Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Jica

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Jica haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jica haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Büyükşehir'den Türkiye'de bir ilk: Bursa Afet Anayasası Haber

Büyükşehir'den Türkiye'de bir ilk: Bursa Afet Anayasası

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de bir ilke imza atarak ‘Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ hazırladı. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba tarafından ‘Bursa Afet Anayasası’ olarak nitelendirilen beyanname, 13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen imza töreniyle kamuoyuna duyuruldu. Şahin Biba başkanlığında gerçekleştirilen törene Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, ilçe belediye başkanları, ilgili kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, akademik oda temsilcileri ve Büyükşehir bürokratları katıldı. “DİRENÇLİLİK EVDE BAŞLAR” Bursa’nın geleceği adına son derece önemli bir adımı hep birlikte attıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, “13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde, şehrimizin geleceğine yön verecek Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamemizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bu anlamlı günün 2026 yılı ana teması, hepimizin hayatına dokunan çok temel bir gerçeği hatırlatıyor: Dirençlilik evde başlar. Evlerimiz; güvenliğin, bakımın, aile bağlarının ve toplumsal dayanışmanın ilk filizlendiği yerdir. Bizler de evlerimizi, mahallelerimizi, ailelerimizi afetlere karşı daha güvenli, hazırlıklı ve dirençli yapmak üzere yola çıktık” diye konuştu. “HERKESİN KENDİNİ EMNİYETTE HİSSETTİĞİ BİR BURSA İNŞA ETMEK İSTİYORUZ” Amaçlarının, çocukların güvenle büyüdüğü, ailelerin huzurla yaşadığı ve herkesin kendini emniyette hissettiği bir Bursa inşa etmek olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Hazırladığımız beyannameyi, kriz anlarında refleks göstermenin ötesine geçen; riskleri henüz ortaya çıkmadan kaynağında yok etmeyi hedefleyen bütüncül bir yaklaşımla tasarladık. Gerçek afet yönetimi, felaket yaşandıktan sonra sahada olmaktan ibaret değildir. Nitelikli belediyecilik ve kamu yönetimi, muhtemel tehlikeleri önceden bilimsel verilerle tespit edip, koruyucu tedbirleri vakit kaybetmeksizin devreye sokabilmektir. Bizim temel hedefimiz; klasik belediyecilik ezberlerini kırarak, Büyükşehir Belediyemizin tüm kademeleri ve iştirakleri için dirençli kent vizyonunu bağlayıcı bir ilke ve ortak bir vicdani taahhüt haline getirmektir” dedi. “UYGULANABİLİR, ÖLÇÜLEBİLİR VE SÜRDÜRÜLEBİLİR HEDEFLER BELİRLEDİK” Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’yla (JICA) yürütülen çalışmalar kapsamında, şehrin teknik, fiziksel ve sosyal açıdan hassas noktalarını bilimsel yöntemlerle ele aldıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, “Bilimsel tespitler, somut adımlara dönüşmediği sürece tek başına yeterli değildir. Bir tehlikeyi bilmek önemlidir. Fakat asıl sorumluluk, o tehlikenin doğurabileceği zararları önlemek için harekete geçmektir. Açıkladığımız beyanname, bu anlayışın bir sonucudur. Yerine getirilmesi mümkün olmayan vaatler yerine; uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir hedefler belirledik” diye konuştu. “BÜTÜN ÇALIŞMALARIMIZI SORUMLULUKLA ELE ALDIK” Risklerin azaltılmasına yönelik önemli bir bilgi ve analiz altyapısı oluşturduklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Beyannamemiz, Belediyemizin görev, yetki ve kurumsal sınırları içinde titizlikle kurgulanmış, mali açıdan son derece gerçekçi, ölçülebilir ve sürdürülebilir taahhütlerden oluşmaktadır. Şehir planlamasından kentsel dönüşüme, altyapıdan ulaşıma, çevreden sosyal hizmetlere, akıllı şehir uygulamalarından kurumsal işleyişimize kadar bütün çalışmalarımızı bu sorumlulukla ele aldık” dedi. “ORTAK AKILLA BİR ‘BURSA AFET ANAYASASI’ HAZIRLADIK” Bu meselenin herkesin ortak meselesi olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Afet kapımızı çaldığında her birimiz etkileneceğiz. Dolayısıyla afetle mücadele siyasi farklılıkların, görüş ayrılıklarının üzerindedir. Bursa’mızın geleceğini tesadüflere bırakmadan, bilimin ve ortak aklın rehberliğinde çalışmaya kararlıyız. Bu kapsamda meslek odalarımızla bir araya geldik. Teknik değerlendirmelerini, önerilerini ve mesleki birikimlerini sürece dâhil etmeyi önemsedik. Kamu kurumlarımızın, ilçe belediyelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün, sivil toplumun ve her bir Bursalının ortak aklıyla yaşayan bir ‘Bursa Afet Anayasası’ hazırladık” diye konuştu. “BU TARİHİ BEYANNAMEYİ BURSA’NIN ‘AFET ANAYASASI’ OLARAK KABUL EDELİM” Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin, ülkedeki yerel yönetimler için yol gösterici ve öncü bir model oluşturacağına inandıklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Bizim için asıl başarı, bu belgenin bir “ilk” olmasından ziyade, Bursa’da nesiller boyu devam edecek kalıcı bir kurumsal kültüre dönüşmesidir. Bu doğrultuda ilan ettiğimiz taahhütlerin kararlılıkla takipçisi olacağımızın da altını çizmek istiyorum. Bilimden ayrılmadan, kurumlarımız arasındaki iş birliğini güçlendirerek, ortak sorumluluk bilinciyle çalışmaya devam edeceğiz. Bu beyanname bir bitiş çizgisi değil; Bursa’da köklü, kesintisiz ve kurumsallaşmış bir dirençlilik kültürünün başlangıç noktasıdır. Yönetimler, isimler ve dönemler değişebilir; ancak bu şehrin afet güvenliği yaklaşımı asla geriye gidemez, taviz verilemez bir yönetim standardı olarak kalmalıdır. Açıkladığımız bu tarihi beyannameyi Bursa’nın "Afet Anayasası" olarak kabul edelim. Bilimin ve ortak aklın ışığında bu kararlılığı hep birlikte büyütelim” dedi. “BURSA’NIN GELECEĞİNE İLİŞKİN ÖNEMLİ BİR YOL HARİTASINA SAHİBİZ” Açılış konuşmalarının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan “Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin” tanıtım filmi izlendi. Tanıtım filminin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Vekili Biba, “Elimizde artık sadece haritalar, raporlar ve teknik veriler yok. Bursa’nın geleceğine ilişkin önemli bir yol haritasına sahibiz. Elde ettiğimiz bilgileri somut adımlara dönüştürecek ve Bursa’nın geleceğini bu doğrultuda şekillendireceğiz. Bizim için asıl mesele, ne kadar çalışma yaptığımızdan öte bu çalışmaların hemşehrilerimizin hayatına nasıl yansıyacağıdır” diye konuştu. JICA çalışmalarının, Bursa’nın risklerini ortaya koyan bilimsel bir zemin sunduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Beyannamemiz ise bu bilgiler doğrultusunda hangi adımları atacağımızı, önceliklerimizi nasıl belirleyeceğimizi ve çalışmalarımızı hangi anlayışla yürüteceğimizi ortaya koyuyor” dedi. Yapılan yatırımlarının afet dönemlerinde kullanabilir olmasının da çok önemli olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, şöyle konuştu: “Örneğin, Büyükşehir Belediyesi olarak yeni bir yol yapıyoruz. Artık sadece yolun nereden geçeceğine veya ne kadar maliyetle yapılacağına bakmak yeterli olmayacak. O yolun bir afet anında ulaşım sürekliliğine nasıl katkı sağlayacağını, kritik bölgelere erişimi sağlayıp sağlamadığını da düşüneceğiz. Bir köprü yapıyoruz. Sadece bugünkü trafik kapasitesini değil, afet sonrasında ulaşımın devamlılığını da hesaba katacağız. Yeni bir kamu binası yapıyoruz. Sadece mimari ve mühendislik kriterlerini değil, o binanın afet sonrasında hizmet vermeye devam edip edemeyeceğini de değerlendireceğiz. Bir park düzenliyoruz. Sadece yeşil alan ve estetik açısından değil, afet anında toplanma, geçici barınma ve lojistik ihtiyaçlara ne kadar cevap verebileceği açısından da ele alacağız. Bir imar veya planlama kararı alıyoruz. Artık yalnızca nüfus, ulaşım ve yapılaşma kararlarını değil, zemini, tehlikeyi ve riski de kararın bir parçası hâline getireceğiz. Bir altyapı yatırımı yapıyoruz. Sistemin normal zamanda çalışması kadar, afet sonrasında ne kadar sürede yeniden çalışır hâle geleceğini de hesaplayacağız” diye konuştu. “BÜYÜK SORUMLULUĞU TEK BAŞIMIZA ÜSTLENEMEYECEĞİMİZİN DE FARKINDAYIZ” Bursa için alınan her kararda afet güvenliğini gözeten bir yönetim anlayışını yerleştirmek istediklerini belirten Başkan Vekili Biba, “Afetlere hazırlığı, belediyemizin belirli birimlerinin sorumluluğundan çıkarıp bütün kurumsal yapımızın ortak çalışma anlayışına dönüştürmek; planlamadan yatırıma, uygulamadan denetime kadar her aşamada bu sorumluluğu taşımak istiyoruz. Elbette büyük sorumluluğu tek başımıza üstlenemeyeceğimizin de farkındayız. Bursa’nın 17 ilçesiyle birlikte bir bütün olarak güçlenmesi gerekiyor. Kamu kurumlarımızın, üniversitelerimizin, meslek odalarımızın, sanayimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın bilgi birikimiyle bu sürece katkı sunması son derece kıymetli” dedi. “BURSA’NIN GELECEĞİNE VERİLMİŞ ORTAK BİR SÖZ ORTAYA KOYUYORUZ” Beyannamenin, Bursa’nın geleceği için önemli bir güvence olacağını belirten Başkan Vekili Biba, “Dirençli şehirler tesadüfen oluşmaz. Bilgiyle, bilimle, planlamayla, kararlılıkla ve birlikte hareket ederek oluşturulur. Bizim hedefimiz, afet olduğunda ne yapacağını bilen bir Bursa’dan daha fazlasıdır. Biz; afet olmadan önce risklerini bilen, risklerini azaltan, yatırımlarını buna göre planlayan, hizmetlerini kesintisiz sürdürebilen ve her koşulda yaşamaya devam edebilen bir Bursa istiyoruz. Bunun için bugün, Bursa’nın geleceğine verilmiş ortak bir söz ortaya koyuyoruz. Bu sözün adı: Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi. Beyannamemizin şehrimize ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Programın devamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve Büyükşehir bürokratları hep birlikte Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ni imzaladı. Daha sonra günün anlam ve önemi için oluşturulan panoya da protokol üyeleri imza attı. İmza töreni toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın talimatlarıyla Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan ‘Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin içeriğinde ‘Afet Dirençli Kentsel Planlama’, ‘Deprem Dirençli Yapı Zorunluluğu’, ‘Köprü ve Ulaşım Güvenliği’, ‘Altyapı Güvenliği’, ‘Yapı Denetiminde Şeffaflık ve Teknik Güvence’, ‘Akıllı Şehir ve Kent Bilgi Sistemi’, ‘İklim ve Çoklu Afet Yaklaşımı’, ‘Afet Eğitimleri, Tatbikatlar Kurumlararası İş Birliği ile ‘Özel Gereksinimli ve Kırılgan Grupların Afetlere Hazırlığı ve Korunması’ taahhütleri yer alıyor.

Bursa’nın ’Afet Anayasası’ ortak akılla şekillenecek Haber

Bursa’nın ’Afet Anayasası’ ortak akılla şekillenecek

Büyükşehir Belediyesi, Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan ‘Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ hakkında değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda Şahin Biba başkanlığında düzenlenen toplantıya, Büyükşehir Belediyesi’nin daire başkanlıkları ve iştiraklerinin yanı sıra akademik odaların temsilcileri katıldı. Bursa’yı deprem başta olmak üzere sel, heyelan, yangın, fırtına ve diğer afetlere karşı daha dirençli hale getirme hedefiyle hazırlanan beyanname, risklerin azaltılması, can ve mal kayıplarının en aza indirilmesi ve planlama, yatırım, altyapı, çevre ve sosyal hizmetlerde bilimsel yaklaşımı esas alan bir anlayışı üzerine oluşturuldu. Toplantıda beyannamenin kapsamı, hedefleri ve taahhütleri ele alınırken, katılımcıların görüş ve önerileri alındı. "Klasik belediyecilik kalıplarının ötesine geçeceğiz" ‘Dirençli Kent, Güvenli Gelecek’ anlayışıyla hazırlanan beyannamenin temel yaklaşımının risk yönetimi olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, "Amacımız, kentimizde muhtemel bir afet anında meydana gelmesi beklenen riskleri henüz doğmadan bertaraf edebilmek. Hazırladığımız beyannameyle klasik belediyecilik kalıplarının ötesine geçeceğiz. Kurumumuzun tüm birimleri ve iştiraklerimiz için kentsel dirençliliği yasal, idari ve vicdani bir taahhüt haline getirmeyi hedefliyoruz" dedi. "Bilimsel tespitleri somut eylemlere dönüştüreceğiz" Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile ortaklaşa yürütülen proje çerçevesinde Bursa’nın teknik, fiziksel ve sosyal açıdan zayıf noktalarının bilimsel olarak ortaya konulduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, deprem ve afet gerçekliği karşısında şehrin detaylı şekilde analiz edildiğini belirtti. Biba, "Yapılan bilimsel tespitleri somut eylemlere dönüştürmek, sözlü temennilerden çıkarıp kurumsal bir anayasa fikri için bu beyannameyle kararlılığımızı net bir şekilde ifade ediyoruz" dedi. Beyannamenin hazırlanmasında mali gerçekçiliğin özellikle gözetildiğini dile getiren Başkan Vekili Biba, taahhütlerin Büyükşehir Belediyesi’nin görev, yetki ve sorumlulukları kapsamında uygulanabilir olmasına özen gösterildiğini söyledi. Kamu kaynaklarının sorumluluğunu taşıdıklarını belirten Şahin Biba, uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir taahhütler ortaya koyduklarını vurguladı. "Risk azaltmaya ayırdığımız her kaynak geleceğimizin teminatıdır" Afet öncesinde risk azaltmaya yapılan yatırımların afet sonrasında ortaya çıkabilecek çok daha büyük kayıpların önlenmesinde kritik bir rol oynadığını dile getiren Başkan Vekili Biba, "Bugün risk azaltmaya ayırdığımız her kaynak, geleceğimizin teminatı olacaktır. Attığımız bu adımın bundan sonraki süreçte düzenli olarak izlenmesini, değerlendirilmesini ve geliştirilmesini sağlayacağız. Çünkü kentsel dirençlilik, tek bir kurumun veya anlayışın tek başına üstesinden gelebileceği bir mesele değildir. Bu hedef, kamu kurumlarımızın, ilçe belediyelerimizin, üniversitelerimizin, meslek odalarımızın, özel sektörümüzün, sivil toplum kuruluşlarımızın ve vatandaşlarımızın ortak sorumluluğudur" dedi. Bursa’nın ‘Afet Anayasası’ bilimin rehberliğinde şekillenecek Başkan Vekili Biba, 13 Ekim’de kamuoyuna açıklanacak beyannamenin son şeklini ortak akılla vermek amacıyla bir araya geldiklerini belirterek, "Odalarımızın mesleki ve akademik birikimiyle daire başkanlıklarımız ve iştiraklerimizin sahada edindiği kurumsal tecrübeler, beyannamemize değer katacaktır. İstiyoruz ki, bu beyannameyi Bursa’nın ‘Afet Anayasası’ haline getirelim. Bilimin ve ortak aklın rehberliğinde bu iradeyi birlikte büyütelim. Bursa’yı afet risklerini önceden gören, azaltan ve yöneten dirençli bir kent haline getirelim" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından beyannamenin sunumu gerçekleştirilerek detaylar katılımcılarla paylaşıldı. Programın devamında söz alan oda temsilcileri ve Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, konuya ilişkin değerlendirme ve görüşlerini aktardı.

Bursa’da Deprem Hazırlığında Yeni Dönem Haber

Bursa’da Deprem Hazırlığında Yeni Dönem

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Ortak Koordinasyon Toplantısı, Bursa’nın afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla yürütülen Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’nin bugüne kadar elde edilen çıktılarının paylaşılmasına sahne oldu. Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile ortak yürütülen proje kapsamında hazırlanan bilimsel çalışmalar, risk analizleri ve geleceğe yönelik yol haritası toplantıya katılan uzmanlar, akademisyenler ve kurum temsilcileriyle paylaşıldı. “Bu Bir Kapanış Değil, Yeni Sürecin Başlangıcı” Toplantının açılış konuşmasını yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, gerçekleştirilen koordinasyon toplantısının projenin son resmi toplantısı olduğunu ancak bunu bir kapanış olarak değerlendirmediklerini söyledi. Projeyle birlikte elde edilen verilerin bundan sonraki süreçte uygulanacak çalışmaların temelini oluşturacağını belirten Biba, asıl önemli sürecin bundan sonra başlayacağını ifade etti. “Depremden Önce Aldığımız Kararlar Hayat Kurtaracak” Depremin ne zaman yaşanacağının bilinmediğini ancak Bursa’nın deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek zorunda olduğunu vurgulayan Biba, afet yönetiminde en kritik unsurun deprem gerçekleşmeden önce alınan kararlar olduğunu dile getirdi. Deprem riskini azaltmaya yönelik bilimsel çalışmaların önemine dikkat çeken Biba, projenin temel amacının da afet öncesinde doğru planlama yaparak can ve mal kayıplarını en aza indirmek olduğunu söyledi. Bursa İçin Dev Veri Çalışması Yapıldı Proje kapsamında kent genelinde kapsamlı bir veri altyapısı oluşturulduğunu açıklayan Biba, Bursa’daki yaklaşık 536 bin binanın konumu, yapım yılı ve kat sayısı bilgilerinin tek tek eşleştirildiğini belirtti. Yapı envanterinin güncellendiğini ifade eden Biba, gerçekleştirilen binlerce sondaj ve jeofizik çalışmanın dijital ortama aktarıldığını, bu sayede Bursa için yeni ve ayrıntılı bir zemin modelinin oluşturulduğunu söyledi. Bursa İçin 12 Farklı Deprem Senaryosu Hazırlandı Çalışmalar kapsamında Bursa'yı etkileyebilecek 12 farklı deprem senaryosu hazırlandığını aktaran Biba, bu senaryolar doğrultusunda yapı stokunun, altyapı sistemlerinin ve kritik kamu tesislerinin bilimsel yöntemlerle analiz edildiğini ifade etti. Risk analizleri kapsamında şehir genelindeki yollar, köprüler, hastaneler ve diğer kritik yapıların olası deprem senaryolarına göre değerlendirildiğini söyleyen Biba, ayrıca Bursa’daki 17 organize sanayi bölgesinin de çalışma kapsamına dahil edildiğini kaydetti. JICA: "Proje 42 Ay Boyunca Sürdü" JICA Uzman Ekip Lideri Shinichi Fukasawa ise proje süreci hakkında bilgi verdi. Bursa'nın yüksek deprem riski taşıyan şehirlerden biri olduğunu belirten Fukasawa, yaklaşık 42 ay süren proje boyunca kentin afetlere karşı dayanıklılığını artırmaya yönelik çok yönlü çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Kentsel Dayanıklılık Planı Hazırlandı Çalışmalar sonucunda Bursa için kapsamlı bir Kentsel Dayanıklılık Planı oluşturulduğunu açıklayan Fukasawa, hazırlanan planın Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin çevre düzeni planları ve altyapı yatırımlarıyla entegre şekilde geliştirildiğini ifade etti. Hazırlanan "Bursa Modeli"nin tamamen bilimsel verilere dayandığını belirten Fukasawa, modelin özellikle afet gerçekleşmeden önce alınacak yapısal ve planlama kararlarında önemli bir rehber niteliği taşıdığını söyledi. “Türkiye’deki Belediyelere Örnek Olacak” Projede yalnızca teknik çalışmalar yürütülmediğini, aynı zamanda kapasite geliştirme yaklaşımının da benimsendiğini belirten Fukasawa, Bursa Modeli'nin yalnızca Bursa için değil, Türkiye'deki diğer belediyelerin de uygulayabileceği örnek bir model ortaya koyduğunu ifade etti. Deprem ve Kentsel Dönüşüm Paneli Düzenlendi Toplantının ardından Prof. Dr. Şerif Barış ile Prof. Dr. Beyhan Bayhan'ın konuşmacı olarak yer aldığı panel gerçekleştirildi. Panelde deprem gerçeği, kentsel dönüşüm uygulamaları, afet risklerinin azaltılması ve dirençli şehirlerin oluşturulmasına yönelik bilimsel yaklaşımlar ele alınırken, Bursa'nın gelecekte izleyeceği yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

Bursa’nın geleceğine yön verecek iki kritik proje Mecliste sunuldu Haber

Bursa’nın geleceğine yön verecek iki kritik proje Mecliste sunuldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda Kentsel Dönüşüm Dairesi Başkanlığı Deprem ve Zemin İnceleme Şube Müdür Vekili Duygu Yılmaz, JICA iş birliğiyle 2022 yılında başlayan ve Haziran 2026 yılı itibarıyla nihayete eren ‘Bursa Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’ hakkında bilgilendirme sunumu gerçekleştirdi. JICA ile bu zamana kadar yapılan çalışmaların bundan sonraki kentsel dönüşüm ve yeni bina işlemleri için sağlam bir rehber olacağını söyleyen Başkan Vekili Şahin Biba, çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti. BURSA’NIN 1 YILLIK ATIĞI 7 STADYUM BÜYÜKLÜĞÜNDE Oturumun devamında Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Cihat Kahraman, ‘Bursa Batı Bölgesi Entegre Katı Atık ve Enerji Üretim Tesisi’ hakkında bilgilendirme sunumu yaptı. Sunumda Bursa’nın atık yönetimi hakkında istatistiki veriler paylaşıldı. Bursa’da kişi başı günlük evsel atık miktarının 1,1 kilo olduğunun açıklandığı sunumda kent genelinde günlük yaklaşık 3.500 ton atık oluştuğu vurgulandı. Bu atığın yıllık toplamının 7 stadyumu dolduracak büyüklükte olduğu açıklandı. Sunumda ayrıca Büyükşehir Belediyesi’nin her gün 13 ton tıbbi atığı tesislerinde bertaraf ettiği belirtildi. Bursa genelinde her gün ilçe belediyelerince toplanan ve 3.500 tonu aşan atığın yüzde 65’inin Yenikent (Hamitler) Katı Atık Düzenli Depolama Alanı’nda, yüzde 35’inin ise Doğu Bölgesi (İnegöl) Entegre Katı Atık Tesisi’nde bertaraf edildiği ifade edildi. Yenikent Katı Atık Düzenli Depolama Alanı’nın yüzde 86 doluluğa eriştiğinin altı çizilen sunumda kalan yüzde 14’lük kısmın 3 yıl içerisinde dolacağının öngörüldüğü dile getirildi. Bu bağlamda yeni bir tesisin Bursa’nın geleceği açısından ertelenmemesi gereken bir zorunluluk olduğunun vurgulandığı sunumda, ‘Bursa Batı Bölgesi Entegre Katı Atık ve Enerji Üretim Tesisi’ yer seçim çalışmaları hakkında da bilgi verildi. BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR KURUÇEŞME’Yİ İŞARET ETTİ İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki İSTAÇ ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) iş birliğinde 2014 yılında yer seçim çalışması yapıldığının hatırlatıldığı sunumda çalışmalarda 31 bilimsel kriter katmanı belirlendiğini ve yer tespitinin buna göre yapıldığı açıklandı. Bu bilimsel çalışmalarda 6 farklı alan üzerinde durulduğunu ve en yüksek skoru Kuruçeşme Köyü sahasının aldığını vurgulayan sunumda alternatif yer arayışı kapsamında 2019 ve 2020 yıllarında da benzer araştırmalar yapıldığı duyuruldu. 2019 yılındaki çalışmada Atlas Köyü, Kabulbaba Köyü, Güngören Köyü, Muratlı-Hürriyet Köyü sahalarının; 2020 yılında ise Muratlı Köyü, Çamlıca, Hürriyet, Seçköy, Yeniyörük, Seymen ve Fethiye sahalarının tarandığı belirtildi. Yapılan 3 bilimsel araştırma neticesinde 31 kriter katmanına göre en yüksek skora Kuruçeşme, Muratlı ve Hürriyet sahalarının ulaştığının açıklandığı sunumda bu üç nokta arasında yapılan bilimsel araştırma matrisi neticesinde de Kuruçeşme’nin en uygun saha olarak öne çıktığı ortaya konuldu. ÇEVRESEL KİRLİLİĞE GEÇİT VERİLMEYECEK Kuruçeşme’de yapımı planlanan projenin bir çöplük değil modern entegre katı atık ve enerji üretim tesisi olduğunun vurgulandığı sunumda söz konusu tesise en yakın yerleşim yerinin 1.067 metre mesafede olduğu ve söz konusu bölgede halihazırda maden sahaları bulunduğu belirtildi. Tesisin havada, yeraltı ve yüzey sularında herhangi bir çevresel kirliliğe ve kötü koku oluşumuna neden olmayacağının teknik detaylarıyla ortaya konulduğu sunumda tesisin aynı zamanda bölgede ulaşıma ekstra bir yük getirmeyeceği de yapılan modellemelerle anlatıldı. Katı atıkların ayrıştırılarak ekonomiye kazandırılacağı, ortaya çıkan metan ve deponi gazından enerji üretileceği, bu süreçte ortaya çıkan ısının ise bölgeye kurulacak seralarda kullanılacağı paylaşıldı. Tesisin yasaklı bir bölge gibi değil, öğrencilerin ve vatandaşların ziyaretine açık atık yönetimi konusunda bir eğitim merkezi gibi çalışacağının ifade edildiği sunumda tüm süreçlerin şeffaf bir şekilde ilgili kurumlar tarafından denetleneceğini vurgulandı. KAYNAĞINDA AYRIŞTIRMA YAYGINLAŞTIRILACAK Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa’da atık yönetiminde vatandaşları da sürecin içine katan çalışmalar planladıklarını belirterek ‘Sıfır Atık’ vurgusu yaptı. Biba, “Bir pilot mahallede kaynağında ayrıştırmaya yönelik çalışma yapacağız. En kısa zamanda da bütün Bursa’da bu çalışmayı yaygınlaştırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Bursa OSB’lerine deprem önlemi çağrısı Haber

Bursa OSB’lerine deprem önlemi çağrısı

Bursa Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ve Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen "Kahramanmaraş Depreminden İş Sürekliliğine İlişkin Çıkarılan Derslerin Bursa'ya Yansıması" semineri; akademisyenler, kamu kurumları, sanayi temsilcileri ve Japon uzmanları bir araya getirdi. Mimar Sinan Yerleşkesi'nde gerçekleşen seminerde, Kahramanmaraş merkezli depremlerden elde edilen veriler ışığında Bursa organize sanayi bölgelerinin deprem riskleri, iş sürekliliği planlaması ve alınması gereken önlemler değerlendirildi. Programın açılışında konuşan JICA Türkiye Ofisi Program Sorumlusu Aylin Çelik Korkut, Türkiye ile Japonya'nın deprem gerçeğini yaşayan iki ülke olduğunu belirterek, afetlere karşı dirençli kentler oluşturmanın ortak hedefleri olduğunu söyledi. “Depremin Bursa sanayisine vereceği zarar tüm ülkeyi etkiler” Korkut, JICA ve Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yaklaşık üç yıldır yürütülen “Dirençli Bursa Projesi” kapsamında yalnızca fiziksel altyapının değil, kentin ekonomik sürdürülebilirliği ve yaşam kalitesinin de ele alındığını ifade etti. Bursa'nın Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken Korkut, "Bursa'da yaşanacak üretim aksaklığı yalnızca kenti değil, tüm Türkiye'yi etkileyecektir. Bu nedenle organize sanayi bölgelerinin afete karşı dirençli olması, deprem sonrasında üretimin devam etmesi, tedarik zincirinin korunması ve iş sürekliliğinin önceden planlanması büyük önem taşıyor” dedi. Sanayi yapılarının %20’si 2000 yılı öncesi Seminerde, "2023 Kahramanmaraş Depreminden İş Sürekliliği Planlarına İlişkin Çıkarılan Dersler ve Bursa Organize Sanayi Bölgeleri Risk Değerlendirmesi Sonuçları" başlıklı sunumu gerçekleştiren Dr. Masashi Inoue, Kahramanmaraş'taki dört organize sanayi bölgesinden elde edilen verilerle Bursa'daki 13 organize sanayi bölgesinde bulunan yaklaşık 2 bin 666 binanın yapı bilgilerini karşılaştırdıklarını söyledi. Analizlerde yapıların inşa yılına odaklandıklarını belirten Inoue, Bursa'daki sanayi yapılarının yaklaşık yüzde 20'sinin 2000 yılı öncesinde inşa edildiğini ifade etti. 500'den fazla yapının hasar görme riski bulunuyor Yapılan senaryo analizlerine göre Bursa'da 500'ün üzerinde sanayi yapısının depremde hasar görebileceğini kaydeden Inoue, özellikle Bursa, Kestel, Uludağ, İnegöl ve Mustafakemalpaşa organize sanayi Bölgelerinin yüksek risk taşıdığına dikkat çekti. Bu çalışmanın eski yapıların güçlendirilmesi ve yenilenmesi açısından önemli bir başlangıç olduğunu vurgulayan Inoue, "İş sürekliliği yalnızca yapısal güvenliği değil, yapısal olmayan tüm riskleri de kapsıyor. Bursa'da iş sürekliliği planlarının yaygınlaştırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Yapısal olmayan hasarlar da üretimi durduruyor JET uzmanlarından Dr. Seda Şendir Torisu ise Kahramanmaraş'ta üç organize sanayi bölgesi ve bir küçük sanayi sitesinde gerçekleştirdikleri saha çalışmalarının sonuçlarını paylaştı. Deprem sonrası yaşanan üretim kayıplarında yalnızca bina hasarlarının değil, makine, ekipman, ürün kayıpları ve insan kaynağı gibi yapısal olmayan unsurların da belirleyici olduğunu belirten Torisu, bazı bölgelerde yapısal hasar düşük olmasına rağmen ekonomik kayıpların oldukça yüksek seviyelere ulaştığını söyledi. Kahramanmaraş’ta 232 şirketle gerçekleştirilen anket çalışmasının sonuçlarını paylaşan Torisu, düzenli tatbikat yapan, iş sürekliliği planı hazırlayan, veri yedekleme sistemleri kuran ve ekipmanlarını güvence altına alan işletmelerin deprem sonrasında daha hızlı toparlandığını ifade etti. Rektör Yardımcısı Bayhan: 2000 yılı öncesi yapılar öncelikli olarak ele alınmalı BTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Beyhan Bayhan da "Bursa Organize Sanayi Bölgeleri İş Sürekliliği İçin Yapılması Gerekenler" başlıklı sunumunda, Bursa organize sanayi bölgelerinde farklı deprem yönetmeliklerine göre inşa edilmiş çok sayıda sanayi yapısının bulunduğunu belirtti. Özellikle 2000 yılı öncesi inşa edilen yapıların önemli risk taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Bayhan, Kahramanmaraş depremlerinde en fazla hasarın prefabrik sanayi yapılarında kolon alt bölgeleri, kiriş-kolon bağlantıları ve cephe panellerinde meydana geldiğini söyledi. Sanayi tesislerinde uygulanabilecek pratik güçlendirme yöntemlerine değinen Rektör Yardımcısı Bayhan, çapraz çelik elemanlarla güçlendirme, enerji sönümleyici sistemler ve zemin iyileştirme çalışmalarının önemine işaret etti. “İş sürekliliği sadece binalarla sınırlı değil” Deprem sonrası üretimin devam edebilmesi için yalnızca yapıların ayakta kalmasının yeterli olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Beyhan Bayhan, elektrik, su, haberleşme ve lojistik altyapılarının kesintisiz çalışmasının da kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Kahramanmaraş depremlerinde organize sanayi bölgelerinde yaşanan üretim kayıplarına dikkat çeken Bayhan, altyapı kesintileri, iş gücü kaybı ve tedarik zincirindeki aksaklıkların üretimi ciddi şekilde etkilediğini söyledi. Bayhan, Bursa'nın organize sanayi bölgelerinin oluşmasında Türkiye'ye öncülük ettiğini hatırlatarak, deprem hazırlıkları ve iş sürekliliği konusunda da aynı öncü rolü üstlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Programda, Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, “Organize Sanayi Bölgelerinde Deprem Zararlarının Azaltılması” ve Nagoya Teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Kenji Watanabe’nin “Artan Şiddette ve Sıklıkta Meydana Gelen Doğal Afetlere Yanıt Vermede Topluluk Temelli İş Sürekliliği Planlaması, İş Sürekliliği Yönetimi Giderek Artan Önemi” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Seminer soru-cevap bölümünün ardından kapanış konuşmasıyla sona erdi.

Bursa'nın deprem yol haritası bilimle çiziliyor Haber

Bursa'nın deprem yol haritası bilimle çiziliyor

Birinci derece deprem kuşağında yer alan Bursa'nın dirençli ve sürdürülebilir bir kent olması adına çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, JICA ile yürüttüğü ‘Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlaması Projesi’ni tüm hızıyla sürdürüyor. Proje kapsamında düzenlenen 6. Ortak Danışma Komitesi Toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. JICA uzman ekibinin uzaktan bağlantıyla katıldığı programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ve kamu kurumlarının yetkilileri de katıldı. Toplantıda, Japon uzman ekiplerin Bursa’nın başta deprem olmak üzere doğal afetlere karşı risk durumunu ortaya koyan analizleri değerlendirildi. Ayrıca proje çıktılarından biri olan ‘Bursa Kentsel Dirençlilik Planı’ hakkında katılımcılara bilgi verildi. “DAHA FAZLA SORUMLULUK ALMAK ZORUNDAYIZ” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 6 Şubat depremlerinin oluşturduğu acıların hala taze olduğunu vurgulayarak, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diledi. Geçtiğimiz hafta deprem bölgesini ziyaret ettiğini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, yaşanan yıkımın büyüklüğünü ve kayıpların derinliğini bir kez daha yerinde gördüğünü söyledi. Kent yöneticilerinin bu acılardan ders çıkararak bilime, planlamaya ve ortak akla dayalı bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Deprem riski altında yaşayan yurttaşlarımızın aynı acıları yaşamaması için çok daha fazla sorumluluk almak zorundayız” dedi. 536 BİN BİNANIN KAPSAMLI VERİ ÇALIŞMASI YAPILDI JICA iş birliğiyle yürütülen projenin Türkiye için de örnek bir çalışma olduğuna dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, proje kapsamında Bursa’daki 536 bin binaya ilişkin kapsamlı bir veri çalışması gerçekleştirildiğini söyledi. Yapı envanterlerinin toplandığını, zemin özellikleri ve davranış haritalarının güncellendiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bu veriler ışığında Bursa’yı etkileyebilecek 12 ayrı deprem senaryosu üzerinden modellemeler yapıldı. Ortaya çıkan tabloya göre yapı stokunun yaklaşık yüzde 10 ila 15’i risk grubunda yer alıyor. Bu veriler bizi korkutmak için değildir. Harekete geçirmek ve önlem almamızı sağlamak için var” diye konuştu. Çalışmaların yalnızca binalarla sınırlı kalmadığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yolların, köprülerin, tünellerin, okulların, hastanelerin, itfaiye ve emniyet binalarının, sanayi bölgelerinin, limanların ve demiryolu yapılarının da analiz edildiğini vurguladı. Afet sonrası arama-kurtarma ve yardım faaliyetleri için kritik yol ağlarının belirlendiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Kent yaşamının devamı için birincil ve ikincil kritik tesisler tanımlandı. Projenin en önemli çıktılarından biri de Bursa Kentsel Dirençlilik Planı’dır. Planla, hasarı en aza indirmeyi, kentsel işlevlerin sürekliliğini sağlamayı, hızlı iyileşme kapasitesini güçlendirmeyi ve toplumsal hazırlığı artırmayı hedefledik” dedi. “BÜTÜNCÜL YAKLAŞIMI ‘BURSA MODELİ’ OLARAK TANIMLIYORUZ” Planın, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi ve AFAD İl Afet Risk Azaltma Planı ile entegre şekilde yürütüldüğünü belirten Başkan Bozbey, “Bu bütüncül yaklaşımı ‘Bursa Modeli’ olarak tanımlıyoruz. Afetlere hazırlık ve risk yönetiminin ulusal stratejilerin merkezine alınması gerekir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak yerel kapasiteyi güçlendirmeye devam edeceğiz. Aynı zamanda ulusal düzeyde daha güçlü koordinasyon ve risk azaltma odaklı yasal çerçevelerin oluşturulması için sorumluluk almaya hazırız. Projeye katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. “PLANIN GERÇEK SAHİPLERİ BURSALILARDIR” JICA Türkiye Ofisi Yetkilisi Keiko Savada, projeyi Ağustos ayında tamamlamayı planladıklarını söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirten Savada, “Bursa, önemli ölçüde deprem riski taşıyan bir bölgede yer alıyor. Bu proje, titiz bilimsel analizlerle başladı. Bu analizler doğrultusunda, Bursa’nın karşı karşıya olduğu özel tehlike ve riskleri ele almak üzere bir Kentsel Dirençlilik Planı geliştirildi. Uygulanmak üzere hazırlanmış bir plandır. Japonya’da kentsel dirençlilik alanında iki ayrı eğitim programı gerçekleştirildi. Edinilen bilgi ve deneyimler birebir kopyalandı ve Bursa’nın gerçeklerine uygun şekilde dikkatle uyarlanarak Kentsel Dirençlilik Planı’na yansıtıldı. Bu plan; Bursa’da yaşayan, kenti en iyi tanıyan ve gelecekte yaşanabilecek afetlerin sonuçlarıyla yaşamaya devam edecek olan insanların eseridir. Bu anlamda, bu planın gerçek sahipleri Bursalılardır” dedi. Afet risklerinin azaltılmasının yalnızca yerel yönetimlerin değil, tüm kamu kurumlarının ve merkezi idarenin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bu alanda yürüttüğü çalışmaları son derece değerli bulduklarını ifade etti. JICA iş birliğiyle yürütülen çalışmanın Bursa açısından önemli bir kazanım olduğunu dile getiren CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise, afetlere karşı dirençli kentler oluşturmak için bilimsel veriler ışığında hazırlanan bütüncül planların önemine değindi. Toplantıda konuşan Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren de Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen sürecin yerel yönetimler açısından son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Konuşmaların ardından Deprem ve Zemin İnceleme Şube Müdürü Duygu Yılmaz tarafından genel bakış ve genel ilerleme hakkında sunum yapıldı. JICA Uzmanları Dr. Masaşi İnoue, Toşihiko Suzuki, Ryo Tanahaşi, Akinori Miyoşi, Seiiçi Sato tarafından ‘Çıktı 1’in ilerlemesi ve sonucu değerlendirilirken, Şiniçi Fukasava, Rena Koseki, Kaho Kodama tarafından ‘Çıktı 2-3’ün ilerlemesi ve sonucu anlatıldı. Büyükşehir Belediyesi Şehir Plancısı Beyza Aydın ve Nihatcan Çeribaş’ın Bursa Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi hakkında bilgi verdiği toplantıda, Betül Aykanat ve Jie Zhang ‘Japonya’da Eğitim’ raporu, Şiniçi Fukasava ise projenin sonuçları ve yaklaşan faaliyetler hakkında sunum yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.