Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kanun Teklifi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kanun Teklifi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanun Teklifi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'ya 2 yeni hastane müjdesi Haber

Bursa'ya 2 yeni hastane müjdesi

Ak Partinin 25. kuruluş yıldönümü öncesi müjdeleri sıralayan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, şehrin 2. şehir hastanesi konumundaki Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin açılışının ardından şehre iki yeni hastanenin daha yapılmasının planlandığını açıkladı. 14 Şubat Ak Partinin 25. kuruluş yıl dönümünü öncesi Bursa'da kamera karşısına geçen Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan Bursa'ya yapılan en büyük yatırımların 25 yıllık Ak Parti döneminde gerçekleştiğini söyledi. Sağlıktan spora, eğitimden ulaşıma bir çok alanda yapımı tamamlanan ve devam eden projelerle ilgili konuşan Gürkan, Bursa'da uzun süredir yapımı devam eden 1325 yatak kapasiteli Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin açılışının ardından 2 yeni hastane için daha kolları sıvayacaklarını belirtti. Gürkan projeleri henüz kamuoyuna açıklanmayan yeni hastaneler ile ilgili Sağlık Bakanı ile görüşmeler gerçekleştirildiğini ifade etti. Projelerin Sağlık Bakanı ile Bursa ziyaretinde ele alındığını belirten Gürkan, Ankara'da da projelere ilişkin sunumların gerçekleştirildiğini söyledi. Gürkan, "Bu işi kamuoyuna ilan etmiyoruz. Ama projeleri de Bakan Bey'le, geçtiğimiz hafta Bursa'ya geldiğinde oturup konuştuk. Ankara'da da sunumları gerçekleştirdik. İnşallah açılışını yaptıktan sonra ardından diğer hastane çalışmalarına da başlatacağız" ifadelerini kullandı. Bursa'daki diğer yatırımlarla ilgili de konuşan Gürkan genel olarak 70'i tamamlanmış yatırımlar üzerine yoğunlaştıklarını aktardı. Önceliklerinin Kuzey otobanı projesi olduğunu ve bu proje üzerinde ciddi manada çalıştıklarını ifade eden Gürkan bu projenin Bursa'nın trafiğini rahatlatacak bir proje olduğunu dile getirdi. "İlk oylamada kendi genel başkanlarını yalanlayan bir parti ile karşılaştık" AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, TBMM'deki oylamada genel başkanlarının aksine farklı tutum sergileyen YENİ Parti'yi de eleştirerek, "Kendi genel başkanlarını bile ilk oylamada yalanladılar" dedi. Davut Gürkan, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin ardından teklife "evet" oyu veren AK Parti Bursa Milletvekillerine teşekkür ederken, Yeni Parti'ye yönelik eleştirilerde bulundu. Açıklamasında oylamada 561 milletvekilinin katıldığını, 467 milletvekilinin kabul oyu verdiğini hatırlatan Gürkan, sonucun önemli bir mesaj taşıdığını ifade etti. Türkiye'nin terörden arındırılması hedefinin önemine vurgu yapan Gürkan, "Terörsüz Türkiye, Türkiye'nin geleceğidir diyoruz. Bu konuda katkı sunanlara sevgi ve saygıyla selamlıyoruz" diye konuştu. Gürkan, açıklamasında Yeni Parti'ye yönelik eleştirilerde de bulundu. Söz konusu partinin daha önce "evet" oyu kullanacağını açıkladığını hatırlatan Gürkan, oylama sonucunda farklı bir tablo ortaya çıktığını söyleyerek, "En son kurulan bir tane parti vardı. O partide biliyorsunuz ‘evet' oyu kullanacağız demişti ama sonradan oranlara baktım. 35 kabule, 54 ret çıkmış. Kendi parti mensuplarını bile ikna edemeyen, daha ilk oylamada bile kendi genel başkanlarını yalanlayan bir siyasi partiyle karşılaşmış olduk. O da milletimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. İzzet Özgenç: "İhanet Yasası'dır." Haber

Prof. Dr. İzzet Özgenç: "İhanet Yasası'dır."

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi, 467 oyla kabul edilerek yasalaştı. Oylamada 87 ret, 7 çekimser oy kullanıldı. TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi görüşmeleri için saat 11.00'de toplandı. Görüşmeleri yaklaşık 12 saat süren düzenleme sırasında kanun teklifinin maddeleri tek tek görüşüldü. Maddelerin görüşülmesinin ardından kanun teklifi için oylama işlemine geçildi. Düzenleme, 467 "kabul", 87 "ret", 7 "çekimser" oyla kabul edilerek yasalaştı. Kanunla PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi hedefleniyor. Kanun, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma ve veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'da düzenlenen suçları kapsayacak. Kanun çerçevesinde örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2025 tarihinden önce işlenen ve müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsam dışında tutulacak. Kapsam dahilindeki suçlardan üst sınır 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 10 yıl süreyle ertelenecek. Ayrıca erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecek. Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde erteleme kararı kaldırılarak, soruşturma ve kovuşturmaya devam edilecek. Mahkumiyet halinde verilen cezanın infazı, düzenlemenin buna yönelik hükmü kapsamında ertelenmeyecek ve mahkumiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğacak. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilecek. Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hakimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacak. Erteleme kararlarının takibi cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılacak. Takip, koordinasyon ve uygulama Kanun kapsamında faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kurul oluşturulacak. Yılmaz'ın yanı sıra Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri de kurulun içerisinde yer alacak. Kurul, süreç boyunca yapılan çalışmalar hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni düzenli olarak bilgilendirecek. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca da bu kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere de bir İzleme Komisyonu kurulacak. İzleme Komisyonu, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecek. Silah ve malzemelerin teslimi Yasalaşan kanun kapsamında örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınacak. Kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben 6 ay içinde bu düzenleme hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanacak. TBMM Başkanvekili Celal Adan, kanun teklifine ilişkin yaptığı konuşmada, "Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi, milletimizin huzuru, devletimizin bekası için gösterdiği sarsılmaz irade ve kararlılıkla Terörsüz Türkiye idealinin mimarı olmuştur. Bu vesileyle emperyalist senaryolar bozulmuş, Türk ve Türkiye Yüzyılı fikriyatı hayata geçmiştir. Allah, Türkmen Bey'imizi başımızdan eksik etmesin. Bu tarihi eşiğin bir devlet politikası haline gelmesini sağlayan ve sürecin başarılı olmasının önemli aktörü olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a da en derin şükranlarımı sunuyorum. Yine TBMM'nin Terörsüz Türkiye idealine yönelik tarihi katkılar sağladığını özellikle ifade etmek isterim. Bu vesileyle TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş başta olmak üzere grup başkanı ve başkanvekillerimizi, aziz milletimizin temsilcileri olan tüm milletvekillerimizi de ayrıca tebrik ediyorum. Kanun'un, milletimizin birliğine, devletimizin yüceliğine vesile olmasını diliyorum" dedi. Teklifin kabul edilerek yasalaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşimi 1 Ekim Perşembe saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

Meclis’te kritik gün Haber

Meclis’te kritik gün

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “iç cepheyi güçlendirme” çağrısı ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” mesajlarıyla şekillenen süreçte kritik aşamaya gelindi. “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek. “Terörsüz Türkiye” sürecinin yasal altyapısını oluşturması beklenen kanun teklifinde gözler bugün saat 11.00'de gerçekleşecek TBMM Genel Kurulu’na çevrildi. Adalet Komisyonu’nda yaklaşık 17,5 saat süren görüşmelerin ardından kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, Genel Kurul gündemine geliyor. Teklif, AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP, HÜDAPAR, Yeni Yol ve bağımsız milletvekillerinin imzasıyla toplam 367 milletvekilinin desteğiyle Meclis Başkanlığı’na sunuldu. YAKLAŞIK 400 OY BEKLENİYOR Genel Kurul görüşmelerinde teklifin geniş bir siyasi destekle kabul edilmesi bekleniyor. Meclis’te grubu bulunan partilerin yanı sıra diğer milletvekillerinden gelecek desteklerle teklifin yaklaşık 400 oyla yasalaşabileceği değerlendiriliyor. Düzenleme, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “iç cepheyi güçlendirme” çağrısıyla başlayan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusundaki açıklamalarıyla siyasi gündemin merkezine oturan sürecin yasal çerçevesi açısından önem taşıyor. Genel Kurul’daki görüşmelerin ardından teklifin kabul edilmesi halinde, “Terörsüz Türkiye” sürecinde Meclis ayağında önemli bir eşik daha aşılmış olacak. Teklifin Genel Kurul görüşmelerinde siyasi partilerin vereceği mesajlar ve yapılacak değerlendirmeler de sürecin bundan sonraki aşamasına ilişkin önemli ipuçları verecek.

Şehit aileleri ve gazilere müjde Haber

Şehit aileleri ve gazilere müjde

TBMM Genel Kurulunda, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik kapsamlı düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Genel Kurulda 382 oyun tamamını alarak kabul edilen düzenlemeyle, başta vazife malulleri, şehit yakınları, gaziler ve terörle mücadelede yaralanan personel olmak üzere çok sayıda kesimin aylık ve sosyal haklarında iyileştirmeye gidildi. ŞEHİT ANNE VE BABALARININ AYLIĞINA ASGARİ ÜCRET GÜVENCESİ Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda yapılan değişiklikle, hayatını kaybeden tüm vazife malullerinin anne ve babalarına bağlanacak toplam aylığın net asgari ücretin altında olmaması yasal güvenceye alındı. Bakıma muhtaç gazi ve malullere ödenen tutar da artırıldı. Daha önce net asgari ücretin 2 katı olarak yapılan ödeme, yeni düzenlemeyle net asgari ücretin 2,5 katına çıkarıldı. GAZİLERİN AYLIKLARI YENİDEN DÜZENLENECEK Terörle Mücadele Kanunu'nda yapılan değişiklikle vazife malulü erbaş ve erler, güvenlik korucuları, öğrenciler ve sivillerin aylıklarında artış yapılması öngörüldü. Düzenleme kapsamında bazı hak sahiplerinin aylıkları için en az 4 yıllık yükseköğrenim mezunlarında 8. derece 1. kademe, diğerlerinde ise eğitim durumuna bakılmaksızın 10. derece 1. kademe esas alınacak. Derece yükselmelerinde yükseköğrenim mezunu gibi işlem yapılacak. Ek gösterge rakamları ise birinci derece için 3 bin 600, ikinci derece için 3 bin, üçüncü derece için 2 bin 200, dördüncü derece için 2 bin 100 olarak uygulanacak. Ayrıca kapsam dahilindeki kişilere bağlanacak aylığın toplamı, 35 bin 398 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpılması sonucu bulunacak tutardan düşük olamayacak. TERÖRLE MÜCADELEDE YARALANIP MALUL SAYILMAYANLARA AYLIK Kanunun en dikkat çekici düzenlemelerinden biri de terörle mücadele sırasında yaralanmasına rağmen mevcut mevzuata göre malul sayılmayan personele yönelik oldu. Yeni düzenlemeyle, belirli şartları taşıyan kişilere 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanacak. Kapsama; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, MİT mensupları, Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli, askeri öğrenciler ve güvenlik korucuları dahil edildi. Ateşli silah, şarapnel, patlayıcı mühimmat, mayın, havan, roket ve el bombası gibi unsurların neden olduğu yaralanmaların yanı sıra patlamanın basınç ve termal etkileri ile terör örgütü mensuplarının kesici, delici ve ezici saldırıları sonucu meydana gelen yaralanmalar da düzenleme kapsamında değerlendirilecek. Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olması ve olayla yaralanma arasında illiyet bağı bulunması sağlık kurulu raporuyla tespit edilecek. 15 TEMMUZ GAZİLERİNE DE YENİ HAKLAR 15 Temmuz darbe girişimi ile terörle mücadele kapsamında yaralanan, ancak malul sayılmayan veya derece tespiti yapılmayan bazı kamu görevlileri ve sivillere de aylık bağlanacak. Bu kapsamda 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı üzerinden aylık ödenmesi öngörülüyor. Ayrıca düzenleme kapsamındaki kişilere, aylık hükümleri hariç olmak üzere muharip gazilere sağlanan bazı sosyal ve özlük hakları da tanınacak. Bunlar arasında ücretsiz seyahat ile elektrik ve su kullanımında indirim gibi haklar bulunuyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce meydana gelen olaylar için başvuruların, yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde olay tarihindeki kurumlara yapılması gerekecek. DÜZENLEMELER NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK? Kanundaki bazı düzenlemeler yayımını takip eden ödeme döneminden itibaren uygulanırken, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan personele ilişkin düzenlemeler 1 Eylül 2026'dan geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Er ve erbaşların yeniden muayene hakkına ilişkin yaş haddi de 55 yaşını doldurdukları tarih esas alınarak yeniden düzenlendi. Kanun teklifinin 382 oyla kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, gündemdeki diğer kanun tekliflerinin isimlerini okuttu.

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasa teklifi TBMM Adalet Komisyonu’nda Haber

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasa teklifi TBMM Adalet Komisyonu’nda

Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesi Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı. Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesi Kanun Teklifi’nin komisyon görüşmelerine başlandı. Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında toplandı. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, komisyon toplantısının başında yaptığı konuşmada, TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ilk toplantısını 5 Ağustos 2025 tarihinde yaptığını hatırlattı. "Adalet Komisyonu yasama tarihimizin en önemli ve kritik tekliflerden birini görüşecektir" Teklifin, Türkiye’nin milli dayanışmasını güçlendirme, toplumsal bütünleşmesini kalıcı hale getirme ve Türkiye Yüzyılı’na daha güçlü adımlarla ilerleme iradesinin önemli bir göstergesi olduğunu söyleyen Yüksel, "Komisyonumuz bu teklifiyle birlikte yasama tarihimizin en önemli ve en kritik kanun tekliflerinden birini görüşecektir. Çünkü bu teklif milletimizin 40 yılı aşkın süredir kanayan yarasını hukukun şifalı eliyle sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Bu teklif ile kazanımların hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kalıcı toplumsal barışa dönüştürülmesi hedeflenmektedir. Bu teklifi ele alırken milletimizin huzurunu, devletimizin güvenliğini ve Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına ilişkin ortak istikametimizi ilgilendiren tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz. Terörsüz Türkiye’deki dönemsel bir siyasi söylenin veya kısa vadeli bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kırk yılı aşkın terör ve mücadele tecrübesinden, devlet aklından ve milletimizi huzur ve güvenlik iradesinden beslenen stratejik bir millet ve devlet politikasıdır" dedi. "Bugün ulaştığımız her kazanımın ardından şehit ve gazilerimizin fedakarlığı vardır" Yüksel, terörün can kayıplarına neden olan bir güvenlik sorunu olmadığını aynı zamanda milletimin ortak geleceğinin önünde duran ağır bir pranga olduğunu kaydederek, "Terörün ekonomik maliyetinin 2.3 trilyon doları aştığı bilinmektedir. Terör nedeniyle ülkemizde yaklaşık 2.5 milyon kişilik istihdam kaybı yaşanmış, 123 milyar dolara yaklaşan vergi kaybı oluşmuş, yatırım, üretim ve finansman imkanları ciddi şekilde zarar görmüştür. Terörün Türkiye’ye yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doların üzerine çıkmıştır. Bu tablo teklifin yalnızca bir güvenlik meselesi değil aynı zamanda bir kalkınma ve adalet meselesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Teröre harcanan kaynakların üretime, yatırıma, eğitime, sağlığa ve teknolojik gelişime yöneltilmesi Türkiye’nin geleceği açısından stratejik bir zorunluluk olmuştur. Ancak bütün maddi kayıtların ötesinde en ağır bedel aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz tarafından ödenmiştir. Bugün ulaştığımız her kazanımın ardında onların fedakarlığı vardır. Bugün terörün ülkemiz üzerindeki etkisinin kalıcı biçimde ortadan kaldırılmasını ve toplumsal bütünleşmenin daha da güçlenmesini konuşabiliyorsak bunu canlarını bu vatan için feda eden aziz şehitlerimize, kahraman gazilerimize ve devletimizin hukuk içinde yürüttüğü kararlı mücadeleye borçluyuz. Terörsüz Türkiye hedefi menzile ulaştığında ülkemiz canlarımızı yakan ve kaynaklarımızı tüketen bu ağırlıktan ebediyen kurtulacaktır. Terörden tamamen arındırılmış bir Türkiye, daha güçlü bir ekonomi, daha fazla yatırım, daha yüksek refah, daha sağlam bir toplumsal huzur ve uluslararası alanda daha etkin bir Türkiye anlamına gelmektedir" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, aziz milletimizin çözüm iradesini yansıtan geniş bir mutabakatla bugün Gazi Meclisimizin takdirine sunuldu. Türkiye’yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı, milli birlik ve beraberliğimizi perçinlemeyi, ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifine ilişkin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kapsamlı istişareler neticesinde hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, aziz milletimizin çözüm iradesini yansıtan geniş bir mutabakatla bugün Gazi Meclisimizin takdirine sunuldu. Türkiye’yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı, milli birlik ve beraberliğimizi perçinlemeyi, ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Gerek kanun teklifinin tekemmül ettirilmesine gerekse sürecin başarıya ulaşmasına katkı veren başta Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli olmak üzere, siyasi parti gruplarımıza ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum" ifadelerine kullandı.

Bakan Göktaş: "Şehit ailelerimize ve gazilerimize müjde niteliğinde bir çalışma çıkacak" Haber

Bakan Göktaş: "Şehit ailelerimize ve gazilerimize müjde niteliğinde bir çalışma çıkacak"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, şehit yakınları ve gazilerin uzun süredir bekleyen taleplerine yönelik hazırlanan kapsamlı kanun teklifinin bu hafta AK Parti ve MHP grupları tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulacağını söyledi. Göktaş, "Bütün şehit ailelerimize gerçekten müjde niteliğinde bir çalışma çıkacak ortaya" dedi. AK Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkanlığı tarafından Kocaeli’de düzenlenen 3. İnsan Hakları Eğitim Kampı’nın üçüncü gününe katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gençlerle bir araya geldi. Programın ardından açıklamalarda bulunan Göktaş, kampı değerlendirerek, aile ve nüfus politikaları ile şehit yakınları ve gazilere yönelik hazırlanan kanun teklifine ilişkin bilgi verdi. "Şehit yakınlarımız ve gazilerimiz bize milletimizin emanetidir" Şehit yakınları ve gazilere yönelik hazırlanan düzenlemeye ilişkin konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Şehit yakınlarımız ve gazilerimiz bize milletimizin emanetidir. Onlara büyük bir vefa borcumuz var. Son 24 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde şehit yakınlarımız ve gazilerimizin haklarını koruyan ve onlara destek sağlayan pek çok düzenlemeyi, önemli düzenlemeyi hayata geçirdik. Önemli düzenlemelerden bir önceki 2013 yılında aslında çok kapsamlı bir düzenleme hayata geçirilmişti ve bu süre zarfında da özellikle biliyorsunuz son 2 yıldır Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Savunma Komisyonu Başkanımız Hulusi Akar başkanlığında, Bakanlığımızın koordinesinde pek çok kurumla beraber istişareler düzenliyorduk. Özellikle şehit hakları ve gazilerimize yönelik uzun zamandır bir istişare mekanizması yürütüyorduk. Bu çalışma tamamlandıktan sonra bir kanun teklifine dönüştü. Hem AK Parti grubumuzun Milliyetçi Hareket Partimizle ortak bir kanun teklifine dönüştü. 12 maddelik değil, bu çok daha kapsamlı. Aslında 2013 yılından bu yana gerçekten çok önemli, çok kapsamlı şehit anne-babalarımızdan tutun da er-gazilerimizin uzun süredir bekleyen talepleri doğrultusunda da bir düzenlemeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. "Her türlü haklarını koruyan ve güçlendiren çalışmalar yürüttük" Teklifin bu hafta Meclis Başkanlığına sunulacağını kaydeden Göktaş, "Bu hafta içerisinde inşallah AK Parti grubumuz Milliyetçi Hareket Partisi ile beraber grubumuzu Meclis Başkanlığına sunacak. Bu hafta inşallah görüşülmesini bekliyoruz. Ben şimdiden şehit ailelerimize ve gazilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Gerçekten çok kapsamlı bir kanun teklifi. Bütün grupları kapsayan çok geniş bir çalışma, derin bir çalışma gerçekleştirdik. Titizlikle hayata geçirdik. Bütün grupları 2 senedir gerçekten dinledik. Ve er-erbaşlar, 15 Temmuz gazilerimiz, şehit anne ve babalarımıza yönelik özlük hakları dahil pek çok çalışmayı, pek çok çalışmayı hayata geçiren, içeren aslında bir çalışmayı inşallah bu kanun teklifi kapsamında bu hafta önümüzdeki günlerde Meclis’in gündemine alınmasını bekliyoruz. Şimdiden tüm şehit ailelerimize, gazilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde özellikle bu süreçte her daim şehit yakınları ve gazilerimizin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Onların her türlü haklarını koruyan ve güçlendiren çalışmalar yürüttük. Dün de bu çalışmaları Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleştirdik. Bugün de yarın da AK Partimiz ve Milliyetçi Hareket Partisi ile beraber bu çalışmaları inşallah şehit yakınlarımız ve gazilerimize müjdelemek istiyoruz. İnşallah hayırlı uğurlu olsun" şeklinde konuştu. "Her gün en az bir şehit yakını ve gazimizi ziyaret ediyoruz" Şehit ve gazi yakınlarıyla yapılan görüşmelere ilişkin de değerlendirmede bulunan Göktaş, "Biz her daim şehit yakını ve gazilerimizin yanındayız. Sadece Bakanlık olarak değil, gerçekten Türkiye’nin dört bir yanında her gün en az bir şehit yakını ve gazimizi ziyaret ediyoruz. Aslında yaşanılanları, oluşturulan hakları ve talepleri çok yakın bir şekilde takip ediyorduk. Bununla beraber uzun zamandır bekleyen bazı talepler vardı. O talepleri dinledik ve özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyon Başkanımız Hulusi Akar Paşamızın başkanlığında oluşturduğumuz o komisyonda pek çok komisyonlar, pek çok kurum ve kuruluşların da katkılarıyla sunduğumuz aslında çalışma yürüttük. Çok derin bir çalışma. Zira aslında bunlar zaman zaman farklılaştırdı. Farklılaştırılan bir düzenleme oluştuğunu gördük. 2013’te Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekten çok önemli bir reform düzeyinde bir çalışma gerçekleştirmiştik. Bu kanun tasarısı da en az o nitelikte önemli, kapsamlı ve çok derin kitleleri özellikle kapsıyor. Ve biliyorsunuz 15 Temmuz’u daha yenilerde yad ettik, 10. yıl dönümünde. Hala vicdanımız sızlıyor. O hain darbe girişiminde mücadele eden kahraman gazilerimizi, aziz şehitlerimize gerçekten minnettarız. Ama diğer... Biz hem onlar hem de diğer gruplarla her zaman istişare halindeyiz. Özellikle şehit anne-babalarımızın da talepleri vardı. Onların bu süreçte her daim yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Onlar Cumhurbaşkanımıza güveniyorlar. Biz de bu çalışmayı Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hayata geçirdik ama çok uzun süredir biz istişare mekanizması gerçekleştirdik. Çok titiz bir çalışma. Ben bu kapsamda destek veren bütün milletvekillerimize, Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyon Başkanımız Hulusi Akar'a, Milli Savunma Komisyonu Başkanımız Hulusi Akar'a ve bütün kurumlarımıza gönülden teşekkür etmek istiyorum. AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin milletvekillerimizin, grubumuzun önerisiyle hayata geçecek inşallah bu düzenlemeyi önümüzdeki günlerde Meclis gündemine alacağız ve bütün şehit ailelerimize gerçekten müjde niteliğinde bir çalışma çıkacak ortaya" ifadelerini kullandı. "Gençlerimizi vicdanın sesi olmaya davet ettik" Kampın verimli geçtiğini belirten Göktaş, "Tabii, çok güzel bir program. Öncelikle AK Parti İnsan Hakları Başkanımız Basri Yalçın ve tüm ekibine gönülden teşekkür etmek istiyorum. Burada Türkiye’nin dört bir yanından gelen, vicdanın sesini dinlemek için gelen ve insan hakları doğrultusunda 3 yıldır geleneksel hale gelen bir insan hakları kampı düzenlendi, eğitim kampı düzenlendi. Bizler de bugün özellikle gençlerimizin dijitalleşen çağda vicdanın sesi olmaya davet ettik. Onlara yönelik pek çok çalışmalarımız var. Evlilik Kredisinden de aile değerlerinin bu süreçte nasıl bir parçası olduğunu biraz onlara anlattık. Tabii kendi hayat hikayemizden de biraz bahsettik. Öncelikle çok verimli bir toplantıydı. Gençlerimiz burada çok yoğun 3 günlük bir eğitim sürecinden geçti. Dünyada pek çok adaletsizlik var ama bu adaletsizliğin üstesinden gelmek için cesaret ve özellikle yüksek bir irade gerektiriyor. Vicdanın sesi olmaya olmak için çok kolay değil günümüzde. Malumunuz Gazze’de, Filistin’de, dünyanın dört bir yanında gerçekten çok büyük adaletsizlikler var iken sosyal medya zaman zaman bizim bu empati duygumuzu elimizden alıyor. Gençlerimize hem bu tecrübemizi aktardık hem de bu kapsamda onlardan bir soru cevapla bu çalışmaları dinledik. Bizler de özellikle aile değerleri, Aile Nüfus On Yılı çalışmalarımızı, ailenin özellikle gençlerimizin milli-manevi değerler boyutundaki katkısını anlattık. Aile Nüfus On Yılında gençlerimize sunduğumuz desteklerden ve yeni projelerimizi onlarla istişare ettik. Çok verimli bir kamp oldu bizler için de" diye konuştu.

İYİ Parti grup toplantısını gerçekleştirdi Haber

İYİ Parti grup toplantısını gerçekleştirdi

Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin kanun teklifi çalışmaları kapsamında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un kendisini ziyaret ettiğini anımsattı. Milletvekillerinin bu kapsamda bir kanun teklifi metni görmediğini belirten Dervişoğlu, "Soruyorum, bu kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisi mi yapacaktır, yoksa Meclis, İmralı ile Kandil arasında kurulmuş siyasi takvimi kanunlaştırmak için mi kullanılacaktır? Meclisten saklanan bir kanun teklifinin, İmralı'daki bir terör hükümlüsünün olur ve onayına sunulması hangi devlet aklının ürünüdür? Devlet bu kadar aklını yitirmiş olamaz. Bu akıl başka bir akıldır." diye konuştu. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı rapordaki sıralamaya uyulmadığını söyleyen Dervişoğlu, "Terör örgütü devletin adaletine teslim olmuyor ama bu iktidar, devlete, terör örgütünün planlarına göre adım attırıyor. Pazarlık dediğimiz şey tam olarak işte buydu. Soruyorum şimdi kaç kişi silah bırakmıştır? Kaç silah Türk devletine teslim edilmiştir? Teslim edilen silahlar nerede ve kimin denetimindedir? Bu silahların balistikleri yapılmış mıdır? Adli emanet altına alınmış mıdır? Örgütün bütün unsurlarıyla sona erdiğini hangi devlet kurumu doğrulamıştır?" sorularını yöneltti. Müsavat Dervişoğlu, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlıkları devam eden kanun teklifini eleştirerek, "Bunun yol açacağı elim sonucu söyleyeyim size, 'silah kullanan kazanıyor, hukuka bağlı kalan bekliyor, terörist pazarlık ediyor, vatandaş ise bedel ödüyor' kanaatini yerleştirirsiniz. Bunun adı 'Terörsüz Türkiye' değildir. Bunun adı, silaha ve teröre siyasi getiri sağlamaktır, terörü, cinayeti, ihaneti ödüllendirmektir." sözlerini sarf etti. Kanunların, Türk milletinin güvenliğine ve Cumhuriyet'in geleceğine göre çıkarılacağını vurgulayan Dervişoğlu, "İmralı 'kök yasa', iktidar 'çerçeve yasa' diyerek, sözüm ona millete bunun dar, geçici ve sınırlı bir düzenleme olduğunu anlatıyorlar. Bu propagandanın sebebi, bunun devamını getirme niyetidir. Çerçeve neyin çerçevesidir? Kök neyin köküdür? Cumhuriyet'in dallarını, gövdesini kırdık, şimdi sıra köküne mi gelmiştir? İmralı ittifakının niyeti budur." ifadesini kullandı. Tutuklamanın, tedbir olmaktan çıkıp cezaya çevrildiğini savunan Dervişoğlu, "Yargılamayı, adalet arayışı olmaktan çıkarıp siyasi takvimin aracına dönüştürdüler. Savunma hakkını dahi iktidarın ihtiyaçlarına göre açıp, daralttılar. Ana muhalefet partisini mahkeme kararlarıyla dizayn ettiler. Milletin seçtiği belediyeleri kayyımlarla değiştirdiler. Şimdi ise asıl teröristlere özgürlük vermek için özel yasa çıkarıyorlar." değerlendirmesinde bulundu. Dervişoğlu, muhalefete karşı ceza hukukunun, terör örgütüne karşı imtiyaz hukukunun işletildiğini iddia ederek, "Bunun demokrasiyle, hukukla ve terörsüzlükle hiçbir ilgisi yoktur. Yaptıkları at pazarlığı, sattıkları gül bahçesi masalıdır." görüşlerini ileri sürdü. Kendilerinin "duygusal tepki vermekle" suçlandığını hatırlatan Dervişoğlu, şunları kaydetti: "Bizim tavrımız açıktır: hiçbir vatandaşımız hakkını, bir örgüt, silahlı yapı veya bir terör hükümlüsü üzerinden aramak zorunda bırakılmamalıdır. Cumhuriyet, vatandaşın devletle aracısız ilişki kurabilmesidir. Kürtler ne kimsenin oy deposudur ne de Abdullah Öcalan denen caninin tebaasıdır. Her biri Cumhuriyetimizin hür, onurlu ve kanun önünde eşit vatandaşıdır. Komisyona katılan bütün partilere de son kez sesleniyorum: şimdilik verilen her taviz, bir sonraki talebin başlangıcı olacaktır. Bugün sustuğunuz her başlık, yarın önünüze bir kanun maddesi, vebal ve suç ortaklığı olarak gelecektir. Bugün 'çerçeve' diye kabul ettiğiniz şey, yarın kök, ertesi gün gövde, sonra da Cumhuriyet'in kesilen dalları olacaktır. Türk milletinin kanununu İmralı yazamaz. TBMM, Kandil'in şartlarını tasdik eden noter makamına dönüştürülemez. Topluma dönmek başkadır, devlete ortak olmak başkadır. Hukuka teslim olmak başkadır, hukuku tehditle değiştirmek başkadır. Silah bırakmak başkadır, silahın ürettiği nüfuzu siyasete ciro etmek başkadır. Biz bunlara razı olmayacağız. Türk milletinin hukukunu, Cumhuriyet'in egemenliğini, vatandaşlarımızın hürriyetini ve TBMM'yi, terör örgütüyle pazarlık yapanlara kirlettirmeyeceğiz." Konuşmasının sonunda "Şimdi Güvenpark'a, haklarını arayan şehit ailelerimizin, terör gazilerimizin yanına gidiyorum" diyen Dervişoğlu, daha sonra Meclis'ten Güvenpark'a kadar yürüdü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.