Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kardiyoloji

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kardiyoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kardiyoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Frank işareti tek başına kalp hastalığı belirtisi değildir" Haber

"Frank işareti tek başına kalp hastalığı belirtisi değildir"

Komedyen Cem Yılmaz'ın yaşadığı sağlık sorunlarının ardından, kalp krizi belirtilerini önemseyerek vakit kaybetmeden hastaneye başvurmanın önemi yeniden gündeme geldi. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güngören, belirtiler konusunda vatandaşları uyarırken, kalp krizi habercisi olabileceği iddia edilen ‘Frank işareti'ne dair bilgiler verdi. Kalp hastalıkları, tüm dünyada ölümlerin başlıca sebepleri arasında yer alıyor. Dikkate alınmayan kalp krizi belirtileri, ölümle sonuçlanabiliyor. Medicana Ataköy Hastanesi'nden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güngören, kalp krizinde ilk belirtilerin hastadan hastaya değiştiğini ifade etti. Doç. Dr. Güngören, "Bazı hastalarda ilk belirti göğüs ağrısı iken bazı hastalarda nefes darlığı, bazı hastalarda ise bayılma, çarpıntı hissi olabiliyor. Büyük çoğunlukla hastalarda göğüs ağrısıyla başvuruları görüyoruz. Ama bazı yaşlı hastalar, şeker hastaları ve fiziksel nörolojik problemleri olan hastalarda bu ilk belirti kendini nefes darlığı ya da genel durumda birden bozulma şeklinde gösterebiliyor" dedi. "Gerekli görülürse en geç 2 saat içinde anjiyo uyguluyoruz" Hastaların çoğunlukla göğsün ön bölgesinden başlayarak kola veya sırta yayılabilen ağrıyla acile başvurduğunu belirten Doç. Dr. Fatih Güngören, "EKG'lerini değerlendiriyoruz. EKG'de ST elevasyonu dediğimiz bir durum görürsek, bu hastaların acil olarak anjiyografiye alınması ve sorumlu damardaki tıkanıklığa müdahale edilmesi gerekiyor. Bu süreçte hedef, hastanın mümkün olan en kısa sürede, ideal olarak ilk tıbbi temastan itibaren 120 dakika içinde uygun tedaviye ulaştırılmasıdır. Bazı hasta gruplarında ise EKG'de bu değişikliği göremeyebiliyoruz. Bu hastalarda klinik değerlendirme, seri EKG ve kan testleriyle takip süreci yürütülebiliyor" şeklinde konuştu. "Farklı bir ağrı varsa bir an önce 112 aranmalı" Kalp krizi belirtilerinin her zamankinden farklı ve yoğun şekillerde kendini gösterdiğini belirten Doç. Dr. Güngören, "Kalp krizinde hasta her zamankinden farklı bir durumda kendini hisseder. Bu ağrı her zamankinden farklı bir ağrı, göğüs ön bölgesinde yanma, göğse bir şey oturuyormuş gibi ya da sıkıştırma gibi bir his olabilir. Her zamankinden çok daha farklı bir ağrı, beraberinde terleme, bulantı hissi, kusma hissi olabiliyor. Hastalar yolunda gitmeyen bir şeyi kendinde fark ettiğinde bir an önce 112'yi araması ya da bir an önce hastaneye başvurarak tam bir temas kurması gerekiyor" dedi. "Frank işaretiyle birlikte diğer belirtilere de bakmak gerekiyor" Özellikle sosyal medyada sıkça gündeme gelen, kulak memesindeki çizginin kalp hastalığı habercisi olabileceği yönündeki iddialara da değinen Doç. Dr. Fatih Güngören, "Frank işareti" olarak adlandırılan bu çizgiyle ilgili şu bilgileri verdi: "Yapılan bazı çalışmalarda, kalp damar hastalığı bulunan kişilerde kulak memesindeki ‘Frank işareti' olarak adlandırılan diagonal çizginin daha sık görüldüğüne ilişkin bir korelasyon ortaya konmuş. Bu nedenle özellikle Frank işareti bulunan kişilerin, ‘Kalp-damar problemim var mı?' veya ‘İleride kalp-damar problemi yaşar mıyım' endişesiyle bir kardiyoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesinde fayda olabilir. Ancak her Frank işareti bulunan hastanın kalp damarlarında problem olduğu sonucunu çıkarmak doğru değil. Hasta bu nedenle başvurduğunda, eşlik eden hastalıklarını ve diğer risk faktörlerini bir bütün olarak değerlendiriyoruz. Bunun sonucunda ileri bir damar görüntüleme yöntemine ihtiyaç olup olmadığına karar veriyoruz. Her Frank işareti bulunan hastaya anjiyo ya da koroner BT anjiyografi yapılması gerektiğini söylemek doğru bir yaklaşım değil. Öncelikle kişinin kardiyovasküler risklerini ortaya koymak gerekiyor." Hareketsiz yaşam, sigara ve alkol tüketimi önemli risk faktörleri Kalp-damar hastalıklarında risk faktörlerinin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Fatih Güngören, hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve ailede genç yaşta kalp krizi öyküsünün önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu söyledi. Sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi ve sedanter yaşam tarzının da kalp-damar sağlığını olumsuz etkileyebildiğini belirten Güngören, "Bunların hepsi bizim için önemli risk faktörleri. Kalp-damar hastalığı bulunan kişilerde bu risk faktörlerini daha sık görebiliyoruz. Dolayısıyla kişinin toplam kardiyovasküler riskini değerlendirirken bütün bu faktörleri birlikte ele almak gerekiyor" dedi. "Stres hormonları kalp krizine yatkınlığı artırabiliyor" Stresin kalp sağlığı üzerindeki etkisine de değinen Güngören, "Stres günlük hayatın bir parçası haline geldi. Stresin damarlar üzerindeki etkileri ve stres hormonlarının vücuttaki etkileri önemli. Adrenalin ve kortizol gibi stres hormonları tansiyonumuzu yükseltebilir, nabız sayımızı artırabilir. Damarlarımızda aterosklerotik bir plak varsa, yoğun stres ve buna eşlik eden fizyolojik değişiklikler bazı durumlarda plağın yırtılması ve pıhtı oluşumu gibi süreçlere katkıda bulunabilir. Bu nedenle stresi yönetmek kalp-damar sağlığı açısından da önemli" diye konuştu. "Erkekler 40 yaşından sonra, kadınlar menopoz döneminde kontrollere başlamalı" Düzenli kalp sağlığı kontrollerinin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Fatih Güngören, "Genel olarak önerimiz şu şekilde: Eğer ailede genç yaşta kalp krizi gibi bir risk öyküsü varsa bu kişileri 40 yaşını beklemeden değerlendirmek isteyebiliriz. Özellikle erken yaşta kalp-damar hastalığı öyküsü veya ailevi hiperkolesterolemi gibi durumlarda daha erken yaşlarda kontrol yapılması gerekiyor. Erkekler için genel olarak 40 yaşından sonra kardiyovasküler risk değerlendirmesi yapılmasını öneriyoruz. Kadınlarda ise menopoz dönemi ve sonrasında kalp-damar hastalıkları açısından risk faktörlerinin yeniden değerlendirilmesi önem taşıyor" diyerek sözlerini noktaladı.

Kalp krizi geçiren Cem Yılmaz'dan iyiyim mesajı Haber

Kalp krizi geçiren Cem Yılmaz'dan iyiyim mesajı

Çanakkale'de dün geçirdiği kalp krizi sonucu anjiyo olan ünlü komedyen Cem Yılmaz, sosyal medya hesabından hastane odasında fotoğrafıyla yaptığı paylaşımda, "Sağolun arkadaşlar iyiyim" mesajını verdi. Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy köyündeki yazlık evinde dün akşamüstü kalp krizi geçiren ünlü komedyen Cem Yılmaz, ÇOMÜ Hastanesinde anjiyo oldu. Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından Cem Yılmaz'a el bileğinden yaklaşık 40 dakikada gerçekleştirilen operasyonla balon ve stent işlemi yapıldı. Operasyon sonrası Cem Yılmaz'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Ünlü komedyen Cem Yılmaz, sosyal medya hesabından hastane odasında fotoğrafıyla yaptığı paylaşımda, "Sağolun arkadaşlar iyiyim mesajı vererek, "Tam Goranın çekimleri bitti, dedim ki şimdi iş bitince çıkar yorgunluğu, sette hiç belli etmez, kemiklerin ağrır iş bitince.. Dün kötü bi ağrı saplandı göğsüme sırtıma , eve gidip yatsam hala yatıyor olurdum. Ayvacık da ilk hastanede, burada Çanakkale de ki arkadaşlarıma teşekkür ederim, edeceğim sonra detaylı. Soran eden gelen herkese teşekkür ederim ..Sağlık bakanımız da sağ olsun geçmiş olsun dileklerini iletmiş. Tüm sağlık dünyası zaten beni sever ne mutlu neyse. Kötü bir gün geçirdim vesselam. Doktorlar stresten uzak durun dedi. Güldüm :) yine abi az iç diyen, saçı kesti yeni imaj diyenlere bir sözüm var siz olmasanız kalp krizi de olmazdı hayatta:) Sevenlere tekrar tekrar teşekkür ederim. Sağlıklı olun inşallah" ifadelerine yer verdi.

Cem Yılmaz'ın son durumu... Haber

Cem Yılmaz'ın son durumu...

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy köyündeki yazlık evinde dün akşamüstü kalp krizi geçiren ve hastaneye kaldırılan ve ardından anjiyo olan Cem Yılmaz'a stent ve balon takılarak operasyonu gerçekleştiren Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit, "Cem Bey'in sağlık durumu şu an gayet iyi. Kalp krizinin beklediğimiz komplikasyonlara gelişme ihtimaline karşı yoğun bakımda duruyor. Damardan giden hala kan sulandırıcı ilaçları var. Genel durumu böyle iyi gitmeye devam ederse akşam üzeri 24 saatini doldurunca servis şartlarında kendisini takip edeceğiz. Bir iki gün içinde de sağlıcakla evine uğurlarız" dedi. Cem Yılmaz'ı ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini ileten ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu ise, "Genel sağlık durumu gayet iyi. Şükürler olsun. Hatta espri yapıyor gayet iyi bir şekilde" diye konuştu. Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy'deki yazlık evinde dün kalp krizi geçiren ünlü komedyen Cem Yılmaz, ÇOMÜ Hastanesinde anjiyoya alındı. Cem Yılmaz'a, el bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlem yapıldı. Cem Yılmaz'ın tedavisine ÇOMÜ Hastanesinde devam ediliyor. ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arda Aydın, Genel Sekreter Oğuz Ünal ve Prof. Dr. Ercan Akşit ile Cem Yılmaz'ı ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Ziyaretin ardından açıklama yapan ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, "ÇOMÜ Hastanesindeyiz. Dün itibariyle Ayvacık'ta kalp krizi geçirmiş Cem Bey. Tabi hızlı bir şekilde öncelikle Ayvacık Devlet Hastanesinde gerekli müdahalelere çok iyi bir şekilde yapılıyor. Sonrasında saat sekiz buçuk gibi üniversitemize intikal ediyor. O anda zaten Ayvacık'tan haber bize ilk geldiği anda biz gerekli acil servisi, kardiyoloji uzmanlarımız, hocalarımız gerekli çalışmaları yapıyorlar. Cem Bey'i hızlıca karşılıyoruz. Hemen müdahale ediliyor. Söz konusu problem yaşayan, sorunlu olan damarlarına Ercan Akşit hocamız ve ekibi tarafından çok başarılı bir müdahale ediliyor. Şükürler olsun şu an için iyi. Biz biraz önce Rektör Yardımcımız, Ercan Hocamız, Sayın Genel Sekreterimizle birlikte hep birlikte ziyaret ettik. Genel sağlık durumu gayet iyi. Şükürler olsun. Hatta espri yapıyor gayet iyi bir şekilde. Tabii sağlığa yapılan yatırım önemli. Biz de sayın hocalarımızdan gelen talepler doğrultusunda anjiyo cihazımızı yenilemiştik. Şükürler olsun yeni cihazım sayesinde atlattık. Kontrol altında. Eğer her şey yolunda giderse hocam zaten gerekli açıklamayı yapacak birazdan. Servisi alacağız ve sağlığına inşallah kavuşacak. Allah beterinden korusun. Devletimizin imkanlarıyla tabii ki müdahale ettik. Çanakkale Onsekiz Üniversitesi Hastanesi tüm hekimleriyle birlikte bu konuda müdahale oldu. Ben hocalarımıza en başta emeklerinden dolayı çok çok teşekkür ediyorum. Ben burada tabii ziyaretten sonra Sayın Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu Bey'le de görüştüm. Kendilerinin selamı var. Konuyla ilgili sürekli takip, haberleşme halindeyiz" dedi. Cem Yılmaz'a anjiyo olup, stent ve balon takılarak operasyonu gerçekleştiren Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit ise, "Cem Bey'in sağlık durumu şu an gayet iyi. Kalp krizinin beklediğimiz komplikasyonlara gelişme ihtimaline karşı yoğun bakımda duruyor. Damardan giden hala kan sulandırıcı ilaçları var. Genel durumu böyle iyi gitmeye devam ederse akşam üzeri 24 saatini doldurunca servis şartlarında kendisini takip edeceğiz. Bir iki gün içinde de sağlıcakla evine uğurlarız" diye konuştu. Cem Yılmaz'ın abisi Can Yılmaz ise, sosyal medya hesabından Cem Yılmaz'ın sağlık durumuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Cem Yılmaz'ın durumu iyi. Geçirdiği kalp spazmının ardından gerekli müdahale vakit kaybetmeden yapıldı ve tedavi süreci başarıyla tamamlandı. Kendisi şu anda doktorlarının kontrolünde dinleniyor. Bu süreçte arayan, mesaj atan, dua eden ve iyi dileklerini gönderen herkese ayrı ayrı teşekkür ederiz" ifadelerine yer verildi.

"Ritim bozuklukları inme ve kalp yetersizliği riskini artırabilir" Haber

"Ritim bozuklukları inme ve kalp yetersizliği riskini artırabilir"

Prof. Dr. Enis Oğuz, tekrarlayan çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, halsizlik veya bayılma gibi şikâyetlerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Kalbin düzensiz atması her zaman masum bir durum değildir" dedi. Kalbin normalden hızlı, yavaş veya düzensiz çalışmasıyla ortaya çıkan ritim bozuklukları, toplumda sık görülmesine rağmen çoğu zaman basit bir çarpıntı olarak değerlendirilebiliyor. Oysa özellikle atriyal fibrilasyon gibi ritim bozuklukları, tedavi edilmediğinde kalp yetersizliği ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkma riskini artırabiliyor. Liv Hospital Ulus Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Enis Oğuz, tekrarlayan çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, halsizlik veya bayılma gibi şikâyetlerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. "Çarpıntının nedenini ortaya koymak önemli" Ritim bozukluklarının her hastada aynı şekilde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Enis Oğuz, "Bazı hastalar kalbin düzensiz attığını veya göğüste çırpınma hissini fark ederken, bazı hastalarda ritim bozukluğu herhangi bir belirti vermeden de ilerleyebilir. Özellikle çarpıntının tekrarlaması, beraberinde nefes darlığı, göğüs rahatsızlığı, baş dönmesi veya bayılma gibi belirtilerin bulunması durumunda kardiyolojik değerlendirme yapılması gerekir. Elektrokardiyografi, ritim takibi ve gerekli görülen ileri incelemelerle ritim bozukluğunun tipi ve tedavi gereksinimi belirlenebilir" dedi. "Atriyal fibrilasyonda tedavi kişiye özel planlanıyor" En sık görülen ritim bozukluklarından biri olan atriyal fibrilasyonun, kalbin kulakçıklarının düzensiz çalışmasına neden olduğunu ifade eden Prof. Dr. Oğuz, bu durumun yalnızca çarpıntıya yol açmadığını, bazı hastalarda pıhtı ve inme riskini de artırabildiğini belirtti. Prof. Dr. Enis Oğuz, "Atriyal fibrilasyon tedavisinde hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkları, ritim bozukluğunun süresi ve kalp fonksiyonları birlikte değerlendirilir. İlaç tedavilerinin yanı sıra uygun hastalarda elektrofizyolojik inceleme ve kateter ablasyon gibi girişimsel tedaviler de gündeme gelebilir. Atriyal fibrilasyon ablasyonunda amaç, ritim bozukluğuna yol açan elektriksel odakların kontrol altına alınması ve kalbin normal ritminin korunmasına yardımcı olmaktır" diye konuştu. "Kalp pili yalnızca kalbi yavaş atan hastalar için kullanılmıyor" Kalp pili uygulamalarının da ritim bozukluklarının tedavisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz, "Kalp pili denildiğinde yalnızca kalp hızının yavaşlaması akla gelmemeli. Bazı hastalarda kalbin elektriksel sistemindeki bozukluklar nedeniyle kalp pili tedavisi gerekebilir. Bunun yanında kalp yetersizliği bulunan ve kalbin odacıkları arasındaki kasılma uyumunun bozulduğu uygun hastalarda kardiyak resenkronizasyon tedavisi uygulanarak kalbin daha koordineli çalışması hedeflenebilir" ifadelerini kullandı. "Kalp sağlığında erken değerlendirme hayat kurtarabilir" Kalp çarpıntısı veya ritim düzensizliği yaşayan kişilerin şikâyetlerini ertelememesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Oğuz, "Kalp ritmindeki değişikliklerin nedeni basit bir tetikleyici olabileceği gibi daha ciddi bir kalp hastalığının belirtisi de olabilir. Özellikle yeni başlayan, uzun süren veya tekrarlayan çarpıntılarda altta yatan nedenin ortaya çıkarılması önemlidir. Erken tanı ve hastaya uygun tedavi yaklaşımı, hem yaşam kalitesinin korunmasına hem de olası komplikasyonların önlenmesine katkı sağlayabilir" dedi.

Kadınlarda kalp krizinin 8 işareti Haber

Kadınlarda kalp krizinin 8 işareti

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, kadınlarda kalp krizinin her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla ortaya çıkmayabileceğine dikkat çekerek; aşırı yorgunluk, hazımsızlık, çene ve sırt ağrısı, göğüste yanma, nefes darlığı, kol ağrısı ve bulantı gibi belirtilerin de önemsenmesi gerektiğini belirtti. Kalp krizinin belirtilerinin kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini belirten Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, özellikle kadınlarda bazı şikâyetlerin günlük yaşamda sık karşılaşılan sağlık sorunlarıyla karıştırılabildiğini söyledi. Koçaş, "Kalp krizi denildiğinde ilk akla gelen belirti göğüs ağrısı olsa da kadınlarda tablo her zaman bu kadar belirgin olmayabilir. Bazen aşırı yorgunluk, nefes darlığı, hazımsızlık veya sırt ağrısı gibi daha farklı yakınmalar ön plana çıkabilir. Bu nedenle ani başlayan ve kişinin alışık olmadığı belirtileri göz ardı etmemek önemlidir" dedi. Prof. Dr. Koçaş, kadınlarda kalp krizinin 8 belirtisini de sıraladı: 1. Aşırı yorgunluk: Günlük yoğunluğun ardından ortaya çıkan normal yorgunluk ile açıklanamayan ve kişinin günlük işlerini yapmakta zorlanmasına neden olan yoğun halsizliğin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Koçaş, özellikle kas güçsüzlüğü, nefes darlığı veya diğer belirtilerle birlikte görülen aşırı yorgunluğun dikkate alınması gerektiğini ifade etti. 2. Hazımsızlık: Kalp krizinin bazı kadınlarda mide rahatsızlığı veya hazımsızlık hissiyle ortaya çıkabileceğini belirten Koçaş, göğüs bölgesindeki yanma ve rahatsızlığın mide kaynaklı bir sorunla karıştırılabileceğini söyledi. Normalden daha şiddetli, uzun süren veya kişinin alışık olmadığı hazımsızlık benzeri şikâyetlerin önemsenmesi gerektiğini vurguladı. 3. Çene ve sırt ağrısı: Kalp kaynaklı ağrının yalnızca göğüs bölgesinde hissedilmediğine dikkat çeken Koçaş, ağrının çeneye, sırta, omuzlara ve bazen dişlere kadar yayılabileceğini belirtti. Özellikle ani başlayan ve belirgin bir nedeni bulunmayan çene veya sırt ağrısına başka belirtilerin eşlik etmesi durumunda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. 4. Göğüste yanma hissi: Kalp krizi sırasında oluşan rahatsızlığın bazı kişilerde reflüveya mide yanmasıyla karıştırılabileceğini ifade eden Koçaş, daha önce yaşanmamış şekilde aniden ortaya çıkan, dinlenmekle geçmeyen veya devam eden göğüste yanma ve baskı hissinin kalp kaynaklı olabileceğine dikkat çekti. 5. Nefes darlığı: Dinlenme sırasında ortaya çıkan nefes darlığının önemli bir uyarı işareti olabileceğini belirten Koçaş, "Bir kişi daha önce rahatlıkla yaptığı günlük aktivitelerde aniden nefes nefese kalmaya başladıysa veya otururken bile nefes almakta zorlanıyorsa bu durumu önemsemelidir. Nefes darlığı, göğüs ağrısı olmadan da kalp krizinde görülebilir" dedi. 6. Kol ağrısı: Kalp krizinde ağrının göğüsten kola doğru yayılabileceğini ifade eden Koçaş, sol kolda daha sık görülmekle birlikte her iki kolun da etkilenebileceğini söyledi. Ani başlayan, nedeni açıklanamayan kol ağrısının özellikle göğüste baskı, nefes darlığı veya bulantı gibi şikâyetlerle birlikte ortaya çıkması durumunda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. 7. Bulantı: Bulantının da kadınlarda kalp krizine eşlik edebilen belirtiler arasında yer aldığını söyleyen Koçaş, soğuk terleme, baş dönmesi ve sersemlik hissinin de tabloya eşlik edebileceğini ifade etti. Bu yakınmaların mide-bağırsak sorunlarıyla karıştırılabildiğini ancak diğer belirtilerle birlikte ve ani şekilde ortaya çıktığında dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. 8. Göğüs ağrısı ve sıkışma: Göğüs ağrısının kalp krizinin en bilinen belirtisi olduğunu belirten Prof. Dr. Koçaş, bu şikâyetin her zaman keskin bir ağrı şeklinde hissedilmediğinin altını çizdi. Göğüste baskı, sıkışma, ağırlık veya gerginlik hissinin de kalp krizinin habercisi olabileceğini söyledi. Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, "Özellikle ani başlayan göğüs ağrısı veya baskı, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı ya da kola, çeneye ve sırta yayılan ağrı gibi belirtilerin birkaçının bir arada görülmesi durumunda zaman kaybedilmemeli. Kalp krizinde erken müdahale, kalp kasında oluşabilecek hasarın sınırlandırılması açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.

Spora sağlıklı başlangıç: uzmanlardan çocuk ve gençler için kritik öneriler Haber

Spora sağlıklı başlangıç: uzmanlardan çocuk ve gençler için kritik öneriler

Çocuk ve gençlerin spora başlamadan önce kapsamlı sağlık kontrollerinden geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, spor öncesi değerlendirmelerin yalnızca performans açısından değil, sağlık risklerinin erken tespit edilmesi bakımından da büyük önem taşıdığını belirtti. Medicana Bursa Hastanesi uzmanları; kalp, göz, çocuk sağlığı ve kas-iskelet sistemi kontrollerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Çocukluk ve gençlik döneminde düzenli sporun fiziksel gelişimin yanı sıra özgüven, disiplin ve sosyal becerilere de katkı sağladığını belirten uzmanlar, bilinçsiz ve kontrolsüz yapılan antrenmanların ise sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Kalpteki sessiz risklere dikkat Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Dr. Bahattin Öncü, özellikle düzenli ve rekabetçi düzeyde spor yapan çocuklarda nadir de olsa ciddi kalp sorunları görülebileceğini ifade etti. Bazı kalp hastalıklarının günlük yaşamda herhangi bir belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Öncü, yoğun egzersiz sırasında ise ciddi sonuçların ortaya çıkabileceğini söyledi. Kardiyomiyopatiler, koroner damar anomalileri ve ritim bozukluklarının spor öncesi değerlendirmelerle önemli ölçüde fark edilebileceğini kaydeden Öncü, kardiyolojik muayene ve gerekli tetkiklerin sporla ilişkili ani sağlık risklerinin azaltılmasına katkı sağladığını belirtti. Başarıda göz sağlığının da payı büyük Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu ise sporcular açısından göz muayenesinin yalnızca görme keskinliğinin ölçülmesinden ibaret olmadığını söyledi. Spor sırasında hızlı algılama, çevresel farkındalık ve doğru görmenin performansı doğrudan etkilediğini ifade eden İpçioğlu, kapsamlı göz muayenesinin önemine dikkat çekti. Muayenelerde kırma kusurlarıyla birlikte retina ve kornea yapısı, kontrast duyarlılığı, derinlik algısı, çevresel görme alanı ve renk algısının da değerlendirilebildiğini aktaran İpçioğlu, özellikle temas sporlarında gözün yapısal özelliklerinin önem kazandığını belirtti. İlk değerlendirme çocuk hekiminden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ezgi Belhan Karadeniz, spora başlayacak çocukların ilk değerlendirmesinin çocuk hekimleri tarafından yapılmasının önem taşıdığını ifade etti. Bu süreçte çocuğun mevcut sağlık durumunun yanı sıra ailede bulunan hastalık öykülerinin ve genetik yatkınlıkların da göz önünde bulundurulduğunu belirtti. Ayrıntılı sağlık öyküsünün ardından boy, kilo, tansiyon ve nabız ölçümlerinin yapıldığını aktaran Karadeniz, kalp ve solunum sistemi muayenelerinin de gerçekleştirildiğini söyledi. İhtiyaç halinde EKG, akciğer grafisi, solunum fonksiyon testleri ve ilgili uzmanlık branşlarına yönlendirme yapılabildiğini kaydetti. Yanlış spor seçimi sakatlık riskini artırabilir Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Büşra Yeşil ise çocukluk döneminde kas ve iskelet sisteminin gelişiminin devam ettiğine dikkat çekti. Bu nedenle çocuğun fiziksel özellikleri dikkate alınmadan yapılan spor seçimi ve bilinçsiz antrenmanların sakatlık riskini artırabileceğini belirtti. Spor öncesi değerlendirmelerde duruş, omurga hizalanması, kas kuvveti ve dengesi, eklem hareket açıklığı ile esneklik düzeyinin incelendiğini belirten Yeşil, yürüyüş ve koşu analizleriyle de hareket bozukluklarının tespit edilebildiğini ifade etti. Her çocuğun fiziksel kapasitesinin ve gelişim sürecinin farklı olduğunu vurgulayan Yeşil, spor dalının da buna göre belirlenmesi gerektiğini söyledi. Uzmanlardan ailelere ortak çağrı Uzmanlar, çocukların spora başlamasında tek bir sağlık branşının değerlendirmesinin yeterli olmayabileceğine dikkat çekerek kardiyoloji, göz hastalıkları, çocuk sağlığı ve fiziksel tıp gibi farklı branşların gerektiğinde birlikte değerlendirme yapmasının önemini vurguladı. Spor öncesi kontroller sayesinde sağlık sorunlarının erken fark edilebildiğini, sakatlık risklerinin azaltılabildiğini ve çocuğun fiziksel özelliklerine uygun spor dalının belirlenebildiğini belirten uzmanlar, bilinçli şekilde planlanan sporun çocukların hem bugünkü sağlıklarına hem de gelecekteki yaşamlarına katkı sağlayacağını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.