Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kartepe

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kartepe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kartepe haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2 yeğenini öldüren amca: "Ağabeyim 'Çocuklarımın gözünü kan bürümüş, cellat olmuşlar' diyerek beni uyardı" Haber

2 yeğenini öldüren amca: "Ağabeyim 'Çocuklarımın gözünü kan bürümüş, cellat olmuşlar' diyerek beni uyardı"

Olay, 10 Temmuz 2025 tarihinde Kartepe ilçesi Fatih Sultan Mehmet Mahallesi Gazi Caddesi'ndeki tek katlı evde meydana geldi. İddiaya göre, aile içinde çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Olayda amca Fesih Y.'nin ateş açması neticesinde yeğenleri Gazi Zafer Y. ve Güven Y. ile Makul S. yaralandı. Makul S. kendi imkanlarıyla hastaneye giderken, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde, Gazi Zafer Y. ile Güven Y. isimli kardeşlerin hayatını kaybettiğini tespit etti. Olaya ilişkin amca Fesih Y. ile Dilaver Y. ve K.Y. gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğinde tamamlanan işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden K.Y. savcılıkça, Dilaver Y. de sevk edildiği hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Fesih Y. ise tutuklandı. Sanık 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle yargılanıyor Fesih Y. hakkında 2 kez tasarlayarak kasten öldürme ve olası kastla yaralama suçundan açılan dava, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Fesih Y. ve taraf avukatları katıldı. Pişman olduğunu söyleyen sanık Fesih Y., "Olayın bu noktaya geleceğini tahmin etmiyordum. Biz 8 erkek kardeş inşaat işi yapıyoruz. Gazi çok sinirli, agresif biriydi, babasını bile dinlemiyordu, diğer kardeşi de öyle. Bu sebeple Dilaver ağabeyim kendisine yardımcı olmak için 3-4 milyon para da vermişti, işini kurmasına yardımcı olmuştu. Olaydan 1 sene kadar önce şantiyede Gazi ile tartıştık, bana hakaret etti, boğazıma bıçak tuttu. Ağabeyim Dilaver araya girdi, beni eve gönderdi. Maktullerin babası Mustafa ağabeyimle konuştuk, konuyu kapatmamı istedi. Daha sonra barıştık, ona kin beslemedim" diye konuştu. "Gazi İstanbul'dan silah aldı" Dilaver ile evlerinin bitişik olduğunu söyleyen sanık Fesih Y., "Olaydan 2 gün önce Mustafa ağabeyim beni aradı, evden çıkmamamı istedi, "Gazi İstanbul'dan silah aldı. Dilavere de söyle, kendinizi öldürtmeyin, dışarı çıkmayın' dedi. Gazi, Dilaver ile onun arkasından konuştuğumuzu düşündüğü için bize kin beslemiş. Daha sonra Dilaver ağabeyimi aradım ve olanları anlattım. Evde otururken uzaktan akrabamız Maksut geldi. Mustafa ağabeyimin üzüldüğünü, çocuklarına laf geçiremediğini söyledi. Daha sonra Mustafa'nın annesi Cahide geldi. O da durumdan endişe duyduğunu ifade etti. Gazi benim canım ciğerimdi" şeklinde konuştu. "Çocuklarımın gözünü kan bürümüş, cellat olmuşlar, onları durduramıyorum" Mal paylaşımı için babasını Ağrı'dan çağırdığını söyleyen sanık Fesih Y., "Maksut olay günü beni telefonla arayarak, 'Ofise gelme, Gazi geldi, rahat durmuyor' dedi. Akşam dayımı aradım, kimse olmadığını söyleyince ofisime gittim. Ağabeyim Mustafa'nın elini öpmeye gittim. Mustafa ağabeyim, 'Çocuklarımın gözünü kan bürümüş, cellat olmuşlar, onları durduramıyorum' dedi. Ertesi gün, olayın yaşandığı tarihte babam olayları çözmek için Ağrı'dan geldi. Evin bahçesinde hep beraber oturduk. Erol, Maksut, Dilaver, Mustafa hepimiz vardık. Mustafa ağabeyim, Dilaver ağabeyime sarıldı, 'Siz ofise gelmeyerek büyük olayı engellediniz, çocuklarıma laf geçiremiyorum' dedi. Daha sonra ölen 2 yeğenim de geldi. Gazi sürekli elini beline götürüyordu. Bu durumu dayıma söyledim. Dayım Gazi'ye, 'Ne istiyorsunuz?' dedi. Gazi, dayıma bağırdı, dayım geri çekildi. Ben de içeri gidip silahımı belime koydum. Daha sonra Gazi, 'Dağılın lan, burayı patlatacağım' dedi ve elini beline atıp silahı çıkarınca ben de kendisine ateş ettim. Güven ve Makul'e silah sıkmam söz konusu değil. Dilaver ve babamdan onları öldürmem konusunda bir talimat almadım. Çok pişmanım, keşke ben ölseydim. Onların sıkacaklarını düşündüğüm için sıktım. Keşke ben ölseydim de onlar ölmeseydi" ifadelerini kullandı. Katılan vekili, maktullerde hiçbir silah olmadığını, bunun olay yeri raporu ile mevcut olduğunu belirterek, avukatlarının sanık Fesih Y.'nin rahatsız olduğunu söyleyerek tahliye talebine ise maktullerin babasının böbreği ile yaşamını sürdürdüğü cevabını verdi. Mahkeme heyeti, gelecek celse tanıkların dinlenmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.

Kazakistanlı fenomenler Kocaeli'nin turizm rotalarını keşfetti Haber

Kazakistanlı fenomenler Kocaeli'nin turizm rotalarını keşfetti

Kocaeli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin de yer aldığı tanıtım çalışmaları çerçevesinde kente gelen sosyal medya fenomenleri ağırlandı. İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Taşdelen'in de katıldığı programda konuklar, kentin öne çıkan turizm destinasyonlarını ziyaret ederek bölgenin doğal, tarihi ve kültürel değerlerini yakından tanıma fırsatı buldu. Fenomenlerin ziyaret sırasında hazırlayacağı içeriklerle Kocaeli'nin uluslararası dijital platformlarda daha geniş kitlelere tanıtılması hedefleniyor. Yetkililer, yürütülen çalışmalarla Kocaeli'nin turizm potansiyelinin yurt dışında daha fazla tanınmasının, kentin uluslararası görünürlüğünün artırılmasının ve turizm hareketliliğine katkı sağlanmasının hedeflendiğini belirtti. Kurumlar arası iş birliğiyle Kocaeli'nin uluslararası turizm alanında daha görünür hale getirilmesine yönelik tanıtım çalışmalarının sürdürüleceği bildirildi. Kocaeli'nin öne çıkan turizm rotaları Sanayi kenti kimliğiyle tanınan Kocaeli, doğal güzellikleri, tarihi mirası ve kıyı şeridiyle de önemli bir turizm potansiyeli barındırıyor. Özellikle Kartepe, kış aylarında kayak turizmiyle, Maşukiye ise ormanları, dereleri ve doğayla iç içe mekanlarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Kartepe Teleferik ise Derbent ile Kuzuyayla Tabiat Parkı arasında sunduğu manzaralı yolculukla bölgenin turizm imkanlarına yeni bir seçenek ekliyor. Ormanya Doğal Yaşam Parkı, doğal yaşam alanları ve yürüyüş parkurlarıyla öne çıkarken, Kuzuyayla Tabiat Parkı manzarası ve mesire alanlarıyla doğaseverlere alternatif sunuyor. Kanyonları ve zengin doğal yapısıyla dikkati çeken Ballıkayalar Tabiat Parkı doğa yürüyüşü ve kaya tırmanışı tutkunlarını ağırlıyor. Kocaeli'nin Karadeniz kıyısındaki Kandıra ilçesi de turizm açısından öne çıkan bölgeler arasında yer alıyor. Kerpe, Kefken ve Pembe Kayalar, denizi, kıyı oluşumları ve doğal manzaralarıyla özellikle yaz aylarında ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında bulunuyor. Tarih ve kültür turizmi açısından ise İzmit'teki birçok konak, Kasr-ı Hümayun Saray Müzesi, Saat Kulesi ve Tarih Koridoru kentin geçmişine ışık tutuyor.

Kadın muhtarlara sıfır atık eğitimi Haber

Kadın muhtarlara sıfır atık eğitimi

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin İzmit’teki Muhtarhane binasında düzenlenen programa Kocaeli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ÇED Şube Müdürü Tuğba Yılmaz, Çevre Mühendisi Banu Saygın Çeliker, Büyükşehir Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı yetkilileri ve kadın muhtarlar katıldı. Kadın muhtarların yoğun ilgi gösterdiği seminerde, Türkiye’de ve dünyada yürütülen sıfır atık çalışmalarından örnekler paylaşıldı. Atıkların ayrıştırılması, geri dönüşümün yaygınlaştırılması ve mahallelerdeki sıfır atık toplama noktalarının kullanımı hakkında bilgi verildi. Mahallelerdeki çevre sorunları konuşuldu Toplantıda kadın muhtarların mahallelerinde karşılaştıkları çevre sorunları ve sıfır atık uygulamalarına ilişkin talepleri dinlendi. Çevre kirliliğinin önlenmesi, atıkların doğru şekilde toplanması ve vatandaşlarda çevre bilincinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Muhtarların mahalle sakinleriyle doğrudan iletişim kurmaları nedeniyle çevre çalışmalarının yaygınlaştırılmasında üstlendikleri role dikkat çekildi. Sanayi kentinde çevre için güç birliği Sanayi kenti Kocaeli’de çevrenin korunması ve sıfır atık bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla valilik, büyükşehir belediyesi, sivil toplum kuruluşları ve sanayi kuruluşlarının iş birliğiyle çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Projesi de atıkların azaltılması ve geri dönüşümün yaygınlaştırılmasında önemli bir yer tutuyor. İzmit, Kartepe, Körfez, Başiskele, Derince ve Gölcük ilçelerinden kadın muhtarların katıldığı seminerlerin ikinci etabının önümüzdeki hafta Gebze bölgesinde devam etmesi planlanıyor.

Ormanya'da yetiştiler, Kuzuyayla'da özgürlüğe koştular Haber

Ormanya'da yetiştiler, Kuzuyayla'da özgürlüğe koştular

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve yaban hayatının güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi'nin doğal yaşam merkezi Ormanya'da özenle yetiştirilen kızıl geyikler, Kızıl Geyik Yerleştirme Projesi kapsamında doğal yaşam alanlarına kavuşuyor. Projenin yeni aşamasında 9 kızıl geyik daha Kuzuyayla'da doğaya salınırken, 2024-2025 döneminde doğayla buluşturulan 30 geyikle birlikte toplam sayı 39'a yükseldi. "Kocaeli'yi çocuklarımıza miras bırakmayı hedefliyoruz" Kızıl geyiklerin doğaya salınmasının yalnızca bir yaban hayatı projesi olmadığını, ekolojik dengenin korunması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması açısından da büyük önem taşıdığını belirten Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, doğal yaşamdan kopuşun insanlığı ciddi risklerle karşı karşıya bıraktığına dikkat çekti. Şehir yaşamının yoğun temposu içinde vatandaşların huzurunu ve yaşam kalitesini artırmaya çalışırken gelecek nesilleri de unutmadıklarını ifade eden Başkan Büyükakın, "Bütün konsantrasyonumuz, hemşehrilerimizin rahat etmesi ve huzurlu olması. Bir yandan bugün hayatı kolaylaştıracak işler yaparken diğer yandan çocuklarımızın yarın mutlu bir şekilde yaşayacakları Kocaeli'yi onlara miras bırakmayı hedefliyoruz. Bu emaneti çocuklarımıza bırakmak için çalışıyoruz. Yaban hayatını korumak ve sürdürülebilirliğine katkıda bulunmak, insanoğlunun yapabileceği en bilgece davranışlardan biri" diye konuştu. "İklim değişikliği artık iklim krizine dönüştü" Küresel iklim krizinin uzun yıllardır bilim insanları tarafından gündeme getirildiğini hatırlatan Büyükakın, insanlığın doğayla kurduğu ilişkiyi yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı. Büyükakın, "1990'ların sonunda ve 2000'lerin başında akademisyenler küresel iklim değişikliğiyle ilgili uyarılar yapmaya başlamıştı. Birleşmiş Milletler de bu uyarıların ciddiye alınması için çeşitli konferanslar düzenledi. Küresel iklim değişikliği olarak ifade edilen mesele, bugün artık iklim krizine dönüştü. İnsanoğlu, doğadaki varoluşunu sürdüremeyeceği şekilde hareket ediyor. Böyle yaşamaya devam edersek nehirdeki son balık tükendiğinde paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacağız" ifadelerini kullandı. "Karbon emisyonunu azaltmak zorundayız" Küresel iklim krizinin etkilerinin yerel ölçekte de hissedildiğini belirten Başkan Büyükakın, Kartepe bölgesinde metrekareye 150-200 kilogram yağış düştüğünü, yürütülen çalışmalar sayesinde büyük çaplı zararların önüne geçildiğini ifade etti. İklim krizinin etkilerini azaltmak için küresel ölçekte somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Büyükakın, su kıtlığı, gıda krizleri ve zorunlu göç gibi tehlikelere dikkat çekti. Büyükakın, "İklim krizi bu şekilde devam ederse su kıtlığı ve gıda krizleri yaşanacağı, insanların zorunlu göçe maruz kalacağı yönünde raporlar var. İnsanoğlu böyle devam ederse kendine yaşayacak alan bulamayacak. Geleceğin dünyasına ilişkin projeksiyonlar, tadı değişen meyveleri bile bulamayabileceğimizi gösteriyor. Bu gidişata karşı tedbir almak zorundayız" dedi. "Bütün çalışmalarımızın temelinde doğayı korumak var" Büyükşehir belediyesinin çevre ve altyapı yatırımlarının bütüncül anlayışla yürütüldüğünü belirten Başkan Büyükakın, denizlerin ve nehirlerin temizlenmesinden kanalizasyon yatırımlarına kadar pek çok çalışmanın ekolojik dengenin korunmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Büyükakın, "Denizi temizlerken de nehirlere balık bırakırken de altyapı ve kanalizasyon çalışmaları yaparken de aslında bütün bu hikayeyi düşünerek hareket ediyoruz. Meseleye bu açıdan baktığımızda yaptığımız çalışmalar anlam kazanıyor. İnsanoğlu, ekosistemin döngüsünü tam olarak hesap edemiyor. Yaban hayatını korumaya yönelik çalışmalarımızda kızıl geyiklerin de bu ekosistemin önemli bir parçası olduğunu gördük. Onlar, ormanın doğal döngüsüne katkı sağlayacak" diye konuştu. "Doğayı tahrip etmeden var olmalıyız" Doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesinin insanlığın geleceğini tehdit ettiğini belirten Büyükakın, üretim ve tüketim alışkanlıklarının değişmesi gerektiğini vurguladı. Doğayı korumanın yalnızca hayvanları doğal yaşam alanlarına bırakmaktan ibaret olmadığını ifade eden Büyükakın, "Yaptıklarımız, 39 geyik bırakmaktan ibaret değil. Doğayı tahrip etmeden ihtiyaçlarımızı karşılamak, yok etmeden var etmek gerekiyor. Bir taraftan tarım yapmak için ormanları yok ediyor, diğer taraftan gıda israfıyla kaynaklarımızı tüketiyoruz. Oysa doğal dengeyi korumadan geleceğimizi güvence altına alamayız" şeklinde konuştu. "Biz geyik muhabbeti yapmıyoruz" Doğanın korunması için yerel yönetimlerin çabalarının tek başına yeterli olmayacağını, toplumun bütün kesimlerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Başkan Büyükakın, çevre çalışmalarının günlük tartışmaların ötesinde değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Büyükakın, "Tek başımıza yaptıklarımızla bu iş hallolmaz. Ama biz kızıl geyikleri doğaya salmaya, nehirlere balıkları bırakmaya devam edeceğiz. Birilerinin de bu sürece ayak uydurması gerekiyor. Önce insanları ikna etmemiz, bunun için de düşünce biçimimizi değiştirmemiz lazım. Biz bunları yaparken önümüze engel çıkarılmaması gerekiyor. Biz geyik muhabbeti yapmıyoruz, ülkemizin geleceği için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Kısır tartışmalarla geleceğimizi kaybetmemeliyiz" Çevreyi korumaya ve şehirleri daha yaşanabilir hale getirmeye yönelik çalışmaların ortak bir sorumluluk olarak sahiplenilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Büyükakın, sözlerini şöyle tamamladı: "Gündemin kısır tartışmalara dahil edilmesiyle topyekün memleketi kaybediyoruz. Bu çalışmaların tüm memleket tarafından sahiplenilmesi için anlatmaya devam edeceğiz. Dünyanın ve ülkemizin uzun vadeli hayrına olacak güzel işlere imza atıyoruz." "kızıl geyikler kartepe'nin güzelliğine değer katıyor" Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman ise "Samanlı Dağlarımızda o güzel geyiklerimizi doğaya salıyoruz. Birçok program ve turizm faaliyeti gerçekleştiriyoruz ancak bunların içindeki en doğal olanı kızıl geyiklerin salınması. Kartepe'nin güzelliğine ne kadar değer katıyor. Mavinin, gölün ve doğanın güzelliğini, canlı çeşitliliğini koruyarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu. kuzuyayla'da yaban hayatı ve turizm birlikte gelişiyor Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürü Fahrettin Ulu, kızıl geyiklerin Samanlı Dağları bölgesine salınmasının yaban hayatının korunması ve geliştirilmesi açısından önem taşıdığını belirtti. Çalışmanın bölgenin turizm potansiyeline de katkı sağlayacağını ifade eden Ulu, "Asıl amacımız, kış turizmi, ekoturizm ve doğa yürüyüşlerinin yapıldığı bu bölgede geyik üretimini desteklemek ve bilimsel veriler ışığında doğayı korumak. Geçen yıl Kuzuyayla'yı 300 bin kişi ziyaret etti. Yapılan yatırımlarla bu sayının 2-3 katına çıkacağını öngörüyoruz" dedi. Ormanya'dan doğal yaşama uzanan koruma projesi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje, bölgede kızıl geyik popülasyonunun güçlendirilmesini hedefliyor. Ormanya'da yetiştirilen ve bakımları titizlikle gerçekleştirilen geyikler, gerekli hazırlıkların ardından doğal yaşam şartlarına uygun alanlara bırakılıyor. Samanlı Dağları ve Kandıra ormanları başta olmak üzere uygun yaşam alanlarına yönelik çalışmalarla bölgenin biyolojik çeşitliliğinin desteklenmesi amaçlanıyor. Ormanya, kızıl geyiklerin yuvası oluyor Ormanya, kızıl geyiklerin bakımının yapıldığı, üremelerinin ve korunmalarının desteklendiği önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Ormanya'da 2024 yılında 17 kızıl geyik yavrusu dünyaya gelirken, kızıl geyik üretiminde yaklaşık yüzde 20 artış sağlandığı bildirildi. Merkezde yürütülen çalışmalar, yaban hayatının devamlılığına ve kızıl geyiklerin doğal yaşam alanlarında varlıklarını sürdürmelerine katkı sağlıyor. Hedef, sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaban hayatı Projede kızıl geyik sayısını artırmanın yanı sıra genetik çeşitliliğin korunmasına da önem veriliyor. Ormanya'daki sürülerde yürütülen çalışmalarla baskın erkek bireylerin değiştirilmesi ve yakın akraba çiftleşmesi riskinin azaltılması hedefleniyor. Böylece doğaya bırakılan geyiklerin uzun vadede sağlıklı bir popülasyon oluşturmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.

Çamaşırhane cinayetinde istenen cezalar belli oldu Haber

Çamaşırhane cinayetinde istenen cezalar belli oldu

Olay, 26 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Kartepe ilçesi Köseköy Mahallesi Kartal Sokak'ta meydana geldi. Çamaşırhanede çalışan yabancı uyruklu şahıslar arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüşürken, Abdolraouf Gorgani hayatını kaybetti, Muhammadsafa A. ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Olaya ilişkin Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro ekipleri tarafından, iş yeri çalışanlardan Mehdi B. (29), Golbahar P. ve Ali K. (19), Raouf P. yakalanarak gözaltına alındı. Mevcutlu olarak Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edilen şüpheliler, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma süresinde Ali K., dava süresinde ise Golbahar P. tahliye edildi. "Abdolraouf ile aramızda husumet yoktu" Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanıklar Mehdi B. ve Raouf P., tutuksuz sanıklar Golbahar P. ve Ali K. ile avukatları katıldı. Maktul Abdolraouf Gorgani'ye yönelik 'kasten öldürme' suçundan yargılanan Raouf P., Abdolraouf ile aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını savunarak, "Olay gecesi Golbahar yanımıza gelerek Abdolraouf'un Ali'yi dövdüğünü söyledi. Olaya müdahale etmek için yanlarına gittik ancak kapı kapalıydı. İçerden Abdolraouf, Ali'ye 'Uyuşturucuyu neden çantana koydun?' diye bağırıyordu. Kapıyı açmasını söyledik açmayınca Mehdi kapıyı kırdı. Abdolraouf, Mehdi'ye 'Sen karışma, odadan çık' dedi. Mehdi çıkmayacağını söyleyince Abdolraouf onun yakasına yapıştı ve yumruk attı" dedi. "Bıçak Abdolraouf'un şah damarına geldi" Yaşanan olay sonrası kavga çıktığını söyleyen Raouf P., savunmasına şöyle devam etti: "Bunun üzerine kavga etmeye başladılar. Benim hiçbir şekilde Abdolraouf'a eylemim olmadı. Biz sadece odada onları kavgayı ayırmaya çalıştık. Daha sonra koridora çıktılar ve kan gördüm. Mehdi'nin bıçak çıkarttığını gördüm ama sapladığını görmedim. Abdolraouf'ta bıçak görmedim. Kan görünce korkuyla kaçmaya başladık. Kaçmamın sebebi Türkiye'de oturum iznimin olmamasından kaynaklıydı. Kaçtığımızda Mehdi bana, 'Bıçak Abdolraouf'un şah damarına geldi. Ölüp ölmediğini bilmiyorum' dedi. Abdolraouf'un Ali'yi odaya alıp kızma sebebi memleketten gelen eşyalarının arasından uyuşturucu çıkmasıymış. Suçsuzum, beraatimi istiyorum." "Kendimi kurtarmak amacıyla sadece bıçağı savurdum" Öldürme kastının olmadığını savunan Mehdi B. de "Abdolraouf beni bıçakladı, kendimi kurtarmak amacıyla sadece bıçağı savurdum. Olaya dahil olmamın sebebi sadece Ali'yi Abdolraouf'tan korumaktı. Odaya girdiğimde Abdolraouf'un Ali'ye tekme ve tokat ettiğini gördüm. Olay sebebiyle çok pişmanım" şeklinde konuştu. Tutuksuz sanık Golbahar P. ise önceki savunmalarını tekrar ettiğini söyleyerek suçlamaları kabul etmedi. "Abdolraouf bana birkaç kez tokat attı, başka bir şey yapmadı" Tutuksuz sanık Ali K. ise savunmasında, "İş yerinde çalışan İbrahim, memleket izninden dönünce eşyalarımı getirmesini istemiştim. İbrahim eşyalarımı getirince içinden uyuşturucu çıkmış. İbrahim, bunu fotoğraflayıp Abdolraouf'a yollamış. Abdolraouf da durumu bana sordu. Uyuşturucunun bana ait olmadığını söyledim. Abdolraouf bana birkaç kez tokat attı, başka bir şey yapmadı. Kapı kırılınca da bana bir eylemde bulunmadı. Mehdi içeri girince Abdolraouf ona yöneldi, 'Çık dışarı' dedi. Mehdi, ustabaşımız olduğu için 'Bu benim elemanım, senin onunla ne işin olabilir?' dedi. Mehdi dışarı çıkmayınca Abdolraouf onun yakasına yapıştı yumruk attı. Bunun üzerine kavga başladı. Raouf'un maktule vurduğunu hiç görmedim. Abdolraouf'ta da bıçak görmedim" ifadelerini kullandı. 2 sanık için hapis, 2 sanık için beraat istendi Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, Mehdi B.'nin Abdolraouf Gorgani'yi kasten öldürme suçundan müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca Mehdi B.'nin Muhammadsafa A.'yı öldürmeye teşebbüs suçundan 10 yıldan 18 yıla kadar hapis ve 6136 sayılı Kanun kapsamında ayrıca cezalandırılmasını istedi. Raouf P. hakkında ise Abdolraouf Gorgani'nin öldürülmesine iştirak suçundan 15 yıldan 18 yıla kadar, Muhammadsafa A.'nın öldürülmesine teşebbüse iştirak suçundan ise 6 yıl 8 aydan 12 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Mütalaada Ali K. ve Golbahar P.'nin ise kasten öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarından ayrı ayrı beraatleri istendi. Sanık avukatlarının mütalaaya karşı savunmalarının alınmasının ardından mahkeme heyeti, sanıkların mevcut hallerinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.

Destici: "Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında bütün şüphelerin ortadan kaldırılacağına inanıyoruz" Haber

Destici: "Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında bütün şüphelerin ortadan kaldırılacağına inanıyoruz"

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde düzenlenen "Birlik Buluşması" programında yaptığı konuşmada, merhum Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili açıklamalarda bulundu. Destici, "17 yıl boyunca bu işin takipçisi olduk. Ortadaki bütün şüpheler kaldırılacak, bu meselede kastı ya da kusuru olanlar hukuk önünde mutlaka hesap verecektir" dedi. Büyük Birlik Partisi Kartepe İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen "Birlik Buluşması" programı, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin katılımıyla gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu programda partililere ve vatandaşlara hitap eden Destici, başta Muhsin Yazıcıoğlu dosyası olmak üzere terörle mücadele, "Terörsüz Türkiye" süreci, millî birlik ve beraberlik ile 12 Eylül darbesi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Kartepelileri ve Kocaelilileri selamlayarak başlayan Destici, programın düzenlenmesinde emeği geçen teşkilat mensuplarına teşekkür etti. "17 yıl boyunca bu işin takipçisi olduk" Konuşmasının önemli bölümünü Muhsin Yazıcıoğlu’na ayıran Destici, merhum BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu ile birlikte helikopter kazasında hayatını kaybedenleri rahmet, minnet ve şükranla andı. Yazıcıoğlu’nun 17 yıl önce meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybettiğini hatırlatan Destici, BBP olarak kazanın ardından başlatılan adli süreçlerin takipçisi olduklarını söyledi. Destici, "Bizim adımız Büyük Birlik. Rahmetli Muhsin Başkanımızı, şehit liderimizi rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Biliyorsunuz, 17 yıl önce bir helikopter hadisesinde kendisini kaybettik. Muhsin Başkanımızı ve onunla birlikte şehit olan arkadaşlarımızı bir kere daha rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyorum" dedi. Yazıcıoğlu dosyasının yıllardır takip edildiğini belirten Destici, soruşturma kapsamında iki kez takipsizlik kararı verildiğini, ancak yapılan girişimler sonucunda bu kararların kaldırıldığını ifade etti. Destici, "Büyük Birlik Partisi ve geride bıraktığı dava arkadaşları olarak ailelerle birlikte 17 yıl boyunca bu işin takipçisi olduk. Dosyaya iki defa takipsizlik kararı verildi, bunları kaldırttık. Soruşturmalar ve mahkemeler devam etti ancak bugüne kadar şüpheler tam anlamıyla aydınlatılamadı ve gerçek ortaya çıkarılamadı" diye konuştu. "Bütün şüphelerin ortadan kaldırılacağına inanıyoruz" Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın bütün yönleriyle aydınlatılması gerektiğini vurgulayan Destici, mevcut süreçten umutlu olduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kararlılığıyla faili meçhul olayların aydınlatılması yönünde çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Destici, Yazıcıoğlu dosyasının da bu kapsamda aydınlatılacağına inandığını dile getirdi. Destici, "Bu dönemde Cumhurbaşkanımızın takdirleri ve Adalet Bakanımız Akın Gürlek’in kararlılığıyla, sadece bizim yaşadığımız hadiseyle ilgili değil, Türkiye’deki bütün faili meçhullerin aydınlatılması için bir çaba ortaya konulmaktadır. Bu amaçla kurulan komisyon, görevlendirilen başsavcılıklar, başsavcı vekilleri ve dosya savcıları çok ciddi çalışmalar yürütmektedir" ifadelerini kullandı. Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği olayın da bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasını beklediklerini belirten Destici, "İnşallah şehit liderimiz Muhsin Başkanımızın ve onunla birlikte şehadete yürüyen arkadaşlarımızın şehadet süreçleri de bu dönemde aydınlatılacaktır. Ortadaki bütün şüpheler kaldırılacak, bu meselede kastı ya da kusuru olanlar hukuk önünde mutlaka hesap verecektir" dedi. "Terör örgütü şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz şekilde silah bırakmalıdır" Destici, konuşmasında Türkiye’nin terörle mücadelesine de değindi. Terör örgütünün silah bırakması ve kendisini feshetmesi gerektiğini belirten Destici, bunun herhangi bir şart veya pazarlık konusu yapılmaması gerektiğini söyledi. "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında devlet tarafından bir süreç başlatıldığını ifade eden Destici, "Terör örgütü şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz şekilde silah bırakacaksa bıraksın; bundan hepimiz mutluluk duyarız. Kendini feshedecekse hepimiz memnun oluruz" diye konuştu. Terör örgütünün geçmişte Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini savunan Destici, binlerce asker ve polisin yanı sıra öğretmen, imam, işçi, memur ve sivillerin terör saldırılarında hayatını kaybettiğini söyledi. Destici, "Bunlar bizim 40 yılımızı, binlerce canımızı çaldılar. Türk milletinin bunları affetmesi mümkün değildir. Şehitlerimizi ve gazilerimizi unutmamız mümkün değildir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin farklı kimlik ve kültürleri bünyesinde barındırdığına dikkat çeken Destici, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Destici, "Onlar ne yaparlarsa yapsınlar kardeşliğimizi bozamayacaklar. Türk, Kürt, Türkmen, Alevi ve Sünni bu ülkede bin yıldır nasıl birlikte, barış ve kardeşlik içerisinde yaşamışsa bundan sonra da Allah’ın izniyle yaşamaya devam edecektir" diye konuştu. "Milletin seçtiğini beğenmeme lüksümüz yok Demokrasilerde millî iradenin esas olduğunu belirten Destici, seçimle göreve gelenlere saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.Destici, "Milletimiz kimi seçmişse muhalefet de siyaset de buna razı olmak zorundadır. Milletin seçtiğini beğenmeme gibi bir lüksümüz olamaz. Seçimler demokrasinin vazgeçilmezidir" dedi. BBP’nin kuruluşundan bu yana millî iradenin yanında olduğunu belirten Destici, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz süreçlerinde darbelere karşı aynı duruşu sergilediklerini ifade etti. Program, konuşmaların ardından Karadeniz müziğinin sevilen sanatçılarından İsmail Türüt ile yerel sanatçıların sahne aldığı müzik programıyla devam etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.