın geleceği için el birliğiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. "Çözüm odaklı çalışmalarımızı sürdürüyoruz" Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da "Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte, Altıparmak ve Çarşamba'nın kentsel dönüşüm sürecini değerlendirmek üzere gerçekleştirdiğimiz toplantımızı tamamladık. Mevcut durumu, vatandaşlarımızın beklentilerini ve dönüşüm sürecinde atılması gereken adımları kapsamlı şekilde ele aldık. Osmangazi'mizde güvenli ve sağlıklı yaşam alanları oluşturmak için süreci takip ediyoruz" dedi.

Başkan Erol: "Dirençli şehirler oluşturmak en büyük sorumluluğumuz" Haber

Başkan Erol: "Dirençli şehirler oluşturmak en büyük sorumluluğumuz"

Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Erol, 17 Ağustos'tan 6 Şubat'a yaşanan büyük depremlerin afetlere karşı hazırlığın önemini bir kez daha gösterdiğini belirterek, "Kaybettiğimiz canlarımızın hatırasına karşı en büyük sorumluluğumuz, şehirlerimizi geleceğe daha güvenli ve dirençli hazırlamaktır." dedi. 17 Ağustos Marmara Depremi'nin yıl dönümü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Başkan Erol, Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğuna dikkat çekerek, geçmişte yaşanan afetlerden çıkarılan derslerin şehirlerin geleceğine yön vermesi gerektiğini ifade etti. "17 Ağustos'u da 6 Şubat'ı da unutmadık" Başkan Erol, "17 Ağustos 1999'da Marmara'da, 6 Şubat 2023'te 11 ilimizi etkileyen depremlerde çok büyük acılar yaşadık. Binlerce canımızı kaybettik. Bu iki büyük afet bize aynı gerçeği gösterdi, depremin ne zaman olacağını belirleyemeyiz ancak şehirlerimizi depreme hazırlamak bizim elimizde. Güvenli yapılaşma, kentsel dönüşüm ve afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak ertelenemez bir sorumluluktur." ifadelerini kullandı. "Depreme karşı en güçlü adım: Dirençli şehirler" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde şehirlerin afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi için önemli adımlar atıldığını belirten Başkan Erol, "17 Ağustos'ta yaşadığımız büyük acının ardından 6 Şubat depremleri, kentsel dönüşümün ve güvenli yapılaşmanın önemini bir kez daha gösterdi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü iradeyle bugün Türkiye'nin dört bir yanında şehirlerimizi geleceğe hazırlayan büyük bir dönüşüm yürütülüyor. Biz de Kestel'de bu sorumlulukla hareket ediyor, kentsel dönüşümü, güvenli yapılaşmayı ve afetlere karşı dirençli bir şehir oluşturmayı çalışmalarımızın merkezinde tutuyoruz." ifadelerini kullandı. Başkan Erol, "Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin." Kestel'in geleceğini planlarken afetlere karşı hazırlığı ve güvenli şehirleşmeyi öncelikli konular arasında tuttuklarını belirten Başkan Erol, çalışmalarını uzun vadeli bir şehircilik anlayışıyla sürdürdüklerini ifade etti. Başkan Erol, "Kestel'imizi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, yarın karşılaşabileceğimiz riskleri de göz önünde bulundurarak geleceğe hazırlıyoruz. İnsanımızın can güvenliğini önceleyen, planlı, güvenli ve afetlere karşı dirençli bir şehir oluşturmak temel hedeflerimiz arasında. Bu anlayışla Kestel'imizin geleceği için üzerimize düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğiz." dedi. Başkan Erol, 17 Ağustos Marmara Depremi, 6 Şubat depremleri ve Türkiye'de yaşanan tüm afetlerde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarak, "Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin." ifadelerini kullandı.

Jeoloji Mühendisleri Odası'ndan 17 Ağustos mesajı; "1 ile önlemek mi, 6 ile ödemek mi?" Haber

Jeoloji Mühendisleri Odası'ndan 17 Ağustos mesajı; "1 ile önlemek mi, 6 ile ödemek mi?"

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümünde yaptığı açıklamada, deprem riskine karşı önleyici çalışmaların önemine dikkat çekerek, "1 birim maliyet ile önlemek mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ödemek mi?" sorusunu yöneltti. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız tarafından yapılan açıklamada, 17 Ağustos 1999'da saat 03.02'de meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki Marmara Depremi'nde resmi rakamlara göre 18 bin 373 kişinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 50 bin kişinin yaralandığı ve 375 bin yapının hasar gördüğünü hatırlattı. Depremin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen acıların tazeliğini koruduğu belirtilen açıklamada, depremin tek başına bir doğa olayı olduğu, afete dönüşmesinin ise yanlış yer seçimi, plansız kentleşme, yapılaşma ve denetim eksiklikleri gibi nedenlerle ortaya çıktığı vurgulandı. Türkiye'nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, afet risklerinin önceden belirlenmesi ve azaltılması gerektiği ifade edildi. Kentlerin jeolojik yapısının ortaya çıkarılması, mikro bölgeleme çalışmalarının tamamlanması, aktif faylar ve sıvılaşma başta olmak üzere çeşitli tehlikelerin belirlenmesi gerektiği kaydedildi. "Kentsel dönüşüm rant odaklı olmamalı" Kentsel dönüşümün yalnızca yapıların yenilenmesine indirgenmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, dönüşüm süreçlerinde deprem tehlikesi, zemin sağlamlığı, yapı güvenliği ve toplumsal ihtiyaçların esas alınması istendi. Açıklamada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen "Yarısı Bizden" kampanyasına da değinilerek, İstanbul'da uygulanan finansal destek modelinin Güney Marmara'daki yüksek riskli yapı stoku bulunan illerde de uygulanması gerektiği savunuldu. Jeoloji Mühendisleri Odası, Bursa, Yalova, Balıkesir ve Çanakkale'de riskli yapı stokunun yüksek olduğuna dikkat çekerek, bu illerin muhtemel Marmara Depremi öncesinde öncelikli olarak desteklenmesi gerektiğini belirtti. Yıldız yaptığı açıklamada, "Tek bir canımızı dahi kaybetmemek adına, muhtemel Marmara Depremi öncesi 1 birim maliyet ile ‘önlemek' mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ‘ödemek' mi?" ifadelerine yer verdi. "Kaybedecek 27 yılımız daha olmamalı" Odanın talepleri arasında tüm yerleşimlerde mikro bölgeleme çalışmalarının tamamlanması, mevcut yapı stokunun risk önceliğine göre güvenli hale getirilmesi ve yapı ile zemin denetiminin güçlendirilmesi yer aldı. Ayrıca "Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı" kurulması, afet hukuk sisteminin oluşturulması ve afet suçlarına yönelik daha ağır yaptırımlar uygulanması çağrısında bulundu. Yıldız, açıklamasının sonunda, deprem sonrasında yaraları sarmaya dayalı anlayıştan, afet öncesinde riskleri azaltan bütünleşik afet yönetimine geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, "27 yıl geçti ancak hala doğa olaylarının afete dönüşmemesi için hazır değiliz. Kaybedecek bir 27 yılımız daha olmamalı" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.