Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kastamonu

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kastamonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kastamonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı: "Tarımın temel önceliklerimiz arasında yer alması tartışılmaz bir konudur" Haber

Bakan Yumaklı: "Tarımın temel önceliklerimiz arasında yer alması tartışılmaz bir konudur"

Kastamonulular Dayanışma Derneği (KASDER) tarafından düzenlenen 20. Kastamonu Tanıtım Günleri, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde gerçekleştirilen açılış töreni ile başladı. Programda yaptığı konuşmada hemşehri dayanışmasına dikkat çeken Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Hemşehrilik dayanışması, mayanızda Anadolu irfanı varsa size güç verir, kuvvet verir. İşte yaşadığımız coğrafyayı Mevlana'nın, Hoca Ahmet Yesevi'nin, Yunus Emre'nin gönül diliyle bereketlendirmek için el ele, birlikte dayanışma içinde olacağız. Buna yürekten inanıyorum ve Kastamonulu hemşehrilerimin sağduyusu ve ferasetine güveniyorum" dedi. "Yüksek hızlı trenin belli bir mesafesinin daha açılışını yapmış olduk" Yüksek hızlı tren ağının genişletilmesi için çalışmalar yapıldığını vurgulayan Bakan Yumaklı, "Bugün Cumhurbaşkanımızın riyasetinde buraya Kırklareli'nden geldik. Yüksek hızlı trenin belli bir mesafesinin daha açılışını birlikte yapmış olduk. Tabii Cumhurbaşkanımız orada da ifade etti, ben de burada söyleyeyim. Hiç durmayacağız, hiç dinlenmeyeceğiz. Milletimize, memleketimize hizmet için gece gündüz demeden çalışmaya gayret edeceğiz. Ülkemizi her alanda layık olduğu yere getirmek için en üst seviyede çabamızı göstermeye devam edeceğiz. Bunun için vizyoner politikalar gerekir. Her alanda daha istikrarlı bir üretim yapan ve dinamik bir ülke haline gelmek zorundayız. Elbette tarım sektöründen demokratik standartlarımıza, ulaşımdan sağlığa, eğitimden diğer bütün başlıklara kadar bütün alanlarda bunun göstergelerine şahit oluyoruz" ifadelerini kullandı. "Tarımın temel öncelikler arasında yer alması tartışılmaz bir konudur" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Filistin meselesi için verdiği mesaja değinen ve iklim krizinin etkilerinden bahseden Bakan Yumaklı, "Soykırımcı İsrail'e karşı mazlum kardeşlerimizin özgürlüğü için mücadele etmek, Türkiye'nin artık değişmez bir politikası olmuştur. Gazze'ye, Filistinlilerin özgürlük davasına sahip çıkmak, zulme dur demek sadece bir siyasi bakış değil, insan olmanın bir gereğidir. Cumhurbaşkanımızın bütün dünyaya içten mesajı tam da bunu ifade etmektedir. Küresel iklim krizi, gıda güvenliğinin stratejik boyutlar kazandığı bir dünyada tarımın temel öncelikler arasında yer alması tartışılmaz bir konudur. Sadece dünyada savaşların, haksızlıkların, çatışmaların olduğu bir dönemden değil, aynı zamanda iklim krizinin en derin etkilerini yaşadığımız bir dönemdeyiz. Ülkeler için artık millî savunmaları, enerji durumları, sağlık politikaları ve tarım politikaları çok kritik ve stratejik bir dönemdedir. İşte bunun için biz tarım, orman ve su alanındaki bütün projelerimizi, yapmış olduğumuz faaliyetleri Türkiye yüzyılını inşa etmekte ve onun en önemli bileşenlerinden biri olmakta görüyoruz" dedi. Bakan Yumaklı, "Bütün ülkelerin bir milli güvenlik meselesi olarak görmüş olduğu tarımsal üretimde de elhamdülillah bizim ülkemiz, her tarafında çok farklı ürünlerin yetiştirildiği ve kendi kendimize yeter olduğumuz birçok ürünün bulunduğu, birçok ülkeden avantajlı olduğumuz bir sektör olarak inşallah gelişerek, güçlenerek devam edecek. Türkiye hamdolsun hem bu kaynaklarıyla hem de bu gücüyle geleceğe daha güçlü ve güvenli bakacaktır" şeklinde konuştu. Törene Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul Valisi Davut Gül, Kastamonu Valisi Meftun Dallı, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Kastamonulular Dayanışma Derneği Başkanı Rahmi Sezer, MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz, Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu ve çok sayıda kişi katıldı. 8 Ekim'de başlayan Kastamonu Tanıtım Günleri, 11 Ekim tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

Bakan Göktaş: "Bugün geldiğimiz noktada terörsüz bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz" Haber

Bakan Göktaş: "Bugün geldiğimiz noktada terörsüz bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz"

Bakan Göktaş, Kastamonu’da düzenlenen "Şehit Ailelerimiz ve Gazilerimizle Birlik ve Vefa Buluşması" programında şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Göktaş, şehit aileleri ve gazilerin her daim başları üzerinde yeri olduğunu aktararak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, şehit yakınları ve gazilerle bir araya geleceklerini söyledi. Terörsüz Türkiye sürecinin geleceğe yönelik büyük bir adım olarak nitelendirdiklerini belirten Göktaş, Türkiye’nin en güçlü olduğu bir dönemde şartsız ve pazarlıksız bir şekilde bu süreci başlattığını sözlerine ekledi. "Birkaç puan oy alırım kaygısıyla şehit ailelerimizi ve gazilerimizi yaralayan bir kitle oldu" Terörsüz Türkiye süreci konusunda sosyal medyada fazlasıyla dezenformasyon olduğunu belirten Göktaş, "Maalesef ki sosyal medyada, birkaç puan oy alırım kaygısıyla şehit ailelerimizi ve gazilerimizi yaralayan bir kitle oldu. Hamdolsun bugün şehit ailelerimiz ve gazilerimiz bunların her birinin gerçek olmadığını anladı. Bizler ülkemizin etrafındaki ateş çemberini bertaraf etmek istiyoruz. Çünkü Türkiye’nin güvenliği sadece ülke içerisinde değil, ülkenin hemen dışında da ibaret. Sınırımızda maalesef bir terör devleti empoze etmeye çalışanlar oldu. Cumhurbaşkanımız buna asla fırsat vermedi ve geldiğimiz süreçte çok şükür bugün oraları da bertaraf ettik. Etrafımız ateş çemberi olmasına rağmen tüm dünya anladı ki burada güçlü bir Türkiye var. Tüm dünya anladı ki Türkiye’siz bu bölgede istikrar olmaz" açıklamasında bulundu. "Bugün geldiğimiz noktada terörsüz bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz" Türkiye’nin her daim güçlü bir devlet olduğunu ve asla yıkılmayacağını dile getiren Bakan Göktaş, "Devletimizin en güçlü olduğu bir dönemde şartsız ve pazarlıksız bu süreci başlatmış olduk. Hamdolsun şehit ailelerimiz, gazilerimiz soruları olduğunda gelip bizi buldular, bunu sordular. Bizler de ilk ağızdan bu bilgileri verdik. Bugün geldiğimiz noktada terörsüz bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Devletimiz güçlü. Devletimiz her daim emin adım atar, üç adım ötesini görür ve bunlara asla bir daha fırsat vermez. Şu anda İHA’larımızla, SİHA’larımızla savunma alanında yaptığımız bütün yatırımlarımız güçlü ve büyük Türkiye için" ifadelerini kullandı.

Pompeiopolis’te 105 metrekarelik mozaik bulundu Haber

Pompeiopolis’te 105 metrekarelik mozaik bulundu

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda Roma dönemine ait yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaikleri ile MS 2. yüzyıla tarihlenen Eros başı bulundu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kazı çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan Pompeiopolis Antik Kenti’nde yürütülen arkeolojik kazılarda önemli buluntular ortaya çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Roma İmparatorluk Dönemi’nden Geç Antik Çağ’a uzanan yeni izlerin gün yüzüne çıkarıldığını duyurdu. Kazılarda MS 4. yüzyıla tarihlenen, geometrik kompozisyonlardan oluşan ve büyük ölçüde korunmuş yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaikleri bulundu. Mozaiklerin bulunduğu yapının orta nefindeki döşemenin ise henüz tamamen ortaya çıkarılmadığı belirtildi. Kazı çalışmalarının bu alanda devam ettiği bildirildi. 2. YÜZYILDAN EROS BAŞI 2026 yılı kazılarında ayrıca MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bir Eros başı da gün yüzüne çıkarıldı. Kazı çalışmalarının, ilk inşa evresi yine MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen Bazilika’da sürdürüldüğü belirtildi. Alanda kazı, belgeleme ve konservasyon çalışmalarının birlikte yürütüldüğü ifade edildi. Bakan Ersoy, çalışmaların Pompeiopolis’in kentsel ve dini tarihinin daha bütüncül şekilde ortaya çıkarılmasına katkı sunduğunu belirterek, kazı ekiplerine ve emeği geçenlere teşekkür etti.

Kızları için İstanbul’u bırakıp köye yerleştiler, bambaşka bir hayat yaşamaya başladılar Haber

Kızları için İstanbul’u bırakıp köye yerleştiler, bambaşka bir hayat yaşamaya başladılar

Turgut ve Dilek Karasu çifti, tip 1 diyabet hastalığına yakalanan 8 yaşındaki kızlarının daha doğal bir hayat yaşaması için 30 yıldır yaşadıkları İstanbul'daki yaşamlarını bırakarak köye yerleşti. Daha önce köy hayatıyla ilgili bilgileri olmayan aile, Kastamonu'nun İhsangazi ilçesinde çiftçilik 1 yıldır çiftçilik yapıyor. İstanbul'da yaklaşık 30 yıl yaşayan Turgut ve Dilek Karasu çiftinin 10 yaşındaki kızları Ela'ya 2 yıl önce tip-1 diyabet teşhisi konuldu. Kızlarının hastalığı sebebiyle İstanbul'da zorlandığını fark eden aile köye yerleşmeye karar verdi. İstanbul'da yaşarken, izin günlerini değerlendirmek için Kastamonu'nun İhsangazi ilçesine bağlı Kanlıgöl köyünde bir arsa satın alan aile, buraya yerleşmeye karar verdi. Arsadaki evlerinin yanına ahır inşa ettiren aile, büyükbaş hayvan ve tavuklar satın alarak süt, peynir, tereyağı, yumurta üretmeye başladı. 1 yıldır köyde hayvancılık yapıp bahçede doğal ürünler yetiştiren aile, İstanbul'un stresinde uzak bir hayat sürüyor. Daha önce hiç ineğe dokunmadıklarını ifade eden Turgut ve Dilek Karasu çifti, köye ilk taşındıklarında komşularının yardımıyla her şeyi öğrendiklerini ifade etti. "Çiftliğimizi daha da büyütmek istiyoruz" Daha önce 15 yıl boyunca bankacılık yaptığını dile getiren 39 yaşındaki Turgut Karasu, "30 sene İstanbul'da yaşadık. Kastamonu'nun İhsangazi ilçesine bağlı Kanlıgöl'de yedi sene önce bir arsa almıştık. İstanbul'da çalıştığımız dönemde izin günlerimizde buraya gelirdik. Kafa dinlemek, şehrin gürültüsünden, kalabalığından uzaklaşmak için gelip giderdik. 10 yaşında kızım var. 8 yaşında tip-1 diyabet hastalığına yakalandı. Şeker hastalığını öğrenmiş olduk. Bu tabii ki bizim için çok üzücü bir durum oldu. Daha önce böyle bir hastalığın olduğunu bilmiyorduk. Sonra kızım için burayı tercih ettim. Daha doğal hayat, iklim şartları, daha temiz havanın kızım için daha iyi, uygun olacağını düşündüm. İstanbul'da kalabalık, stres, trafik, yoğunluk çocuğu etkiliyordu. Burası da bizim için uygundu. Yerleşmiş bulunduk. Tam bir senedir burada yaşıyoruz. Taşındığımızda 'ne yapabiliriz' diye düşündük. Ufak çaplı bir ahır yaptık, yan tarafa bahçemizi yaptık. Kendi organik sebzemizi, meyvelerimizi üretmek amaçlı böyle bir yola koyulduk. İnşallah Allah nasip ederse çiftliğimizi daha da büyütmek istiyoruz. Hayvan sayımızı daha da artırmak istiyoruz" dedi. "Burası kızımıza da iyi geliyor" Çocuğunun köyde daha mutlu olduğunu dile getiren Karasu, "Kendi sütümüzü yapıyoruz, kendi yoğurdumuzu yapıyoruz, kendi tavuklarımız var. Her şeyimizi kendimiz yapıyoruz. Kızımız için köy mü daha iyi, şehir mi daha iyi düşündüğümüzde, köyde biraz daha hareketli. Bahçeye çıkıyor, annesine ve bana yardım ediyor, hayvanlarımıza bakıyor. Burası kızımıza da iyi geliyor" diye konuştu. "Oradaki hayatımızı bırakıp tamamen çok farklı bir hayat kurduk" Kızı için taşındıkları köyde çok mutlu olduklarını dile getiren Dilek Karasu ise, "Kızımız tip-1 diyabete yakalandı. Tip-1 diyabete yakalanınca biz onu daha organik nasıl besleyebiliriz, onun için neler yapabiliriz diye düşündük. Daha sonra köye yerleşmeye karar verdik. Buranın onun için daha iyi olduğunu düşünüyoruz. Tabii onun da kararı önemliydi. Ona sorarak bu kararı aldık. O daha çok istedi. Bu hastalığa yakalandıktan sonra gürültü, kalabalık gibi şeylerden rahatsız oluyordu. Burası onun için çok iyi oldu. Tavuklarımız, kedimiz, köpeğimiz, hayvanlarımız var. Onlarla vakit geçiriyor. Hatta bazen 'anne, iyi ki gelmişiz buraya' diyor. Şekerini burada takip etmek daha kolay oldu. Bir karar verdik. Buraya geldik. Hep beraber olalım, ayrılmayalım, onunla ilgilenelim istedik. Oradaki hayatımızı bırakıp tamamen çok farklı bir hayat kurduk" şeklinde konuştu. "İnek sağamadığım için gelip yardım ettiler" Köy yaşamını komşularının yardımlarıyla öğrendiklerini dile getiren anne Karasu, "Çok yeniyiz. Bir sene oldu. İstanbul'da doğup büyümüş kişileriz. Eşim ve ben hiç köy hayatı yaşamadık, daha önce hiç ineklerimiz olmadı. Hatta biz inekleri aldığımızda, ahıra satın aldığımız kişiye bağlattık. Çünkü ineklere yaklaşamıyorduk. Ondan sonra köylüler bize çok yardım etti. İnek sağamadığım için gelip yardım ettiler. Ela'nın şeker tüketmemesine buradaki çocuklar daha çok dikkat ediyor, o yemiyor diye onlar da yemiyorlar. Daha iyi bir samimiyet ortamı var" ifadelerini kullandı. "Buradaki arkadaşlarım ve köy çok güzel" Ailesiyle birlikte köye taşındığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Ela Karasu da, "İstanbul'da da mutluydum ama oradaki arkadaşlarım benim bu şeker hastalığımı pek umursamıyorlardı. Buradaki arkadaşlarım ve köy çok güzel. Köyü seviyorum. Her şey daha doğal. Peynir de yiyebiliyorum. Şeker seviyemi yükseltmiyor. Burada annem yapıyor ve ben yiyorum. İçinde ne olduğunu biraz daha biliyorum. Tereyağını İstanbul'da sevmezdim ama annemin yaptığı tereyağını sevmeye başladım. Bazen tavuklara yem veriyorum, yumurtalarını topluyorum, kapılarını açıyorum, babamla hayvanları otlatmaya gidiyorum, buzağıları seviyorum, süt içiriyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.