Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kaşıntı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kaşıntı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaşıntı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Islak mayo hastalıklara davetiye çıkartıyor Haber

Islak mayo hastalıklara davetiye çıkartıyor

Yaz mevsimi ile birlikte deniz ve havuz kullanımı da artarken, deniz ve havuz keyfi bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar deniz ve havuzdan çıktıktan sonra uzun süre ıslak mayo ile oturmanın sağlık açısından riskleri olabileceğini belirterek, bu durumun idrar yolu enfeksiyonları, mantar enfeksiyonları gibi enfeksiyonlara yol açabileceğini kaydetti. Yaz aylarında en sık yapılan yanlışlardan birisinin ıslak mayoyu üzerimizde kurutmak olduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Müzeyyen Uyanık, havuz ya da denizden çıkar çıkmaz değişim yapıp kuru yedek mayo kullanmak vajinal enfeksiyon sıklığını azaltacağını söyledi. Hemen her yaz döneminde sıklığı artan vajinal enfeksiyonlar, vajinal bölgede akıntı, kaşıntı, koku, yanma, cinsel ilişki sırasında ağrı gibi şikayetlerle kendini gösterdiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Kadın Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Müzeyyen Uyanık, "Kadınlara rahatsızlık veren bu şikayetler önlenebilir. Bu yolda uzman önerilerine uymak önem taşımaktadır. Vajinal temizlik yaparken mutlaka önden arkaya doğru temizlik yapılmalıdır. Çünkü, arka bölgedeki bakteriler vajina girişinde enfeksiyon artışı açısından tehdit oluşturur. Yazın kapalı kalan genital bölgenin ıslak ve nemli olması vajinal enfeksiyonda artışa yol açmaktadır. Bu sebeple günlük iç çamaşırı değiştirilmeli, enfeksiyon durumunda ise değişim sıklığı artırılmalı, günde birkaç kez değişim uygun olmaktadır. İç çamaşırı tercihimiz hava alan pamuklu iç çamaşırı yönünde olmalı ve mümkünse ütülenmelidir. Her bireyin cilt yapısı farklı olmakla birlikte parfümlü koku içeren ürünler alerji, ciltte kuruluk, tahrişe yol açabilir. Bu da enfeksiyonu tetikleyebilir. Deterjan tercih ederken parfümlü ürünlerden kaçınmak gereklidir. Yaz aylarında genital bölgedeki tüylerden bazen hızlıca kurtulmak gerekebilir. Sık sık genital bölgeye tüyler sebebiyle uygulama yapmak şart olabilmektedir. Bu durumda kullanılan jilet maalesef ki kıl köklerinde iltihaplanmalara, apselere yol açabilmektedir. Bu nedenle ağda ve lazer epilasyon tercih etmek daha doğru bir seçenek olacaktır" dedi. Son zamanlarda akıntı olacağı korkusu ile günlük ped tercihi artmış durumda fakat saatte bir olacak kadar sık değişim yapılamadığında, genital bölgede ıslaklık ve nem ortamı arttığı için vajinal enfeksiyonlarda artışa yol açtığını belirten Uyanık, "Sık değişim yapılamayacaksa günlük ped kullanımını önermemekteyiz. Yaz aylarında en sık yapılan yanlışlardan biridir ıslak mayoyu üzerimizde kurutmak. Havuz ya da denizden çıkar çıkmaz değişim yapıp kuru yedek mayo kullanmak vajinal enfeksiyon sıklığını azaltacaktır. Pamuklu giysiler hava alması daha rahat olduğu için tercih edilmeli ve dar giysilerden kaçınmalıyız. Genital bölge temizliğinde vajinal ph dengesini bozmamak adına vajinal duştan kaçınmalıyız. Ph dengesi uygun vajinal dezenfektanlar kullanılabilir. Adet döneminde kullanılan ped değişim sayısı arttırılmalıdır. İlişki sırasında kondom kullanımı da her iki bireyi enfeksiyonlardan korumak için tercih edilmelidir" diye konuştu.

İSİLİK GEÇMEZSE HEKİME BAŞVURULMALI Haber

İSİLİK GEÇMEZSE HEKİME BAŞVURULMALI

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte sıcaklıkların artmasının, çocuklarda ve özellikle bebeklerde bazı sağlık sorunlarının daha sık görülmesine neden olduğunu, bunların başında ise halk arasında oldukça yaygın olarak bilinen isiliğin geldiğini söyleyen Uzm. Dr. Ufuk Sevgican, isiliğin gelişim süreçlerine ve yol açtığı olumsuz durumlara dikkat çekti. Özellikle bebeklerde bu cilt problemiyle daha sık karşıladığını vurgulayan Uzm. Dr. Sevgican, isiliğin her yaşta görülebilmekle birlikte oluşum mekanizmasının ter bezi kanalları ile ilişkili olduğunun altını çizdi. Uzm. Dr. Sevgican, “İsilik, ter bezi kanallarının sıcak hava, aşırı nem ve yoğun terleme nedeniyle tıkanması sonucunda oluşur. Bebeklerin cilt gözenekleri yetişkinlere göre daha dar olduğu için ter kanalları daha kolay tıkanmakta, ter deri yüzeyine ulaşamayarak deri altında birikmektedir. Çocukta huzursuzluğa ve kaşıntıya neden olarak yaşam konforunu olumsuz etkileyebilir. İsilik bulaşıcı bir hastalık değildir” dedi. İsilikten korunmak için dikkat edilmesi gereken konulara değinen Uzm. Dr. Sevgican, özellikle kıyafet seçimi ve çevresel faktörlerin korunmadaki önemine işaret ederek, bu noktada öncelikle çocukların mevsime uygun, ince ve pamuklu kıyafetler giymesinin sağlanması gerektiğini, sentetik kumaşlar ve dar giysilerin terlemeyi artırarak isilik oluşumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti. Dr. Ufuk Sevgican, “Çocuklar doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalı, açık havada bulunurken gölge alanlar tercih edilmelidir. Terleme sonrasında banyo yaptırılması ve cildin temiz tutulması da önemlidir” diye konuştu. Bebeklerin alt bakımı ve isilik oluştuğunda sergilenecek yaklaşımlar hakkında da bilgi veren Uzm. Dr. Sevgican, “Bez kullanan bebeklerde bez sık sık kontrol edilmeli ve cildin uzun süre nemli kalmasına izin verilmemelidir. İsiliğe sebebiyet veren etkenler ortadan kaldırıldığında genellikle birkaç gün içerisinde kendiliğinden geçecektir. Çocuğun serin ve kuru bir ortamda bulunması sağlanmalı, dar kıyafetler yerine pamuklu ve bol giysiler tercih edilmelidir. Uygun nemlendirici ve serinletici losyonlar cildin rahatlamasına yardımcı olabilir” şeklinde konuştu. Uzm. Dr. Sevgican ayrıca, tıbbi muayene eşiklerine ve genel koruyucu tedbirlere değinerek, sözlerini şöyle tamamladı: “Çoğu isilik vakası birkaç gün içinde kendiliğinden düzelmektedir. Ancak döküntülerde artış olması, ciltte tahriş veya iltihaplı görünüm gelişmesi ya da çocuğun yoğun kaşıntı nedeniyle ciddi rahatsızlık yaşaması durumunda mutlaka bir çocuk hekimine başvurulmalıdır. Yaz aylarında alınacak basit önlemlerle çocuklarımızı isilikten korumak ve sıcak günleri daha sağlıklı geçirmek mümkündür.”

GÜNEŞ KEYFİ KABUSA DÖNÜŞMESİN! Haber

GÜNEŞ KEYFİ KABUSA DÖNÜŞMESİN!

Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşe Nur Saygı, güneş alerjisinin, kişinin güneş ışığına maruz kalmasının ardından ciltte döküntü ve çeşitli belirtiler geliştirmesiyle ortaya çıkan bir durum olduğunu belirterek, özellikle yaz aylarının başlangıcında şikâyetlerin arttığını söyledi. Uzman Dr. Ayşe Nur Saygı, “Güneş alerjisi her zaman basit bir güneş hassasiyeti değildir. Bazı kişilerde yalnızca hafif kaşıntı ve kızarıklık görülürken, bazı hastalarda günlük yaşamı kısıtlayan ciddi reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Özellikle belirtiler sık tekrarlıyorsa dermatoloji değerlendirmesi önemlidir” dedi. Her güneş reaksiyonu aynı değil Güneş alerjisinin farklı türleri bulunduğunu ifade eden Uzman Dr. Ayşe Nur Saygı, bazı reaksiyonların genetik yatkınlıkla ilişkili olabileceğini, bazılarının ise kullanılan ürünler nedeniyle ortaya çıkabildiğini söyledi. Güneşe maruz kaldıktan birkaç saat sonra küçük kabarcıklar ve kızarıklıklarla görülen polimorf ışık erüpsiyonunun özellikle kadınlarda ve açık tenli kişilerde daha sık görüldüğünü belirten Dr. Ayşe Nur Saygı, bazı ilaçlar, güneş kremleri, makyaj ürünleri ve parfümlerin güneş ışığıyla etkileşime girerek fotoalerjik reaksiyonlara neden olabileceğini ifade etti. Solar ürtiker adı verilen bazı güneş alerjisi türlerinde ise birkaç dakika içinde kurdeşen benzeri döküntüler gelişebildiğini vurgulayan uzman isim, bu tablonun nadiren ciddi sistemik belirtilere yol açabileceğini kaydetti. Kaşıntı, kızarıklık ve yanma hissi en sık belirtiler arasında Güneş alerjisinin belirtilerinin güneşe maruz kaldıktan dakikalar, saatler hatta günler sonra ortaya çıkabileceğini ifade eden Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşe Nur Saygı, şikâyetlerin güneşte kalma süresine, ışığın yoğunluğuna ve kişinin cilt yapısına göre değişebildiğini söyledi. Ciltte kızarıklık, kaşıntı, kabarcıklar, kurdeşen benzeri döküntüler, şişlik, pullanma ve yanma hissinin sık görüldüğünü belirten Dr. Ayşe Nur Saygı, bazı hastalarda sızıntılı yaralar ve kabuklanmaların da oluşabileceğini ifade etti. Uzman Dr. Ayşe Nur Saygı, “Döküntüler çoğunlukla güneşe maruz kalan bölgelerde görülür. Ancak bazı alerji türlerinde cildin farklı bölgeleri de etkilenebilir. Nadiren baş dönmesi, mide bulantısı, nefes darlığı ve bayılma gibi daha ciddi belirtiler gelişebilir” diye konuştu. Bazı ilaçlar riski artırabiliyor Güneş alerjisinin herkeste görülebileceğini ancak bazı kişilerin daha yüksek risk altında olduğunu belirten Uzman Dr. Ayşe Nur Saygı, aile öyküsünün yanı sıra kullanılan bazı ilaçların da güneşe duyarlılığı artırabileceğini söyledi. Özellikle antibiyotikler, mantar ilaçları, bazı antihistaminikler, doğum kontrol hapları, kolesterol ilaçları ve akne tedavisinde kullanılan retinoidlerin güneşe karşı hassasiyeti artırabileceğini belirten Dr. Ayşe Nur Saygı, ilaç kullanan kişilerin güneş maruziyetine karşı daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Güneşten korunma en etkili yöntem Güneş alerjisinde en etkili yaklaşımın korunma olduğunu ifade eden Uzman Dr. Ayşe Nur Saygı, özellikle güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini söyledi. Sabah 10.00 ile öğleden sonra 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş temasından kaçınılmasını öneren Dr. Ayşe Nur Saygı, geniş kenarlı şapka, uzun kollu kıyafetler ve koruyucu aksesuarların kullanılmasının faydalı olduğunu belirtti. Uzman Dr. Ayşe Nur Saygı, “En az 30 SPF içeren güneş koruyucular düzenli kullanılmalı ve iki saatte bir yenilenmelidir. Özellikle terleme veya yüzme sonrası tekrar uygulanması önemlidir” ifadelerini kullandı. Şiddetli belirtilerde vakit kaybetmeyin Güneş alerjisinin çoğu zaman basit önlemlerle kontrol altına alınabildiğini söyleyen Uzman Dr. Ayşe Nur Saygı, güneş sonrası gelişen ciddi halsizlik, göğüs ağrısı, nefes alma güçlüğü, bayılma ya da yaygın döküntü durumunda acilen tıbbi destek alınması gerektiğini belirtti. Uzman Dr. Ayşe Nur Saygı, “Güneş sonrası gelişen her döküntü basit bir güneş yanığı olmayabilir. Tekrarlayan reaksiyonlarda uzman değerlendirmesi, doğru tanı ve uygun tedavi açısından büyük önem taşır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.