Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kalkınma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Business School Uludağ 3. Çevre Forumu’na ev sahipliği yaptı Haber

Bursa Business School Uludağ 3. Çevre Forumu’na ev sahipliği yaptı

BTSO’nun referans eğitim merkezi Bursa Business School önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. III. Uludağ Çevre Forumu ilk gününde açılış konuşmalarının ardından "COP31’e Doğru Türkiye", "Ulusal Depozito Sistemi", "Yeni Değer Zinciri: Entegre Atık Yönetimi", "Üretimde Yeni Standart: Zorunlu Geri Dönüştürülmüş Madde Kullanımı" ve "COP31 Vizyonu, İklim Finansmanı ve Proje Odaklı Teşvik Mekanizmaları" başlıklarında oturumlar gerçekleştirildi. İkinci gün programında ise "Sürdürülebilirlik: Otomotivde Yeni Rekabet Eşiği", "Değişen İklime Uyum Perspektifinde Ulusal Su Politikaları ve Su Verimliliği Stratejisi" ile "Sanayide Yeşil Dönüşüm" oturumları düzenlendi. Başkan Burkay: "İş dünyamıza rehberlik eden bir organizasyon" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, forumun Türkiye’nin yeşil kalkınma hedefleri ve Bursa iş dünyasının dönüşüm süreci açısından önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu söyledi. Başkan Burkay, sanayide sürdürülebilirlik eksenli dönüşümün artık tercih değil, küresel rekabetin temel şartı haline geldiğini vurguladı. Burkay, "Bursa, üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda öncü şehirlerden biridir. Bugün bu gücü, yeşil dönüşüm vizyonuyla daha ileriye taşıma sorumluluğumuz var. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemesi, döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliği gibi başlıklar, firmalarımızın rekabet kapasitesini doğrudan etkiliyor. BTSO olarak üyelerimizin bu sürece en güçlü şekilde hazırlanması için projeler geliştiriyor, iş dünyamıza rehberlik edecek platformlar oluşturuyoruz. Uludağ Çevre Forumu da bu vizyonun en somut çıktılarından biridir. Burada ortaya çıkan ortak akıl, sadece Bursa’mız için değil, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri için de çok kıymetlidir." dedi. Tüm paydaşlar zirvede buluştu Başkan Burkay, III. Uludağ Çevre Forumu’nun çok paydaşlı yapısıyla sanayi, kamu, yerel yönetimler, akademi ve teknoloji ekosistemini aynı masa etrafında buluşturduğunu ifade etti. Forumun düzenlenmesinde emeği geçen BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’ne, sponsor kuruluşlara ve destek veren tüm paydaşlara teşekkür eden Burkay, "Yeşil dönüşüm, yalnızca çevreyi koruma meselesi değil, aynı zamanda üretimde verimliliği artıran, yeni yatırım alanları açan ve firmalarımızı geleceğin ticaret düzenine hazırlayan stratejik bir süreçtir. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyimiz, bu sürecin iş dünyamızda doğru anlaşılması ve uygulanabilir adımlara dönüşmesi adına çok değerli çalışmalar yürütüyor. Kamu kurumlarımızdan özel sektör temsilcilerimize, akademisyenlerimizden sivil toplum kuruluşlarımıza kadar bu sürece destek veren tüm paydaşlarımız, ortak geleceğimiz adına çok kıymetli bir irade ortaya koydu. BTSO olarak Bursa iş dünyasının yeşil dönüşüm yolculuğuna liderlik etmeye kararlılıkla devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir geleceğe katkı BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konsey Başkanı Vedat Kılıç da forumun, sanayinin çevresel dönüşümünde uygulanabilir çözümler üretmek ve paydaşlar arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturmak amacıyla hayata geçirildiğini söyledi. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncü yılında daha geniş bir vizyon ve daha güçlü bir katılımla düzenlenmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti. Kılıç, "Çevre politikaları, iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil mutabakat süreçleri artık iş dünyamızın günlük karar alma mekanizmalarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Firmalarımızın bu değişime uyum sağlayabilmesi için mevzuatı, teknolojiyi, finansmanı ve uygulama örneklerini birlikte değerlendirmemiz gerekiyor. Uludağ Çevre Forumu’nda tam da bu ihtiyaca cevap veren bir program ortaya koyduk. BTSO’nun liderliğinde, Bursa iş dünyasının bu sürece güçlü bir şekilde hazırlanması için çalışmaya devam edeceğiz. Forumumuza destek veren tüm kurumlarımıza, sponsorlarımıza, konuşmacılarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyorum. Ortaya çıkan bu ortak aklın, Bursa sanayisinin sürdürülebilir geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum." dedi. Forumun ana sponsorluğunu ART Group üstlenirken, platin sponsor olarak Yeşil Çevre Kooperatifi organizasyona destek verdi. Burkasan, Bursa Çimento Fabrikası ve Revego’nun altın sponsor olarak yer aldığı zirvede, Atıksa ve Harves Technology ise gümüş sponsor olarak katkı sağladı.

"Marmara Kariyer Fuarı 2026" BUÜ’de başladı Haber

"Marmara Kariyer Fuarı 2026" BUÜ’de başladı

Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İŞKUR Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Oğuzhan Yıldırım, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, çok sayıda kurum ve kuruluş temsilci katıldı. Programın paydaşlığını üstlenen 22 üniversitenin rektörleri, rektör yardımcıları ve temsilcilerinin de katıldığı törende BUÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü öğrencileri tarafından sunulan konser davetlilerden büyük beğeni topladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Bursa’nın üretim kapasitesi ve girişimcilik ruhuyla Türkiye’nin kalkınma yolculuğundaki öncü rolüne dikkat çekti. Genç istihdamını milli bir mesele olarak gördüklerini ifade eden Aydın, temel odak noktalarının genç işsizlik oranını çok daha aşağılara çekmek olduğunu vurguladı. Bakanlık olarak son 24 yılda İŞKUR aracılığıyla milyonlarca kişinin istihdamına katkı sağladıklarını belirten Aydın, hedeflerinin gençleri sadece bir işe yerleştirmek değil, onları dijital dönüşüme uyumlu, katma değer üreten ve kalıcı kariyer imkanlarıyla buluşturmak olduğunu dile getirdi. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda gençlerin geleceği için devasa bir kaynağı seferber ettiklerini kaydeden Bakan Yardımcısı, savunma sanayisinden teknolojiye kadar her alanda dünya ile rekabet eden bir gençlik için yatırımların süreceğini belirtti. Bursa Valisi Erol Ayyıldız ise, ’Gençliğin Üretim Çağı’ temasıyla düzenlenen fuarın, Türkiye’nin geleceğine dair stratejik bir vizyonu yansıttığını ifade etti. Günümüz dünyasında kalkınmanın en temel unsurunun nitelikli insan kaynağı olduğunun altını çizen Ayyıldız, bilgi üreten ve sorumluluk üstlenen gençlerin güçlü Türkiye’nin en büyük güvencesi olduğunu söyledi. Kamu kurumlarını, akademik dünyayı ve iş dünyasını aynı platformda buluşturan bu tür organizasyonların kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Vali Ayyıldız, fuar sayesinde öğrencilerin sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurarak kariyer hedeflerini çok daha bilinçli ve sağlam temeller üzerine inşa etme fırsatı yakalayacaklarını vurguladı. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz da dijital teknolojilerin tüm meslek gruplarını yatay bir düzlemde etkileyerek köklü bir dönüşüm başlattığını; bu yeni dönemin büyük fırsatlarla birlikte çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğini ifade etti. Geçmişin konvansiyonel kariyer basamaklarının aksine, günümüzde mesleki süreçlerin teknolojinin hızıyla çok daha dinamik bir hal aldığına dikkat çeken Rektör Yılmaz, bu sürece gerek iş dünyasının gerekse üniversitelerin çevik bir şekilde adapte olmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin üniversiteleşme hamlesinin ve araştırma üniversitelerinin küresel sıralamalardaki yükselişinin stratejik bir başarı olduğunu belirten Yılmaz; BUÜ olarak öğrencilerini milli değerlerle donatmanın yanı sıra onları küresel rekabette fark oluşturacak teknik yetkinliğe ulaştırmak için yoğun bir gayret içerisinde olduklarını kaydetti. Konuşmasının sonunda gençlerin bu teknolojik dönüşüme öncülük edecek büyük bir potansiyele sahip olduklarını dile getiren Yılmaz, tüm paydaşlara teşekkür ederek fuarın hayırlı olması temennisinde bulundu. Açılış töreninde konuşan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa iş dünyasının temsilcileri olarak böylesine kapsamlı bir organizasyonun paydaşı olmaktan büyük bir onur duyduklarını kaydetti. Sanayi ve üretimin başkenti Bursa’da, üniversite ve sanayi iş birliğinin en güzel örneklerinden birinin sergilendiğini belirten Burkay, gençlerin iş gücüne katılımını destekleyen her türlü projede yer almaya devam edeceklerini vurguladı. Spor Bilimleri Fakültesi, merkezi derslik binası ve Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi fuaye alanı olmak üzere 3 ana konumda gerçekleştirilen fuar, yarın sona erecek.

TİKA BAŞKANI EREN, BALKANTÜRKSİAD’DA Haber

TİKA BAŞKANI EREN, BALKANTÜRKSİAD’DA

BALKANTÜRKSİAD toplantı salonunda gerçekleştirilen etkinliğe AK Parti Bursa milletvekilleri Refik Özen, Emine Yavuz Gözgeç, Mustafa Yavuz, Ahmet Kılıç, MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın yanı sıra belediye yöneticileri, TOBB KGK İcra Kurulu Başkanı Sabriye Şen, BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, TÜGİAD Bursa Şubesi Başkanı Kerem Kahveci, TÜGİAD Türk Devletleri Kurucu Bölge Koordinatörü Cemal Ersoy, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Hasan Karaömer, Batı Trakya Vakfı Başkanı Bülent Recepoğlu, BATISİAD Başkan Yardımcısı Halit Şefikoğlu, UTİYAP Başkanı Halil Coşkun, BALGÖÇ Başkan Yardımcısı Sebahattin Soğukpınar, Tunaboylular ve Deliormanlılar Derneği Başkanı Süleyman Ulusoy, RUMELİSİAD yönetim Kurulu Üyesi Nadir Demirbaş, BUMİAD Başkan Yardımcısı Ferdi Tercanlıoğlu, KIRCAALİSİAD Başkan Yardımcısı Süleyman İnan, çok sayıda STK temsilcisi ve davetliler katıldı. Program, BALKANTÜRKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İskender İskenderoğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. İskenderoğlu, BALKANTÜRKSİAD olarak, Balkan coğrafyası ile ekonomik ve ticari iş birlikleriyle güçlendirmeyi görev addettiklerini belirterek, “15 yıl önce, Balkanlar ile Anadolu arasında sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bağları güçlendirme hedefiyle çıktığımız bu yolda, bugün geniş bir etki alanına ulaşmış bulunuyoruz. Üyelerimizin dinamizmi, girişimciliği ve ortak değerler etrafında kenetlenmiş olması, derneğimizi bölgesel ölçekte önemli bir aktör haline getirmiştir” dedi. İSKENDEROĞLU : ÇALIŞMALARIMIZI KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ “Balkanlar bizim için sadece bir coğrafya değil, aynı zamanda tarihimizin, kültürümüzün ve ortak hafızamızın ayrılmaz bir parçasıdır” diyen İskenderoğlu, bölgeyle kurulan ilişkilerin, ticari bir perspektifin çok ötesinde, güçlü bir gönül bağına dayandığını kaydetti. Ekonomik yatırımların yanı sıra eğitim, sağlık, altyapı ve kültürel iş birlikleriyle bölgede kalıcı ve sürdürülebilir bir etki oluşturulduğunu, bu noktada TİKA’nın yürüttüğü çalışmaların özel bir takdiri hak ettiğini vurgulayan İskenderoğlu, “TİKA, yalnızca kalkınma projeleriyle değil, aynı zamanda gönüllere dokunan yaklaşımıyla da fark oluşturmaktadır. Bölgeye yönelik tüm çalışmalar, Türkiye’nin Balkanlar’daki varlığını sadece güçlü değil, aynı zamanda güvenilir ve samimi kılmaktadır. Bizler de BALKANTÜRKSİAD olarak bu vizyonun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. İş dünyası temsilcileri olarak, ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini artırmak, yeni yatırım fırsatları oluşturmak ve karşılıklı güvene dayalı iş birliklerini geliştirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” şeklinde konuştu. “TÜRKİYE, BALKANLAR’DA OYUN KURUCU BİR AKTÖR” Etkinlikte konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa’nın Balkanlar’ın kalbinin attığı bir şehir olduğunu kaydederek, Büyükşehir Belediyesi tarafından TİKA’nın vizyonuyla paralel şekilde Balkan şehirleriyle kardeşlik bağlarının hem altyapı hem de kültürel projelerle diri tutulduğunu dile getirdi. Türkiye ve Balkanla arasındaki tarihi ve kültürel bağlara dikkat çeken Şahin Biba, “Bu bağların içinde hatıra vardır, fedakarlık vardır, kardeşlik vardır. Balkanlar’ın sesi her zaman Bursa’da karşılık bulmuştur. Çünkü Bursa, Balkanlar'dan gelen kardeşlerini hiçbir zaman misafir olarak kabul etmemiştir. Onları bu şehrin bir parçası, bu memleketin ayrılmaz değeri olarak bağrına basmıştır. Balkanlar ve Türkiye arasındaki o kopmaz köklü bağı, önce Allah'ın izni, sonra sizlerin gayretiyle daha da güçlendirileceğine inanıyorum” dedi. Programda bir konuşma yapan MHP Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu ise, “TİKA, medeniyetimizin gölgesinin düştüğü her yerle alakalı ve çok kıymetli hizmetleri yapan bir kuruluş. Yıllardır dünyanın eziyetini çektiği batı medeniyeti artık çöküyor. En büyük arzumuz ve hedefimiz Türk- İslam Medeniyeti’nin yeniden dünyaya huzuru, refahı ve bolluğu getirmesini sağlamaktır. Cenab-ı Allah’ın gayretlerimizle bu hedefi milletimize nasip edeceğine inanıyorum” dedi. AK Parti Bursa Milletvekilleri adına konuşan Bursa Milletvekili, Bosna Hersek Dostluk Grubu ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Refik Özen ise, “Bursa, her geçen gün hep Türkiye'nin büyümesinde önemli katkı sağlayan bir şehir ama bundaki en önemli pay, Balkanlar'dan şehrimize göç eden kıymetli sanayicilerimizin varlığıdır. O çerçevede de Bursa yine büyümesine devam ediyor. Kıymetli dostlar, salona girdiğimde sinevizyonda bir fotoğraf görmüştüm. Aslında Türkiye'nin nüfuzunun nerelere vardığını göstermesi anlamında çok anlamlıydı. Bir fotoğraf karesi Bosna Hersek’e aitti, bir fotoğraf karesi Moğolistan, bir fotoğraf karesi Irak, bir tanesi de Somali’ye. Bu aslında Türkiye'nin nüfuz ettiği coğrafyayı göstermesi anlamında çok anlamlıydı.Türkiye güçlendikçe kurumlarının da etkinliğinin her geçen gün sahadaki etkinliğinin arttığını görüyoruz, hissediyoruz. Milletvekili arkadaşlarımız olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Balkan ve Rumeli coğrafyasında faaliyetlerimizin sürdürülmesine katkı sağlamaya çalışıyoruz. Özellikle TİKA gibi, YTP gibi, Yunus Emre Enstitüsü gibi, Diyanet Vakfı gibi, Türkiye'ye ait bu millete dair kurumları orada yapmış olduğu faaliyetleri gururla izliyoruz ve takip ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde güçlenen, hem bölgesinde hem de küresel anlamda bir lider Türkiye'ye haline gelmesinde milletimizin desteğiyle, bu iş birliğimizde bunu gerçekleştirmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah daha nice başarılara hep birlikte imza atmış olacağız” şeklinde konuştu. “BALIK VERMEK YERİNE BALIK TUTMAYI ÖĞRETEN BİR ANLAYIŞ” Açılış ve protokol konuşmalarının ardından Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, “Türkiye’nin Balkanlar’daki Yükselen Rolü” konulu bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasını Türkiye’nin Balkanlar’daki stratejik vizyonu, kültürel bağları ve bölgesel iş birlikleri ağırlıklı olarak gerçekleştiren Eren, şunları söyledi: “TİKA, zamanın ruhuna uygun kurulmuş bir kalkınma kuruluşudur. Bizler dünyanın dört bir yanına Türkiye’nin merhamet elini uzatırken bunu sadece yardımseverlik duygusuyla değil, aynı zamanda stratejik bir akılla yapıyoruz. TİKA logosunu gördüğünüz her yerde bilin ki orada Türkiye vardır, Türk bayrağı vardır ve Türk insanının emeği vardır. Biz sömürgeci bir geçmişe sahip olmayan, gittiği yere şartlar dayatan değil, ‘balık vermek yerine balık tutmayı öğreten’ bir anlayışın temsilcileriyiz. Dünyadaki adaletsizliği anlamadan TİKA’nın kalkınma yardımlarını anlamak mümkün değildir. Batılı ülkeler yardım yaparken ön şartlar sunarken, biz karşılık beklemeden ama bir strateji çerçevesinde hareket ediyoruz. Bizim proje yaptığımız yerlerde Türk firmaları iş alıyor, Türkiye’ye muhabbet artıyor ve ülkemize gelen öğrenci sayısı çoğalıyor.” “TÜRKİYE SÖMÜRGE GEÇMİŞİ OLMAYAN ÜLKEDİR” Türkiye’nin tarihi ve kültürel derinliğine vurgu yaparak konuşmasını sürdüren Eren, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye, tarihi ve kültürel geçmişi çok güçlü bir ülke. Türkiye; sömürge geçmişi olmayan bir ülkedir. TİKA, Türkiye’ye olan bu küresel muhabbeti sürekli yeşertmeye çalışan ama bunu tamamen stratejik bir temelde yapan bir kurumdur. Dünyanın 100’den fazla ülkesinde projeler hayata geçiriyoruz. TİKA, her bir Türk vatandaşının iftihar edeceği bir kurumdur. Türk bayrağını dünyanın en uzak noktalarında dalgalandıran, en yükseklere çıkaran bu kurumla, hem ecdat yadigarı eserlerimize sahip çıkıyor hem de dünyada Türkiye’ye muhabbet besleyen ülkelerle aramızı daha da iyileştiriyoruz.” "BALKANLAR BİZİM GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN KİLİDİDİR" TİKA Başkanı Eren, konuşmasında, Balkanlar’ın bizim için sadece komşu bir coğrafya değil gönül coğrafyamızın çok önemli bir parçası olduğunu vurguladı. TİKA olarak, sadece yapılar yapmadıklarını, ortak geleceği inşa ettiklerini söyleyen Eren, “Bugün Balkanlar’da ve gölgemizin uzandığı pek çok farklı coğrafyada Türkiye’ye duyulan güvenin arkasında sömürgeci olmayan, samimi bir dış politika yatmaktadır. BALKANTÜRKSİAD gibi kıymetli iş dünyası temsilcilerimizin Balkanlar’daki her yatırımı, aslında Türkiye’nin oradaki etkinliğini pekiştiren birer diplomatik hamledir. BAKANTÜRKSİAD, Balkanlar’da Türkiye’yi başarıyla temsil ediyor. Biz devlet olarak yolu açıyoruz, siz iş dünyası temsilcilerimiz ise bu yolu kalıcı ve ekonomik bir iş birliği köprüsüne dönüştürüyorsunuz” diye konuştu. Sunumunda TİKA’nın dost coğrafyalarda kalkınmaya destek veren projeler üreten bir kuruluş olduğunu belirten Eren, “TİKA bir yardım kuruluşu değildir ancak gerektiğinde bu tür faaliyetleri de yürütmektedir. Kalkınma demek, gelişmemiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin temel altyapılarının, sağlık altyapılarının, ulaştırma altyapılarının, eğitim altyapılarının ve bunun gibi gereksinimlerinin desteklenmesi için projeler üretmektedir. Amacımız onlara balık vermek değil, balık tutmasını öğretmek. Ama tabi hikaye bu kadar basit değil. Şu an dünyada 8 milyar insan yaşıyor. Dünyadaki nüfusun yarısı 4 milyar insan eder. 4 milyar insanın zenginliği, en zengin kaç bin insanın acaba zenginliğine eşittir? Yani 4 milyar insanın mal varlığı en zengin 60 bin insanın mal varlığına eşittir. Dünyadaki en varlıklı, en zengin 60 bin insan dünyanın yarısından daha fazla bir zenginliğe sahip. Biz burada eşitliğin sağlanması için çaba sarf ediyoruz” ifadelerini kullandı. “GÜCÜ DEĞİL, ADALETİ MERKEZE ALIYORUZ” Eren, Türkiye’nin mazlumlar için önemine değinerek konuşmasını şöyle tamamladı: “Bizim medeniyetimiz gücü değil, adaleti merkeze alır. Gücümüz varsa bunu bir sorumluluk olarak görürüz. Etrafımız bir ateş çemberi olsa da Türkiye, masada haysiyetli bir şekilde oturan, sözü dinlenen bir güçtür. Savunma sanayiinden ekonomiye kadar her alanda güçlü olmak zorundayız; ancak en büyük gücümüz bize duyulan bu samimi muhabbettir. Bu medeniyetin varisleri olarak her zaman proaktif olmalı ve ecdat mirasını geleceğe taşımalıyız.” Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ve hediye takdimi ile sona erdi.

Bahçeli: Türkiye masaya kendi aklıyla oturur Haber

Bahçeli: Türkiye masaya kendi aklıyla oturur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin dış politika vizyonu, bölgesel gelişmeler ve güvenlik stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin aynı anda birçok kriz alanını okuyabilen güçlü bir devlet olduğunu ifade eden Bahçeli, ülkenin dış politikasını üretim, diplomasi, savunma sanayi, enerji ve toplumsal dayanışma üzerine inşa ettiğini söyledi. Türkiye’nin barışı ve istikrarı önceleyen bir çizgide olduğunu belirten Devlet Bahçeli, buna rağmen ülkenin hak ve çıkarlarını ihlal edecek girişimlere karşı da kararlı duruş sergileyeceğini vurguladı. "Hiçbir gücün bölgesel uzantısı olmayız" diyen Bahçeli, "Hiçbir ülkenin güvenlik kaygısının Türkiye karşıtı bir mevziye dönüşmesine izin vermeyiz. Hiçbir ittifakın veya diplomatik girişimin Türkiye’nin meşru haklarını aşındırmasına rıza göstermeyiz" dedi. Dış politikada diplomasi ve arabuluculuğun önemine dikkat çeken MHP Genel Başkanı Bahçeli, bunun pasiflik anlamına gelmediğini belirterek, Türkiye’nin masaya kendi aklıyla oturduğunu ve milli çıkarlarını esas aldığını ifade etti. Bahçeli, barışın sadece iyi niyetle değil güçlü devlet kapasitesiyle sağlanabileceğini söyleyerek “Sahada gücü olmayanın masadaki sözü zayıflar” değerlendirmesinde bulundu. Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs konularına da değinen Bahçeli, Türkiye’nin bölgesel haklarını ihlal edecek girişimlere kayıtsız kalmayacağını belirtti. Fransa, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail’in bölgedeki politikalarını da eleştiren Bahçeli, bu girişimlerin istikrarı zedelediğini söyledi. Kıbrıs’ın Türkiye için stratejik önemine vurgu yapan Bahçeli, KKTC’nin varlık hakkının korunacağını ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarını savunmaktan geri durmayacağını ifade etti. Konuşmasında iç güvenlik konularına da değinen MHP lideri Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin devletin kalkınma ve güvenlik stratejisinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Bu hedefin pazarlık ya da taviz anlamına gelmediğini vurgulayan Bahçeli, MHP’nin bu sürecin arkasında kararlılıkla duracağını söyledi. Bahçeli, Türkiye’nin ekonomik, kültürel ve teknolojik seferberliğe ihtiyaç duyduğunu da belirterek, terörün tamamen tasfiye edilmesinin kalkınma önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldıracağını ifade etti.

Bursa Yenişehir'de tarımı geliştiren, sanayi ve ticareti büyüten anlayış hakim Haber

Bursa Yenişehir'de tarımı geliştiren, sanayi ve ticareti büyüten anlayış hakim

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin geleceğine yön verecek yatırımları ve kalkınma vizyonunu anlattı. Yenişehir’in tarım ve sanayide güçlü bir atılım sürecine girdiğini ifade eden Başkan Ercan Özel, “İlçe halkımızın yaklaşık yüzde 80’i geçimini tarımdan sağlıyor. Bu gerçek, bizim tüm planlamalarımızın merkezinde tarımı tutmamızı zorunlu kılıyor” dedi. VERİMLİ TOPRAKLAR, GÜÇLÜ ÜRETİM Türkiye’nin en verimli ovalarından birine sahip olan Yenişehir’de başta biber, buğday, mısır, ayçiçeği, şeker pancarı olmak üzere; sebze, meyve ve hayvancılık alanında önemli bir üretim potansiyeli bulunuyor. Modern sulama imkânları, geniş tarım arazileri ve üretim kültürüyle Yenişehir, Bursa’nın tarımsal lokomotif ilçeleri arasında yer alıyor. Başkan Ercan Özel, tarımsal üretimin katma değere dönüşmesi için sanayi yatırımlarının kritik önem taşıdığını vurgulayarak, “Biz tarımı tek başına değil, sanayiyle entegre bir yapının parçası olarak ele alıyoruz” diye konuştu. GIDA OSB YENİŞEHİR’İ DEĞİŞTİRECEK Yenişehir’de planlanan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ne dikkat çeken Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, ilçemizde üretilen tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve pazara sunulması açısından stratejik bir rol üstlenecek. Bu yatırım sayesinde ürünler ham madde olarak değil, katma değeri yüksek nihai ürünler olarak ekonomiye kazandırılacak. Böylece hem üreticimiz hem de tüketicimiz bu önemli yatırımdan doğrudan fayda sağlayacak. Ayrıca ilçeye artı 12 bin istihdam sağlayacak” ifadelerini kullandı. Sümbüllük Bacasız Sanayi Bölgesi’nde altyapı çalışmalarının devam ettiğini belirten Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, bölgenin kısa süre içerisinde faaliyete geçmesi için yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Başkan Özel, “Sümbüllük Bacasız Sanayi Bölgesi’nde çevreye duyarlı yapısıyla tarım ve sanayinin uyum içinde gelişmesini hedefliyoruz. Tarıma dayalı sanayi, depolama, lojistik ve hafif üretim tesislerinin yer alacağı bu bölge, istihdamı artırırken doğayı koruyan örnek bir model sunacak. Bursa Büyükşehir Belediyemizle iş birliği içinde altyapı çalışmalarını en kısa sürede tamamlayarak, bölgede hızlı bir şekilde yatırımların hayata geçirilmesini sağlayacağız” ifadelerini kullandı. YOSAB’DA YATIRIM REVİZYONU Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin ilçenin sanayi altyapısını güçlendiren en önemli unsurlardan biri olarak öne çıktığını belirten Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi’ne ilişkin imar revizyon planlarını alanında uzman bir komisyonla titizlikle hazırladık. Planlarımız şu anda onay sürecinde. İmar revizyonunun tamamlanmasıyla birlikte Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi, yatırımcılar için tercih edilen ve cazip bir merkez haline gelecek” ifadelerini kullandı. LOJİSTİK AVANTAJ TİCARETİ BÜYÜTÜYOR Yenişehir’in coğrafi konumunun önemli bir lojistik avantaj sunduğunu vurgulayan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin Bursa, Bilecik ve Eskişehir aksında yer almasının ticaret açısından büyük bir fırsat oluşturduğunu söyledi. Başkan Özel, “Bursa Yenişehir Uluslararası Havalimanı’nın ilçemizde bulunması, bu yıl faaliyete geçecek Yüksek Hızlı Tren hattı kapsamında iki istasyonun Yenişehir sınırları içinde yer alması ve Gemlik Serbest Bölgesi’ne yalnızca 40–45 dakikalık mesafede olmamız; üretilen ürünlerin hem iç pazara hem de ihracata hızlı, güvenli ve düşük maliyetle ulaştırılmasını sağlıyor” ifadelerini kullandı. Tarım ürünlerinin tarladan sanayiye, sanayiden pazara kısa sürede ulaşmasının Yenişehir’i güçlü bir ticaret merkezi haline getireceğini vurgulayan Başkan Özel, bu yapının yatırımcılar açısından da önemli bir tercih sebebi olduğunu dile getirdi. ‘SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA MODELİ’ Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel değerlendirmesinde, ilçenin geleceğini tarım, sanayi ve lojistiği birbirinden ayırmadan planladıklarını belirterek, "Çiftçimizin ürettiği ürünün değerinde alıcı bulduğu, sanayicimizin güçlü altyapıyla üretim yaptığı, ticaretin ve istihdamın her geçen gün arttığı bir Yenişehir hedefliyoruz. Tarımı koruyan, sanayiyi ve ticareti birlikte büyüten sürdürülebilir bir kalkınma modeliyle yolumuza devam ediyoruz.” dedi. Başkan Özel, Yenişehir’in sahip olduğu üretim, sanayi ve lojistik gücüyle Bursa’nın yükselen merkezlerinden biri olacağını sözlerine ekledi.

RUMELİSİAD'dan kadınlar gününe anlamlı buluşma Haber

RUMELİSİAD'dan kadınlar gününe anlamlı buluşma

Programın konuğu, “Liderliğin Notaları” kitabının yazarı ve liderlik eğitmeni İpek Yalçın oldu. Yalçın, konuşmasında liderlik kavramını farklı bir perspektiften ele alarak, liderliği bir orkestranın uyumuna benzetti. Kurumlarda sürdürülebilir başarının ancak doğru ekip, uyum ve güçlü iletişimle mümkün olduğunu vurgulayan Yalçın, kadınların iş dünyasındaki rolünün her geçen gün daha da güçlendiğine dikkat çekti. Etkinlikte konuşan RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke, kadınların toplumun ve ekonominin gelişimindeki kritik rolüne vurgu yaparak şunları söyledi: “Bugün burada yalnızca bir günü kutlamak için değil, insanlığın yarısını oluşturan, toplumların gelişiminde belirleyici rol oynayan kadınların emeğini, mücadelesini ve varlığını onurlandırmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle tüm kadınlarımızı saygı ve minnetle selamlıyorum. Kadın; hayatın kurucusudur.Ailenin temelidir.Toplumun vicdanıdır.Ve medeniyetin taşıyıcısıdır. Tarih boyunca baktığımızda, güçlü toplumların arkasında güçlü kadınların olduğunu görürüz. Anadolu’nun ve Rumeli’nin tarihine baktığımızda da aynı hakikati görürüz. Balkanlardan Anadolu’ya uzanan göç hikâyelerinde, zorluklar karşısında dimdik duran, aileyi ayakta tutan, kültürü ve değerleri nesilden nesile taşıyan yine kadınlarımız olmuştur. Bugün de ülkemizin kalkınmasında, üretiminde, biliminde, sanatında ve ekonomisinde kadınlarımızın emeği büyük bir yer tutmaktadır. Türkiye’nin geleceğini konuşurken kadınların gücünü ve potansiyelini merkeze almadan gerçek bir kalkınmadan söz etmek mümkün değildir. Rumelisiad olarak bizler de bu anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki güçlü bir toplum, ancak kadınların hayatın her alanında aktif şekilde yer aldığı bir toplumdur. Bu nedenle derneğimizde kadınların yalnızca destekleyen değil, yöneten, karar veren ve yön veren bir konumda olmasını çok önemsiyoruz. Rumelisiad’ın yönetim kadrolarında ve çalışma komisyonlarında kadın üyelerimizin aktif şekilde görev alması bizim için bir tercih değil, bir gerekliliktir. Kadınlarımızın iş dünyasında daha güçlü yer alması, girişimcilikte daha fazla söz sahibi olması ve üretim ekosisteminin içinde daha görünür hale gelmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki;kadınların üretime, yönetime ve karar mekanizmalarına daha güçlü katıldığı bir Türkiye, çok daha güçlü bir Türkiye olacaktır. Rumelisiad ailesi olarak, kadın girişimcilerimizi destekleyen, genç kadınların iş hayatına katılımını teşvik eden ve sosyal projelerde kadınların aktif rol almasını sağlayan birçok çalışma yürütmeye devam ediyoruz. Ancak şunu da çok iyi biliyoruz ki yapılacak daha çok işimiz var. Kadınların eğitimde, iş hayatında ve sosyal yaşamda karşılaştığı engelleri ortadan kaldırmak, fırsat eşitliğini güçlendirmek ve onların potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkarabilecekleri bir ortam oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu sadece kadınların meselesi değildir.Bu bir toplum meselesidir.Bu bir kalkınma meselesidir.Bu bir medeniyet meselesidir. Bizler Rumelisiad olarak sadece ekonomik kalkınmayı değil, insanı merkeze alan bir gelişim anlayışını savunuyoruz. Ve bu anlayışın en önemli unsurlarından biri de kadınların toplumdaki yerinin güçlenmesidir. Bu vesileyle özellikle şunu ifade etmek isterim: Rumelisiad ailesi içinde görev alan, emek veren, proje üreten ve değer katan tüm kadın üyelerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizlerin katkısı, emeği ve vizyonu bu kurumun gücüne güç katmaktadır. Aynı şekilde ülkemizin dört bir yanında çalışan, üreten, aile kuran, evlat yetiştiren, hayatın her alanında mücadele veren tüm kadınlarımızı da saygıyla selamlıyorum. Onların emeği, sabrı ve kararlılığı bu ülkenin en büyük zenginliklerinden biridir. Bu duygularla başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere, hayatımıza değer katan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlık, huzur ve başarı dolu bir gelecek diliyorum. Kadınların güçlü olduğu bir toplumun geleceği de güçlü olacaktır.” Dedi… Ramazan ayının birlik ve paylaşma ruhunun da hissedildiği programda, katılımcılar hem iftar sofrasında bir araya geldi hem de kadınların iş dünyasındaki başarı hikâyeleri üzerine fikir alışverişinde bulundu. Yoğun katılımla gerçekleşen organizasyon, katılımcıların networking ve sohbetleriyle devam ederken, RUMELİSİAD’ın toplumsal farkındalık oluşturan etkinliklerinin önümüzdeki dönemde de devam edeceği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.