Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kanada

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kanada haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanada haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz" Haber

Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, Türkiye’nin COP31 kapsamında ortaya koyacağı enerji politikaları, elektrikleşme hedefleri, yenilenebilir enerji yatırımları, nükleer enerji çalışmaları, Karadeniz’deki petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri ile enerji arz güvenliğine yönelik projeler hakkında açıklamalarda bulundu. "COP31’in Antalya’da çok başarılı olacağını ve Türkiye açısından önemli olacağını düşünüyorum" Türkiye’nin COP31 öncesinde ortaya koyacağı çalışmaların içeriğine değinen Bayraktar, "Türkiye’nin COP31’de dünyaya vermek istediği mesaj; ‘Artık taahhütten aksiyona geçelim’ olacak. Aksiyon almamız lazım ki bu emisyonları sınırlandıralım ve iklim değişikliği ile alakalı hedefi tutturalım. COP31’in Antalya’da çok başarılı olacağını hem Türkiye açısından hem de dünya iklim mücadelesi açısından önemli olacağını düşünüyorum. Türkiye’nin ortaya koyduğu bu ‘Taahhütten aksiyona geçelim, harekete geçelim’ metaforu, etrafında ümit ediyorum önemli değerlendirmeler, önemli kararlar alınacak. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde birçok ülkenin devlet başkanı, hükümet başkanları, bakanları burada olacak. 100 bin insanı bekliyoruz. 9-20 Kasım’da bütün dünyanın gözü burada olacak" ifadelerine yer verdi. "2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı çalışıyoruz COP31 öncesinde Türkiye’ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz" Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji vizyonunda elektrikleşmeyi merkeze aldıklarını belirterek, "COP31’de dünyaya vereceğimiz en önemli mesajlardan bir tanesi elektrikleşme. Çok iddialı bir şekilde ortaya koyduğumuz unsurlardan bir tanesi 2035’te yüzde 35 elektrikleşme hedefi. Bunu eğer başarırsak bu hakikaten çok önemli bir çıktı olur. Geleceğin elektrik çağı olduğunu söylememiz lazım net bir şekilde. Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz. 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı çalışıyoruz ve muhtemelen COP31 öncesinde, yani ekim sonu, kasımın ilk haftası COP31 başlamadan Türkiye’ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz. Bu yeni stratejinin merkezine elektrikleşmeyi koyuyoruz. Bunu yapmak için Türkiye’nin yenilenebilir enerjide çok iddialı hedefleri var. 2035 için 120 bin megavatlık bir hedef ortaya koymuştuk. 2040’ta daha büyük bir hedefi ortaya koyacağız. Türkiye’nin enerjisini verimli kullanması gerekiyor. 2030’a kadarki 20 milyar dolarlık enerji verimliliği projelerini şimdi 2030 sonrası için Türkiye’nin Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı olarak çalışıyoruz ve daha iddialı bir hedef ortaya koyacağız" değerlendirmesinde bulundu. Bakan Bayraktar, elektrikleşmede ulaştırma sektörünün önemli bir dönüşüm alanı olduğunu belirterek, 2035’te Türkiye yollarında 7-10 milyon elektrikli araç bulunmasını hedeflediklerini söyledi. Belediyelerin otobüslerinin ve bireysel araçların önemli bölümünün elektrikliye dönüşmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, bu dönüşümün petrol talebini ve emisyonları azaltarak dışa bağımlılığı düşüreceğini, bunun için 200 milyar doların üzerinde yatırım gerektiğini kaydetti. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisindeki potansiyeline dikkat çekerek, "Potansiyele baktığınızda toplamda yüzde 70’lik pay güneşe, yüzde 30’luk pay rüzgâra ait olacak gibi gözüküyor kapasite olarak. Bunların birini birine tercih etmemiz söz konusu değil, ikisine de ihtiyacımız var. Yenilenebilir alan, bizim için olmazsa olmazlardan bir tanesi. Yapabildiğimiz kadar güneş ve rüzgâr yatırımı yapacağız" şeklinde konuştu. "Yeni adımlarımızdan bir tanesi, depolamalı hidrolik santraller" Hidroelektrik santrallerde depolama kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini de ifade eden Bayraktar, "Yeni adımlarımızdan bir tanesi, depolamalı hidrolik santraller. Hidrolik santrallerimizde suyun tekrar kaynağa basıldığı, ucuz saatlerde o suyu kullanarak pompayla alıp tekrar yukarı gönderdiğiniz ve sonra tekrar elektriğin daha uygun fiyatlı olduğu, daha iyi fiyatların olduğu zamanlarda tekrar elektrik ürettiğiniz pompaj depolamayla alakalı bir hedefimiz var" diye konuştu. "Akkuyu’da hedefimiz bu yıl sonuna kadar santralin fiziki çalışmasını başlatmak" Akkuyu Nükleer Santrallerine ilişkin de konuşan Bayraktar, birinci reaktörden elektrik üretimiyle alakalı artık sona yaklaşıldığını söyleyerek, "Şu anda test aşamasındayız. Hedefimiz bu yıl sonuna kadar artık santralin fiziki çalışmasını başlatmak" dedi. "Sinop ve Trakya’daki nükleer santral projelerine ilişkin müzakereler sürüyor" Bayraktar, Sinop ve Trakya’daki nükleer santral projelerine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü hatırlatarak, "Bu konuda özellikle son dönemde Kanada ile devam eden çalışmalarımız hızlı ilerliyor. Ümit ediyorum önümüzdeki aylarda orada daha net bir tabloyu göreceğiz. İkisine birden bakıyoruz; Sinop sahası biraz daha hazır bir saha ama esas itibarıyla bizim elektrik açısından önceliğimiz Trakya’da. Trakya’yı biraz daha önce yapmak icap ediyor. Orada da saha çalışmalarımız devam ediyor. Çin’le görüşmelerimiz var, Rusya’nın önemli bir ilgisi var ve Güney Kore’yle de müzakerelerimiz bu anlamda devam ediyor" dedi. "Karadeniz’de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor" Derin deniz sondaj gemi sayısını 6’ya çıkardıkları kaydeden Bayraktar, "Bunların bir tanesi Somali’de şu anda çalışıyor. Üretim geliştirme programının yanı sıra bir diğeri de Karadeniz’de Batı Karadeniz’de, Orta Karadeniz’de ve Doğu Karadeniz’de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor. Önümüzdeki günlerde petrol hedefli, bir sondaja başlayacağız. Biraz uzun sürecek, zor bir sondaj. Batı Karadeniz’de petrol hedefli bir sondaja yakın zamanda başlayacağız" bilgisini paylaştı. Katar gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasını öngören proje için yaklaşık 2 bin-2 bin 200 kilometrelik boru hattına ihtiyaç olduğunu kaydeden Bakan Bayraktar, projenin hayata geçirilmesi için öncelikle Türkiye, Katar ve Avrupa Birliği arasında siyasi irade oluşması gerektiğini söyledi. Bayraktar, mevcut krizi yeni enerji projeleri için fırsata dönüştürmek istediklerini kaydetti. Bayraktar, Ceyhan’ın önemli bir petrol merkezine dönüşebilecek potansiyele sahip olduğunu belirterek, bölgedeki petrol kaynaklarının depolama, rafineri ve petrokimya yatırımlarıyla birleştirilmesi halinde Türkiye üzerinden Avrupa’ya günlük 2,5 milyon varile kadar petrol taşınabileceğini ifade etti.

Trump: "(İran) Kazma Dağı'nda herhangi bir faaliyet varsa, burayı çok yakında vurabiliriz" Haber

Trump: "(İran) Kazma Dağı'nda herhangi bir faaliyet varsa, burayı çok yakında vurabiliriz"

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırılara ilişkin, "Eğer Kazma Dağı'nda herhangi bir faaliyet varsa, burayı çok yakında vurabiliriz. Yaptığımız şey inanılmaz. Venezuela'nın kontrolünü ele aldık ve şimdi esasen İran'ın kontrolünü de ele geçirdik. Geçen gece radarlarını imha etmek için düzenlediğimiz saldırılardan önce günlerdir ateş açılmıyordu. Sanırım sürekli sistem getirip kaybetmekten bıktılar" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da basın mensuplarının sorularını cevapladı. ABD Başkan Yardımcısı James David Vance'in dün gerçekleştirdiği basın toplantısında İran ile çatışmaları "savaş" olarak adlandırmayacağını söylemesine ilişkin bir soruya cevabında Trump, "Birçok kişinin buna savaş demediğini söyleyebilirim. Ben buna askeri çatışma diyorum. Çünkü bu bizim açımızdan küçük bir mesele. Büyük çaplı bir şey değil. Venezuela operasyonunu ve bunu gerçekleştirdik. Venezuela'da hiç kimseyi kaybetmedik. Burada ise 18 kişi kaybettik" dedi. ABD'nin Vietnam'da 100 bin diğer çatışmalarda ise on binlerce insan kaybı yaşadığını ifade eden Trump, "İran ile olanın aralıklı bir çatışma olduğunu söyleyebilirim. Zaman zaman saldırılar düzenliyoruz. Başkan Yardımcısı'nın söylediklerini duydum ve ilginç buldum. Çünkü söyledikleri büyük ölçüde isabetli. Şu anda savaşmıyoruz. Çatışma yok. Hürmüz Boğazı'nı kontrol ediyoruz ve çok miktarda petrol çıkarıyoruz" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı çevresindeki bazı noktaları vurduklarını, radarları imha ettiklerini ve İran'ın hava araçları ile daha önce boğazı kontrol korumak için kullandıkları unsurları yok ettiklerini savunan , "Artık boğazı biz kontrol ediyoruz. Dün gece çok sayıda gemi boğazdan geçti ve her gün geçmeye devam ediyor" dedi. "İran'daki Kazma Dağı'nda hareket eden herkesi biliyoruz" Trump, İran'a yönelik saldırılara ilişkin, ülkenin zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarının tutulduğu öne sürülen Kazma Dağı altındaki yer altı tesisine işaret etti. ABD Başkanı, "Eğer Kazma Dağı'nda herhangi bir faaliyet varsa, burayı çok yakında vurabiliriz. Bir hareket olduğunda imkanlarımız sayesinde bunu görebiliyoruz. Uzay alanında açık arayla öndeyiz ve bu sayede İran'daki Kazma Dağı'nda hareket eden herkesi biliyoruz. İran'ın her yerinde hareket eden herkesi biliyoruz. Bir şeyler ters giderse onları vururuz. Hem de çok sert vururuz" şeklinde konuştu. İran'ın nükleer silah sahibi olmasını engelleyerek Orta Doğu'nun yerle bir edilmesini ve Avrupa şehirleri ile ABD'nin şehirlerine yönelik saldırıları engellemiş olduklarını savunan Trump, "Bunun karşılığında 18 can kaybettik" açıklamasını yaptı. "Esasen İran'ın kontrolünü de ele geçirdik" Trump, "Yaptığımız şey inanılmaz. Venezuela'nın kontrolünü ele aldık ve şimdi esasen İran'ın kontrolünü de ele geçirdik. Geçen gece radarlarını imha etmek için düzenlediğimiz saldırılardan önce günlerdir ateş açılmıyordu. Son derece gelişmiş radar sistemleri getirmişlerdi. Bir kez imha etmiştik, şimdi ikinci kez imha ettik. Şu anda herhangi bir faaliyet görünmüyor. Sanırım sürekli sistem getirip kaybetmekten bıktılar" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nı "su altında kimsenin göremediği mayın temizleme araçları" ile tamamen mayından arındırdıklarını belirten Trump, "Çok iyi bir iş çıkarıyoruz. Buna ‘askeri çatışma' diyebilirim. Bazıları buna başka isimler de verebilir ancak önemli olan, muazzam bir başarı elde etmiş olmamız" dedi. "Putin'in NATO topraklarına saldıracağını düşünmüyorum" Almanya'nın Leipzig Havalimanı'da bulunan patlayıcı yüklü drondan Rusya'yı sorumlu tuttuğu ve bunun NATO topraklarına saldırı olup olmadığı sorusuna Trump, "(Rusya Devlet Başkanı) Putin'in NATO topraklarına saldıracağını düşünmüyorum. Kendisiyle görüşüyorum ve onu çok iyi tanıyorum. Putin, NATO topraklarına saldırmak istemiyor" cevabını verdi. "(Kiev-Moskova ziyareti) Kushner ve Witkoff, savaşı sona erdirmeye yönelik bir teklif götürüyor" Damadı Jared Kushner ile Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un Ukrayna'nın başkenti Kiev ve Rusya'nın başkenti Moskova'ya gerçekleştireceği ziyaretlerde yanlarında yeni teklifler mi götürdükleri sorusuna Trump, "Savaşı sona erdirmeye yönelik bir teklif götürüyorlar. Sekiz savaşı sona erdirdim. Umarım benimle gurur duyuyorsunuzdur. Sekiz savaşı sona erdirdim ama hiç takdir görmedim. Nobel Ödülü aldım mı? Yok. Gerçi ödülü alan kişi bunu bana teklif edecek kadar nazikti. ‘Nobel'i tarihte sizden daha fazla hak eden kimse yok' dedi. Lakin Norveç'te beni pek sevmiyorlar. Sanırım onlar için fazla muhafazakar yapıdayım" şeklinde cevap verdi. Rusya ile Ukrayna arasında barış için hazırlanan yeni teklifin Ukrayna'ya askeri operasyonların durmasını içerip içermediği sorusuna Trump, "Hayır. Barış için bir fikrimiz var" cevabını verdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'in birbirinden nefret ettiğini ve bunun anlaşmalarına engel olduğunu söyleyen Trump, "Ayda ortalama 25 bin asker kaybediyorlar. Bunun çözüme kavuşturulması gerekiyor. Bunun için iki harika müzakereci olan Steve Witkoff ve Jared Kushner'i yolladım. Çok iyi işler yaptılar. Bir sonuç elde edip edemeyeceğimizi görmek için onları bölgeye gönderdik. Başarma ihtimalimiz oldukça yüksek olabilir" ifadelerini kullandı. "Çin aslında İran konusunda müdahil değil" ABD, İran'ı destekleyen ülkeleri cezalandırmaya çalıştığı ve Çin'in de açıkça İran'ı desteklediği konusunda bir soru alan Trump, "Çin aslında İran konusunda müdahil değil. Katılımı çok sınırlı. Çin isterse büyük ölçüde duruma müdahil olabilir. Petrolünün yüzde 50'sini Hürmüz Boğazı üzerinden alıyor" dedi. Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrolün sevkiyatı için boru hatları inşa edildiğini vurgulayan Trump, "Suriye üzerinden geçen yol da inşa ediliyor ve bu harika bir şey. Aslında yol açıldı ve petrol taşıyan devasa kamyonlarla Suriye'den geçiyorlar. Hürmüz Boğazı'na çok sayıda alternatif oluşturuluyor. Hürmüz Boğazı artık eskisi kadar önemli değil. İran aklını başına almazsa, ki bunu yapacak mı bilmiyorum, nihayetinde çok da önemi kalmayan bir Hürmüz Boğazı ile baş başa kalacak. Orta Doğu'nun tamamında boru hatları inşa ediliyor. Bu şekilde artık Hürmüz Boğazı'ndan geçmek zorunda kalmayacaklar" dedi. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in ABD ziyaretinde ne elde etmeye amaçladığı sorusuna cevabında Trump, "Devlet Başkanı Xi, 24 Eylül'de geliyor. Ziyaretini sabırsızlıkla bekliyoruz. Kendisi harika bir beyefendi. Çin ile çok iyi bir ticari ilişkimiz var. Elbette rakibimiz ve söylenebilecek buna benzer çok şey var ancak Devlet Başkanı Xi ile muazzam ilişkilerimiz mevcut" dedi. Çinli lider Xi için resmi bir akşam yemeği düzenleyeceklerini açıklayan Trump, "Çin'le ilişkilerimiz iyi gidiyor. Çin yıllarda bizden yararlandı. Bunun için onları suçlamıyorum zira zamanında, bu masada aklı başında olmayan insanlar oturuyordu. Ancak Çin konusunda çok başarılı olduk ve Başkan Xi ile çok iyi bir ilişkimiz var" şeklinde konuştu. "Avrupa Birliği ile Onlarla ticaret yapmasak, hiçbir şey kaybetmeyiz" ABD'nin bazı taraflarla ticaretinde kayıplar yaşadığına ilişkin açıklamalarını tekrarlayan Trump, "Avrupa Birliği ile ticaretimizde yılda 200 milyar kaybediyoruz. Onlarla ticaret yapmasak, hiçbir şey kaybetmeyiz. Tek bir imza yeterli. Meksika ile ticaretimizde yılda 195 milyar dolar kaybediyoruz. Meksika ile ticaret yapmasak, onlardan almaya mecbur olduğumuz hiçbir ürünleri yok. Acılı tamale, domates ve birkaç şey dışında ihtiyaç duyduğumuz hiçbir şeyleri yok. Petrolümüz var, her şeyimiz var. Bunu yapmak istemiyorum çünkü Meksika Devlet Başkanı (Claudia Sheinbaum) ile çok iyi anlaşıyoruz" dedi. "(Kanada) ‘Ticaret yapmıyoruz' desem işlerinin yüzde 95'i ortadan kalkar" Kanada ile ticareti kesmeleri halinde de 60 ila 90 milyar dolar tasarruf edeceklerini savunan Trump, "Bunu yapsak, Kanada çok sıkıntıya girerdi. Hatta varlığını dahi sürdüremez hale gelirdi diye düşünüyorum. Çünkü ticaretinin yüzde 95'ini bizle yapıyor. ‘Ticaret yapmıyoruz' desem işlerinin yüzde 95'i ortadan kalkar" şeklinde konuştu.

Trump: "(CIA Başkanı Ratcliffe'in Moskova ziyareti) Görüşmelerden sonuç çıkabilir" Haber

Trump: "(CIA Başkanı Ratcliffe'in Moskova ziyareti) Görüşmelerden sonuç çıkabilir"

ABD Başkanı Donald Trump, CIA Başkanı John Ratcliffe'in Moskova ziyaretinin "yarı rutin sayılabilecek bir ziyaret olduğunu" ancak görüşmelerden bir sonuç çıkabileceğini söyledi. Trump, "Savaşı bitirmek için büyük çaba gösteriyoruz. Açıkçası şu anda, her iki taraf da savaşın bitmesini istiyor" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, telefon bağlantısıyla katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin konularda değerlendirme yaptı. Trump burada, CIA Başkanı John Ratcliffe'in Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlediği ziyarete ilişkin bir soruya cevabında, "Bu aslında yarı rutin sayılabilecek bir ziyaret. İnsanları hayal kırıklığına uğratmak istemem ama durum bu. Ukrayna'daki savaşın sona ermesini istiyoruz. Başkan ben olsaydım, bu savaş hiç başlamazdı" dedi. Trump, programın sunucusu Glenn Beck'in CIA Başkanı'nın Moskova'ya gitme sebebinin, Rusya'nın NATO'nun kararlılığını sınama hazırlığında olduğu ve hatta İngiltere'ye saldırabileceği iddiası ya da ABD'nin İran'a yaptırımlar konusunda ciddi olduğu mesajının iletilmesi ile ilgili olduğu şeklindeki iddialarını reddetti. ABD Başkanı, "Ratcliffe, harika biri. CIA'in başında ve oraya sizin bahsettiğiniz nedenlerin hiçbiri için gitmedi. Elbette görüşmelerden bir sonuç çıkabilir. Bu savaşı bitirmek için büyük çaba gösteriyoruz. Açıkçası şu anda, her iki taraf da savaşın bitmesini istiyor" dedi. "Hamaney'in öldüğünü sanmıyorum" İran dini lideri Mücteba Hamaney'in hayatta olup olmadığına ilişkin bir soruya Trump, "Hamaney'in öldüğünü sanmıyorum. Çok ağır yaralandı. Vücudunun sol tarafı, kolu, bacağı, her yeri ciddi şekilde yaralandı. Ancak öldüğünü sanmıyorum. Eğer öldüyse, o halde çok iyi bir gösteri gerçekleştiriyorlar. Çünkü sürekli yanına gidip bazı konularda ondan nihai onay aldıklarını söylüyorlar" dedi. "Dün gece 22 tekneyi etkisiz hale getirdik" Trump, "Onlarla anlaşma yaptığınızda, dünyanın en onurlu grubuyla muhatap olduğunuzu söyleyemem. Hürmüz Boğazı'nı açık tutuyoruz. Dün gece 22 tekneyi etkisiz hale getirdik. Ablukaya katılan güçlerimiz var. Donanmamız ve ordumuz harika bir iş çıkardı. Bunların birleşimi ve finansal gücümüz çok etkili oldu. Bir buçuk yıl içinde finansal gücümüzü inanılmaz bir şekilde artırdık. Tüm bunlar, bizi dev bir zafere götürüyor. Venezuela'da zafer kazandık ve çok yakında burada da büyük bir zafer kazanacağız" ifadelerini kullandı. "Dün 10 milyon varil petrol geçti" İran'a yönelik operasyonun yakında sona ereceğini düşündüğünü de söyleyen Trump, "Boğaz açık. Şu anda çok sayıda gemiyi boğazdan geçiriyoruz. Mayınlar temizlendi. Muhtemelen dün yaptığımız açıklamayı gördünüz, tüm mayınları ortadan kaldırdık. Boğaz faal. Zaman zaman bir insansız hava aracı ya da roket fırlatılıyor ama boğaz büyük ölçüde faal. Çok miktarda petrol taşınıyor. Dün, 10 milyon varil petrol geçti" dedi. İran nükleer silah elde etmesine İran'a yönetimi öncülüğünde yapılan operasyonlar sayesinde engel olduğunu açıklamalarını tekrarlayan Trump, "Nükleer silahları olacaktı ve bunu elde ettiklerinde kullanacaklardı. İsrail tamamen yok edilecekti. Donald Trump başkan olmasaydı, şu anda İsrail diye bir ülke olmazdı, bunu söyleyebilirim" dedi. "İran, protestocuları keskin nişancılarla öldürüyor" Trump, İran'ın "çatılara yerleştirdiği keskin nişancılar yoluyla protestocuları öldürmesi" nedeniyle İran halkının ülkenin içinde bulunduğu duruma karşı ayaklanmadığını savundu. ABD Başkanı, "İnsanlar, protestoya çıktığında vuruluyor. Çok sayıda kişiyi vurmaları da gerekmiyor. 5, 6 ya da 10 kişinin yere düştüğünü gördüğünüzde, orada 100 ya da 200 bin kişi bile olsa dağılır. Kim olursanız olun, oradan ayrılırsınız. Sizi vurmaya ve öldürmeye hazır insanlar varken, protesto gerçekleştirmek çok zordur" dedi. Yine de protestoların mümkün olduğunu söyleyen Trump, "Çünkü rejim çok zayıfladı. Donanmaları tamamen yok edildi. Hava kuvvetleri de tamamen ortadan kalktı. Askerlerinin büyük bir kısmına maaş ödenmiyor. Enflasyon yüzde 300, hatta yüzde 390 olduğunu duydum. Paraları neredeyse değersiz hale geldi. Durumları hiç iyi değil" şeklinde konuştu. "Kanada olmadan da idare edebiliriz" Kanada ile yaşanan ticari gerilimin sona erdirilmesinin bir yolu olup olmadığı sorusuna Trump, "Kanada, dünyanın müzakere edilmesi en zor ülkelerinden biri. Bu durum uzun yıllardır devam ediyor" şeklinde cevap verdi. Trump, "Onlarca yıldır ABD'yi kullanıyorlar ve örneğin süte yüzde 400 gibi inanılmaz gümrük vergileri uyguluyorlar. ‘Onlarla mücadele edeceğiz' dedim ve başlangıçta bunu yaptım. Ancak ülke tam bir kaos içinde olduğu için yapacak pek çok başka iş vardı. Yine de bu durumla mücadele edeceğimizi ve bunu sona erdireceğimizi söyledim. Ontario Gölü meselesini gördünüz. İnsanlar, şaka yaptığımı sanıyordu. Fakat daha önce Meksika Körfezi meselesini gördünüz. Şimdi bir körfezimiz ve bir de gölümüz var. Bu kadar basit" dedi. Kanada'nın sanki ABD'nin bir eyaletiymiş gibi imtiyazlardan yararlandığını fakat karşılığında ABD'ye gümrük vergileri uyguladığını ifade eden Trump, "Otomotiv ve tarım sektörümüzü elimizden aldılar. Çiftçilerimiz oraya hiçbir şey satamıyor çünkü gümrük vergileri inanılmaz derecede yüksek. Buna karşılık, kendi ürünlerini hiçbir bedel ödemeden bize satmak istiyorlar" dedi. Trump, "Onlarda bizde olmayan ve vazgeçemeyeceğimiz hiçbir şey yok. Kanada olmadan da idare edebiliriz. Bazı ürünlerde biraz sıkıntı yaşanabilir ama onları da başka yerden temin edebiliriz. Kanada'ya artık böyle davranamayacağını öğrenmenin zamanı geldi. Kanada ile ticaretimizde yılda 60 milyar dolar kaybediyoruz ancak gerçek sayılar bundan daha fazla" ifadelerini kullandı.

Erdoğan’dan NATO Zirvesi’nde yoğun diplomasi trafiği Haber

Erdoğan’dan NATO Zirvesi’nde yoğun diplomasi trafiği

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın NATO Liderler Zirvesi kapsamında yürüttüğü diplomasi trafiğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Duran, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen temaslar kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile bir araya geldiğini belirtti. Görüşmelerde ikili ilişkilerin geliştirilmesi, savunma sanayiinde iş birliğinin artırılması, ticaret, enerji ve güvenlik alanlarındaki ortak çalışmaların yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmelerin kapsamlı şekilde değerlendirildiğini aktaran Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'nin barış odaklı dış politika yaklaşımını bir kez daha vurguladığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması, Rusya-Ukrayna Savaşı ile İran-ABD arasındaki sürecin diyalog yoluyla çözüme kavuşturulması yönündeki kararlı tutumunu liderlerle paylaştığını belirten Başkan Duran, savunma sanayiinde iş birliğinin geliştirilmesine yönelik mesajların da görüşmelerin öne çıkan başlıkları arasında yer aldığını kaydetti. Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, zirve dolayısıyla Ankara'da bulunan devlet ve hükümet başkanları ile eşleri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resepsiyon ve resmî akşam yemeği verdi. Duran, programın liderler arasındaki diyaloğun güçlenmesine ve müttefikler arasındaki dayanışmanın pekişmesine katkı sunduğunu ifade etti. Burhanettin Duran, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde diplomasi merkezli dış politika anlayışını sürdürerek müttefikleriyle iş birliğini geliştirmeye ve bölgesel ile küresel barışa katkı sunmaya devam edeceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.