Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Jandarma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Jandarma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jandarma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu Haber

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu

Olay, Karacabey ilçesi Güngörmez Mahallesi'ndeki ormanlık alanda meydana geldi. İddiaya göre Gökçe Alkan (18) ile erkek arkadaşı Mustafa B. (24), otomobille ormanlık alana gitti. İkili arasında ayrılma meselesi yüzünden tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa B.'nin bıçakla Gökçe Alkan'ın boğazını kestiği öne sürüldü. Genç kız olay yerinde hayatını kaybederken, şüpheli de kendisine zarar verip boynundan yaralandı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şüphelinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü bildirildi. "Çıkma dedim ama çıkacağım dedi" Kızının ölümünden önce son kez birlikte vakit geçiren anne Alkan, Gökçe'nin olay günü saat 18.00 sıralarında dışarı çıkmak istediğini söyledi. Saat 18.00'a kadar kızıyla birlikte olduğunu belirten acılı anne, "18.00'a kadar beraberdik. O saatten sonra 'Dışarı çıkacağım anne' dedi. 'Çıkma' dedim ben ona. 'Çıkacağım' dedi' ifadelerini kullandı. Kızının erkek arkadaşıyla yaşadığı sorunları kendisine anlatmadığını söyleyen anne, daha önce tehdit edilip edilmediğini de bilmediğini belirterek, "Hiçbir şey demedi. İçinde yaşıyordu, saklıyordu. Hiçbir şey söylemedi" dedi. Saatlerce telefonuna ulaşamadı Gökçe'den haber alamayınca endişelenmeye başladığını anlatan anne Alkan, saat 21.00'den sonra kızını defalarca aradığını ancak telefonlarına cevap verilmediğini söyledi. Bir süre sonra damadının kendilerine Gökçe'nin erkek arkadaşıyla kavga ettiğini söylediğini aktaran anne, önce hastaneye gittiklerini, ardından karakola geçtiklerini ve gerçeği burada öğrendiğini belirtti. "Adalet istiyorum" Kızının ölümünün ardından tek taleplerinin adalet olduğunu söyleyen Zeynep Alkan, "Adalet istiyorum. Benim kızıma nasıl öldürdüyse ona da aynısının yapılmasını istiyorum" dedi. Anne Alkan, 5 Ekim'de Gökçe için düzenlenen yürüyüşte de "Bütün Gökçelere, bütün kızlara adalet istiyorum. Benim yaşadığımı hiçbir anne yaşamasın" sözleriyle adalet çağrısında bulunmuştu. Ablası: "Sessiz, sakin, sürekli gülümseyen biriydi" Gökçe Alkan'ın ablası Özlem Akbay ise kardeşinin sessiz, sakin, kimseye zararı olmayan ve sürekli gülümseyen bir genç kız olduğunu söyledi. Olaydan kısa süre önce kardeşiyle birlikte vakit geçirdiğini anlatan abla Özlem Akbay, Gökçe'nin o gece kendisini çağırması üzerine yanına gittiğini belirterek, "Beraber oturduk, eğlendik. Gayet iyiydi, keyfi yerindeydi, hiçbir şey yoktu" dedi. Ablasının anlatımına göre Gökçe'nin erkek arkadaşı, iki gündür kendisine ulaşmadığını ve hastanede olduğunu söylemişti. Bu anlatıma inanmadığını belirten abla Özlem Akbay, kardeşine erkeğin kendisine yalan söylediğini düşündüğünü belirterek, "Gökçe dedim, insan sürekli kaza mı yapar? O çocuk sana yalan atıyor. Kanıtlayacağım sana dedim" diyen abla, erkek arkadaşının gerçekten hastanede olup olmadığını öğrenmek için hastaneleri aradığını ancak bilgi alamadığını söyledi. "Gitme dedim, yüzleşmek istedi" Gökçe'nin öldürüldüğü gün erkek arkadaşının yeniden kendisini aradığını anlatan abla Özlem Akbay, Mustafa B.'nin kaza yaptığını ve otomobilini göstermek istediğini söylediğini aktardı. Kardeşine gitmemesi yönünde uyarıda bulunduğunu belirten abla, "Gökçe dedim, gitme, boş ver, ne gerek var? ‘Yüzleşmek istiyorum, göreyim bakalım' dedi" ifadelerini kullandı. Gökçe'nin bunun üzerine buluşmaya gittiğini belirten abla, yaşananların planlı bir cinayet olduğunu düşündüğünü söyledi. "Telefonunu sahile attığını ölümünden sonra öğrendim" Kardeşine erkek arkadaşının uyuşturucu kullanıp kullanmadığını da sorduğunu aktaran Özlem Akbay, "Gökçe'nin kendisine "Hayır, içmiyor. Benim yanımda sigara bile içmiyor" dediğini söyledi. Ancak daha sonra çevreden farklı söylentiler duyduğunu belirten abla, Gökçe'nin başka bir telefonunun olduğunu ve bu telefonun sahile atıldığını kardeşinin ölümünden sonra arkadaşlarından öğrendiğini ifade etti. "Çocuğa sordum, kardeşime ne oldu diye" Olayın ardından hastaneye gittiğini anlatan Gökçe'nin ablası, burada şüpheliyle karşı karşıya geldiğini söyledi. İlk başta yaşananları kaza olarak düşündüğünü belirten abla, "Çocuğa sordum, 'Kardeşime ne oldu, ne olur söyle' diye. Çocuk hiçbir şey söylemedi" dedi. Gökçe'nin hakkını arayacağını belirten abla, "Gökçe'nin hakkını aramak istiyorum. Adalet istiyorum" diye konuştu. Dayısı: "Melek gibi bir kızdı" Gökçe Alkan'ın dayısı Şenol Yavuz da yeğeninin ölümünün ardından büyük acı yaşadıklarını söyledi. Gökçe'yi 18 yaşına kadar el bebek gül bebek büyüttüklerini belirten Yavuz, "Melek gibi bir kızdı. 18 yaşına kadar el bebek gül bebek besledik. Güzel bir şekilde hayatını yaşamaya çalıştı. Hayatının en güzel anında katledildi" dedi. Yeğeniyle olaydan birkaç gün önce görüştüğünü ancak erkek arkadaşıyla ilgili herhangi bir konuşma yapmadıklarını belirten Yavuz, daha önce Gökçe'nin tehdit edildiğine yönelik kendisine herhangi bir bilgi ulaşmadığını söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler" Olayı ilk olarak farklı şekilde öğrendiğini anlatan Şenol Yavuz, kendisine önce Gökçe'nin hastaneye kaldırıldığı bilgisinin verildiğini söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler. Hastaneye kaldırıldığını söylediler. O şekilde gittim de bu olayın bu şekilde cereyan ettiğini öğrendik" diyen Yavuz, cinayetin nasıl işlendiğine dair kendilerinin de tüm ayrıntıları bilmediğini ifade etti. Gökçe'nin cenazesi toprağa verildi Bu yıl Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Alanı'ndan mezun olduğu ve iş aradığı öğrenilen Gökçe Alkan'ın, ailenin 3 kız çocuğunun en küçüğü olduğu belirtildi. Gökçe Alkan'ın cenazesi, Bursa Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Uluabatlı Hasan Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından genç kız toprağa verildi. Öte yandan, Gökçe Alkan için 5 Ekim'de Karacabey'de yürüyüş düzenlendi. Ellerinde Türk bayrakları ve Gökçe'nin fotoğraflarıyla yürüyen vatandaşlar, "Gökçeler ölmesin" sloganları atarak kadın cinayetlerine tepki gösterdi. Genç kızdan geriye mutlu günlerinde çekilmiş videoları kalırken, kapının önüne de giymeye doyamadığı spor ayakkabıları konuldu

Harçlığını çıkarmak için kuryelik yapan üniversite öğrencisi kazada hayatını kaybetti Haber

Harçlığını çıkarmak için kuryelik yapan üniversite öğrencisi kazada hayatını kaybetti

Kaza, dün saat 23.00 sıralarında Mahmutlar Mahallesi Atatürk Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Tayfun Arlı’nın kullandığı 07 BRP 268 plakalı motosiklet ile Azerbaycan uyruklu B.S.’nin kullandığı 09 ACK 362 plakalı kamyonet çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle kamyonet, motosikleti önüne katıp yaklaşık 50 metre sürükledi. Kazada motosiklet sürücüsü Tayfun Arlı ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan genç motosikletli doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Tayfun Arlı’nın cenazesi, Alanya Adli Tıp Kurumu morgunda yapılan işlemlerin ardından yakınlarına teslim edildi. Öte yandan, kazanın ardından olay yerinden kaçan kamyonet sürücüsü B.S., jandarma ekiplerinin çalışması sonucu yakalandı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. Kaza anı kamerada Kaza anı ise çevredeki bir güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Görüntülerde, kamyonetin motosiklete çarpmasının ardından motosikleti önüne katıp caddede sürüklediği anlar ve kazayı gören vatandaşların olay yerine geldiği anlar yer aldı. "En acı nokta çocuğa çarptıktan sonra sürücünün kaçması" Yaşananları anlatan mahalle sakinlerinden Özgür Çelik (45), "Biz evde oturuyorduk. Saat 11.00 gibi bir gürültü sesi geldi. Bağırtı geldi, aşağıya indik. Motosikletli bir genç olay yerinde hayatını kaybetmiş. Araba durmadan caddeden motoru sürükledi. Araba sürücüsü inip koşarak uzaklaşmaya başladı" dedi. Hayatını kaybeden Tayfun Arlı’nın üniversite öğrencisi olduğunu belirten Çelik, "Hayatını kaybeden şahıs bizim bir öğretmen arkadaşımızın oğlu. Üniversite öğrencisi kendisi. Akşamları harçlığını çıkarmak için kuryecilik yapan bir arkadaşımızdı. Keşke böyle bir olay yaşanmasaydı. En acı nokta çocuğa çarptıktan sonra sürücü kaçıyor" ifadelerini kullandı. "Buraya bir önlem alınması lazım" Çelik, kazaların önüne geçilmesi için bölgede önlem alınmasını isteyerek, "Belediyeden, muhtardan buraya bir ışık, yavaşlatıcı istiyoruz. Buraya bir önlem alınması lazım" diye konuştu.

Mağazadan eşofman çalan turistler, taktıkları otelin bilekliği sayesinde yakalandı Haber

Mağazadan eşofman çalan turistler, taktıkları otelin bilekliği sayesinde yakalandı

Antalya’nın Manavgat ilçesinde bebek arabasıyla geldikleri giyim mağazasının önündeki tezgahlardan eşofman çalan 2 turist jandarma ekipleri tarafından güvenlik kamerasından kolundaki banttan yola çıkarak tatil yaptıkları otelde yakalandı. Olay, Kızılağaç Mahallesi Turizm Caddesi’nde meydana geldi. Butiğe gelen ve birinin elinde bebek arabası olan Romanya uyruklu 2 kadından biri iş yeri önünde beğendiği eşofmanı alıp yürümeye başladı. Bu arada üzerinde 3-4 yaşlarında bir çocuğun bulunduğu bebek arabası ile onu takip eden kadın yanına geldiğinde eşofmanı bebek arabasına gizledi ve ödeme yapmadan mağazadan ayrıldı. İşletmenin sahibi durumun farkına vardıktan sonra Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Jandarma Karakoluna giderek, iş yerinde hırsızlık olayı yaşandığını, hırsızlık olayının işyerinin güvenlik kamerasına yansıdığını belirterek şikayette bulundu. Şikayet üzerine harekete geçen Merkez Jandarma Karakoluna bağlı ekipler, güvenlik kamerasından 2 kadının içerisinde çocuk bulunan bir bebek arabasıyla birlikte dükkana gelerek ürünleri incelediklerini, ardından kadınlardan bir tanesinin reyondan bir adet eşofman alarak bebek arabasına gizledikten sonra işyerinden ayrıldığını belirledi. Tatil yaptıkları otelde yakalandılar Güvenlik kamerasını izleyen jandarma ekipleri hırsızlık olayını gerçekleştiren 2 kadının konakladıkları otelin kol bandından yola çıkarak hangi otelde kaldıklarını belirledi. Romanya uyruklu C.D. ve N.M.D. jandarma ekipleri tarafından tatil yaptıkları otelde çaldıkları eşofmanla birlikte yakalandı. Merkez Jandarma Karakoluna getirilen Romanya uyruklu turistler hakkında yasal işlem yapıldığı öğrenildi. Romanyalı turistlerden şikayetçi olan Ali Önder Şit, "Müşterilerin de olduğu bir saatte, eşofmanların bulunduğu yerde eksiklik fark ettim. Güvenlik kamerasını izleyince eşofmanın çalındığını gördüm. Güvenlik kamerası görüntüleriyle birlikte jandarmaya giderek şikayetçi oldum. Sağ olsun jandarma ekipleri şüphelileri kısa sürede belirledi ve otellerinde yakaladı" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.