Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kanal İstanbul

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kanal İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanal İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Kurum: "Aynı kararlılıkla İstanbul'da olacağız, devletimiz milletinin yanındadır" Haber

Bakan Kurum: "Aynı kararlılıkla İstanbul'da olacağız, devletimiz milletinin yanındadır"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sel felaketinin yaşandığı Sarıyer Ayazağa'da incelemelerde bulundu. İncelemeleri sırasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Kurum, afetin en yoğun yaşandığı yerin Ayazağa olduğunu belirterek, "Birçok binanın alt katını su bastı. Vatandaşlarımızın altyapı işlerine ilişkin sıkıntılarını ve problemlerini burada hep birlikte değerlendirdik. Şunu ifade etmek gerekir ki planlı kentleşme ve planlı altyapı bugün için en önemli iş. Bu afetleri daha sık yaşayacağımızı dün de ifade ettim. İklim değişiyor. Dolayısıyla iklim değişikliğiyle mücadele etmek bir tercih değil, zorunluluk. Bu anlamda İstanbul'u depreme hazırlamak, İstanbul'u planlı kentleşmeyle birlikte inşa etmek, işte böylesi afetlere karşı tedbir almak demek. Bu anlamda vatandaşımızın olayın içeriğine de baktığımızda, buradaki kapalı dere kesitinden kaynaklı su baskınlarının ve altyapının burada yetersiz olması, yine çarpık kentleşme diyeceğimiz yerleşimin burada mevcut olması sebebiyle bu sorunu yaşadığını gördük. Bu tespitleri yapacağız. Önceliğimiz, bir afet yaşadık ve bu afet sonrasında vatandaşlarımızın ne ihtiyacı varsa devletimizin tüm birimleriyle birlikte bu ihtiyaçları öncelikle gidereceğiz. Barınma ihtiyacı olana barınma, gıda ihtiyacı olana gıda sağlayacağız. Yine bodrum katlarda bilhassa yaşanan su baskını sorunlarının aşılmasına ilişkin valiliğimiz koordinasyonunda bu çalışmaları yapacağız. Önce bu afetin izlerini kaldıracağız. Acımızı yaşayacağız ama bir taraftan da kayıp vatandaşlarımız var. Kayıp vatandaşlarımızı arama faaliyetleri hızlı bir şekilde yürütülüyor. Ardından da burada kalıcı çözümlere ilişkin vatandaşlarımızla istişare edeceğiz. Bu istişare çerçevesinde Ayazağa'nın, Sarıyer'in, İstanbul'un neye ihtiyacı varsa biz bunu karşılamaya hazır olduğumuzu ifade ettik. Bunu vatandaşımıza da söylüyoruz" dedi. "Aynı kararlılıkla İstanbul'da olacağız, devletimiz milletinin yanındadır" Devletin vatandaşın yanında olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, "Hiçbir vatandaşımızın mağdur olmayacağı bir çözümü burada hep birlikte ortaya koyacağız. Yarım kalan dere ıslahının devamı burada çok önemli. Buna ilişkin yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Belediye Başkan Vekilimiz ve Sarıyer Belediye Başkanımızla görüşmeler yaptık. Burada bu sorunun aşılmasına ilişkin yapılması gerekenleri birlikte yapmak üzere bir karar aldık. Dere ıslahının tamamlanması hem Ayazağa'da hem de Cendere'de çok çok önemli. Biz istiyoruz ki bundan sonraki afetlerde annelerimiz, babalarımız Ayazağa'da, Sarıyer'de aynı sorunu yaşamasın. Esnafımız aynı endişeyle dükkanını açmasın. Korku içindeler ve aynı korkuyu bir daha yaşamak istemiyorlar. Dolayısıyla burada seferberlik şuuru içerisinde, daha önce Bozkurt'ta, Giresun Dereli'de, Rize'de, Trabzon'da yaşadığımız sellerde ve 11 ilde yaşadığımız afette devletimiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde nasıl aksiyon aldıysa nasıl hızlı planlı bir şekilde dirençli şehirleri inşa ettiyse aynı kararlılıkla İstanbul'da olacağız. Gözümüzün nuru İstanbul'da olacağız. İstanbul'un her bir mahallesi, her bir semti bizim için değerli, bizim için kıymetli. Dolayısıyla bu bakışla, bu anlayışla çalışmalarımızı milletimizle bir olarak, omuz omuza inşallah gerçekleştiriyor olacağız. Burada önceliğimiz, tekrar ifade etmek gerekirse afetin izlerini bir an önce sarmak. Ardından da kalıcı çözümleri birlikte hayata geçireceğiz. Bunları da etap etap İstanbul'da hemşehrilerimizle, Ayazağalı kardeşlerimizle paylaşacağız. Aynı acıları bir daha yaşamak istemiyoruz. Bu kararlılığı da sahada hep birlikte uygulayacağız. Zor bir süreç. Birbirimize destek olmamız gerekiyor. Ama şunu net bir şekilde ifade etmek gerekir ki devletimiz milletinin yanındadır. Burada devletin tüm birimleri aksiyon almıştır. Yapılması gerekenler, valilik koordinasyonunda, AFAD'ımızla birlikte tüm birimlerimizle yürütülüyor. Yani kimin çalışması gerekiyorsa burada 7 gün 24 saat esasına göre çalışıyor. Her bölgede kriz merkezlerimiz var. Bu kriz merkezlerinde gerekli vali yardımcılarımızın, kaymakamlarımızın ve AFAD Başkanlığımızın koordinasyonunda süreçler yürütülüyor. Biz de süreci anbean takip edeceğiz" dedi. Bakan Kurum'dan Özgür Özel'e: "Bu olayın üzerinden siyaset yapmak acizliktir" Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Kurum, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Kanal İstanbul ve sel felaketine ilişkin iddialarına sert tepki gösterdi. Yaşananların siyasi malzeme yapılmaması gerektiğini vurgulayan Bakan Kurum, "3 vefatımız ve kayıplarımız var. İstanbul'un tarihindeki en büyük sel felaketlerinden birini yaşıyoruz. Daha hala kayıplarımızı arama faaliyetini sürdürürken bu olayın üzerinden siyaset yapmak tek kelimeyle ifade etmek gerekirse acizliktir. Sayın Özgür Özel'in kendi basiretsizliğini, kendi yönetimlerindeki sıkıntıları örtme çabasıdır. Kanal İstanbul projesi üzerinde sadece sadece sosyal konut projeleri yapılmaktadır. Bugüne kadar 81 ilimizde Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade çerçevesinde 1 milyon 700 bin sosyal konut yapılmıştır. Afetlerde, depremlerde ve kentsel dönüşüm projeleriyle yine tüm Türkiye'de 2 milyon 300 bin konut yapılmıştır. 11 ilimizde iki yılda, eşi benzeri görülmemiş bir çalışmayla 455 bin konut bitirilip teslim edilmiştir. Ve yaşanan afetler göstermiştir ki bu yapılan konutlarda planlı ve dirençli konutlarda vatandaşımızın bu yaşanan afetlerde burnu bile kanamamıştır. Bunu en son deprem bölgesi göstermiştir. Burada vatandaşımız planlı bir kentleşme istiyor. Şimdi kendisi sokağa çıkmadığı için sokakta ne isteniyor, ne bekleniyor, bunu bilmiyor. Gelsin Ayazağa'da sorunun ne olduğunu bizzat yerinde görsün. Çözüme ilişkin siyaset yapacağına, burada siyasi acizlik göstereceğine gelip burada o iradeyi ortaya koysun. Bakın, biz Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimizle ve Sarıyer Belediye Başkanımızla birlikte burada ne ihtiyaç var, ne eksiklik var, bunu beraber konuşuyor, istişare ediyor ve hep birlikte yapılması gerekeni ortaya koymaya çalışıyoruz. Siyaset yapmıyoruz, kimseyi suçlamıyoruz. Bugün doğrusunun da bu olduğunu düşünüyoruz. O yüzden kendi yönetim beceriksizliğini bu hesaplaşmalarla, bu iftiralarla kapatmaya çalışmasın. Gelsin burada vatandaşın ne eksiği var, o eksiği görsün. Giderme noktasında irade ortaya koysun. Vatandaş bunu bekliyor, millet bunu bekliyor. Biz her zaman olduğu gibi yine milletin sorunlarına ve o sorunların çözümüne ilişkin iradeyi ortaya koyacak tavrı sergileyeceğiz. Çamur siyaseti yapmayacağız, iftira siyaseti yapmayacağız. Burada birlikte Ayazağa'nın sorunları neyse, İstanbul'un sorunları neyse, kafamızın arkasında herhangi bir hesap olmadan, herhangi bir beklenti olmadan, sadece ve sadece milletimizin duasını almak için bu çalışmayı yapacağız" dedi. "1942 yılından beri yaşanan en büyük sel afetini yaşıyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, hayatını kaybeden vatandaşlar için taziyesi ilettiği konuşmasında, "Gün boyunca Ankara'da, AFAD Koordinasyon Merkezi'nde, olayları, afeti yönetmeye gayret etmiştik. Ayın 14'ünde Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz 42 ilimizde sarı, 6 tane ilimizde de turuncu kod vermişti. Dün itibariyle önce 36'ya düştü sarı kodlu verilen yerler. Turuncu kodlu yerler 4'e düşmüştü. Bugün, biraz daha düştü. 26 ilimizde yine sarı kod devam ediyor. 3 tane ilimizde de turuncu kod devam ediyor. Afetin ilk anından itibaren özellikle İstanbul'da, İstanbul Valimizin koordinasyonunda bütün ilgili kurumlarımız burada, vatandaşımızın yardımına koşuyorlar. Bugün de, bakanımızla beraber, sabahtan beri Ayazağa Mahallesi'nde evleri, iş yerlerini dolaştık. Vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. 4 vatandaşımız kayıp olarak aranıyor, onlardan haber almaya çalışıyoruz. İstanbul'da, 49 bin AFAD çalışanlarımız, gönüllülerimiz, sahil güvenlik, jandarma, belediye ekiplerimiz, çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar. Türkiye'de şuan 60 bine yakın personelimiz, afet olan yerlerde sahada görev yapıyorlar. Vatandaşımızın, yardımına, imdadına koşmaya çalışıyorlar. Bakanımla beraber, mahalleyi gezdik, inceledik. Yapılması gerekenleri, İstanbul Valiliğimiz, Ankara'daki AFAD Koordinasyon Merkezimiz planlıyorlar, birebir çalışıyoruz. Elimizden geldiği kadar vatandaşımızın yardımına koşmaya gayret ediyoruz. 1942 yılından beri yaşanan en büyük sel afetini yaşıyoruz, bunu da gözden kaçırmamamız gerekiyor" diye konuştu. "Devletin tüm birimleri sahada çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar" Konuşmasının devamında, felakette kaybolan 5 vatandaştan birinin telefonunun şarjı bittiğini, vatandaşın birimlere ulaştığına değinen Bakan Çiftçi, "5 kaybımız vardı. Biri kendisi geldi. Telefonun şarjının bittiğinden, ulaşılamadığından, kayıp ihbarı verildiğini söyledi. Diğer vatandaşlarımızı arama çalışmaları devam ediyor. Onlardan da haber aldığımız zaman İstanbul Valimiz gerekli açıklamayı yapacak. Hasar tespit çalışmalarımız bir yandan devam ediyor. Zarar tespit ekiplerimiz sahada çalışmalarına devam ediyor. İstanbul'da bugüne kadar 9 bin 850 ihbar alınmış durumda. 112 acil çağrı merkezimize yapılan, doğrulaması yapılmış ihbarlar. Bunların büyük bir kısmına ekiplerimiz müdahale ettiler, etmeye devam ediyorlar. Devletin tüm birimleri sahada çalışmalarına aralıksız devam ediyorlar. Öğleden sonra Sakarya'ya geçerek, incelemelerime devam edeceğim" dedi.

Barajlarda kuraklık tehlikesi: Doluluk oranları yüzde 48 seviyesine geriledi Haber

Barajlarda kuraklık tehlikesi: Doluluk oranları yüzde 48 seviyesine geriledi

İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde bulunan Sazlıbosna Barajı’nda su seviyesinin yüzde 26,91 oranına gerilemesi, havzanın çarpıcı görüntülerini ortaya çıkardı. Havadan görüntülenen bölgede suyun çekildiği alanlarda hayvanların otladığı görülürken, yıllardır su altında kalan bazı yapı ve yerleşim kalıntıları yeniden görünür hale geldi. Aynı görüntülerde ise bölgenin siluetini değiştiren Sazlıdere Köprüsü’nün yükselen ayakları dikkat çekti. Yaz aylarında sıcaklıkların artması ve su tüketiminin yükselmesiyle İstanbul’un barajlarındaki doluluk oranı gerilemeye devam ederken, Sazlıbosna’da ortaya çıkan tablo kuraklığın havzaya etkisini gözler önüne serdi. Bir tarafta çekilen suların bıraktığı geniş otlak alanlarında hayvanlar otlamayı sürdürürken, diğer tarafta Kanal İstanbul güzergahındaki önemli yapılarından Sazlıdere Köprüsü yükselmeye devam ediyor. İSKİ’nin 19 Ağustos 2026 tarihli verilerine göre İstanbul’a su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı yüzde 48,13 seviyesinde bulunuyor. Sazlıdere Barajı’ndaki doluluk oranı ise yüzde 26,91 olarak ölçüldü. Böylece Sazlıdere, İstanbul genelindeki ortalamanın yaklaşık 20 puan altında kaldı. Sazlıdere Köprüsü, bölgenin geçirdiği hızlı değişimi de ortaya koyuyor. Sazlıbosna’da aynı kadraja giren kuruyan baraj zemini, otlayan hayvanlar, ortaya çıkan eski yapılar ve yükselen dev köprü, İstanbul’un kuzeybatısındaki bölgenin hem doğal hem de fiziki açıdan geçirdiği değişimi gözler önüne seriyor. Sazlıdere’deki mevcut seviye, geçen yılın aynı dönemindeki tabloyla karşılaştırıldığında da dikkat çekiyor. 19 Ağustos 2025’te Sazlıdere Barajı’nın doluluk oranı yüzde 40,11 olarak ölçülmüştü. Bu yıl aynı tarihte oran yüzde 26,91’e gerilerken, yaklaşık 13,2 puanlık düşüş yaşandı. 2024’te ise 19 Ağustos itibarıyla Sazlıdere’de doluluk yüzde 52,16 seviyesindeydi. İstanbul barajlarında son durumu: Ömerli Barajı: yüzde 68,36 Darlık Barajı: yüzde 65,79 Elmalı Barajı: yüzde 78,04 Terkos Barajı: yüzde 40,98 Alibey Barajı: yüzde 46,78 Büyükçekmece Barajı: yüzde 33,87 Sazlıdere Barajı: yüzde 26,91 Istrancalar Barajı: yüzde 34,47 Kazandere Barajı: yüzde 20,87 Pabuçdere Barajı: yüzde 14,03

Kanal İstanbul'lun ilk köprüsünde 250 tonluk dev operasyon Haber

Kanal İstanbul'lun ilk köprüsünde 250 tonluk dev operasyon

Kanal İstanbul projesi kapsamında yapımına başlanan ve projenin ilk köprüsü olma özelliğini taşıyan Sazlıbosna Köprüsü inşaatında, 250 tonluk dev tabliye kaldırma operasyonu gerçekleştiriliyor. Havadan çekilen görüntülerde, Sazlıbosna Barajı’ndan başlayıp Küçükçekmece Gölü’ne ve ardından Marmara Denizi’ne kadar uzanan Kanal İstanbul güzergahı tek bir karede net bir şekilde gözler önüne serildi. Gündüz ve gece kesintisiz süren hummalı çalışmalarda, her biri 250 tonu bulan dev çelik tabliyeler, milimetrik hesaplamalarla köprüye bağlanılıyor. Havadan çekilen görüntülerinde, köprü inşaatının görkemli yapısı ve Kanal İstanbul güzergahının coğrafi hattı dikkat çekiyor. Sazlıbosna Baraj Göleti’nin iki yakasını birleştiren köprü, göğe yükselen sarı renkli kule vinçler ve çelik eğik askı kabloları eşsiz bir manzara oluşturuyor. Yüksek irtifadan çekilen fotoğrafta, Sazlıbosna’dan başlayarak güneye doğru kıvrılan vadi hattı, Küçükçekmece Gölü ve ufukta Marmara Denizi üzerinde demirleyen gemiler tek bir havadan çekilen karede net bir şekilde gözüktü. Gece çekimlerinde köprünün ışıklandırma sistemlerinin ilk denemelerinin yapıldığı gözüküyor. Işıkların farklı renkte yandığı havadan çekilen görüntülere yansıdı Tek seferde 250 tonluk dev yükler havada Köprü inşaatının kalbini oluşturan tabliye kaldırma operasyonu, sahadaki uzman ekipler tarafından büyük bir hassasiyetle yönetiliyor. Projede görev yapan Sancak Operatörü Berkay Mutlay, "Kanal İstanbul'un ilk köprüsü olarak tanımlanacak Asmalı Eğri Köprü'de tabliye kaldırma operasyonumuzu devam ettiriyoruz. Tabliye kaldırma esasının programlamasını Ocak ayında yaptık, Şubat ayında ise fiili kaldırma işlemlerine başladık. Aralık ayı sonu itibarıyla tabliye kaldırma işini tamamlamayı hedefliyoruz. Köprünün toplam 17 ana tabliyeden oluşuyor. şu anda 11’inci tabliyenin montaj aşamasındayız. Her bir tabliyenin ağırlığı 250 ile 252 ton arasında değişmektedir. Main span (ana açıklık) tarafındaki tabliye 250 ton, side span (yan açıklık) tarafındaki tabliye de aynı şekilde 250 ton ağırlığa sahiptir. Karşılıklı kaldırma yapıldığında ana gövdede toplam 500 tonluk bir yük dengesi yönetilmektedir" dedi. Türkiye’de bir ilk: Cıvatalı köprü teknolojisi Dev tabliyeler Strandjack vinçler yardımıyla yükseltilip köprü gövdesindeki hedeflenen seviyeye getirildiklerini ifade eden Mutlay, "Haritacı mühendisler tarafından lazerli konumlandırma yapılıyor. Yaklaşık 1 gün süren montaj ardından, tabliyenin tam haritalandırılmış yerine oturmasıyla birlikte cıvatalama işlemine geçiliyor. Yaklaşık 12 ila 13 saat süren cıvatalama süreci, köprü mühendisliği açısından da bir ilke imza atıyor. Sazlıbosna Köprüsü, Türkiye'de büyük ölçekli eğik askılı köprüler arasında özel cıvatalı birleştirme teknolojisinin ilk defa bu kapsamlı kullanıldığı yapılardan biri olma özelliğini taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.