Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kanama

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kanama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Ameliyat olduğu belli olmamalı" Haber

"Ameliyat olduğu belli olmamalı"

Maltepe Özel Ersoy Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Emre Gürkan, rinoplastinin sadece estetik değil nefes alma problemlerinde de çözüm sunduğunu belirterek, "Amacımız ameliyat olduğu belli olmayan doğal bir görünüm elde etmektir. Tam iyileşme için sabır ve deneyimli uzman hekim uygulaması çok önemli" dedi. Günümüzde en sık tercih edilen estetik operasyonların başında gelen rinoplasti, hem yüz hatlarıyla uyumlu doğal bir görünüm kazandırıyor hem de sağlık sorunlarına çözüm sunuyor. Maltepe Ersoy Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Emre Gürkan, cerrahi işlemin detaylarını aktararak burun içi eğrilik ve konka büyümesi gibi rahatsızlıkların da aynı seansta tedavi edilebildiğini vurguladı. Tedavi yöntemi hastanın burun yapısı, cilt kalınlığı ve hekimin değerlendirmesine göre yapılmakta" Burun yapısından memnun olmayan ya da travma sonrası şekil bozukluğu yaşayan kişilerin bu ameliyat için uygun adaylar olduğunu belirten Op. Dr. Emre Gürkan, ameliyat yöntemlerinin detaylarına ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Kemerli burun yapısına sahip, burun ucu düşük ya da geniş olan ve nefes alma sorunu yaşayan bireylerde rinoplasti başarılı sonuçlar vermektedir. Kemik gelişiminin tamamlandığı 18 yaş sonrasında önerilmekle birlikte, genel sağlık durumu elveren ileri yaştaki hastalara da güvenle uygulanabilir. Bu noktada yöntem seçimi hastanın burun yapısı, cilt kalınlığı ve hekimin değerlendirmesine göre yapılmaktadır. Açık Rinoplasti burun altından açılan küçük bir kesi ile cerraha geniş bir görüş alanı sağlar. Kapalı Rinoplastide ise kesiler burun içinden yapıldığı için dışarıdan herhangi bir iz kalmaz." "İyileşme döneminde darbe riskinden ve gözlük kullanımından kaçınılmalı" Genel anestezi altında yapılan ve ortalama 2-3 saat süren ameliyatın ardından iyileşme sürecine dair detaylar paylaşan Op. Dr. Gürkan, şu uyarılarda bulundu: "Ameliyat sonrası yerleştirilen atel genellikle 1 hafta içinde çıkarılır. İlk günlerde görülen hafif ağrı, morluk ve şişlikler son derece normaldir. Hastalar genellikle 7-10 gün içerisinde sosyal hayatlarına dönebilirler. İyileşme döneminde ağır egzersizlerden, darbe riskinden ve bir süre gözlük kullanımından kaçınılmalıdır. Burnun nihai şeklini alması 6 ay ile 1 yıl arasında bir zaman almaktadır." Amaç ameliyat olduğu belli olmayan doğal bir görünüm Modern cerrahi teknikler sayesinde kişiye özel planlama yapıldığını dile getiren Op. Dr. Emre Gürkan, hedeflerinin doğal bir görünüm elde etmek olduğunu vurguladı. Sonuçların kalıcı olduğunu ancak ödemin dağılması için sabırlı olunması gerektiğini hatırlatan Gürkan, her cerrahi işlemde olduğu gibi enfeksiyon, kanama, asimetri gibi risklerin bulunduğunu ve bu nedenle deneyimli uzman hekimlerle hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.

Ağızda Oluşan Enfeksiyonlar Zamanla Tüm Vücudu Etkileyebilir! Haber

Ağızda Oluşan Enfeksiyonlar Zamanla Tüm Vücudu Etkileyebilir!

Ağız ve diş sağlığının yalnızca dişlerin çürümesi veya ağız kokusu gibi sorunlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Atinel, diş eti hastalıklarının bakterilerin kana karışmasına yol açarak kalp hastalıkları, diyabet ve hamilelik süreci üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini söyledi. VÜCUTTA İLTİHAPLANMAYA NEDEN OLUYOR Ağızda oluşan enfeksiyonların zamanla tüm vücudu etkileyebildiğini dile getiren Dt. Ersin Atinel, “Diş eti hastalıklarında ağız içinde enfeksiyon oluşur. Bu enfeksiyon nedeniyle diş etleri hassaslaşır ve kanama meydana gelebilir. Diş eti dokusunun zayıflaması, bakterilerin kolayca kan dolaşımına geçmesine neden olur. Bu durum vücutta yaygın inflamasyon (iltihaplanma) oluşturur ve birçok organ sistemini etkileyebilir. Ağız sağlığı bozulduğunda özellikle diş eti enfeksiyonları, kalp hastalıkları açısından risk oluşturur. Diş etlerinde oluşan bakteriler kana karışarak damar duvarlarına tutunabilir. Bu durum damar sertliği riskini artırabilir ve damar içinde plak oluşumunu hızlandırabilir” diye konuştu. DİYABET VE HAMİLELİĞİ DE ETKİLİYOR Diyabetle ağız ve diş sağlığı arasında bir ilişki bulunduğunu vurgulayan Dt. Ersin Atinel şu bilgileri verdi: “Diyabet hastalarında kan şekeri yüksek olduğunda bağışıklık sistemi zayıflar. Bu nedenle enfeksiyonlara yatkınlık artar ve diş eti hastalıkları daha kolay gelişebilir. Diş eti hastalıkları da diyabeti olumsuz etkiler. Çünkü ağız içindeki enfeksiyon vücutta iltihabı artırır ve bu durum insülin direncini yükseltebilir. Böylece kan şekeri kontrolü zorlaşır ve diyabetin dengede tutulması daha güç hale gelir. Hamilelik sürecinde ise hormonal değişimler nedeniyle diş etleri daha hassas hale gelir. Bu yüzden hamile kadınlarda diş eti kanaması ve iltihabı daha sık görülür. Eğer hamilelik sırasında ağızda ciddi enfeksiyonlar bulunuyorsa, bu enfeksiyonlar vücutta iltihabı artırarak erken doğum ve düşük doğum ağırlığı gibi riskleri yükseltebilir. Ayrıca ağız hijyeninin kötü olması annenin ağız bakterilerinin bebeğe geçmesine neden olabilir ve ilerleyen yaşlarda çürük riskini artırabilir” İZDO Başkanı Dt. Ersin Atinel, son olarak düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve düzenli diş hekimi kontrollerinin, hem ağız sağlığı, hem de genel sağlık açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.