Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kan Şekeri

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kan Şekeri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kan Şekeri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri başlıyor Haber

3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri başlıyor

Nilüfer Belediye tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Nilüfer Halk Sağlığı Günleri", 3-4-5 Eylül tarihlerinde Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleşecek. Ücretsiz sağlık taramalarından bilgilendirici atölyelere, uzman söyleşilerinden çocuklar için eğitici etkinliklere kadar geniş bir program Bursalıları bekliyor. Nilüfer Belediyesi, koruyucu sağlık hizmetlerine dikkat çekmek ve toplumda sağlık bilincini güçlendirmek amacıyla "3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri"ni düzenliyor. 3-4-5 Eylül tarihlerinde düzenlenecek etkinlikler; Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde vatandaşlarla buluşacak. Her gün saat 10.00’da başlayacak programlar, 17.00’ye kadar devam edecek. Sağlıklı bir toplumun temelinin koruyucu hekimlik ve erken farkındalıktan geçtiğini belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Nilüfer’de herkesin eşit, nitelikli ve erişilebilir sağlık hizmetine ulaşabilmesini çok önemsiyoruz. Üç gün boyunca uzman hekimler ve sağlık çalışanları eşliğinde sunacağımız ücretsiz taramalar, atölyeler ve bilgilendirici söyleşilerle hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Tüm vatandaşlarımızı Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde, Nilüfer Halk Sağlığı Günleri’ne bekliyoruz" dedi. Etkinlik boyunca alanda kurulacak sağlık noktalarında uzmanlar tarafından ücretsiz taramalar gerçekleştirilecek. Ziyaretçiler; göz ve işitme testleri, denge ve skolyoz kontrolleri, solunum fonksiyon testi, karbonmonoksit (CO) ölçümü, vücut kitle endeksi ile kan şekeri ve tansiyon ölçümlerini yaptırabilecek. Ayrıca Footbalance cihazı ile düz tabanlık ve duruş bozukluğu analizi, cilt analizi, diş muayenesi, basit fizik tedavi uygulamaları ve sigarayı bırakmak isteyenler için danışmanlık hizmeti sunulacak. 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri kapsamında sağlıklı yaşam alışkanlıklarını pekiştirecek pratik atölyeler de düzenlenecek. Yetişkinler için paketli gıdalarda etiket okuma, detoks içecekleri hazırlama, pilates, sanat terapisi ve sinema gösterimleri yapılırken; çocuklar için de eğlenceli el yıkama, doğru diş fırçalama, sağlıklı beslenme tabağı hazırlama ve organları tanıma atölyeleri yer alacak. Katılımcılar ayrıca okçuluk ve cornhole gibi sportif aktiviteler de katılabilecek. Program dâhilinde düzenlenecek söyleşilerde ise uzman konuklar eşliğinde "Obezite ile Mücadele ve Sağlıklı Beslenme" ile "Estetik ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar" başlıkları ele alınacak. Etkinlik alanında sivil toplum kuruluşları ve Nilüfer Belediyesi’nin bilgilendirme stantları da yer alacak. Ziyaretçiler organ bağışı, Onkoday kanser bilgilendirmesi, Yeşilay, Çölyakla Yaşam Derneği, NİLKOOP, doğru ilaç ve prospektüs kullanımı gibi konularda bilgi alabilecek. Ayrıca Nilüfer Belediyesi’nin Anne Taksi, Gezici Sağlık Hizmeti, Evde Sağlık, Yeni Doğan ve Bebek Bakımı, Nilüfer95, Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi, Olgun Gençlik Merkezi, Tekerlekli Sandalye Tamir Evi ve hayvan sahiplendirme gibi sosyal projeleri de vatandaşlara tanıtılacak.

Diyabet, vücuttaki birçok organı etkileyebilen multisistemik bir hastalık Haber

Diyabet, vücuttaki birçok organı etkileyebilen multisistemik bir hastalık

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cemal Ergin, diyabetin yalnızca kan şekeri yüksekliğiyle sınırlı olmayan, vücudun farklı sistemlerini etkileyebilen kronik bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Diyabet hastalığı, insülin kullanımı ve günümüzde uygulanan tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler veren Medicana Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cemal Ergin, "Pankreasta insülin üretilmemesi ve insülin etkisinin yetersiz olması veya vücutta insülinin etkin şekilde kullanılamamasın kan şekeri seviyesinin yükselmesine ve diyabet hastalığına neden olabiliyor. İnsülin pankreasta üretilen ve başta şeker, yağ ve protein metabolizmaları olmak üzere vücudun enerji dengesinde önemli rol oynayan bir hormondur. Diyabet vücuttaki birçok organı etkileyebilen multisistemik bir hastalıktır. Diyabetin temel olarak Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki ana türde değerlendirilmektedir. Özellikle Tip 2 diyabette insülin üretimi devam etmesine rağmen dokularda insüline karşı direnç geliştiğini ve bunun sonucunda kan şekeri düzeylerinin yükselmektedir. Geçmişte Tip 2 diyabet hastalarında belirli durumlarda insülin tedavisine daha sık başvurulurdu. Günümüzde diyabet tedavisinde önemli gelişmeler yaşanıylor. Günümüzde diyabet tedavisinde hastanın genel sağlık durumu, kan şekeri düzeyleri, insülin üretimi ve eşlik eden diğer durumlar değerlendirilerek farklı tedavi seçenekleri uygulanabiliyor. Uygun hastalarda insülin tedavisi yerine ağızdan kullanılan ilaçlar tedavi seçenekleri arasında ilk sırada tercih ediliyor. Burada önemli olan, her hasta için bireysel değerlendirme yapılarak en uygun tedavi yönteminin belirlenmesidir" dedi. Diyabet yönetiminde yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmadığını vurgulayan Dr. Ergin, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve yaşam tarzı değişikliklerinin de tedavi sürecinin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Dr. Ergin, "Diyabet tedavisinde amaç yalnızca kan şekerini kontrol altında tutmak değil, aynı zamanda hastalığın uzun vadede oluşturabileceği komplikasyonların önüne geçebilmektir. Bu nedenle düzenli doktor kontrolü, kan şekeri takibi ve kişiye uygun tedavi planının uygulanması büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Diyabet farkındalığının artırılması gerektiğine dikkat çeken Dr. Ergin, özellikle risk grubunda bulunan kişilerin düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi. Diyabetin erken dönemde fark edilmesinin ve uygun şekilde yönetilmesinin hastalığın ilerlemesi ve uzun vadeli komplikasyonların önlenmesi açısından önemli olduğunu belirten Dr. Ergin, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin de diyabet yönetimine katkı sağladığını ifade etti.

By-pass ameliyatı geçirenlerin yaz aylarında dikkat etmesi gerekenler Haber

By-pass ameliyatı geçirenlerin yaz aylarında dikkat etmesi gerekenler

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Özkara, sıcak havalarda sıvı kaybı, tansiyon düşüklüğü ve ilaç kullanımına dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, doğru önlemlerle yaz mevsiminin güvenli ve sağlıklı geçirilebileceğini söyledi. Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları, kalp ve damar hastalıkları bulunan kişiler için bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Liv Hospital Ulus Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Özkara, özellikle by-pass ameliyatı geçiren hastaların yaz döneminde yaşam alışkanlıklarını sıcak hava koşullarına göre düzenlemesi gerektiğini belirtti. By-pass ameliyatının hastaların yaşamını kısıtlamak amacıyla değil, daha kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürmelerini sağlamak için uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Ahmet Özkara, düzenli doktor kontrolünde olan hastaların büyük bölümünün normal yaşamlarına dönebildiğini söyledi. "Sıcak hava tansiyonu düşürebilir" Yüksek sıcaklıklarda damarların genişlediğini ve bunun tansiyon düşüklüğüne neden olabileceğini dile getiren Prof. Dr. Ahmet Özkara, "Terleme ile birlikte ciddi miktarda sıvı ve mineral kaybı yaşanabiliyor. Özellikle tansiyon ilacı veya idrar söktürücü kullanan hastalarda bu durum daha belirgin hale geliyor. Baş dönmesi, halsizlik, çarpıntı, göz kararması ve baygınlık hissi sıcak havaya bağlı tansiyon düşüklüğünün ilk belirtileri olabilir. Bu şikâyetler hafife alınmamalı ve mutlaka doktora başvurulmalıdır" dedi. Yaz aylarında bazı hastalarda tansiyon ilaçlarının veya idrar söktürücü tedavilerin dozunda geçici düzenlemeler yapılabileceğini belirten Özkara, "Bu değişiklik yalnızca hastayı takip eden hekim tarafından yapılmalıdır. Hastalar kendi kararlarıyla ilaçlarını azaltmamalı veya bırakmamalıdır" ifadelerini kullandı. "Diyabet hastaları daha dikkatli olmalı" By-pass ameliyatı geçiren birçok hastada diyabetin de bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ahmet Özkara, sıcak havalarda yaşanan sıvı kaybının kan şekeri kontrolünü bozabileceğini söyledi. Özellikle böbrek fonksiyonlarında etkilenme bulunan diyabet hastalarının susuz kalmaması gerektiğini belirten Özkara, "Düzenli su tüketimi ihmal edilmemeli, tatil döneminde de kan şekeri ölçümleri aksatılmamalıdır" diye konuştu. "Susamayı beklemeden su için" Yaz aylarında susamayı beklemeden düzenli aralıklarla su tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Özkara, kalp yetersizliği nedeniyle sıvı kısıtlaması uygulanan hastaların ise doktorlarının önerdiği miktarın dışına çıkmaması gerektiğini söyledi. "Yürüyüş için sabah ve akşam saatlerini tercih edin" By-pass sonrası düzenli yürüyüşün kalp sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirten Özkara, özellikle 11.00-17.00 saatleri arasında güneş altında egzersiz yapılmaması gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu: "Sabah erken saatlerde veya akşam serinliğinde yapılan yürüyüşler daha güvenlidir. Egzersiz sırasında göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi veya aşırı halsizlik gelişirse aktivite sonlandırılmalı ve vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır." "Denize girmek mümkün ancak kontrollü olunmalı" Ameliyat yarası tamamen iyileşmiş ve doktoru tarafından onay verilmiş hastaların denize girebileceğini belirten Prof. Dr. Ahmet Özkara, uygun tempoda yapılan yüzmenin kalp sağlığı açısından faydalı olduğunu söyledi. Özkara, "Çok soğuk suya aniden girmekten kaçınılmalı, uzun süre güneş altında kaldıktan hemen sonra denize girilmemeli ve aşırı efor gerektiren yüzme aktiviteleri tercih edilmemelidir" diye konuştu. "Tatilde ilaç düzeni bozulmamalı" Tatillerde günlük rutinin değişmesi nedeniyle ilaç kullanımının aksatılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Özkara, kan sulandırıcılar ve diğer kalp ilaçlarının düzenli kullanılmasının tedavinin başarısı açısından hayati önem taşıdığını belirtti. Seyahate çıkmadan önce yeterli miktarda ilaç temin edilmesini öneren Özkara, ilaçların mümkünse el bagajında taşınmasının olası sorunların önüne geçeceğini ifade etti. "Tatil rehavetiyle beslenme düzeni bozulmamalı" Aşırı tuzlu yiyecekler, işlenmiş et ürünleri, alkol tüketimi ve yüksek kalorili öğünlerin kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Prof. Dr. Ahmet Özkara; yaz aylarının taze sebze, meyve ve zeytinyağlı beslenme açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. "Doğru önlemlerle yaz mevsimi güvenle geçirilebilir" Prof. Dr. Ahmet Özkara, "By-pass ameliyatı hastaların yaşamını kısıtlamak için değil, daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmelerini sağlamak amacıyla uygulanır. Yaz aylarında ilaçların düzenli kullanılması, yeterli sıvı tüketimi, güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması ve egzersizlerin serin saatlerde yapılması büyük önem taşıyor. Doğru ilaç kullanımı, yeterli sıvı alımı, dengeli beslenme ve düzenli doktor kontrolleri sayesinde by-pass ameliyatı geçiren hastalar yaz mevsimini güvenle ve sağlıklı bir şekilde geçirebilir" dedi.

Yaz Aylarında Doğru Beslenmeyle Hem Zinde Kalın Hem Formunuzu Koruyun Haber

Yaz Aylarında Doğru Beslenmeyle Hem Zinde Kalın Hem Formunuzu Koruyun

Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte beslenme alışkanlıkları da değişiyor. Ağır yemekler yerine daha hafif, ferahlatıcı ve su içeriği yüksek besinlerin tercih edildiğini belirten Nev Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Çağla Koç, yaz döneminde doğru beslenme alışkanlıklarının hem kilo kontrolünü hem de yaşam kalitesini desteklediğini söyledi. “Güne Su ile Başlayın” Artan yaz sıcakları ile birlikte beslenme alışkanlıklarımızda ister istemez değişkenlik gösterir. Ağır yemekler yerine daha hafif, ferahlatıcı ve su içeriği yüksek besinlere yöneliriz. Yaz aylarında zayıflamak ve zinde kalmak için güne su ile başlamanın önemine dikkat çeken Koç, bazı çalışmaların sabah uyanır uyanmaz içilen ortalama iki bardak suyun metabolizmayı daha fazla hızlandırdığını gösterdiğini ifade etti. “Metabolizmayı Destekleyen Besinlerden Yararlanın” Her mevsimde olduğu gibi yaz aylarında da termojenik besinlerden yararlanılabileceğini belirten Koç, acı biber, zencefil ve yeşil çayın metabolizmayı destekleyen besinler arasında yer aldığını söyledi. Sabah bir fincan şekersiz yeşil çay, gün ortasında limonlu zencefilli su tüketilebileceğini, ana yemeklerde ise hafif acı biber ya da karabiberli tariflerin tercih edilebileceğini aktardı. Yüksek proteinli kahvaltıların gün boyu iştahı baskıladığını, yağ kaybını desteklediğini ve kas kaybını önleyerek metabolizmanın yavaşlamasını engellediğini ifade eden Koç, bazı çalışmalarda hibisküs çayının yağ hücresi oluşumunu engelleyebileceğinin gösterildiğini belirtti. Hibisküs ve yeşil çay ikilisine sevilen meyveler eklenerek evde soğuk çay hazırlanabileceğini söyledi. Omega-3 alımının yağ oksidasyonunu artırdığını ve insülin duyarlılığını olumlu yönde etkilediğini kaydeden Koç, yaz aylarında sardalya, somon, ceviz ve chia tohumunun ideal omega-3 kaynakları olduğunu dile getirdi. “Çalışanlar Beslenmelerine Daha Fazla Dikkat Etmeli” Çalışan bireyler için de önerilerde bulunan Diyetisyen Çağla Koç, güne kafeinle değil su ile başlanması gerektiğini belirterek sabah kafein alımının dehidrasyonu artırdığını söyledi. Öğle öğününün hafif ama doyurucu olması gerektiğini ifade eden Koç, bazı çalışmaların öğle yemeğinin içeriğinin zihinsel performansı ve dikkat süresini olumsuz etkileyebildiğini gösterdiğini aktardı. Öğleden sonra yapılan hafif ve düşük glisemik ara öğünlerin ise akşam yemeğinde fazla yemeyi yüzde 30 azalttığının çalışmalarda belirtildiğini söyledi. Ağır akşam yemeklerinin yaz sıcaklarıyla birleştiğinde hem yağ depolanmasını artırdığını hem de uyku kalitesini bozduğunu ifade eden Koç, akşam saat 20.00'dan sonra karbonhidrat alımının sınırlandırılmasının gece yağ yakımını desteklediğini belirtti. “Çok Soğuk Besin Tüketimine Dikkat” Yaz aylarında serinlemek amacıyla tercih edilen çok soğuk yiyecek ve içeceklerin de sanıldığı kadar masum olmayabileceğine dikkat çeken Diyetisyen Çağla Koç, "Yaz sıcaklarında serinlemek için tercih ettiğimiz buz gibi meyveler, donmuş smoothieler, soğuk yoğurtlar yağ kaybını sekteye uğratabilir. Sindirim enzimleri vücut ısısına yakın (37C civarı) bir ortamda aktif olarak çalışır. Vücudunuz o soğuk yiyeceği sindirmeye çalışırken ekstra enerji harcamaz, tam tersine hazmı engellenir. Bu da kan şekeri dengesizlikleri ve daha çabuk acıkmalara yol açabilir" ifadelerini kullandı.

LGS'de beslenme paketi dönemi Haber

LGS'de beslenme paketi dönemi

Milyonlarca adayın ter dökeceği Liselere Geçiş Sınavı (LGS) için geri sayım sürüyor. Öğrenciler aylar süren hazırlık sürecinin ardından 14 Haziran’da iki oturum halinde gerçekleştirilecek sınavda ter dökecek. İki sınav arasındaki mola süresinde öğrencilerin enerji ve odaklarını koruyabilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı yeni bir uygulamayı hayata geçiriyor. Bu kapsamda isteyen öğrencilere kuru meyve, yulaf bar, ceviz ve sudan oluşan bir beslenme paketi verilecek. Bu yıl ilk defa yapılacak bu sistemle, adayların ikinci oturuma çok daha dinç ve motive bir şekilde başlaması hedefleniyor. SINAV GÜNÜ VERİLECEK PAKETİ ŞİMDİDEN DENEYİN Bu paketin faydalı olabilmesi için öğrencinin sınavdan önce denemelerde de aynı ürünleri denemiş olması gerektiğini belirten Eğitimci Sezer Kamir, “Sınav günü hiç tanımadığı bir besini ilk kez tüketen öğrenci; mide problemleri, sıkıntı ya da dikkat dağılması yaşayabilir. Bu uygulama doğru kullanılırsa yüzde 5 ile 10 arasında bir performans koruma sağlar. Bakanlık artık sınavı sadece akademik bir ölçüm aracı olarak görmüyor. Fizyolojik ve psikolojik performansın bir bütünü olarak ele almaya başlıyor. Bu durum eğitim sistemi açısından son derece anlamlı bir adım” diye konuştu. Uygulamanın doğru kullanıldığında öğrencinin performansını korumaya yardımcı olabileceğini belirten eğitimci Kamir, iki sınav arasındaki süreçte öğrencilerin enerji seviyesinin dengede kalması büyük önem taşıdığını söyledi. "Çünkü beyin vücudun toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sini kullanıyor" diyen Kamir, "Kan şekeri düştüğünde dikkat azalabiliyor, hata oranı artabiliyor. Bu nedenle küçük ve dengeli bir ara öğün, öğrencinin ikinci oturuma daha iyi odaklanmasına yardımcı olabilir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.