Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kardiyoloji

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kardiyoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kardiyoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rekor sıcaklık uyarısı! Aşırı sıcaklar kalbi zorluyor Haber

Rekor sıcaklık uyarısı! Aşırı sıcaklar kalbi zorluyor

İstanbul Valiliği'nin yaptığı meteorolojik uyarıya göre kentte bugün yılın en sıcak gününün yaşanması bekleniyor. Hava sıcaklığının gölgede 34 dereceye, güneş altında ise 48 dereceye kadar ulaşabileceği, asfalt sıcaklığının 55 dereceyi bulabileceği ve yüksek nem nedeniyle hissedilen sıcaklığın 42 derece seviyelerine çıkabileceği bildirildi. Uzmanlar, özellikle günün en sıcak saatlerinde yaşlılar, kronik hastalığı bulunan bireyler ve kalp hastalarının zorunlu olmadıkça dışarı çıkmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte her geçen yıl daha da artan sıcaklıklar, yalnızca günlük yaşam konforunu değil, insan sağlığını da tehdit ediyor. Son yıllarda Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde etkisini gösteren sıcak hava dalgaları, özellikle kalp ve damar hastalıkları bulunan bireyler açısından önemli riskler oluşturuyor. Liv Hospital Ulus Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, aşırı sıcakların kalp krizi, kalp yetmezliği, ritim bozuklukları ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarının görülme sıklığını artırabileceğine dikkat çekiyor. "Sıcak hava kalbin iş yükünü artırıyor" Birçok kişi kalp krizlerini daha çok soğuk havalarla ilişkilendirse de bilimsel veriler, aşırı sıcakların da kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ortaya koyuyor. Yapılan araştırmalarda, sıcak hava dalgaları sırasında kardiyovasküler nedenlere bağlı ölümlerde yüzde 15 ila 20 oranında artış görülebildiği bildiriliyor. İnsan vücudunun ideal çalışma sıcaklığının yaklaşık 37 derece olduğunu belirten Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, hava sıcaklığının yükselmesiyle birlikte vücudun kendisini koruyabilmek için birtakım mekanizmaları devreye soktuğunu ifade etti. Prof. Dr. Çatakoğlu, "Yüksek sıcaklıklarda derideki damarlar genişler ve terleme artar. Vücut ısısını dengelemek amacıyla gelişen bu süreçte kalp, cilde daha fazla kan gönderebilmek için daha hızlı ve daha güçlü çalışmak zorunda kalır. Çok sıcak günlerde kalbin dakikada pompaladığı kan miktarı normalin birkaç katına kadar çıkabilir. Terleme ile birlikte gelişen sıvı ve elektrolit kaybı yerine konulamadığında ise kan yoğunlaşabilir, tansiyon düşebilir ve kalbin üzerindeki yük daha da artabilir" ifadelerini kullandı. "Özellikle bu hasta grupları risk altında" Aşırı sıcakların herkesi etkileyebileceğini ancak bazı bireylerde riskin çok daha yüksek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çatakoğlu; koroner arter hastalığı bulunanlar, stent veya by-pass operasyonu geçirenler, kalp yetmezliği ve hipertansiyon hastaları, kalp pili veya ICD taşıyanlar, atriyal fibrilasyon gibi ritim bozukluğu bulunan kişiler, 65 yaş üzerindeki bireyler ile diyabet ve böbrek hastalarının sıcak havalarda daha dikkatli olması gerektiğini belirtti. Özellikle idrar söktürücü kullanan hastalarda sıvı kaybının daha hızlı gelişebileceğini ifade eden Prof. Dr. Çatakoğlu, bazı tansiyon ilaçlarının da sıcak havaya uyum mekanizmalarını etkileyebileceğini belirterek, "İlaç dozlarında değişiklik yapılması gerekiyorsa bunun mutlaka hekim önerisiyle gerçekleştirilmesi gerekir" uyarısında bulundu. "Yaz aylarında kalbinizi koruyun" Kalp sağlığını korumak için yaz aylarında bazı basit ancak etkili önlemler alınabileceğini söyleyen Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, susamayı beklemeden düzenli aralıklarla su tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Çatakoğlu, kalp yetmezliği veya böbrek hastalığı bulunan bireylerin ise günlük sıvı tüketim miktarını mutlaka hekimleriyle birlikte belirlemesi gerektiğini ifade etti. İstanbul Valiliği'nin de vatandaşları uyardığı gibi günün en sıcak saatleri olan 11.00-17.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamasını öneren Prof. Dr. Çatakoğlu, yürüyüş ve egzersizlerin sabah erken saatlerde veya gün batımından sonra yapılmasının daha güvenli olduğunu belirtti. Çatakoğlu, sıcak havalarda egzersiz yoğunluğunun azaltılması, daha sık dinlenme molaları verilmesi ve bulunulan ortamın serin tutulması gerektiğini de sözlerine ekledi. Beslenmenin de sıcak havalarda önem kazandığını belirten Prof. Dr. Çatakoğlu; karpuz, kavun, salatalık, yoğurt, ayran, salata ve soğuk çorbalar gibi sıvı içeriği yüksek besinlerin tercih edilmesini önerdi. Ağır, yağlı ve yüksek kalorili öğünlerin ise vücut ısısını artırabileceğini ifade eden Çatakoğlu, ayrıca aşırı kahve tüketimi, enerji içecekleri ve alkolün vücuttaki sıvı kaybını artırabileceğini hatırlattı. Pamuklu, bol ve açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesi, ılık-soğuk duş alınması veya bilek, boyun ve dirsek içlerine serin kompres uygulanmasının da vücut sıcaklığını düşürmeye yardımcı olabileceğini belirten Prof. Dr. Çatakoğlu, özellikle yalnız yaşayan ileri yaş bireylerin sıcak havalarda düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. "Belirtileri göz ardı etmeyin" Baş dönmesi, çarpıntı, aşırı halsizlik, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma hissi ve bilinç bulanıklığı gibi belirtilerin sıcakla ilişkili ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, bu belirtilerin ortaya çıkması halinde kişinin vakit kaybetmeden serin bir ortama geçmesi, sıvı alması ve gerektiğinde acil sağlık hizmetine başvurması gerektiğini ifade etti. Çatakoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Özellikle göğüs ağrısı ve nefes darlığı kalp krizinin habercisi olabilir. Sıcak hava yalnızca rahatsızlık veren bir yaz sorunu değildir. Özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişiler için ciddi sağlık riskleri oluşturabilir. Yaz aylarında alınacak birkaç basit önlem, kalp krizi, ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği ataklarının önlenmesinde büyük fark oluşturabilir. Sıcakla mücadelede en güçlü ilaçlardan biri gölge, diğeri ise sudur."

Kalp krizi riski yaş sınırı tanımıyor! Haber

Kalp krizi riski yaş sınırı tanımıyor!

Son yıllarda özellikle genç yaşlarda yaşanan ani kalp ölümleri toplumda endişe yaratmaya devam ediyor. Herhangi bir sağlık sorunu olmadığı düşünülen genç bireylerde görülen ani ölümler, bu durumun nedenlerini ve alınabilecek önlemleri yeniden gündeme taşıyor. Nev Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, genç yaşta ani kalp ölümlerinin nedenleri ve korunma yolları hakkında önemli bilgiler verdi. “Ani Kalp Ölümü Her Yaşta Görülebilir” Ani kalp ölümünün tıbbi literatürde belirli kriterlerle tanımlandığını belirten Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, “Olaya tanık olunan vakalarda belirtilerin başlamasından itibaren 1 saat içinde, olayın tanığı olmadığı durumlarda ise kişinin hayatta son görülmesinden sonraki 24 saat içinde meydana gelen kalp kaynaklı doğal ölümler ani kalp ölümü olarak tanımlanır. Her yaş grubunda görülebilen bu durumun sıklığı yaş ilerledikçe artmaktadır” dedi. Ani kalp ölümünün görülme sıklığının yaşla birlikte arttığını ifade eden Özkeçeci, bebeklik ve çocukluk döneminde 100 bin kişide yaklaşık 1 vaka görülürken, bu oranın orta yaş grubunda 100 bin kişide 50 vakaya, 80’li yaşlarda ise 100 bin kişide 200 vakaya kadar ulaştığını söyledi. “Gençlerdeki Ani Ölümlerin Ardında Çoğu Zaman Ritim Bozuklukları Var” 40 yaşın üzerindeki bireylerde ani kalp ölümünün en sık nedeninin kalp krizi ve kalp damar hastalıkları olduğunu belirten Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, “Genç yaştaki ani ölümlerin arkasında ise çoğunlukla ritim bozuklukları yer alır. Bu ölümcül ritim bozukluklarının kaynağı genellikle genetik geçişli kalp hastalıklarıdır” diye konuştu. Genetik geçişli kalp hastalıklarının bazı durumlarda yapısal bozukluklara yol açtığını belirten Özkeçeci, “Yapısal bozukluklar kalbin içerisinde veya kalpten çıkarken kan akışında bozukluklara neden olabilir. Yapısal olmayan hastalıklar ise kalbin elektriksel sistemindeki kusurları içerir. Bu durum kararsız ve tehlikeli ritim bozukluklarına neden olabilir” ifadelerini kullandı. “Bazı İlaçlar ve Madde Kullanımı Riski Artırıyor” Ani kalp ölümlerinin yalnızca genetik nedenlerle ortaya çıkmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, “Dışarıdan alınan bazı hormonlar, ilaçlar ve suistimal edilen maddeler de ani kalp ölümüne neden olabilir. Performans artırma veya kas kütlesini artırma amacıyla yüksek dozda ya da uzun süreli anabolik androjenik steroid kullanımı, kalp kasında kalınlaşmaya yol açarak ani kalp ölümüne neden olabilir” dedi. Altta yatan kalp hastalığı bulunan kişilerde bazı ilaçların ve maddelerin riski artırabileceğini belirten Özkeçeci, sinir sistemini uyaran ilaçlar, ritim bozukluğu ilaçları, bazı antibiyotikler, antipsikotikler, antidepresanlar, anestezik maddeler, alkol ve kokain kullanımının da risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi. “Bayılma ve Çarpıntı Gibi Belirtiler İhmal Edilmemeli” Ani kalp ölümünün çoğu zaman beklenmedik şekilde ortaya çıktığını ancak öncesinde bazı belirtiler verebildiğini ifade eden Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, “Özellikle spor veya koşu gibi efor gerektiren aktiviteler sırasında ya da ani heyecan ve korku anlarında yaşanan açıklanamayan bayılmalar, göğüste sebepsiz sıkışma ve baskı hissi, aniden başlayan çarpıntılar ve nedensiz göz kararmaları dikkatle değerlendirilmelidir” dedi. “Aile Öyküsü Olanlar Daha Dikkatli Olmalı” Aile geçmişinin büyük önem taşıdığını belirten Özkeçeci, “Ailede özellikle 50 yaşın altında nedeni açıklanamayan ani ölüm, erken yaşta kalp krizi, boğulma veya bayılmaya bağlı olabilecek açıklanamayan trafik kazası öyküsü bulunan gençler birinci derece risk altındadır” diye konuştu. “Erken Tanı Hayat Kurtarabilir” Risk altındaki bireylerde yapılacak tetkiklerin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, “Elektrokardiyografi (EKG), Ekokardiyografi (EKO) gibi tetkikler ve gerekli durumlarda yapılacak genetik tarama testleri hayat kurtarıcı olabilir. Ayrıca profesyonel ya da amatör olarak spora başlayacak her gencin ve yoğun efor sarf eden bireylerin mutlaka rutin kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerekir” dedi. “İlk Dakikalar Hayati Önem Taşıyor” Ani kalp ölümü vakalarıyla her zaman ve her yerde karşılaşılabileceğini belirten Özkeçeci, ilk birkaç dakikada yapılacak doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Toplumda temel yaşam desteği eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, “Gençlerde ani kalp ölümlerini önlemenin en güçlü yolu belirtileri tanımak, genetik mirasımızı bilmek ve kalbimizi modern tıbbın koruyucu şemsiyesi altına almaktır” dedi.

Hipertansiyonda düzenli ölçüm hayat kurtarıyor Haber

Hipertansiyonda düzenli ölçüm hayat kurtarıyor

Kalp Sağlığı Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulunan Medicana Bursa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Dönmez, hipertansiyonun kalp krizi, felç, kalp yetersizliği ve böbrek hastalıkları açısından ciddi risk oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Hipertansiyon, toplumda oldukça yaygın görülmesine rağmen çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. Bu sebeple birçok kişi hipertansiyon hastası olduğunu ancak bir komplikasyon geliştiğinde öğreniyor. Düzenli tansiyon ölçümü, erken teşhis açısından büyük önem taşıyor." Yüksek tansiyonun bazı hastalarda baş ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı ve burun kanaması gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini ifade eden Dönmez, "Ancak hipertansiyon çoğu zaman sessiz seyreder. Şikâyet olmaması, tansiyonun normal olduğu anlamına gelmez. Hipertansiyondan korunmada hayat tarzı değişiklikleri önemlidir. Tuz tüketiminin azaltılması, düzenli egzersiz yapılması, ideal kilonun korunması, sigara ve aşırı alkolden uzak durulması, sağlıklı ve dengeli beslenme ile düzenli doktor kontrolleri hipertansiyon riskini azaltmada önemli rol oynar" dedi. Erken teşhis ve doğru tedavi ile hipertansiyonun kontrol altına alınabileceğini vurgulayan Dönmez, açıklamasını şu sözlerle tamamladı; "Tansiyonun kontrol altında tutulmasıyla kalp ve damar hastalıkları riski önemli ölçüde azaltılabilir. Sağlıklı bir hayat için tansiyon değerlerinizi düzenli takip etmeyi ihmal etmeyin."

Uzman doktordan 35 yaşın üzerindeki vatandaşlara uyarı: "Kalp krizleri ölüm nedeni oluyor" Haber

Uzman doktordan 35 yaşın üzerindeki vatandaşlara uyarı: "Kalp krizleri ölüm nedeni oluyor"

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Esad Çekin, son zamanlarda halı saha maçlarında artan kalp krizi vakalarına dikkat çekerek özellikle kontrolsüz ve ısınma egzersizleri yapılmadan oynanan halı saha maçının ciddi riskler barındırdığını söyledi. Dr. Esad Çekin, Günlük hayatın yoğun temposu sonrası oynanan halı saha maçlarının, özellikle 35 yaşın üzerindeki vatandaşlar için ciddi bir risk barındırdığını ifade etti. "Yoğun egzersiz kalp krizlerini tetikleyebiliyor" Yoğun egzersizlerin kalp krizlerini tetikleyebileceğini belirten Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Esad Çekin, "Egzersiz paradoksu dediğimiz bir şey vardır. Normalde egzersiz, kalp sağlığı için çok faydalıdır. Bildiğimiz bütün kardiyovasküler risk faktörleri üzerinde düzenleyici etkisi vardır. Ancak paradoksal bir şekilde, haddinden fazla yoğun egzersiz kalp krizlerini tetikleyebiliyor. Profesyonel sporcularda dahi spor esnasında ani ölümler görülebiliyor. Bu ölümlerin yüzde 90’ı spor aktivitesi esnasında oluyor. Bunların yüzde 85’inin nedeni ise kalp damar hastalıklarıdır. Düşünün, profesyonel sporcularda bile tablo bu iken, amatör sporcularda ve spor geçmişi olmayanlarda çok daha yüksek bir risk var. Halı saha maçı yapan kişiler bu nedenle yüksek bir riske maruz kalıyor" dedi. "35 yaşın üstündeki kişilerde kalp krizleri ölüm nedeni oluyor" Özellikle 35 yaşın üzerindeki vatandaşlarda kalp krizlerinin ölüm nedeni olduğunu aktaran Kardiyoloji Uzmanı Dr. Esad Çekin, "Normalde halı saha maçı yapan kitleler genel itibarıyla gündüz çalışmış, yorgun düşmüş; akşam halı saha maçı planlamış kişilerdir. Yemeğini yemiş, sahanın etrafına gelip sigarasını da içmiş, sonra adımını atıp hiçbir ısınma egzersizi de yapmadan bir saat boyunca yoğun bir efora giren kişiler oluyor. Hatta sadece fiziksel bir stres değil, emosyonel bir strese de maruz kalıyorlar. Çünkü maçın inanılmaz bir gerginliği oluyor. Adrenalin de yükseliyor. Dolayısıyla altta yatan sessiz kalp hastalıkları gün yüzüne çıkıp ölümlerle seyredebiliyor. Burada 35 yaşın altındakilerde ölüm nedeni yapısal hastalıklar ve doğuştan ritim bozuklukları olurken, 35 yaşın üstündeki kişilerde kalp krizleri ölüm nedeni oluyor" şeklinde konuştu. "Kontroller ihmal edilmemelidir" Halı saha maçı yapmak isteyen vatandaşların belli kontrollerden geçmesi gerektiğini vurgulayan Esad Çekin, "Maçtan önce 15-20 dakika ısınma egzersizi yapmak, yemeği en az iki saat öncesinden yemek ve sigara içmemekle kardiyovasküler sistemi bu ağır yüke hazır hâle getirmek gerekiyor. Halı saha, doğası itibarıyla riskli bir spor. Bence spor da değil; halı saha bir etkinliktir. Ben hastalarıma da mümkünse halı saha yapmamalarını öneriyorum. Ancak insan sadece biyolojik bir varlık değil; insan biyopsikososyal bir bütündür. Biyolojik olarak önerilmese de psikolojik ve sosyal birçok etkisi de var. İnsanlar burada motive olduklarını ifade ediyor. Bu nedenle halı saha maçı yapılmak isteniyorsa, özellikle 35 yaşın üzerindeki kişilerin bir kalp kontrolünden geçmesi gerekiyor. Çünkü çok basit tetkiklerle biz bunları öngörüp önleyebiliriz. Kontroller ihmal edilmemelidir" diye konuştu. "İşletmelerde defibrilatör cihazı bulunmalı" Halı saha işletmelerinde defibrilatör cihazının bulunması gerektiğine değinen Çekin, "Bir otelde yangın tüpünün bulunması neyse, bir halı saha işletmesinde ya da yoğun kalabalığın olduğu yerlerde defibrilatör cihazlarının bulunması da aynıdır diye düşünüyorum. İşletmeciler, hem işletme olarak önlem almalı hem de vatandaşlarımız bireysel olarak kalp kontrollerini ihmal etmeyerek önlem almalıdır. Maalesef çok trajik şeyler görüyoruz. Bir saatimiz, bir ömre mâl olmasın" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.