Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Itiraf

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Itiraf haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Itiraf haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çifte cinayet 7 yıl sonra çözüldü: Oğulları devlete teşekkür etti Haber

Çifte cinayet 7 yıl sonra çözüldü: Oğulları devlete teşekkür etti

Osmaniye’de 7 yıl önce cinayete kurban giden Hüsne (67) ve Mulla Ala (69) çiftinin olayında şüpheli Y.K., tutuklanarak cezaevine gönderilirken çiftin oğulları Mesut Ala, "Hep dua ettik, inşallah bizimki de bir gün bu şekilde çözülür mü?, bir itiraf, bir delil çıkar mı? diye. Kısmet bugüne oldu ve çok şükür yüreğimize bir nebze su serpildi. Tutuklanan kişi de yakın köylüden, babamın ticaret yapmış olduğu kişi. İnşallah devamı gelir, soruşturma genişler, iyice olay aydınlığa kavuşur" dedi. 13 Şubat 2019 tarihinde Osmaniye’nin Düziçi ilçesine bağlı Karagedik Mahallesi’nde meydana gelen olayda, iddiaya göre Karagedik köyünde yaşayan Mulla (69) ve Hüsne Ala (67) çiftinden aynı mahallede yaşayan kızı Selver Ala haber alamayınca eve gitti. Kapıyı çalmasına ve telefonla aramasına rağmen kimse kapıyı ve telefonu açmadı. Genç kadın, telefon sesinin evden geldiğini duyunca evin altındaki ahıra girerek kontrol etti ancak ne annesine ne babasına bir türlü ulaşamadı. Bunun üzerine Selver Ala akrabalarına haber verdi. Kapı da kilitli olduğu için Ala içeri giremedi. Eve gelen erkek akrabaları dut ağacından tırmanıp evin açık olan balkon kapısından içeri girdiklerinde çifti yatak odasında öldürülmüş halde buldu. Kadında 8, kocasında 11 bıçak darbesi Olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri çağrıldı. Sağlık ekipleri cesetleri kontrol ettiğinde kadında 8 bıçak, erkekte ise 11 bıçak darbesi olduğunu, olayın bir gün önce akşam saat 22.00 sıralarında yaşandığını ve karı kocanın bıçaklama sonucu kan kaybından öldüğünü tespit etti. Bunun üzerine jandarma ekipleri, evde parmak izi ve DNA örnekleri aldı. Evin giriş kapısının arkadan sürgü ile kilitli olduğu, bir tek balkon kapısının açık olduğu, evden de hiçbir şeyin çalınmadığı, sadece hayvan alım satımı yapan Mulla Ala’nın yaptığı senetlerin karıştırıldığı görüldü. Bir gün sonra karı-koca toprağa verildi. Jandarma ise olayı çözmek için çalışma başlatmış ancak yapılan çalışmalara rağmen karı kocanın katilleri bir türlü bulunamamıştı. Bakan Gürlek, faili meçhul dosyaları açtı Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ‘Faili meçhul hiçbir dosya kalmayacak’ açıklaması üzerine harekete geçen Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, Osmaniye’deki cinayet dosyasını yeniden ele aldı. Ekipler, olay yeri fotoğrafları, kayıp senet, tanık anlatımları, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile PTS verileri ile şüpheli Y.K.’yı 21 Ağustos’ta gözaltına aldı. Şüpheli, çıkartıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, öldürülen Mustafa ve Hüsna Ala çiftinin dosyasının yeniden ele alındığını bildirerek, "Olay yeri fotoğrafları, kayıp senet, tanık anlatımları, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile PTS verileri yeniden değerlendirildi. Şüpheli Y.K'nin maktulle irtibatı, olay bölgesindeki baz kayıtları ve aracına ait giriş-çıkış kayıtları tespit edildi. 21 Ağustos'ta gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Aradan kaç yıl geçerse geçsin suçun ve suçlunun peşini bırakmayacağız. Kamu vicdanında açık kalan hiçbir dosya sahipsiz kalmayacak, faili meçhul olayları birer birer aydınlatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Oğullarından buruk sevinç Çiftin Adana’da yaşayan oğulları Mesut Ala, 7 yıl sonra gelen haberle buruk bir mutluluk yaşadıklarını anlatarak, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Osmaniye İl Emniyet Müdürlüğü ve Cinayet Büro ekiplerine teşekkür etti. Ala, olayın 7 yıl sonra aydınlatılmasının kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek, "Bizim olayımız 7 yıl sonra çok şükür nihayet aydınlandı. O zamanlar jandarma bölgesi olduğu için jandarma baktı olaya, fakat herhangi bir netice alamadı. Sonra dosyamız emniyete geçti, ondan sonra yine herhangi bir şey olmadı. Hep aile üzerine oynandı, fakat biz bunun yanlış olduğunu hep dile getirdik. Bu cinayeti yapan kişi ya da kişilerin babamın ticaret yapmış olduğu kişiler tarafından olduğunu ısrarla söylememize rağmen hiçbir gelişme olmamıştı" dedi. "Sahtekarlar, dolandırıcılar peşimize düştü" 2022 yılında cinayetin aydınlatılması için 1 milyon lira ödül teklif ettiğini belirten Ala, "Onda da hedefimize ulaşamadık, hep sahtekarlar, dolandırıcılar peşimize düştü. Umudumuz orada belki bunlar kalabalık kişilerdir, birbirlerini satarlar diye düşündük ama o da olmadı. Günün sonunda biz o parayı da kesinlikle verecektik, bununla ilgili hiçbir sorumuz, sıkıntımız yoktu" ifadelerini kullandı. "Tutuklanan şahıs babamın ticaret yaptığı kişi" Bakan Gürlek’in göreve gelmesinin ardından özel ekip kurulduğunu ve faili meçhul dosyaların yeniden ele alındığını anlatan Ala, "Bakanımız Akın Gürlek geldi, özel ekip kurdu ve bu tür faili meçhul olayların üzerine gitti. Bugün itibarıyla bir kişi şu anda tutuklandı. O kişi de yakın köylüden, babamın ticaret yapmış olduğu kişi. İnşallah devamı gelir, soruşturma genişler, iyice olay aydınlığa kavuşur" dedi. "Kısmet bugüne oldu" Yıllarca dosyanın çözülemeyeceğine dair umutsuzluğa kapıldıklarını ancak benzer faili meçhul cinayetlerin yıllar sonra aydınlatıldığını gördüklerini belirten Mesut Ala, "İnsanlar umutsuzluğa kapıldı, artık bu saatten sonra çözülmez denildi ama biz haberlerde hep görüyorduk. Yıllarca, onlarca yıl geçmiş dosyalar çözülüyordu. Hep dua ettik, inşallah bizimki de bir gün bu şekilde çözülür mü, bir itiraf, bir delil çıkar mı diye. Kısmet bugüne oldu ve çok şükür yüreğimize bir nebze su serpildi" diye konuştu. "Kimse umutsuzluğa kapılmasın" Emniyet güçlerine güvenlerinin tam olduğunu vurgulayan Ala, faili meçhul dosyaları bulunan ailelere de çağrıda bulunarak, "Adalete ve emniyet güçlerine güvenimiz sonsuz. Bizim konumumuzda olan, faili meçhul dosyası bekleyen kişilerin hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmamasını düşünüyorum. Emniyet güçlerine ellerinden geldiği kadar yardımcı olsunlar" ifadelerini kullandı.

Ahbap bağışlarına ihanet etmedim Haber

Ahbap bağışlarına ihanet etmedim

Hakkındaki soruşturma kapsamında tutuklu bulunan sanatçı Haluk Levent, kamuoyuyla paylaştığı uzun mektupta kumar bağımlılığı nedeniyle büyük borç batağına sürüklendiğini kabul etti. Ahbap Derneği'nin bağışlarının amacı dışında kullanılmadığını savunan Levent, hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Tutuklu sanatçı Haluk Levent, sosyal medya hesabından yayımladığı "Veda Öncesi" ve "Son Mektup - Veda" başlıklı açıklamalarında hem kişisel yaşamına hem de Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen soruşturmaya dair dikkat çeken iddialarda bulundu. Mektubunda kumar bağımlılığı nedeniyle yıllar içinde ağır borç yükü altına girdiğini itiraf eden Levent, yüzlerce kişiden borç aldığını ve bu borçları ödeyebilmek için daha fazla borçlanmak zorunda kaldığını belirtti. Yaşadığı mali çöküşün sorumluluğunu üstlenen sanatçı, "Battım, çıkamadım. Kumar oynadım, borsa oynadım. Tüm rezaletlerimi burada itiraf ediyorum" ifadelerini kullandı. Levent, buna karşın Ahbap Derneği'ne yapılan bağışların usulsüz kullanıldığı yönündeki iddiaları reddederek, "Deprem döneminde toplanan bağışların bir lirası bile çalınmadı. Beni alacaklarımla, borçlarımla yargılayın ama Ahbap bağışlarıyla yargılamayın" dedi. Kişisel borçları nedeniyle dernek bünyesinde usulüne uygun olmayan borçlanmalara girdiğini kabul eden Levent, bu işlemlerin denetim öncesinde geri ödenmesi için hazırlık yaptığını ancak gözaltına alınması nedeniyle bunu gerçekleştiremediğini öne sürdü. Mektubunda İçişleri Bakanı Akın Gürlek'e de seslenen Haluk Levent, gözaltı sürecinin zamanlamasına ilişkin çeşitli iddialarda bulundu. Levent, bazı iş insanlarıyla yapılan görüşmeler ve operasyon sürecinin planlanmasına ilişkin iddialarını yargı makamlarının ve HTS kayıtlarının ortaya çıkaracağını savundu. Sanatçı, ayrıca Mali Suçları Araştırma Kurulu'na (MASAK), 2017-2026 yılları arasındaki tüm hesap hareketlerinin incelenmesi çağrısında bulunarak, kişisel mal varlığından yüz milyonlarca liralık yardım yaptığını iddia etti. Deprem dönemindeki tüm bağış ve harcamaların resmi kayıtlarla doğrulanabileceğini öne süren Levent, kamu kurumlarına söz konusu harcamaların kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu. Haluk Levent, 5 sayfalık mektubunun sonunda ise Ahbap gönüllülerine, bağışçılara ve destekçilerine seslenerek, derneğin deprem bağışlarına ihanet edilmediğini savundu ve kamuoyundan resmi kayıtların açıklanmasını talep etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.