Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ilham

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ilham haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ilham haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hastane koridorlarında büyüdüler, doktor olarak geri döndüler Haber

Hastane koridorlarında büyüdüler, doktor olarak geri döndüler

İnegöl Devlet Hastanesi’nde 19 yıldır güvenlik görevlisi olarak görev yapan Sevinç Demiray (52) ile 30 yıldır laboratuvar teknisyeni olarak çalışan Ersural Süner (58), yıllar boyunca sağlık hizmetlerinin farklı birimlerinde görev yaptı. İki sağlık çalışanının çocukları ise küçük yaşlardan itibaren hastane ortamını yakından tanıdı. Zaman içerisinde anne ve babalarının mesleklerine olan bağlılıklarından etkilenen gençler, tıp fakültesini tercih etti. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 2026 yılında mezun olan Doktor İrem Demiray (24) ile Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 2026 yılında mezun olan Doktor İlkay Murat Süner (24), mezuniyetlerinin ardından İnegöl Devlet Hastanesi’ne atandı. Genç doktorlar, çocukluk yıllarında koridorlarında vakit geçirdikleri hastanede artık doktor olarak görev yapıyor. "En güzel örneklerden birine şahit oluyoruz" İnegöl Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. İlyas Sarı, iki çalışanın evlatlarının doktor olarak aynı hastaneye katılmasının kendileri için ayrı bir mutluluk olduğunu belirtti. Sarı, "Hastanemizde görev yapan iki değerli çalışma arkadaşımızın evlatlarının hekim olarak aramıza katılmış olmaları bizim için ayrı bir mutluluk ve sevinç kaynağı. Yıllarca sağlık hizmeti vermiş olan mesai arkadaşlarımızın mesleki sevgiyi ve birikimlerini çocuklarına da aktararak bu mesleği tercih etmiş olmaları gerçekten çok kıymetli" dedi. İki doktorun da İnegöl Devlet Hastanesi’nde dünyaya gelmiş olmasının ayrıca anlamlı olduğunu ifade eden Sarı, "Çalışan arkadaşlarımızın evlatları ile aynı çatı altında çalışmış olmak bize şunu gösteriyor; hastanemiz sadece bir sağlık kuruluşu değil, aynı zamanda güçlü bir meslek ve dayanışma ailesidir. Değerli meslektaşlarımıza meslek hayatlarında başarılar diliyorum. Bazı emekler sadece bugün ile sınırlı kalmaz, nesilden nesile taşınır. Biz bugün burada bunun en güzel örneklerinden birisine şahitlik ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Onun için çok mutluyum" Oğlu Doktor İlkay Murat Süner ile aynı hastanede görev yapan Laboratuvar Teknisyeni Ersural Süner ise oğlunun küçük yaşlardan itibaren hastane ortamına alıştığını söyledi. 30 yıldır İnegöl Devlet Hastanesi’nde görev yaptığını belirten Süner, "İki tane oğlum var. Büyük oğlum Doktor İlkay Murat Süner şu an doktor oldu ve yine bizim hastanemizde görev yapıyor. Küçüklüğünden beri benimle sık sık hastaneye gelirdi. Sabah beraber gelir, akşam beraber giderdik. Mesaim bitene kadar hastanede yanımda kalıyordu" dedi. Oğlunun hastane ortamını çok sevdiğini ifade eden Süner, "Hastaneyi çok beğendi, çok sevdi. Onun için tıp fakültesini tercih etti. Başka herhangi bir bölüm istemedi, tercih etmedi. Sadece tıp fakültesini yazdı. Allah da ona nasip etti ve istediği branşı kazandı. Onun için çok mutluyum" diye konuştu. "Bu hastanede doğdum" Babasıyla aynı hastanede görev yapan Acil Servis Doktoru İlkay Murat Süner, çocukluk yıllarından itibaren hastane ortamına aşina olduğunu söyledi. Süner, "Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi 2026 mezunuyum. Şu anda İnegöl Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde doktor olarak çalışıyorum. Aynı zamanda bu hastanede doğdum" dedi. Lise yıllarında babasıyla birlikte hastaneye gelip gittiğini belirten Süner, "Lisedeyken babamla işe gider, onunla beraber dönerdim. Bu şekilde hastane ortamına alışmış oldum. Ben de yaşadığım şehirdeki hastaneyi tercih ettim. Şu an İnegöl Devlet Hastanesi’nde çalışıyorum. İnegöl halkına hizmet etmekten mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı. "Hastane koridorlarında büyüdü diyebilirim" 19 yıldır İnegöl Devlet Hastanesi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışan Sevinç Demiray da kızı Doktor İrem Demiray’ın çocukluğundan beri hastaneye gelip gittiğini söyledi. İki çocuğu olduğunu belirten Demiray, "19 yıldır İnegöl Devlet Hastanesi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışıyorum. İki çocuğum var. İrem Demiray kızım, İlker Demiray oğlum. İkisi de sağlık camiasında çalışıyor. Kızım doğmuş olduğu hastaneye doktor olarak atandı. Aile olarak çok mutluyuz" dedi. Kızının doktor olmasında hastane ortamının etkili olduğunu belirten Demiray, "İrem’in mesleğindeki seçiminde benimle birlikte hastaneye gelip gitmesinin etkisi oldu. Hastane koridorlarında büyüdü diyebilirim. Doktor olmak kendi tercihiydi. Kendi isteğiyle, hastane ortamına alışkın olduğu için bu mesleği seçti" diye konuştu. "Çocukluğumdan beri hastaneye gelip gidiyordum" Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 2026 yılında mezun olan Doktor İrem Demiray, mezuniyetinin ardından ilk tercihini doğduğu hastaneden yana kullandı. Demiray, "Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi 2026 mezunuyum. İnegöl Devlet Hastanesi’nde doğdum. Atamalarımda da ilk tercihim İnegöl Devlet Hastanesi oldu ve buraya atandım" dedi. Annesinin 19 yıldır aynı hastanede görev yaptığını belirten Demiray, "Şu an kendisiyle birlikte çalışıyoruz. Birlikte çalışmaktan dolayı ayrıca mutluluk duyuyorum. Küçüklüğümden beri annemin yanına hastaneye çok fazla gelip giderdim. Meslek tercihimde de büyük bir etkisi oldu. Başta annem ve babam olmak üzere aileme bana verdikleri destek için teşekkür ederim. İnegöl halkına hizmet vermekten dolayı mutluyum" ifadelerini kullandı. İnegöl Devlet Hastanesi’nde iki ayrı ailede yaşanan bu hikâye, yıllarca aynı kurumda görev yapan anne ve babaların meslek sevgisinin çocuklarına nasıl ilham olabildiğini ortaya koyarken, genç doktorların doğdukları hastaneye bu kez hekim olarak dönmesi de dikkat çekti.

15 yaşında ayağını kaybetti, azmiyle uluslararası başarılara ulaştı Haber

15 yaşında ayağını kaybetti, azmiyle uluslararası başarılara ulaştı

Geçirdiği trafik kazasında 15 yaşında ayağını kaybeden Ömer Kalay, hayata sporla tutundu. Yüzme, yelken ve kürek branşlarında Türkiye’yi temsil eden Kalay, tamamen engelli sporculardan oluşan ve dünyada benzeri bulunmadığını belirttiği yelken takımıyla engelli olmayan rakiplerine karşı yarışarak başarısıyla ilham veriyor. Bursa’da yaşayan Ömer Kalay, 15 yaşında okul çıkışında kamyonun çarpması sonucu ayağını kaybetti. Genç yaşta yaşadığı ağır travmaya rağmen hayata küsmeyen Kalay, yıllar sonra sporla tanışarak yüzme, yelken ve kürek branşlarında ulusal ve uluslararası başarılara imza attı. Yaşadığı kazanın ardından kısa sürede toparlandığını anlatan Kalay, "15 yaşında ayağımı kaybettim. Ergenlikten çıkıp gençliğe doğru ilerlerken bir ayağınızı kaybediyorsunuz. Hiçbir yaşta kolay değil ama o yaşta çok daha zor. Buna rağmen 2-3 ayda toparladım ve hayatın içine girmiş oldum" dedi. Çocukluğundan bu yana su sporlarına ilgi duyduğunu belirten Kalay, 2011 yılında yüzme yarışlarına katılmaya başladığını, aynı yıl ilk kez Çanakkale Boğazı’nı yüzdüğünü söyledi. Bugüne kadar boğazı 10 kez geçtiğini belirten Ömer Kalay, "İlk başta bana imkansız gelse de başardık. Çanakkale Boğazı’nı 10 kez yüzdüm. Bu yıl da 10 yıl aradan sonra yeniden yüzeceğim" ifadelerini kullandı. 2019 yılında engelli yelken sporuyla tanıştığını söyleyen Kalay, tamamen engelli sporculardan oluşan bir yat yelken takımını kurduklarına dikkat çekti. Dünyada benzeri olmadığını düşündükleri takımın engelli olmayan sporcularla aynı parkurlarda yarıştığını vurgulayan başarılı sporcu, "Engelli yelken yat takımı Türkiye’de hiç yok. Araştırmalarımıza göre dünyada da görmedik. Tamamen engellilerden oluşan takımımızla engelli olmayan sporculara karşı yarışıyoruz. Kış Trofesi’ni ikinci olarak tamamladık ve kupa aldık" diye konuştu. Yelkenin yanı sıra kürek branşında da çalışmalarını sürdüren Kalay, Bursa Kürek Kulübü’nde yaklaşık bir yıldır antrenman yaptığını aktararak, eylül ayında düzenlenecek paralimpik kürek yarışlarında mücadele edip milli takım seçmelerine katılmayı hedeflediğini söyledi. Bulgaristan’da düzenlenen 86. Galata-Varna Açık Su Yüzme Maratonu’nda engelliler kategorisinde birincilik elde ettiğini anlatan Ömer Kalay, "10 ülkeden yaklaşık 240 sporcu vardı. Türkiye’den tek katılan bendim. 4 bin 500 metreyi bitirdim. Türk bayrağıyla kürsüye çıkıp ödül almak benim için büyük gururdu" dedi. Ailesinin en büyük destekçisi olduğunu dile getiren Kalay, eşi ve çocuklarının kendisine güç verdiğini ifade etti. Engelli bireylere ve gençlere de seslenen Ömer Kalay, "Hayatın içinde olsunlar. Bunu sporla başarabilirler. Sporla uğraşan insan kötü alışkanlıklardan uzak durur. Ben engelli olarak örnek olmak istiyorum. Engeller bahane değil" diyerek sporun hayatındaki dönüştürücü etkisini anlattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.