Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Iş Modelleri

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Iş Modelleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Modelleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Göktaş: "Kadın girişimciliğine yapılan her yatırım, Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırımdır" Haber

Bakan Göktaş: "Kadın girişimciliğine yapılan her yatırım, Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırımdır"

Bakan Göktaş, İzmir temasları kapsamında Konak’taki bir otelde ‘Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim’ programına katıldı. Burada konuşan Göktaş, "Halkbank iş birliğinde hayata geçirdiğimiz bu programın 2026 yılındaki ilk eğitimini İzmir’de gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyuyorum. Üretimin, ticaretin, inovasyonun ve girişimcilik ruhunun güçlü merkezlerinden biri olan İzmir’de, kadın girişimciliğini konuşmak bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Çünkü İzmir, köklü ticaret kültürü ve girişimci ruhuyla, her daim Türkiye’nin dünyaya açılan güçlü üretim kapılarından biri oldu. Bugün de bu şehir, kadının ekonomik hayata daha güçlü katılmasına, yenilikçi fikirlerinin filizlenmesine ve yeni başarı hikayelerinin yazılmasına ilham vermeye devam etmektedir" ifadelerini kullandı. "Türkiye, kadın girişimciliği konusunda güçlü bir potansiyele sahip" Dünyanın, üretimin, ticaretin ve ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği büyük bir dönemden geçtiğine değinen Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "Artık ekonomilerin gücü sadece büyük fabrikalarla, büyük yatırımlarla ya da büyük merkezlerle ölçülmüyor. Bir fikri olan, emeğini bilgiyle buluşturan, cesaretini doğru desteklerle güçlenen her insan, bulunduğu yerden dünyaya açılabiliyor. Dünyaya açılabilen, yeni bir değer üretebiliyor. Bu yeni dönemin en güçlü aktörlerinden biri hiç şüphesiz kadın girişimcilerdir. Dünyanın birçok ülkesinde kadınların finansmana erişimini kolaylaştıran, girişimcilik ekosistemine katılımını artıran özel destek mekanizmaları geliştiriliyor. E-ticaret platformları, yerel üreticileri küresel pazarlara taşıyan güçlü araçlara dönüşüyor. Sosyal girişimcilik modelleriyle kadınlar, çevre, eğitim, bakım ve teknoloji alanlarında yenilikçi çözümler üretiyor. Temiz teknoloji, sürdürülebilir üretim, dijital pazarlama ve yenilikçi endüstriler gibi alanlarda kadın girişimcilerin görünürlüğü her geçen gün daha da güçleniyor. Kadınların ekonomik hayata güçlü katılımı yalnızca bireysel başarı hikayeleri üretmiyor. Aynı zamanda ailelerin refahını, toplumların dayanıklılığını ve ülkelerin rekabet gücünü de artırıyor. Bu nedenle kadın girişimciliğini desteklemek, sosyal kalkınmanın, toplumsal adaletin ve sürdürülebilir büyümenin en önemli yatırımlarından biridir. Türkiye, kadın girişimciliği konusunda güçlü bir potansiyele ve köklü bir birikime sahiptir." Türkiye’nin dört bir yanında kadınların, yeni kooperatifler kurduklarını, yeni markalar oluşturduklarını ve yeni başarı hikayeleri yazdığını ifade eden Bakan Göktaş, "Aile geleneğini günümüze taşıyarak yetkinliklerini ekonomik değere dönüştürüyor. Toprağın bereketi yöresel ürünleri, dijital dünyanın sunduğu fırsatlarla daha geniş pazarlara ulaştırıyor. Teknolojiyi etkin biçimde kullanarak yeni nesil iş modelleri geliştiriyor. Kendi işini kurarak başka kadınlara istihdam kapısı açıyor. Bu hikayelerinin her biri, Türkiye’nin refahını artırıyor, iş dünyamıza değer katıyor. Çünkü her kadın girişimci, üretime dönüşen bir fikir, büyüyen bir işletme, güçlenen bir aile ve kalkınan bir Türkiye demektir. Bakanlık olarak, bu potansiyeli büyütmek ve daha fazla kadının başarı hikayesine dönüştürmek için kararlılıkla çalışıyoruz" açıklamalarına yer verdi. "Bin 366 kadın kooperatifine verdiğimiz desteklerle yaklaşık 247 bin kişiye ulaştık" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, kadınların emeğini, üretimini ve girişimci ruhunu Türkiye Yüzyılı’nın kurucu unsurlarından biri haline getirdiklerini aktaran Bakan Göktaş, "2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile bu vizyonu, somut hedefler ve güçlü politikalarla hayata geçiriyoruz. Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurullarıyla çalışmalarımızı yerelde güçlendiriyor, her ilin ihtiyacına uygun olan, sahaya dokunan projeler hayata geçiriyoruz. ‘Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi’ ile kadın-erkek fırsat eşitliğini, özel sektördeki kurum kültürünün güçlü bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu vizyonla kadın istihdamını ve kadın girişimciliğini, üretimi, verimliliği, rekabet gücünü ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen temel unsurlar olarak ele alıyoruz. Diğer yandan, temiz teknoloji alanında çevreye duyarlı ve katma değeri yüksek iş fikirleri geliştiren kadın girişimcilerimize destek oluyoruz. Bin 366 kadın kooperatifine verdiğimiz desteklerle bugüne kadar yaklaşık 247 bin kişiye ulaştık. Proje hazırlama eğitimlerimiz sayesinde, kadın girişimcilerimizin ve kooperatiflerimizin kırsal kalkınma desteklerine erişimini güçlendirdik. Projeleri yatırıma dönüştürmenin önünü açtık. ‘Hobin İşin Olsun Projesi’ ile kadınlara hobilerini e-ticaret aracılığıyla kazanca dönüştürme imkanı sağladık. Finansal okuryazarlık eğitimlerimizle 1,3 milyondan fazla kişiye ulaştık. ‘kadingirisimci.gov.tr’ web sitemizle kadın girişimciliğini destekleyen kamu kurumlarının çalışmalarını tek bir platformda buluşturduk. Böylece kadınların ihtiyaç duydukları desteklere daha hızlı ulaşabilecekleri, yol haritalarını daha sağlıklı çizebilecekleri bütüncül bir ekosistem oluşturduk" ifadelerini kullandı. Kadın girişimcilere e-ticaret desteği "Hepsi burada ile yaptığımız iş birliğiyle kadın girişimcilerimizi, dijital ticaretin güçlü aktörleri haline getiriyoruz" diye konuşan Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu kapsamda, 10 bini aşkın kadın girişimci e-ticaret yoluyla satış yapmaya başladı. Her biri kendi hikayesini yazan bu kadınlar, üretimlerini büyütürken aynı zamanda yerel kalkınmaya, istihdama ve ülkemizin ekonomik gücüne de katkı sunuyor. Bu başarıdan aldığımız güçle, 2026 yılında iş birliğimizi daha ileri bir aşamaya taşıyoruz. Düzenlediğimiz yüz yüze eğitimlerle kadınların, dijital pazarlara daha donanımlı ve daha güçlü şekilde adım atmalarını sağlıyoruz. Çünkü günümüzde girişimcilik yalnızca bir iş kurmak değil, dijital dünyayı okuyabilmek, teknolojiyi etkin kullanabilmek ve küresel rekabette yer alabilmek anlamına geliyor." ‘Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim’ programının kadın girişimciliğini güçlendiren önemli adımlardan biri olduğuna işaret eden Bakan Göktaş, "Bu programla, kadınların bilgiye, deneyime, finansal kaynaklara ve güçlü iş ağlarına erişimini kolaylaştırıyoruz. Programımızın ilk durağı Afyonkarahisar’da emeğin, üretimin ve yerel kalkınmanın gücüne yakından tanıklık ettik. Çünkü biliyoruz ki kadının potansiyelini ortaya çıkaran şey yalnızca iyi bir fikir değil, o fikri hayata geçirebileceği imkanlara erişebilmesidir. İkinci buluşmamızı gerçekleştirdiğimiz Antalya’da, tarımdan turizme, ticaretten markalaşmaya uzanan alanlarda kadın girişimciliğinin taşıdığı potansiyeli konuştuk. İzmir’de, üretim kültürünü, ihracat perspektifini ve yeni nesil girişimcilik alanlarını ele alıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz programların etkisini sahadan aldığımız geri bildirimlerde açıkça görüyoruz. Elde ettiğimiz sonuçlar, doğru destek mekanizmalarının kadınların hayatında nasıl güçlü bir dönüşüm oluşturabildiğini ortaya koyuyor" diye konuştu. "Kadın girişimciliğine yapılan her yatırım, Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırımdır" Katılımcıların yüzde 69’unun, program sonrasında girişimcilik alanında kendisini daha yeterli hissettiğini belirttiğini söyleyen Bakan Göktaş, "Yüzde 53’ü yeni bir iş planı hazırladığını ya da yeni iş birlikleri geliştirdiğini ifade etti. Kadınların yüzde 80’i bilgi düzeyinin arttığını, yüzde 56’sı ise finansmana erişiminin kolaylaştığını dile getirdi. Bu oranlar, birer veri olmanın ötesinde çok daha derin anlamlar taşıyor. Her bir oran, hayalini büyüten bir kadını, cesaretle adım atan bir girişimciyi ve geleceğe umutla bakan bir aileyi temsil ediyor. Her bir veri, fırsatlarla buluşan kadınların potansiyelini, desteklendiğinde neler başarabileceklerini açıkça gösteriyor. Çünkü kadınlara imkan sunulduğunda yalnızca bireysel başarılar ortaya çıkmıyor, yeni işletmeler kuruluyor, yeni istihdam alanları oluşuyor ve yerel kalkınma güçleniyor. Bu nedenle kadın girişimciliğine yapılan her yatırımın, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırım olduğuna inanıyoruz" şeklinde konuştu. Sözlerini sürdüren Bakan Göktaş, "Bir fikri ‘iş’ yapan şey nedir? Cesaret mi? Sermaye mi? Doğru zaman mı? Çoğu kadın girişimcinin hikayesi aslında bu üç kelimenin etrafında şekillenir. Sahada gördüğümüz tablo pek çok zaman aynıdır. Ürün hazırdır, müşteri vardır. Hatta ilk siparişler teslim edilmiştir. İşi büyüten, bu başlangıcı sürekli bir yapıya dönüştüren şey nedir? Yükselen Kadınlar Programı’nı bu yüzden yapıyoruz. Burada üç şeyi aynı anda oluşturuyoruz. Yetkinlik, network, erişim. Yetkinlik diyoruz, çünkü iyi fikirler bilgiyle büyür. Fiyatlama bilmeyen üretici zarar eder. Pazara hitap etmeyen marka yanlış yere konuşur. Dijital vitrin kurmayan emek görünmez olur. Network diyoruz, çünkü büyüme bir noktadan sonra güçlü iş birlikleriyle hızlanır. Uygun tedarikçi maliyeti düşürür. Tecrübeli montör hedefe giden yolu kısaltır. Doğru ortak yeni satış alanları ve yeni pazarlar açar. Erişim diyoruz, çünkü bazen mesele imkanların erişilebilir olmamasıdır. Finansman işi büyüten anahtardır. İhracat markayı yeni pazarlara taşıyan geçittir. Kamu destekleri doğru zamanda devreye giren güçlü bir ivmedir. Aile ve Nüfus Yılı ile kadınların sahip olduğu potansiyeli daha da güçlendireceğiz" diye konuştu. "Bu tarz programlar, kadınların önünü açma konusunda katkı sağlıyor" İzmir Valisi Süleyman Elban ise "Kadın, dünyaya geldiği günden beri hep üretiyor. En güzel ürünleri de bizleriz. Fakat ürettiği ürünün maddi karşılığını almaya yeni başladı. Son dönemde kendine tanımlanmış olan belli kalıplarda iş yapmak, o kalıplar içerisinde herhangi bir maddi karşılık almamak gibi bir rolden artık yaptığı işin karşılığını alan, karşı cinsin yaptığı işi yapabilen bir birey olarak dimdik ayakta durmaya başladı. Bu tarz programlar, kadınların önünü açma konusunda katkılar sunuyor" cümlelerine yer verdi. "Girişimciler içinde kadın payı 18,2’ye ulaşmış durumdadır" AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, "İzmir’de kadınlar sadece kendi işlerini kurmakla kalmazlar, birbirlerine omuz verirler, dayanışma ağları örerler ve bir sektöre adım attıklarında oradaki tüm kuralları baştan yazarlar. Yerel yönetimlerden meslek odalarına kadar her alanda kadının ağırlığının artması, İzmir’in bu doğal ve durdurulamaz dinamiğinin eseridir. TÜİK verilerine göre bugün ülkemizde 1 milyon 240 bini aşkın kadın girişimcimiz var ve girişimciler içindeki kadın payı yüzde 18,2’ye ulaşmış durumdadır. 12’nci Kalkınma Planımız doğrultusunda kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 40’ın üzerine taşımayı kesin ve tavizsiz bir hedef olarak belirledik. Bugüne kadar 267 bini aşkın kadın girişimcimize ulaştırılan 125 milyar liralık finansman desteği, evine ekmek götüren, sınırları aşıp ihracat yapan Türk kadınının ayak sesleridir" ifadelerine yer verdi. Programa, Bakan Göktaş, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ve kadın girişimciler katıldı.

BTSO meslek komiteleri inşaat sektörünün nabzını tuttu Haber

BTSO meslek komiteleri inşaat sektörünün nabzını tuttu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında inşaat sektörünü temsil eden 8 meslek komitesi, ortak istişare toplantısında bir araya geldi. Toplantıda sektörün mevcut durumu, beklentileri ve çözüm önerileri ele alındı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, meslek komitelerinin BTSO’nun en önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, "Meslek komitelerimiz bünyesinde sektörlerinde vizyoner bakış açısına sahip ve karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenen çok değerli isimler yer alıyor. BTSO’nun gücü buradan geliyor" dedi. Sahadan gelen geri bildirimlerin kendileri için büyük önem taşıdığını vurgulayan Burkay, "Firmalarımızdan aldığımız geri dönüşler çok kıymetli. Ancak biz politika yapıcı değiliz. Sektörlerimizin ihtiyaçlarını doğru okuyarak fikir ve çözüm geliştiren taraftayız. Kamu ve politika yapıcılar nezdinde lobi faaliyetleri yürütüyor, düzenlemelerin sahanın beklentileri doğrultusunda gelişmesi için etki etmeye çalışıyoruz" diye konuştu. "Bursa’nın planlamaya ihtiyacı var" Göreve geldiklerinde 16 makro proje ile yola çıktıklarını hatırlatan Burkay, "Bugüne kadar 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik ve bu çalışmalarımız devam edecek. KOBİ OSB, organize konut bölgeleri ve organize ticaret bölgeleri projelerimiz var. Tüm bu çalışmaların temelinde üyelerimiz ve Bursa’yı çok daha yaşanabilir hale getirmek var. En önemli misyonumuz, ekonomiyi ve üyelerimizin işlerini geliştirecek adımları doğru projelerle hayata geçirmek" ifadelerini kullandı. Kent gündemindeki sorunlara yönelik projeler geliştirdiklerini belirten Burkay, planlama konusunun öncelikli başlık olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "13 yıldır hiç bıkmadan, usanmadan şehrin anayasası niteliğindeki 1/100 binlik yeni çevre düzeni planı için çalışıyoruz. Her platformda destek veriyor, taleplerimizi iletiyoruz. Ancak bugün maalesef hâlâ bu şehrin bir anayasası yok. Böyle bir çağda bunun sürdürülebilir olmadığını görüyoruz. Yaşadığımız sıkıntıların ana sebebi bu planın olmaması. Şehrin planlamaya, doğru okunan ve doğru tanımlanmış bir yol haritasına ihtiyacı var." "Projeler ortak akıl ve sahiplenmeyle başarıya ulaşır" Proje anlayışlarının başarıyı belirleyen temel unsur olduğunu vurgulayan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, projelerin hayata geçmesinde ortak aklın ve sahiplenmenin önemine dikkat çekti. Bir projenin başarıya ulaşmasının belirli göstergeleri olduğunu ifade eden Burkay, "Doğru paydaşları bir araya getiremezseniz yolun sonuna ulaşmanız mümkün değil. Şehir için tek başına hayal kurmanız da yeterli olmaz. Bu hayal, şehirle bütünleşmedikçe, 3,5 milyon Bursalı tarafından sahiplenilmedikçe hayata geçmez" dedi. BTSO olarak ortaya koydukları projelerin kişisel değil, iş dünyasına ve kente yönelik olduğunu belirten Burkay, "Biz 16 makro proje dedik, 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik. Bu projelerin tamamı iş dünyası için yapıldı. Ortak bir hayalimiz olmasaydı bunların hiçbiri gerçekleşmezdi. Bugün de herkesin bir Bursa hayali var. Asıl olan 3,5 milyon Bursalının Bursa ile ilgili ortak bir hayalinin olmasıdır. Bursa’yı daha yaşanabilir kılmanın yolu da buradan geçiyor" diye konuştu. "Sorunların temelinde plansızlık var" Kentte yaşanan sorunların temelinde plansızlığın yattığını dile getiren Başkan Burkay, trafik, çevre ve hava kirliliği başta olmak üzere birçok problemin bu nedenle çözülemediğini söyledi. İbrahim Burkay, şunları söyledi: "Kent üretiminin yaklaşık yüzde 50’si hâlâ plansız alanlarda. Apartman altlarında üretim tesisleri var, atık yönetimi yapılamıyor, makinelerin yerleşimi için taşıyıcı kolonlar kesiliyor. Deprem bölgesinde bulunan şehrimiz için son derece riskli olan bu yapıların planlı alanlara deplase edilmesi gerekiyor. Bu işletmeleri taşımak zorundayız." Bu konuda yıllardır çözüm çağrısında bulunduklarını ifade eden Burkay, iş dünyasının sorumluluk almaya hazır olduğunu da vurguladı. Burkay, "Yıllardır ‘düzeltelim’ diyoruz ve bu konuda gerekli adımları atmaya hazırız. 8 bin üyemizin 5 bini bu konuda taahhüt verdi. Burada artık politika yapıcıların devreye girmesi gerekiyor. Biz hazırız, diyoruz. Yaşanabilir bir Bursa için yeri siz belirleyin, bizim bir adres dayatmamız yok. Kamu kazansın, yerel yönetimler kazansın, bu şehir kazansın. KOBİ OSB de olacak, organize ticaret bölgeleri de organize konut bölgeleri de hayata geçecek. Ümitsizlik asla yok" ifadelerini kullandı. "Üyelerimizi geleceğe hazırlamakla sorumluyuz" Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme de dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yeni dönemin doğru okunması gerektiğini belirtti. Başkan Burkay, "Ekonomi nereye gidiyor, yeni oyuncular kimler, bunları iyi okumak zorundayız. BTSO tam da bunun için var. Şantiyeye gittiğinizde 50 tane sorunla karşılaşıyorsunuz. Bu sorunlarla boğuşurken ‘kafamızı kaldırıp gökyüzüne bakalım’ demek kolay değil. BTSO’nun görevi tam da bu noktada başlıyor. Bizler üyelerimizi geleceğe hazırlamakla sorumluyuz. Bir araya gelerek yeni ekonominin enstrümanlarını kullanmalı ve kendimize bir çıkış yolu bulmalıyız. Yeni iş modelleri konusunda her türlü fikre ve oluşuma açığız. Gerek komitelerimizde gerek odamızda en fazla odaklanacağımız alan yeni iş modelleri olacak. Yeni olduğu için doğal olarak bir savunma refleksi var ama bunları Bursa’da başarmak zorundayız" dedi. "Komiteler arasında güçlü bir sinerji var" BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak ise inşaat ve gayrimenkul sektörlerinin BTSO bünyesinde en geniş temsile sahip alanların başında geldiğini vurguladı. BTSO çatısı altındaki 8 meslek komitesinin doğrudan inşaat ve gayrimenkul sektörleriyle bağlantılı olduğuna dikkat çeken Şenocak, "Bu tablo, inşaat sektörünün kentimiz ve ülkemiz ekonomisi ile istihdamı açısından ne denli stratejik bir role sahip olduğunu ortaya koymaktadır" dedi. Sektörü ortak akılla ileriye taşıyacak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Şenocak, "İnşaat ve yapı malzemeleri alanında yürüttüğümüz UR-GE Projemizden Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’na, Dirençli Kentler Zirvesi’nden kümelenme çalışmalarına ve alım heyetlerine kadar birçok önemli projeyi sektör temsilcilerimizin katkılarıyla gerçekleştirdik. Bu çalışmalarımız artarak devam edecek" diye konuştu. Toplantının komiteler arası iş birliğini güçlendirmesi açısından verimli geçtiğini kaydeden Şenocak, "Komitelerimiz arasında sinerjiyi artıracak istişarelerde bulunduk. Oldukça faydalı bir toplantı oldu. Alınan kararların ve yapılan değerlendirmelerin sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Yarısı bizden desteği ile Bursa’da kentsel dönüşüm cazip hale getirilmeli" BTSO İnşaat Konseyi Başkanı Ali Tuğcu toplantıda komitelerin yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BTSO’nun kümelenme ve UR-GE projelerinde öncü bir Oda olduğunu aktaran Tuğcu, "Kümelenme ve UR-GE projelerinde ilkleri başaran bir Odayız. Bu kapsamda önemli destekler alıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz fuar organizasyonu da sektör adına önemli bir adım oldu. İlginin artarak devam edeceğine inanıyoruz" dedi. Depolama alanları, organize konut ve ticaret bölgeleri gibi konularda sektörün tek başına çözüm üretemeyeceğini belirten Tuğcu, "Elimizde olmayan başlıklar var. Depolama alanları, organize konut ve ticaret bölgeleri gibi konularda Yönetim Kurulu Başkanımız sürece son derece hâkim" diye konuştu. ’Yarısı Bizden’ kampanyası kapsamında sunulan destekle İstanbul’da konut bazlı yoğun bir dönüşüm hamlesi olduğunu gözlemlediklerini ifade eden Tuğcu, Bursa’da da dönüşümün cazip hale gelmesi için benzer teşviklerin devreye girmesini beklediklerini söyledi. Toplantıda sektör temsilcileri de görüş ve önerilerini paylaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.