Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Iş Güvenliği

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Iş Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beşiktaş’taki gece kulübü yangınına ilişkin bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı Haber

Beşiktaş’taki gece kulübü yangınına ilişkin bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı

Beşiktaş Gayrettepe’de 2 Nisan 2024’te tadilat sırasında çıkan ve 29 kişinin yaşamını yitirdiği gece kulübü yangınına ilişkin 4’ü tutuklu 22 sanığın yargılandığı davanın duruşmasına devam edildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve müştekiler katıldı. Mahkeme başkanı, yeni göreve geldiklerini belirterek bilirkişi raporunun dosyaya ulaştığını ve heyet olarak dosyayı mümkün olduğunca hızlı şekilde karara çıkarmak istediklerini söyledi. Sanıklar ise ayrı ayrı tahliye talebinde bulundu. 13 Kamu görevlisine kusur değerlendirmesi 29 Ekim tarihli bilirkişi raporunda, ruhsat verme ve denetim görevi bulunan 13 kamu görevlisinin tamamının kendi görev alanlarında gerekli özen ve denetimi göstermediği değerlendirildi. Raporda, gerekli denetimler yapılmış olsaydı ölümle sonuçlanan olayın önlenebilecek nitelikte olabileceği belirtildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti, dosyadaki önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla inceleme yaptı. Raporda, işyerinin yıllar içerisindeki ruhsat işlemlerinde kullanım alanına ilişkin çelişkiler bulunduğu, faaliyet değişikliklerine rağmen yeni itfaiye raporu alınmadığı ve yapılan şikayetlerin yeterince değerlendirilmediği kaydedildi. Yangının, izinsiz gerçekleştirilen tadilat sırasındaki kaynak çalışmasından çıktığı belirtilen raporda, işyerinde iş güvenliği mevzuatına aykırı faaliyetlerin bulunduğu ifade edildi. Heyet, yangının sonuçlarının yalnızca çıkış nedeninden değil, can kaybını önlemeye yönelik denetimlerin yapılmamasından da kaynaklanabileceğini değerlendirdi. Bazı kamu görevlileri için ağır ihmal değerlendirmesi Raporda, eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Vekili Ahmet Mithat Şermet ile Ruhsat ve Denetim Müdürü Uğur Türkyılmaz’ın denetim görevlerinden kaynaklanan ihmallerinin, dosyadaki şikayetin tespiti ve takibine ilişkin bir işleyiş kurulmaması yönünde ağırlaştığı belirtildi. Ruhsat memuru Rahşan Tekin Ölmez’in 5 Temmuz 2007 tarihli ruhsatın hazırlanmasında dosyadaki çelişkileri fark etme imkanı bulunduğu için açık ihmali olduğu değerlendirildi. Raporda, ruhsat şefi Nilüfer Oğuz ile eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcıları Ahmet Koray Bayraktaroğlu ve Ahmet Mithat Şermet’in de denetim görevleri çerçevesinde ihmallerinin bulunduğu kaydedildi. Özellikle 2010 yılında yapılan şikayetlerin takip edilmemesi, 2018 yılında yeni itfaiye raporu istenmemesi ve 2020 yılında faaliyet değişikliğine rağmen denetim yapılmaması rapordaki önemli tespitler arasında yer aldı. Bilirkişi heyeti, kamu görevlilerine ilişkin değerlendirmelerin işletmecilerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını vurgularken, nihai hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu belirtti. ‘Oğlumun hakkını en ağır şekilde istiyorum’ Duruşmada söz alan müşteki Emine Kaya Baş, olay yerinde keşif yapılmadan davanın bitirilmek istenmesini eleştirdi. Kaya Baş, "Bilinçli taksirden bu davayı bitiremezsiniz. 29 insanın 5 dakikada öldüğü bir yerde iki ay sonra bu mahkemeyi bitiremezsiniz" dedi. Konuşmasının ardından fenalaşan Kayabaş, ağlayarak duruşma salonundan çıktı. Müşteki Gülşen Aladağ da mahkeme heyetinden olay yerini ziyaret etmesini isteyerek, "18 yaşında evladımı gönderdim ben oraya. Sizden istediğim en ağır cezayı vermeniz" ifadelerini kullandı. Yaşadığı acının dinmediğini anlatan Aladağ, "Ben bir anne olarak buralarda adalet arıyorsam adalet yok. Ben yıkılmadık bir kadındım, beni yıktılar. Oğlumun hakkını en ağır şekilde istiyorum. 29 kişi can verdi, onlar kaçtı, benim oğlum orada can verdi" diye konuştu. Aladağ konuşmasının ardından ağlayarak fenalaştı ve duruşma salonundan çıktı. Müşteki Zülfiye Dolu, "Bu dava ilk günden beri adalete güvensizliği gösterdi. Sanıklardan Şehzade’nin avukatı çıktı, ölen kaynakçı Ahmet üzerinden ‘Tek suçlu odur’ dedi. Yangın kapısı yok, şalter yok, levha yok. Bilirkişi raporları son dakika geldiği için dün akşam CİMER’e şikayette bulundum. Mahkemelerin bu kadar uzamasının sebebinin para olduğunu düşünüyorum. Şehzade Şekergümüş’ün belediyeyle ne ilişkisi var? Sorgulanmasını istiyorum. Bu davayı düzene sokmanızı istiyoruz" dedi. Sanık avukatları raporu incelemek için süre istedi Duruşmada sanık avukatları, bilirkişi raporunu incelemek ve değerlendirmelerini sunmak üzere mahkeme heyetinden süre talep etti. Mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı 2 Aralık tarihine erteledi.

Kocaeli'de 4 ilçenin ulaşım altyapısı için 2,8 milyar liralık yatırım Haber

Kocaeli'de 4 ilçenin ulaşım altyapısı için 2,8 milyar liralık yatırım

Büyükşehir Belediyesinden alınan bilgiye göre, 4 ilçenin ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla yürütülecek çalışmalar kapsamında mevcut yolların altyapı ve üstyapıları yenilenecek, ihtiyaç duyulan güzergahlarda genişletme ve düzenleme çalışmaları yapılacak. Yoğun trafik yükünün bulunduğu kavşaklarda da altyapı, üstyapı ve ulaşım düzenlemeleri gerçekleştirilecek. 399 bin tonun üzerinde asfalt serilecek Çalışmalar kapsamında yaklaşık 399 bin ton asfalt serimi yapılması planlanıyor. Bunun 104 bin tonu bakım ve onarım, 223 bin tonu yol yapımı, 72 bin tonu ise kavşak düzenlemelerinde kullanılacak. Bakım ve onarım çalışmaları kapsamında 15 bin metrekare parke, 18 bin metrekare mineral parke ve 5 bin metrekare granit parke olmak üzere toplam 38 bin metrekare parke imalatı yapılacak. Yol yapım işi kapsamında ise 80 bin 500 metrekare parke döşenecek. Kavşak düzenlemelerine 617,5 milyon lira Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası'nda gerçekleştirilecek kavşak düzenlemeleri için 617 milyon 498 bin 439 liralık sözleşme imzalandı. Çalışmalarla trafik yoğunluğunun yaşandığı noktalarda ulaşımın iyileştirilmesi, ihtiyaç duyulan güzergahlarda yol genişletme ve yenileme çalışmaları yapılması hedefleniyor. Bakım ve onarım çalışmaları 720 gün sürecek Bölgede günlük kullanım nedeniyle yollarda oluşan deformasyonların giderilmesi amacıyla bakım ve onarım çalışmaları da yürütülecek. 675 milyon 999 bin liralık yatırımla gerçekleştirilecek çalışmaların 720 gün sürmesi planlanıyor. Bu kapsamda yama robotları, finişer ve robotlu sistemlerle asfalt tamiratları yapılacak. Hazır beton, baskı ve süpürge beton tamiratlarının yanı sıra deforme olan kaldırım ve meydanlar da parke taşlarıyla yenilenecek. Saha çalışmaları için hazırlık yapıldı Çalışmaların başlaması dolayısıyla düzenlenen programda, Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanı Hakan Kocatürk, Batı Bölgesi Şube Müdürü Tolga Dursun, yüklenici firma yetkilileri, çalışanlar ve belediye kontrolörleri bir araya geldi. Programda firmalara saha çalışmaları sırasında uyulması gereken kurallar, iş güvenliği ve çalışma düzeni hakkında bilgilendirme yapıldı. Ekiplerin şantiye kurulumlarını tamamlayarak sahaya inmesiyle dört ilçedeki yol yapım, kavşak düzenleme ve bakım-onarım çalışmalarının etaplar halinde başlaması planlanıyor.

İzmir'de Farkındalık: Hayat Kurtaran Eğitim Haber

İzmir'de Farkındalık: Hayat Kurtaran Eğitim

Kritik bir anda doğru müdahale etmek, saniyelerle ölçülen bir fark yaratabiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İlkyardım Eğitim Merkezi de bu bilinçle binlerce kişiye ulaşarak ilkyardım eğitimleri veriyor. Sağlık Bakanlığı yönetmeliğine uygun olarak yürütülen teorik ve uygulamalı eğitimlerde katılımcılar, olası acil durumlarda hayat kurtarabilecek bilgi ve beceriler kazanıyor. Merkezde eğitim alan kursiyerlerden bazıları daha sonra eğitmen olarak görev alırken, eğitim sayesinde gerçek hayatta acil durumlara müdahale eden ve hayatlara dokunan çok sayıda ilkyardımcı da yetişiyor. Merkez; belediye iştirakleri, diğer kamu kurum ve kuruluşları, özel firma personeli ve bireysel başvuru yapan kişilere hayat kurtaran eğitimler veriyor. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü denetimiyle yürütülen yetki belgeli eğitimler; 16 saatlik ilkyardım eğitimi, 8 saatlik ilkyardım güncelleme eğitimi ve ücretsiz 4 saatlik afetlerde ilkyardım eğitimi ile 2 saatlik temel yaşam desteği eğitimlerini kapsıyor. BİLGİLENDİRME ÇALIŞMALARI 20 BİN KİŞİYE ULAŞTI Merkezin mesul müdürü Çağatay Delen, “Eğitime katılan kişiler, ilkyardım konularını teorik ve uygulamalı olarak öğrenir. Ardından Sağlık Bakanlığı’nın sınavına girer. Sınavda başarılı olanlar, ilkyardımcı sertifikasına sahip olarak müdahale etme yetkisi kazanır. Merkezimizde, hepsi sağlık personeli olan beş eğitmenimizle birlikte başta kendi personelimiz olmak üzere şirketler, sivil toplum kuruluşları, federasyonlarla yapılan protokoller çerçevesinde eğitimler veriyoruz. Merkezimizde bugüne kadar 4 bin 600’ü aşkın kişiye ilkyardım eğitimi verildi. Bilgilendirme çalışmalarımızda ulaştığımız kişi sayısı ise 20 bin kişi oldu. Eğitim almak isteyen yurttaşlar da bizimle Hemşehri İletişim Merkezi (HİM) üzerinden iletişime geçerek talep oluşturabiliyor” bilgisini verdi. “İlkyardımın önemi, aslında hayatın önemi demek” diyen Çağatay Delen, ilkyardım belgesine sahip kişilerin, olası bir durumda en erken müdahale edebilecek grupta yer aldığını söyledi. Delen, “İlkyardım eğitimi alanların algıda seçiciliği arttığı için çok daha fazla olaya müdahil olmaya başlıyorlar. En çok da solunum yolu tıkanmalarına bağlı müdahaleler ve yaşlılıkta ortaya çıkan şeker düşmesi gibi bazı sağlık sorunlarındaki ilk müdahalelerle çok sık karşılaşılıyor. Kalp durması ve solunum durmasında yapılan kalp masajı ve suni solunum müdahalelerini yapan kursiyerlerimizden duygusal mektuplar ve e-postalar alıyoruz. İlkyardım herkese bir gün lazım olacak ve hayat kurtarmak için hepimiz ilkyardım öğrenmeliyiz” dedi. ÖNCE EĞİTİM ALDI, SONRA EĞİTMEN OLDU İlkyardım Merkezi’nde eğitim aldıktan sonra eğitmen olan Berfin Esen Şirinli, “Ben iş güvenliği kapsamında ilkyardım eğitimine gönüllü olarak katılmıştım. Birkaç ay sonra eğitmen belgemi aldım ve eğitmen olarak merkezde göreve başladım. Hayatın her yerinde insanların ilkyardıma ihtiyacı olabiliyor. Sokakta aktif olarak insanların hayatına dokunmayı tercih ettim. Öğrenmek kadar öğretmek de çok kıymetli. Bu yüzden eğitmenlik yapmak da benim için çok keyifli. Eğitim aldıktan sonra alerjik reaksiyon geçiren ve ayrıca düşmeye bağlı kafa travması geçiren yurttaşlara müdahale ettim. İlkyardım eğitimi aldıktan sonra farkındalık artıyor, algıda seçicilik oluyor. Müdahaleyi bilerek yapmak, o kişinin daha sonraki tedavi sürecine yardımcı olmak demek. Herkesin bu belgeyi alması gerekiyor” diye konuştu.

Çocuk İşçiliğine Karşı Ortak Ses Osmangazi’den Yükseldi Haber

Çocuk İşçiliğine Karşı Ortak Ses Osmangazi’den Yükseldi

Çocukların daha güvenli, sağlıklı ve umut dolu bir geleceğe sahip olması adına yürüttüğü sosyal belediyecilik çalışmalarına büyük önem veren Osmangazi Belediyesi, Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü kapsamında anlam dolu bir sempozyum düzenledi. Osmangazi Belediyesi ile Osmangazi Kent Konseyi iş birliğinde Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen sempozyumda, çocukların geleceğini korumanın toplumsal bir sorumluluk olduğuna vurgu yapıldı. Sağlık, eğitim, hukuk ve sosyal yaşam boyutlarıyla çocuk işçiliğinin masaya yatırıldığı sempozyumda Bursa eski İl Sağlık Müdürü ve ÇEVREM Genel Başkanı Dr. Hüseyin H. Serdar, BESOB Eğitim Koordinatörü Gülbin Okur ve Avukat Abdulkadir Garaçoğlu önemli değerlendirmelerde bulundu. “Çocuklarımızı Ucuz İş Gücü Olarak Görmememiz Lazım” “Çocuk İşçiler ve Sağlık Yaklaşımları” başlıklı konuşmasında çocuk işçiliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir sağlık ve toplumsal sorun olduğuna dikkat çeken Dr. Hüseyin H. Serdar, bugün yaklaşık 1,5 milyon çocuğun tarım, sanayi ve hizmet sektöründe çalıştırıldığına işaret ederek, şöyle konuştu: “Çocukların karşı karşıya kaldıkları şiddet, çocukların girdikleri stres, depresyon ile psikososyal yönden de sağlıkların bozulması, bedensel, ruhsal, biyolojik yapılarıyla ilgili geleceğe dair hayallerini bile etkileyebilecek bir durum söz konusu. Buna karşı çocukları işçi değil; onları daha başarılı, toplumun geleceğini etkileyecek, kendi hayallerini gerçekleştirecek, bedensel ruhsal yönden gelişimlerini tamamlayacak bireyler olarak, toplumumuzun geleceğini devam ettirecek bireyler olarak hazırlamak durumundayız. Çocuklarımızı ucuz iş gücü olarak görmememiz lazım, toplumun bütün kesimlerinin bu konuya el atması lazım. Dolayısıyla 12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’nde biz bir ses vermeye gayret edeceğiz. Bu ülkemizin diğer alanlarında da bu sesler düzgün bir şekilde verilirse, muhtemelen çocukların geleceği aileler ve toplum içerisinden umut veren bir geleceği gözlemiş olacağız.” “Bütün İlgili Tarafların Bir Arada Olmasıyla Çözülebilecek Bir Şey” BESOB Eğitim Koordinatörü Gülbin Okur ise “Çocuk İşçiliğinin Azaltılması Çalışmaları ve Öneriler” başlıklı sunumunda, çocuk işçiliğiyle mücadelenin ancak tüm kurumların ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini ifade etti. Esnaf Odaları Birliği olarak sahada aktif çalışmalar yürüttüklerini belirten Okur, ailelerin, okulların, sivil toplum kuruluşlarının ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine değinerek, “Bu, bütün ilgili tarafların bir arada olmasıyla çözülebilecek bir şey, biz de Esnaf Odaları Birliği olarak o yönde çalışıyoruz. Hem aileler, hem çocukların kendisi, hem okullar, hem de bizler sivil toplum paydaşları olarak işin içinde olursak bir şeyleri derleyip toplayabiliyoruz diye düşünüyoruz. Esnaf Odaları Birliği olarak saha ekiplerimizle çocuk işçiliğini önlemek üzere işletmelere ziyaretler yapıyoruz, onlara sunumlar gerçekleştiriyoruz, nasıl doğru ilerleyeceklerini anlatıyoruz. Uygun yaştalarsa çıraklık eğitim merkezlerimize yönlendiriyoruz, eğitim alıp o mesleğe sahip olabilmeleri için. Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler projeleri kapsamında da çırak öğrencilerimize bilgilendirmeler yapıyoruz, nasıl ilerlemeleri doğrultusunda. Burada iş güvenliği de çok önemli, onu da çok önemsiyoruz. İşletmelerin içerisinde sahada doğru şekilde çalışılmasına yönelik bilgilendirmeler yapıyoruz. Bir de yetişkin eğitimleri veriyoruz ki bu arkadaşlarımızın gelecekte bir arada çalışacağı kişiler de, o gençlerle nasıl çalışacaklarını bilsinler, ustalarımız, usta öğreticilerimiz hep birlikte ilerleyebilsinler diye.” ifadelerini kullandı. “Mevzuat Yeterli Olsa Bile Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar Var” Sempozyumun bir diğer konuşmacısı olan Avukat Abdulkadir Garaçoğlu da “Çocuk İşçiliği, Yasal Durum ve Sorunlar” başlıklı konuşmasında, çocuk işçiliğiyle mücadelenin aslında geleceği koruma mücadelesi olduğunu söyleyerek, “Bugünün önemi şu, bu durum geleceğimizi kurtarmayla alakalı çünkü çocuklar bizim geleceğimizdir. Çocuk işçiliği ile mücadele edersek, geleceğimizi kurtarmakla alakalı mücadele ederiz. Hukuki açıdan baktığımızda bu husus, kanunlarımızda birçok noktada korunmaktadır ama tabii ki ülkemizde ve dünyada olan bütün sorunlar gibi mevzuat yeterli olsa bile uygulamada karşılaşılan sorunlar vardır. Bu sempozyumda bu konuyu konuştuk, dile getirdik. Bu sorunları, bunlarla nasıl mücadele edilebilir onu dile getirdik. İnşallah geleceğimizi kurtarmak için, çocuk işçiliği ile mücadele etmek için tekrardan bir ses olmak istedik.” açıklamalarında bulundu. Sempozyumun sonunda Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, konuşmacılar Dr. Hüseyin H. Serdar, Gülbin Okur ve Abdulkadir Garaçoğlu’na gerçekleştirdikleri bilgilendirmelerden ötürü teşekkür ederek plaket takdim etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.