Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Iklim Değişikliği

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Iklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Kurum: "Depremden sonra 2 yılda 455 bin konutu bitirmek kolay iş değil" Haber

Bakan Kurum: "Depremden sonra 2 yılda 455 bin konutu bitirmek kolay iş değil"

Kayseri’de Erciyes Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Erciyes Zirvesi-1’de konuşan Bakan Kurum, iklim değişikliğinin etkilerine değindi. Kurum, "İklim değişirken ilk etkilenen başlıklardan biri sudur. Çünkü kuraklık küresel bir mesele haline gelmiştir. Üstelik bu meselede artık çiftçinin veriminin azalması, şehirlerin içme suyu güvenliğinin zorlanması, sanayinin üretim kapasitesinin etkilenmesi gibi sonuçlar karşımıza çıkıyor. Su zayıfladığında ikinci büyük baskı gıda üzerinde oluşuyor. Çünkü iklim değişikliği toprağın verimini, ekimin zamanını, ürünün desenini ve gıda arzını doğrudan etkiliyor. Haziran ayı içerisindeyiz, hala tarlaların sararmadığını görüyoruz. Üstelik gıda meselesi sadece ekip biçme meselesi değildir, aile bütçesidir. Su ve gıda baskısı arttığında asıl büyük acı başlar; güvenlik. Güvenlik krizi karşımıza çıkar. Çünkü su zayıflarsa üretim zayıflar, üretim zayıflarsa gıda baskısı artar, gıda baskısı artarsa sosyal huzur ve emniyet kökünden etkilenir. Biz bugün burada iklimi konuşurken sadece havayı değil suyu, toprağı, üretimi, şehirleri ve insanlığın ortak güvenliğini burada konuşuyoruz" dedi. "Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kudretidir" 6 Şubat Kahramanmaraş depreminin ardından 2 yılda 455 bin konutun tamamlandığını kaydeden Bakan Kurum, bunun kolay bir iş olmadığını dile getirerek, "Küresel iklim meselesine dair finansmana erişemeyen ülkelerden dönüşüm beklemek mümkün değil, çünkü ihtiyaçları var. Teknolojiye ulaşamayan toplumlara aynı yükü yüklemek hakkaniyetli değil. Eğer biz paranın yönünü doğaya çevirmezsek dünyanın yönü asla değişmez. Biz de inşallah tüm gücümüzle cumhurbaşkanımızın liderliğinde 25 yıl yaptığımız gibi afette, depremde, selde, yangında, milletimizin zor gününde nasıl yanında olduysak, olmaya devam edeceğiz. Biz uygulama, aksiyon adamlarıyız. Bu mesele yalnızca küresel masalarda konuşulan mesele değil. Şehirlerimize de bizzat uyguluyoruz. 6 Şubat’ta çok büyük bir felaket yaşadık, sabah 04.17’de büyük bir acıyla tüm Türkiye uyandı. 11 ilimizi etkileyen, 50 bini aşkın canımızı kaybettiğimiz bir deprem. Çok üzüldük ama 86 milyon tek yürek olduk. Hep birlikte 11 ilimizin yardımına koştuk. Kayseri kendi acısını unuttu Hatay’a, Kahramanmaraş’a, Adıyaman’a, Malatya’ya, Gaziantep’e yardıma koştu. Depremden sonra nasıl sahada hızlı ve sonuç odaklı bir inşa seferberliği yürütüp, dile kolay 2 yılda 455 bin konutu bitireceksiniz. Kolay iş değil. Bu milletimizin başarısıdır, Türkiye Cumhuriyet Devleti’nin kudretidir" ifadelerini kullandı. "İzmit Körfezi’nde dünyanın en büyük projelerinden birini yapıyoruz" İzmit Körfezi’nden 2.4 milyon metreküp çamur çıkardıklarını kaydeden Kurum, "İzmit Körfezi’nde dünyanın en büyük çevre projelerinden birini yapıyoruz. Toplamda 2.4 milyon metreküp dip çamurunu çıkardık. 240 bin kamyon hafriyatı aldık ve bertaraf ediyoruz. Hiçbir zaman sözde vaatlerle milletimizin karşısına çıkmadık. Eser ürettik, iş yaptık, hizmet götürdük. O yüzden milletimiz de bize 25 yıldır destek oluyor. Kocaeli’nde de bu bakışla çok önemli bir iş yaptık" diye konuştu.

Bakan Göktaş: "Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulumuzun çalışmalarını sürdürebilmesi için iki alt çalışma grubu oluşturulacak" Haber

Bakan Göktaş: "Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulumuzun çalışmalarını sürdürebilmesi için iki alt çalışma grubu oluşturulacak"

Engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımını sağlamak, hak ihlallerini önlemek ve kurumlar arası iş birliğini koordine etmek amacıyla kurulan Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu, Ankara Hakimevi’nde toplandı. Kurul; politika ve hizmetlerde atılacak adımların, tecrübelerin, geleceğe dair planların, kurulacak olan İl Kurullarının çalışma düzeninin değerlendirilmesi için bir araya geldi. Bakan Göktaş’ın başkanlığından gerçekleştirilen toplantıya çok sayıda kurul üyesi katılım sağladı ve toplantı Göktaş’ın konuşması ile başladı. "Engelsiz Türkiye Mobil Uygulaması’ ile hizmetlerimizi vatandaşlarımıza daha yakın hale getirdik" Engelli vatandaşların ve ailelerinin hayatını kolaylaştıran adımlar atıldığını vurgulayan Göktaş, "Dijital teknolojiler dahil olmak üzere, her alanda erişilebilirliği güçlendiren uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Böylece engelli vatandaşlarımızın hizmetlere, bilgiye ve toplumsal hayata daha etkin şekilde katılımını destekliyoruz. Bu kapsamda Erişilebilirlik Dijital Bilgilendirme Platformu’nun hazırlanmasında da son aşamaya geldik. Bu platformla kurumlarımızın standartlar, mevzuat ve uygulama süreçlerine ilişkin bilgiye tek noktadan ulaşmasını sağlayacağız. Böylece çalışmalarımızın daha hızlı ve daha etkin bir şekilde yürütülmesine katkı sunacağız. Diğer yandan geçtiğimiz yıl aralık ayında hayata geçirdiğimiz ’Engelsiz Türkiye Mobil Uygulaması’ ile hizmetlerimizi vatandaşlarımıza daha yakın hale getirdik. Böylece, ihtiyaç duyulan bilgiye, yönlendirmeye ve desteğe tek noktadan daha kolay ulaşılmasının önünü açtık" diye konuştu. "Korumalı iş yerlerine, her engelli için aylık 7 bin 655 lira ücret teşviki veriyoruz" Göktaş, istihdamın engelli bireyler için ekonomik bağımsızlığın yanında özgüven, üretkenlik ve toplumsal hayata aktif katılım anlamı taşıdığını belirterek, "Her birinin niteliklerine, becerilerine ve ihtiyaçlarına uygun şekilde kamuda ve özel sektörde istihdam edilmelerini destekliyoruz. Şubat ayında gerçekleştirdiğimiz atamalarla birlikte 2002’den bugüne, 82 bin 907 kişinin atanmasıyla kamuda engelli istihdamında 15 kat artış sağladık. Ayrıca, korumalı iş yerlerine, her engelli için aylık 7 bin 655 lira ücret teşviki veriyoruz" ifadelerini kullandı. "518 bin 313 ailemize aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıyoruz" Evde bakım yardımı, gündüzlü bakım hizmetleri, umut evleri gibi farklı hizmet modellerin bireylerin ihtiyacına göre çeşitlendirildiğini dile getiren Göktaş, "Bugün 81 ilimizde, 147 gündüzlü bakım ve rehabilitasyon merkezimizde, engelli bireylerimizin hayatına küçük ama kıymetli dokunuşlarla eşlik ediyoruz. Kendilerini daha güçlü hissetmeleri için onlara beceri kazandıran, ailelerinin sorumluluğunu paylaşan bir hizmet anlayışıyla çalışıyoruz. 518 bin 313 ailemize Evde Bakım Yardımı ile aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıyoruz. Bugüne kadar toplam 268 milyar liranın üzerinde Evde Bakım Yardımı sağladık. 107’si Bakanlığımıza bağlı, 339’u özel olmak üzere toplam 446 bakım merkezinde 39 bin 466 engelli bireye yatılı hizmet sunuyoruz. Bu merkezlerde, yapay zeka destekli kamera izleme sistemini hayata geçirerek denetimlerimizi daha da güçlendirdik. Diğer yandan 145 umut evinde, 497 engelli vatandaşımızın ev sıcaklığında bakım hizmetinden faydalanmalarını sağlıyoruz. 2026 yılının sonuna kadar 369 kapasiteli 5 yeni engelli bakım ve rehabilitasyon merkezimizi daha hizmete açmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. Bakan Göktaş, Ankara, Bursa, Kahramanmaraş, Mersin, Batman ve Konya’da kurulan Erken Çocukluk Gelişim Birimleriyle çocukların desteklendiğini, bu çalışmaların geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler çatısı altında dünyaya örnek bir model olarak sunulduğunu belirtti. Göktaş, ayrıca ’Bireysel Sosyal Hizmet Danışmanlığı Modeli’ kapsamında otizmli bireyler ve ailelerine destek verildiğini, 18 ilde 3 bin 808 aileye bireysel danışmanlık hizmeti sunulduğunu, bu hizmetin bu yıl 16 ilde daha hayata geçirildiğini ifade etti. Büyük katılımla 23 Haziran tarihinde geniş kapsamlı çalıştay Göktaş, II. Eylem Planı hazırlıklarının sürdüğünü belirterek, erişilebilirlikten eğitime, istihdamdan bakım hizmetlerine, afet ve acil durum süreçlerinden dijital hizmetlere kadar her alanı kapsayan güçlü bir çerçeve oluşturmayı hedeflediklerini, bu kapsamda 23 Haziran’da kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, akademi ve ilgili paydaşların katılımıyla geniş kapsamlı bir çalıştay düzenleneceğini kaydetti. "Kurulumuzun çalışmalarını sürdürebilmesi için iki alt çalışma grubu oluşturulacak" Aynı zamanda Bakan Göktaş, şu ifadelere yer verdi: "Diğer yandan kurulumuzun çalışmalarını daha geleceğe dönük bir yaklaşımla sürdürebilmesi için iki alt çalışma grubu oluşturulmasına yönelik hazırlıklarımızı da tamamladık. ‘İklim Değişikliği ve Engellilik Alt Çalışma Grubu’ ile iklim değişikliğinin engelli bireyler için oluşturduğu riskleri belirleyerek somut çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. ‘Yapay Zeka, Destek Teknolojileri ve Engellilik Alt Çalışma Grubu’ ile teknolojinin engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak politikalar belirlemeyi amaçlıyoruz. Bu alt kurullarla hem alınan kararların takibini güçlendirecek hem de uygulama süreçlerinde kurumlarımız arasındaki koordinasyonu daha sağlam bir zemine taşıyacağız. Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda, engelli bireyleri aileleriyle birlikte daha güçlü şekilde destekleyeceğimiz hizmetleri yaygınlaştıracağız." Bakan Göktaş’ın konuşmalarının ardından toplantı basına kapalı şekilde gerçekleşti.

Bakan Yumaklı: "28 uçak, 119 helikopter, 14 İHA ile yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz" Haber

Bakan Yumaklı: "28 uçak, 119 helikopter, 14 İHA ile yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İzmir temasları kapsamında Selçuk Efes Havalimanı’ndaki ‘Yeşil Vatan Kahramanları Görev Başında’ programına katıldı. Bakan Yumaklı, burada protokol tarafından çiçekle karşılandı. Ardından programda konuşan Yumaklı, "Bu kadim coğrafya, binlerce yıllık tarihiyle, verimli ovalarıyla ve zümrüt yeşili ormanlarıyla, yalnızca Ege’nin değil Türkiye’nin incisi konumundadır. Ormanlar yalnızca ağaçlardan ibaret değildir. Ormanlarımız, suyumuzun, toprağımızın, havamızın, biyoçeşitliliğimizin, üretimimizin ve geleceğimizin teminatıdır. Bu nedenle orman yangınlarıyla mücadeleyi sadece bir afetle mücadele başlığı olarak görmüyoruz. Biz bu mücadeleyi, vatan toprağını koruma, milletimizin ortak mirasına sahip çıkma ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakma sorumluluğu olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu. "Kara gücümüzü, hava filomuzu, teknolojik altyapımızı sürekli güçlendiriyoruz" Dünyada iklim değişikliğinin etkilerinin, her geçen yıl daha ağır şekilde hissedildiğinden bahseden Bakan Yumaklı, şunları söyledi: "Akdeniz kuşağında yer alan ülkemiz de bu riskten doğrudan etkileniyor. Artan sıcaklıklar, uzayan kurak dönemler, değişen yağış rejimleri ve şiddetlenen rüzgârlar, orman yangınları riskini daha da artırıyor. Ege ve Akdeniz bölgelerimiz de, yaz aylarında yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgar nedeniyle yangın açısından hassas bölgelerimizin başında geliyor. Biz hazırlıklarımızı her yıl daha güçlü, daha planlı, daha teknolojik ve daha bütüncül bir anlayışla sürdürüyoruz. Orman yangınlarıyla mücadelede temel yaklaşımımız net. Yangını çıkmadan önlemek, çıkan yangını en kısa sürede tespit etmek, ilk müdahaleyi en hızlı şekilde yapmak. Bunun için kara gücümüzü, hava filomuzu, teknolojik altyapımızı, karar destek sistemlerimizi ve insan kaynağımızı sürekli güçlendiriyoruz." Araç sayıları arttı Orman yangınlarında bir dakikalık gecikmenin, yangının büyümesine sebep olabildiğini ifade eden Bakan Yumaklı, "Ancak hızlı ve doğru müdahale de binlerce ağacın, canlı yaşamının, yerleşim yerlerimizin korunmasını sağlar. Bu mücadelemizde hava araçlarımız, yangını kontrol altına almada en önemli çarpanlarımızdan biridir. Bugün orman yangınlarına karşı, 28 uçak, 119 helikopter, 14 insansız hava aracımızla yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz. Bu gücümüzle de toplam 462 ton su atma kapasitesine sahibiz. Geçtiğimiz yıla göre hava aracı sayımızı 146’dan 161’e çıkardık. Selçuk Efes Havalimanı da bu mücadelede stratejik noktalardan biridir. Buradan havalanan araçlarımız, İzmir’in, Ege’nin ve ihtiyaç duyulan tüm bölgelerimizin ormanlarını korumak için görev yapmaktadır. Her bir damla su, bir ağaca, bir canlıya umut olmaktadır" açıklamalarına yer verdi. "Hava gücümüzü yalnızca sayı olarak artırmadık. Aynı zamanda bu gücü daha akıllı, daha dinamik ve daha risk odaklı yönetecek yeni uygulamaları da devreye aldık" diyen Yumaklı, şunları kaydetti: "Artık hava araçlarımız, yangın risk haritaları, meteorolojik veriler, dijital sistemler ve merkezi koordinasyonla en doğru yerde, en doğru zamanda konuşlandırılıyor. Riskin arttığı bölgelerde, hava araçlarımızı dinamik olarak kaydırıyor, ihtiyaç duyulan alanlarda daha hızlı müdahale imkanı sağlıyoruz. Bu yıl ilave edilen 11 yeni konuşlanma noktası oluşturduk. Hava araçlarımızın, yangınlara daha etkili ve daha hızlı müdahale etmesini hedefliyoruz. Özellikle Batı Karadeniz’de oluşturulan yeni konuşlanma noktaları, bu bölgelerde hava araçlarımızın yangın sahasına ulaşma süresini önemli ölçüde kısaltacaktır. Ayrıca çok hafif sınıf helikopterlerimizi de yangının ilk dakikalarında hızlı müdahale amacıyla daha etkin şekilde kullanacağız. Bu helikopterler; yakın su kaynakları, risk haritaları, dinamik konuşlandırma ve canlı görüntü sistemleriyle birlikte daha verimli yönetilecek." ‘Kara gücü’ vurgusu Bu yıl kara gücünü de önemli ölçüde artırdıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Araç sayımız 5 bin 339’dan 5 bin 550’ye çıktı. Arazöz sayımızı bin 766’dan bin 930’a, İlk müdahale aracı sayımızı 2 bin 742’den 2 bin 751’e, İş makinesi sayımızı ise 831’den 868’e yükselttik. Mevcut havuz ve göletlerimize ilave olarak 55 yeni havuz ve gölet daha inşa edeceğiz. Böylece yangınla mücadelede kullanılan havuz ve gölet sayımız 4 bin 852’ye ulaşacak" açıklamalarına yer verdi. Yangınlarda ‘yapay zeka’ desteği Türkiye’nin, orman yangınlarıyla mücadelede, teknolojiyi en etkin kullanan ülkelerden biri olduğundan bahseden Bakan Yumaklı, "İnsansız hava araçlarımız sayesinde, ormanlarımızı geniş alanlarda anlık olarak takip ediyoruz. Dumanı daha erken görüyor, yangın riskini daha hızlı değerlendiriyor, ekiplerimizi sahaya çok daha etkin şekilde yönlendiriyoruz. Bugün artık orman yangınlarıyla mücadelede, sadece gözle değil, yapay zekayla, anlık veriyle, karar destek sistemleriyle ve güçlü koordinasyonla hareket ediyoruz. 2026 yılında yapay zeka destekli yangın risk haritalarımızı kullanıma aldık. Bu haritalar, sıcaklık, rüzgar, nem, topoğrafya, yanıcı madde tipi ve kuraklık gibi birçok parametreyi birlikte değerlendiriyor. Yangın riskini 7 gün önceden tahminleyebilecek şekilde çalışan bu sistem sayesinde, yangın çıkma ihtimali yüksek alanlarda önleyici tedbirleri artırıyoruz. Artık yalnızca yangına müdahale etmiyoruz, yangın riskini önceden okuyor, sahadaki hazırlığımızı buna göre planlıyoruz" şeklinde konuştu. "Orman yollarını navigasyon sistemine aktardık" 2021 yılından bu yana kullanılan Yangın Yönetim Yazılımını daha da geliştirdiklerini ifade eden Yumaklı, "Yangınla mücadelede kullanılan farklı yazılımları, Orman Yangın Yönetim Sistemi adı altında tek platformda topluyoruz. Arazöz ve su ikmal araçlarımıza sıcaklık, nem ve rüzgar ölçen sensörler takıyoruz. Böylece yangın mahallindeki meteorolojik veriler, anlık olarak takip edilecek. Orman yolları da açılmış durumda. Bu yollar navigasyon sistemine aktarıldı" dedi. İnsan gücü artırılıyor İnsan gücünün de artırıldığını aktaran Yumaklı, "Şu anda 28 bin kahramanımız var. Gönüllü sayımız 132 binden 138 bine ulaştı. Hem bilgiyi, hem tecrübeyi, hem teknolojiyi içeren, ve bir bütün içerisinde yönetilmesini ifade eden bir değerin altını çizmiş oluyoruz. Yangınla mücadele organizasyonumuzda görev alan personel sayımızı bu yıl 3 bin kişi artırarak 28 bine çıkardık. Geçmişten bugüne, Yeşil Vatan için canlarını feda eden bütün kahramanlarımızı rahmetle, minnetle anıyorum" ifadelerine yer verdi. "Orman yangınlarının yarıdan fazlası ormanlık alan dışında meydana geldi" "Orman yangınlarıyla mücadele yalnızca kurumlarımızın değil, hepimizin ortak görevidir" diyen Yumaklı, şöyle devam etti: "Bir ihmal, bir dikkatsizlik, bir anlık tedbirsizlik, yılların emeğini, binlerce canlının yaşam alanını ve milletimizin ortak değerini tehdit edebilir. Bu nedenle vatandaşlarımızın hassasiyeti, sahadaki mücadelemiz kadar önemlidir. Geçen yıl çıkan orman yangınlarının neredeyse yarıdan fazlası orman dışında meydana gelmiştir. Lütfen ormanlarımızda ateş yakmayalım, izmarit atmayalım, anız yakmayalım. Riskli davranışlardan uzak duralım, şüpheli bir duman gördüğümüzde, vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirelim. Yangını söndürmenin en etkili yolu, yangının çıkmasına engel olmaktır. Yeşil Vatan için ortaya koyduğumuz bu mücadeleyi, akılla, bilimle, teknolojiyle, tecrübeyle ve milletimizin desteğiyle daha da güçlendirmeye devam edeceğiz" "İmkanlarımız artmakta" İzmir Valisi Süleyman Elban ise "İklim değişikliği, küresel ısınma ve nüfus artışı, kırsala yoğun yerleşme, mobilitenin çok artması, ormanlarımız maalesef birçok etkenin etkisiyle yangın riskiyle karşı karşıya. Bu yangınla mücadele konusunda orman teşkilatımız her geçen gün gücüne güç katıyor. Hava, kara araçları, personel takviyesi dahil olmak üzere her gün yeni çalışmalarına mücadeledeki kabiliyetini, imkanlarını arttırmakta. İnşallah hiçbir metrekare yerimiz yanmaz. Ama bir yangın durumunda da tüm teşkilatımız ve bakanlığımız hazır" şeklinde konuştu. "Yangınlar çok küçük sebeplerden dolayı başlayabiliyor" Programda konuşan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, "Tüm dünyada iklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle birlikte maalesef her geçen gün sıcaklıkların arttığı, nemin düştüğü, şiddetli rüzgarların, ani yağışların yaşandığı dönemler geldi. Bütün bunlar orman yangınları açısından ülkemizde de riski artırdı. Yangınlar artık çok daha küçük bir sebepten başlayabiliyor. Hızlı yayılıyor ve maalesef söndürülmesi de eskisine göre daha zor hale geldi. Dünyada orman yangınlarıyla mücadelede örnek alınan bir ülke durumundayız. Vatandaşlarımızın yangınlar konusunda hassasiyet göstermeleri hususunda farkındalık çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Bunun faydasını da 2025 yılında yaşanan büyük yangınlara rağmen yangınların adet bazında yüzde 15 azalmış olmasıyla gördük. Eğer 2025 yılındaki olumsuz şartlar, bir de o hassasiyet olmasaydı, Allah korusun daha büyük felaketlere sebep olabilirdi. Bu çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz. 48 bin mesai arkadaşımız gece gündüz demeden görevlerini ifa ediyor" açıklamalarında bulundu. "Üstümüze düşen görevi yerine getiriyoruz" İzmir’de daha önceki yıllarla beraber 320 adet yangını yaşadıklarını kaydeden AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, "320 yangının yanında 340 tane de ormanda kaynaklanmayan orman dışı yangınla karşılaştık. Sadece vatandaştan beklemeyeceğiz. Teslimatını yapacağımız araçlarla beraber yangınların da önüne geçeceğiz. Bunun yanında bir de yerel yönetimlerin üstüne düşen işler var. Buca’da yaşadığımız yangın insan kaynaklı. Gaziemir’de çıkan bir yangınımız çöp toplanmamasından, Narlıdere’de çıkan bir yangın yine çöplerinin toplanmamasından çıktı. O yüzden burada hem yerel yönetimlerin üstünde de çok büyük görev düşüyor. Biz Merkezi Hükümet olarak İzmir’de de, Türkiye’nin genelinde de üstümüze düşen görevi yerine getiriyoruz" ifadelerini kullandı. Programa, İzmir Valisi Süleyman Elban, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda bölünmez Çankırı ve orman çalışanları katıldı.

Osmangazi’de gelecek için sıfır atık eğitimi Haber

Osmangazi’de gelecek için sıfır atık eğitimi

Şehit Erol Olçok Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen seminere; Osmangazi Belediyesi Gazi Tarım Genel Müdürü Arca Atay, Osmangazi Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Rüveyşa Burça Sütcüoğlu, belediye meclis üyeleri ile çok sayıda öğrenci katılım gösterdi. Programda konuşan Rüveyşa Burça Sütcüoğlu, doğal kaynakların sınırlı olduğuna dikkat çekerek artan nüfusla birlikte atık miktarının da hızla yükseldiğini belirtti. Bunun yanı sıra seminer kapsamında Sütcüoğlu; atıkların kaynağında ayrıştırılmasının çevreye katkıları, gıda israfının önlenmesinin ekonomik ve ekolojik önemi ile sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının günlük yaşama nasıl entegre edilebileceği konularında öğrencilere detaylı bilgiler verdi. "Evlerimizde kaynağında ayrıştırma yapmalıyız" Doğayı korumanın yalnızca kurumların değil, her bireyin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Rüveyşa Burça Sütcüoğlu, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Günümüzde artan nüfus ve tüketim alışkanlıkları nedeniyle atık miktarları da hızla artıyor. Bu sebeple evlerimizde kaynağında ayrıştırma yapmalı ve çöplerimizi uygun kutulara atmalıyız. Böyle davranırsak hem gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakmış oluruz hem de kendimize olan saygımızı kazanırız. Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün bu yılki teması gıda israfı. Bizler de bu temaya uygun olarak eğitimlerimizi verdik ve öğrencilerimizi bilinçlendirdik." Programın uygulamalı bölümünde ise Osmangazi Belediyesi Gazi Tarım Genel Müdürü Arca Atay tarafından Bokashi kompostunun yapımı uygulamalı olarak gösterildi. Organik atıkların doğal gübreye dönüştürülme sürecinin yerinde gösterildiği uygulamada, öğrenciler atıkların yeniden değerlendirilebilir bir kaynağa dönüşümünü yakından deneyimledi. Özellikle evsel atıkların organik maddelerinin çöpe atılmak yerine komposta dönüştürülebileceğini vurgulayan Osmangazi Belediyesi Gazi Tarım Genel Müdürü Arca Atay, "Kompost, toprağın organik madde miktarını artıran, gübre niteliğinde bir materyaldir. Yaklaşık 10 gün içinde kutular doluyor ve onu iki hafta kadar 20-30 santigrat derece arasında bekletirsek kompostumuz hazır hale geliyor" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.