Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kaan

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kaan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Yunanistan'a net uyarı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Yunanistan'a net uyarı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye’nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir" dedi. Kırgız Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde icra edilen Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere Bişkek’e giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye dönüş yolunda uçakta bulunan gazetecilere zirveye dair değerlendirmelerde bulunarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bundan 30 yıl önce ‘Şanghay Beşlisi’ ismiyle temeli atılan Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın zaman içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan en büyük bölgesel teşkilat haline geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Asya Pasifik bölgesi ile Orta Doğu’yu bünyesinde buluşturan yegane yapı olan bu teşkilat, toplam 35 trilyon doları bulan bir ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ediyor. Bizim de sadece teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Türkiye olarak gelişen ekonomimiz ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumumuz gereği bu büyük ekonomik ve beşerî coğrafyayla ilişkilerimizi artırmanın gayretindeyiz. Esasen 2019 yılında ilan ettiğimiz ‘Yeniden Asya’ girişimimiz de bu düşüncemizin yansımasıdır. Şanghay İşbirliği Teşkilatı’yla bizi birbirimize yaklaştıran bir diğer önemli husus, paylaştığımız bölgesel sahiplenme kültürüdür. Zirvede yaptığım hitapta bu hususa dikkat çekerken aynı zamanda çok taraflılığı ve iş birliğini esas alan diplomatik yaklaşımımızı anlatma fırsatı buldum. Küresel adalet, istikrar ve sürdürülebilir kalkınmadan ayrı düşünülemeyecek olan iklim değişikliği ile mücadele ve enerji gibi konulardaki çalışmalarımız hakkında bilgi verdim" ifadelerini kullandı. "Bizimle aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceğiz" Zirve kapsamında mevkidaşlarıyla da görüşmelerinin olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya Federasyonu liderleriyle gündemimizdeki konuları ayrıntılı şekilde ele aldık. Ayrıca aralarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin de yer aldığı muhataplarımla fikir teatisinde bulunduk. Kıymetli basın mensupları, hep söylediğimiz üzere en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı ülke olarak bizimle aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceğiz. Bilhassa bölgemizde vuku bulan çeşitli çatışma ve krizlerin uluslararası hukuk temelinde diyalog ve diplomasiyle çözümüne yönelik ilkeli tutumumuzu devam ettireceğiz. Bu düşüncelerle ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum" açıklamasında bulundu. "Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke" Bişkek Zirvesi’nde alınan kararların, Türkiye ile Şanghay İşbirliği Teşkilatı arasındaki ekonomik ilişkileri nasıl etkileyeceği ve Türkiye’nin, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile iş birliğini tam bir üyeliğe taşıma ihtimalinin sorulması üzerine konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle Bişkek Zirvesi, ülkemizin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut bir göstergesi olmuştur. Türkiye olarak, Şanghay İşbirliği Teşkilatı’na üye ülkelerle ikili düzeyde ticari ve ekonomik ilişkilere sahibiz. Çin’den Orta Asya’ya, Rusya’dan Güney Asya’ya uzanan geniş coğrafyada, Türkiye’nin ticari ve ekonomik açıdan büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor. Teşkilatla ilişkilerimizde çok yönlü dış politika anlayışımızın yansıması olarak son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke. Türkiye’nin bu yaklaşımı, küresel sorunlara iş birliği ve etkin çok taraflılık temelinde çözüm bulma amacını da kuvvetlendiriyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile önümüzdeki süreçte ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da bizim açımızdan mümkün. Şunun da altını özellikle çizmek isterim. Türkiye’nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı’ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz; 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır" dedi. "Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin’in de beklentisidir" Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarının sorulmasına cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu görüşmede özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok samimi bir havada geçti. Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda Rusya ile önemli bir iş birliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Başka herhangi bir ülkeden böyle bir turist Türkiye’ye gelmiyor. Önceleri biliyorsunuz Almanya da iyi bir konumdaydı. Ama Rusya sonra onları aştı. Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl noktadaki çözümünde roller üstleniyor. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de sayın Putin’in de beklentisidir. Bir an önce istiyoruz ki; bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin memnun mu? Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor. Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Putin’e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız" diye konuştu. "(Mekke İttifakı) Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor" İstanbul’da gerçekleştirilen Mekke İttifakı’nın ilk toplantısı hakkında sorulan bir soruya dair değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul’da gerçekleştirilen toplantı çok çok önemli. Bu ittifakın ilk ve somut adımını atmak üzere Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi toplandı. Üç ülkeden Dışişleri Bakanları, Milli Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları bir araya geldiler. Burada, bir an önce somut adımlar atılması yönündeki yaklaşımımıza binaen, teknik olarak yapılması gereken konuları ortaya koyduk. Bunların başında sekreteryanın kurulması ve işlerlik kazandırılması gerekiyor. Burada askeri ve siyasi konuların ele alınması lazım. Savunma sanayii, önemli bir iş birliği alanı. Bir de askeri operasyonel iş birliği alanı kapsamında askeri eğitimler, askeri standardizasyon, askeri tehdit, imkan ve kabiliyetlerin paylaşılması bunun gibi teknik konular ele alındı. Bunlar hangi zamanlamayla nasıl hayata geçecek, onun kararları alındı. Bu ittifaka açıktan tepki koyan çok az ülke var, ama gizliden tepki koyan ülkeler de mevcut. Özellikle Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza kardeşlerimizle birlikte, güçlenerek devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "‘Terörsüz Türkiye’ sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz" ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin nihayete ermesinin ne kadar zaman alacağı yönündeki bir soru hakkında değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu tür olaylarda zaman vermek, yani bir takvim ortaya koymak, bu işi zamanlamak mümkün değil. ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz. Olaya böyle bakacağız. Elbette devlet olarak bizim bir yol haritamız var, bir planımız, bir takvimlendirmemiz var. Sürece dair ilgili kurumlarımız şu anda eş güdüm içinde çalışıyor. Bugün geldiğimiz noktada Meclis’imizin ortaya koyduğu güçlü mutabakat önemlidir, çok kıymetlidir. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulu atılacak adımları, yasada tanımlanan görevler çerçevesinde planlamaya başlamıştır. Yasanın uygulanmaya başlanması için ise örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerekir. Bu konuda tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı ise bellidir. Süreç adım adım ilerlemektedir. Süreç, bütün her şeyiyle dar kalıplara hapsedilmemiştir. Bu yönde de bir rahatlık söz konusudur. Meseleye devlet ciddiyetiyle yaklaşıyor ve adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Milletimiz de Terörsüz Türkiye’ye desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık süreçlerin çok uzamaması gerekir. Bu noktada Meclis Başkanımız da dahil olmak üzere Grup Başkanlarımız her türlü hassasiyeti gösteriyor ve yola da bu kararlılık içerisinde devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz" İç cephenin güçlendirilmesi konusunda bazı söylemlerin sürece zarar verme ihtimalinin bulunmasına dair sorulan soruya cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz meseleye dar çerçeveden bakamayız. Samimi olacağız. Sorumlu olacağız. Sağduyulu olacağız. Kardeşliğimizi koruyacağız. En geniş perspektiften konuya yaklaşıyor ve hedefe de böylece odaklanıyoruz. Milletin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal bütünleşmeyi yaralayan, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz. Siyasi kimlik taşıyan bazı kimselerin birtakım ölçüsüz söylemleri olabilir. Bunu, süreci enfekte etmek için yapanlar da çıkabilir. Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz. Açıkçası, milletimizin bu tür tahriklere karşı ben bir direnç geliştirdiğini düşünüyorum. Bu süreci millet mayalamıştır ve maya da tutmuştur. İç cepheyi güçlendirmek, farklılıkları yok etmek değildir. Bunu boşuna söylemedik. İç cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla birlikte Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Biz buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Bunu unutmayalım. Biz menzile ulaşmak için ne yaptığımızı bilerek bu yolda ilerliyoruz" dedi. "Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı" PKK’nın Suriye’deki yapılanması YPG-PYD’nin fesih kararıyla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine konuşan Erdoğan, "Açıklanan karardan kardeş Suriye halkı adına doğrusu memnuniyet duydum. Alınan kararı ve entegrasyonun sağlanmasını olumlu değerlendiriyoruz. Kararın sahada uygulamasını hem Suriye tarafı hem Suriye ile çok uzun bir sınır hattı bulunan bir komşu ülke olarak biz, elbette takip ediyoruz. Suriye’nin bütün unsurlarıyla bir ve bütün olmasını en çok biz arzu ederiz. Suriye’de sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemlidir. Bizler bunun için Suriyeli kardeşlerimizin hep yanında olduk, bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu konuda Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, maşallah zor süreçleri başarıyla yönetmiştir ve yönetiyor. Hem entegrasyon sürecinden hem de Suriye halkının kısa sürede elde ettiği kazanımlardan ümitvarız. Ben bu sürecin sadece Türkiye ve Suriye için değil, bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı" açıklamasında bulundu. "Amerika da artık Suriye’nin gerçeklerinin farkına vardı" ABD’nin de Suriye’nin bütünlüğünü koruyacak söylemlerinin sorulması hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye olarak biz, Suriye konusunda dün ne söylediysek bugün de aynısını söylüyoruz. Suriye’nin terör örgütlerinin cirit attığı bir alan olamayacağını, buradaki istikrarsızlığın bütün bölgeye yayılabileceğini söyledik ve neticede haklı çıktık. Demek ki Amerika da artık Suriye’nin gerçeklerinin farkına vardı. Suriye halkı çok ağır bedeller ödedi ama vatanlarına sahip çıktılar. Şimdi de bütün Suriye’yi inşa etmek için çalışıyorlar. Bu konuda bütün komşu ve Suriye’ye dost ülkeleri Suriye’nin yeniden inşa ve imarına yardımcı olmaya davet ediyorum. Ve bu çağrımızı yapacağız, yapmaya devam edeceğiz. Suriye’deki durum bizim vizyonumuzun ne kadar doğru, Suriye politikamızın ne kadar gerçekçi olduğunu kanıtlaması yönüyle de önemli. Provokasyonlarla mücadele konusu da önemli. Suriye’nin iç barışına darbe vurmak isteyenlere alan açılmaması şart. Suriye’nin istikrarına giden yol, fitne tohumlarını temizlemekten geçer." "Türkiye, F-35 programının ortaklarından biriydi. Bu program kapsamında ciddi katkılar sundu. Türkiye’nin programa tekrar dahil olması konusunda görüşmelerimiz sürüyor" Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi meselesiyle bağlantılı olarak S400’lerin üçüncü bir ülkeye devrinin Putin ile görüşülüp görüşülmediği konusunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Putin’le ikili gündemimizdeki her konuyu ele aldık. Biliyorsunuz, Türkiye, F-35 programının ortaklarından biriydi. Bu program kapsamında ciddi katkılar sundu. Türkiye’nin programa tekrar dahil olması konusunda da görüşmelerimiz sürüyor. Amerika’daki süreçlerin bir an önce tamamlanmasıyla bu meselenin geride bırakılacağını düşünüyoruz. Tüm bu diplomatik çabalarımızı yürütürken de KAAN’dan vazgeçmiyoruz. Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Aksine Türkiye’nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye budur. Güçlü Türkiye’nin yol haritası budur" yanıtını verdi. "Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var" Rusya-Ukrayna arasında yaşanan savaş sürecinde Karadeniz’de zaman zaman ticari gemilerin hedef haline gelmesinin Putin ile olan görüşmede gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yalnız Türk bayraklı veya Türk işletmecilerin kullandığı gemiler değil, Karadeniz’deki bütün sivil deniz taşımacılığının güvenliği bizim için önemli. Taraftar arasındaki mücadele, sivillerin ve ticari hayatın güvenliğini ortadan kaldıracak bir noktaya taşınmamalıdır. Bu nedenlerle çok daha geniş bir perspektifle hareket ediyoruz. Bu sorunu çözmemiz lazım. Çünkü artık verdiği zarar giderek katlanıyor. Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var. Şunu açıkça söylemek isterim ki, tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden baş gösterdiğini görüyoruz. Sorun daha da büyümeden inisiyatif alınmasında fayda var" şeklinde konuştu. "Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir" Yunanistan’ın son günlerdeki Türkiye’ye karşı adımlarının ve son olarak Yunanistan’ın gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaya devam etmesi durumunda Türkiye’nin yaklaşımının nasıl olacağının sorulmasının üzerine değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Ne yapalım? Bize düşen nedir? Gereğini yapmak. Yunanistan’la biz iyi komşuluk temelinde yürüyelim diyoruz. Kara parçamızdan, şöyle Kaş’tan Yunanistan’a bir ses versek duyarlar değil mi? Ama biz her konuda samimi olduk. Yapıcı davranan taraf olduk. Fakat çoğu zaman iyi niyetimizin karşılığını göremedik. Bir defa Yunanistan’ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye’nin, kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez. Uluslararası anlaşmaların hiçe sayılması ve bunların çiğnenmesi kimseye fayda sağlamayacaktır. Türkiye’nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir. Tarih, ibret alanlar için çok çok iyi bir yol göstericidir. Biz bölgemizde barış, güvenlik ve istikrar için çalışmaya devam edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Trump'tan F-35 ve KAAN motorları için olumlu sonuç bekliyoruz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Trump'tan F-35 ve KAAN motorları için olumlu sonuç bekliyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmede Gazze'deki insani durumun yanı sıra savunma sanayine ilişkin kritik başlıkların da ele alınacağını söyledi. Gazze'de yaşanan insani trajediye dikkat çeken Erdoğan, yaklaşık 80 bin kişinin hayatını kaybettiğini, bölgede büyük bir yıkım yaşandığını belirtti. Ateşkes sağlanmasına rağmen ihlallerin sürdüğünü ifade eden Erdoğan, Gazze'ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve bölgenin yeniden inşası için ortak adımların Liderler Zirvesi'nde değerlendirileceğini kaydetti. Savunma alanındaki iş birliğine de değinen Erdoğan, F-35 savaş uçakları konusunun Türkiye ile ABD arasında yeni bir mesele olmadığını vurgulayarak, daha önce bu konuda mutabakata varıldığını söyledi. "Biz beş uçağın da sözünü aldık. Sayın Trump'ın bu konuda bize ayrıca sözü var." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede yapılacak görüşmelerin ardından F-35 programına ilişkin olumlu gelişmeler yaşanmasını beklediğini ifade etti. İletişim Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde yer alan habere göre KAAN milli muharip uçağının motor tedarikine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuyu daha önce Trump ile görüştüğünü belirterek, "KAAN'ın motorları konusunda da Liderler Zirvesi'nde yeniden görüşeceğiz. İnanıyorum ki bize daha önce verdiği müjdeyi burada da tekrar edecektir." dedi. Erdoğan, hem Gazze konusunda hem de savunma sanayi başlıklarında Liderler Zirvesi'nden olumlu sonuçlar çıkmasını beklediğini belirterek, "Sayın Trump her zaman sözünün arkasındadır." ifadelerini kullandı.

Erdoğan: Gerçek barış şart Haber

Erdoğan: Gerçek barış şart

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, ziyaretin başından sonuna kadar fevkalade bir misafirperverlik sergilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev'e ve Kazak makamlarına teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana'daki görüşmelerinde, ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını belirterek, ilişkilerin seyrinden duyduğu memnuniyeti ve işbirliğini her alanda derinleştirme kararlılığını teyit ettiklerini aktardı. Muhtelif alanlarda akdedilen 12 belgeye ilave olarak Tokayev ile "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirisi"ni imzaladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı geçen 6. Konsey toplantısının iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını bildirdi, hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya ülkelerinin, 6 Şubat depremleri sonrası Türkiye'ye desteğe koşan ilk ülkeler olduğuna işaret ederek, Kazakistan'ın Gaziantep'te inşa ettiği, Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdikleri okulun açılış törenini de bu vesileyle Astana'da gerçekleştirdiklerini söyledi. İş Forumu'na katılarak Türk ve Kazak iş insanlarına Tokayev ile hitapta bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Kazakistan ile ilişkilerimizin son yıllarda itici gücünü bilhassa ticaret, yatırımlar ve enerji oluşturuyor. Son 5 yılda ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinden bahsediyoruz. Keza toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan, Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. 5 bin 500'e yakın şirketimizin inşaattan finansa, turizmden bilişime, 6 milyar dolara ulaşan yatırımları mevcut. Müteahhitlerimizin üstlendikleri projelerin değeri ise 30 milyar dolara varıyor. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi, 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Enerji alanında da önemli bir işbirliğimiz söz konusu. Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden aktarımı konusunda, Kazakistan'ın Azerbaycan ile vardığı mutabakatı önemli görüyoruz. Ziyaretimiz sırasında Türkiye Petrolleri ile Kazak muadili arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine dair belgeler imzalandı. Gelecekte enerji işbirliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum." Kazakistan ziyaretinin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut işbirliğini dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen "Türkistan Bildirisi"ni, Türk devletleri liderleriyle imzaladıklarını anımsattı. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilatın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, Teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana'da gerek Türkistan'da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum." "Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduk" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Türk Yüzyılı" kapsamında bundan sonraki süreçte Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediği en önemli vizyon ve hedefin ne olduğuna ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduklarını ve Türk Devletleri Teşkilatı ile bunu taçlandırmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Aile meclisi olarak gördükleri Teşkilat bünyesinde her türlü işbirliğini ele aldıklarını, bütün fırsatları değerlendirmeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ilerleme ve kalkınmaya inandıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının, bölgenin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin rol alabileceğini tüm platformlarda söylediğini hatırlatarak, AK Parti olarak, Türk dünyası çalışmalarına verdikleri öneme binaen Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduklarını ve Türkiye'de ilk "Türk Dünyası Vizyon Belgesi"ni hazırladıklarını ifade etti. Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk'ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlemişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatının Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda Teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." diye konuştu. "Bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin soruya, şu yanıtı verdi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yakın zamanda NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasına ilişkin soru üzerine, Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin, İttifak'ın tarihinde kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gerek bölgede gerek dünyadaki son gelişmelerin Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO'nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO'nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi işbirliği ve ortak güvenlik anlayışı, İttifak'ın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır" Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye'ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği'ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir." Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine CumhurbaşkanI Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz." dedi. "KAAN bizim için ilk adımdır, daha güçlülerini de yapacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yerli ve milli savaş uçağı KAAN için ise "KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayisi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026'da savunma sanayisi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor." açıklamasını yaptı. "Terörsüz Türkiye' hedefine bütün engelleri aşarak mutlaka ulaşacağız" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı olarak hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar attıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP'den AK Parti'ye katılan belediye başkanlarına ilişkin sorular üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları, 'Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik' yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir." Bir gazetecinin, "Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum." sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki, ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz." Sosyal medya platformlarında 15 yaş altına yönelik yasal düzenlemenin yanı sıra dijital platformlar için yeni tedbirlerin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin işbirliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.