Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kazakistan

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kazakistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kazakistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MİLLİ TEKVANDOCU HATİCE KÜBRA İLGÜN, MADALYA SEVİNCİNİ YILDIRIM BELEDİYE BAŞKANI OKTAY YILMAZ'LA PAYLAŞTI Haber

MİLLİ TEKVANDOCU HATİCE KÜBRA İLGÜN, MADALYA SEVİNCİNİ YILDIRIM BELEDİYE BAŞKANI OKTAY YILMAZ'LA PAYLAŞTI

Yıldırım Belediyesi’nin spora yaptığı yatırımlar, ulusal ve uluslararası organizasyonlarda elde edilen başarılarla taçlanıyor. Yıldırım Belediyesi Jimnastik Spor Kulübü’nün milli tekvandocusu Hatice Kübra İlgün, 22-23 Haziran tarihlerinde Kazakistan’da düzenlenen iki önemli turnuvada gösterdiği üstün performansla Türkiye ve Bursa’ya büyük gurur yaşattı. Altaic Championship Turnuvası'nı gümüş madalyayla tamamlayan Hatice Kübra İlgün, Kazakistan Open Turnuvası'nda ise şampiyonluğa uzanarak altın madalyanın sahibi oldu. Elde ettiği derecelerle uluslararası arenadaki başarısını bir kez daha kanıtlayan milli tekvandocu, 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları için de kritik öneme sahip puanlar kazandı. SPORA DESTEĞİMİZ SÜRECEK Türkiye ve Bursa’nın gurur olan Hatice Kübra İlgün, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ı ziyaret ederek madalya sevincini paylaştı. Başkan Oktay Yılmaz, makamında ağırladığı Yıldırım Belediyesi Jimnastik Spor Kulübü’nün milli tekvandocusu Hatice Kübra İlgün’ü tebrik etti. Yılmaz, “Milli sporcumuzu ve bu başarıda emeği geçen antrenörlerimizi yürekten kutluyorum. Başarılarıyla hepimizin göğsünü kabartan Hatice Kübra İlgün'ün ülkemize yeni gururlar yaşatacağına inanıyorum. Yıldırım Belediyesi olarak gençlerimizin sporla iç içe büyümesi ve ülkemizi uluslararası arenada temsil edecek yeni şampiyonların yetişmesi için yatırımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. 'Spor Kenti Yıldırım' vizyonumuz doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmalarımız artarak devam edecek” dedi. Avrupa şampiyonluğunun yanı sıra olimpiyat madalyası da bulunan Hatice Kübra İlgün ise Bursa'yı ve Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmenin mutluluğunu yaşadığını belirtti. Milli tekvandocu Hatice Kübra İlgün, desteklerinden dolayı Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür etti.

İnegöl'de Halk Dansları Topluluğu'ndan yaza merhaba Haber

İnegöl'de Halk Dansları Topluluğu'ndan yaza merhaba

İnegöl Belediyesi’nin 2011 yılında kurduğu ve geride kalan sürede kaydedilen gelişimle ulusal ve uluslararası düzeyde pek çok başarının elde edildiği Halk Dansları Topluluğu, muhteşem gösteriyle yaza merhaba dedi. Fatih Oral eğitmenliğinde çalışmalarını sürdüren ve Minikler, Yıldızlar, Gençler ile Master olmak üzere 4 farklı yaş kategorisine gösteriler sunan Halk Dansları Topluluğu, 2026 yılının ilk açık hava gösterisinde kuruluşunun 15’inci yılına özel düzenlenen “Aşkın Yedi Hali” programıyla izleyici karşısına çıktı. Amfi Tiyatroda düzenlenen gösteride, farklı yaş kategorilerinde 200’ü aşkın dansçı, İnegöllülere muhteşem bir şölen sundu. Şehrin bir markası haline gelen İnegöl Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, bu özel gecede sırasıyla; İnegöl, Mardin, Trabzon, Bursa, Burdur, Konya, Kırklareli, Adıyaman ve Ordu yörelerinden en güzel koreografileri sergilediler. İzleyenlerin keyifli anlar yaşadığı gecede, halk dansları topluluğunun gösterileri herkesten tam not aldı. Tüm yaş grupları, ortaya koydukları performansla beğeni topladı. KÜLTÜR SANAT FESTİVALİNİN FRAGMANI Programı izleyenler arasında bulunan İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Emin Dündar, gösteri sonunda sahneye davet edildi. Burada kısa bir selamlama konuşması yapan Dündar, “İnegöl kozmopolit bir şehir. Farklı kültürleri içerisinde barındıran adeta renkli bir çiçek bahçesi. Bu akşam da halk dansları topluluğumuz İç Anadolu’dan, Doğu’dan, Güney Doğu ve Ege’den, Akdeniz’den, Karadeniz’den ve Marmara yöresinden gösterileri bizlere sundu. Bu muhteşem gösteri için 200 kişilik dev kadroya teşekkür ediyorum. Bu akşam yapılan gösteri, aynı zamanda 13-19 Temmuz tarihleri arasında 39’uncusunu düzenleyeceğimiz Kültür Sanat Festivalimizin de bir fragmanı oldu diyebiliriz. İnşallah 22 hemşeri derneğimiz ve 11 ülkeden halk dansları ekiplerimizle burada çok güzel bir festival gerçekleştireceğiz” dedi. BAŞARILARI İNEGÖL’ÜN GÖĞSÜNÜ KABARTIYOR İnegöl Belediyesi halk dansları topluluğunun 2011 yılında büyük bir heyecan ile faaliyetine başladığını da hatırlatan Dündar, şöyle devam etti: “O günden bugüne de Türkiye’nin örnek ekiplerinden biri haline geldi. Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında kazanmış oldukları ödüllerle, yarışmalardaki performanslarıyla göğsümüzü kabartmaya devam ediyorlar. 2017 yılında Kazakistan’da Dünya Şampiyonu oldular. 2022 yılında Özbekistan’da dünyanın en iyi dans gruplarının yer aldığı yarışmada oldukça genç yaş ortalamasıyla Dünya 3’üncüsü oldular. Yine Kazakistan’da düzenlenen Halk Dansları Festivali ve Halk Dansları Solo Dans Yarışmasında 16 ülkenin 24 dans gurubu ile yer aldığı yarışmada dansçılarımız solo yarışmada Dünya 1’incisi oldular. 2025 yılında TÜRKSOY tarafından “Türk Dünyası Kültür Başkenti” ilan edilen Kazakistan’ın Aktau şehrinde tüm ekiplerin 1’inci ilan edildiği Uluslararası Türk Dansının Ritmi Festivalinde yer aldılar. 2025 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından düzenlenen Kulüpler Arası Bursa İl Yarışması’nda İl 1’incisi oldular ve devamında bölge yarışmasını 2’nci olarak tamamladılar. Bu yıl da yine Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından düzenlenen Kulüpler Arası Halk Dansları Yarışması'nda önce Bursa 1’incisi oldular, ardından bölge şampiyonu oldular ve Türkiye'nin en iyi ilk 10 ekibi arasında yer almayı başardılar.” “Bu başarılar tesadüf değil. Bu başarıların arkasında büyük bir emek, ciddi bir disiplin ve yıllara yayılan istikrarlı bir çalışma vardır. Bu vesileyle bu başarılarda katkısı olan tüm eğitmenlerimize ve dansçılarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın her zaman yanında duran, onların hayallerine ortak olan kıymetli ailelerimize de ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Bu anlamlı gecede, Recep Erdoğan ismini de bir kez daha anmak istiyorum. Her ne kadar aramızdan ayrılmış olsa da bu güzel ekibin bu günlere gelmesinde harcadığı emekleriyle her zaman hatırlayacağımız kıymetli hocamızı, rahmet ve minnetle anıyorum.”

Erdoğan: Gerçek barış şart Haber

Erdoğan: Gerçek barış şart

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, ziyaretin başından sonuna kadar fevkalade bir misafirperverlik sergilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev'e ve Kazak makamlarına teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana'daki görüşmelerinde, ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını belirterek, ilişkilerin seyrinden duyduğu memnuniyeti ve işbirliğini her alanda derinleştirme kararlılığını teyit ettiklerini aktardı. Muhtelif alanlarda akdedilen 12 belgeye ilave olarak Tokayev ile "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirisi"ni imzaladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı geçen 6. Konsey toplantısının iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını bildirdi, hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya ülkelerinin, 6 Şubat depremleri sonrası Türkiye'ye desteğe koşan ilk ülkeler olduğuna işaret ederek, Kazakistan'ın Gaziantep'te inşa ettiği, Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdikleri okulun açılış törenini de bu vesileyle Astana'da gerçekleştirdiklerini söyledi. İş Forumu'na katılarak Türk ve Kazak iş insanlarına Tokayev ile hitapta bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Kazakistan ile ilişkilerimizin son yıllarda itici gücünü bilhassa ticaret, yatırımlar ve enerji oluşturuyor. Son 5 yılda ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinden bahsediyoruz. Keza toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan, Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. 5 bin 500'e yakın şirketimizin inşaattan finansa, turizmden bilişime, 6 milyar dolara ulaşan yatırımları mevcut. Müteahhitlerimizin üstlendikleri projelerin değeri ise 30 milyar dolara varıyor. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi, 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Enerji alanında da önemli bir işbirliğimiz söz konusu. Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden aktarımı konusunda, Kazakistan'ın Azerbaycan ile vardığı mutabakatı önemli görüyoruz. Ziyaretimiz sırasında Türkiye Petrolleri ile Kazak muadili arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine dair belgeler imzalandı. Gelecekte enerji işbirliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum." Kazakistan ziyaretinin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut işbirliğini dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen "Türkistan Bildirisi"ni, Türk devletleri liderleriyle imzaladıklarını anımsattı. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilatın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, Teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana'da gerek Türkistan'da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum." "Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduk" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Türk Yüzyılı" kapsamında bundan sonraki süreçte Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediği en önemli vizyon ve hedefin ne olduğuna ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduklarını ve Türk Devletleri Teşkilatı ile bunu taçlandırmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Aile meclisi olarak gördükleri Teşkilat bünyesinde her türlü işbirliğini ele aldıklarını, bütün fırsatları değerlendirmeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ilerleme ve kalkınmaya inandıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının, bölgenin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin rol alabileceğini tüm platformlarda söylediğini hatırlatarak, AK Parti olarak, Türk dünyası çalışmalarına verdikleri öneme binaen Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduklarını ve Türkiye'de ilk "Türk Dünyası Vizyon Belgesi"ni hazırladıklarını ifade etti. Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk'ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlemişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatının Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda Teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." diye konuştu. "Bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin soruya, şu yanıtı verdi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yakın zamanda NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasına ilişkin soru üzerine, Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin, İttifak'ın tarihinde kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gerek bölgede gerek dünyadaki son gelişmelerin Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO'nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO'nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi işbirliği ve ortak güvenlik anlayışı, İttifak'ın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır" Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye'ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği'ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir." Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine CumhurbaşkanI Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz." dedi. "KAAN bizim için ilk adımdır, daha güçlülerini de yapacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yerli ve milli savaş uçağı KAAN için ise "KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayisi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026'da savunma sanayisi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor." açıklamasını yaptı. "Terörsüz Türkiye' hedefine bütün engelleri aşarak mutlaka ulaşacağız" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı olarak hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar attıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP'den AK Parti'ye katılan belediye başkanlarına ilişkin sorular üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları, 'Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik' yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir." Bir gazetecinin, "Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum." sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki, ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz." Sosyal medya platformlarında 15 yaş altına yönelik yasal düzenlemenin yanı sıra dijital platformlar için yeni tedbirlerin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin işbirliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz."

Türkistan Zirvesi'nde 'dijital birlik' vurgusu Haber

Türkistan Zirvesi'nde 'dijital birlik' vurgusu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Zirvesi’nde konuştu. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Türkistan’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, şehrin Türk dünyasının ortak tarih ve kültür hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’e ev sahipliği için teşekkür etti. Zirvenin “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenmesini isabetli bulduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının gelecekte daha güçlü bir konuma gelebilmesi için teknolojide iş birliğinin en üst seviyeye çıkarılması gerektiğini ifade etti. “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarına atıfta bulunan Erdoğan, “dijital vizyonda birlik” anlayışının artık hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ ve dijital dönüşüm süreçlerinin doğru yönetilmesinin önemine dikkat çekerek, bu alanların ülkelerin bağımsızlığı üzerinde de etkili olabileceğini söyledi. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki dijital uçurumun kapatılması gerektiğini belirtti. Siber güvenliğin kritik önemine işaret eden Erdoğan, “Siber güvenlik, kara, hava ve deniz güvenliği kadar hayati bir unsurdur” ifadelerini kullandı. Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde siber güvenlik alanında daha güçlü bir iş birliği hedeflendiğini de açıkladı. Konuşmasında Türk dünyasının kültürel birliğine de değinen Erdoğan, ortak Türk alfabesi ve Türk dili temelli dijital projelerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca savunma sanayii alanındaki tecrübelerin üye ülkelerle paylaşılmaya hazır olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel krizler karşısında Türk dünyasının dayanışma içinde hareket etmesinin stratejik önem taşıdığını vurgulayarak, ulaşım ve koridor projelerinin de öncelikli gündem olmaya devam edeceğini belirtti. Konuşmasının sonunda Kurban Bayramı’nı tebrik eden Erdoğan, zirvenin Türk dünyası ve dost ülkeler için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Nevruz' mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Nevruz' mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep'te Kamil Ocak Spor Salonu'nda düzenlenen 21 Mart Nevruz Anma Günü Programı'na video mesaj gönderdi. Mesajında, geçen yıl İstanbul'da ilk defa himayelerinde yapılan Nevruz Anma Günü etkinliğinin bu yıl Gaziantep'te gerçekleştirildiğini belirten Erdoğan, "gönül ve kültür coğrafyası"nın dört bir yanındakilerin Nevruz Günü'nü tebrik etti. Erdoğan, baharın müjdecisi, tabiatın yeniden dirilişinin sembolü olan nevruzun Türkiye'ye, kadim coğrafyaya ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini niyaz ederek, nevruzun Türkiye'nin yanı sıra komşularıyla yeni başlangıçların sembolü haline geldiğini görmekten memnuniyet duyduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "81 vilayetimizin yanı sıra Türk dünyasının dört bir ucunda aynı duygularla Nevruz ateşinin etrafında toplanıyoruz. Bu duygudaşlığı daha güçlü kılacak bir adım olarak Nevruz'u hepimiz için ortak bir gün haline getirdik. 2026 senesinde mevcut ivmeyi hızlandıracak Aile Meclisimizin 13. Zirvesi'ne inşallah Türkiye'de ev sahipliği yapacağız. Bu vesileyle vatandaşlarımızla birlikte Azerbaycan'dan Kazakistan'a, Kırgızistan'dan Özbekistan'a, Türkmenistan'dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Macaristan'a kadar tüm dost ve kardeşlerimizin Nevruz Bayramı'nı yürekten tebrik ediyorum. Ayrıca Suriye, Irak ve şu günlerde savaşın yol açtığı sorunlarla boğuşan İranlı kardeşlerimizin de nevruzlarını kutluyor, bu anlamlı günün, bölgemizdeki savaşların sona ermesine vesile olmasını diliyorum. Nevruz'un getirdiği bahar ikliminin gönüllerimize umut, toplumlarımıza huzur ve dünyamıza barış getirmesini temenni ediyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.