Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kahramanmaraş

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kahramanmaraş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kahramanmaraş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emniyette büyük değişim Haber

Emniyette büyük değişim

Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Müdürleri Kararnamesi ile emniyet teşkilatında kapsamlı bir görev değişikliği yapıldı. Kararname kapsamında 39 ilin emniyet müdürü değişirken, 24 il emniyet müdürü merkeze alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karara göre, EGM Güvenlik Daire Başkanı Emrullah Gölcük, Tanık Koruma Daire Başkanı İsmail Hakkı Günay, Polis Başmüfettişleri Ali Karabağ ve Selçuk Doğuş Emniyet Genel Müdür Yardımcılığına atandı. KAHRAMANMARAŞ’TA MÜDÜR DEĞİŞTİ Okul saldırılarıyla gündeme gelen Kahramanmaraş’ta İl Emniyet Müdürü Hasan Yiğit merkeze alınırken, yerine Bingöl İl Emniyet Müdürü Beyti Kalaycı atandı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kararname sonrası yaptığı açıklamada görevlerini tamamlayan emniyet müdürlerine teşekkür ederek yeni görevlerine atanan müdürlere başarı diledi. EGM MERKEZ TEŞKİLATINDA YENİ GÖREVLENDİRMELER 2026 yılı görevlendirmeleri kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü merkez teşkilatında da önemli değişiklikler yapıldı. Buna göre; Rüştü Yılmaz, KOM Başkanı,Adnan Özdemir, Narkotik Suçlarla Mücadele BaşkanıHüseyin Ediz Tercanoğlu, Özel Harekât BaşkanıMurat Türesin, Personel BaşkanıNihat Uzun, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Daire BaşkanıTurgay Olgun, Dış İlişkiler Daire BaşkanıFatih Tatlıoğlu, Güvenlik Daire BaşkanıOykun İlgün, Siber Suçlarla Mücadele Daire BaşkanıBeyhan Gürbüz, Sosyal Hizmetler ve Sağlık Daire Başkan VekiliAydın Uğurlu, Tanık Koruma Daire BaşkanıSalih Gözüm, Terörle Mücadele Daire Başkanı olarak görevlendirildi. Kararnameyle birlikte Emniyet teşkilatının hem merkez hem de taşra yapılanmasında önemli bir görev değişikliği gerçekleşmiş oldu.

Kahramanmaraş’taki okul katliamı davasında ilk duruşma tamamlandı: Anne tahliye edildi Haber

Kahramanmaraş’taki okul katliamı davasında ilk duruşma tamamlandı: Anne tahliye edildi

Kahramanmaraş’taki okul saldırısının görülen ilk duruşması tamamlandı. Anne Pınar Peyman Mersinli’nin oy çokluğuyla tahliyesine, baba Uğur Mersinli’nin tutukluluk halinin devamına karar verilirken duruşma 4 Aralık’a ertelendi. Kahramanmaraş’ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısıyla ilgili davanın ilk duruşması Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Saldırgan İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli ’Olası kastla adam öldürme suçundan 10 kez müebbet’ ve ’Olası kastla yaralama’ suçundan da 30 yıla kadar, anne Peyman Pınar Mersinli ise ’Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Duruşmaya tutuklu sanıklar Uğur Mersinli ve Peyman Pınar Mersinli SEGBİS aracılığıyla katılırken hayatını kaybeden öğrencilerin ve öğretmenlerin yakınları ve avukatları salonda hazır bulundu. Sabah 09.00’da başlayan duruşmada baba Uğur ve anne Pınar Peyman Mersinli ile avukatlarının savunmalarının ardından hayatını kaybedenlerin yakınları konuştu. Adnan Göktürk Yeşil’in (11) annesi Sonay Yeşil, oğlunun bebeklik kundağıyla duruşmaya geldi. Oğlunun hayatını kaybettiği gün üzerinden çıkan kıyafetleri kundağa koyduğunu söyleyerek, "Oğlumun kabrine gidip konuşuyoruz. O benim tek evladımdı. Anne ve babanın en ağır cezayı almasını istiyorum, şikayetçiyim" dedi. Baba Abdullah Cevdet Yeşil ise Mersinli çiftinden şikayetçi olduklarını ve sonuna kadar bu davayı takip edeceklerini söyledi. "Kızımı öptüğüm alnından kurşun çıktı" Almina Ağaoğlu’nun (11) babası Ahmet Miraç Ağaoğlu ve annesi Gülden ise ihmali olan herkesten şikayetçi olduğunu söyledi. Anne Gülden, "Kızımın alnından öpüp okula yolladım ama o öptüğüm alnından kurşun çıktı" dedi. "Gömleğime annemin kanı bulaştı" Öğretmen Ayla Kara’nın (56) avukat oğlu Furkan Kara, "Annem küçük çocukların savunmasız olduğunu bildiği için onlara bir anne şefkatiyle yaklaşmıştır. Bu görülen davanın Türkiye çapında emsal bir dava olduğunu düşünüyorum. Türk tarihinde böyle saldırı olmamıştır. Olay günü biz haber aldığımızda okula gittik. Benim o gün üstümde ilk kez giydiğim gömlek vardı. Gömleğime kanı bulaştı. O gömleği dolabımda astım ve eşime de asla yıkayıp ütülemeyeceksin dedim. Sanıklardan sonuna kadar şikayetçiyim" dedi. "Benim yavrumun başında 4 kurşun çıktı" Furkan Sancak Balal’ın (11) annesi Tuğba Benli, "Ben 7 yıldır 2 evladımı tek başıma pazar tezgahlarında büyüttüm. Benim yavrum okuyacaktı, belki çok güzel yerlere gelecekti. Benim yavrumun başında 4 kurşun çıktı, ben yavrumu tanıyamadım. Onu kendi ellerimle yıkadım ama tanıyamadım. Şikayetçiyim, davamın arkasındayım" dedi. "Benim evladım 9 kurşun aldı" Şuranur Sevgi Kazıcı’nın (11) annesi Ayşegül Kazıcı ise kızının 9 kurşunla öldürüldüğünü anlatarak, "Benim evladım 9 kurşun aldı. İlk vurulan benim çocuğum, benim çocuğum kalkmak istemiş ama bir daha sıkmış. O kadar fazla ihmal var. Ben kadın halimle o çocuğu durdurabilirdim. Diğer çocuklar keşke ölmeseydi. Benim çocuğumun otopsi raporu açıklandı ve oğlum onu saklamış, ben görmeyim diye" ifadelerini kullandı. "Polislik yapmış bir baba suçlu evladını tanımaz mı?" Bayram Nabi Şişik’in (11) babası İsmail Şişik ise İsa Aras Mersinli’nin manifestosuna değinerek, "Dün evladımın doğum günüydü. Yaklaşık 5 yıl süren bir manifesto var. Bunun çocuk tarafından hazırlandığına inanmıyorum. Babanın katkısı olduğunu düşünüyorum. Ablası diyor ki ‘İsa Aras psikoloğa gittiğinde 2-3 gün iyi hissediyor’. Anne ve baba bu çocuğu nasıl böyle yetiştirdiniz. Polislik yapmış bir baba suçlu evladını tanımaz mı?" diye konuştu. "Bu insanlar haysiyetsiz" Kerem Erdem Güngör’ün (11) babası Mustafa Güngör, "Bu insanlar haysiyetsiz. 3 bin yıllık Türk tarihimizde olmayan bir şey siz ikinize nasip oldu. Normal bir insanken anormal bir insane döndük. Herkesin çocuğu var. Okullarda 1-2 çocuk problemlidir, onların aileleri de problemli" ifadelerini kullandı. "Keşke kalbindeki siyah noktaları tedavi ettirseydin" Yusuf Tarık Gül’ün (12) babası Murat Gül, "Evladımı en çok güvendiğim yer olan okula gönderdim ve birkaç saat sonra onun tabutunu aldım. Çocuğunun yüzündeki siyah noktaları tedavi ettirmek için güzellik merkezine götüreceğine kalbindeki siyah noktaları tedavi ettirseydin. Ben, bu anne ve babada zerre kadar vicdan olduğuna inanmıyorum" dedi. Zeynep Kılıç’ın (11) babası Ahmet Özkan Kılıç ise sanıkların en ağır cezayı almasını istedi. Anne Emine Kılıç ise kızının 4 kurşunla öldürüldüğünü, aynı eylemlerin bir daha yaşanmaması için olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istedi. Hayatını kaybedenlerin aileleri ve avukatlarının konuşmasının ardından tanıklarda konuştu. "Baba, ‘Otizm teşhisi aldı’ diye söyledi" Emniyetin psikoloğu Dilek Özakdağ ise "Teşkilat mensuplarımıza, eş ve çocuklarına psikolojik destek sağlarız. 2025 yılı Eylül ayında Uğur Mersinli müdürümüz oğlunun sınav kaygısı nedeniyle başvuru yaptı. Bana geldiğinde, ‘Bana kızacak mısın?’ diye sordu. Bir süre geldi ve sonrasında gelmemeye başladı. Gönüllü bir program olduğu için yaptırımı olmadı. Aralık ayına kadar 5 kez görüştük. Nisan ayının ilk haftasında eşimle yürüyüş yaparken Uğur Mersinli müdürümü yolda gördüm ve ‘Nasılsınız, Aras neden gelmiyor’ diye sordum. Bana kendisi, ‘Biz bir psikiyatriste gidiyoruz. Otizm teşhisi aldık, Aras’ta ben de mutluyum dedi. Hatta ben otizmin hangi türü diye sorunca bir duraksadı. Sonra yollarımızı ayırdık" dedi. "Anne, oğlunun eşcinsel arkadaşları olduğunu söyledi" Psikolojik Danışman Hüseyin Gebeş, "Ben 7 Mart’ta anne, baba ve çocukla görüşme yaptım. Daha sonra çocuğu görüşmeye aldım. Teknoloji kullanımının yüksek olduğunu tespit ettim. Canlı oyun arkadaşları olduğunu bana söyledi. Ben de bunu anne ve babasına söyledim. Onlarda oyun çok oynadığını söylediler. Dikkatli takip edilmesi gerektiğini söyledim. İkinci görüşmemizde taramalar yaptım ve halkla ilişkilerinin zayıf olduğu, okulu sevmediğini söyledi. Üçüncü görüşmeye geldiğinde çok istekli değildi. Anne bana oğlunun eşcinsel arkadaşlarının olduğunu söyledi. İsa Aras’a bunu sorduğumda inkar etmedi. Annesiyle bir görüşme yaptım ve sonra ayrıldılar. Olayın gerçekleştiği güne randevu oluşturmuşlardı. Ben çevreye bir sorun oluşturacağını hissetmedim" diye konuştu. "Resmi kayıtlara geçilip geçmeyeceğini sordu" Tanıklardan Feyza Boz ise "Pınar Peyman ile telefonda görüştüm ve bana bu görüşmelerin resmi kayıtlara geçilip geçmeyeceğini sordu. Ben de fatura istenilirse geçeceğini söyledim" dedi. "Aileyle 1 kere görüştüm" Tanıklardan emniyetin psikologlarından Yunus Gökdemir, "Babası, oğlumun okulda arkadaş sorunları var diyerek başvurdu. Kendisiyle yaptığım görüşmede, ‘Arkadaşlarımı cahil olarak görüyorum’ dedi. Bana sıkıntısı olduğunu söylemek istedi ama söyleyemedi. Ailesiyle ilgili sorular sorunca biraz tıkandı. 10-15 dakikalık bir görüşmeydi. 1 kere görüştüm, başka da aileyle görüşmedim" diye konuştu. "Eylemi yapan çocuğu görünce silahla kendimi geri çektim" Ayser Çalık Ortaokulu Rehber Öğretmeni Ejder İnce, "İsa Aras Mersinli’yi 5.sınıftan itibaren tanıyorum. 5. sınıftan itibaren 28’e yakın görüşme yaptım. Bu görüşmelerin 5-6 tanesi veli görüşmesi. 6 ve 7. sınıfta kimlik arayışına yönelik görüşme yaptık. 5.sınıfta ağlama krizleri vardı. Sınıfta ağlama krizi geçirip gelirdi, aileyi psikiyatriye gitmesi gerektiğini söylemiştim. 6 ve 7.sınıfta kimlik arayışı vardı yine aileye söylemiştim. 8.sınıfta çantayla boğazını sıkmıştı. İntihar girişimi olarak algılamadım. Kendisiyle de görüştüm sıkıldığı için yaptığını söylemişti. Ben babaya çocuğu teslim ettim ve annesine çocuğun psikolojik destek alması gerektiğini söyledim. Aileyle birçok kez görüştüm. Ben görüşmeyi yaptıktan sonra rehberlik sistemini açar ve girişi yaparım. Geçmişe dönük bir giriş yapamam. 5 ve 6.sınıflarda psikolojik destek alıyoruz diye ailenin beyanı var. Mart ayında bizim idaremiz değişti. Mart ayına kadarki idaremiz İsa Aras’ın durumunu biliyor. 4 yıl boyunca kimseyle kavga ettiğini duymadım. Olay başladığı anda birisi okulu bastı diye düşündük. Sınıfları kontrol etmeye başladık. Birisi, ‘Hocam trafo mu patlıyor’ diye söyledi ben de hemen gittim şalteri kapattım ama sonra yerde yatan bir çocuğumuzu gördüm. Eylemi yapan çocuğu görünce kendimi geri çektim" ifadelerini kullandı. "Hocam adli rapor açmışsınız ama ben de polis başmüfettişiyim" Tanıklardan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde görevli acil servis doktoru Nurşah Erçelebi Sağer, şunları söyledi: "İfade ve beyanlarım aynen devam ediyor. Nöbetçi arkadaştan nöbeti yeni devralmıştım. Ayser Çalık’tan bir ambulans geldi. Bilinci açık, değerleri stabildi. Ön muayenemi yaptım, nörolojik tetkikleri doğaldı. EKG çekilirken ben de kabine girdim. Kolunun bir kısmında çizik gördüm. Kendisine sordum ve kollarının devamında bolca çizik vardı. Dün gece olduğunu söyleyip, kendisinin yaptığını söyledi. Bazı zamanlarda çok canının sıkıldığını ve öyle vakit geçirdiğini söyledi. Bunun üzerine hastanın gelişini adli vaka olarak değiştirdik ve hastanenin çocuk psikiyatri doktoruna durumu bildirdik. Babası geldi ve ‘Hocam adli rapor açmışsınız ama ben de polis başmüfettişiyim’ dedi. Bende görevimi yaptığımı söyleyince canınız sağ olsun deyip ayrıldı, doktorlar ile görüştü. Çocuk psikiyatri doktoru düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini belirtti. Tetkikleri yaptık ve taburcu ettik." Tanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti anne Pınar Peyman Mersinli’nin oy çokluğuyla tahliyesine baba Uğur Mersinli’nin ise tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 4 Aralık’a erteledi.

Okul saldırısı davasında sanık anne savunmasını tamamladı Haber

Okul saldırısı davasında sanık anne savunmasını tamamladı

Kahramanmaraş’taki okul saldırısı davasında yargılanan saldırgan İsa Aras Mersinli’nin annesi Pınar Peyman Mersinli savunmasını tamamladı. Anne Mersinli, savunmasında, "Ben silah korkusu olan bir insanım. Silahların nerede olduğunu biliyorum ama kaç tane var onunla ilgili bir şey bilmiyorum. Silahların tehlikeli olduğunu hep söylerdim" dedi. Kahramanmaraş’ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısıyla ilgili dava Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Saldırgan İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli ’Olası kastla adam öldürme suçundan 10 kez müebbet’ ve ’Olası kastla yaralama’ suçundan da 30 yıla kadar, anne Peyman Pınar Mersinli ise ’Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Duruşmaya tutuklu sanıklar Uğur Mersinli ve Peyman Pınar Mersinli SEGBİS aracılığıyla katılırken hayatını kaybeden öğrencilerin ve öğretmenlerin yakınları ve avukatları salonda hazır bulundu. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi Okul Araştırma Komisyonu Sözcüsü ve AK Parti İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin ve üyesi AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu ile Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Emir Hasan Arslantaş da davaya katıldı. "Böyle bir üzücü olayın gerçekleşmesini asla istemezdim" Duruşmada baba Uğur Mersinli’den sonra söz olan anne Pınar Peyman Mersinli, "Belki caninin annesi olarak gördüğünüz için ne diyeceğimi bilemiyorum. Böyle bir üzücü olayın gerçekleşmesini asla istemezdim. Ben de bir eğitimciyim, asla böyle bir şey istemezdim. Olayın şoku içerisindeyim. Ağlamak istemiyordum ama elimde değil, ben silah korkusu olan bir insanım. Silahların nerede olduğunu biliyorum ama kaç tane var onunla ilgili bir şey bilmiyorum. Silahların tehlikeli olduğunu hep söylerdim. 3 tane daha çocuğum var. Çocuklarım akademik olarak başarılıydı. Nasıl böyle bir şeyden şüphelenebilirim. Oğlum sadece defter vermek için okula gitmişti. Okuldaki arkadaşlarıma, karşı komşuma psikolog sordum hep. Yeter ki götürelim istedim. Daha önce de ergen çocuk yetiştirdim farklılık gördüm ama böyle bir olay yapacak bir şey hissetmedim. Olayın şokundayım, ilk defa yakalanıp ilk defa ifade veriyorum. Çok acı çekiyorum. Bu üzüntümün hiç tarifi yok. 2 kızım tek başıma kaldı. Psikiyatri tedavi görmesi gerektiğini söylediler, acil bir durum yoktu ama uzmanlara güvendik. Psikiyatri bulamayınca Kahramanmaraş’a götürmeye karar verdik. Herkes adına çok üzgünüm" ifadelerini kullandı. "Bilsem izin vermezdim" Eşinin oğlunu poligona götürmesi hakkında, "Ben silahları hiç sevmezdim. Onu poligona götürdüğünde ben de kızdım ama eşim oğlumun silahlara merakı olduğunu, kendisine ve başkasına zarar vermesin diye poligona götürdüğünü söyledi. Ben bilsem zaten izin vermezdim. Oğlumun silah merakını biliyordum ama evde silahla oynadığını, fotoğraf çekildiğini bilmiyorum. Öyle bir şey görmedim" dedi. "Ben çıkışını anlık gördüm" Oğlunu olay günü evden çıkarken anlık bir şekilde gördüğünü ve yemek telaşı içerisinde olduğunu belirten Mersinli, "Evdeydim, kayınvalidem, kaynım vardı. Yemek telaşı içerisindeydim. Defter götüreceğini söyledi ve evden çıktı. Ben çıkışını anlık gördüm ama çantanın içerisinde silah olabileceğini nasıl düşünebilirim" diye konuştu. "Yüzünü temizlemek amacıyla güzellik merkezine götürdüm" Oğlunu güzellik merkezine götürmesi hakkında da konuşan Mersinli, "Oğlumun yüzünde çok fazla siyah nokta vardı. Sırtında çok fazla siyah nokta vardı. Bundan rahatsız oluyordu, evde temizlemeye çalıştım ama yüzü yara oldu. Bunun üzerine oğlumun yüzünü temizlemek amacıyla güzellik merkezine götürdüm" dedi. "İyi niyetli bir şekilde sordum" Oğlunu özel bir psikiyatri kliniğe götürüp, girişte ’Bu girişler kayıt altına alınıyor mu’ diye sorması hakkındaki soruya da Mersinli, "O klinikte elden para alınıyordu ve makbuz verilmiyordu. Ben de onu öğrenmek için iyi niyetli bir şekilde onu sordum" yanıtını verdi. Oğlu için ’majör depresyon’ teşhisi konulması hakkında konuşan anne Mersinli, "Oğluma karşı hassas davrandım. Doktorumuz acil bir şey söylemeyince psikoloğa götürmek için psikolog arıyorduk" dedi. "O profil fotoğrafını sormadım" İsa Aras’ın Whatsapp profil resmini ABD’deki saldırgan Elliot Rodger yapması hakkındaki soruya cevap veren Mersinli, "Çocuğumun yaptığı affedebilir bir şey değil ama bir anne olarak ne diyeyim. Aras ile Whatsapp’tan ödev ve ders programı atacağımız zaman konuşurduk. Normalde çok konuşmazdık. Evdeyiz her zaman o profil fotoğrafını sormadım. Anime karakteri sandım, ondan önceki fotoğrafı da anime karakteriydi" diye konuştu. Savunmanın ardından mahkemeye ara verildi.

Tuz ruhunu su zanneden 14 yaşındaki çocuk ölümden döndü Haber

Tuz ruhunu su zanneden 14 yaşındaki çocuk ölümden döndü

Kahramanmaraş’ta su şişesine konulan tuz ruhunu yanlışlıkla içen 14 yaşındaki çocuk, yemek borusu ve midesinde oluşan ciddi yanıklar nedeniyle kaldırıldığı hastanede yapılan endoskopi sonucu sağlığına kavuştu. Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde yaşayan 14 yaşındaki Oğuzhan Çelik, iş yerinde bulunan tuz ruhunu su zannederek içti. Mide ve yemek borusunda ciddi kimyasal hasar oluşan çocuk, bir süre sonra rahatsızlanarak 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kahramanmaraş’taki HG Hospital’a sevk edilen çocuk, burada tedavi altına alındı. Yapılan endoskopik incelemede, içilen kimyasal maddenin mide ve yemek borusunda ciddi hasara neden olduğu belirlendi. Midede yaygın kanama odakları, ülserler ve derin doku hasarı tespit edilirken, yemek borusunda da kimyasal maddeye bağlı yanıklar görüldü. Hastanede uygulanan tedavinin ardından 14 yaşındaki çocuk sağlığına kavuştu. "Endoskopisinde yaygın yanıklar ve midede derin ülserler mevcuttu" HG Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Çocuk Gastroenteroloji Hepatoloji ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Hamza Karabiber, temizlik ürünlerinin orijinal kutularında muhafaza edilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Hastamız iş yerinde buzdolabına konulan tuz ruhunu yanlışlıkla içmesi sonucu yemek borusu ve midesinde ağır yaralar ve yanıklar oluşan bir hastamız. İlk başvurusunda hemen endoskopisini yaptık. Endoskopisinde yaygın yanıklar ve midede derin ülserler mevcuttu. Bu tür vakalarda ağızdan beslenmeyi kesiyoruz. Bir süreliğine damardan besliyoruz. Hastamızı da bu tedbirlerin yanı sıra uyguladığımız ilaç tedavileriyle yavaş yavaş ağızdan beslemeye başladık. Şu anda gayet iyi durumda. Bu tür yanıcı ve yakıcı maddelere maruz kalan çocuklarla maalesef sık karşılaşıyoruz. Son bir ay içerisinde bu üçüncü vakamızdı. En son dün gece dördüncü bir vakayı kabul ettik. O hastamız da yanıcı ve yakıcı madde içeren bir şurubu fazla miktarda içmiş. Ona da bu sabah endoskopiyle müdahalede bulunduk. Sık karşılaştığımız bir durum. Çocuk sağlığı açısından önemli bir halk sağlığı problemi. Bu yanıcı ve yakıcı temizlik maddelerinin orijinal kutularında muhafaza edilmesi, çocuk kilidi bulunan kapaklı ambalajlarda saklanması çok önemli. Kendi orijinal kutusu dışında muhafaza edildiğinde, bu hastamızda olduğu gibi su şişesine konulduğunda çocuklar yanlışlıkla içebiliyor. Son iki vakamızda da su şişesine konulan tuz ruhunun yanlışlıkla içilmesi sonucu bu problemle karşılaştık" dedi. "Su sanmıştım kendi orijinal kabında değildi" Hasta Oğuzhan Çelik ise kuaförde çalıştığı sırada müşterilere su götürmek için buzdolabını açtığını belirterek, "Su sanmıştım kendi orijinal kabında değildi. Ben bunu karton bir bardağa doldurdum ve delik açıldı damlamaya başladı ben de bardak daha öncesinden çatlak sandım ve içtim. Başka bir bardağa doldurup müşteriye verecektim. İçtiğim gibi boğazımdan aşağı yakmaya başladı. Daha sonrasını hatırlamıyorum. Hocamıza teşekkür ederim. Sağlık durumum çok iyi" diye konuştu.

Maraş dondurmasında sıcak mesaisi Haber

Maraş dondurmasında sıcak mesaisi

Kahramanmaraş'ın coğrafi işaret tescilli Maraş dondurması, yaz sıcaklarıyla artan taleple birlikte kent genelindeki 15 tesiste yoğun mesaiyle hazırlanıyor. Kentte, yılda yaklaşık 100 bin ton süt kullanılarak 30'dan fazla ülkeye ihraç edilen dondurmada 2026 yılı sonu ihracat hedefinin ise 3 milyon dolar civarında olduğu öğrenildi. Kahramanmaraş'ın dünyaca tanınan lezzeti Maraş dondurmasında yaz sezonuyla birlikte hareketlilik arttı. Kentte üretim yapan tesisler, sıcak havaların etkisiyle yükselen iç ve dış piyasa talebini karşılamak için çalışmalarını yoğunlaştırdı. Süt, salep ve şeker başta olmak üzere kullanılan hammaddeleri, kendine özgü kıvamı ve geleneksel üretim yöntemiyle diğer dondurmalardan ayrılan Maraş dondurması, Kahramanmaraş ekonomisinin önemli üretim alanlarından biri olmayı sürdürüyor. Üretimde kullanılan salep miktarı reçeteye göre değişirken kilogram başına ortalama 10-15 gram civarında salep kullanılıyor. Özellikle yaz aylarında tüketimin artmasıyla birlikte üretim tesislerinde kapasite artırılırken, yurt içindeki satış noktalarının yanı sıra ihracat siparişlerinin karşılanması için de yoğun mesai yürütülüyor. Sektörün üretim kapasitesi, Kahramanmaraş'ın Türkiye'nin önemli dondurma üretim merkezlerinden biri olmasını sağlarken, kentteki firmaların yaptığı yatırımlar da üretim altyapısının gelişmesine katkı sunuyor. 2026 yılında Kahramanmaraş merkezli dondurma üreticilerinden Alpedo Dondurma 200 milyon liralık öz sermaye yatırımıyla yeni dolum ünitelerini devreye aldı. Kentte üretilen dondurma başta İngiltere, Çin, Hollanda, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Türkmenistan ve Irak gibi 30'un üzerinde ülkeye gönderiliyor. Yılda ortalama 120 bin ton üretim yapılan dondurmadan 2026 yıl sonu ihracat hedefinin 3 milyon dolar beklendiği öğrenildi. Alpedo Dondurma işletmesinde ise üretim 7 gün 24 saat esasına dayalı olarak devam ediyor. Alpedo'da görevli gıda mühendisi Erdoğan Bayır, "Dondurmanın ana maddesi her zaman süttür. Doğru salep ve ustalık birleştiğinde kaliteli Maraş dondurması oluşuyor" dedi. Vatandaşlardan Durdu Avcıoğlu, "Maraş dondurmasını herkesin tüketmesini tavsiye ederim. Kenti yöremizin bir ürünüdür" diye konuştu. Ozan Şahiner de "Dünyanın en güzel dondurmasını yemek için geldik. Çok güzel çok beğendik. Daha önce yememiştim ilk oluyor" ifadesini kullandı. Samet Öztürk ise, "Dünyanın en iyi tatlısı seçilmişti mükemmel lezzet" dedi.

Okul Katliamının yeni detayları ortaya çıktı Haber

Okul Katliamının yeni detayları ortaya çıktı

Kahramanmaraş'ta 9 öğrencinin ve 1 öğretmenin yaşamını yitirdiği okul saldırısına ilişkin soruşturma kapsamında, saldırıyı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli'nin bilgisayarında bulunan kişisel notlar ortaya çıktı. Saldırıdan önce kaleme alındığı belirlenen notlarda Mersinli'nin, olayı adım adım planladığı görüldü. Hazırlık sürecine ilişkin ifadelerinde tüm silahlarını, mühimmatını ve şarjörlerini okul çantasına yerleştireceğini, okula geç gitmeyi planladığını ve fırsat bulması halinde çıkış kapılarını kilitlemeyi düşündüğünü yazdı. Notlarında ayrıca zil çalmadan yaklaşık 10 dakika önce tuvalete giderek silahlarını kuşanmayı planladığını da ifade etti. Devam eden notlarda koridorda bulunan öğretmenleri hedef alacağını, ardından sınıflara girerek ateş açmayı planladığını yazan Mersinli, saldırı sırasında ölü olduğundan emin olmadığı kişilere yeniden ateş edeceğini veya bıçak kullanacağını, yeterli zamanı kalması halinde ise anaokulu bölümüne gitmeyi hedeflediğini belirtti. Bilgisayarındaki notlarda saldırıyı yalnızca gerçekleştirmeyi değil, mümkün olan en fazla can kaybına ulaşmayı amaçladığını da açıkça dile getiren Mersinli, eylemini dünya çapındaki okul saldırılarıyla kıyasladı. Notlarında, Rusya'nın Kerç kentindeki Politeknik Koleji saldırısını gerçekleştiren Vladislav Roslyakov'u "en sevdiği" saldırgan olarak nitelendiren Mersinli, kendi saldırısının Doğu Avrupa ve Asya'daki benzer olaylar arasında üst sıralarda yer almasını hedeflediğini yazdı. Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerin adli bilişim uzmanlarınca incelenmeye devam ettiği öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.