Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Istikrar

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Istikrar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istikrar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB’den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği Haber

MSB’den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği

Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan doğan hakları çerçevesinde Kıbrıs Barış Harekâtı’nın gerçekleştirildiğini hatırlatarak, "Türk askerinin Ada’daki varlığı yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. TSK, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" dedi. Milli Savunma Bakanlığı tarafından HAVELSAN’ın Ankara Teknoloji Kampüsü’nde haftalık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, toplantının gerçekleştirildiği HAVELSAN’ın Türk savunma sanayisindeki yerine dikkati çekerek, 1982 yılında kurulan şirketin komuta kontrol, simülasyon, eğitim, otonom sistemler, siber güvenlik ile bilgi ve iletişim teknolojileri alanlarında yerli ve milli çözümler geliştirdiğini söyledi. Aktürk, ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, Hava Muharebe Bilgi Sistemi (HvBS), BARKAN, KAPGAN, BOZBEY, BAHA ve SANCAR gibi platformların yanı sıra yapay zekâ destekli savunma teknolojileri, siber güvenlik çözümleri ve kritik bilgi sistemleri başta olmak üzere birçok stratejik projenin HAVELSAN tarafından geliştirildiğini vurguladı. HAVELSAN’ın 44’üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayan Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğinin daha da artırılmasına katkı sağlayan HAVELSAN’ın 44’üncü kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, ülkemizin savunma gücüne değerli katkılar sunan tüm çalışanlarına başarılar diliyoruz" dedi. "Son bir haftada 3 PKK’lı terörist teslim oldu" Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" diye konuştu. Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, "Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 404 şahıs yakalanmış, 701 şahıs ise sınırı geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçiş teşebbüsünde bulunurken yakalananların sayısı 6 bin 19’a, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı ise 41 bin 830’a ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. "20 Temmuz’da KKTC’de SOLOTÜRK gösterisi yapılacak" 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 52’nci yıl dönümünü şimdiden kutladıklarını belirten Aktürk, Kıbrıs Türk halkının varlık ve güvenliğinin teminatı olan Kıbrıs Barış Harekâtı’nın önemine vurgu yaptı. Aktürk, "20 Temmuz’da Girne’de TCG Gökova, TCG Tufan ve TCG Dolunay tarafından liman ziyareti, SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşu ile Lefkoşa’da muharip uçak geçişi icra edilecektir" dedi. "İsrail’in saldırıları müzakereleri baltalamayı amaçlıyor" Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail’in Lübnan ve Filistin’de sivillere yönelik saldırılarını kınadıklarını belirterek, "İsrail’in işgal ve ilhak politikalarının yansıması olan bu saldırılar, nihai aşamaya gelen müzakereleri de baltalamayı amaçlamaktadır. Tarafların yapıcı bir anlayışla müzakereleri tamamlamasının bölgemizin ve dünyanın barış, refah ve istikrarına hizmet edeceğini yineliyoruz" diye konuştu. Aktürk, Türkiye ile Suriye arasındaki askerî iş birliğinin geliştirilmesi ve Suriye Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz’da TCG İstanbul, TCG Bora, TCG Tufan, TCG Gemlik ve TCG Heybeliada ile Lazkiye’ye ziyaret gerçekleştirdiğini açıkladı. "Deniz Kuvvetlerimize ait gemilerin 18 yıl aradan sonra ilk kez Lazkiye Limanı’na gerçekleştirdiği ziyaret çerçevesinde Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı ile heyetler arası görüşmeler yapılmış ve Lazkiye Askerî Limanı’nda incelemelerde bulunulmuştur" diyen Aktürk, ziyaretin iki ülke arasındaki askerî iş birliği açısından önem taşıdığını ifade etti. MSB’den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in son bir haftada Mısır Savunma ve Askerî Üretim Bakanı ile "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"nu imzaladığını, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı’nı kabul ettiğini ve "Türkiye’nin Savunma Stratejisi ve Kapasitesi" konulu bir konferans verdiğini aktardı. Aktürk, Genelkurmay Başkanı’nın Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı’na Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası tevcih ettiğini söyledi. Aktürk ayrıca, 20-24 Temmuz tarihleri arasında Fas’ın Rabat kentinde düzenlenecek 2026 Afrika Deniz Kuvvetleri Zirvesi’ne Amfibi Kolordu Komutanı’nın katılacağını, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca 14 Temmuz’da Doğu Akdeniz’de Deniz Muhafızı Harekâtı kapsamında Hava İhbar Kontrol uçağıyla uçuş görevi icra edildiğini bildirdi. Milli Savunma Üniversitesi 2026 yılı askerî öğrenci temini seçim aşaması faaliyetlerinin 7 Ağustos’a kadar devam edeceğini belirten Aktürk, adayların 15 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtlarından faydalanabileceğini kaydetti. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi’ne ilişkin çalışmaların çok yönlü olarak sürdüğünü de belirterek, somut gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. Yapılan açıklamada, "S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri ile ilgili çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir. Somut gelişmeler olduğunda kamuoyuyla paylaşılacaktır" ifadelerine yer verildi. "TSK, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" Bakanlık, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs Barış Harekâtı’na ilişkin kararına sert tepki göstererek, Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan iddiaları "mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça" olarak nitelendirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Kıbrıs Barış Harekâtı hakkında kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça iddiaları ve alınan kararı şiddetle reddediyoruz" denildi. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı katliamların ve zorla göç ettirmelerin görmezden gelindiği belirtilerek, "Bu karar, Avrupa Parlamentosu'ndaki akıl tutulmasının ve Rum propagandasını esas alan tek taraflı yaklaşımın açık bir göstergesidir" ifadeleri kullanıldı. Türkiye’nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan doğan hakları çerçevesinde Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirdiği vurgulanan açıklamada, "Türk askerinin Ada’daki varlığı yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir" denildi. Açıklamada ayrıca, "Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" ifadelerine yer verildi. "Suriye ile denizcilik alanındaki iş birliği bölgesel istikrara katkı sağlayacak" Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgesel istikrara katkı sağlayacağı belirtilerek, "Ülkemiz ve Suriye Arap Cumhuriyeti arasında uyum içerisinde devam eden ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi, yeni iş birliklerinin kurulması ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgenin istikrarına katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz’da Türkiye ile Suriye arasında denizcilik alanındaki askerî iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi amacıyla Suriye’ye ziyaret gerçekleştirdiği bildirildi. "Türkiye ile Mısır arasındaki savunma iş birliği yeni bir ivme kazandı" Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ilişkilerine de değinen Bakanlık, son dönemde gerçekleştirilen üst düzey temaslarla askeri iş birliğinin önemli bir ivme kazandığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, haziran ayında iki ülkede düzenlenen hava unsurlarının katıldığı tatbikatların birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesine ve müşterek harekât kabiliyetinin artırılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Mısır Savunma Bakanı arasında imzalanan "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"na işaret edilen açıklamada, söz konusu belgenin Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin kurumsal zeminde daha da geliştirilmesine yönelik ortak iradeyi ortaya koyduğu vurgulandı. Açıklamada, bu iradenin tarihi bağlardan güç alan ilişkilerin karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde derinleştirilmesine ve bölgesel barış, istikrar ile güvenliğe katkı sağlayacak yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesine yönelik güçlü bir adım olduğu ifade edildi.

Erdoğan iş dünyasına seslendi: 20 yıl vergi yok Haber

Erdoğan iş dünyasına seslendi: 20 yıl vergi yok

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da bir otelde düzenlenen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 39. Mali Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni'ne katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel kurulun ülke, millet, iş insanları ve DEİK üyeleri için hayırlara vesile olmasını diledi ve DEİK'in 41'inci yaşını kutladığını belirterek, "DEİK'e 41 kere maşallah" ifadesini kullandı. DEİK'te kuruluşundan bugüne görev almış, ülkenin kalkınmasına ve büyümesine omuz vermiş kurul üyelerine şükranlarını sunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatını kaybeden üyelere rahmet, hayatta olanlara hayırlı, sağlıklı ve bereketli bir ömür diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefa geleneği hâline getirilen Ustalara Saygı Ödül Töreni'nin beşincisinin icra edildiğini hatırlatarak, "Başarılarıyla ilham veren, yeni yolları açan, değer üreten, küresel vizyonu millî değerlerle harmanlayan büyük ustalarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum." diye konuştu. Söz konusu ödüllerin iş dünyasının heyecanını tazelemesini, yeni kuşaklara ilham kaynağı olmasını temenni ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Malumunuz ticaret diplomasimizin kamu tarafını Ticaret Bakanlığımız yürütürken, özel sektör kanadını temsil etme görevini DEİK üstleniyor. DEİK 153 iş konseyi, 92 kurucu kuruluşu ve 6 bin üyesiyle Türk özel sektörünün dış ekonomik münasebetlerini başarıyla ifa ediyor. Her fırsatta vurguladığımız üzere Afrika'dan Asya'ya, Güney Amerika'dan Kuzey Amerika'ya bütün buralara yayılan iş konseyleriyle DEİK, aynı zamanda ülkemiz özel sektörünün dünyaya açılan bir kapısıdır. Kamu-özel dayanışması ve ortaklığının en güzel örneklerinden biri olan DEİK'in küresel ölçekteki başarılarıyla daima kıvanç duyduk. Türkiye ile dünya arasında kurduğu ticaret köprülerini gönül köprüleriyle de perçinleyen DEİK'e hükûmetlerimiz döneminde her türlü desteği verdik, veriyoruz." Türk dış politikasının temelinde Hazreti Mevlana'nın "pergel" metaforunun bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Pergelin bir ucunu bu topraklara sabitlerken, diğeriyle cihanı kucaklamayı, yakın uzak demeden tüm kıtaları kuşatmayı görev biliyoruz. İç siyasette Ankara'ya sıkışıp kalmadığımız gibi, dış politikada korkular, düşmanlıklar, ön yargılarla hareket etmedik. Komşularımızdan başlayarak tüm ülkelerle ilişkilerimizi 'karşılıklı saygı' ve 'kazan kazan' temelinde geliştirmenin çabası içinde olduk. İhtilaflar yerine müştereklerimizi çoğaltmaya odaklandık. Afrika, Latin Amerika ve Asya gibi daha önce ihmal edilmiş coğrafyalarla ilişkilerimizde yeni açılımlara imza attık. Vizeleri kaldırarak, diplomatik misyonlarımızın sayısını artırarak başta yakın çevremiz olmak üzere dünyanın birçok bölgesiyle ticari, beşeri, kültürel ve ekonomik münasebetlerimizi güçlendirdik." Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 2025 yılında kendisinin 22 ülkeye ziyaret gerçekleştirdiğini, 26 zirveye iştirak ettiğini söyledi. Türkiye'de 136 misafiri ağırladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 84 yurt dışı ve yurt içi görüşme gerçekleştirdiklerini, 134 kabul yaptıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yoğun trafiğe yüzlerce telefon görüşmesinin dâhil olmadığına dikkati çekerek, "Bir yandan yurt içinde il ziyaretleri, açılış törenleri, toplantılar, zirveler vasıtasıyla vatandaşlarımızla kucaklaşırken, eser ve hizmet siyasetimizi aralıksız sürdürürken diğer yandan da Türkiye'nin önünü açacak, ülkemizin daha büyük atılım yapmasını sağlayacak, Türkiye'yi bölgesel ve küresel anlamda daha güçlü bir aktör hâline getirecek hamlelerimize yenilerini eklemeye devam ettik" diye konuştu. Gittiği hemen her yerde DEİK üyelerinin yatırımlarına tanık olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışıp didinerek kurulan ticaret köprülerini bizzat müşahede ettiğinin altını çizdi. "DEİK'LE BİRLİKTE YOL YÜRÜMEYE, DAYANIŞMA İÇİNDE HAREKET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK'in Türkiye'yi ve Türk milletini başarıyla temsil ettiğine şahitlik ettiğini ifade etti. Ay-yıldızlı bayrağın sadece diplomatik misyonlarında değil, Türk iş çevrelerinin oralardaki yatırımlarında, farklı ülkelerde başlattıkları projelerde de dalgalandığını görmekten çok ama çok kıvanç duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "El ele verdik, omuz omuza verdik, gönül birliği yaptık ve Türkiye'yi daha önce hiç tecrübe etmediği seviyelere sizlerle birlikte taşıdık. Türkiye'nin gururu olduğunuz için, yerli üretim mallarımızın kalitesini dünyanın dört bir yanına ulaştırdığınız için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Bilmenizi isterim ki 23 yıldır olduğu gibi önümüzdeki dönemde de DEİK'le birlikte yol yürümeye, dayanışma içinde hareket etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin iktidarları döneminde nereden nereye geldiğini katılımcıların çok iyi bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişimlerinden ekonomilerini hedef alan sabotajlara, depremlerden bölgesel savaşlara kadar bir başka ülkenin başına gelse yere serecek nice badireyi nasıl alınlarının akıyla atlattıklarına şahit olduklarını anlattı. “MAL İHRACATIMIZ 2025 İTİBARIYLA 273,3 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yıldan yıla artan başarı grafiğini rakamların da ortaya koyduğuna işaret ederek, "2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. Hizmet ihracatımız ise 2002 yılındaki 14 milyar dolardan geçen yıl 122,6 milyar dolara ulaştı. Küresel mal ihracatındaki payımız yüzde 0,55'ten yüzde 1,07'ye, hizmet ihracatımızdaki payımız da yüzde 0,89'dan yüzde 1,31'e çıktı" bilgisini verdi. Bir diğer başarılarının orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatlarındaki payının artması olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "2002 yılında 10 milyar dolar olan orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi. Bu olumlu tablo 2026 yılında da devam etmektedir. Yıllıklandırılmış orta yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayi ürünleri ihracatımız 114,4 milyar dolara ulaşmıştır. Savunma ve havacılık ihracatımız son 23 yılda yüzde 40'tan fazla artarak 2025 yılında 10 milyar doları aşmıştır. Yüksek katma değerli üretimimizin sembolü olan bu alandaki ivmenin çok güçlü biçimde devam ettiğini görüyoruz. Son verilere göre, savunma ve havacılık ihracatı ocak-mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Allah'a hamdolsun. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk beş ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayi ihracatından aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik." Cumhurbaşkanı Erdoğan, mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerinde geçici bir yavaşlama yaşandığını ancak ihracatın ithalatı karşılama oranının ise yükseldiğini belirterek, "Daha da önemlisi orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımız içindeki payı yüzde 44'e ulaştı. Haziran ayında takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte ihracatta yeniden güçlü bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz. Büyüme cephesindeki müspet seyir hâlen devam ediyor. Gelişmiş ülkeler dâhil dünyanın tamamını etkileyen sancılı atmosfere rağmen Türkiye olarak büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürüyoruz" değerlendirmesini yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran savaşının tetiklediği küresel krizin enerji fiyatlarında sebep olduğu şok dalgalarının sakinleşmesiyle enflasyon tarafında da umut ettikleri oranları yakalamayı temenni ettiklerini dile getirdi. Bir gerçeğin altını önemle çizmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel ekonominin içinden geçtiği belirsizlik ikliminde ülkemizin en büyük şansı hükûmetlerimiz döneminde 2002'den itibaren ağır bedeller ödeyerek sağladığımız istikrar ve güven ortamıdır. İstikrar ve güven ortamının varlığı ne kadar çetrefil olursa olsun her türlü sorunun çözümünü ya da çözüm yoluna girmesini kolaylaştırmaktadır. Dahası Türkiye'de iş başında deneyimli ufuk ve vizyon sahibi eş güdümü güçlü kadroların bulunması tüm bu küresel ve bölgesel meydan okumaları yönetmede ülkemize tarihî bir avantaj kazandırmaktadır" dedi. "KİMSEDEN ÇEKİNMEDEN HAKKI VE ADALETİ SAVUNUYORUZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin siyasette istikrarın sunduğu asimetrik imkânlardan faydalanırken dünyanın birçok ülkesinde temel sorunun görevde yılını bile tamamlamadan dağılan kelebek ömürlü hükûmetler meselesi olduğunu ifade etti. Kendilerinin 70'ler ve 90'larda çok sık yaşadıkları, 2002'yle beraber çözüme kavuşturdukları bu problemle bugün Batılıların yüzleştiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunun bir neticesi olarak onlar tek bir krizle dahi doğru düzgün baş edemezken biz farklı cephelerde aynı anda pek çok sorunla mücadele ediyor, bunları başarıyla yönetebiliyoruz. Ülkemizi çatışmalardan uzak tutarken barış çabalarında aktif görev alıyor, kimseden çekinmeden hakkı ve adaleti savunuyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahadaki gücünü masada da hissettiren Türkiye gerçeğini artık dost ve düşman herkesin kabul etmek zorunda kaldığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin terör, vesayet ve istikrarsızlık gibi kronik sorunlarını çözdükçe küresel ölçekte marka değerini de artırdığını belirterek, iş dünyasının istikrar ve güven ortamının muhafazası noktasındaki hassasiyetini bu bakımdan çok anlamlı bulduğunu ifade etti. Hem iktidar hem ittifak olarak kendilerinin de bu iklimin korunması ve güçlendirilmesi için üzerlerine düşenleri yapmaya devam edeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel ve bölgesel krizlerin eksik olmadığı bu dönemde, hükûmetimiz tüm imkânlarıyla reel sektörümüzün yanındadır" diye konuştu. “KAYNAKLARIMIZIN ÜRETİME, İHRACATA, YATIRIMA VE SANAYİYE GİTMESİNİ ARZU EDİYORUZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye için üreteni, millete istihdam sağlayanı, Türk malı ürünleri dünyanın her köşesine ulaştıran ihracatçıları yalnız bırakmadıklarını kaydederek, "Eximbank'ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık. Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk beş ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yılsonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracak. Merkez Bankamızın kullandırdığı reeskont kredileri ise son 1 yılda 1 trilyon 267 milyar lira oldu. Bunun yanında ihracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği veriyor, üretim ve rekabet güçlerini desteklemeyi sürdürüyoruz. Küresel enerji fiyatlarındaki artışlara rağmen eşel mobil sistemiyle vatandaşlarımızı ve üreticilerimizi koruyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin imalat sanayinde, elektrik ve doğal gaz maliyetlerinde Avrupa'nın en avantajlı ülkeleri arasında olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sanayide yüksek katma değerli üretimi teşvik etmek için Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi ve HIT-30 programlarımızı daha önce devreye almıştık. Emek yoğun sektörlerimizi ücret ve taşıma destekleri ile güçlendiriyoruz. Finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkındayız. Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantımızda Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de etraflıca ele aldık. Bununla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik" şeklinde konuştu. “ETRAFIMIZI SARAN TOZ BULUTU DAĞILDIĞINDA, BUNUN EN BÜYÜK KAZANANI TÜRKİYE OLACAKTIR” Cumhurbaşkanı Erdoğan, finansmana erişim ne kadar önemliyse bu kaynakların doğru yerde, doğru biçimde kullanılmasının da o derece önemli olduğunun altını çizerek, "Biz, ülkemizin kıt kaynaklarının verimsiz alanlara değil, üretime, ihracata, yatırıma ve sanayiye gitmesini arzu ediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ticaret hayatının birincil kuralının, ürünü satacak pazar bulmak olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: "İhracatın belirleyicisi dış taleptir. Kalıcı başarı palyatif çözümlerle değil, yeni müşterilerle, yeni pazarlarla ve güçlü ticari ilişkilerle gelir. DEİK başta olmak üzere iş dünyamızın yeni pazarlara açılmalarına büyük önem veriyoruz. Bu konuda sizden gelecek her türlü öneriye de açığız. Kıymetli dostlar, şunu bir defa herkesin bilmesini isterim. Gerek ekonomik gerek ticari gerekse diplomatik olarak etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında, bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır. İnşallah krizleri değil, fırsatları konuşacağımız bir döneme gireceğiz. Perşembe günü yürürlüğe giren paketimiz bunun bir parçasıdır. İstanbul Finans Merkezi'ni küresel yatırımın, uluslararası ticaretin, finansal hizmetlerin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Burada sunulan finansal hizmetlerden elde edilen kazançları 20 yıl boyunca vergiden muaf tutuyoruz." Uluslararası ticaret yapan şirketler için de çok güçlü teşvikler getirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Transit ticaret faaliyetlerini İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürüten şirketler kurumlar vergisi ödemeyecek. Üstelik bu yaklaşımı yalnızca İstanbul ile sınırlamıyoruz. Türkiye'nin dört bir yanında transit ticaretten elde edilen kazançların yüzde 95'ini vergi dışı bırakıyoruz" diye konuştu. "YENİ VE GÜÇLÜ TÜRKİYE'NİN BÜYÜME HİKÂYESİNİN BİR PARÇASI OLUN" Cumhurbaşkanı Erdoğan, üreticiler için de tarihi bir adım attıklarını dile getirerek, şöyle konuştu: "Sanayi imalatında ve tarımsal üretimde uygulanan kurumlar vergisi oranını yarıya indirdik. Sanayicilerimiz ve çiftçimiz artık yüzde 12,5 kurumlar vergisi ödeyecek. Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri, bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımaya davet ediyoruz. Bizim mesajımız çok açık, 'Operasyonlarını Türkiye'den yönet, avantajlardan yararlan.' Ayrıca dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da yeni bir çağrı yapıyoruz. Türkiye'ye gelin, Türkiye'ye yerleşin. Sizler de yeni ve güçlü Türkiye'nin büyüme hikâyesinin bir parçası olun." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'ye yerleşen yabancılar ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının belirli şartları sağlamaları hâlinde yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca vergi ödemeyeceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: "Türkiye'yi sadece yatırım yapılan değil, inşallah yatırımın yönetildiği, ticaretin yönlendirildiği, sermayenin buluştuğu küresel bir merkez hâline dönüştürmekte kararlıyız. Bu vesileyle DEİK ailemize de bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sizler hem iş insanı hem de Türkiye'nin ticaret elçilerisiniz. Ülkemizin potansiyelini ve sunduğu fırsatları dünyaya en iyi anlatacak olan sizlersiniz. Sizlerden bu konuda destek bekliyoruz. DEİK'le el ele vererek Türkiye'yi üretimde, ticarette ve yatırımlarda çok daha güçlü bir konuma taşıyacağımıza yürekten inanıyorum." DEİK 39. Olağan Genel Kurulu'nun Türkiye'ye, iş dünyasına ve DEİK ailesine hayırlı, uğurlu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödüle layık görülen ustaları tebrik ederek konuşmasını tamamladı.

Dış ticaret verileri açıklandı! Haber

Dış ticaret verileri açıklandı!

Ticaret Bakanlığı'nın verilerine göre, 2026 yılı Şubat ayında Türkiye’nin ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 artış göstererek 21 milyar 65 milyon dolar oldu. İthalat ise yüzde 6,1 yükselerek 30 milyar 271 milyon dolar seviyesine ulaştı. Böylece dış ticaret hacmi yüzde 4,2 artışla 51 milyar 336 milyon dolar olarak kaydedildi. Ocak-Şubat döneminde ise ihracat yüzde 1,2 düşüşle 41 milyar 380 milyon dolar, ithalat yüzde 3,1 artışla 58 milyar 966 milyon dolar oldu. Dış ticaret hacmi ise yüzde 1,3 artışla 100 milyar 346 milyon dolara yükseldi. Şubat ayında ihracatta en fazla paya sahip ülkeler sırasıyla Almanya (1 milyar 855 milyon dolar), ABD (1 milyar 248 milyon dolar) ve İngiltere (1 milyar 174 milyon dolar) oldu. İlk 10 ülkenin toplam ihracattaki payı yüzde 46,7 olarak kaydedildi. İthalatta ise Çin (4 milyar 126 milyon dolar), Almanya (2 milyar 219 milyon dolar) ve İsviçre (1 milyar 685 milyon dolar) başı çekti. İlk 10 ülkenin ithalattaki payı yüzde 50,8 olarak gerçekleşti. Sektör bazında Şubat ihracatının yüzde 93,8’i imalat sanayi, yüzde 4’ü tarım, ormancılık ve balıkçılık, yüzde 1,5’i madencilik ve taş ocakçılığı sektörlerinden geldi. İthalatta ise yüzde 80,5 imalat sanayi, yüzde 13 madencilik ve taş ocakçılığı, yüzde 4,1 tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü payına sahip oldu. Bakanlık, bu verilerin Türkiye’nin dış ticaretinde istikrar ve çeşitliliğin sürdüğünü göstermesi açısından önemli olduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.