Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kalp Sağlığı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kalp Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalp Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

By-pass ameliyatı geçirenlerin yaz aylarında dikkat etmesi gerekenler Haber

By-pass ameliyatı geçirenlerin yaz aylarında dikkat etmesi gerekenler

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Özkara, sıcak havalarda sıvı kaybı, tansiyon düşüklüğü ve ilaç kullanımına dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, doğru önlemlerle yaz mevsiminin güvenli ve sağlıklı geçirilebileceğini söyledi. Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları, kalp ve damar hastalıkları bulunan kişiler için bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Liv Hospital Ulus Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Özkara, özellikle by-pass ameliyatı geçiren hastaların yaz döneminde yaşam alışkanlıklarını sıcak hava koşullarına göre düzenlemesi gerektiğini belirtti. By-pass ameliyatının hastaların yaşamını kısıtlamak amacıyla değil, daha kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürmelerini sağlamak için uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Ahmet Özkara, düzenli doktor kontrolünde olan hastaların büyük bölümünün normal yaşamlarına dönebildiğini söyledi. "Sıcak hava tansiyonu düşürebilir" Yüksek sıcaklıklarda damarların genişlediğini ve bunun tansiyon düşüklüğüne neden olabileceğini dile getiren Prof. Dr. Ahmet Özkara, "Terleme ile birlikte ciddi miktarda sıvı ve mineral kaybı yaşanabiliyor. Özellikle tansiyon ilacı veya idrar söktürücü kullanan hastalarda bu durum daha belirgin hale geliyor. Baş dönmesi, halsizlik, çarpıntı, göz kararması ve baygınlık hissi sıcak havaya bağlı tansiyon düşüklüğünün ilk belirtileri olabilir. Bu şikâyetler hafife alınmamalı ve mutlaka doktora başvurulmalıdır" dedi. Yaz aylarında bazı hastalarda tansiyon ilaçlarının veya idrar söktürücü tedavilerin dozunda geçici düzenlemeler yapılabileceğini belirten Özkara, "Bu değişiklik yalnızca hastayı takip eden hekim tarafından yapılmalıdır. Hastalar kendi kararlarıyla ilaçlarını azaltmamalı veya bırakmamalıdır" ifadelerini kullandı. "Diyabet hastaları daha dikkatli olmalı" By-pass ameliyatı geçiren birçok hastada diyabetin de bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ahmet Özkara, sıcak havalarda yaşanan sıvı kaybının kan şekeri kontrolünü bozabileceğini söyledi. Özellikle böbrek fonksiyonlarında etkilenme bulunan diyabet hastalarının susuz kalmaması gerektiğini belirten Özkara, "Düzenli su tüketimi ihmal edilmemeli, tatil döneminde de kan şekeri ölçümleri aksatılmamalıdır" diye konuştu. "Susamayı beklemeden su için" Yaz aylarında susamayı beklemeden düzenli aralıklarla su tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Özkara, kalp yetersizliği nedeniyle sıvı kısıtlaması uygulanan hastaların ise doktorlarının önerdiği miktarın dışına çıkmaması gerektiğini söyledi. "Yürüyüş için sabah ve akşam saatlerini tercih edin" By-pass sonrası düzenli yürüyüşün kalp sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirten Özkara, özellikle 11.00-17.00 saatleri arasında güneş altında egzersiz yapılmaması gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu: "Sabah erken saatlerde veya akşam serinliğinde yapılan yürüyüşler daha güvenlidir. Egzersiz sırasında göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi veya aşırı halsizlik gelişirse aktivite sonlandırılmalı ve vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır." "Denize girmek mümkün ancak kontrollü olunmalı" Ameliyat yarası tamamen iyileşmiş ve doktoru tarafından onay verilmiş hastaların denize girebileceğini belirten Prof. Dr. Ahmet Özkara, uygun tempoda yapılan yüzmenin kalp sağlığı açısından faydalı olduğunu söyledi. Özkara, "Çok soğuk suya aniden girmekten kaçınılmalı, uzun süre güneş altında kaldıktan hemen sonra denize girilmemeli ve aşırı efor gerektiren yüzme aktiviteleri tercih edilmemelidir" diye konuştu. "Tatilde ilaç düzeni bozulmamalı" Tatillerde günlük rutinin değişmesi nedeniyle ilaç kullanımının aksatılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Özkara, kan sulandırıcılar ve diğer kalp ilaçlarının düzenli kullanılmasının tedavinin başarısı açısından hayati önem taşıdığını belirtti. Seyahate çıkmadan önce yeterli miktarda ilaç temin edilmesini öneren Özkara, ilaçların mümkünse el bagajında taşınmasının olası sorunların önüne geçeceğini ifade etti. "Tatil rehavetiyle beslenme düzeni bozulmamalı" Aşırı tuzlu yiyecekler, işlenmiş et ürünleri, alkol tüketimi ve yüksek kalorili öğünlerin kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Prof. Dr. Ahmet Özkara; yaz aylarının taze sebze, meyve ve zeytinyağlı beslenme açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. "Doğru önlemlerle yaz mevsimi güvenle geçirilebilir" Prof. Dr. Ahmet Özkara, "By-pass ameliyatı hastaların yaşamını kısıtlamak için değil, daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmelerini sağlamak amacıyla uygulanır. Yaz aylarında ilaçların düzenli kullanılması, yeterli sıvı tüketimi, güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması ve egzersizlerin serin saatlerde yapılması büyük önem taşıyor. Doğru ilaç kullanımı, yeterli sıvı alımı, dengeli beslenme ve düzenli doktor kontrolleri sayesinde by-pass ameliyatı geçiren hastalar yaz mevsimini güvenle ve sağlıklı bir şekilde geçirebilir" dedi.

Çocuklarda kalp hastalığı yaygınlaşıyor Haber

Çocuklarda kalp hastalığı yaygınlaşıyor

Türkiye'de son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp hastalıkları, artık gençlerde de kapıyı çalıyor hatta çocuk yaşta kalp krizi vakalarıyla da karşılaşılabiliyor. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin genetik etkenlerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalbe ciddi zararlar verebildiğini belirterek “Çocuklarda kalp hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlemektedir. Özellikle çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve spor yaparken zorlanma gibi kalp hastalığının belirtileri olabilecek şikayetler varsa mutlaka Çocuk Kardiyolojisi uzmanına başvurulmalı, ‘büyüme döneminde olur’ gibi yanlış bir algıya kapılıp zaman kaybedilmemelidir” dedi. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, günümüzde çocuk kalbini tehdit eden 9 etkeni, hatalı davranışları ve erken tanı için ailelerin dikkat etmeleri gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. HAZIR VE PAKETLİ GIDALARIN AŞIRI TÜKETİMİ Hazır gıdalar; yüksek tuz, şeker ve trans yağ içerdiklerinden çocukların damar yapısını olumsuz etkiler, zamanla damar sertliğine zemin hazırlayarak kalp hastalıklarının erken yaşta başlamasına neden olabilir. Bu tarz paketli ürünler, aşırı tuz içeriğinden dolayı çocukluk çağında da tansiyon yüksekliğine yol açabilmektedir. Bu nedenle çocuğa ev yapımı, doğal ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalı, paketli ürünler sınırlandırılmalıdır. Tablet, telefon ve bilgisayar başında uzun süre hareketsizlik kalbin yeterince çalışmamasına, dolaşım sisteminin zayıflamasına yol açar, obezite riskini artırır. Ayrıca hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle kardiyovasküler sistem ayarı kendini hep istirahatte gibi algıladığı için, ani hareketlerde baş dönmesi, göz kararması ve bayılma da görülebilmektedir. Çocukların açık havada her gün 60 dakika aktif hareket etmesi ve düzenli spor yapmaları desteklenmelidir. Fazla kilo, kalbin üzerine ekstra yük bindirir. Obez çocuklarda yüksek tansiyon, kolesterol ve insülin direnci gibi kalp hastalıklarını tetikleyen riskler daha erken ortaya çıkar. Çocukların sağlıklı ve dengeli beslenmesi, ekran süresinin azaltılması ve spora yönlendirilmeleriyle kilolarının olması gereken ideal seviyeye ulaşmaları sağlanmalıdır. AŞIRI TUZ TÜKETİMİ Yapılan bilimsel çalışmalar; fazla tuz tüketiminin çocuklarda da yüksek tansiyona neden olabileceğini, bu durumun uzun vadede kalp ve damar sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini gösteriyor. Yemeklere ekstra tuz eklenmemesi, hazır atıştırmalıkların tuz oranına dikkat edilmesi ve başta cips olmak üzere aşırı tuzlu atıştırmalıklardan uzak durulması konusunda bilinçlendirilmeleri çok önemlidir. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin “Çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı veya bayılma gibi belirtiler çoğu zaman ‘büyüme dönemi’ denilerek göz ardı edilebiliyor. Oysa bu belirtiler kalp hastalıklarının erken sinyalleri olabileceğinden, bu tür şikayetler mutlaka ciddiye alınmalı ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır” diyor. Yeterli ve kaliteli uyku çocukların kalp sağlığı için de kritik öneme sahiptir. Yetersiz uyku; stres hormonlarını artırarak kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca çok geç uyuma alışkanlığı olan çocuklarda, vücudun biyolojik ritmi bozulabilmektedir. Bu nedenle mutlaka çocuğun yaşına uygun düzenli uyku saatleri oluşturulmalı ve uyku hijyenine dikkat edilmelidir.

Kalp sağlığına dikkat! Erken yaşta başlıyor... Haber

Kalp sağlığına dikkat! Erken yaşta başlıyor...

Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Gündüz, kalp ve damar hastalıklarının yalnızca yaşlılıkla ortaya çıkan bir sorun olmadığını, risk faktörlerinin çok erken yaşlarda şekillendiğini söyledi. Gündüz, yüksek tansiyon, kötü kolesterol (LDL) yüksekliği, sigara kullanımı, diyabet, obezite, hareketsiz yaşam ve kronik stresin değiştirilebilir risk faktörleri olduğunu, yaş, cinsiyet ve aile öyküsünün ise değiştirilemeyen riskler arasında yer aldığını ifade etti. Erkeklerde riskin genellikle 45 yaş sonrası, kadınlarda ise menopozla birlikte arttığını belirtti. Hastalığın temellerinin gençlik yıllarında atıldığını vurgulayan Gündüz, sigara, sağlıksız beslenme ve genetik yatkınlığın erken dönemde; orta yaşta tansiyon ve kolesterol yüksekliğinin; ileri yaşta ise kronik hastalıkların daha belirgin hale geldiğini söyledi. Kalp hastalıklarında erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirten Gündüz, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, aşırı yorgunluk, çabuk yorulma, mide rahatsızlığı gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Dünya genelinde kardiyovasküler hastalıkların artış eğiliminde olduğunu aktaran Gündüz, her yıl milyonlarca kişinin bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini, Türkiye’de ise ölümlerin yaklaşık yüzde 36’sının dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandığını hatırlattı. Korunmanın yaşam tarzı değişiklikleriyle mümkün olduğunu vurgulayan Gündüz, Akdeniz tipi beslenme, tuz tüketiminin azaltılması, düzenli egzersiz, sigaranın bırakılması ve ideal kilo kontrolünün kalp sağlığı açısından kritik olduğunu söyledi. Hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Gündüz, kontrolsüz yüksek tansiyonun kalp kasını zorladığını, damar yapısını bozarak kalp krizi ve inme riskini artırdığını belirtti. Ayrıca kilo kaybının tansiyon üzerinde doğrudan olumlu etki yaptığını ve ilaç tedavisinin doktor önerisi olmadan bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Gündüz, kalp sağlığının korunmasının tek bir önlemle değil, uzun vadeli bir yaşam disipliniyle mümkün olduğunu ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.