Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kamu Kurumları

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kamu Kurumları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Kurumları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Matlı: Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı Hedeflerine Bursa’dan Güçlü Katkı Sunacağız Haber

Matlı: Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı Hedeflerine Bursa’dan Güçlü Katkı Sunacağız

8 Ekim’de BTSO Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri seçiminin ardından açıklamalarda bulunan Matlı, kendisine duyulan güven için teşekkür etti. Seçim sürecindeki farklı tercihlerin geride kaldığını vurgulayan Matlı, Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini dinleyen ve üyelerin katkısına açık bir yönetim anlayışıyla çalışacaklarını söyledi. 60 BİN ÜYENİN TAMAMININ BAŞKANI Her üyenin kendisini BTSO’nun bir parçası olarak hissetmesinin önemine dikkat çeken Matlı, “Artık 60 bin üyemizin tamamının başkanı olarak, her üyemizin sesini duymak, sorunlarına çözüm üretmek ve Bursa iş dünyasına hizmet etmek için çalışacağım. Bugünden itibaren ayrım gözetmeden, BTSO’nun tüm üyelerine eşit mesafede, şeffaf ve kapsayıcı bir anlayışla Bursa için çalışacağız” ifadelerini kullandı. BTSO Meclisinin bütün üyelerin ortak temsil alanı olduğunu belirten Matlı, farklı görüş ve önerilerin yeni dönemin çalışmalarına katkı sunacağını söyledi. Üyelerin taleplerini doğrudan dinleyen, karar süreçlerine katılımlarını sağlayan ve sorunlarına çözüm üreten bir Oda için çalışacaklarını ifade etti. Seçim sürecindeki olası kırgınlıklara da değinen Matlı, “İlk iş olarak, bu süreçte farkında olmadan gönlünü kırdığımız, incittiğimiz arkadaşlarımız varsa her birinden helallik alacağım. Gönüllerini almak için samimiyetle çalışacağım” dedi. TÜRKİYE YÜZYILI İÇİN İŞBİRLİĞİ Kamu kurumları ve sivil toplumla işbirliğinin önemini vurgulayan Matlı, “Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, devletimizin kurumlarıyla, yerel yönetimlerimizle, yerel kamu kuruluşlarımızla ve sivil toplum kuruluşlarımızla işbirliği içinde çalışacağız. Bursa’nın üretim gücünü ve ticaretini geliştirmek, ülkemizin kalkınmasına katkı sunmak için kurumlarımızın birikimini ve desteğini önemsiyoruz” dedi. “BİZ BİR SEVDİK, ONLAR BİN SEVDİ” Bursaspor taraftarları için söylediği “Biz bir sevdik, onlar bin sevdi” sözünü hatırlatan Matlı, Bursa’nın sevgisine ve dayanışmasına layık olmak için çalışacaklarını belirtti. Şehre ve üreten insanlarına bağlılığını vurgulayan Matlı, “Biz bu şehrin çocuklarıyız. Biz bu şehrin evladıyız. Biz bu şehirde üreterek kazandık” dedi. Bursa’nın sanayisi, ticareti, tarımı, turizmi, kültürü, sanatı ve zanaatıyla bir bütün olduğunu ifade eden Matlı, şehrin farklı kesimlerini buluşturan bu dayanışma ruhunu BTSO’nun yeni döneminde de güçlendirmek istediklerini söyledi. MECLİS VE KOMİTELERLE BURSA İÇİN EL ELE Yeni dönemde Yönetim Kurulu olarak bütün Meclis üyeleriyle, Meclis ihtisas komisyonlarıyla ve meslek komiteleriyle birlikte çalışacaklarını belirten Matlı, Bursa iş dünyasının ihtiyaçlarına ortak sorumluluk anlayışıyla çözüm üreteceklerini ifade etti. Matlı, Yönetim Kurulu’nda birlikte görev yapacağı arkadaşlarını, Meclis Başkanı seçilen Erol Dağlıoğlu’nu, Meclis Divanını, Meclis üyelerini, TOBB delegelerini, Disiplin Kurulu üyelerini ve komisyonlarda görev alacak tüm arkadaşlarını tebrik ederek başarılar diledi. ÇALIŞANLARIMIZIN EMEĞİNE VE EKMEĞİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ BTSO çalışanlarına da seslenen Matlı, “Bütün çalışma arkadaşlarımız BTSO ailemizin değerli bir parçasıdır. Her birinin emeği, birikimi ve katkısı bizim için kıymetlidir. Hiçbirinin ekmeği ile oynamayacağız. Herkesin kendini değerli hissettiği, huzur ve güven içinde çalıştığı bir ortamda, üyelerimize hep birlikte daha iyi hizmet sunacağız” ifadelerini kullandı. DUYULAN GÜVENİ HİZMETE DÖNÜŞTÜRME ZAMANI Yeni görevin büyük bir sorumluluk getirdiğini belirten Matlı, “Bugün büyük bir sorumluluk üstlendik. Şimdi bize duyulan güveni hizmete dönüştürme zamanı” diyerek ürettikleri çözümler için çalışmaya başlayacaklarını söyledi. Oda aidatlarının azaltılması, finansmana erişimin kolaylaştırılması, KOBİ’lerin desteklenmesi, Oda hizmetlerinin üyelerin bulunduğu noktalara taşınması ve Bursa içindeki ticaretin güçlendirilmesi yeni dönemin öncelikli çalışma alanları arasında yer alacak. Şeffaflık ve hesap verebilirliğin yönetim anlayışlarının temelinde yer alacağını ifade eden Matlı, BTSO’nun kaynaklarının üyelerin yararına kullanılması ve faaliyetlerin üyelerle açık biçimde paylaşılması için çalışacaklarını belirtti. EMEK VEREN VE İYİ DİLEKLERİNİ PAYLAŞAN HERKESE TEŞEKKÜR Özer Matlı, “BTSO Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini şahsıma emanet eden Meclis üyelerimize, bu yolculukta yanımızda olan ve emek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum” dedi. Seçim sonucunun ardından arayarak ve mesaj göndererek tebriklerini ileten milletvekillerine, belediye başkanlarına, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticilerine, siyasi partilerin il başkanlarına, Oda ve Borsa camiasının başkan ve yöneticilerine, iş dünyasının temsilcilerine, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcilerine ve tüm dostlarına da teşekkür etti. Geçmiş yönetimlerde tüm kademelerde görev yaparak Bursa iş dünyasına ve BTSO’ya katkı sunan herkese teşekkür ve şükranlarını sunan Matlı, çalışma arkadaşlarının ve ailelerinin desteğinin de kendisi için çok kıymetli olduğunu söyledi. “Bu yolculukta gece gündüz yanımda olan çalışma arkadaşlarıma, ailelerimize ve bize inanan herkese ayrıca teşekkür ediyorum. Verilen her emek, yapılan her çalışma ve gösterilen her fedakârlık bizim için çok kıymetliydi” ifadelerini kullandı. BTSO’NUN YENİ YÖNETİMİ Özer Matlı başkanlığındaki yeni yönetim kurulunda Abidin Şakir Özen, Sinan Topuk, Murat Çağlar, Osman Güler, Safa Yaşar Çelik, Seyfullah Baylan, Savaş Keskin, Mehmet Zahit Yanar, Elif Özhan ve Zeki Eker yer aldı. BTSO Meclis Başkanlığı görevine ise Erol Dağlıoğlu seçilirken, Meclis Başkan Yardımcıları olarak Gülçin Güleç ve İbrahim Kahraman, Meclis Divan Katipliklerine ise Atilla Kaan Aslanoba ve Gökhan Dinçer seçildi.

İnegöl için güç birliği Haber

İnegöl için güç birliği

İnegöl’de kamu kurumları arasındaki koordinasyonun, iş birliğinin ve ortak çalışma kültürünün güçlendirilmesi amacıyla istişare toplantısı gerçekleştirildi. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’ın ev sahipliğinde Gastro İnegöl Restoranında düzenlenen buluşmaya İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay, AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, AK Parti İnegöl İlçe Başkanı Mustafa Durmuş ile ilçede görev yapan kamu kurumlarının müdürleri katıldı. İnegöl’ün ihtiyaçlarının ve geleceğe yönelik hedeflerinin değerlendirildiği buluşmada, şehre hizmet noktasında kurumlar arası koordinasyonun önemi üzerinde duruldu. Farklı kurumların kendi görev alanlarında yürüttüğü çalışmaların, ortak bir anlayış ve güçlü bir iletişim içerisinde sürdürülmesinin İnegöl’e sunulan hizmetlerin etkinliğini artıracağı vurgulandı. "İnegöl için el birliğiyle çalışıyoruz" Toplantının ana gündemini; kurumlar arası iletişim, koordinasyon, iş birliği ve ortak akıl anlayışının geliştirilmesi oluşturdu. İnegöl’ün büyüyen ve gelişen yapısıyla birlikte ihtiyaçlarının da çeşitlendiğine dikkat çekilirken, şehrin her noktasına daha etkin hizmet ulaştırabilmek için kamu kurumlarının uyum içerisinde çalışmasının önemine vurgu yapıldı. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, toplantıya ilişkin açıklamasında; "Şehrimizde birlikte görev yaptığımız kurum müdürleri ile bir araya gelerek istişarelerde bulunduk. El birliğiyle İnegöl’ümüz için çalışmaya, şehrimize hizmet etmeye devam edeceğiz. İnegöl 306 bin nüfusu, 1065 kilometrekarelik yüzölçümü, sanayisi, tarımı, turizm alanları, tarihi ve kültürel değerleriyle önemli ve değerli bir şehir. Bu değerli el birliği ile geleceğe taşımak ve İnegöl’ün ortak hedefleri doğrultusunda kurumlar arası dayanışmanın ve istişare kültürünün güçlendirilmesi amacıyla bu akşam aynı masa etrafında bir araya geldik. Ortak paydamız İnegöl" ifadelerini kullandı.

Turizmde büyümenin formülü Bursa’da konuşuldu: "Altyapı yoksa turizm de olmuyor" Haber

Turizmde büyümenin formülü Bursa’da konuşuldu: "Altyapı yoksa turizm de olmuyor"

"Yerel Turizm Kalkınmasında Altyapının Önemi" oturumunun moderatörlüğünü üstlenen TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Kuk, turizmde altyapının yalnızca ulaşım imkanlarından ibaret olmadığını söyledi. Ulaşım imkanlarının yanı sıra yeme-içme seçenekleri, tarihi ve doğal güzellikler, günlük ihtiyaçların karşılanabileceği hizmetler ile farklı aktivite alanlarının da turizm altyapısının önemli parçaları olduğunu ifade etti. Turizm hareketliliğinin altyapı kapasitesinin üzerine çıkması halinde hem ziyaretçilerin hem de yerel halkın olumsuz etkileneceğini belirten Kuk, Avrupa’nın bazı önemli turizm kentlerinde yerel halkın yoğun ziyaretçi baskısına tepki göstermesinin de bu durumun örneklerinden biri olduğunu söyledi. "Altyapı yoksa turizm de olmuyor" Turistin bir kente ulaşabilmesi için hava, kara, deniz ve demir yolu ulaşım seçeneklerinin çeşitlendirilmesi gerektiğini dile getiren Kuk, kent içerisindeki hizmetlerin de aynı bütünlük içerisinde planlanması gerektiğini belirtti. Kuk, "Turistin gelmesini teşvik edecek unsurların bulunması gerekiyor. Ulaşım imkanları, yeme-içme seçenekleri, tarihi ve doğal güzellikler, günlük ihtiyaçların karşılanacağı hizmetler ve farklı aktivite alanları aynı sistemin parçaları. Bunların tamamına turizm altyapısı diyoruz. Altyapı olmadığında turizm gelişmiyor; turist sayısı çok arttığı halde altyapı yetersiz kaldığında ise memnuniyetsizlik başlıyor." diye konuştu. "İtiraz kültürümüzü ısrarla sürdürmeliyiz" Turizm profesyonellerinin sahada tespit ettiği eksiklikleri kamu kurumları ve yerel yönetimlere açık şekilde aktarması gerektiğini vurgulayan Kuk, meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının çözüm süreçlerinde ısrarcı olması gerektiğini söyledi. Antalya’da ulaşım sorunlarını uzun süre gündemde tuttuklarını anlatan Kuk, yıllar önce planlanan bazı kavşak yatırımlarının daha sonra hayata geçirildiğini belirterek, "Sorumluluk sahibi kurumlar olarak yanlış gördüğümüz konularda itiraz etme hakkımızı sonuna kadar kullanmalıyız. Kamuya ve yerel yönetimlere mesleki itirazlarımızı doğru bir üslupla ve ısrarla aktardığımızda günün sonunda bu ses duyuluyor." ifadelerini kullandı. Zirvede gündeme gelen sorunlar takip edilmeli Bursa Turizm Zirvesi’nde dile getirilen sorunların kayıt altına alınmasının önemine de değinen Kuk, sonraki zirvelerde hangi başlıklarda ilerleme sağlandığının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi. Oturumda kültürel miras farkındalığından golf sahası ihtiyacına, tur otobüslerinin indirme-bindirme alanlarından ziyaretçilerin temel ihtiyaçlarına kadar birçok konunun gündeme geldiğini belirten Kuk, söz konusu başlıkların önümüzdeki dönemde ne ölçüde çözüldüğünün takip edilmesinin zirvelerin sonuç üretme kapasitesini artıracağını ifade etti.

Bursa’da enerji verimliliği ve sıfır atık vurgusu: "Enerjimizi doğru yönetirsek ekonomimize katkı sağlarız" Haber

Bursa’da enerji verimliliği ve sıfır atık vurgusu: "Enerjimizi doğru yönetirsek ekonomimize katkı sağlarız"

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen forumda; binalarda enerji verimliliği, sürdürülebilir tesis yönetimi, sıfır atık ve yenilikçi çözümler ele alındı. Sektör temsilcileri, kamu kurumları ve akademisyenlerin katıldığı programda, sürdürülebilir bir gelecek için tesis yönetiminin önemi değerlendirildi. Forum kapsamında açıklamalarda bulunan Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği Kadın Başkanı Mine Akaltun, enerji kaynaklarının bilinçli kullanılmasının ekonomik açıdan da önemli sonuçlar doğuracağını söyledi. "Daha fazla bilinçlendirmemiz gerekiyor" Enerji verimliliğinin sağlanması için eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının önemine dikkat çeken Akaltun, toplumun atık yönetimi konusunda da daha fazla bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Akaltun, "Enerjiyi doğru kullanabilirsek ekonomiye de bu kadar katkı sağlarız. Yıllardır amacımız bilinç ve eğitim. Enerji verimliliğinin sağlanması gerekiyor. Aynı zamanda ne yazık ki atığımızı doğru yerden yönetemiyoruz. Halkımızın da bu konuda biraz bilinçlenmesi gerekiyor" dedi. Atıkların ayrıştırılması konusunda günlük hayatta hatalar yapıldığını belirten Akaltun, geri dönüşüm kutularına hangi atıkların atılması gerektiği konusunda vatandaşların yeterince bilgi sahibi olmadığını söyledi. "Belediyelerimizden büyük desteğe ihtiyacımız var" Bilinçlendirme çalışmalarında belediyelere önemli görevler düştüğünü belirten Akaltun, eğitim programlarının artırılması gerektiğini ifade etti. Akaltun, "Bir takım profesyonellerden destek almamız gerekiyor. Burada hem biraz bilinçlendirme hem söyleşi, panel ve farklı şekillerde bilinçlendirme yapıyoruz. Özellikle daha çok bilinçlendirmemiz gerekiyor. Atığımızı doğru üretemiyoruz. Geri dönüşüm kutularına neyi koymamız gerektiğini doğru bilmiyoruz. Bu konuda da belediyelerimizden büyük desteğe ihtiyacımız var" diye konuştu. "Profesyonellerle çalışmamız gerekiyor" Tesislerin profesyonel şekilde yönetilmesinin enerji verimliliği açısından önem taşıdığını vurgulayan Akaltun, enerji yönetimi ve atık yönetiminin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Akaltun, "Enerjimizin doğru yönetilmesi, iyi bir tesis yönetimi firması tarafından yönetilmesi ve profesyonellerle çalışmamız gerekiyor. Enerjimizi doğru yönetebilirsek ve atığımızı doğru kullanabilirsek ekonomimize çok iyi bir katkı" ifadelerini kullandı. Forum, enerji verimliliği, sürdürülebilir tesis yönetimi ve sıfır atık konularının ele alındığı panellerin ardından sona erdi.

5. Bursa Turizm Zirvesi 8 Eylül’de başlıyor Haber

5. Bursa Turizm Zirvesi 8 Eylül’de başlıyor

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile TÜRSAB işbirliğinde düzenlenen 5. Bursa Turizm Zirvesi, 8-9 Eylül 2026 tarihlerinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. "Yerel Turizm Kalkınması" temasıyla düzenlenecek zirve, kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, akademi ve sektör temsilcilerini Bursa’da buluşturacak. Bursa’nın turizm potansiyelini daha etkin değerlendirmek, kentin sahip olduğu değerleri ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü biçimde tanıtmak ve turizmin yerel kalkınmaya katkısını artırmak amacıyla gerçekleştirilecek zirve, iki gün boyunca kapsamlı bir programa ev sahipliği yapacak. BTSO ile TÜRSAB koordinasyonunda düzenlenen zirve kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle düzenleniyor. Zirvede, kentlerin turizm yoluyla kalkınması, destinasyon yönetimi, yerel yönetimlerin rolü, destinasyon pazarlaması ve turizm altyapısının geliştirilmesine yönelik görüş ve deneyimler paylaşılacak. Turizmin Geleceği Bursa’da Konuşulacak Zirvenin ilk günü 8 Eylül Salı günü açılış töreniyle başlayacak. Program kapsamında "Yerel Turizm Kalkınması", "Yerel Yönetimler", "Avrupa’da Destinasyon Yönetimi" ve "Destinasyon Yönetimi" başlıklı oturumlar gerçekleştirilecek. Zirvenin ikinci günü olan 9 Eylül Çarşamba günü ise "Yerel Kalkınma ile İlgili Bursa’da Yapılanlar ve Yapılması Gerekenler", "Yerel Kalkınmada Sektör Görüşleri", "Destinasyon Pazarlaması", "Yerel Turizm Kalkınmasında Altyapının Önemi" ve "Yerel Kalkınmada Turizm İhtisas Görüşleri" başlıkları ele alınacak. İki günlük zirve, kapanış töreniyle sona erecek. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın tarih, kültür, doğa, termal kaynaklar ve gastronomi gibi çok güçlü turizm değerlerine sahip olduğunu söyledi. Kentin turizmden aldığı payın artırılması için tüm paydaşların ortak hedefler etrafında buluşmasının büyük önem taşıdığını belirten Başkan Burkay, Bursa Turizm Zirvesi’nin bu anlayışın önemli platformlarından biri olduğunu ifade etti. İbrahim Burkay, "Bursa, sahip olduğu tarihi ve kültürel mirası, Uludağ’ı, termal kaynakları, gastronomi değerleri ve alternatif ulaşım imkanlarıyla turizmde mevcut durumundan çok daha yüksek bir potansiyeli barındırıyor. Önceliğimiz bu zenginliği doğru bir stratejiyle ekonomik değere dönüştürmek ve turizm hareketliliğini yılın tamamına yaymak. Bunun yolu da kamu, yerel yönetimler ve sektörümüzün güçlü bir iş birliği içinde hareket etmesinden geçiyor. Bursa Turizm Zirvesi, kentimizin turizm vizyonuna ortak akılla yön verebilmek adına çok değerli bir buluşma zemini oluşturuyor. Bu yıl ‘Yerel Turizm Kalkınması’ teması altında kentlerimizin kendi değerleri üzerinden nasıl sürdürülebilir bir kalkınma modeli geliştirebileceğini kapsamlı biçimde değerlendireceğiz. Zirvede ortaya çıkacak görüşlerin ve yeni iş birliği imkanlarının Bursa turizminin gelecek hedeflerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" dedi. TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker, turizmin oluşturduğu ekonomik hareketliliğin yerelde daha güçlü hissedilmesi için destinasyonların planlı ve bütüncül bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Bursa Turizm Zirvesi’nin sektörün farklı paydaşlarını aynı masa etrafında buluşturması açısından önemli olduğunu belirten Eker, zirvede ortaya çıkacak görüşlerin sektör için yol gösterici olacağını kaydetti. Hasan Eker, "Turizm artık yalnızca ziyaretçi sayısıyla değerlendirdiğimiz bir sektör değil; istihdamdan gastronomiye, ticaretten kültürel mirasın korunmasına kadar çok geniş bir alanda yerel kalkınmayı destekleyen stratejik bir güç. Bursa bu açıdan Türkiye’nin en zengin destinasyonlarından biri. Kentimizin sahip olduğu değerleri doğru ürünler, güçlü tanıtım çalışmaları ve etkili destinasyon yönetimiyle daha görünür hale getirmemiz gerekiyor. Zirvemizde yerel kalkınmadan destinasyon pazarlamasına, altyapıdan farklı turizm ihtisas alanlarına kadar sektörümüzün temel gündemlerini değerlendireceğiz. Sektör temsilcilerimizin yanı sıra kamu, yerel yönetimler, akademi ve sivil toplum kuruluşlarının aynı platformda görüşlerini paylaşması son derece kıymetli. Bursa Turizm Zirvesi’nin kentimizin turizm hedefleri için yeni fikirlerin ve kalıcı iş birliklerinin gelişmesine zemin hazırlayacağına inanıyorum" diye konuştu. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek 5. Bursa Turizm Zirvesi’nde iki gün boyunca yerel kalkınma ve destinasyon yönetiminden pazarlama ve altyapıya kadar turizm sektörünün geleceğini yakından ilgilendiren başlıklar değerlendirilecek. Katılımın ücretsiz olduğu zirve, sektör profesyonellerinin yanı sıra turizm alanında faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların temsilcilerine de açık olacak.

BTÜ’de deprem paneli Haber

BTÜ’de deprem paneli

Bursa Teknik Üniversitesinde düzenlenen 17 Ağustos Deprem Paneli’nde, deprem gerçeği farklı yönleriyle ele alındı. Panelde, zemin özellikleri ve yapı güvenliğinin, deprem riskinin azaltılmasındaki kritik rolüne dikkat çekilirken, üniversite, kamu ve sivil toplum iş birliğiyle ortak akılla güçlü adımlar atılması gerektiği vurgulandı. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (BTÜ-DEPAR) tarafından 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen ’17 Ağustos Deprem Paneli’, akademi, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getirdi. Panelde deprem gerçeği, zemin özelliklerinin yapı güvenliğine etkisi, deprem dirençli yapılar, afet sonrası hasar tespiti ve Bursa’nın deprem riskini azaltmaya yönelik çalışmalar ele alındı. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, akademisyenler, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. "Asıl mesele güvenli binalar inşa etmek" Programın açılışında konuşan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Türkiye’nin deprem kuşağında yer almasının bilinen bir gerçek olduğunu vurgulayarak asıl meselenin güvenli yapılar inşa edilmesi olduğunu söyledi. Türkiye’nin geçmişte büyük depremlerle ağır kayıplar yaşadığını hatırlatan Rektör Çağlar, bu depremlerden ders çıkarılarak yapı güvenliği konusunda daha güçlü adımlar atılması gerektiğini belirtti. Üniversiteler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve toplumun tüm kesimlerinin deprem konusunda ortak bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Rektör Çağlar şöyle konuştu: "Deprem gerçeğini değiştiremeyiz ancak depreme dayanıklı yapılar yapabiliriz. Amacımız deprem olduğunda insanların binadan dışarı çıkmak zorunda kalmadığı, güvenli yapıların içerisinde korunabildiği bir yapı stokuna ulaşmak olmalı." "Afet yönetimini bütünleşik bir anlayışla ele alıyoruz" AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan ise Bursa’da afet yönetimine yalnızca afet anındaki müdahale açısından bakmadıklarını, risk azaltmadan hazırlığa, müdahaleden iyileştirmeye kadar tüm süreçleri kapsayan bütünleşik afet yönetimi anlayışıyla çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi. Bursa İl Afet Risk Azaltma Planı’nın ilk beş yıllık döneminin ardından ikinci beş yıllık planlama çalışmalarına başlandığını aktaran Buldan, yılsonu itibarıyla şehrin tamamını kapsayacak şekilde afet öncesinde yapılması gereken çalışmalara ilişkin eylemlerin oluşturulacağını belirtti. Deprem hasarında zemin etkisi ele alındı Açılış konuşmalarının ardından panelin ‘Akademik Teknik Sunumlar’ başlıklı ilk oturumuna geçildi. Oturumun ilk konuşmacısı BTÜ-DEPAR Müdürü Prof. Dr. Eyübhan Avcı oldu. ‘Depremlerde Hasar Oluşumunda Zemin Etkisi: Yumuşak Zemin Davranışı ve Sıvılaşma’ başlıklı sunumunda farklı deprem bölgelerinde yapılan incelemelerden elde edilen keşifleri paylaşan Prof. Dr. Avcı, deprem kaynaklı hasarların değerlendirilmesinde zemin özelliklerinin önemli bir etken olduğunu belirtti. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasında Gölcük, Adapazarı ve Yalova’da yaşanan hasarları değerlendiren Avcı, bu bölgelerde yumuşak zemin, kıyı dolguları ve sıvılaşma gibi zemin şartlarının hasarın oluşumunda etkili olduğunu ifade etti. İstanbul’da Avcılar ve çevresindeki yapı hasarlarının da zemin özellikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Avcı, 6 Şubat depremleri sonrasında yapılan incelemelerde de zemin şartlarının hasar dağılımında önemli bir faktör olarak öne çıktığını söyledi. Deprem ve afet yönetimi Panelin ilk oturumunda ayrıca BTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Özdemir tarafından ‘Deprem Dirençli Yapılar’ başlıklı sunum gerçekleştirildi. Programın ikinci oturumunda ise kamu kurumlarının deprem ve afet yönetimi alanındaki çalışmaları ele alındı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Afet Hasarları Tespit Dairesi Başkanı İnşaat Yüksek Mühendisi Emrah Süme, ‘Afet Sonrası Hasar Tespitinin Önemi’ başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Ömer Faruk Döğücü ise ‘Bursa Deprem Risk Azaltma ve Dirençlilik Projesi’ başlıklı sunumuyla Bursa’nın deprem risklerinin azaltılmasına yönelik çalışmaları aktardı. Panel, konuşmacılara teşekkür belgesi takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

Kara tablo 5 yılda yeşile döndü Haber

Kara tablo 5 yılda yeşile döndü

Muğla’da 2021 yılında yaşanan büyük orman yangınlarının üzerinden 5 yıl geçerken, yangınlarda zarar gören 52 bin 20 hektarlık ormanlık alan yeniden yeşil örtüsüne kavuştu. Yangın sonrası dikilen fidanların yer yer insan boyuna ulaştığı bölgelerde, genç ormanların bakım çalışmaları sürdürülüyor. Türkiye’de yakın tarihin en büyük orman yangınları 2021 yılında yaşandı. 28 Temmuz 2021’de Antalya Manavgat’ta başlayan ve ardından Adana ile Mersin’de çıkan yangınlara, 29 Temmuz’da Muğla’nın Marmaris ilçesinde başlayan orman yangını eklendi. Kısa sürede geniş alanlara yayılan ve adeta mega yangınlara dönüşen yangınları söndürmek için orman teşkilatı başta olmak üzere kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar seferber oldu. Muğla, bu büyük yangınların en yoğun yaşandığı bölgelerden biri oldu. 29 Temmuz 2021 Perşembe günü öğle saatlerinde Marmaris Siteler mevkisinde başlayan yangın, kısa sürede ilerleyerek ilçe merkezini tehdit etti. Ekiplerin havadan ve karadan yoğun müdahalesiyle yangının İçmeler ve Siteler’deki yerleşim alanlarına zarar vermesi önlendi. Aynı gün Bodrum Güvercinlik ve Köyceğiz’de de orman yangınları çıktı. İlerleyen günlerde Milas Beyciler ve Kavaklıdere’de başlayan yangınlar da geniş alanlara yayıldı. Orman teşkilatı, kamu kurumları ve vatandaşların yoğun mücadelesi sonucu yangınlar kontrol altına alınarak söndürüldü. Muğla’da 29 Temmuz-12 Ağustos 2021 tarihleri arasındaki 15 günlük süreçte 45’i orman, 30’u ziraat olmak üzere toplam 75 yangın meydana geldi. Yaklaşık 60 bin hektarlık alanda etkili olan yangınlarda 52 bin 20 hektar ormanlık alan zarar gördü. 5 yılda yanan alanlar yeniden yeşillendi Yangınların hemen ardından zarar gören alanların yeniden ormanlaştırılması için çalışma başlatıldı. İlk aşamada yanan ağaçlar sahalardan temizlenirken, alanların genişliği ve zorlu kış şartlarına rağmen saha boşaltım ve yeniden yeşillendirme çalışmalarının yüzde 90’ı bir yıl içerisinde tamamlandı. Yanan 52 bin hektarlık alanın yaklaşık 2 bin hektarında saha hazırlığı yapılarak, fidan dikimi gerçekleştirildi. Yaklaşık 50 bin hektarlık alanda ise doğal gençleştirme, suni gençleştirme, rehabilitasyon ve tohum serpme gibi silvikültürel yöntemlerle yeniden yeşillendirme çalışmaları yürütüldü. Yanan sahalara 3 milyar 900 milyon çam tohumu serpildi Bu çalışmalar kapsamında 205 bin kilogram kızılçam ve 15 bin kilogram karaçam olmak üzere toplam 220 bin kilogram tohum serpildi. Bir kilogram kızılçam tohumunda yaklaşık 16 bin kilogram karaçam tohumunda ise yaklaşık 45 bin tohum bulunduğu dikkate alındığında, Muğla’da yanan alanlara yaklaşık 3 milyar 900 milyon çam tohumu serpildi. Yangınların üzerinden geçen 5 yılın ardından yanan alanların büyük bölümü yeniden yeşil örtüsüne kavuştu. Dikilen fidanların ise yer yer insan boyuna ulaştığı görüldü. Yangın geçiren bölgelerde oluşan genç ormanlarda bakım çalışmaları devam ediyor. Rakamlarla büyük yangınlar Muğla Orman Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanında 29 Temmuz-12 Ağustos 2021 tarihleri arasında meydana gelen 75 yangında yaklaşık 60 bin hektarlık alan etkilendi, 52 bin 20 hektar ormanlık alan zarar gördü. Yangınların söndürülmesi çalışmalarında 2 bin 527 orman personelinin yanı sıra AFAD, itfaiye, asker, polis, sağlık ve ulaşım personeli ile STK’lar ve gönüllü vatandaşların da aralarında bulunduğu 15 binin üzerinde kişi görev aldı. Yangınlarda 2 şehit verildi Söndürme çalışmalarında 711’i orman teşkilatına ait olmak üzere belediyeler ve diğer kurumlardan toplam bin 500’ün üzerinde arazöz ve itfaiye aracı ile 500’ün üzerinde iş makinesi kullanıldı. Hava gücünde ise dış ülkelerden gelen desteklerle birlikte 54 helikopter ve 16 uçak görev yaptı. Yangınlarda can ve mal kayıpları da yaşandı. Marmaris’te Haziran 2021’de çıkan yangında yangın işçisi Görkem Hasdemir, Temmuz 2021’de çıkan yangında ise gönüllü vatandaş Şahin Akdemir hayatını kaybetti. Yangınlarda 150 ev ve iş yeri ile 53 araç yandı. 43 büyükbaş ve 532 küçükbaş olmak üzere toplam 575 hayvan telef oldu. Yangın mağdurlarına destek sağlandı Başta AFAD olmak üzere devletin ilgili kurumları tarafından yangınlardan zarar gören vatandaşlara çeşitli yardım ve destekler sağlandı. Evlerini kaybeden vatandaşların ilk etapta konteynerlere yerleştirilmesinin ardından kalıcı konutları yapıldı. Yanan orman alanlarının yeniden yeşillendirilmesi için ise Muğla Orman Bölge Müdürlüğü tarafından çalışmalar yürütüldü. Orman şehitleri unutulmadı Marmaris’te 2021 yılında yaşanan orman yangınlarında hayatını kaybeden yangın söndürme işçisi Görkem Hasdemir ve gönüllü vatandaş Şahin Akdemir de unutulmadı. Yangınlarla mücadelede hayatını kaybeden Hasdemir ve Akdemir için Marmaris İçmeler’de hatıra ormanı oluşturuldu.

Berna Laçin'in savcılık ifadesi ortaya çıktı: "Yardımları amacının dışında kullanan herkes için hak ettiği cezayı almasını istiyorum" Haber

Berna Laçin'in savcılık ifadesi ortaya çıktı: "Yardımları amacının dışında kullanan herkes için hak ettiği cezayı almasını istiyorum"

"Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında ifade veren oyuncu Berna Laçin, "Deprem bölgelerinde tanıdığım ve irtibatta olduğu kişiler aracılığı ile yardım malzemesi gönderiyordum. O dönem bölgede çalışan birçok kurum ve derneğe bu şekilde yardım gönderdiğim olmuştur. Bu yardımlar içerisinde kendi şahsına menfaat temin eden veya yardımları amacının dışında kullanan herkes için hak ettiği cezayı almasını istiyorum" dedi. Oyuncu Berna Laçin’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında verdiği ifade ortaya çıktı. "Kişi olarak Haluk Levent'in kendisine duyduğum güven ya da güvensizlik söz konusu değildi" Berna Laçin ifadesinde, "Ahbap Derneği başkanı Haluk Levent'i uzun yıllardan beri ismen tanırım. Ancak kendisi ile yaklaşık 20 yıldır herhangi bir irtibatımız olmamıştır. Yine bahse konu dernek yönetici veya üyeleri ile de herhangi bir irtibatım yoktur. Deprem felaketi döneminde bölgeye elimden geldiğince yardımda bulunmaya çalıştım. Bu yardım faaliyetlerini nakit para olarak değil, doğrudan fiziki olarak ihtiyaç duyulan şey her ne ise onu temin ederek gidermeye çalışmak oldu. Deprem bölgelerinde tanıdığım ve irtibatta olduğu kişiler aracılığı ile yardım malzemesi gönderiyordum. O dönem bölgede çalışan birçok kurum ve derneğe bu şekilde yardım gönderdiğim olmuştur. Herhangi bir şekilde para gönderiminde bulunmadığım gibi başkasının para göndermesi için de telkinde bulunmadım. Nitekim geçmişten günümüzü yapılacak yardımların bu hali ile yapılması gerektiğini düşünüyorum. Deprem dönemi twitter hesabı üzerinden yapmış olduğum paylaşım bana aittir. Bu paylaşım içeriğinde yukarıda belirttiğim üzere bölgede çalışan dernek olması sebebi ile yiyecek, giyecek veya benzeri ihtiyaçlar yönünden yardımda bulunulması gerektiğini belirttim. Ayrıca bölgeye giden kişilerin de bu yönde yetkin ve organize bir şekilde girilmesi gerektiğini aksi takdirde bölgede çalışanlara ayak bağı olacağını ifade ettim. Ayrıca pek çok dernek ve şirketin de bölgeye yardımda bulunması amacı ile çalıştım. Ahbap Derneği bölgede çalışmakla birlikte gerek sosyal medyada gerek televizyonda yardım faaliyetinde bulunan bir dernek olarak görünüyordu. Nitekim kamu kurumları ile birlikte hareket edip kamu kurumlarında yönetici olarak bulunan kişiler ile de birlikte hareket etmesi ve hatta ödüllendirilmesi sebebi ile derneğe yardımda bulunmak istiyordum. Ancak kişi olarak Haluk Levent'in kendisine duyduğum güven ya da güvensizlik söz konusu değildi" dedi. "Yardımları amacının dışında kullanan herkes için hak ettiği cezayı almasını istiyorum" Laçin, "10 Şubat 2023 tarihinde yapmış olduğum bir paylaşımda ‘Keşanlı Ali destanını tekrar yaşamayalım’ şeklide tweet attım. Bunu atma sebebim de kişilerin temsil ettikleri kurum veya derneklerin önüne geçmesinin tehlikeli olacağını düşündüğüm için bu paylaşımı yaptım. Depremzedeler için toplanan yardımların çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bu yardımlar içerisinde kendi şahsına menfaat temin eden veya yardımları amacının dışında kullanan herkes için hak ettiği cezayı almasını istiyorum. Anlatacaklarım bunlardan ibarettir" şeklinde ifade verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.