Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Istanbul

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Istanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istanbul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek: "Adalet güçlüden yana algısını hep birlikte kıracağız" Haber

Bakan Gürlek: "Adalet güçlüden yana algısını hep birlikte kıracağız"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ni ziyaret etti. Bölge İdare Mahkemesi Daire Başkanları ve İdare Mahkemeleri Başkanlarıyla toplantıda bir araya gelen Bakan Gürlek, yaptığı konuşmada uygulamada yaşanan sorunları yerinde dinlemek istediklerini belirterek, "Sorunlarınızı dinlemek için geldik. Uygulamaya ilişkin karşılaştığınız sorunlar varsa bakan yardımcılarımızla birlikte buradayız" diye konuştu. Yargıya güveni etkileyen iki temel sorun olduğuna dikkat çeken Bakan Gürlek, adliyelere olan güven duygusunun istenilen seviyede olmadığını söyledi. Adalet Bakanı Gürlek, "Bunun iki temel sebebi var. Birincisi davaların, yargılamaların uzaması. İkincisi de adaletin güçlüden yana olduğu algısı var. Hepiniz çok yoğun çalışıyorsunuz. Bundan eminim ben. Evlerinize dosya götürüyorsunuz. İstanbul’da görev yapan bütün hakim, savcılar mutlaka ailesinden ödün veriyor. Kendinden ödün veriyor. Sizden bir meslektaşınız olarak dosyalarınıza ihtimam göstermenizi rica ediyorum. Yargılama sürelerinin uzamamasını rica ediyorum. Biz büyük bir aileyiz. Adalet güçlüden yana algısını hep birlikte kıracağız" dedi. Toplantıda yargı mensuplarına çağrıda bulunan Bakan Gürlek, davaların makul sürede sonuçlandırılmasının önemine dikkat çekti. Bakan Gürlek, "Dosyalarınıza sahip çıkmanızı istiyorum. Kendinizi vatandaşın yerine koymanızı istiyorum. İdari yargı olarak verdiğiniz bir yürütmeyi durdurma kararı anlık olarak sistemi kilitleyebiliyor" diye konuştu. Geciken dosyalar yakından takip edilecek Bakan Gürlek, yargıda hedef süreleri önemsediklerini belirterek, "Bir dava hedef sürede bitmezse bunun makul bir gerekçesi olmalı. Eğer iş yoğunluğu varsa yeni mahkeme kurulacak veya hakim ve personel takviyesi yapılacak. Ama hakimden kaynaklanan bir gecikme varsa gereği yapılacak" ifadelerini kullandı. Yargı teşkilatının büyük bir yapı olduğunu belirten Bakan Akın Gürlek, mesleğe zarar veren kişilerle de mücadele edeceklerini vurguladı. İstanbul’daki hakim ve savcılar için lojman imkanlarının artırılacağını belirten Bakan Gürlek, Anadolu yakasında yeni lojmanların alındığını, ayrıca Esenler’de de yeni bir proje planlandığını açıkladı. Bakan Gürlek, "Anadolu Yakası’nda yeni lojmanlar aldık. Esenler’de de yaklaşık 300 lojman almayı düşünüyoruz. Lojman problemini çözeceğiz" şeklinde konuştu. Bakan Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu ilke kararları kapsamında İstanbul’daki görev süresine ilişkin düzenlemeye de değindi. İstanbul’un doğu görevi kapsamında değerlendirileceğini belirten Bakan Gürlek, görev süresinin 10 yıl olarak belirlendiğini söyledi.

Belgrad Galerija ‘73’te Aslıhan Çiftgül Rüzgârı: “Bakış Kalır Geriye…” Haber

Belgrad Galerija ‘73’te Aslıhan Çiftgül Rüzgârı: “Bakış Kalır Geriye…”

Türk çağdaş sanatının öne çıkan isimlerinden Aslıhan Çiftgül, 2026’ya güçlü bir giriş yaparak solo sergisi “Bakış Kalır Geriye…” ile Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da sanatseverlerle buluştu. Sergi, BPS Şirketi himayesinde, BPS yöneticisi Milan Panič küratörlüğünde Belgrad’ın prestijli sanat mekânlarından Galerija‘73’te açıldı. Ocak 2026’da kapılarını açan sergi, 23 yağlı boya eserden oluşuyor. Serginin açılışını, evsahipliğini üstlenen BPS Şirketi kurucusu Blagoje Ž. Popović yaptı. Etkinlik, Sırbistan’ın önde gelen gitar maestrolarından Prof. Dr. Uroš Dojčinović’un ‘Türk Marşı’ ile başlayan repertuarıyla konuklara sunduğu etkileyici performansla devam etti. Açılışa, ünlü şair Radomir Andrić başta olmak üzere, çok sayıda kültür ve sanat insanı katıldı; sergi, sanat ve kültür dünyasının dikkat çeken bir buluşmasına dönüştü. “Bakış Kalır Geriye…”, izleyiciyi insan yüzlerinin ardında saklı kalan sessiz hikâyeleri keşfetmeye davet eden güçlü bir deneyim sunuyor. Sergi, bir bakışın kalıcılığını, bir yüzün ardındaki yaşanmışlıklarla damıtılmış hikâyeleri ve askıda kalmış bir anın bir ömrün yükünü nasıl taşıyabileceğini sorguluyor. Çiftgül, figüratif ve sembolik anlatımıyla eserlerinde yalnızca görsel bir deneyim yaratmakla kalmıyor; izleyiciyi derin bir duygusal ve düşünsel yolculuğa çıkarıyor. Kültürel, toplumsal ve spiritüel temaları bir araya getiren sanatçı, geleneksel mirası modern bir bakış açısıyla yorumlayarak çağdaş resimde özgün bir anlatım dili oluşturuyor. Her bir eser, hem geçmiş ile günümüz arasında köprü kurarken hem de izleyicinin içsel dünyasında yankı uyandıran güçlü bir estetik yaratıyor. Aslıhan Çiftgül, insan figürünü yalnızca estetik bir unsur olarak değil, duygu, düşünce ve kavramların güçlü bir temsilcisi olarak kullanıyor. Doğu kültürü ve Osmanlı estetiğine ait izleri çağdaş bir yorumla yeniden şekillendiren Çiftgül, ışık-gölge kullanımı, zengin renk paleti ve detaylı figür işçiliğiyle eserlerine dramatik bir derinlik kazandırıyor; izleyiciyi hem görsel hem de duygusal ve düşünsel bir yolculuğa davet ediyor. Paris Grand Palais’in kadrolu sanatçısı olarak Art Shopping ve Art Capital fuarlarında eserlerini sergileyen Çiftgül, disiplinlerarası sanatın birleştirici gücüne inanıyor ve kültürler arası diyaloğu eserlerine yansıtıyor. Ressam Çiftgül, 27 yılı aşkın süredir resim sanatına, özellikle yağlı boya portrelere adanmış bir ressamdır. Eserleri Fransa, ABD, Japonya, İtalya, İspanya, Yunanistan, Lüksemburg, Avusturya, Birleşik Arap Emirlikleri, Gürcistan, Bulgaristan ve Sırbistan’da sanatseverlerle buluşmuş; Tokyo’da gerçekleştirdiği bir önceki kişisel sergisinin ardından, Türkiye Büyükelçiliği tarafından Tokyo Metropolitan Müzesi’nde eserlerini sergilemek üzere yeniden davet edilmiştir. Ayrıca edebiyata ilham kaynağı olan sanatçı, Shoshana Vegh ile ortak yayımlanan şiir kitabının lansmanını Batum’da gerçekleştirmiştir. Uluslararası arenada birçok ödülün sahibi olan Çiftgül, AIAM –Amitiés Internationales André Malraux’un ilk ve tek Türk kadın üyesi olarak çağdaş Türk sanatının güçlü temsilcilerinden biridir. Belgrad’daki “Bakış Kalır Geriye…”, Aslıhan Çiftgül’ün figüratif anlatımı, sembolik düşünceyi ve kültürel mirası bir araya getiren özgün sanat yaklaşımının güçlü bir örneğini sunuyor. Sergi, izleyicilere insan yüzlerinin ardındaki hikâyeleri keşfetme fırsatı sunarken, sanatçının uluslararası sanat yolculuğunda da önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor.

Ekrem İmamoğlu davasında 4. gün! Haber

Ekrem İmamoğlu davasında 4. gün!

"Ali Sukas ‘alışverişler üzerinden yüzde 10 alacağız’ dedi" Duruşmada İBB iştiraklerinden Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü sanık Ümit Polat savunma yaptı. Polat savunmasında "2019 yılında Ali Sukas’ın göreve gelmesiyle birlikte 2020 yılının başlarında üretim planlama müdürü olarak beni atadı. 5-6 ay sonra 2020’nin ortalarına doğru satın almada problemler çıkmaya başladı. Pandeminin yoğun olduğu dönemdi. O dönemde ilgili müdür arkadaş görevden ayrılmak durumunda kaldı. Birimi bana verdiler. Yılın sonuna doğru da asaleten satın alma müdürü oldum. 2023 sonlarına kadar herhangi bir sıkıntı yoktu. Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas 2024’ün başlarında bir gün çağırdı beni. ‘Bir liste var. Bu listeden yaptığımız alışverişler üzerinden yüzde 10 alacağız’ dedi. ‘Ve bunu sen isteyeceksin’ dedi. Böyle bir şeyin olmayacağını söyledim neyin parası diye sordum. Neyi istiyoruz yani? İnsanlardan neyin parasını istiyorsunuz? ‘Ben istemiyorum, yukarı istiyor’ dedi. Yukarısı kimse gelsin kendi istesin muhabbeti yaptık. Devamında bunu bir kez daha tekrar etti kendisi bana. Böyle bir şeyin olmayacağını, kesinlikle böyle bir şeye bulaşmayacağımı söyledim. Devamındaki süreçte müteahhitler yavaş yavaş gelip dertlenmeye başladı. 25 yıldır aynı kurumdayım. Müteahhitler ile belli bir samimiyet oluşmuş oluyor. ‘Bizden şu kadar para istiyor’ diyorlardı. Oradan haberdar olmaya başladım. Bir, iki, üç derken rahatsızlık arttı. Ben ilk başta kendisi için topladığını düşünüyordum. Yukarıyı bahane ederek kendisine alıyor diye düşünüyordum. Bunu yukarısı dediği yere şikayet edeceğim diye düşündüm" dedi. "Ortada bir kamu zararı söz konusu, ama bir şey yapamıyorum" Polat savunmasının devamında "Duygu Çebi bizde üretim planlama müdürüydü. Duygu Çebi kimdir? Ertan Yıldız’ın kuzeni. Yeni atanmıştı. Ertan Yıldız’a yakınlığından dolayı onunla ilk başta paylaştım durumu. Böyle böyle bir şey vardı dedim. ‘Bak müteahhitlerden para istiyor bu rahatsız ediyor’ dedim. ‘İlgileneceğim’ dedi ama sonra ses çıkmadı. Bunun üzerine Ekrem Başkan’ın kendisine ileteceğim diye karar verdim kafamda. Murat Dağdeviren diye bir müteahhitimiz vardı. Başkana yakın görüşebilen biriydi kendisiyle. Onunla paylaştım. Böyle böyle bir şey var dedim. O ‘ben kesinlikle ileteceğim’ dedi. Aradan biraz daha zaman geçti, bir gün geldi tekrar Murat Dağdeviren dedi ki, ‘ben ilettim ama ayaküstü gibi konuştuk, sonra Fatih Keleş’e de bahsettim’ dedi. Yine beklemeye girdik. Yine herhangi bir şey olmadı. Sonra Murat Dağdeviren’le yine konuşurken dedi ki, ‘benim kayınpederim başkanımla daha rahat görüşür’ dedi. Ona gittik. Kendisine aktardım böyle böyle diye. ‘Ben ilgileneceğim’ dedi. Bir gelişme olmadı. Çünkü bir şey olmaması rahatsız ediyordu. Ortada bir kamu zararı söz konusu, ciddi sıkıntılar yaşanıyor ama herhangi bir şey yapamıyorum. 25 yıl hizmet verdiğim bir yer, savcılığa gitsem, suç duyurusunda bulunsam kendi şirketini şikayet eden eleman pozisyonuna düşmek istemedim. Bir şekilde çözülür diye umdum" şeklinde konuştu. "Lale soğanı ile ilgili bir yolsuzluk vardı onu verdim savcıya" Polat "Ali Sukas kendisi için yapıyor. Kendisi de siyasi, karısı da siyasi. Bir dahaki seçimlere daha sağlam hazırlanmak için. Çünkü kendi belediyede başkan adayı olarak konuşulmuştu. Herhalde o niyetle diye düşündüm. Muhtemelen görevden alacaklar diye düşünüyordum. Gider ayak ne yaparsam kardır mantığıyla yürüyor diye düşündüm. 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ile süreç başladı. Sonra müteahitler tutuklanmaya başladı. Sonra ben kendim giderek savcılığa ifademi verdim. Tutuklu olan müteahhitlerden hiçbirinin ifadesinde ben yokum. Tutuklanma süreçlerinde gizli tanıklardan birinin ben olduğumu düşünmüşler. Lale soğanı ile ilgili bir yolsuzluk vardı. Onu verdim savcıya. Onlarla ilgili şüpheliler alınınca benim ismimi vermişler etkin pişmanlıktan serbest kalmışlar. Sonra yurtdışına kaçtılar. O ifadelerden dolayı ben tutukluyum şu anda. Ali Sukas birkaç kişi bir araya geldiğinde bile toplantılarda telefonları dışarı bıraktıran biriydi" dedi. Ümit Polat savunmasının devamında tutukluyken kendisini CHP’li Gökhan Zeybek’in ziyarete geldiğini söyledi. Polat, Zeybek’in olayın tamamen kumpas olduğunu kendisine söylediğini belirterek kızının eğitim masraflarını karşılayacağını da söylediğini aktardı. Polat "Gökhan Zeybek bana bu ziyaret esnasında sus işareti de yaptı" dedi. Sanık savunmasının ardından cumhuriyet savcısı "Yukarıdan para isteyen şahıslar var demiştin. Bunlar kimler?" şeklinde soru sordu. Sanık Polat "Ali Sukas’la dışarıda görüştüm. ‘25 yıllık emeğin var ama seni görevden alacağım. Çok konuşuyorsun, dikkat et. Bu işlerden Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’in haberi var’ dedi. Daha sonraki süreçte, Ali Sukas’ın talimatıyla darp edildim. Şikayette bulunmadım çünkü korktum. Sonraki gün de Ekrem İmamoğlu tutuklandı zaten" yanıtını verdi. Savcı "Ama savcılıktaki ifadende, Sukas’ın sana ‘bu saldırı sana değil bize yapıldı’ dediğini söylemişsin" sorusu üzerine sanık "İşleyiş olarak bunu Sukas’ın yaptırdığını düşünüyorum" cevabını verdi. Ekrem İmamoğlu’ndan tablo tepkisi: "Lütfen yalana müsaade etmeyin" Duruşmada MASAK tarafından hazırlanan ve iddianamede yer alan yıllara göre Ağaç A.Ş.’ye giren para miktarını gösteren bir tablo yansıtıldı. Duruşma savcısı "İmamoğlu ile Ali Sukas görüştü demişsin. İmamoğlu’nun Ali Sukas’a seçim için yeterince para toplayamadığı için kızdığını söylemişsin. Bundan sonra da Sukas’ın para toplama hızının artırdığını söylemişsin. 2023-2024 arasında Ağaç A.Ş.’deki bu yükselen para girişinin bu görüşmeyle ilgisi var mı?" sorusunu yöneltti. Polat ise "Para toplandı ama seçim için toplandı diye duydum" yanıtını verdi. Bu esnada ayağa kalkan Ekrem İmamoğlu "Sayın hakim lütfen yalana müsaade etmeyin. İddia makamı yalan bir tablo yansıttı" dedi. Ekrem İmamoğlu savcılığa iftira makamı dedi, savcılık işlem yapılmasını istedi Sanık Ümit Polat’a, Cumhuriyet Savcısı iddianamede yer alan bir tablonun ne anlama geldiğini sordu. Soruya sanık Ekrem İmamoğlu itiraz ettiğini belirterek, "İddia makamının yalan bir tabloyu yansıtmasına karşıyım. İddia makamı, iftira makamı yalan konuşuyor, sayın hakim, lütfen yalana müsaade etmeyin" dedi. Bunun üzerine Cumhuriyet savcısı, CMK hükümleri gereği İmamoğlu’nun makama ve kendisine yönelik hakarette bulunduğunu belirterek, hakkında işlem yapılmasını istedi. Bunun üzerine İmamoğlu söz almak istedi. Mahkeme başkanı, İmamoğlu’na iddialara karşı tek tek yanıt hakkı veremeyeceğini, kendisinin savunma yapacağı zaman tüm iddialar hakkında savunma yapacağını belirtti.

Bakan Bayraktar, madencilerle iftar yaptı Haber

Bakan Bayraktar, madencilerle iftar yaptı

Bakan Bayraktar, Zonguldak’ta bir dizi temasta bulundu. Valiliği ve AK Parti İl Başkanlığını ziyaret eden Bakan Bayraktar, daha sonra TTK’nın Kozlu Taşkömürü İşletme Müessesesine geçerek -630 metre kotta madencilerle iftar yaptı. Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, AK Parti milletvekilleri Muammer Avcı ve Ahmet Çolakoğlu, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan ve AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Mesut Özil de iftarda yer aldı. "Kendi enerjisi olanın daha güçlü olduğu süreç" Ortadoğu’da bir savaş yaşandığına ve savaşla birlikte enerji konusunun daha çok gündeme geldiğine işaret eden Bakan Bayraktar, "Burada sizlerin yaptığı işin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Kendi enerjisi olan, kendi enerji kaynaklarını kullanabilen bir ülkenin çok daha farklı, çok daha güçlü olduğu bir süreç var. Onun için biz hep, başından beri Milli Enerji ve Maden Politikası diyorduk" dedi. Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki kömürle, Karadeniz’deki doğal gazla ve Gabar’daki petrolle enerjideki dışa bağımlılığı bitirmeye gayret ettiklerini vurguladı. Önce iş sağlığı ve güvenliği Çalışmalarda iş sağlığı ve güvenliğini önceliklendirdiklerini belirten Bakan Bayraktar, "Sizlerin sağlığı, sizlerin güvenliği ve emniyeti bizim için en önemli konu. Elbette ki üreteceğiz, elbette ki ülkemiz ürettikçe büyüyecek ama önemli olan sizlerin sağlıklı bir şekilde bu üretimi yapabilmeniz. Ondan sonra ‘çevreye rağmen değil, çevreyle uyumlu iş yapacağız’ diyoruz. Türkiye’nin madenlerini inşallah ekonomimize böylece katmış olacağız" diye konuştu. "Tedbirleri en hızlı şekilde alıyoruz" Bakan Bayraktar, "Emniyetle ilgili tedbirlerimizi en üst düzeyde tutmamız lazım. İş yapış tarzını, alışkanlıklarımızı buna göre değerlendirmemiz ve uygulamamız lazım. Biz gerekli tedbirleri hep birlikte alacağız, alıyoruz. Çalışma sayısı ve süreleri en kısa zamanda normale döndürecek tedbirleri de en hızlı şekilde alıyoruz. Bundan bir endişeniz olmasın" açıklamasını yaptı.

Savaş halindeki ülke ihracatta ilk sırayı aldı Haber

Savaş halindeki ülke ihracatta ilk sırayı aldı

Türkiye’nin hamsi ihracatında yılın ilk iki ayında Ukrayna ilk sırada yer aldı. Açıklanan istatistiklere göre, savaşın sürdüğü Ukrayna’ya yapılan hamsi ihracatı dikkat çekti. Ocak-Şubat döneminde Ukrayna’ya 1 milyon 189 bin 703 kilogram hamsi ihraç edilirken, bu ihracattan 886 bin 42 dolar döviz girdisi sağlandı. Aynı dönemde Türkiye’den toplam 16 ülkeye gerçekleştirilen hamsi ihracatı ise 1 milyon 417 bin 881 kilogram olarak kaydedildi. Bu ihracat karşılığında 2 milyon 692 bin 135 dolar gelir elde edildi. Geçen yılın aynı döneminde ise 13 ülkeye yapılan hamsi ihracatında 867 bin 205 kilogram hamsi karşılığında 2 milyon 16 bin 517 dolar döviz girdisi sağlanmıştı. Bu yılın ilk iki ayında elde edilen gelir, geçen yılın aynı dönemine göre artış gösterdi. Söz konusu dönemde hamsi ihracatında Ukrayna’nın ardından Belçika ve Almanya geldi. Belçika’ya 65 bin 606 kilogram hamsi ihraç edilerek 631 bin 263 dolar gelir elde edilirken, Almanya’ya yapılan 55 bin 212 kilogramlık ihracattan 470 bin 919 dolar döviz girdisi sağlandı. En az hamsi ihracatı yapılan ülkeler ise Katar, Gürcistan ve Azerbaycan-Nahçıvan oldu. Katar’a 300 kilogram karşılığında bin 380 dolar, Gürcistan’a 349 kilogram karşılığında 4 bin 370 dolar, Azerbaycan-Nahçıvan’a ise 494 kilogram karşılığında 2 bin 613 dolar değerinde hamsi ihraç edildi. Öte yandan, Trabzon’dan da yılın ilk iki ayında 3 ülkeye hamsi ihracatı gerçekleştirildi. Trabzon’dan yapılan ihracatta 197 bin 603 kilogram hamsi karşılığında 183 bin 128 dolar gelir elde edildi. Geçen yılın aynı döneminde ise 36 bin 175 kilogram hamsi ihracatından 139 bin 6 dolar döviz girdisi sağlanmıştı. Trabzon’dan hamsi ihracatı ise Ukrayna, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirliklerine gerçekleşti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.