Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Istihdam

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Istihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa İnegöl Belediyesi’nin başarısı bakanlık raporuna da yansıdı Haber

Bursa İnegöl Belediyesi’nin başarısı bakanlık raporuna da yansıdı

İnegöl Belediyesi’nin Ekim ayı olağan meclis toplantısında, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Kontrolörlüğü tarafından hazırlanan 2021-2026 dönemine ait denetim sonuç raporu meclis üyeleriyle paylaşıldı. Toplantıda 14 gündem ve 1 ilave gündem olmak üzere toplam 15 madde görüşülerek karara bağlanırken, Belediye Başkanı Alper Taban denetim raporunun ayrıntılarını meclise sundu. 17 Ağustos–16 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılan denetimde, İnegöl Belediyesi’nin sosyal belediyecilik, istihdam, kırsal kalkınma, dijital belediyecilik ve kaynakların verimli kullanılması alanlarındaki uygulamalarının olumlu bulunduğu belirtildi. Raporda; belediyenin vatandaş odaklı hizmet anlayışı, sosyal destek faaliyetleri, kariyer ve istihdam çalışmaları, dijital uygulamaları ve yalın belediyecilik uygulamalarına ilişkin memnuniyet ifadeleri yer aldı. SOSYAL VE KIRSAL PROJELER ÖNE ÇIKTI Başkan Taban’ın aktardığına göre raporda, sosyal belediyecilik kapsamında; 5 bin 201 hastaya ücretsiz hasta transfer hizmeti, 153 Çözüm Merkezi, Gastro İnegöl markası, İNESMEK kursları, Nöbetçi Kütüphaneler gençlere yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri öne çıkan çalışmalar arasında gösterildi. Kırsal kalkınma alanında ise 32 mahallede 2 bin 200 dekar arazi temizliği, 29 mahallede 750 dekar fasulye hasadı desteği, yaklaşık 950 ücretsiz toprak analizi yapıldığı belirtildi. İSTİHDAM VE DİJİTAL BELEDİYECİLİK DE RAPORDA YER ALDI Kariyer ve İstihdam Merkezi aracılığıyla oluşturulan 9 bin 614 kişilik başvuru havuzu ve yılda ortalama bin kişinin istihdamına katkı sağlanması, raporda dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. Dijital belediyecilik alanında da vatandaşın işini kolaylaştıran uygulamaların olumlu değerlendirildiği aktarıldı. MALİ YAPI İYİ DURUMDA Raporda, belediyenin denetim dönemindeki borçlanmalarının kanuni sınırlara uygun olduğu ve ekonomik yapısının iyi durumda bulunduğu ifade edildi. Ayrıca 2021-2025 döneminde memur personel giderlerinin de yasal sınırlar içinde kaldığı belirtildi. BAZI KONULARDA İYİLEŞTİRME TAVSİYELERİ Denetim raporunda belediyeye bazı alanlarda geliştirme tavsiyeleri de sunuldu. Bunlar arasında; Yapı Kontrol Müdürlüğünün kurulması, cadde, sokak ve meydanlara şehit isimleri verilirken ilgili bakanlığa bilgi verilmesi, kadrolu işçi izinlerinin kullandırılması, bazı personelin mal bildirimlerini zamanında vermesi, gönüllü zabıta sisteminin kurulması, metruk binaların tespit edilerek yıkımına ağırlık verilmesi gibi başlıklar yer aldı. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, raporun belediyenin yalnızca günlük hizmetleri yerine getiren bir kurum olmadığını; aynı zamanda vatandaş odaklı, sosyal belediyeciliği önceleyen, kırsal kalkınmayı destekleyen, istihdam oluşturan ve kaynaklarını verimli kullanan bir belediyecilik anlayışını ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Taban, denetim sürecinde görev alan kontrolörlere ve emeği geçen personele teşekkür ederek raporun hayırlı olmasını diledi.

Kadınlar üretiyor, Yıldırım kazanıyor Haber

Kadınlar üretiyor, Yıldırım kazanıyor

Yıldırım Belediyesi, kadınları hayatın her alanında desteklemeye devam ediyor. Eğitimden istihdama, girişimcilikten kooperatifçiliğe kadar hayata geçirilen projelerle kadınların ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmeleri sağlanıyor. Hayata geçirilen destek ve projelerle; üreten, istihdam oluşturan ve girişimci kadınların sayısı hızla artırılırken, ilçenin ve şehrin ekonomik kalkınmasına da katkı sağlanıyor. Kadın kooperatifleri Yıldırım Belediyesi’nin kadınların ekonomik hayata katılımını artırmaya yönelik en önemli çalışmalarından biri kadın kooperatifleri. 2021 Yılından bu yana 4’ü tarımsal 11’i ticari olmak üzere 15 kadın kooperatifinin kurulmasın öncülük edilirken, söz konusu kooperatifler bugün farklı alanlarda ekonomik değer oluşturup, kadınların gücüne güç katmaya devam ediyor. Kadın kooperatiflerinin daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amacıyla oluşturulan Kooperatifçilik Gelişim Merkezi ise kadınlara kurumsallaşma, pazarlama, finansal planlama, üretim ve yönetim gibi konularda destek ve gelişim imkanı sunuyor. Öte yandan Yıldırım Belediyesi, kadın kooperatifçiliğinde elde ettiği deneyimi Bursalı kadınların tamamı ile paylaşıyor. Bursa’nın 17 ilçesinde, kooperatif kurmak isteyen girişimci kadınlara mentörlük ve eğitim desteği sağlanarak, kadın emeğinin sürdürülebilir iş modellerine dönüşmesine katkı sunuluyor. 100 binlerce kursiyer Yıldırım Belediyesi’nin, kadınların ekonomik hayata katılımını artıran bir diğer önemli çalışma ise YIL-MEK. Yıldırım’da 33 farklı merkezde, 82 ayrı branşta eğitimler veren YIL-MEK, kadınlara geleneksel sanatlardan el sanatlarına, kişisel gelişimden teknik ve mesleki eğitimlere kadar geniş bir yelpazede kurslar düzenleniyor. Eğitimler, kadınların hem sosyal yaşamda daha aktif olmalarını hem de sahip oldukları becerileri ekonomik değere dönüştürmelerini sağlıyor. Bugüne kadar 100 binlerce kursiyeri mezun eden merkez ’Hayat Boyu Öğrenme’ anlayışıyla çalışmalarını sürdürüyor. Yıldırım Belediyesi’nin, kadınların sosyal yaşamda rollerinin artırılması ve ekonomik kazanç elde ederek aile ekonomisine katkı sağlayabilmeleri için 30 noktada hayata geçirdiği Kadın Eğitim ve Girişimcilik Merkezleri de, binlerce kadının iş ve meslek sahibi olmasını sağladı. Hanımeli Çarşısı Yıldırım Belediyesi’nin kadınların ekonomik olarak güçlenmesine yönelik çalışmalarının önemli halkalarından biri de Yıldırım Hanımeli Çarşısı. Üreten, emek veren ve kendi markasını oluşturmak isteyen kadınlar için hayata geçirilen Hanımeli Çarşısı, kadın girişimcilere ürünlerini doğrudan vatandaşlarla buluşturabilecekleri bir satış ve tanıtım alanı sunuyor. El emeği ürünlerden tasarımlara, hediyelik eşyalardan yöresel lezzetlere kadar farklı ürünlerin yer aldığı çarşı, kadın emeğinin ekonomik değere dönüşmesine katkı sağlıyor. Her ay düzenli olarak Gökdere Pazar Alanı’nda kurulan Hanımeli Çarşısı, kadın üreticilere yeni bir pazar oluştururken aynı zamanda kadınlar arasındaki dayanışma ve iş birliğini de güçlendiriyor. Tescil belgeleri alındı Yıldırım Belediyesi, BEBKA desteğiyle Mart 2025’te hayata geçirdiği Kooperatifçilik Gelişim Merkezi Projesi ile de kooperatiflerin gelişimine katkı sağlıyor. Kaplıkaya Mahallesi’nde kurulan merkezde; kadın girişimci ve kooperatiflere eğitim, ürün geliştirme, dijital pazarlama, e-ticaret, markalaşma ve pazara erişim desteği veriliyor. Merkezin çalışmaları kapsamında bugüne kadar; 31 köyde kültürel miras envanteri çıkarılırken, 20 kadın kooperatifine mentorluk hizmeti verildi. Ayrıca 10 ürün için geliştirme ve reçetelendirme çalışması yapılırken, 5 ürün için coğrafi işaret ve 6 ürün için de tasarım tescili başvurusu gerçekleştirildi. Tescil başvurusu yapılan ürünlerden; Motifli Pazen Kadın Yeleği, Yaprak İşlemeli Çağdaş Yelek ve Desenli Panelli Kumaş Çanta Takımı için tescil belgeleri de alındı. Yıldırım’ın geleceğine yatırım Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, kadınların ekonomik hayata daha fazla katılmasının toplumsal kalkınma açısından da büyük önem taşıdığını belirterek, kadınları güçlendiren her çalışmayı Yıldırım’ın geleceğine yapılan bir yatırım olarak gördüklerini belirtti. ’Güçlü Kadın Güçlü Toplum’ anlayışıyla çalıştıklarını vurgulayan Başkan Yılmaz, "Kadınlarımızın üretimde, istihdamda ve girişimcilikte daha fazla yer alması, şehirlerin kalkınmasına doğrudan katkı sunuyor. Kadın emeğini güçlendiren her çalışmayı kentimizin geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Yıldırım’da kadın kooperatiflerimiz, Kadın Eğitim ve Girişimcilik Merkezlerimiz, Hanımeli Çarşısı ve istihdam odaklı çalışmalarımızla kadınlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz" dedi.

BTSO’dan hizmet sektörüne nitelikli iş gücü yatırımı Haber

BTSO’dan hizmet sektörüne nitelikli iş gücü yatırımı

İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, BTSO Meclis ve Komite Üyeleri, meslek odası başkanları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen açılış programında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye genelindeki 367 oda ve borsa arasında hizmet sektörüne bu ölçekte ve donanımda çıraklık merkezi kazandıran tek oda olduklarını söyledi.İbrahim Burkay, eğitim yatırımlarının BTSO’nun öncelikli alanlarından biri olduğunu belirtti. GUHEM bünyesindeki Gökmen Havacılık ve Uzay Yüksek Teknoloji Fen Lisesi’nin hemen ardından hizmet sektörüne yönelik merkezi de şehre kazandırmaktan gurur duyduklarını ifade eden Başkan Burkay, "Türkiye’deki 367 oda ve borsa içinde bu ölçekte ve donanımda bir eğitim ve çıraklık merkezini hayata geçiren tek odayız. Bu yatırım, BTSO’nun yalnızca sanayide değil, ticarette, hizmette, sağlıkta ve turizmde de şehrine ve ülkesine sunduğu çok yönlü vizyonun en somut göstergesidir. Kentlerin ve toplumların gelişiminde estetik anlayışı belirleyici bir unsurdur. Burada eğitim görecek gençlerimiz meslek sahibi olmakla kalmayacak, bireylerin ve toplumun estetiğini, yaşam kalitesini ve mutluluğunu artıran çok değerli bir vazifeyi üstlenecekler" diye konuştu. BTSO’nun 2030 vizyonunda hizmet sektörüne güçlü destek İbrahim Burkay, mesleki eğitim ile sektörün ihtiyaçlarını buluşturan merkezlerin, iş dünyası ile gençler arasında güçlü bir köprü oluşturduğunu belirterek, "BTSO olarak 70 meslek komitemizle iş dünyasının her alanında projeler üreten ve bu projeleri hayata geçiren bir kurumuz. İçinde bulunduğumuz 400 metrekarelik alanda 20 koltuk bulunuyor. Burada hem cilt bakımı hem de kuaförlük alanlarında çıraklarımızın eğitimlerini gerçekleştiriyoruz. Bu merkezi çok önemsiyoruz. Sektörde faaliyet gösteren firmalarımızın birçoğu lansmanlarını burada gerçekleştiriyor. Sektörün tüm paydaşlarının bir araya geldiği, firmalarımızın merkezi aktif şekilde kullandığı bu yapı bizim için çok kıymetli. BTSO olarak ticaretten hizmet sektörüne, finanstan sağlığa, eğitimden turizme, tarımdan sanayiye kadar her alanda 60 bin üyemize hizmet sunmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu dönemde de 2030 vizyonumuz doğrultusunda, özellikle ticaret başta olmak üzere tüm alanlarda yalnızca Bursa’yı değil, Türkiye’yi dönüştürecek projeleri hayata geçireceğiz" dedi. Mesleki eğitimde Bursa’nın öğrenci sayısı 80 bine ulaştı Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, sanayi kenti Bursa’da mesleki eğitime verilen desteğin önemine dikkat çekerek, "BTSO ile yürütülen güçlü iş birliği ve öğretmenlerimizin gayreti sayesinde Bursa’da mesleki eğitimdeki öğrenci sayısı 80 bine ulaştı. Ahilik Haftası vesilesiyle Ahi Evran ve Yunus Emre’den miras kalan helal üretim ve dürüst kazanç kültürünün bu atölyelerde nesilden nesle aktarılmasını diliyorum. Emeği geçen, atölyenin yapımında katkısı bulunan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu’na ve Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. İnşallah buradan öğrencilerimiz işlerini öğrenerek, usta olarak evlerine ekmek götürecek birer birey olarak yetişirler" dedi. "Gençlerin yetişmesine büyük katkı sağlayacak" BTSO Meclis Üyesi Erhan Ceren, hizmet sektörü olarak gençlerin yetişmesine katkı sağlayacak önemli bir atölyenin açılışı için bir araya geldiklerini belirterek, "BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’ın ortaya koyduğu 2030 vizyonu doğrultusunda, sektörlerimizin geleceğine yönelik çalışmaların içerisinde yer almaktan ve bu vizyonu desteklemekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Kendi sektörüm açısından baktığımda, yaklaşık üç dönemdir beraber çalışıyoruz ve hizmet sektörüne verdiği destekler göz ardı edilemeyecek kadar kıymetli. Bugün ‘başardık’ dediğimiz tüm projelerde kendisi yanımızda oldu ve tam desteğini verdi. Burası da o projelerden bir tanesi. Sektörümüzün her zaman yanında oldu, kendisine bugüne kadar verdiği destek ve emekleri için teşekkür ediyorum" dedi. "Bursa için çok önemli bir kazanım" BTSO Meclis Üyesi Ali Bocan, Osmangazi Mesleki Eğitim Merkezi bünyesindeki güzellik ve saç bakım hizmetleri alanı atölyelerini güncel teknolojiler doğrultusunda hizmete sunduklarını belirterek, "BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’ın destekleriyle atölyelerimizi gençlerimizin hizmetine sunduk. Bu proje sektörümüz, gençlerimiz ve Bursamız için çok önemli bir kazanım oldu. Merkezde Cilt Bakımı ve Makyaj, Kadın Kuaförlüğü ve Erkek Kuaförlüğü alanlarında eğitimler veriliyor ve bu alanlarda 1.300 kişi eğitim alıyor. Bu sayı her geçen gün artıyor. Burada ulusal ve uluslararası standartlara uygun müfredatlar kapsamında eğitim alan gençlerimizi istihdam eden işletmelerimiz, devlet tarafından sağlanan teşviklerden de yararlanabiliyor" dedi.

Hasan Eker'den Dünya Turizm Günü mesajı: "Turizmde yeni bir vizyon ortaya koymalıyız" Haber

Hasan Eker'den Dünya Turizm Günü mesajı: "Turizmde yeni bir vizyon ortaya koymalıyız"

Türkiye’nin turizmde önemli bir destinasyon olmayı sürdürdüğünü belirten Hasan Eker, Türkiye’nin turizmde önemli bir deneyime ve güçlü bir destinasyon çeşitliliğine sahip olduğunu belirterek sektörün geleceğinin yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil, elde edilen katma değer ve turist başına harcama ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Eker, "Türkiye turizmde çok güçlü bir altyapıya, deneyime, doğal ve kültürel zenginliğe sahip. Ancak dünya turizminde rekabet her geçen gün daha da artıyor. Mısır başta olmak üzere Akdeniz destinasyonları ve Körfez ülkeleri yeni yatırımlarla, farklı turizm ürünleriyle ve güçlü tanıtım çalışmalarıyla pazardan daha fazla pay almaya çalışıyor. Bu nedenle bizim de mevcut gücümüzü korumanın ötesinde yeni bir vizyon ortaya koymamız gerekiyor" dedi. Turizm sektöründe değişen beklentilere dikkat çeken Hasan Eker, "Artık turist yalnızca deniz, kum ve güneş aramıyor. Kültür, gastronomi, sağlık, spor, doğa, tarih, kongre, alışveriş ve deneyim odaklı seyahatler giderek daha fazla önem kazanıyor. Türkiye’nin sahip olduğu bu büyük çeşitliliği daha iyi değerlendirmemiz gerekiyor. İnovatif turizm ürünleri geliştirmeli, dijitalleşmeyi hızlandırmalı, büyük veriyi ve bilimi daha etkin kullanmalı, turistin beklentisini doğru analiz ederek kişiselleştirilmiş deneyimler sunmalıyız" şeklinde konuştu. "Turizm sadece konaklama ve seyahat değildir" Turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Eker, sektörün kültürler arası iletişim ve toplumsal etkileşim açısından da önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Eker, "Turizm; kültürümüzdür, tarihimizdir, gastronomimizdir, doğamızdır, sanatımızdır. Aynı zamanda farklı toplumların birbirini tanımasını, anlamasını ve iletişim kurmasını sağlayan önemli bir köprüdür. İnsanların dünyayı tanıma, farklı kültürleri deneyimleme ve yeni yerler keşfetme isteği devam ettiği sürece turizm de önemini koruyacaktır" dedi. Türkiye’nin turizm gelirlerini artırabilmesi için daha yüksek katma değerli ürünlere yönelmesi gerektiğini belirten Eker, özellikle gastronomi, sağlık, kültür, kongre ve etkinlik turizmi gibi alanların daha fazla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. "Turizmciye verilen destek, sektörün geleceğine yapılan yatırımdır" Turizm sektörünün maliyetler, istihdam, finansman ve vergiler başta olmak üzere çeşitli sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Eker, sektöre yönelik destek ve teşviklerin önemini hatırlattı. Eker, "Turizmciye verilen destek yalnızca bugün faaliyet gösteren işletmelere verilen bir destek olarak görülmemeli. Bu destekler, Türkiye’nin gelecekteki turizm gelirlerine, istihdamına ve uluslararası rekabet gücüne yapılan yatırımlardır. Sektörün önünü görebilmesi, yatırım yapabilmesi ve yeni ürünler geliştirebilmesi için sürdürülebilir bir destek ve teşvik mekanizmasına ihtiyaç var" dedi. Türkiye’nin turizmde elde ettiği kazanımların korunması ve yeni pazarlara açılımın hızlandırılması gerektiğini vurgulayan Eker, seyahat acentelerinin de bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olduğunu belirtti. "Turizmci olmakla gurur duyuyorum" Turizmin uzmanlık ve deneyim gerektiren bir meslek olduğuna işaret eden Hasan Eker, sektör çalışanlarının Dünya Turizm Günü’nü de kutladı. Eker, "Turizm bir meslektir. Deneyim, bilgi, sabır ve uzun vadeli düşünce gerektirir. Turizmci özverilidir, çözüm odaklıdır, insan odaklıdır ve farklı kültürleri bir araya getirir. Turizm sektörünün içerisinde yer alan bir meslektaşınız olarak turizmci olmakla gurur duyuyorum. Bu vesileyle başta turizm çalışanlarımız olmak üzere tüm meslektaşlarımın, turizm öğrencilerinin ve eğitimcilerinin Dünya Turizm Günü’nü kutluyorum" ifadelerini kullandı.

Bakan Yumaklı: "Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak 140 milyon tonu aştık" Haber

Bakan Yumaklı: "Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak 140 milyon tonu aştık"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bu yılki bitkisel üretim beklentimiz 140 milyon tonu aşmış durumda. Bu rakam Cumhuriyet tarihimiz boyunca ulaştığımız en yüksek rakamdır" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Edirne'de katıldığı programda Türkiye'nin tarımsal üretimi, tarım diplomasisi ve sektöre yönelik yeni finansman imkanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal hasılada dünyada 7'nci sıraya yükseldiğini, 2026 yılı bitkisel üretim beklentisinin 140 milyon tonu aştığını ve Dünya Bankası ile imzalanan proje kapsamında 10 yıl boyunca 5,3 milyar dolarlık finansman sağlanacağını açıkladı. Türkiye'nin hedeflerini büyüttüğünü belirten Bakan Yumaklı, tarım diplomasisinin önemine dikkat çekerek Çin, Almanya ve Rusya ile temasların güçlendirildiğini söyledi. "Türkiye artık eski Türkiye değil" Bakan Yumaklı, Türkiye'nin bölgesel ve küresel alanda artan ağırlığına ilişkin, "Türkiye artık eski Türkiye değil. Bugün vizyonunu ve hedeflerini büyütmüş, çıtayı çok daha yükseklere koymuş bir Türkiye'yi konuşuyoruz. Bunun en somut ifadelerinden birisi de Türkiye Yüzyılı hedefini önümüze koymuş olmamız. Bu bizim yeniden tarih yazan bir aktör olarak ortaya çıkma iddiamızdır. Bu konuda hem ülkemizin hem de milletimizin potansiyeline güveniyoruz, inanıyoruz. Terörsüz Türkiye sürecinde ise inşallah çok önemli bir eşiği aşmak üzereyiz. Hepimiz bundan son derece eminiz ki bu süreç ülkemizi gerçek gücüne daha da yaklaştıracaktır. Bu süreç hem milli birliğimiz, kardeşliğimiz ve demokrasimiz adına büyük bir kazanım olacaktır hem de bu ülkenin kaynaklarını artık bu ülkenin eğitimine, sağlığına, tarımına, sanayisine aktarmak için de bizlere önemli fırsatlar verecektir. Türkiye'nin hem bölgemizde hem de küresel zeminde artan prestijini ve ağırlığını da kuvvetlendirecektir" dedi. "Mağdur halkların o mağduriyetini, o mazlumiyetini ifade eden Cumhurbaşkanımız ve Türkiye olmuştur" Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasına da değinerek, "Cumhurbaşkanımızın vizyoner siyasetinin bölgemiz ve dünya üzerinde etkisini güçlü bir şekilde hissettirdiği bir dönemden geçiyoruz. Cumhurbaşkanımız Türkiye olarak güçten değil, haktan yana olduğumuzu bir kez daha en açık bir şekilde ifade etmiştir. Bunun en son örneği de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapmış olduğu konuşmadır. Katliamlara, haksızlığa, sömürüye karşı hukukun ve adaletin hakim olduğu bir dünya için, hakim olması gereken bir dünya için bütün vicdanlara Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünden seslenmiştir. Ben bu ülkenin bir evladı olarak Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Biz haktan ve haklıdan yana olmayı milletimiz için, ülkemiz için bir onur meselesi olarak görüyoruz. Bunun AK Parti için önemi başından bu yana ifadesinde makes bulmuştur. O da güçlülerin değil, milletin davası olmuştur. Bu dava Edirne'den Gazze'ye kadar, Gazze'den Arakan'a kadar gönül köprüsü kuranların, dünyanın neresinde bir mazlum varsa onun gözyaşını silme derdinde olanların davasıdır. Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler kürsüsünde seslendirdiği üzere Sezai Karakoç'un o muhteşem ifadeleriyle söylersek eğer: ‘Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Biz sussak tarih susmayacak, tarih dahi sussa hakikat susmayacak.' Nitekim dünya da sussa ta en başından bu yana mazlum ve mağdur halkların o mağduriyetini, o mazlumiyetini ifade eden Cumhurbaşkanımız ve Türkiye olmuştur. Ben Cumhurbaşkanımızla beraber bütün AK Partili, bütün Cumhur İttifakı'na dahil olan partiler de dahil olmak üzere bu gür sedayı vermeye devam edeceğimizi buradan tekrar ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "Tarım diplomasisini öne çıkarıyoruz" Tarım diplomasisinin önemine dikkat çeken Yumaklı, "Ülkemizin bölgesinde ve dünyada güçlenen bir diplomasi anlayışının en önemli unsurlarından birisi olarak da artık tarım diplomasisini öne çıkardığımızı söylemek istiyorum. Son 3 haftadır özellikle tarım diplomasisinde çok önemli adımlar attık. Bu süreçte Çin, Almanya ve Rusya ile temaslarımızı güçlendirdik. Bu görüşmeleri imzaladığımız anlaşmalarla, yapmış olduğumuz mutabakatlarla da ülkemiz lehine ve menfaatine sonuçlara dönüştürmüş olduk. Buraya dün gece geç saatlerde Rusya'dan geldik ve ayağımızın tozuyla da bugün Edirne'deyiz. Bütün bu çalışmalarımızda gıda arz güvenliğimizi küresel gelişmelere ve yeni şartlara daha dayanıklı hale getirmeye gayret ediyoruz. Bunu ifade etmek istiyorum. Tabii mevcut gündelik sorunları ya da güncel sorunları çözmeye devam ederken aynı zamanda üreticilerimizin ürünlerinin de bu pazarlarda yer alması için onların önünü açmak üzere çok yoğun bir çaba ve gayret içerisindeyiz. Türk tarımının dünyadaki mevcut gücünü daha ileriye taşımak üzere gayret ediyoruz" dedi. "2026 yılı tarımsal üretimde çok güzel bir yıl oldu" Türkiye'nin tarımsal hasılada ulaştığı seviyeye değinen Yumaklı, "Tabii bütün bunların da bir sonucu oluyor elbette. Bu ülkenin tecrübeli ve kadimden gelen bilgi ve deneyimiyle üreten üreticilerinin, çiftçilerinin oluşturmuş olduğu tarımsal hasıla 2025 yılı sonu itibarıyla 83.2 milyar dolara ulaşmış durumda. 24 yıl öncesini düşünürsek eğer Türkiye dünyada tarımsal hasılada 12. sıradaydı, şu anda 7. sırada. Bu başarıda emeği olan bütün üreticilerimize, bütün çiftçilerimize, bütün sanayicilerimize, sektörün bütün paydaşlarına buradan canıgönülden teşekkür ediyorum. 2026 yılı ise tarımsal üretimde hamdolsun çok güzel bir yıl oldu. İklim şartları da bize yardımcı oldu hamdolsun ve sektörün de altyapısının güçlü olması ile birlikte bu yılki bitkisel üretim beklentimiz 140 milyon tonu aşmış durumda. Bu rakam Cumhuriyet tarihimiz boyunca ulaştığımız en yüksek rakamdır; bunu da altını çizerek ifade etmek istiyorum. Tabii bugünlerde yeni üretim sezonu için çiftçilerimiz, üreticilerimiz hazırlıklarına da başladı bir yandan. İnşallah yeni dönemin de aynı 2026'da olduğu gibi bereketli bir yıl olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "5,3 milyar dolarlık finansman paketi" Dünya Bankası ile imzalanan finansman anlaşmasına ilişkin bilgi veren Yumaklı, "14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nde Cumhurbaşkanımızın duyurmuş olduğu bir gelişmenin bir adım daha öteye taşındığını buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Dünya Bankası tarafından sağlanacak bir kaynakla Türkiye Tarım-Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'nin bu yıl başlayacağını Cumhurbaşkanımız ifade etmişti. Bu finansman paketi için dün itibarıyla Dünya Bankasıyla artık kesin bir netice olarak imzalar atılmış oldu. Bu projeyle gıda ve tarım sektörüne yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Bu neden önemli? Evet, biz üretiyoruz ancak hep ifade ettiğimiz gibi eğer katma değerli bir ürüne dönüştürmezseniz aslında bir potansiyeli de heba etmiş olursunuz. Biz bu konuda özellikle üretim planlaması 2024 yılında yürürlüğe girdi, hayata geçti; şimdi bunun ikinci adımını, yani üretmiş olduğumuz ürünlerin üretiminin de katma değerli hale getirilmesinin de planlaması aşamasına geçmiş durumdayız. Bu finansman desteğinin tarım ve gıda alanında yapılacak tesis, inşaat ve makine-ekipman yatırımlarına verileceğini söylemek istiyorum. Ve tabii ki elbette bizim öngördüğümüz vizyon ve uygulanacak istikamet çerçevesinde. Tabii temel amacımız üreticilerimizin üretmiş olduğu ürünlerin pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemin hayata geçirilmesi buradaki temel amacımız. 10 yıl boyunca devam edecek bu proje ve 5.3 milyar dolarlık bir rakamı ihtiva ediyor. İnşallah Dünya Bankası tarafından onaylanan ilk 750 milyon doların çağrısını bu yıl bitmeden yapmak istiyoruz. Projenin başvuru şartlarını ve detaylarını TKDK kurumumuz yürütücü olarak devam edeceği için açıklayacak inşallah" diye konuştu.

Adalet Bakanı Gürlek: "Güçlü bir ekonomi ancak öngörülebilir bir hukuk düzeni ve güven veren bir adalet sistemi üzerine kalıcı hale gelecektir" Haber

Adalet Bakanı Gürlek: "Güçlü bir ekonomi ancak öngörülebilir bir hukuk düzeni ve güven veren bir adalet sistemi üzerine kalıcı hale gelecektir"

Bakan Gürlek, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu toplantısında DEİK yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Bakan Gürlek, DEİK Genel Merkezindeki toplantıda, iş dünyasının temsilcileriyle Türkiye ekonomisi, yatırım ortamı ve yargı alanındaki çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. DEİK’in Türkiye’nin ticari diplomasisinde önemli bir görev üstlendiğini belirten Bakan Gürlek, Türk iş dünyasının dünyanın farklı coğrafyalarında daha güçlü ve görünür hale gelmesinde kurulun önemli katkısı bulunduğunu söyledi. Ülkelerin gücünün artık yalnızca siyasi ve askeri kapasiteleriyle ölçülmediğini belirten Bakan Gürlek, "Türk iş dünyasının dünyanın dört bir yanında daha güçlü, daha görünür ve daha etkin olmasında DEİK’in ortaya koyduğu bu gayretin ve iradenin önemi oldukça büyüktür. Çünkü artık ülkelerin gücü yalnızca siyasi veya askeri kapasiteleriyle değil, üretim güçleriyle, ticaret hacimleriyle ve dünyada kurdukları ekonomik bağlarla da ölçülmektedir" dedi. Türkiye’nin güçlü bir orduya ve savunma kapasitesine sahip olduğunu belirten Bakan Gürlek, iş dünyasının üretim, yatırım ve istihdam yoluyla ülkenin kalkınmasına önemli katkılar sunduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Devletimizin açtığı her yeni kapının ticaretle, yatırımla ve üretimle kalıcı hale gelmesini sağlayan en önemli güçlerden biri de sizlersiniz. Şunu hepiniz fark etmişsinizdir ki artık savaşların asli sebeplerinden birinin ticari avantaj sağlamak olduğu bariz bir gerçek haline gelmiştir." Küresel ölçekte yaşanan mücadelelerin ekonomik boyutuna vurgu yapan Bakan Gürlek, güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma modeli oluşturamayan ülkelerin dış müdahalelere açık hale geldiğini kaydetti. "Ekonomik bağımsızlık milli bağımsızlıktan ayrılmaz" Bakan Gürlek, "Günümüzde mücadele yalnızca cephede değil, ticarette, enerjide, teknolojide, üretimde ve finans sistemlerinde de verilmektedir. Bir ülkenin ekonomik bağımsızlığını kaybetmesi zaman içerisinde siyasi karar alma iradesinin de zayıflaması anlamına gelecektir. İşte bu nedenle ekonomik bağımsızlığı, milli bağımsızlığımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" diye konuştu. "Türkiye’nin müzakereci, barışçıl ve yapıcı tutumunu aynı zamanda ticari kazanımları da tahkim edebilmelidir" Enerji yolları, ticaret koridorları, kritik madenler ve teknolojinin küresel güç mücadelesinin önemli unsurları haline geldiğini anlatan Bakan Gürlek, "Türkiye, bölgesinin tüm jeopolitik avantajlarını kullanarak çevresindeki savaş ve gerginliklerde ortaya koyduğu müzakereci, barışçıl ve yapıcı tutumunu aynı zamanda ticari kazanımları da tahkim edebilmelidir. Bu konuda bizlere de sizlere de oldukça önemli sorumluluklar düşmektedir" dedi. Diplomaside oluşturulan güven ortamının kalıcı ticari ortaklıklara dönüştürülmesi gerektiğini belirten Bakan Gürlek, reel sektörün Türkiye ekonomisinin omurgası olduğunu söyledi. "Güçlü bir ekonomi ancak öngörülebilir bir hukuk düzeni ve güven veren bir adalet sistemi üzerine kalıcı hale gelecektir" Türkiye Yüzyılı vizyonunun adalet alanındaki karşılığını "Adaletin Yüzyılı" hedefi olarak tanımlayan Bakan Gürlek, şöyle konuştu: "Siz üretirken, yatırım yaparken ve yeni pazarlara açılırken devletimizin bütün kurumlarıyla yanınızda olduğunu bilmenizi isterim. Güçlü bir ekonomi ancak öngörülebilir bir hukuk düzeni ve güven veren bir adalet sistemi üzerine kalıcı hale gelecektir. Bizim görevimiz reel ekonomimiz üzerinde geçmişten gelen mevzuat yüklerini ya da hukuki boşluklardan kaynaklanan baskıları tek tek ortadan kaldırmaktır. İş insanlarımız önünü görebilmeli, yatırımcımız hukuk düzenine güvenmeli ve ekonomik faaliyetler gereksiz bürokratik ya da hukuki engellere takılmadan yoluna devam edebilmelidir." "Çıkar amaçlı suç örgütü yapılanmalarıyla mücadele etmeye devam edeceğiz" Yargının ekonomik hayatı tehdit eden çıkar amaçlı suç örgütleriyle mücadelesini sürdüreceğini ifade eden Bakan Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ekonomimizi zehirleyen çıkar amaçlı suç örgütü yapılanmalarıyla mücadele ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. Üretenin, yatırım yapanın, istihdam sağlayanın karşısına hukuk dışı yollarla çıkan yapılara karşı da mücadelemizi sürdüreceğiz. Ekonomik düzenin güvenliği, hukuk devletinin asli sorumluluklarından biridir. Çünkü yatırım ortamının güvenliği yalnızca mevzuatın sağlamlığıyla değil, ekonomik hayatı tehdit eden hukuk dışı yapıların etkisiz hale getirilmesiyle ancak mümkündür." Bakan Gürlek, ticari davaların uzun sürmesinin iş dünyasının önemli sorunlarından biri olduğunun farkında olduklarını belirterek, İstanbul’daki ticaret mahkemelerini tek çatı altında topladıklarını söyledi. Yargılamalarda hedef süre uygulamasına büyük önem verdiklerini belirten Adalet Bakanı Gürlek, UYAP üzerinden dava açıldığı anda dosyanın öngörülen tamamlanma süresinin belirlendiğini anlattı. Hâkimlerin hedef sürelere uymasına yönelik denetimin artırıldığını belirten Bakan Gürlek, sürenin hâkimin kendisinden kaynaklanan nedenlerle aşılması halinde idari ve disiplin süreçlerinin gündeme geleceğini ifade etti. "Azimle çalışıyoruz" Mahkemelerdeki dosya ve personel yoğunluğunun da teknolojik imkanlarla takip edildiğini anlatan Bakan Gürlek, iş yükü veya personel yetersizliği bulunan noktalara daha hızlı müdahale edeceklerini vurgulayarak şöyle konuştu: "Adalet Bakanlığı olarak yasal düzenlemeleri eksiksiz ve daha işlevli hale getirmek, iç ve dış hukuk güvencelerini sağlayan yasal çerçeveleri oluşturmak, çağın gerçeklerine uygun mevzuatı hayata geçirmek, uluslararası tahkim mekanizmalarının etkin işlemesini destekleyecek hukuk diplomasisi kanallarını geliştirmek bizim temel görevlerimizden birisidir. Bu konuda önemli adımlar attığımızı düşünüyorum. Ticaret mahkemelerinin ihtisas alanlarını geliştirip yapısal güçlerini artırmak, hızlı ve adil yargısal süreçler yürütmek, yatırım ve istihdamı destekleyen hukuk devleti ilkelerini sonuna kadar tahkim etmek de bu anlayışın devamıdır. Bunu çok iyi biliyor ve bu yönde azimle çalışıyoruz." Uluslararası ticaret ve yatırım uyuşmazlıklarına ilişkin çalışmalara da değinen Bakan Gürlek, 29 Mayıs 2026’da Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Tahkim Daire Başkanlığını kurduklarını hatırlattı. Yargılamaların uzamasındaki önemli nedenlerden birinin gereksiz bilirkişi incelemeleri olduğunu dile getiren Bakan Gürlek, bilirkişilik sisteminde kapsamlı düzenlemeler yaptıklarını ve yeni çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Hâkimin hukuki değerlendirmeyi bilirkişiye bırakamayacağını vurgulayan Bakan Gürlek, dosyaların yalnızca teknik uzmanlık gerektiren konularda bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini söyledi. İş davalarının daha kısa sürede kesinleşmesi için istinaf kapasitesini artırdıklarını belirten Bakan Gürlek, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde iş davalarına bakan yeni dairelerin kurulduğunu ve hedef süre uygulamasının istinaf aşamasında da geçerli olduğunu söyledi. Hukuki öngörülebilirliğin yatırım ortamının temel unsurlarından biri olduğunu belirten Bakan Gürlek, arabuluculuk sisteminin dava yükünün azaltılmasında önemli başarı sağladığını ifade ederek, yeni düzenlemelerle bazı uyuşmazlık türlerinin de arabuluculuk kapsamına alınması üzerinde çalıştıklarını kaydetti. "İstişare, daha güçlü hukuk ve yatırım ortamının vazgeçilmez unsurudur" İş dünyasının sahadaki tecrübelerinin mevzuat çalışmalarına katkı sağlamasını önemsediklerini vurgulayan Bakan Gürlek, "İstişareyi daha güçlü bir hukuk ve yatırım ortamının vazgeçilmez unsurlarından biri olarak görüyoruz" diye konuştu. Adalet Bakanı Gürlek, Adalet Bakanlığının yatırım ve üretimin önündeki hukuki engelleri azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, devletin bütün kurumlarıyla üreten, yatırım yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdam sağlayan iş dünyasının yanında olduğunu kaydetti. DEİK Başkanı Nail Olpak’ın ev sahipliğinde DEİK genel merkezinde yapılan toplantıda Bakan Gürlek yönetim kurulu üyelerinin görüş ve önerilerini de dinledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.