Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ihracat

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yedek parçada güveni test belirliyor Haber

Yedek parçada güveni test belirliyor

Otomotiv satış sonrası pazarında yükselen maliyetler, yedek parçada ilk satın alma fiyatının ötesindeki ölçütleri daha görünür hâle getirdi. Araç uyumluluğu, malzeme dayanımı, laboratuvar testleri ve tedarik sürekliliği, ürün güveninin temel unsurları olarak öne çıkıyor. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneğinin (OSS) 2026 Yılı İkinci Çeyrek Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre katılımcıların yüzde 78,1’i "maliyetlerdeki aşırı artışı" sektörün başlıca sorunları arasında gösterdi. Bu tablo, bir parçanın yalnızca satın alma bedeliyle değil; kullanım ömrü, işçilik ve muhtemel tekrar değişim giderleriyle birlikte değerlendirilmesini daha önemli hâle getirdi. 1980’den bu yana Bursa’da kauçuk-metal yedek parçalar üreten ve 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Üçel Kauçuk, ürün güvenilirliğini mühendislik, doğru araç eşleşmesi ve test süreçleri üzerinden ele alıyor. Benzer görünmek yetmiyor Üçel Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, otomotiv satış sonrası (aftermarket) pazarında dışarıdan birbirine benzeyen iki parçanın kullanım sırasında farklı sonuçlar verebildiğine dikkat çekti. Oruç, "İki ürün arasındaki asıl fark şu noktalarda ortaya çıkıyor: kullanılan malzeme, kauçuk geometrisi, bağlantı güvenliği, titreşim sönümleme kabiliyeti ve ürünün yük altındaki dayanımı. Biz güvenilirliği bir söylem olarak değil, tasarımdan sevkiyata kadar doğrulanması gereken bir üretim standardı olarak görüyoruz" dedi. Şirketin Ar-Ge ve test laboratuvarında kauçuk malzemelere ve nihai ürünlere çekme, yük-kuvvet, sertlik, yoğunluk ve termal yaşlandırma testleri uygulanıyor. Ürün dayanımı ise özel test makinelerinde, yol simülasyonu verilerinden yararlanılarak yapılan yorulma testleriyle ölçülüyor. Tarama ve doğrulama süreçlerinde araç uyumluluğunu etkileyen ölçüler mikron düzeyinde inceleniyor. Doğru parça, doğru araç Üçel Kauçuk, 4 bini aşkın ürün referansını 20 binden fazla araç uygulamasıyla eşleştiriyor. Bu çeşitliliğin ancak bütün süreçlerin aynı standartla yönetilmesiyle güvene dönüşeceğini vurgulayan Üçel Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, "Geniş ürün gamı tek başına güven oluşturmuyor. Doğru parçanın doğru araçla eşleştirilmesi, üretim standardının korunması ve ihtiyaç duyulan ürünün zamanında tedarik edilebilmesi de gerekiyor. Üçel Kauçuk’ta tasarımdan testlere, referans eşleştirmesinden sevkiyata kadar bu sürecin her aşamasını aynı standartla yönetiyoruz." dedi.

Maraş dondurmasında sıcak mesaisi Haber

Maraş dondurmasında sıcak mesaisi

Kahramanmaraş'ın coğrafi işaret tescilli Maraş dondurması, yaz sıcaklarıyla artan taleple birlikte kent genelindeki 15 tesiste yoğun mesaiyle hazırlanıyor. Kentte, yılda yaklaşık 100 bin ton süt kullanılarak 30'dan fazla ülkeye ihraç edilen dondurmada 2026 yılı sonu ihracat hedefinin ise 3 milyon dolar civarında olduğu öğrenildi. Kahramanmaraş'ın dünyaca tanınan lezzeti Maraş dondurmasında yaz sezonuyla birlikte hareketlilik arttı. Kentte üretim yapan tesisler, sıcak havaların etkisiyle yükselen iç ve dış piyasa talebini karşılamak için çalışmalarını yoğunlaştırdı. Süt, salep ve şeker başta olmak üzere kullanılan hammaddeleri, kendine özgü kıvamı ve geleneksel üretim yöntemiyle diğer dondurmalardan ayrılan Maraş dondurması, Kahramanmaraş ekonomisinin önemli üretim alanlarından biri olmayı sürdürüyor. Üretimde kullanılan salep miktarı reçeteye göre değişirken kilogram başına ortalama 10-15 gram civarında salep kullanılıyor. Özellikle yaz aylarında tüketimin artmasıyla birlikte üretim tesislerinde kapasite artırılırken, yurt içindeki satış noktalarının yanı sıra ihracat siparişlerinin karşılanması için de yoğun mesai yürütülüyor. Sektörün üretim kapasitesi, Kahramanmaraş'ın Türkiye'nin önemli dondurma üretim merkezlerinden biri olmasını sağlarken, kentteki firmaların yaptığı yatırımlar da üretim altyapısının gelişmesine katkı sunuyor. 2026 yılında Kahramanmaraş merkezli dondurma üreticilerinden Alpedo Dondurma 200 milyon liralık öz sermaye yatırımıyla yeni dolum ünitelerini devreye aldı. Kentte üretilen dondurma başta İngiltere, Çin, Hollanda, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Türkmenistan ve Irak gibi 30'un üzerinde ülkeye gönderiliyor. Yılda ortalama 120 bin ton üretim yapılan dondurmadan 2026 yıl sonu ihracat hedefinin 3 milyon dolar beklendiği öğrenildi. Alpedo Dondurma işletmesinde ise üretim 7 gün 24 saat esasına dayalı olarak devam ediyor. Alpedo'da görevli gıda mühendisi Erdoğan Bayır, "Dondurmanın ana maddesi her zaman süttür. Doğru salep ve ustalık birleştiğinde kaliteli Maraş dondurması oluşuyor" dedi. Vatandaşlardan Durdu Avcıoğlu, "Maraş dondurmasını herkesin tüketmesini tavsiye ederim. Kenti yöremizin bir ürünüdür" diye konuştu. Ozan Şahiner de "Dünyanın en güzel dondurmasını yemek için geldik. Çok güzel çok beğendik. Daha önce yememiştim ilk oluyor" ifadesini kullandı. Samet Öztürk ise, "Dünyanın en iyi tatlısı seçilmişti mükemmel lezzet" dedi.

En yüksek performans Bursa'dan Haber

En yüksek performans Bursa'dan

Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 7 ayına ilişkin serbest bölgelerin ihracat performansını açıkladı. Buna göre 19 serbest bölgenin toplam ihracatı, ocak-temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,9 artarak 7,7 milyar dolara çıktı. Böylece serbest bölgeler, 7 aylık dönemde tüm zamanların en yüksek ihracat rakamına ulaştı. Temmuz ayında da rekor kırıldı. Serbest bölgelerden yapılan ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,3 artışla 1 milyar 152 milyon dolar oldu. Böylece aylık ihracat 1 milyar doların üzerindeki seyrini sürdürdü. İHRACATIN İTHALATI KARŞILAMA ORANI YÜZDE 160,9 Serbest bölgelerin ocak-temmuz döneminde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 160,9 olarak gerçekleşti. Temmuz ayında ise bu oran yüzde 152,5 oldu. Aynı dönemde serbest bölgelerde toplam satışlar içerisinde ihracatın payı yüzde 76,8’e yükselerek ocak-temmuz dönemleri açısından tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Serbest bölgelerin ihracat portföyündeki teknolojik ürünlerin payı da arttı. Ocak-temmuz döneminde toplam ihracatın yüzde 50,4’ünü orta-ileri teknoloji, yüzde 7’sini ise yüksek teknoloji ürünleri oluşturdu. Böylece orta-ileri ve yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 57,4’e ulaştı. BURSA SERBEST BÖLGESİ’NDEN YÜZDE 32,7’LİK ARTIŞ Serbest bölgeler arasında en yüksek ihracat performanslarından biri Bursa’dan geldi. Bursa Serbest Bölgesi’nin ihracatı yüzde 32,7 artarak 1 milyar 205 milyon dolara yükseldi. Ege Serbest Bölgesi ise ihracatını yüzde 7,2 artırarak 1 milyar 963 milyon dolara çıkardı ve toplam serbest bölge ihracatının yüzde 25,5’ini tek başına gerçekleştirdi. Antalya Serbest Bölgesi’nin ihracatı ocak-temmuz döneminde yüzde 40,2 artışla 447 milyon dolara, Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi’nin ihracatı ise yüzde 32,3 artışla 341 milyon dolara yükseldi. 87 BİN 655 KİŞİYE İSTİHDAM Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2026 yılının ilk 7 ayı sonunda 19 serbest bölgede 474’ü yabancı olmak üzere toplam 1.934 firma faaliyet gösteriyor. Bu firmalar doğrudan 87 bin 655 kişiye istihdam sağlıyor. Serbest bölgelerde tahsis edilen 2 bin 795 faaliyet ruhsatının 2 bin 97’si yerli, 698’i yabancı kullanıcılara verildi. Üretim konulu faaliyet ruhsatlarının toplam içerisindeki payı ise yüzde 44,6’ya yükseldi. Ticaret Bakanlığı, serbest bölgelerin teknoloji odaklı ve yüksek katma değerli üretime dayalı stratejik ihracat üslerine dönüştürülmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

UİB’TEN TEMMUZ AYINDA 3 MİLYAR 914 MİLYON DOLARLIK İHRACAT Haber

UİB’TEN TEMMUZ AYINDA 3 MİLYAR 914 MİLYON DOLARLIK İHRACAT

Rakamları değerlendiren UİB Koordinatör Başkanı Kemal Yazıcı, “2026 yılına artan korumacılık ve jeopolitik risklerle beraber girdik. Şubat ayının sonunda Körfez'de başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı'nın Körfez ülkelerine yayılması dünya ekonomisini zorladı. Enerji ve petrokimya ürünleri başta olmak üzere temel endüstriyel ham maddelerde ve girdilerde yaşanan büyük fiyat artışlarına rağmen faaliyetlerimizi ve küresel pazarlardaki varlığımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. OİB'in ihracatı Temmuz ayında 3 milyar 200 milyon dolar Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Temmuz ayı ihracatı 3 milyar 200 milyon 497 bin dolar olarak gerçekleşirken, yılın 7 aylık dönemindeki ihracat toplamı da yüzde 3,74’lük artışla 21 milyar 888 milyon 344 bin dolara ulaştı. UTİB'in ihracatı Temmuz ayında 106 milyon dolar oldu Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), Temmuz ayında geçen yılın Temmuz ayına göre yüzde 3,8’lik artışla 106 milyon 6 bin dolar ihracata imza attı. UTİB'in 7 aylık ihracatı ise 721 milyon 334 bin dolar olarak gerçekleşti. UHKİB'ten Temmuz ayında 91 milyon dolar ihracat Temmuz ayı ihracatı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5’lik artışla 91 milyon 35 bin dolar olan Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nin (UHKİB), Ocak-Temmuz dönemi ihracatı toplamı ise 512 milyon 237 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti. UMSMİB'in ihracatı Temmuz ayında 23,4 milyon dolar Temmuz ayında 23 milyon 443 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB), bu yılın 7 aylık dönemindeki ihracatı ise 131 milyon 706 bin dolar düzeyinde gerçekleşti. UYMSİB'ten Temmuz Ayında 23,8 milyon dolarlık ihracat Temmuz ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 73’lük artış göstererek 23 milyon 865 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), 7 aylık dönemde toplam 101 milyon 6874 bin dolarlık dış satışa imza attı.

"25,6 milyar dolarla tarihin en yüksek Temmuz ayı ihracatı gerçekleşti" Haber

"25,6 milyar dolarla tarihin en yüksek Temmuz ayı ihracatı gerçekleşti"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat 2026 Temmuz ayına ilişkin dış ticaret verilerini açıkladı. Bakan Bolat, Temmuz ayında 25,6 milyar dolarlık ihracat ile rekor kırıldığına dikkat çekerken son 12 ayda ihracatın yüzde 3,4 artışla 278,6 milyar dolara ulaştığını söyledi. "Temmuz ayında üç ayrı rekor rakam elde edildi" 2026 Temmuz ayı ve son 12 aylık ihracat verilerine ilişkin bilgi veren Bakan Bolat, "Temmuz ayı ihracatı, yüzde 2,9 artışla 25 milyar 600 milyon dolara yükseldi. Bu rakam, tarihin en yüksek temmuz ayı ihracatı olarak kayıtlara geçti. Aynı zamanda tüm zamanların en yüksek ikinci aylık ihracatı oldu. Yıllıklandırılmış verilere baktığımızda ise 278,6 milyar dolarla bugüne kadar ulaşılan en yüksek yıllık mal ihracatı rakamına eriştik. Hizmet ihracatında da tahminlerimize göre temmuz itibarıyla yıllıklandırılmış bazda 122,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleşecek. Böylece yıllıklandırılmış toplam ihracat 401,1 milyar dolara yükseldi. Yıla 396 milyar dolarla başlamıştık. Geçen ay bu rakam 400,3 milyar dolar seviyesindeydi, bu ay ise 401,1 milyar dolara çıkarak yeni bir rekora ulaştı. Temmuz ayında üç ayrı rekor rakam elde edilmiş oldu" dedi. "7 ayda ihracatımız 5,3 milyar dolar arttı" Ocak-temmuz dönemi dış ticaret verilerinden bahseden Bolat, "Ocak - Temmuz döneminde ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 artarak 161 milyar 601 milyon dolara ulaştı. Böylece 7 ayda ihracatımız 5,3 milyar dolar arttı. Aynı dönemde ithalatımız yüzde 4,7 artışla 222 milyar 109 milyon dolara yükseldi. İthalattaki net artış ise 9,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Temmuz ayında dış ticaret açığımız 7,3 milyar dolar oldu. Bu rakam geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14 artışa işaret ediyor. Ocak-temmuz döneminde dış ticaret açığımız ise yüzde 8,2 artışla 60,5 milyar dolara yükseldi. Son bir yılda mal ihracatımızda 9 milyar 230 milyon dolarlık net artış sağlandı. Yıllık bazda artış oranı da yüzde 3,4 olarak gerçekleşti" şeklinde konuştu. İstihdam ve enflasyon verilerini değerlendiren Bolat, geçen hafta açıklanan yüzde 7,6'lık işsizlik oranının 2005'ten bu yana görülen en düşük seviye olduğunu belirtti. "İstihdam sayısı 32 milyon 733 bine yükseldi" İstihdamdaki artışa dikkat çeken Bolat, "İstihdam sayısı 32 milyon 733 bine yükseldi ve 33 milyon sınırına yaklaştı. İşsiz sayısı da 2,5 milyona doğru gerileme seyrine girdi" diye konuştu. Bugün açıklanan enflasyon verilerine de değinen Bolat, temmuz ayında savaşlar nedeniyle artan enerji fiyatlarının ulaştırma sektörüne olumsuz yansımasına ve başta Karadeniz ülkeleri olmak üzere bazı endüstriyel ve tarımsal ham madde fiyatlarındaki artışa rağmen enflasyonun beklentilerin altında gerçekleştiğini söyledi. "Temmuz ayı enflasyon beklentinin altında gerçekleşti" Bolat, "Temmuz ayında gerçekleşme beklenenin altında kaldı. TÜFE, aylık bazda temmuzda yüzde 1,78'e geriledi. Geçen yılın aynı ayında bu oran yüzde 2,06 idi. Yıllık enflasyon ise hazirandaki yüzde 32,11 seviyesinden yüzde 31,75'e geriledi" ifadelerini kullandı.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı’dan Açıklama: 60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı’dan Açıklama: 60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa iş dünyasının farklı sektörleriyle yürüttükleri çalışmaların daha geniş katılımlı bir saha programıyla devam edeceğini açıkladı.Yeni dönem çalışmalarının ilk adımı, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının yöneltildiği ve sosyal medyada paylaşılan kısa bir video ile attıklarını hatırlatan Matlı, videonun“Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” sözleriyle tamamlandığını belirtti. Bu ifadenin yalnızca bir videonun kapanış cümlesini değil, savundukları yönetim anlayışının temeli olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları söyledi:“Cevapları masa başında vermek istemedik. Çünkü cevap; Bursa için üreten, ticaret yapan, istihdam sağlayan ve risk üstlenen üyelerimizin tecrübesinde, emeğinde ve geleceğe ilişkin beklentilerindedir. Daha fazla işyerine gidecek, sektör temsilcilerimizle buluşacak ve sahadan gelen görüşleri uygulanabilir çözümlere dönüştüreceğiz.” “Bu Yolculuğa 60 Bin Üyemizin Tamamını Davet Ediyoruz.” Çalışmaların tek yönlü bir tanıtım faaliyeti olmayacağını belirten Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısında bulundu:“Bu yolculuğu bir kişinin ya da bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu, üyelerimizin ihtiyaçlarından doğan, onların sesiyle büyüyen ve yine üyelerimizin başlattığı, Bursa’nın değerlerine sahip çıkan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi görüşü, önerisi ve eleştirisi olan bütün üyelerimizi çalışmalarımıza katılmaya davet ediyorum. Yavaş yavaş farklı iletişim kanallarını da üyelerimize açacağız. Bu yolla da birlikteliğimizi artıracağız. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının bütün sektörleriyleve 60 Bin üyemizle birlikte şekillendirmek istiyoruz.” Bursa’nın geleceğinin yalnızca BTSO çatısı altında ele alınamayacağını vurgulayan Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle iş birliğine açık olacaklarını ifade etti:“Bursa için sözü, birikimi ve önerisi bulunan hiç kimseyi bu sürecin dışında bırakmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerini önemseyecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren başlıklarda onların tecrübelerinden yararlanacağız. Bu yolculuk, Bursa’ya değer veren herkesin katkısıyla büyüyecek.” “Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen ÖzerMatlı, hedefledikleri yapıyı şöyle anlattı: “Kentin tüm kurumları ile işbirliği içinde, üyesine ulaşılabilir, meslek komitelerinin sözünü kararlarına yansıtan, kaynaklarını bütün üyelerinin yararına kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve hesabını veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın da sanayicinin de KOBİ’nin de ihracatçının da hizmet sektörünün de kendisini güçlü biçimde temsil edildiğini hissettiği bir yönetim anlayışı öneriyoruz.” “Bursa İçin Kurulan Hayaller Gerçekleşmeden Eskimemeli” Mevcut yönetimin geçmişte ortaya koyduğu başarıların kıymetli olduğunu belirten Matlı, yalnızca geçmişte yapılanları anlatmanın ve 60 Bin üyenin tamamını kapsamayan projelerin geleceğe hazırlanmak için yeterli olmayacağını söyledi.Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar bütün dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer kentlerin göstergeleri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir hamleye ihtiyaç duyduğunun görüldüğünü ifade etti: “Geçmişte yapılan her doğru iş Bursa’nın kazanımıdır. Ancak bugün önümüzde bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir iş yapma anlayışı var. Rekabetin şartları, işletmelerimizin ihtiyaçları ve şehirlerin yarıştığı alanlar değişti. Başka kentler yeni yatırımlar, sektörler ve teknolojilerle ilerlerken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme lüksü yoktur.” Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yılı hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri açıkladığını hatırlatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi,Bursa’nın geriatri ve Ar-Ge alanlarında öncü bir kentolması yönünde de önemli hedefler ortaya konulduğunu belirtti. “Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, şöyle devam etti: “Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiğiyle anlaşılır. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden gerçekleşmediğini ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını açık yüreklilikle değerlendirmektir. Bursa’nın yeni sözlerden önce dürüst bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.” “BTSO’nun İmkânları Üyenin Gücüne Dönüşmelidir” BTSO’nun temel görevinin sahip olduğu imkânları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmede bulundu:“Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında görmeli; yeni müşteri ve pazarlara ulaşmak istediğinde Oda ona somut bir kapı açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı görüşlerin hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla gerçekleştirilen yatırımların üyelerimize ne kazandırdığı bilinmelidir.” Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan faydayla ve etkisi ile ölçüleceğini belirten ÖzerMatlı, “Bir faaliyet raporunun kalın ve süslü olması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi.Yeni dönemde her çalışma için ayrılan kaynağın, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen sonucun düzenli olarak açıklanacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ölçümüz; kaç üyemize ulaşıldığı, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar katkı sağlandığı ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir faydayla değerlendireceğiz.” “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimizi Açıklayacağız” Bursa iş dünyasından gelen değerlendirmeleri somut çözümlere dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle görüşerek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi.Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının bütününü iki hafta içindekamuoyuna açıklayacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl uygulanacağını, hangi kaynakla gerçekleştirileceğini, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de görecek” dedi. BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki kişisel bir yarış olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim anlayışıyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar süreçlerinde etkili olduğu, kaynakların kullanımının görülebildiği ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumluluk taşıdığı bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Kimse Merak Etmesin, Artık Hep Birlikteyiz” Bursa’nın kendisi için yalnızca iş yaptığı bir kent olmadığını; doğduğu, büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bursa bize yalnızca bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin gerisinde kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeden bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye düşünmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve birlikte yol alacağız.Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir yolculuktur. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

KIZILELMA ilk atış testlerini başarıyla tamamladı Haber

KIZILELMA ilk atış testlerini başarıyla tamamladı

Dünya havacılık tarihinde yeni bir dönemi başlatan KIZILELMA İnsansız Savaş Uçağı, dahili mühimmat yuvasından gerçekleştirdiği ilk atış testlerini başarıyla tamamladı. KIZILELMA, dâhili yuvasında taşıdığı TEBER-82 ve TOLUN mühimmatları ile hedefleri tam isabetle vurdu. Türkiye'nin ilk insansız savaş uçağı KIZILELMA'nın geliştirme süreci, yeni kabiliyetlerin entegrasyonu ile devam ediyor. Tekirdağ'da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nde yürütülen çalışmalar kapsamında KIZILELMA, ilk kez dâhili mühimmat yuvasında taşıdığı mühimmatlarla atış gerçekleştirdi. Dahili mühimmat yuvasından ilk atış Baykar tarafından millî ve özgün olarak geliştirilen KIZILELMA'nın S2 kuyruk numaralı seri üretim modeli, ilk olarak 25 Temmuz Cumartesi günü dâhili silah istasyonunda taşıdığı Roketsan üretimi TEBER-82 ile ardından 28 Temmuz Salı günü ise Aselsan üretimi TOLUN mühimmatlarıyla gerçekleştirdiği atış testlerini başarıyla tamamladı. Yapılan testler kapsamında Çorlu'dan havalanarak hedef bölgesine ilerleyen KIZILELMA, mühimmatları dâhili yuvasından ateşleyerek belirlenen hedefleri tam isabetle vurdu. Böylece Türkiye'nin ilk insansız savaş uçağı, düşük radar görünürlüğünü koruyarak stratejik görevlerde hassas taarruz gerçekleştirme kabiliyetini bir üst seviyeye taşıdı. Düşük radar görünürlüğü Dâhili mühimmat yuvası sayesinde KIZILELMA, düşük radar görünürlüğü kabiliyetini koruyarak milli mühimmatlarla düşman unsurların derinliklerine sızarak taarruz gerçekleştirebilecek. Mühimmatların gövde içerisinde taşınması sayesinde radar izi azalırken, yüksek sürat ve aerodinamik verimliliğini de koruyan KIZILELMA, hava savunma sistemlerinin yoğun olduğu bölgelerde daha etkin stratejik görevler icra edebilecek. Milli mühimmatların entegrasyonu hız kazandı KIZILELMA, daha önce GÖKDOĞAN hava-hava füzesi, TOLUN, TEBER-82 KGK ve LGK-82 mühimmatlarıyla gerçekleştirdiği atış testlerini başarıyla tamamladı. JET-230 süpersonik füzesi ile de hedefini başarıyla vuran KIZILELMA'ya milli mühimmatların entegrasyonu hız kazandı. Böylece Türkiye'nin ilk insansız savaş uçağı, farklı hedeflere karşı etkinliğini artırıyor. KIZILELMA'dan ilk otonom yakın kol uçuşu 27 Aralık 2025'te gerçekleştirilen testte KIZILELMA'nın üçüncü prototipi PT3 ve beşinci prototipi PT5, Baykar ekibi tarafından geliştirilen akıllı filo otonomisi algoritmaları sayesinde birbiriyle eş güdümlü hareket ederek otonom muharebe pilotuyla formasyon uçuşu (Kol uçuşu) icra etmişti. Böylece dünya havacılık tarihinde ilk kez iki insansız savaş uçağı otonom olarak yakın kol uçuşu gerçekleştirmiş oldu. Havacılık tarihinde bir ilk: Hava-hava atışı KIZILELMA, 29 Kasım 2025'te gerçekleştirilen testte dünya havacılık tarihine geçmişti. Sinop açıklarında yapılan tarihi testte, ASELSAN imzalı MURAD AESA Radarının işaretlediği hedef uçağı TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN füzesiyle tam isabetle vuran KIZILELMA, dünyada görüş ötesi hava-hava füzesi kullanarak jet motorlu bir hava hedefini imha eden ilk insansız savaş uçağı olmuştu. İhracat şampiyonu Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin %90'ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye'nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu. Dünyanın en büyük İHA şirketi Baykar 2023, 2024 ve 2025 yıllarında Türkiye'deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023'te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye'yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.

BTSO Başkanı Burkay BEKSİAD üyeleriyle buluştu Haber

BTSO Başkanı Burkay BEKSİAD üyeleriyle buluştu

Bebe ve çocuk tekstili üretiminde Türkiye’nin önemli merkezlerinden olan Vişne Caddesi’nde üreticilere ziyarette bulunan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, sektörün dış ticaret hacmini başta UR-GE ve fuarcılık faaliyetleriyle güçlendirdiklerini ifade ederek, “Bebe ve çocuk tekstilinde Bursa’ya ciddi bir talep var. Bu talebi sürdürülebilir ticarete dönüştürebilecek organizasyonları kurmamız gerekiyor. Bu doğrultuda Turkish Mall modelini hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün çatı kuruluşu BEKSİAD’ın yönetim kurulu üyeleriyle buluştu. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda sektörün mevcut durumu, ihracat performansı, pazar fırsatları, Junioshow Fuarı hazırlıkları ve BTSO’nun yeni dönem hedefleri detaylı bir şekilde ele alındı. Vişne Caddesi’nde faaliyet gösteren sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda konuşan Başkan Burkay, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün iş yapma modellerini yeniden şekillendirdiğini belirterek, firmaların yeni döneme hazırlanmasının önemine değindi. “SEKTÖRLERLE GÜÇLÜ İŞBİRLİKLERİMİZ VAR” BEKSİAD’ın BTSO projelerinin sahada karşılık bulmasına önemli katkılar sunduğunu belirten Başkan Burkay, “BTSO bugün 60 bini aşkın üyesi ve meslek gruplarıyla Türkiye’nin en güçlü sivil toplum kuruluşlarından biri konumunda. Bizim gücümüzün kaynağı, üye sayımız değil, sektörlerimizle kurduğumuz güçlü iş birliklerinden kaynaklanıyor. Bu kapsamda BEKSİAD da son 13 yılda hayata geçirdiğimiz çalışmalarda en önemli paydaşlarımızdan biri oldu. Ortaya koyduğumuz vizyonun ve projelerin firmalarımız tarafından sahiplenilmesinde önemli katkılar sundu. Sektörün en kılcal damarlarına kadar ulaşan yapısıyla projelerimizin sahada karşılık bulmasını sağladı. Bugün Bursa'nın üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve rekabetçiliğini konuşuyorsak bunda ortak akıl kültürünün çok önemli payı var.” dedi. Küresel ekonomide yaşanan değişimin iş dünyasını yeni arayışlara yönelttiğini ifade eden Başkan Burkay, BTSO olarak firmaların yeni pazarlara ulaşmasını sağlayacak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirterek, “Pandemi sonrası dönemde dünya ekonomisi yeni bir sürece girdi. Ticaret savaşları, bölgesel çatışmalar ve küresel belirsizlikler artık istisna değil, iş dünyasının yeni gerçeği haline geldi. Böyle dönemlerde yapılması gereken krizlerden şikâyet etmek değil, yeni fırsat alanları oluşturmaktır. Biz de BTSO olarak üyelerimizin yeni müşterilere ulaşmasını sağlayacak projelere odaklanıyoruz. Ticaret heyetleri, alım heyetleri ve uluslararası organizasyonlarla firmalarımızın ihracat kapasitesini güçlendirmeye devam ediyoruz. Çünkü bugün şirketlerimizin en önemli ihtiyacı yeni pazarlara ulaşmak ve ürünlerini daha geniş coğrafyalarda satabilmektir.” diye konuştu. “JUNİOSHOW SEKTÖRÜMÜZÜN DÜNYAYA AÇILAN VİTRİNİ” Junioshow’un yeniden yükselişe geçmesinde BEKSİAD ile yürütülen iş birliğinin önemli rol oynadığını belirten İbrahim Burkay, fuarın sektör adına önemli bir başarı hikâyesi ortaya koyduğunun altını çizdi. Başkan Burkay, “Pandemi döneminde fuarcılık sektörü ivme kaybetti. Ancak biz bu tabloyu kabul etmek yerine BEKSİAD ile birlikte fuarımızı nasıl yeniden güçlendirebiliriz sorusuna odaklandık. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca eski seviyemize ulaşmadık, eski günlerin de ötesine geçtik. Eylül ayında gerçekleştireceğimiz organizasyon için hazırlıklarımız sürüyor. Ciddi bir alan şu anda kiralanmış durumda. Dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda alıcıyı Bursa’da ağırlayacağız. Bu çalışmaların tamamı sektörümüzün ihracat kapasitesini güçlendirmeye yönelik yatırımlardır.” ifadelerini kullandı. Afrika pazarında önemli fırsatlar bulunduğunu belirten Başkan Burkay, firmaların uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde temsil edilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Etiyopya ziyaretinde önemli temaslar gerçekleştirdiklerini ifade eden Burkay, “Bugün artık müşterinin bize gelmesini bekleyemeyiz. Bizim müşteriye ulaşmamız gerekiyor. Dünyanın birçok bölgesinde China Mall benzeri ticaret merkezleri bulunuyor. Çin yalnızca ürün üretmiyor, ürününü müşterinin ayağına götürecek organizasyonları da kuruyor. Bizim de artık aynı anlayışla hareket etmemiz gerekiyor. Türk ürünlerine yönelik ciddi bir talep var. Önemli olan bu talebi sürdürülebilir ticarete dönüştürebilecek organizasyonları kurabilmek. Bu doğrultuda Turkish Mall modelini hayata geçirmek istiyoruz.” dedi. “BTSO’NUN DESTEĞİNİ HER ZAMAN YANIMIZDA HİSSETTİK” BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit ise BTSO’nun ortaya koyduğu vizyonun sektörün gelişimine önemli katkılar sağladığını söyledi. Vişne Caddesi merkezli bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasında BTSO’nun desteğini her zaman yanlarında hissettiklerini belirten Bayezit, “Sayın Başkanımızın göreve geldiği günden bu yana ortaya koyduğu vizyon, hayata geçirdiği projeler ve üretim ile ihracatı merkeze alan yaklaşımı sektörümüze önemli katkılar sağladı. Vişne Caddesi merkezli bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörümüzün bugün uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasında BTSO'nun desteğini her zaman yanımızda hissettik. Özellikle ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışı bizler için yol gösterici bir vizyon oldu. BEKSİAD olarak dün olduğu gibi bugün de üretimin, ihracatın ve Bursa ekonomisinin güçlenmesi adına BTSO ile birlikte çalışmaya, üyelerimizin önünü açacak her projede sorumluluk almaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı. Bursa iş dünyasının geleceğine yön verecek çalışmaların yeni dönemde de devam edeceğine inandıklarını ifade eden Bayezit, “Sayın Başkanımıza Bursa iş dünyasına kazandırdığı değerler ve ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda yeni dönem yolculuğunda da başarılar diliyoruz. Şehrimizin üretimine, ihracatına ve ihracatçısına güç katacak çalışmalarının artarak devam edeceğine yürekten inanıyoruz. BEKSİAD ailesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Bursa'nın ortak hedefleri doğrultusunda Başkanımızın yanındayız, üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Başkanımıza sektörümüze verdiği destekler ve bizlere duyduğu güven için teşekkür ediyoruz.” açıklamasında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.