Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Karın Ağrısı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Karın Ağrısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karın Ağrısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sessiz tehlike! Safra kesesi taşı... Haber

Sessiz tehlike! Safra kesesi taşı...

Safra kesesi taşı oluşumunda, safra içindeki kolesterolün artması, safra içindeki Bilirubin artışı ve safra kesesinin çeşitli nedenlerle hareketsizliğinin etkili olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu bu taşlar bazen kum tanesi kadar küçük, bazen de bir kaç santimetre büyüklüğüne ulaşabildiğini dile getirdi. Safra kesesi taşlarının her zaman belirti vermediğine dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, birçok kişinin bu taşlara sahip olduğunu fark etmeden yaşamını sürdürdüğünü belirterek, “safra kesesi taşı yada taşları hayatın bir döneminde ciddi sağlık sorunlarına neden olma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle ameliyat edilmelidir. Taşlar hareket ederek safra kesesinin ana safra yoluna açıldığı yerde ,yada ana safra yolunda tıkanıklığa neden olduğunda ağrı, iltihap ve ciddi komplikasyonlar gelişebilir” dedi. “Karnın sağ üst tarafındaki ağrıya dikkat” Safra kesesi taşlarının en sık görülen belirtisinin özellikle yemeklerden sonra ortaya çıkan karın ağrısı olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, “Özellikle yağlı veya ağır yemeklerden sonra karnın sağ üst kısmında başlayan ve sırta ya da mide bölgesine yayılabilen şiddetli ağrılar safra kesesi taşlarının habercisi olabilir. Halk arasında ‘safra kesesi krizi’ olarak bilinen bu durum bulantı ve kusma ile birlikte görülebilir. Ağrının uzun sürmesi, ateş ve titreme gibi belirtilerin eklenmesi ise acil değerlendirme gerektirir” şeklinde konuştu. Safra kesesi taşlarının küçük olması avantaj olmadığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, küçük taşların ana safra yoluna ( koledok ) düşüp tıkanıklık oluşturma riskinin daha yüksek olduğuna ve buna bağlı tıkanma sarılığı ( Mekanik İkter ) olabileceğini dikkat çekti. Safra taşlarının yalnızca ağrıya neden olmadığını ifade eden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, tedavi edilmeyen vakalarda safra kesesi iltihabı ( akut Kolesistit ) , safra yollarında enfeksiyon ( kolanjit) , pankreas iltihabı ( Pankreatit ) ve karaciğer sorunlarının gelişebileceğini belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, “Safra akışının engellenmesi sarılığa, enfeksiyonlara ve uzun vadede organ hasarına neden olabilir. Özellikle sürekli ağrı, gözlerde sararma, koyu renkli idrar veya yüksek ateş gibi belirtiler varsa zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır” diye konuştu. Açıklamasında, çok nadir de olsa safra kesesindeki taşların safra kesesi kanseri gelişimine neden olabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, “Her safra kesesi taşı olanda kanser yoktur ama safra kesesi kanserlerinde safra kesesindeki taşlarla birlikte olma oranı çok yüksektir. Kadınlarda daha sık görülüyor” dedi. Kadınlarda safra kesesi taşı görülme oranının erkeklere göre daha yüksek olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, hormonların bu durum üzerinde etkili olduğunu belirtti. Özellikle fazla kilo, diyabet, aile geçmişi, genetik faktörler ve hızlı kilo kaybının safra taşı riskini artırdığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, 40 yaş sonrası dönemde görülme sıklığının arttığını söyledi. Safra kesesi taşlarının oluşumunu tamamen önlemenin her zaman mümkün olmadığını ancak yaşam tarzı değişikliklerinin riski azaltabileceğini belirten Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, “Tüm gıda türlerini içeren, paketlenmiş yiyeceklerden uzak bir diyet uygulanmalıdır. Karbonhidrat ağırlıklı, yoğun yağlı kızartma içeren gıdalardan uzak durulmalıdır kızartma ve fast food tüketiminin sınırlandırılması, lifli besinlerin artırılması ve kontrollü kilo verilmesi safra kesesinde taş oluşmamasında koruyucu etkisi mevcuttur. Ayrıca düzenli egzersiz yapmanın safra kesesi taşı oluşmasını azalttığı görülmüştür” şeklinde konuştu. Uzmanından uyarı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, safra kesesi taşlarının çoğu zaman sessiz ilerlediğini belirterek açıklamasını şöyle tamamladı: “Karın sağ üst bölümünde tekrarlayan ağrı, bulantı ve hazımsızlık şikâyetleri göz ardı edilmemelidir. Erken tanı ile safra taşlarının yol açabileceği ciddi komplikasyonların önüne geçmek mümkündür. Safra kesesi taşlarının tedavisi kapalı (Laparoskopik ) yöntemle yapılan ameliyatlarla safra kesesinin taşlarla birlikte alınmasıdır. İşlemin amacı hastayı oluşabilecek risklerden korumaktır. Özellikle risk grubundaki kişilerin şikâyetleri olduğunda gecikmeden bir uzmana başvurması büyük önem taşır.”

Çocuklarda karın ağrısı tehlikeli olabilir Haber

Çocuklarda karın ağrısı tehlikeli olabilir

Çocuklarda sık görülen şikayetlerden biri olan karın ağrısı, bazen basit nedenlerden kaynaklanırken bazen de acil müdahale gerektiren ciddi hastalıkların habercisi olabiliyor. Uzm. Dr. Mehmet Şerif Arslan, özellikle şiddetli ve geçmeyen karın ağrılarında zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini belirtti. Karın ağrısı, çocukluk çağında aileleri en çok endişelendiren sağlık sorunlarının başında geliyor. Medipol Sağlık Grubu Çocuk Cerrahisi Bölümü'nden Uzm. Dr. Mehmet Şerif Arslan, karın ağrısının bazen kabızlık gibi basit nedenlerden kaynaklanabildiğini, bazen ise apandisit ve bağırsak düğümlenmesi gibi acil müdahale gerektiren hastalıkların habercisi olabileceğini belirtti. Bebeklerde bağırsak düğümlenmesi görülebiliyor Özellikle ilk bir yaşta görülen şiddetli karın ağrılarında bağırsak düğümlenmesinin akla gelmesi gerektiğini belirten Dr. Arslan, "İnvajinasyon olarak adlandırdığımız bu durum, bebeklerde ani başlayan şiddetli karın ağrısı ve safralı kusmayla kendini gösterebilir. Tanıda ultrason çoğu zaman yeterli oluyor. Hastaların büyük bölümünde cerrahiye gerek kalmadan tedavi uygulanabiliyor" dedi. İştahsızlıkla başlayan ağrı apandisit olabilir İki yaşından sonra çocuklarda acil karın ağrısının en sık nedenlerinden birinin apandisit olduğunu belirten Dr. Arslan, "Apandisit genellikle iştahsızlıkla başlar. Ardından geçmeyen karın ağrısı ortaya çıkar ve zamanla sağ alt karın bölgesine yerleşir. Muayene, kan tahlili ve ultrasonla tanı koyabiliyoruz. Günümüzde laparoskopik yöntemlerle oldukça konforlu ameliyatlar gerçekleştiriyoruz ve birçok hastamızı kısa sürede taburcu edebiliyoruz" diye konuştu. Karın ağrısına yol açan diğer acil durumlar arasında bağırsak dönmesi, erkek çocuklarda testis torsiyonu ve kız çocuklarda over torsiyonunun da bulunduğunu vurgulayan Dr. Arslan, bu durumların gecikmeden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kronik kabızlık en sık görülen nedenlerden biri Çocuklarda karın ağrısının en sık görülen nedenlerinden birinin kronik kabızlık olduğunu belirten Dr. Arslan, tedavi edilmeyen kabızlığın ilerleyen dönemde daha ciddi sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Dr. Arslan, "Basit gibi görünen kabızlık zamanında tedavi edilmezse dışkı kaçırma, idrar kaçırma, gündüz alt ıslatma ve psikolojik sorunlara kadar uzanan sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle çocukların tuvalet alışkanlıklarının doğru şekilde düzenlenmesi büyük önem taşıyor" dedi. Doğru tuvalet eğitimi tedavinin parçası Kronik kabızlık tedavisinde yalnızca ilaç kullanımının yeterli olmadığını belirten Dr. Arslan, "Muayene ve gerekli tetkiklerden sonra çocuklara doğru tuvalet alışkanlıklarını yeniden öğretiyoruz. Beslenme düzenini planlıyor, gerekli durumlarda medikal tedavi uyguluyoruz. Aile ve çocuğun iş birliğiyle kalıcı ve başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz" ifadelerini kullandı. Karın ağrısının her zaman basit bir şikâyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Arslan, özellikle şiddetli, tekrarlayan veya kusmanın eşlik ettiği durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.