Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kanser Tedavisi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kanser Tedavisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanser Tedavisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

12 yaşında saçlarını ve kulaklarını kaybetti, şimdi kadınlara umut oluyor Haber

12 yaşında saçlarını ve kulaklarını kaybetti, şimdi kadınlara umut oluyor

Asiye Koçuk’un hayatı, henüz 12 yaşındayken geçirdiği talihsiz kazayla değişti. Çok sevdiği bir çift altın küpeyi alabilmek için köylerde gündelik işçi olarak tarlalarda çalışan Koçuk, çalıştığı sırada biçerdöver makinesinin içine düştü. Ağır yaralanan Koçuk, yaklaşık üç buçuk yıl hastanede tedavi gördü. Ölümden dönen kız çocuğu, uzun süren tedavinin ardından hayata tutunmayı başardı ancak kaza nedeniyle kulaklarını ve saçlarının tamamını kaybetti. Aynaya baktığında dünyası yıkıldı Hastanede tedavi gördüğü dönemde bir gün gizlice aynaya bakan Koçuk, saçlarının ve kulaklarının olmadığını gördü. O an büyük bir yıkım yaşadığını anlatan Koçuk, uzun yıllar psikolojik olarak zor günler geçirdi. 18 yaşına geldiğinde kendisine bir peruk alabilmek için para biriktirmeye başlayan Koçuk’un hayatı, perukçuda işe başlamasıyla yeniden şekillendi. Peruk almak için gittiği iş yerinde çırak olarak çalışmaya başlayan Koçuk, o günlerde bu işin ileride hayatının mesleği olacağını bilmiyordu. İlkokulu okuyamadı, uluslararası ödüller kazandı Ailevi sorumlulukları nedeniyle ilkokulu tamamlayamadığını belirten Koçuk, buna rağmen yıllar içerisinde peruk tasarımında kendisini geliştirerek uluslararası yarışmalarda ödüller kazandı. Koçuk, meslek hayatında 34 yılı geride bıraktığını belirterek, peruk yapımındaki deneyimini şöyle anlattı: "Bir dakikada 15 peruk takıp çıkarabiliyorum. Peruk yarışmalarında yurt dışından ödüllerim var. Fransa ve Ukrayna’da tasarım ödülleri aldım." Kendi yaşadığı acıyı başkaları yaşamasın diye Kendisinin de saçsız kalmanın ve insanların bakışlarıyla karşılaşmanın ne demek olduğunu çok iyi bildiğini söyleyen Koçuk, özellikle kanser tedavisi gören kadınlara destek olduğunu ifade etti. Yıllardır Türkiye’nin farklı bölgelerine, özellikle Doğu Anadolu’ya saç kaybı yaşayan kadınlar ve genç kızlar için peruk gönderdiğini belirten Koçuk, maddi durumu yetersiz olan hastalara da ücretsiz destek verdiğini söyledi. Koçuk, "Bir bayanda saç olmamasının ne olduğunu çok iyi biliyorum. Maddi durumu olmayan, kanser tedavisi gören kadınlara her zaman destek oldum. Bu beni inanılmaz mutlu ediyor. Para karşılığında saç satmaktan çok, hediye verdiğim insanların mutluluğunu görmek bana güç veriyor" dedi. Kendisiyle dalga geçtiler, o ise daha iyisini yapmak için çalıştı Geçmişte saçlarının ve kulaklarının olmaması nedeniyle insanların kendisiyle dalga geçtiğini ve dışlandığını anlatan Koçuk, yaşadığı olumsuzlukların kendisini mesleğinde daha başarılı olmaya yönelttiğini söyledi. "Benimle dalga geçtiler, beni dışladılar. Ama hırslı biriyim. Duyduğum hakaretler bana daha çok güç verdi. Daha iyisini yapmak için çalıştım ve en iyi peruğu yapmaya uğraştım" diyen Koçuk, sonunda uluslararası yarışmalarda ödüller kazandığını ifade etti. "Saçı okşar gibi perukları hazırlıyorum" Peruk yaparken gerçek saç kullandığını belirten Koçuk, bağışlayacağı her peruğu büyük bir titizlikle hazırladığını söyledi. Koçuk, "Her bağış yaptığım peruğu büyük bir özenle hazırlarım. Saçı okşar gibi perukları hazırlıyorum. Çünkü biliyorum ki o peruk bir kadını çok mutlu edecek, ona yeniden özgüven verecek. Onun mutluluğu beni tarifsiz şekilde mutlu ediyor" diye konuştu. Yaşadığı tüm acıların geride kaldığını belirten Asiye Koçuk, bugün insanların yüzünde mutluluk oluşturmanın kendisi için en büyük kazanç olduğunu söyledi. Koçuk’un hayatını özetleyen sözleri ise yaşadığı dönüşümü anlatır nitelikte: "Allah benden gümüşümü aldı, bana sonsuz bir pırlanta hediye etti."

Bursa Şehir Hastanesi’nde Damar Erişimi Polikliniği hizmete açıldı Haber

Bursa Şehir Hastanesi’nde Damar Erişimi Polikliniği hizmete açıldı

Bursa Şehir Hastanesi’nde, özellikle hemodiyaliz ve kemoterapi tedavisi gören hastaların ihtiyaç duyduğu damar erişim işlemlerinin daha hızlı ve güvenli şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla Damar Erişimi Polikliniği hizmete açıldı. 1 Eylül 2026 itibarıyla hasta kabulüne başlayan poliklinikte, damar erişim işlemlerinin etkin şekilde planlanması ve uygulanması hedefleniyor. Poliklinikte kalıcı ve geçici hemodiyaliz kateteri, subkutan port kateter uygulamaları, arteriyovenöz fistül operasyonları, komplike greftli arteriyovenöz fistül operasyonları ve çeşitli endovasküler tedaviler gerçekleştirilecek. Bursa Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Salih Metin, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Hastalarımızın tedavi süreçlerinde ihtiyaç duydukları işlemlere mümkün olan en kısa sürede ulaşabilmeleri bizim için önemli. Damar Erişimi Polikliniğimiz ile bu alandaki hizmet kapasitemizi güçlendirerek hastalarımızın tedavi süreçlerine önemli bir katkı sunmayı amaçlıyoruz" dedi. Polikliniğin özellikle kronik böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz tedavisi gören ve kanser tedavisi sürecinde damar erişimine ihtiyaç duyan hastalara önemli kolaylık sağlaması bekleniyor. Hastaların işlemlere daha hızlı ulaşabilmesi amacıyla randevusuz hasta kabulünün de yapıldığı Damar Erişimi Polikliniği, Bursa Şehir Hastanesi Zemin Kat A Blok A1 Poliklinik Alanı’nda hizmet veriyor.

18 yıllık gönüllülük, 4,5 dönümlük yaşam evine dönüştü Haber

18 yıllık gönüllülük, 4,5 dönümlük yaşam evine dönüştü

Bursa’da yaklaşık 18 yıl önce sokak hayvanlarını beslemek için gönüllü olarak yola çıkan hayvanseverler, zaman içerisinde çalışmalarını büyüterek 4,5 dönümlük arazide yaşam evi kurdu. Sokakta yaralı, hasta, yaşlı ve engelli halde bulunan hayvanları tedavi ettirerek yaşam evine alan gönüllüler, bugün 130 köpek ve 17 kedinin bakımını üstleniyor. Hayvanseverler, kiralık olan yaşam evinin geleceği için belediyeden uzun süreli yer desteği isterken, vatandaşlara da gönüllü ve mama desteği çağrısında bulundu. Bursa’da hayvansever Mehmet Borçalı ve yaklaşık 30 yıllık arkadaşı Ali Marangoz’un 18 yıl önce sokak hayvanlarını beslemek amacıyla başlattığı gönüllü çalışma, zaman içerisinde yüzlerce cana ulaşan bir mücadeleye dönüştü. İlk yıllarda Bursa’nın dağ köyleri, ormanlık alanları ve farklı bölgelerinde sokak hayvanlarını besleyen Borçalı ve Marangoz, çalışmaların tek başına yeterli olmadığını düşünerek dernekleşme kararı aldı. 2023 yılında Sahipsiz Patiler Derneğini kuran hayvanseverler, daha sonra canların daha güvenli ve sağlıklı yaşayabilmesi amacıyla 4,5 dönümlük arazi kiralayarak yaşam evini oluşturdu. Burada özellikle sokakta yaşamını sürdüremeyecek durumdaki hayvanlara yuva olan gönüllüler, yaralı ve hastaların tedavilerini yaptırarak bakımlarını üstleniyor. 130 köpek, 17 kedi yaşam evinde Sahipsiz Patiler Derneği Kurucusu Mehmet Borçalı, yaklaşık 18 yıldır hayvanları beslemek için mücadele ettiklerini belirterek, "İlk zamanlar ormanları, dağ yamaçlarını, her tarafı gezip besleme yapıyorduk. Daha sonra bunun böyle olmayacağını düşünerek bir dernek kuralım, bu canları bir çatı altında toplayalım dedik. 2023 yılında yaşam evimizi kurduk. Çok zorluklar yaşayarak bugünlere geldik" dedi. Yaşam evinde 130 köpek ile 17 kedinin bulunduğunu belirten Borçalı, hayvanların önemli bölümünün engelli, yaşlı veya bakıma muhtaç olduğunu söyledi. Borçalı, "Barınaklarda yaşayamayacak, bakıma ve tedaviye ihtiyacı olan hayvanları alıyoruz. Hepsini tedavi ettirip burada yaşamlarını sürdürmelerini istiyoruz. 130 köpeğimiz var. Bunların içerisinde engelli olanlar, gözü veya bacağı olmayanlar var. Geri kalanların büyük bölümü yaşlı ve bakıma muhtaç hayvanlar" diye konuştu. Borçalı, yaşam evinin ihtiyaçlarının büyük bölümünü kendi imkânları ve gönüllülerin desteğiyle karşılamaya çalıştıklarını ifade ederek, hayvanların bakımında gönüllülere ve vatandaşların desteğine ihtiyaç duyduklarını dile getirdi. "Emeklerimizin boşa gitmesini istemiyoruz" Yaşam evinin kiralık arazi üzerinde bulunmasının kendileri açısından en büyük endişe olduğunu belirten Borçalı, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden uzun süreli kullanabilecekleri bir alan talep ettiklerini söyledi. Borçalı, "Bu kadar masraf yaptık, bu kadar emek verdik. Bunların bir gün zarara dönüşmesini istemiyoruz. Yarın bir gün imar çıkarsa buradan ayrılmak zorunda kalırsak ne olacak diye düşünüyoruz. Belediyemizden özellikle yer istiyoruz. 10, 20 veya 30 yıllık bir yerimiz olursa kirasını vermeye de razıyız. Yeter ki burada canlarımız için kalıcı bir yaşam alanımız olsun" ifadelerini kullandı. Borçalı, yaşam evinin kapılarının herkese açık olduğunu belirterek, "Gizli saklı hiçbir şeyimiz yok. Herkes gelip mamalarımıza, sularımıza, hayvanlarımıza bakabilir. Hesaplarımız ve çalışmalarımız konusunda şeffafız. Yeter ki duyarlı olalım" dedi. Yaşadıkları dramlar yaşam evinde son buluyor Yaşam evine getirilen hayvanların geçmişte yaşadığı ağır mağduriyetler ise gönüllülerin mücadelesinin boyutunu ortaya koyuyor. Borçalı, dört yıl önce kurtardıkları köpeklerden Çilek’in ağır uyuz hastalığı nedeniyle yaklaşık üç ay tedavi gördüğünü anlattı. Şiddete maruz kalan hayvanların da yaşam evine getirildiğini belirten Borçalı, Nilüfer Barınağı’ndan alınan Pamuk’un vücudundaki ağır yaraların tedavi edildiğini ve yaklaşık dört yıldır yaşam evinde güven içerisinde yaşadığını söyledi. Kanser tedavisi gören Alex ve Güneş’in yanı sıra farklı şiddet ve kötü muamele vakalarından kurtarılan hayvanların da yaşam evinde bulunduğunu aktaran Borçalı, boynunda tümör bulunan Doberman cinsi Ateş’in ise zorlu bir ameliyatın ardından sağlığına kavuştuğunu ifade etti. "Ne kadar can koruyabilirsek o kadar mutluyuz" Dernek çalışmalarına yıllardır destek veren Ali Marangoz ise Mehmet Borçalı ile yaklaşık 30 yıldır arkadaş olduklarını ve 17-18 yıldır birlikte hayvan beslediklerini söyledi. Marangoz, "Bursa’nın bütün dağ köylerine giderek besleme yaptık. Sonra böyle olmayacağını düşünüp bu canları bir çatı altında toplamaya karar verdik. Burayı oluştururken çok zorluk çektik. Dışarıda beslediğimiz, yaralı ve hasta olan hayvanları mümkün olduğunca buraya getirdik ve tedavilerini yaptırdık" dedi. Yapılan çalışmalarda herhangi bir kişisel çıkarlarının bulunmadığını vurgulayan Marangoz, "Bütün mücadelemiz hayvanların geleceği ve onları koruyabilmek. Ne kadar can koruyabilirsek o kadar mutlu oluyoruz. Bir canın gelip size sevgi göstermesi, verdiğiniz sevginin karşılığını görmek bize yetiyor" diye konuştu. Gönüllülerden destek çağrısı Yaşam evinde gönüllü olarak yaklaşık 1,5 yıldır çalışan Esen Kurban da başlangıçta kediler için geldiğini, daha sonra köpeklerin bakımına da destek vermeye başladığını söyledi. Kurban, "Sokakta muhtaç olan hayvanları buraya getirip tedavi etmek, düzgün şekilde bakmak ve onlara sevgi vermek istiyoruz. Onları mutlu görmek bizi de mutlu ediyor" dedi. Azerbaycan’dan yaklaşık bir ay önce gönüllü olarak yaşam evine gelen Arzu Derin ise hayvanseverlere destek çağrısında bulundu. Derin, "Hayvanları çok seviyorum. Kedi, köpek fark etmez. Hayvansever olarak destek olmak istedim ve geldim. Hayvanseverlerden destek istiyoruz. Yeter ki bu canlılar mutlu olsun. Kapıdan içeri girdiğimizde bizi görünce o kadar seviniyorlar ki bunu gözleriyle, bakışlarıyla ve hareketleriyle gösteriyorlar. Gönüllü arkadaşlarımız gelsin, destek olsun. En azından mama desteği sağlansın ve bu canlara güzel şekilde bakılsın" ifadelerini kullandı. Yaşam evinde bir çalışan ve yaklaşık 10 gönüllüyle çalışmalarını sürdüren hayvanseverler, daha fazla cana ulaşabilmek için vatandaşları gönüllü olmaya ve mama desteğinde bulunmaya davet etti.

İtalyan profesör Beyoğlu’ndaki evinde ölü bulundu Haber

İtalyan profesör Beyoğlu’ndaki evinde ölü bulundu

İstanbul Beyoğlu’nda yaşayan ve yıllarca İtalyan liselerinde öğretmenlik yapan İtalyan Profesör Ruggero D’Angerio’yu, evinde ölü bulundu. Olay, 5 Ağustos Çarşamba günü Beyoğlu Hacıahmet Mahallesi Sahancı Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İstanbul’daki İtalyan liselerinde uzun yıllar boyunca öğretmen olarak görev yapan Profesör Ruggero D’Angerio İstanbul’daki evini kiraya vermek için emlakçı Ethem İ. (45) ile anlaştı. Emlakçı Ethem İ. gün içerisinde evi kiracı adaylarına göstermek için D’Angerio’ya ulaşmaya çalıştı ancak İtalyan öğretmen telefonlara cevap vermedi. Profesör D’Angerio’dan haber alamayan Ethem İ. bir kiracı adayıyla birlikte eve geldi. Evin kilidini kendisinde bulunan yedek anahtarla açarak içeriye giren Ethem İ., Profesör Ruggero D’Angerio’yu evdeki yatağında yarı çıplak ve hareketsiz halde buldu. Bunun üzerine Ethem İ. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. ‘Yatağında yarı çıplak ve hareketsiz halde bulundu’ İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede İtalyan öğretmen D’Angerio’nun hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ve olay yeri inceleme ekipleri D’Angerio’nun bulunduğu odada incelemelerde bulundu. Yapılan ilk incelemelerde D’Angerio’nun vücudunda herhangi bir darp, kesici veya delici alet izine rastlanmadı. D’Angerio’nun cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı. ‘Gün içerisinde iki üç kere aradığımda, ulaşamadım’ Profesör Rugerro D’Angerio’yu evde cansız halde bulan Emlakçı Ethem İ., D’Angerio’nun evini kiralaması için kendisini yetkilendirdiğini belirterek, "Kendisini tanıyordum. Evini kiraya vermem için beni yetkilendirmişti. Ben kendisini gün içerisinde iki üç kere aradığımda, ulaşamadım. Müşteriye göstermem için bana yedek anahtar vermişti. Randevu saatinde geldiğimde tekrar aradım ancak ulaşamadım. Müşteriyle birlikte daireyi göstermek için eve gittik. Kendisini maalesef o vaziyette gördük" ifadelerini kullandı. "Kanser tedavisi görüyordu. İstanbul’u çok seviyordu" D’Angerio’nun yaklaşık 2 yıl boyunca İtalya’da kanser tedavisi gördüğünü söyleyen Ethem İ., "İstanbul’u çok seviyordu. Ondan dolayı yazın İstanbul’a geliyordu. Kanseri atlattığını söylüyordu. O vesileyle İstanbul’daydı. Evini kiraya vermek için beni yetkilendirmişti" şeklinde konuştu. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.