Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kasten Öldürme

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kasten Öldürme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kasten Öldürme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni doğurduğu bebeğini 9 yerinden bıçaklayarak öldüren annenin cezasını Yargıtay bozdu Haber

Yeni doğurduğu bebeğini 9 yerinden bıçaklayarak öldüren annenin cezasını Yargıtay bozdu

Kocaeli'de 2021 yılında yeni doğan bebeğini 9 yerinden bıçaklayarak öldüren anneye verilen müebbet hapis cezası, olay sırasında geçici olarak ayırt etme gücünü kaybedip kaybetmediğinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozuldu. Yeniden hakim karşısına çıkan sanık, olay sırasında kendinde olmadığını söyleyerek beraatini ve tahliyesini istedi. Olay, 20 Ocak 2021 tarihinde İzmit Yenişehir Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, evli ve 3 çocuk annesi Merve T. (34), evinde sancılanması sonrası girdiği banyoda doğum yaptı. Bir erkek bebek dünyaya getiren Merve T. yeni doğan bebeğini banyoda 9 kez bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından özel bir hastanede tedavi altına alınan Merve T., tedavisi sonrası gözaltına alındı. İfadesi alınan Merve T. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2022 yılında müebbet hapis cezası aldı İddianamede, Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğünce olay ile ilgili düzenlenen otopsi raporunda bebeğin kesici delici aletle öldürücü nitelikte toplam 9 kez yaralandığı belirtildi. Merve T.'nin iddianamedeki ifadesinde olay günü bel ağrısı sebebiyle hastaneye gittiğini ve kas gevşetici iğne yapıldığını, eve geldiğinde ise kanaması olduğunu belirtti. Daha sonra duşa girdiğinde ise bebeğin doğduğunu, bebeğin kordonunu kesmek için meyve bıçağı aldığını ve sonrasını hatırlamadığını belirtti. Ayrıca Merve T., hamile olduğunu bilmediğini, bilinç dışında eylemde bulunduğunu ifade etti. "Çocuğa ve altsoya karşı kasten öldürme" suçundan yargılanan sanık 14 Haziran 2022 tarihinde müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildi. Yargıtay kararı bozdu Sanık avukatları, sanığın olay anında geçici olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini, epilepsi hastası olduğunu ve eylemi bilinç dışı gerçekleştirdiğini belirterek karara itiraz etti. İtiraz üzerine Yargıtay, kişinin geçici bir nedenle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı TCK'nin 34. maddesi yönünden bozarak dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi. "Kendimde değildim" Olayla ilgili davanın ilk celsesi Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Merve Y., avukatları ve müşteki eşi Hakan Y. katıldı. Bozma ilamına karşı sanık Merve T., "Bozma ilamına bir diyeceğim yoktur, uyulmasını talep ediyorum. Bozma doğrultusunda, şu anki ruh halim nazara alınarak beraatimi talep ediyorum. Kendimde değildim. Tahliyemi istiyorum" dedi. Müşteki ise şikayetçi olmadığını söyledi. "Kendi çocuğunu bilerek öldürmesi mümkün değil" Sanık avukatları Tuba Özbay ve Mahmut Cengiz Sarıbay, müvekkillerinin yaklaşık 5 yıldır tutuklu bulunduğunu belirterek tahliyesini talep etti. Avukatlar, sanığın kendi çocuğunu bilerek öldürmesinin mümkün olmadığını, olayın ani gelişmesiyle cinnet hâlinde eylemi gerçekleştirdiğini ve epilepsi hastalığı bulunduğunu savundu. Dosyadaki tüm delillerin toplandığını ve delil karartma ihtimalinin bulunmadığını belirten avukatlar, müvekkilinin tutuklulukta geçirdiği süre de dikkate alınarak serbest bırakılmasını istedi. Mahkeme heyeti, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.

Atlas Çağlayan cinayeti davasında karar: Sanık 18 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı Haber

Atlas Çağlayan cinayeti davasında karar: Sanık 18 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı

İstanbul’un Güngören ilçesinde 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada, 14 yaşındaki Adli Süreçteki Çocuk (ASÇ) 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Güngören’de çıkan kavgada 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin sanık E.Ç.’nin (14) yargılandığı dava karara bağlandı. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nce basın mensuplarına ve izleyiciye kapalı olarak yapılan duruşmada, tutuklu adli süreçteki çocuk E.Ç. (14) ile müşteki anne Gülhan Ünlü ve tarafların avukatları hazır bulundu. 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.Ç.’nin, ‘çocuğa karşı kasten öldürme’, ’6136 sayılı yasaya muhalefet etme’ ile ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından toplamda 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılmasına ve tutukluluk halinin devamına hükmetti. İddianameden: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, E.Ç. (14) ’şüpheli’, Atlas Çağlayan ’maktul’, aralarında Çağlayan’ın ikiz kardeşi Doruk’un da bulunduğu 4 çocuk ’mağdur’, Çağlayan’ın anne ve babasının da bulunduğu 3 kişi ise ’müşteki’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, olay günü olan 14 Ocak günü saat 20.16 sıralarında bir kafede iki grup arasında tartışma çıktığı, bu sırada Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) E.Ç.’nin, Atlas Çağlayan’ı bıçakladığı, bu olay sonucunda ise Çağlayan’ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, olay kapsamında ise soruşturma başlatıldığı aktarıldı. Ölü muayene raporunda, yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı. Hazırlanan iddianamede Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu yer aldı. Raporda, E.Ç.’nin işlemiş olduğu ’kasten öldürme’, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ ve ’silahla tehdit’ suçlarını işlediği, suçların fiili olarak hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu vurgulandı. Öte yandan maktul Atlas Çağlayan’ın 15 Ocak 2026 tarihli ölü muayene raporu da iddianamede yer aldı. Rapora göre Çağlayan’ın göğüs ön ortada 3 buçuk santimlik kesi, göğüs solda 1 buçuk santimlik kesi olduğu, otopsi raporunda ise, vücutta 2 adet kesici delici alet yarasının tespit edildiği, göğsünün belli yerlerinde geniş kesici delici alet yarasının bulunduğu ve bu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı. Olay gününe ait görüntü inceleme tutanakları da iddianamede yer aldı. Tutanaklara göre, olay günü E.Ç. ve arkadaşlarının kafede oturduğu, daha sonra Atlas’ın geldiği, E.Ç.’nin, kafeden çıkarken Atlas ile bakıştığı, Atlas ve arkadaşlarının SSÇ ve arkadaşlarının arkasından gittiği, E.Ç.’nin cebinden bıçak çıkarttığı, elinde bulunan bıçağı Çağlayan’a 2-3 defa sallayarak yaraladığı, SSÇ’nin maktulü bıçakladıktan sonra arkadaşları ile kaçtığı belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.’nin ve maktul Atlas Çağlayan’ın 3 aylık arama ve aranma baz verilerinde, taraflar arasında herhangi bir baz kaydına rastlanmadığı da belirtildi. E.Ç.’nin telefonunda yapılan incelemeye göre, şüphelinin elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve 1 adet çakı fotoğrafının bulunduğu da iddianamede değinildi. 21 yıl 7 aya kadar hapis cezası talebi Hazırlanan iddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’6136 sayılı yasaya muhalefet etme’ ve ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Güllü'nün öldüğü geceye ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı Haber

Güllü'nün öldüğü geceye ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde sanatçı Güllü'nün hayatını kaybettiği olayın ardından binanın güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler, olaydan sonraki dakikalarda yaşanan paniği ortaya koydu. Görüntülerde, Güllü olarak tanınan sanatçı Gül Tut'un düşme saati olarak belirlenen saat 01.26'dan yaklaşık 17 dakika sonra sanık Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu'nun da bulunduğu binaya polis ekiplerinin geldiği görülürken, Tuğyan'ın panik halinde "Annem iyi değil mi?" ve "Neden öyle söylüyor?" şeklinde sözler söylediği, polislerin ise kendisini sakinleştirmeye çalıştığı anlar kameraya yansıdı. İddianamede Gül Tut'un düşme saatinin 01.26.32 olarak belirlendiği kaydedildi. Binanın güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde ise saat 01.43'ü gösteriyor. Kamerada olay yerine gelen ekiplerin binaya giriş yaptığı görülüyor. Görüntülerdeki hareketlilik, Güllü'nün düşmesinden yaklaşık 17 dakika sonra gerçekleşiyor. Görüntülerde binanın girişinde polis ekipleri ile vatandaşların bir araya geldiği, bazı kişilerin panik halinde hareket ettiği görülüyor. Tuğyan Ülkem Gülter'in de olayın etkisiyle oldukça gergin ve panik halinde olduğu, çevresindeki polislerin kendisini sakinleştirmeye çalıştığı anlar güvenlik kamerasına yansıyor. Görüntülerde Tuğyan Ülkem Gülter'in, annesinin durumuyla ilgili endişeli şekilde konuştuğu ve "Annem iyi değil mi?" şeklinde sözler söylediği duyuluyor. Gülter'in ardından "Neden öyle söylüyor?" şeklinde konuştuğu, yaşananların etkisiyle panik halinde olduğu görülüyor. Polis ekiplerinin ise Gülter'i sakinleştirmeye çalıştığı, çevresindeki kişilerin de yaşananlara müdahil olduğu görülüyor. İddianamede olayın ardından yaşananlar da yer aldı Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 21 sayfalık iddianamede, olay anına ilişkin kamera görüntülerinin yanı sıra olay sonrasındaki görüntüler, ses kayıtları ve diğer dijital deliller de değerlendirildi. İddianamede Güllü'nün düşme saatinin 01.26.32 olduğu, Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu'nun ise 01.26.37'de kapıya doğru koşmaya başladığı belirtildi. İddianamede ayrıca olay öncesinde üç ayrı çarpma sesi tespit edildiği, ilk sese "Ahh" sesinin eşlik ettiği ve Tuğyan ile Sultan'ın Güllü'ye yaklaşık 1 metre mesafede bulunduğu kaydedildi. Savcılık, kamera görüntüleri, ses kayıtları, bilirkişi raporları, tanık ifadeleri ve dijital delilleri birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. İddianame Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.

Seri cinayetlerin sırrı 11 yıl sonra çözüldü Haber

Seri cinayetlerin sırrı 11 yıl sonra çözüldü

Adalet Bakanı Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hiçbir suçun cezasız kalmaması amacıyla çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasındaki koordinasyonun yanı sıra Cumhuriyet Başsavcılıkları, emniyet ve jandarma teşkilatlarının iş birliğiyle yürütülen çalışmaların somut sonuçlar verdiğini vurgulayan Bakan Gürlek, 24 Nisan 2026’da kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda bugüne kadar 36 dosyanın aydınlatıldığını kaydetti. Bakan Gürlek, aydınlatılan dosyalarda 41 maktul ve 7 yaralının bulunduğunu belirterek, çalışmalar kapsamında yıllardır faili belirlenemeyen iki önemli dosyada daha kritik sonuçlara ulaşıldığını duyurdu. "ANKARA'DA AYNI YÖNTEMLE GERÇEKLEŞTİRİLEN CİNAYETLER YENİDEN MERCEK ALTINA ALINDI" Bakan Gürlek, Ankara’da 2015 yılında aynı yöntemle gerçekleştirilen 3 kasten öldürme ve 6 kasten öldürmeye teşebbüs olayının yeniden mercek altına alındığını belirterek, “Ankara’da 2015 yılında aynı yöntemle gerçekleştirilen 3 kasten öldürme ve 6 kasten öldürmeye teşebbüs olayı yeniden mercek altına alındı. Hasan Saygın, Muhsin Demirdirek ve Mustafa Çağmaoğlu’nun öldürüldüğü, 6 kişinin ise öldürülmeye teşebbüs edildiği olaylar arasındaki benzerlikler incelendi. Beyanlar, HTS ve baz kayıtları, şüphelinin olayların yaşandığı dönemdeki hareketleri ile Antalya’da işlenen benzer nitelikteki bir cinayet birlikte değerlendirildi. M.Ö.’nün 2015 yılı sonunda Ankara’dan ayrılmasının ardından benzer saldırıların sona ermesi de dosyadaki önemli bulgulardan biri oldu. Hâlen başka bir cinayet suçundan cezaevinde bulunan M.Ö.’nün, Ankara’daki 3 cinayet ve 6 öldürmeye teşebbüs olayının şüphelisi olduğu tespit edildi. 7 Ağustos 2026 tarihinde ifadesi alınan M.Ö., 3 kez kasten öldürme ve 6 kez kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklandı.” dedi. OSMANİYE'DE ÖLDÜRÜLEN ALA ÇİFTİNİN DOSYASI YENİDEN ELE ALINDI Osmaniye'de ise 13 Şubat 2019'da evlerinde öldürülen Mustafa ve Hüsna Ala çiftinin dosyasının yeniden ele alındığını belirten Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı: “Osmaniye’de ise 13 Şubat 2019 tarihinde evlerinde öldürülen Mustafa ve Hüsna Ala çiftinin dosyası yeniden ele alındı. Olay yeri fotoğrafları, kayıp senet, tanık anlatımları, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile PTS verileri yeniden değerlendirildi. Şüpheli Y.K.’nın maktulle irtibatı, olay bölgesindeki baz kayıtları ve aracına ait giriş-çıkış kayıtları tespit edildi. 21 Ağustos’ta gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklandı.” “SUÇUN VE SUÇLUNUN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ” Bakan Gürlek, soruşturmaları titizlikle yürüten Ankara ve Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına, Ankara ve Osmaniye İl Emniyet Müdürlüklerine, adliye, emniyet ve jandarma teşkilatlarının mensuplarına teşekkür etti. “Aradan kaç yıl geçerse geçsin suçun ve suçlunun peşini bırakmayacağız” diyen Bakan Gürlek, kamu vicdanında açık kalan hiçbir dosyanın sahipsiz bırakılmayacağını, faili meçhul olayların birer birer aydınlatılmaya devam edeceğini kaydetti.

Suriye'de Esad'ın kuzeni Vasim Esad'a idam cezası Haber

Suriye'de Esad'ın kuzeni Vasim Esad'a idam cezası

Suriye'de devrik lider Beşar Esad'ın kuzeni Vasim Esad, savaş suçu ve insanlığa karşı işlediği suçlar kapsamında görülen davada idam cezasına çarptırıldı. Suriye'nin başkenti Şam'daki 4. Ceza Mahkemesi, eski rejim mensuplarının yargılandığı davada tarihi bir karara daha imza attı. Mahkeme, devrik rejim lideri Beşar Esad'ın kuzeni Vasim Esad'ı "kasten adam öldürme", "işkence", "insanlığa karşı suç" ve "savaş suçu" işlemekten idam cezasına çarptırdı. Vasim Esad'ın ayrıca taşınır ve taşınmaz tüm mal varlığına kamu hazinesi adına el konulmasına ve mağdurlara tazminat ödenmesine hükmedildi. Uluslararası hukuk ve insan hakları örgütleri temsilcileri ile Ulusal Geçiş Dönemi Adalet Komisyonu üyelerinin katıldığı 6. duruşmada kararı açıklayan Mahkeme Başkanı Hakim Fahreddin el-Eriyan, soruşturma ve delillerin, sanığın suçlarını kanıtladığını belirtti. El-Eriyan, Vasim Esad'ın eski rejim komutanlarından Tuğgeneral Ghiath Dalla'nın talimatıyla yasa dışı silahlı gruplar kurduğunu, Doğu Guta ve özellikle Mleha beldesinde sivilleri hedef alan katliamlarda rol aldığını ifade etti. Mahkeme ayrıca Vasim Esad'a bağlı grupların Ceramana'da muhalif sivillere ait iş yerlerini yağmalama, mülklere el koyma, adam kaçırma, kasten öldürme ve işkence suçlarını işlediğini kesinleştirdi. Öte yandan, 21 Haziran 2025'te Suriye-Lübnan sınırında yakalanan Vasim Esad'ın yargılanmasına 24 Haziran'da başlanmıştı.

Küçükçekmece’de suç örgütü operasyonu: 6 şüpheli tutuklandı Haber

Küçükçekmece’de suç örgütü operasyonu: 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğünce, suç örgütlerinin faaliyetlerinin önlenmesi, şüphelilerin tespit edilmesi ve yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında düzenlenen operasyonda 6 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin tamamı sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı Edinilen bilgilere göre, 12 Ağustos 2026 tarihinde Küçükçekmece Sultanmurat Mahallesi’nde bir sokak üzerinde şüphe üzerine bir araç durduruldu. Araçta bulunan E.C. (24), S.Ç. (24), B.U. (19), M.Ş. (28) ve Y.B. (23) isimli 5 şüphelinin üzerinde yapılan aramalarda, Y.B.’nin üzerinden 1 ruhsatsız tabanca, 1 şarjör ve 11 fişek ele geçirildi. 5 şüpheli gözaltına alındı. Çalışmaların devamında, yakalanan şüphelilerin Kadıköy ilçesinde bulunan bir iş yerine yönelik eylem gerçekleştirecekleri yönünde bilgi elde edildi. Şüphelilere talimat verdiği belirlenen M.B. (35) isimli şahsın ise 16 yıl kesinleşmiş hapis cezasının bulunduğu ve Esenyurt ilçesinde saklandığı tespit edildi. Bunun üzerine Esenyurt’ta aranan şahsın yakalanmasına yönelik Özel Harekat unsurlarının da katılımıyla operasyon düzenlendi. M.B., 13 Ağustos 2026 tarihinde yakalandı. Şüphelinin üzerinde ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucunda, şüphelilerin organize suç örgütü şeklinde hareket ettikleri tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 6 şüpheli, "6136 sayılı Kanun’a muhalefet, kasten öldürme, suç örgütü kurma ve üye olma" suçlarından 15 Ağustos 2026 tarihinde adli makamlara sevk edildi. Şüphelilerin tamamı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak ceza infaz kurumlarına teslim edildi.

Gölette aracıyla ölü bulunan Elif Kumal davasında yeni itiraz Haber

Gölette aracıyla ölü bulunan Elif Kumal davasında yeni itiraz

Balıkesir’in Erdek ilçesinde hayatını kaybeden Elif Kumal’ın ölümüyle ilgili soruşturmada verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ailesi tarafından yapılan itirazda dikkat çeken yeni ayrıntılar gündeme geldi. Elif Kumal, 27 Aralık 2025 gecesi Kapıdağ Yarımadası’ndaki Yukarıyapıcı Göleti çevresinde kamp yaptığı sırada kaybolmuş, sekiz gün süren arama çalışmalarının ardından cansız bedeni kendi aracı içerisinde gölette bulunmuştu. Erdek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda olayın intihar olduğu değerlendirilirken, Elif Kumal’ın ailesi bu karara itiraz etti. Bandırma Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmek üzere Erdek Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan itiraz dilekçesinde, soruşturmanın eksik yürütüldüğü ve olayın cinayet ihtimali yönünden yeterince araştırılmadığı savunuldu. İtiraz dilekçesinde aracın sudan çıkarıldığı andaki fiziksel duruma özellikle dikkat çekildi. Elif Kumal'ın yengesi Fatma Kumal," 27 Aralık 2025 Cumartesi gecesi kardeşimiz Elif Kumal'ın erkek arkadaşıyla gittiği kamp bölgesinden kıskançlık yüzünden yaptıkları tartışma sonucu kaybının haberini aldık. 8. günde cesedini gölde aracının içerisinde bulduk bütün aramalarımıza rağmen. Biz cesedimizin bulunma şeklinden, aracın park konumunda olması, ön iki tekerinin patlak olması, sağ hava yastığının açık olması... Bunları göz önünde bulundurularak yeterli incelenmediğini düşünüyoruz, bilirkişi raporlarının olmadığını düşünüyoruz. Çünkü araç içerisinde kardeşimizin telefonu ve arabanın anahtarı arka koltuğun önündeki plastik ayak konma kısmında bulunuyor. Kardeşimiz aracın arka koltuğunda bulunuyor. Aracın camı yarıya kadar açık ve yüzü koyun şekilde, yani sırt kısmı tavana yaslanmış şekilde bulunuyor. Aracın bulunması incelendiğinde aracın sol ön kapı camı yarıya kadar açık neredeyse. Sağ ön kapıdan perde hava yastıkları açılmış vaziyette. Ön iki tekerlek patlak. El freni çekik, araç park halinde, park konumunda. Bu araç nasıl suya girdi bu şekilde, park halinde nasıl hareket ettirildi? Elif’in arka koltuktan cesedine ulaşılıyor. Elif'in yapı itibarıyla zaten iri yapılı bir kız, yani 85-90 kilo bir kızın o marka model bir araçta arkaya geçişi çok zor. o kiloda birinin açıkçası. Olanların haricinde kardeşimizin akıllı saatiyle ilgili elimizde herhangi bir veriye, kayda asla ulaşamıyoruz, yok. Kalbi ne zaman durdu ya da nerelerde hızlandı? Enis G. isimli şahsın kalp hızı var, hareket hızları mevcut Apple saatinden fakat bizim kardeşimizin hiçbir şekilde bununla ilgili bir araştırma yapılmamış" ifadelerini kullandı Olayın yeterince incelenmediği öne süren Fatma Kumal, "Bizim kardeşimiz gerek iş çevresi, gerek arkadaş çevresi, aile çevresi tarafından sevilen, neşeli bir kişiliğe sahiptir. İntihar etmesini gerektirecek hiçbir durum söz konusu değildir. Bununla ilgili herhangi bir rahatsızlığı, ilaç kullanmışlığı da söz konusu değildir. Onun haricinde Yavuz A. adlı kişi Enis G.'nin yanında, aynı şekilde araçla aramaya çıktıklarında göl çevresine geldiklerinde Yavuz adlı kişi araçtan indiğinde Enis adlı kişinin inmediğini dile getirmiş. Bunlar kendi ifadelerinde mevcut. Neden araçtan inip de göl çevresinde arama yapmadı? Çünkü biliyordu. İfadelerinde birçok tezatlıklar mevcut. İşte öfke kontrol sıkıntıları olduğu da belli şahsın. Daha önce kardeşimizin evine, kapısına dayanmış bir kişi bu. Bunlar da hep tutanaklar içerisinde yer alıyor. Bunların daha detaylı araştırılmasını istiyoruz biz. Bizim en can alıcı noktamız; Arabanın konumu, araba hangi şartlarda oraya uçtu, akıllı saat verileri neden hala bizim elimizde değil? Bunların bir an önce eksikliklerimizin giderilmesini, dosyamızın açılmasını ve adaletin sağlanmasını istiyoruz" diye konuştu. Cep telefonunun paspasın üzerinde, araba anahtarının paspasının üzerinde bulunmasının da ilginç olduğunu kaydeden Fatma Kumal; "Elif'in cesedinin yüzü koyun suya, sırtı tavana gelmiş şekilde bulunması çok anormal bir durum geliyor bize. Biz bunların bilirkişi tarafından da incelenmesini, hangi hızda o suya giriş yaptı, o kadar uzak bir bölgeden nasıl bulundu? Onun haricinde o bölgeye gelen arama ekiplerinden Mustafa Bey, Enis G.'yi tanıyan bir kişi. Onun da yayınlamış olduğu bir yazıda da kendi de söylüyor zaten. Enis'in de aynı bölgeyi tarif etmesi... Bunlar tesadüf olamaz bizim için. Enis nereden biliyordu? O gece kamp alanında bulunan Yavuz isimli şahıs ve Enis isimli şahıs araçla Elif'i aramaya çıktıkları zaman, Yavuz'un araçtan inip göl çevresini arayıp Enis'in araçtan inmemesinin sebebi neydi? İfadelerinde bunlar da mevcut. Bunlar bizi hep kuşkuya düşüren durumlardır. Elif'in akıllı saatinin hiçbir şekilde incelenmemesi, Enis G.'nin akıllı saatindeki nabız verilerinin 184'e kadar çıkması... Ne yaptı, nasıl bir heyecana kapıldı da bu şekilde bu kadar yüksek veriler, kalp krizi geçirecek seviyeye yükseldi? Verileri bir saatten sonra zaten sürekli yüksek seyretmiş. Biz Elif'in de aynı şekilde bu verilerini istiyoruz. Kalbin ne zaman durmuş? Biz bunları görmek istiyoruz ve hakkımız. Kaybımız bizim kaybımız. Hiçbir şüpheye yer vermek istemiyoruz. Biz bunun cinayet olduğunu düşünüyoruz ama intihar ya da kaza olduğunu düşünmüyoruz. Elif dikkatli araç kullanan bir kişi. Biz daha detaylı, daha bilirkişi raporlarıyla bunun hazırlanmasını, bilirkişilerin bu dosyaları incelemesini istiyoruz. Dosyamızın daha hızlı bir süreçte incelenmesini istiyoruz. Davamızda "Kovuşturmaya yer olmadığı" kararıyla dosyamız kapatılmak istendi. Ama tabii biz itiraz süreçlerimizi, tüm haklarımızı kullanıyoruz. İtirazımızı gerçekleştirdik. Yardım talep ediyoruz biz her kuruluştan, herkesten. Sesimizin duyulmasını istiyoruz. Dosyamızın kapanmasını istemiyoruz. Daha detaylı incelenmesini istiyoruz" dedi. Aile, Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının 22 Haziran 2026 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasını, soruşturmanın genişletilmesini ve olayın kasten öldürme ihtimali yönünden yeniden araştırılmasını talep etti.

8 aylık hamile kadının şüpheli ölümünde koca tutuklandı Haber

8 aylık hamile kadının şüpheli ölümünde koca tutuklandı

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde 4'üncü kattan düşerek hayatını kaybeden 8 aylık hamile kadının kocası, çıkarıldığı mahkemece 'kasten öldürme' ve 'intihara yönlendirme' suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, geçtiğimiz gün merkez Nilüfer ilçesi Üçevler Mahallesi Durmuş Sokak'ta yaşandı. Edinilen bilgiye göre, 35 yaşındaki yabancı uyruklu 8 aylık hamile Ekram Hassan, yaşadığı apartmanın 4'üncü katının balkonundan düşerek hayatını kaybetti. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde genç kadının hayatını kaybettiği belirlendi. Olay sırasında evde bulunan ve madde bağımlısı olduğu iddia edilen 37 yaşındaki eşi F.S., polis ekiplerince gözaltına alındı. Olayın duyulmasının ardından mahallede kısa süreli gerginlik yaşanırken, mahalleliler olay yerine yardım için gelen F.S.'nin abisi B.S.'yi de darp etti. Olay Yeri İnceleme ekipleri evde ve çevresinde uzun süre çalışma yaptı. İncelemelerin ardından cumhuriyet savcısı da olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Genç kadının cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Uyuşturucu bağımlısı koca tutuklanarak cezaevine gönderildi Yaşanan olay sonrası soruşturma kapsamında gözaltına alınan koca Ferdi S., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkeme tarafından Ferdi S., 'kasten öldürme' ile 'intihara yönlendirme' suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.