Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Iklim Değişikliği

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Iklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Su stresi çağı yaklaşıyor! Uzmanlardan kritik uyarı... Haber

Su stresi çağı yaklaşıyor! Uzmanlardan kritik uyarı...

İklim değişikliği, dünya genelinde su döngüsünü etkileyerek kuraklık riskini artırıyor. Avrupa İklim Durumu değerlendirmelerine göre, kıtanın büyük bölümünde sıcaklıklar uzun dönem ortalamalarının üzerinde seyrediyor, kuraklık koşulları yaygınlaşıyor ve hidrolojik stres artıyor. Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası, küresel ısınmanın etkilerini en yoğun hisseden bölgeler arasında yer alıyor. Kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı dikkate alındığında Türkiye'nin "su stresi yaşayan ülkeler" kategorisinde bulunduğu, gerekli önlemler alınmadığı takdirde su fakiri olma riskiyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. "SU STRATEJİK BİR YAŞAM KAYNAĞI OLARAK ELE ALINMALI" Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, suyun yalnızca bir tüketim ürünü değil, stratejik bir yaşam kaynağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kalebaşı, iklim krizinin artık güncel bir sorun olduğunu belirterek, "Su kaynaklarımız üzerindeki baskı her geçen yıl artıyor. Şehirlerin dayanıklılığı, suyu nasıl yönettiğimizle doğrudan bağlantılı hale geliyor" değerlendirmesinde bulundu. Ambalajlı su sektörünün kaynakların korunması, verimli kullanımın teşvik edilmesi ve güvenli suya erişimin sağlanması açısından sorumluluk taşıdığını ifade eden Kalebaşı, üreticilerin su kaynaklarının gelecek nesillere aktarılması için sürdürülebilir yöntemlere önem verdiğini belirtti. "ÜRETİMDE SIFIR SU KAYBI PRENSİBİYLE ÇALIŞIYORUZ" Kalebaşı, dernek üyesi ambalajlı su üreticilerinin yeraltı su kaynaklarını çevreleyen alanların korunmasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü kaydetti. Sürdürülebilir üretim kapsamında kamu kurumları, üniversiteler ve yerel topluluklarla iş birliklerinin önemine dikkat çeken Kalebaşı, üretim süreçlerinde sıfır su kaybı prensibiyle hareket edildiğini, ambalajlarda geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımının artırılarak çevresel etkinin azaltılmaya çalışıldığını ifade etti. EV TİPİ ARITMA CİHAZLARINDA SU İSRAFI UYARISI Su tasarrufunda tüketim teknolojilerinin de önem taşıdığı belirtilirken, İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Meriç Albay tarafından yapılan "Ev Tipi Su Arıtma Sistemlerinin Su Kalitesinin Değerlendirilmesi Araştırması"na dikkat çekildi. Araştırmaya göre, ev tipi su arıtma cihazlarında 1 litre arıtılmış içme suyu elde etmek için yaklaşık 5 litre ve üzerinde su atık olarak kaybedilebiliyor. Uzmanlar, su stresinin arttığı dönemde bu seviyedeki kayıpların önemli bir verimlilik sorunu oluşturduğunu belirtiyor. 2040'TA 5,7 MİLYAR KİŞİNİN SU SIKINTISI YAŞAMASI BEKLENİYOR Küresel ölçekte artan kuraklığın yalnızca tarımsal üretimi değil, doğrudan su güvenliğini de tehdit ettiği belirtiliyor. Yapılan değerlendirmelere göre, 2040 yılına kadar dünya genelinde 5,7 milyar insanın su sıkıntısıyla karşı karşıya kalabileceği öngörülüyor. SUDER Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, bu tablonun yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini, su kayıplarının azaltılmasını ve verimli kullanım uygulamalarının yaygınlaştırılmasını daha kritik hale getirdiğini vurguladı.

Osmangazi’de zirai atıklar artık doğaya değil geri dönüşüme gidiyor Haber

Osmangazi’de zirai atıklar artık doğaya değil geri dönüşüme gidiyor

Osmangazi Belediyesi, tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan çevre kirliliğini önlemek amacıyla kırsal mahallelerde tarımsal sulama ve ilaçlama su dolum noktalarına zirai atık dönüşüm konteynerleri yerleştirerek, zirai ilaç ambalajlarının güvenli şekilde toplanmasını sağlayacak çevreci uygulamayı hayata geçirdi. Osmangazi Belediyesi, çevrenin korunması ve sürdürülebilir tarımsal üretimin desteklenmesi amacıyla hayata geçirdiği çevreci projelerine bir yenisini daha ekleyerek, kırsal mahallelerde zirai ilaç ambalajları ve kimyasal atıkların güvenli şekilde toplanmasını sağlayacak zirai atık dönüşüm konteyneri projesini kararlılıkla sürdürüyor. Tarımsal üretimin yoğun olarak gerçekleştirildiği kırsal mahallelerde doğaya kontrolsüz şekilde bırakılan zirai ilaç ambalajlarının oluşturduğu çevre kirliliğini önlemeyi hedefleyen uygulama kapsamında, vatandaşların en sık kullandığı tarımsal sulama ve ilaçlama su depolarının bulunduğu noktalara özel dönüşüm konteynerleri yerleştiriliyor. Bu doğrultuda Osmangazi ilçesi sınırlarında yer alan 7 kırsal mahalleye dönüşüm konteynerleri bırakılırken, ilerleyen süreçte diğer kırsal mahallelerde de zirai atık dönüşüm noktaları oluşturulacak. Zirai atıklar ve ambalaj atıklarının belirli periyotlarda düzenli olarak özel kıyafetli ekipler tarafından toplanarak bertaraf edilmesi sağlanıyor. Çevre kirliliği azaltılacak Toprağın verimliliğini, su kaynaklarının temizliğini ve ekolojik dengeyi korumaya yönelik önemli bir adım olan proje kapsamında ilk etapta kırsal Gündoğdu, Çağlayan, Armutköy, Çeltik, Çukurca, Dereçavuş ve Ahmetbey mahallelerine zirai atık dönüşüm konteynerleri yerleştirdi. Buralarda yer alan konteyner ile tarımsal faaliyetler sonucunda ortaya çıkan zirai ilaç kutuları ve kimyasal atıkların dere yataklarına, tarım arazilerine, yol kenarlarına ya da boş alanlara atılmasının önüne geçilerek, hem çevre kirliliği azaltılacak, hem de insan sağlığı açısından oluşabilecek riskler en aza indirilecek. Çiftçilerin kolaylıkla ulaşabileceği noktalara yerleştirilen konteynerler sayesinde çevre bilincinin artırılması, sıfır atık anlayışının yaygınlaştırılması ve tarımsal üretimin çevreye duyarlı şekilde sürdürülmesi amaçlanıyor. "Atıkların çevre mevzuatına uygun olarak bertaraf edilmesini sağlayacağız" Osmangazi Belediyesi olarak çevreye zararlı zirai atık ve ambalaj atığı kutularının düzenli bir şekilde toplanabilmesi amacıyla 7 farklı kırsal mahallede, 7 farklı noktaya konteynerlerin yerleştirildiğini belirten Osmangazi Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Rüveyşa Burça Sütçüoğlu, şöyle konuştu: "Tarımsal üretim hepimiz için çok önemli ancak bu üretimde kullanılan zirai atıkların, ambalaj atığı kutularının içerisinde kalan kalıntıların toprağa, yer altı ve yer üstü sularına karışmaması gerekmektedir. Bu amaçla yerleştirdiğimiz konteynerlerimiz ile düzenli depolama yapılmasını sağlayacağız. Üreticilerimiz atıklarını konteynerlere getirecek, biz de belediye olarak bu atıkları düzenli bir şekilde alıp, lisanslı bertaraf tesislerine göndereceğiz. Böylelikle tehlikeli atık sınıfına giren bu atıkların çevre mevzuatına uygun olarak bertaraf edilmesini sağlayacağız. Bu atıkların gelişi güzel dere kenarlarına bırakılmaması, toprağa gömülmemesi, yakılmaması ve evsel atık olarak da çöp atıklarının içerisine karıştırılmaması gerekmektedir. Böyle olursa dolaylı yollardan doğa, insan ve hayvan sağlığı tehlikeye girer. Erkan Aydın başkanımızın desteğiyle her zaman doğanın korunması, iklim değişikliği ile mücadele ve sıfır atık projelerinin geliştirilmesi amacıyla projelerimize devam edeceğiz." "Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ediyoruz" Uygulamanın mahalleleri açısından büyük önem taşıdığını belirten Çeltikköy Mahalle Muhtarı Cemal Kaymak, böylelikle atıkların neden olduğu kirliliğin de önleneceğini kaydetti. Tarım ile geçinen bir mahalle olduklarına işaret eden Kaymak, "Tarım bizim için hayati önem taşıyor, zirai ilaç ambalaj atıkları çok önemli bir konuydu. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ediyoruz. Burası yoğun bir bölge, sıklıkla kullanılıyor. Tarımla uğraşıyoruz, geçim kaynağımız. İlaçlar da kullanılıyor, atıklarının sağa sola atılmasındansa bu şekilde toplanması bizim için güzel bir şey. Düşünülmüş, planlanmış ve yapılmış. Atıkların sağa sola atılması ciddi bir kirlilik oluşturuyordu, bu önlenmiş oldu." ifadelerini kullandı. "Ekolojik dengeyi bozmayalım" Gündoğdu Mahallesi Muhtarı Savaş Özkan ise çevrenin korunmasının büyük bir önem taşıdığını belirterek, "Burası tarımsal sulama ve ilaçlama su deposu. Vatandaşlarımızın zirai ilaç kutularını sıfır atık kutularına bırakabilmesi için talebimize zirai atık dönüşüm konteyneri getirildi. Belediyemiz bu atıkları belirli aralıklarla gelip alacak. Bu hizmetlerinden dolayı Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyorum. Tarımla uğraşan tüm vatandaşlarımızdan da ricamız, ilaç kutularını mutlaka bu konteynerlere atsınlar. Çevremize zarar vermeyelim, ekolojik dengeyi bozmayalım. Bu atıklar insan sağlığına, suya, toprağa, havaya ve doğaya ciddi zarar veriyor." diye konuştu. Doğaya duyarlı belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını yürüten Osmangazi Belediyesi, çevreyi koruyan uygulamalarıyla hem kırsalda üretimi desteklemeye, hem de gelecek nesillere daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir çevre bırakmaya yönelik faaliyetlerini sürdürüyor.

KAYAPA OSB'DE HAVA KALİTESİ BİLİMSEL VERİLERLE İZLENECEK Haber

KAYAPA OSB'DE HAVA KALİTESİ BİLİMSEL VERİLERLE İZLENECEK

Kayapa Organize Sanayi Bölgesi (Kayapa OSB), çevrenin korunması ve sürdürülebilir sanayi hedefleri doğrultusunda önemli bir uygulamayı hayata geçiriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yürütülen iş birliği kapsamında Bakanlığa ait Mobil Hava Kalitesi Ölçüm Aracı, bölgede ölçüm çalışmaları gerçekleştirecek. Sanayi üretimi ile çevresel sürdürülebilirliği birlikte ele alan uygulama kapsamında elde edilecek veriler, bölgedeki hava kalitesinin bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesine katkı sağlayacak. Özellikle Kayapa OSB'nin yerleşim alanlarına yakın konumu nedeniyle yapılacak ölçümler, hem sanayi faaliyetlerinin çevreye etkilerinin hem de bölgede yaşayan vatandaşların soluduğu havanın kalitesinin objektif verilerle ortaya konulmasını sağlayacak. Kayapa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Toy, çevresel sorumluluk anlayışını güçlendirecek bu çalışmanın önemine dikkat çekerek, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile yürüttüğümüz iş birliği kapsamında bölgemizde gerçekleştirilecek mobil hava kalitesi ölçümleri, çevre yönetimi açısından son derece değerli bilimsel veriler sunacaktır. Sanayi üretiminin çevreyle uyum içinde sürdürülebilmesi ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesinin korunması adına bu çalışmayı önemli bir kazanım olarak görüyoruz" dedi. Sürdürülebilir sanayi anlayışına katkı sağlayacak Ölçüm çalışmaları sonunda elde edilecek verilerin, hava kalitesinin değerlendirilmesi ve gelecekte hayata geçirilecek çevresel iyileştirme çalışmalarına önemli katkılar sunması bekleniyor. Kayapa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Toy, "Kayapa Organize Sanayi Bölgesi olarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın önemli paydaşlarından biri olmanın sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve insan odaklı sanayi anlayışını güçlendirecek her türlü projeye destek vermeyi sürdüreceğiz. Üretimin çevreyle uyum içinde gelişmesini sağlamak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı. Kayapa OSB'nin çevresel sürdürülebilirlik vizyonunu güçlendiren çalışma, sanayi bölgelerinde çevre yönetiminin bilimsel veriler ışığında yürütülmesine yönelik örnek uygulamalardan biri olarak değerlendiriliyor.

Bursa İnegöl'den iklim krizi çağrısı Haber

Bursa İnegöl'den iklim krizi çağrısı

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından düzenlenen COP İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı, Bursa'nın İnegöl ilçesinde gerçekleştirildi. Programa Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın yanı sıra İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilcisi, Azerbaycan ve Gürcistan Ülke Direktörü Mariam A. Khan, belediye başkanları, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve uzmanlar katıldı. Konferansta, iklim kriziyle mücadele, yeşil dönüşüm ve sağlıklı kentler hedefi doğrultusunda yerel yönetimlerin üstleneceği rol ele alındı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir'de hayata geçirilen çalışmalardan örnekler paylaşarak, başta sanayi ve tarım olmak üzere tüm sektörlerde iklim kriziyle mücadele konusunda toplumsal bilincin artırılması gerektiğini vurguladı. “İŞİN CİDDİYETİ SONRADAN ANLAŞILDI” İklim krizinin uzun yıllardır gündemde olduğuna dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, kamu kurumları ve ilgili tüm paydaşların ortak bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini belirtti. Dünyanın 1970'li yıllardan itibaren iklim değişikliğinin etkilerini hissetmeye başladığını ifade eden Başkan Tugay, “Kuraklık, orman yangınları, düzensiz yağışlar ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlar iklim krizinin sonuçlarıdır. Dünya başlangıçta bu tehdidin büyüklüğünü yeterince kavrayamadı, ancak zamanla işin ciddiyeti anlaşıldı” dedi. İklim krizinin temel nedeninin Sanayi Devrimi'yle birlikte artan fosil yakıt kullanımı olduğunu vurgulayan Tugay, sanayileşmenin yaşam standartlarını yükseltirken aynı zamanda karbon emisyonlarını artırdığını belirterek, bu gerçeğin çok geç fark edildiğini söyledi. “Dünya bir bütün, sonuçları herkesi etkiler” İklim krizine karşı ortak hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Dr. Cemil Tugay, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği olarak yerel COP toplantılarının ülke genelinde yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini söyledi. Her kentin kendine özgü sorunları ve ihtiyaçları bulunduğunu belirten Tugay, bu nedenle yerel eylem planlarının hazırlanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. İklim krizine karşı toplumsal bilincin artırılması gerektiğini dile getiren Tugay, “Dünya bir bütün. Sadece Avrupa'nın önlem alması yeterli değil. İklim kriziyle tüm dünyanın etkin mücadele etmesi gerekiyor. En fazla karbon salımına neden olan ülkeler daha büyük sorumluluk taşıyor. Türkiye'nin payı daha düşük olsa da bu mücadelede herkesin üzerine düşeni yapması şart. Yeterli önlem alınmazsa iklim krizinin sonuçları tüm dünyayı etkileyecek” diye konuştu. İZMİR'DEKİ İKİNCİ EL PAZARLARI ÖRNEĞİ İklim krizinin çözümünde bireysel sorumluluğun önemine dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, “Hiç kimsenin; ‘ben sorumlu değilim’, ‘bana ne’ deme lüksü olmamalı. Herkesin günlük yaşamında yapacağı küçük değişiklikler büyük fark yaratır” dedi. Enerji verimliliğinin karbon salımını azaltmada önemli bir araç olduğunu belirten Tugay, elektrik tüketiminin basit önlemlerle önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti. Doğanın, bitkilerin ve tüm canlıların sağlığının insan yaşamıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Tugay, bu bilincin toplumun tamamına anlatılması gerektiğini kaydetti. İzmir'de düzenlenen ikinci el pazarlarını örnek gösteren Tugay, kullanılmayan eşyaların yeniden ekonomiye kazandırılmasının hem israfı önlediğini hem de sürdürülebilir tüketime katkı sağladığını belirterek, “Evlerde kullanılmayan eşyaları ihtiyaç sahipleriyle buluşturuyoruz. Böylece hem ekonomik bir döngü oluşuyor hem de gereksiz tüketimin önüne geçiliyor” dedi. SANAYİDE ENERJİ, TARIMDA SU VE ULAŞIMDA DÜŞÜK KARBON VURGUSU Sanayi, tarım ve ulaşımda sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, akıllı sayaçlar, modern sulama teknikleri, daha az su tüketen bitki türlerinin tercih edilmesi ve bilinçli hayvancılık uygulamaları üzerinde çalıştıklarını söyledi. Sanayide enerji tüketiminin, tarımda su kullanımının azaltılmasının ve şehirlerde düşük karbon salımlı araçlarla toplu taşımanın yaygınlaştırılmasının iklim kriziyle mücadelede önemli adımlar olduğunu vurguladı. “HİÇBİR KURUMUN TEK SORUMLULUĞU DEĞİLDİR” İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise, güçlü iş birliklerine duyulan ihtiyaca vurgu yaptığı konuşmasında, “Şehirlerimizin iklim yolculuğuna birlikte yön vermek ve yerel yönetimlerin bu süreçteki sorumluluğunu konuşmak üzere buluştuk. İklim değişikliği artık geleceğin konusu değil bugünün gerçeğidir. Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller, azalan su kaynakları bize bu gerçeği her gün hatırlatıyor. İklim değişikliği yalnızca çevresel bir mesele değil ekonomik, sosyal ve kalkınma meselesidir. Hiçbir kurumun tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir” ifadelerini kullandı. ORTAK AKIL VURGUSU İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay da, “Şehirlerin geleceği ancak ortak akılla şekillenir. Merkezi idarenin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi daha yaşanabilir, daha dirençli ve daha sağlıklı şehirlerin inşasının temel şartıdır. İnanıyorum ki bugünkü oturumlarda ortaya konacak fikirler ve yapılacak değerlendirmeler ülkemizin sürdürülebilir şehircilik anlayışına önemli katkı sağlayacaktır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.