Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Işkence

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Işkence haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işkence haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ergenekon soruşturmasında görev yapan 21 hakim ve savcı hakkında kritik karar Haber

Ergenekon soruşturmasında görev yapan 21 hakim ve savcı hakkında kritik karar

Ergenekon soruşturma ve kovuşturmalarında görev yapan 21 eski hakim ve savcı hakkında yürütülen soruşturmada, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin zamanaşımı gerekçesiyle verdiği karar, İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kaldırıldı. Kamuoyunda "Ergenekon" olarak bilinen soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde görev yapan 21 eski hakim ve savcı hakkında, FETÖ/PDY’nin amaçları doğrultusunda yargı yetkisinin kullanıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni gelişme yaşandı. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin zamanaşımı gerekçesiyle verdiği "Son Soruşturmanın Açılmasına Yer Olmadığına" ilişkin karar, İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kaldırıldı. 21 eski hakim ve savcı hakkında soruşturma 2008-2010 yılları arasında İstanbul’da görülen Ergenekon soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde görev yapan aralarında eski İstanbul Cumhuriyet Savcısı ile eski İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi üye hakimlerin de bulunduğu 21 şüpheli hakkında soruşturma yürütüldü. Dosyada, söz konusu isimlerin FETÖ/PDY terör örgütünün amaçları doğrultusunda yargı yetkisini kullandıkları, Ergenekon soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde mağdur ve müştekilere yönelik hukuka aykırı dinleme, sahte delil oluşturma ve haksız tutuklama gibi uygulamalarda bulundukları iddia edildi. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi zamanaşımı gerekçesiyle karar verdi Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 20 Ocak 2022 tarihli iddianame ile şüpheliler hakkında "son soruşturmanın açılması" talebinde bulunuldu. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi ise 30 Mart 2026 tarihli ek kararıyla, isnat edilen suçlara ilişkin olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle "Son Soruşturmanın Açılmasına Yer Olmadığına" karar verdi. Başsavcılık itiraz etti Kararın ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edildi. İtirazda, şüphelilerin gerçekleştirdiği ileri sürülen sahte delil oluşturma, usulsüz arama, gözaltı, tutuklama ve dinleme gibi uygulamaların basit adli hata veya münferit suçlar kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi. Başsavcılık, söz konusu eylemlerin FETÖ/PDY terör örgütünün amaçları ve hiyerarşisi doğrultusunda gerçekleştirildiğini savunarak, eylemlerin "Anayasayı İhlal" suçunun yürütme hareketlerini oluşturduğunu ve mağdurlara yönelik eylemlerin "işkence" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Zamanaşımı kararı kaldırıldı İtirazı inceleyen İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 10 Temmuz 2026 tarihli kararıyla Başsavcılığın itirazını kabul etti. Mahkeme, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin "Son Soruşturmanın Açılmasına Yer Olmadığına" ilişkin kararını kaldırarak dosyanın gereğinin ifası için yeniden Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verdi. Böylece 21 eski hakim ve savcı hakkında yürütülen dosyada, zamanaşımı gerekçesiyle verilen "son soruşturmanın açılmaması" kararı kaldırılmış oldu.

12 Eylül’ün acı izleri Ulucanlar’da: Yıllar geçse de yaşanılanlar unutulmadı Haber

12 Eylül’ün acı izleri Ulucanlar’da: Yıllar geçse de yaşanılanlar unutulmadı

12 Eylül 1980 darbesinin mağdurları, aradan geçen 46 yıla rağmen yaşadıkları zulmü unutamıyor. Mahkumlar, insanlık dışı uygulamaları anlattı. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından Türkiye genelinde çok sayıda kişi gözaltına alınırken, binlerce kişi askeri mahkemelerde yargılandı. Darbe döneminde cezaevlerinde yaşanan işkence ve zulüm ise aradan geçen yıllara rağmen mağdurların anlatımlarıyla gündemdeki yerini korudu. Darbe döneminde yargılanan ve cezaevlerinde kalan Hakverdi Satılmış ile darbe sonrasında idam cezası alan çok sayıda ülkücü sanığın avukatlığını üstlenen Şevket Can Özbay, Ulucanlar Cezaevi’nde düzenlenen etkinlikte o dönemde yaşadıklarını anlattı. Hakverdi Satılmış, 1978 yılında henüz 15 yaşındayken cezaevine girdi. Satılmış, gözaltında işkence gördüğünü ve bir süre Ulucanlar Cezaevi’nde kaldığını belirtti. 12 Eylül 1980 darbesinin ardından ise ‘MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası’ kapsamında 220 kişiyle birlikte idam talebiyle yargılandı. Satılmış, yıllar sonra çıkarılan af kapsamında serbest kaldı. Satılmış, darbe sonrasında Mamak Cezaevi’nde de tutulduğunu ve burada işkence ve kötü muamele gördüğünü ifade etti. Cezaevlerinde özellikle hücre uygulamaları, kötü yaşam şartları, yetersiz beslenme ve hijyen sorunları bulunduğunu anlattı.

"Kuytulcuların" kaçırdığı iş adamı dehşet anlarını anlattı Haber

"Kuytulcuların" kaçırdığı iş adamı dehşet anlarını anlattı

Adana’da kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen ve Alparslan Kuytul’un liderliğini yaptığı belirtilen yapılanmaya yönelik soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda 32 şüpheli gözaltına alınırken, 2021 yılında kaçırıldığı öne sürülen iş adamı Koray Sarısaçlı’nın anlattıkları dehşete düşürdü. Sarısaçlı, 12-13 gün boyunca karanlık ve yaklaşık 2-3 metrekarelik bir yerde tutulduğunu, ellerinin çok kötü bağlandığını, elektroşok uygulandığını, sürekli darp edildiğini ve kaburgalarının kırıldığını söyledi. Sarısaçlı, "Günleri bile bilmiyordum. Günleri ezan sesinden tahmin ediyordum" dedi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında dün 6 ilde 49 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda başta Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul olmak üzere 32 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "örgüt üyeliği", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "nitelikli dolandırıcılık", "resmi belgede sahtecilik" ve "Vergi Usul Kanunu’na muhalefet" suçlarından işlem başlatıldığı bildirildi. Operasyon yapılan "Kuytulcuların" Alparslan Kuytul’un talimatıyla 2021 yılında kaçırdığı öne sürülen iş adamı Koray Sarısaçlı’da o günkü yaşadığı dehşet anların anlattı. "Mallarıma çökmek istediler" Sarısaçlı, Alparslan Kuytul ve ekibinin mallarına el koymak istediğini belirterk, "Önceden tehdit ediyorlardı, baskı altında bırakıyorlardı. Bu nedenle vekalet vermek zorunda kaldım. Tehditle, şantajla vekalet verdim. Vermek zorunda kaldım. Daha sonra durum değişince vekaletleri iptal ettim" dedi. "Vekaletleri iptal edince beni kaçırdılar" Vekaletleri iptal ettikten sonra olayların daha da ileri bir aşamaya taşındığını anlatan Sarısaçlı, "İptal ettirince bunlar bu işi daha da ileri safhaya taşıdılar. Bu sefer beni kaçırdılar" ifadelerini kullandı. Kaçırıldıktan sonra sırada işkence gördüğünü ve darp edildiğini belirten Sarısaçlı, "Orada bir sürü işkence, darp yaptılar. Orada ellerimi çok kötü bağladılar, parmaklarım şişti. Elektroşokla işkence yaptılar. Çok küçük, hayvanın barınamayacağı 2-3 metrekarelik yerde beni tuttular. Gözlerimi bağladılar üzerime çıkıp tekme attılar. Kaburgam kırıldığını hissettim beni bir yere götürürlerken çok zor yürüyordum" diye konuştu. "Günleri ezan sesinden tahmin ediyordum" Kaçırıldığı süre boyunca karanlık bir yerde tutulduğunu anlatan Sarısaçlı, yaşadığı korku dolu günleri şu sözlerle anlattı: "Beni 12-13 gün alıkoydular. Günleri bile bilmiyordum. O kadar karanlık bir yerdi. Günleri ezan sesinden tahmin ediyordum. Gözlerimi kapattılar, sürekli darp ettiler. Üzerime çıktılar, kaburgamı kırdılar. Bu nedenle yürüyemiyordum." "Kaburgam kırık olduğuna dair rapor aldım" Serbest bırakıldıktan sonra hastaneye giderek rapor aldığını ileri süren Sarısaçlı, kendisiyle ilgili farklı bir rapor hazırlandığını söyleyerk, "Serbest kalınca kaburgamda kırık olduğuna dair rapor aldım. Bunlar ben olmadan kadın doğum hastanesinden kırık olmadığına yönelik rapor almışlar. Gelsinler mahkemeyle o raporu veren doktor da gelsin, kırık var mı yok mu görsünler. Bunlar kafa karışıklığı yapıp hedef saptırmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. "6-7 milyon dolarlık senet imzalattılar" Sarısaçlı, kaçırıldığı sırada kendisine senet imzalatıldığını ve serbest bırakılmasının bazı şartlara bağlandığına dikkat çekerek şöyle devam etti: "Daha sonra senet imzalattılar. Çıktıktan sonra da yine vekalet aldılar. Beni o şartla bıraktılar. Onların aleyhine konuşmayacağıma dair baskı yaparak 6-7 milyon dolarlık senet imzalatarak bıraktılar." Serbest kaldıktan sonra şikayetçi olduğunu belirten Sarısaçlı, "Ben de serbest kalınca gidip onlar hakkında şikayetçi oldum" ifadelerini kullandı. "Alparslan Kuytul hep arkada durur" Sarısaçlı, Alparslan Kuytul’un yapılanma içerisindeki rolüne ilişkin de konuşarak, "Alparslan Kuytul hep arkada durur. Ön tarafa kendi elemanlarını sürer. Benim kaçırılmamın sebebi Alparslan Kuytul ve elemanlarıdır" diye konuştu. "100 dönümlük arazime ve 75 yataklı hastaneme çökmek istediler" Sarısaçlı, kendisine ait olduğunu belirttiği mal varlıklarının da hedef alındığını belirterek, "Benim 100 dönüm kiraz bahçeme, 75 yataklı hastaneme, bu bölgede ruhsatı tek olan laboratuvarı üzerlerine geçirmek istediler. Kiraz bahçesiyle ilgili davan sonuçlandı. Yerel mahkeme tekrar bize verdi. Diğer yerlerin mahkemesi devam ediyor" diye konuştu. Koray Sarısaçlı’nın kaçırılmasıyla ilgili dava Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinde devam ediyor.

Suriye'de Esad'ın kuzeni Vasim Esad'a idam cezası Haber

Suriye'de Esad'ın kuzeni Vasim Esad'a idam cezası

Suriye'de devrik lider Beşar Esad'ın kuzeni Vasim Esad, savaş suçu ve insanlığa karşı işlediği suçlar kapsamında görülen davada idam cezasına çarptırıldı. Suriye'nin başkenti Şam'daki 4. Ceza Mahkemesi, eski rejim mensuplarının yargılandığı davada tarihi bir karara daha imza attı. Mahkeme, devrik rejim lideri Beşar Esad'ın kuzeni Vasim Esad'ı "kasten adam öldürme", "işkence", "insanlığa karşı suç" ve "savaş suçu" işlemekten idam cezasına çarptırdı. Vasim Esad'ın ayrıca taşınır ve taşınmaz tüm mal varlığına kamu hazinesi adına el konulmasına ve mağdurlara tazminat ödenmesine hükmedildi. Uluslararası hukuk ve insan hakları örgütleri temsilcileri ile Ulusal Geçiş Dönemi Adalet Komisyonu üyelerinin katıldığı 6. duruşmada kararı açıklayan Mahkeme Başkanı Hakim Fahreddin el-Eriyan, soruşturma ve delillerin, sanığın suçlarını kanıtladığını belirtti. El-Eriyan, Vasim Esad'ın eski rejim komutanlarından Tuğgeneral Ghiath Dalla'nın talimatıyla yasa dışı silahlı gruplar kurduğunu, Doğu Guta ve özellikle Mleha beldesinde sivilleri hedef alan katliamlarda rol aldığını ifade etti. Mahkeme ayrıca Vasim Esad'a bağlı grupların Ceramana'da muhalif sivillere ait iş yerlerini yağmalama, mülklere el koyma, adam kaçırma, kasten öldürme ve işkence suçlarını işlediğini kesinleştirdi. Öte yandan, 21 Haziran 2025'te Suriye-Lübnan sınırında yakalanan Vasim Esad'ın yargılanmasına 24 Haziran'da başlanmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.