Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kastamonu

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kastamonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kastamonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kızları için İstanbul’u bırakıp köye yerleştiler, bambaşka bir hayat yaşamaya başladılar Haber

Kızları için İstanbul’u bırakıp köye yerleştiler, bambaşka bir hayat yaşamaya başladılar

Turgut ve Dilek Karasu çifti, tip 1 diyabet hastalığına yakalanan 8 yaşındaki kızlarının daha doğal bir hayat yaşaması için 30 yıldır yaşadıkları İstanbul'daki yaşamlarını bırakarak köye yerleşti. Daha önce köy hayatıyla ilgili bilgileri olmayan aile, Kastamonu'nun İhsangazi ilçesinde çiftçilik 1 yıldır çiftçilik yapıyor. İstanbul'da yaklaşık 30 yıl yaşayan Turgut ve Dilek Karasu çiftinin 10 yaşındaki kızları Ela'ya 2 yıl önce tip-1 diyabet teşhisi konuldu. Kızlarının hastalığı sebebiyle İstanbul'da zorlandığını fark eden aile köye yerleşmeye karar verdi. İstanbul'da yaşarken, izin günlerini değerlendirmek için Kastamonu'nun İhsangazi ilçesine bağlı Kanlıgöl köyünde bir arsa satın alan aile, buraya yerleşmeye karar verdi. Arsadaki evlerinin yanına ahır inşa ettiren aile, büyükbaş hayvan ve tavuklar satın alarak süt, peynir, tereyağı, yumurta üretmeye başladı. 1 yıldır köyde hayvancılık yapıp bahçede doğal ürünler yetiştiren aile, İstanbul'un stresinde uzak bir hayat sürüyor. Daha önce hiç ineğe dokunmadıklarını ifade eden Turgut ve Dilek Karasu çifti, köye ilk taşındıklarında komşularının yardımıyla her şeyi öğrendiklerini ifade etti. "Çiftliğimizi daha da büyütmek istiyoruz" Daha önce 15 yıl boyunca bankacılık yaptığını dile getiren 39 yaşındaki Turgut Karasu, "30 sene İstanbul'da yaşadık. Kastamonu'nun İhsangazi ilçesine bağlı Kanlıgöl'de yedi sene önce bir arsa almıştık. İstanbul'da çalıştığımız dönemde izin günlerimizde buraya gelirdik. Kafa dinlemek, şehrin gürültüsünden, kalabalığından uzaklaşmak için gelip giderdik. 10 yaşında kızım var. 8 yaşında tip-1 diyabet hastalığına yakalandı. Şeker hastalığını öğrenmiş olduk. Bu tabii ki bizim için çok üzücü bir durum oldu. Daha önce böyle bir hastalığın olduğunu bilmiyorduk. Sonra kızım için burayı tercih ettim. Daha doğal hayat, iklim şartları, daha temiz havanın kızım için daha iyi, uygun olacağını düşündüm. İstanbul'da kalabalık, stres, trafik, yoğunluk çocuğu etkiliyordu. Burası da bizim için uygundu. Yerleşmiş bulunduk. Tam bir senedir burada yaşıyoruz. Taşındığımızda 'ne yapabiliriz' diye düşündük. Ufak çaplı bir ahır yaptık, yan tarafa bahçemizi yaptık. Kendi organik sebzemizi, meyvelerimizi üretmek amaçlı böyle bir yola koyulduk. İnşallah Allah nasip ederse çiftliğimizi daha da büyütmek istiyoruz. Hayvan sayımızı daha da artırmak istiyoruz" dedi. "Burası kızımıza da iyi geliyor" Çocuğunun köyde daha mutlu olduğunu dile getiren Karasu, "Kendi sütümüzü yapıyoruz, kendi yoğurdumuzu yapıyoruz, kendi tavuklarımız var. Her şeyimizi kendimiz yapıyoruz. Kızımız için köy mü daha iyi, şehir mi daha iyi düşündüğümüzde, köyde biraz daha hareketli. Bahçeye çıkıyor, annesine ve bana yardım ediyor, hayvanlarımıza bakıyor. Burası kızımıza da iyi geliyor" diye konuştu. "Oradaki hayatımızı bırakıp tamamen çok farklı bir hayat kurduk" Kızı için taşındıkları köyde çok mutlu olduklarını dile getiren Dilek Karasu ise, "Kızımız tip-1 diyabete yakalandı. Tip-1 diyabete yakalanınca biz onu daha organik nasıl besleyebiliriz, onun için neler yapabiliriz diye düşündük. Daha sonra köye yerleşmeye karar verdik. Buranın onun için daha iyi olduğunu düşünüyoruz. Tabii onun da kararı önemliydi. Ona sorarak bu kararı aldık. O daha çok istedi. Bu hastalığa yakalandıktan sonra gürültü, kalabalık gibi şeylerden rahatsız oluyordu. Burası onun için çok iyi oldu. Tavuklarımız, kedimiz, köpeğimiz, hayvanlarımız var. Onlarla vakit geçiriyor. Hatta bazen 'anne, iyi ki gelmişiz buraya' diyor. Şekerini burada takip etmek daha kolay oldu. Bir karar verdik. Buraya geldik. Hep beraber olalım, ayrılmayalım, onunla ilgilenelim istedik. Oradaki hayatımızı bırakıp tamamen çok farklı bir hayat kurduk" şeklinde konuştu. "İnek sağamadığım için gelip yardım ettiler" Köy yaşamını komşularının yardımlarıyla öğrendiklerini dile getiren anne Karasu, "Çok yeniyiz. Bir sene oldu. İstanbul'da doğup büyümüş kişileriz. Eşim ve ben hiç köy hayatı yaşamadık, daha önce hiç ineklerimiz olmadı. Hatta biz inekleri aldığımızda, ahıra satın aldığımız kişiye bağlattık. Çünkü ineklere yaklaşamıyorduk. Ondan sonra köylüler bize çok yardım etti. İnek sağamadığım için gelip yardım ettiler. Ela'nın şeker tüketmemesine buradaki çocuklar daha çok dikkat ediyor, o yemiyor diye onlar da yemiyorlar. Daha iyi bir samimiyet ortamı var" ifadelerini kullandı. "Buradaki arkadaşlarım ve köy çok güzel" Ailesiyle birlikte köye taşındığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Ela Karasu da, "İstanbul'da da mutluydum ama oradaki arkadaşlarım benim bu şeker hastalığımı pek umursamıyorlardı. Buradaki arkadaşlarım ve köy çok güzel. Köyü seviyorum. Her şey daha doğal. Peynir de yiyebiliyorum. Şeker seviyemi yükseltmiyor. Burada annem yapıyor ve ben yiyorum. İçinde ne olduğunu biraz daha biliyorum. Tereyağını İstanbul'da sevmezdim ama annemin yaptığı tereyağını sevmeye başladım. Bazen tavuklara yem veriyorum, yumurtalarını topluyorum, kapılarını açıyorum, babamla hayvanları otlatmaya gidiyorum, buzağıları seviyorum, süt içiriyorum" dedi.

14 Temmuz hava tahmin raporu Haber

14 Temmuz hava tahmin raporu

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son değerlendirmelerine göre, ülkenin kuzey kesimleri ile Akdeniz’in Toroslar mevkiinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Batı Karadeniz’de sıcaklıklar düşerken, Güney Ege kıyılarında kuvvetli rüzgar uyarısı yapıldı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü 14 Temmuz Salı gününe ilişkin hava tahmin raporunu yayımladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye’nin kuzey kesimleri ile Akdeniz’in parçalı ve yer yer çok bulutlu olacağını, Marmara’nın doğusu, Akdeniz’in Toroslar mevkii, Karadeniz (Bayburt çevreleri ve Trabzon’un kıyı kesimleri hariç) ile Kırklareli, Çankırı ve Ardahan çevrelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğini açıkladı. Yağışların özellikle Kastamonu, Karabük ve Sinop’un batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Batı Karadeniz’de hava sıcaklıklarının 2 ila 6 derece azalacağı, diğer bölgelerde ise önemli bir değişiklik olmayacağı bildirildi. Hava sıcaklıklarının, Batı Karadeniz'de 2 ila 6 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgarın genellikle kuzey, güneydoğu kesimlerde güney yönlerden hafif ve orta kuvvette, Güney Ege kıyılarında ise kuzey ve kuzeybatı yönlerden 40-60 km/saat hızla kuvvetli esmesi bekleniyor. KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI Yağışların, Kastamonu, Karabük ve Sinop'un batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI Rüzgarın, Güney Ege kıyılarında kuzey ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Şapka Devriminin 100. Yılına Özel Balo Haber

Şapka Devriminin 100. Yılına Özel Balo

Altın Ceylan’da düzenlenen organizasyona BUSADER Federasyonu Başkanı Zerrin Özgüle, Federasyon Yönetim Kurulun üyeleri, Bursa BUSADER Başkanı Fatma Akalp ve Sanart BUSADER Başkanı Sinem Uğurgün ile dernek üyeleri, Rotary Bölge Govörnörü Adnan Sözeri, KAS-DER Şube Başkanı Selime Babayiğit, Kastamonu Şapka Müzesi Müdürü İlknur Ayman, Bursa’daki Rotary Kulüplerinin başkanları ile çok sayıda üye katıldı. Konukların şapka sergisi ile karşılandığı, vals gösterisi ile başlayan gecede konuşan BUSADER Federasyonu Başkanı Zerrin Özgüle, “Bugün burada şapka devriminin 100. yılını kutluyoruz. Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından yapılan bu devrim sadece bir kıyafet devrimi değil; düşünce yapısında, çağdaşlaşma yolunda atılmış güçlü bir adımın göstergesidir. Aradan geçen 100 yıllık süreç bize göstermiştir ki gerçek devrimler kıyafetlerde değil, zihinlerde ve kalplerde yaşar. Şu anda bize düşen ise bu devrimleri yaşamak, yaşatmak ve gelecek nesillere en doğru şekilde aktarmaktır” şeklinde konuştu. Konuşmasında BUSADER Federasyonu olarak çalışmalarından da bahseden Zerrin Özgüle, “Eğitimden, sağlığa, sosyal sorumluluktan kültürel faaliyetlere kadar, cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü güçlü bir gelecek köklerine sahip çıkan toplumlarla mümkündür. Bu anlamlı gecede geçmişin izlerini saygıyla anarken, cumhuriyetimizin aydınlık yarınlarına olan inancımızı da bir kez daha tazeliyoruz. Organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı. Etkinlik, Kastamonu El İşi Kadın Kooperatifi tarafından yapılan ve sergilenen şapkaların defilesiyle devam etti. Defilenin sonunda; Türk bayrağı renklerinde ve ay-yıldız motifli şapkalar giyen grup, Türk Bayrağı açtı. Program, Atatürk Araştırmacısı ve Yazar İlknur Güntürkün Kalıpçı’nın şapka devriminin önemini anlatan sunumunun ardından gerçekleşen canlı müzik performansı ile son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.