Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ihale

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ihale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihale haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uludağ’da fotoğraf ihalesi dudak uçuklattı Haber

Uludağ’da fotoğraf ihalesi dudak uçuklattı

Kış turizminin önemli merkezlerinden Uludağ’da, ziyaretçilere yönelik fotoğraf hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla işletmeci seçilecek. Doğa Koruma ve Milli Parklar 2. Bölge Müdürlüğünün duyurduğu ihale, kapalı teklif yöntemiyle yapılacak. İşin başlangıç bedeli 2 milyon 946 bin 240 TL olarak duyurulurken, bu tutara yüzde 20 KDV eklenecek. İhaleye katılacakların 294 bin 624 TL tutarında geçici teminat sunması gerekiyor. Başvurular için geri sayım başladı İhale komisyonu, teklifleri 28 Ekim 2026 Çarşamba günü saat 10.00’da, Nilüfer ilçesindeki Doğa Koruma ve Milli Parklar 2. Bölge Müdürlüğü binasında değerlendirecek. Katılımcıların başvuru evraklarını belirtilen saate kadar kuruma ulaştırması gerekiyor. Postayla gönderilen dosyalarda da teslim süresine uyulması istenirken, gecikmelerden kaynaklanan sorumluluğun başvuru sahibine ait olacağı kaydedildi. En az bir yıllık mesleki faaliyet belgelenecek İhaleye başvuracak kişi ve kuruluşların, fotoğrafçılık alanında deneyim sahibi olduklarını resmî belgelerle göstermeleri gerekiyor. Fotoğraf çekimi, stüdyo işletmeciliği veya fotoğraf baskısı gibi faaliyetlerden en az birinin bir yıl ya da daha uzun süre yürütülmüş olması şartı aranıyor. Deneyim, ilgili işletme ruhsatlarıyla kanıtlanabilecek. Ruhsatın başvuru sahibi adına düzenlenmediği durumlarda noter onaylı kira sözleşmesi ve bu sözleşmeye ilişkin kira faturalarının sunulması isteniyor. Ortak girişimlerde deneyim şartının ortaklardan biri tarafından karşılanması yeterli sayılacak. Başvuru sahiplerinin ayrıca kimlik ve imza belgelerini, vergi mükellefiyet bilgilerini ve vergi dairesi ile SGK’ya borçlarının bulunmadığını gösteren evrakları hazırlaması gerekiyor. Vekil aracılığıyla katılım sağlanması halinde gerekli vekâlet belgelerinin de dosyaya eklenmesi zorunlu. İhale dokümanı için 5 bin TL ödenecek İhaleye katılmak isteyenlerin şartname ve eklerini 5 bin TL artı KDV karşılığında satın alması gerekiyor. Dokümanlar, Uludağ Milli Parkı Sarıalan Hizmet Binası’nda ücretsiz incelenebilecek. Ancak başvuru sırasında satın alma belgesinin de sunulması şartı bulunuyor. Uludağ’ın yoğun ziyaretçi alan bölgelerinden Sarıalan’daki fotoğraf hizmetlerini kapsayan ihale için son başvuru tarihi 28 Ekim 2026 olarak açıklandı. Adayların tekliflerini saat 10.00’a kadar ilgili müdürlüğe ulaştırması gerekiyor.

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında tutuksuz sanıklar savunma yaptı Haber

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında tutuksuz sanıklar savunma yaptı

Haydanlı savunmasında "2019 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 17 milyon tutarında hak ediş ve teminat alacağım bulunmaktaydı. Serdal Taşkın (Eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü) tarafından, Sütlüce’de bulunan iletişim çadırına çağrıldım. Görüşmelerin devamında, önceki dönemden kalan işleri sürdürebilmem ve içerideki hak edişleri alabilmem için kendilerinin göstereceği firmalarla çalışmam gerektiği söylendi. Benim konumum sanık olarak değil, kamu görevlilerinin yetki ve nüfuzlarını kullanarak kurdukları baskının mağduru olarak ele alınması gerektiği görülecektir Bu yapı bana yaşama imkanı vermemiş, ticari hayatımı bitirmeye gayret etmiştir. Ben ise alacaklarımı alabilmek amacıyla bana yol olarak gösterilen Serdal Taşkın ile mecburi iletişimde kalmış, onun baskı ve zorlamalarıyla ifademde belirttiğim hususlar yaşanmıştır. İddianamede örgüt lideri ve yöneticisi ve üyesi olduğu iddia edilen bu şahıslarla beraber sanık olarak yargılanmam iş dünyamda bana huzursuzluk vermekte, manevi yük getirmektedir" diyerek beraatını istedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ikinci duruşmasının 30’uncu gününde, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada tutuksuz sanık Erhan Karaal savunma yaptı. Kaçırılan Kültür A.Ş. çalışanı duruşmada savunma yaptı Kültür A.Ş.’de Mali İşler Müdürü Erhan Karaal, 17 Haziran Çarşamba günü İstanbul Maltepe’de kaçırılmıştı. Tuzla’da inşaat alanındaki prefabrik yapıda elleri ve kolları bağlı olarak bulunan ve tedavisinin ardından taburcu edilen Karaal, tutuksuz yargılandığı Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü dosyasında bugün savunma yaptı. Karaal savunmasında "Şirketteki asıl görev tanımım ve sorumluluklarım temel olarak şirketin tutmakla zorunlu olduğu defterlerin tutulması, beyannamelerin zamanında verilmesi, şirketimizin işlettiği yerlerin günlük gelirlerinin bankalara doğru yatıp yatmadığının kontrol edilmesi ve başta maaş, vergi ve SGK olmak üzere diğer ödemeleri ve tahsilatların takibini yapmaktır. Bunun yanı sıra şirketin ihalelerinde yasal zorunluluk nedeniyle oluşturulan ihale komisyonlarında mali üye olarak yer almaktayım. Mali üyenin komisyonda bulunması iradi değil, tamamen kanundan ve yönetmelikten kaynaklanan bir zorunluluktur" dedi. Karaal suçlandığı eylemlere ilişkin de savunma yaparak "Rüşvete aracılık etmekle suçlandığım kişilerle hayatımın hiçbir döneminde tanışıklığım olmamıştır. Yan yana gelmişliğim yoktur. Herhangi bir maddi ilişkim veya menfaatim söz konusu değildir" diyerek suçlamaları kabul etmedi. Ardından etkin pişmanlık ifadesi veren tutuksuz sanık Serdar Haydanlı savunma yaptı. Haydanlı 6 Mayıs 2025’te verdiği ifadesinde ise "Soruşturmaya yardımcı olabilecek bazı hususları savcılığınıza anlatmak istiyorum. Gökhan Köseoğlu (Kültür A.Ş. hak ediş şefi) bu soruşturma kapsamında bazı bilgi ve belgeleri WhatsApp üzerinden bana gönderiyordu, bazen de şifahi olarak Kültür A.Ş.’de dönen usulsüzlükleri anlatıyordu. Ben de her seferinde kendisini raporu hazırlayan müfettişe yönlendiriyordum" demişti. Haydanlı 20 Haziran 2025’teki ifadesinde ise "Seçimden sonra Kültür A.Ş. genel müdürlüğü görevine getirilen Serdal Taşkın, beni Sütlüce’de bulunan iletişim çadırına davet etti. ‘Önceki dönemden devam eden işlerinizi yapmak istiyorsanız bizim belirlediğimiz şirketlerle çalışmanız gerekir’ dedi. Önceki dönemden 17 milyon TL civarı hak edişlerimiz ve teminatlarımız bulunmaktaydı. Serdal Taşkın bana sürecin kendilerinin istediği gibi yürütülmesi gerektiğini, ancak bu şekilde içerideki ödemeleri alabileceğimi söyledi" şeklinde konuşmuştu. Haydanlı, savcılığa kendisinin hazırladığı örgütün çalışmasına ilişkin şemayı da ifadesinde sunarak, "2019 seçimlerinden sonra İBB tarafından yapılan ihalelere, alt ihalelere, bu ihaleleri kazanan şirketlerin iş yaptırdığı veya sahte fatura aldığı şirketlere, daha sonra çek kesmek suretiyle nakde çevriler paraların nasıl aklandığına dair hazırlamış olduğum şemayı savcılığınıza sunuyorum. Bu şemayı Gökhan Köseoğlu’nun süreç içerisinde bana anlattığı bilgilerden yola çıkarak hazırladım" demişti. "Davadaki tüm deliller benim mağdur olduğumu ortaya koymaktadır" Haydanlı duruşmadaki savunmasında "Ben, yıllardır yurt içinde ve yurt dışında reklam ve tanıtım sektöründe çalışmaktayım. Ana iştigal konum, gelir kaynağım, kamu ve özel sektöre kendi talepleri doğrultusunda hazırladığım tanıtım faaliyetleridir. Dosyada adı geçen 4.5G Ajans Organizasyon 2016 yılında kurulmuş, Home Prodüksiyon ise 2018 yılından itibaren tarafıma geçmiş şirketler olup tüm sektörlerle iş birliği içinde faaliyet göstererek ülkemiz ekonomisine katma değer sağlayan şirketlerdir. Davadaki tüm deliller benim bu dosyaya konu eylemlerin mağduru olduğumu ve olsa olsa tanık sıfatıyla dinlenebileceğimi ortaya koymaktadır. Maalesef hiçbir delile dayanmayan iddialarla sanık konumundayım" dedi. "İçerideki hak edişleri alabilmem için kendilerinin göstereceği firmalarla çalışmam gerektiği söylendi" Haydanlı savunmasının devamında 2019 yerel seçimleri gerçekleştiğinde, önceki dönemden devam eden sözleşmeler ve tamamlanmış işler nedeniyle alacakları olduğunu ancak tahsil edemediğini söyledi. Haydanlı, "2019 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 17 milyon tutarında hak ediş ve teminat alacağım bulunmaktaydı. Yeni yönetimin göreve gelmesinden sonra, Serdal Taşkın (Eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü) tarafından, Sütlüce’de bulunan iletişim çadırına çağrıldım. Bu görüşmede Taşkın’ın ‘ticaret mi yapmak istiyorsunuz, siyaset mi?’ demesi üzerine ben sadece ticaretle ilgilendiğimi, işimi yapmak ve alacağımı almak istediğimi belirttim. Sonra görüşmelerin devamında, önceki dönemden kalan işleri sürdürebilmem ve içerideki hak edişleri alabilmem için kendilerinin göstereceği firmalarla çalışmam gerektiği söylendi. Hatta 2019 yılının sonundaki görüşmede, eskiden kalan alacaklarımı tahsil etmek istiyorsam yeni yönetimle de yeni işler yapmam gerektiğini, bu amaçla açılacak ihalelere girmem gerektiği yine Serdal Taşkın tarafından belirtildi" ifadelerini kullandı. "Başka firmaların düzenledikleri faturaların benim kendi şirket kayıtlarıma alınarak sunulması istendi" Haydanlı savunmasının devamında Serdal Taşkın’ın baskı ve yönlendirmesi ile ihale alım süreçlerine girdiğini de söyledi. Sanık Haydanlı, 2019 yılının sonunda dört farklı ihaleye, ihaleyi yapan Kültür A.Ş. tarafından belirlenen şartnameler uyarınca teklif verdiğini ve sadece birinin şirketinin uhdesinde kaldığını duruşmada anlattı. Tutuksuz sanık Haydanlı "Yapmam gereken diğer işler bana yaptırılmadı, bana yaptırılmayan işlere ilişkin başka firmaların düzenledikleri faturaların benim kendi şirket kayıtlarıma alınarak sunulması istendi. Ben bunu yapmadım. Bu nedenle en son 2020 Mart ayında fatura kesmiş ve iş yapmış oldum. O günden bugüne kadar İBB ve iştirakleriyle herhangi bir ticari ilişkim olmamıştır. Ben başka firmaların faturalarını kabul etmediğim için hukuka aykırı bir iş yapmadığımdan mevcut sözleşmemden kalan işler de yaptırılmadı. Benim dışımda hiç kimse de maddi olarak zarar görmemiştir" şeklinde konuştu. "Benim doğrudan bildiğim husus, Serdal Taşkın tarafından bu süreçlere katılmam yönünde baskı gördüğümdür" Haydanlı "İddianamede ileri sürülen suç örgütünün varlığını bildiğim, bu örgütün parçası olmayı kabul ettiğim veya önceden ayarlanmış bir ihaleye suç işleme kastıyla katıldığım şeklinde anlaşılması doğru değildir. İfademde sistem olarak ifade ettiğim husus, ihale süreçleriyle yürütülen belediye iş akış sistemidir. Ortada bir suç örgütü var mı, ben bilmiyorum bunu ortaya çıkaracak olan mahkemenizdir. Ancak bir suç örgütü de varsa, ben örgütten değilim. Benim doğrudan bildiğim husus, Serdal Taşkın tarafından bu süreçlere katılmam yönünde baskı gördüğüm ve tarafıma teklif verme yönelik icbar edildiğimdir" dedi. "Kamu görevlilerinin yetki ve nüfuzlarını kullanarak kurdukları baskının mağduruyum" Haydanlı "Bu dosyadaki olaylar doğru hukuki çerçeve içinde değerlendirildiğinde, benim konumum sanık olarak değil, kamu görevlilerinin yetki ve nüfuzlarını kullanarak kurdukları baskının mağduru olarak ele alınması gerektiği görülecektir. 2019 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 17 milyon TL tutarındaki hak ediş ve teminat alacağım bulunmaktaydı. Şirketimin tamamlayarak teslim ettiği işlerden ve verdiği menfaatlerden doğan, verdiği teminatlardan doğan hak edilmiş bir alacaktı. Buna rağmen bana içeride kalan alacaklarımı tahsil edebilmem için kendilerinin belirlediği firmalarla çalışmam gerektiği söylendi. Dolayısıyla burada benim bir kamu kurumunu aldattığım veya kamu kurumu görevlilerini yönlendirdiğim dolandırıcılık ilişkisi değil, kamu görevinden kaynaklanan yetki ve nüfuz kullanılarak zaten hak etmiş olduğum alacağa ulaşabilmenin birtakım şartlara bağlandığı bir baskı süreci söz konusudur. Süreçte açık bir şekilde ‘alacağını almak istiyorsan bizim belirlediğimiz firmalarla çalışacaksın’ şeklinde özetlenebilecek bir dayatmaya maruz kalmış, iradesi ve ekonomik varlığı bu dayatmayla baskı altına alınmış biriyim. Dolayısıyla ben bu süreçte bir suçun faili veya yardım edeni değil, suçun mağduruyum" dedi. "Bu yapı bana yaşama imkanı vermemiş, ticari hayatımı bitirmeye gayret etmiştir" Haydanlı savunmasında "Bu yapı bana yaşama imkanı vermemiş, ticari hayatımı bitirmeye gayret etmiştir. Ben ise alacaklarımı alabilmek amacıyla bu yapının bana yol olarak gösterilen Serdal Taşkın ile mecburi iletişimde kalmış, onun baskı ve zorlamalarıyla ifademde belirttiğim hususlar yaşanmıştır. İddianamede örgüt lideri ve yöneticisi ve üyesi olduğu iddia edilen bu şahıslarla beraber sanık olarak yargılanmam iş dünyamda bana huzursuzluk vermekte, manevi yük getirmektedir. Sayın heyetinizden söz konusu kovuşturmanın bir sanığı olmadığımı, bu kovuşturmanın bir tanığı niteliğinde olduğumu, hakkımda verilecek kararın ana kovuşturma ayrılarak verilmesini ve tanık sıfatıyla burada dinlenmemi talep etmekteyim. Açıkladığım ve mahkemenizce gözetilecek nedenlerle, öncelikle hakkımda atılı suçun hiçbir unsuru oluşmadığından, aksi yönde bir delil de olmadığından beraatime karar verilmesini talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Tamamı suç olabilecek unsurlardı" Haydanlı’nın savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Savcı tarafından "Gökhan Köseoğlu’nun (Kültür A.Ş. hak ediş şefi) size bahsettiği usule aykırı işler nelerdir? Savcılığa da sunmuşsunuz" sorusunu sordu. Sanık Haydanlı "Bütün, WhatsApp yazışmalarının bir kısmını sayın mahkemenize arz etmiştim. Detaylarını tam hatırlamıyorum ama tamamı suç olabilecek unsurlardı. O dönemde içeride mülkiye müfettişi görevli olduğu için de ben daha hızlı hareket alınabileceği düşüncesiyle bu evrakların hepsinin mülkiye müfettişine sunulmasını yönlendirdim" yanıtını verdi.

Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın rüşvet istekleri duruşmada anlatıldı Haber

Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın rüşvet istekleri duruşmada anlatıldı

Eşine elit üyelik uçak bileti, market kartları istedi. Taleplerini karşılamadığımda ödemelerimi geciktireceğini söylüyordu. O tarihte Ağaç A.Ş.’den yaklaşık 30-40 milyon lira alacağım vardı. Ümit Polat’ın bu sözü karşısında hem alacağımın hem de yıllardır sürdürdüğüm ticaretimin tehlikeye gireceğinden korktum. 30 bin euroyu kendisine elden teslim ettim" dedi. Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının ikinci duruşmasının 20’inci gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada fidancılık işi yapan tutuksuz sanık Tamer Gümüş’ün savunması alındı. Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın rüşvet istekleri duruşmada anlatıldı Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’a rüşvet verdiği suçlaması ile yargılandığını söyleyen sanık Gümüş, "Parayı verdiğimi inkâr etmiyorum. Ancak iddianamede ileri sürüldüğü gibi daha fazla ihale almak için para vermedim. Ümit Polat’ı (Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü) 2003 yılından beri Ağaç A.Ş.’den tanıyorum. Ben de kuruma ürün satan bir tedarikçi olarak kendisiyle görüşürdüm" dedi. Bu süreçte kendisinden çeşitli talepler olduğunu ifade eden Gümüş, Ümit Polat’ın eşi için elit üyelik uçak bileti, alışveriş kartları istediğini ifade ederek, "Taleplerini karşılamadığımda ödemelerimi geciktireceğini söylüyordu. Karşımda sıradan bir tanıdığımın ricası yoktu" dedi. "30 bin euroyu kendisine elden teslim ettim" Gümüş savunmasında, "Ümit Polat bana 2024 seçimlerinden önce Ağaç A.Ş.’ye yaptığım bir ziyarette açıkça, ‘Yukarıdan bir baskı geliyor, seçim için para isteniyor. Destek vermeniz lazım, aksi takdirde Ağaç A.Ş. ile ticaretin biter’ dedi. O tarihte Ağaç A.Ş.’den yaklaşık 30-40 milyon lira alacağım vardı. Ürünlerimi teslim etmiş, masraflarımı yapmıştım. Karşılığında paramı bekliyordum. Ümit Polat’ın bu sözü karşısında hem alacağımın hem de yıllardır sürdürdüğüm ticaretimin tehlikeye gireceğinden korktum açıkçası. 30 bin euroyu kendisine elden teslim ettim. Ben bu parayı seçimi finanse etmek amacıyla vermedim. Seçimi gerekçe gösteren Ümit Polat’tı. Paranın gerçekten seçim için kullanılıp kullanılmadığını, bir başkasına verilip verilmediğini bilmiyorum. Benim doğrudan bildiğim parayı isteyenin de, benden teslim alanın da Ümit Polat olduğudur" ifadelerini kullandı. "Ümit Polat’ın eşine elite üyelik sağladım" Gümüş savunmasının devamında, "Alışveriş kartlarıyla alakalı konuşmak istiyorum. Ümit Polat çalışanlara ve ihtiyaç sahiplerine dağıtacaklarını söylediği için hayır ve zekât düşüncesiyle karşıladığım talepleri oldu. Görevinden ayrılmasının ardından geçen iki bayramda aynı talep gelmeyince kartların gerçekten söylendiği yerlere ulaşıp ulaşmadığından şüphelendim. Ben bu parayı kendi kazancımdan verdim. Kendisinin açık tehdidi karşısında teslim ettiğim ürünlerin bedelini ve mevcut ticaretimi kaybetmekten korkarak verdim. Bir de Elite Card üyelik mevzusu vardı. Ümit Polat ve avukatı, eşine sağladığım Elite üyelik için ısrarla ‘Ücretsizdi, maddi bir karşılığı yoktu’ diyor. Ben bu işlem sırasında ayrıca nakit bir para ödemedim ancak hesabımdan 40 bin mil eksildi. Yalnızca üç kişiye kullandırabildiğim hakkımdan da biri kullanılmış oldu. Benim hesabımdan çıkan 40 bin mili bugün yerine koymak istersem 2 bin 800 dolar ödemem gerekiyor. Benim eşim, çocuklarım, yakınlarım varken bu hakkımdan birini neden Ümit Polat’ın eşine ayırayım? Hiçbir baskı hissetmeyen biri olsaydım kendi aileme ayırabileceğim hakkı neden onun eşine kullandırayım? Sonuç olarak Ümit Polat’ın benden aldığı para ve diğer taleplerin seçim finansmanı veya tarafıma ihale verilmesinin karşılığı olduğu şeklindeki değerlendirmeyi kabul etmiyorum" diye konuştu.

İnegöl'e 1 milyarlık yatırım Haber

İnegöl'e 1 milyarlık yatırım

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Bedre Deresi ve Karadere ıslah çalışmalarını kapsayan 2 projenin toplamda 1 milyar liralık bir yatırım olduğunu söyledi. DSİ’nin son 3 yılda İnegöl’de yaptığı yatırım ise 6,2 milyar TL’ye ulaştı. İnegöl Belediyesi’nin talebi üzerine DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü tarafından İnegöl’de başlatılan çalışmalar dört koldan sürüyor. Bir yandan Hocaköy Barajı projesi devam ederken, diğer tarafta İnegöl içerisinden geçen Bedre Deresi ve Karadere ıslah projeleri için ihaleler yapılıp yer teslimleri gerçekleştirildi. Toplam maliyeti 1 milyar lirayı bulan her iki projenin yüklenici firmaları çalışmalara başladı. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, DSİ Bursa 1. Bölge Müdürü İnan Gündüz ile birlikte DSİ’nin devam eden projelerini sahada inceledi. AK Parti İnegöl İlçe Başkanı Mustafa Durmuş ile DSİ ve İnegöl Belediyesi ekiplerinin de katıldığı incelemede, projelere ilişkin detaylı bilgiler alındı. İnegöl Belediyesi’nin talepleri üzerine DSİ tarafından yapılan dere ıslah projeler ihaleleriyle birlikte DSİ’nin son 3 yılda İnegöl’e yaptığı yatırım tutarı 6,2 milyar liraya ulaşırken, bu yatırımlarda kurumlar arası güçlü iletişim ve uyumlu çalışmanın önemi bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Hocaköy Barajı, Karadere ve Bedre Deresi ıslah projelerinin yerinde incelenmesi sırasında açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, "DSİ Bölge Müdürümüz İnan Gündüz ile birlikte DSİ’nin şehrimizde devam eden yatırımlarını sahada inceledik. Biliyorsunuz Mahmudiye Mahallemizde, Akhisar ve Huzur Mahallelerimizde şehrimizin içerisinde geçen çok güzel derelerimiz var. Bunlarla ilgili mahalle sakinlerimizin dere ıslahıyla ilgili beklentileri var. Uzun bir süredir DSİ Bölge Müdürümüzle yaptığımız görüşmeler neticesinde sağ olsunlar çalışmalar belli bir olgunluğa getirildi, programa alındı, ihaleler yapıldı ve iş teslimleri de yapıldı. Bugün de sahada çalışmaları yerinde görmüş oluyoruz" dedi. Projelere ilişkin de bilgi veren Başkan Taban, "Karadere üzerinde yaklaşık 4 kilometrelik bir ıslah projesi var. Sonrasında da daha önce Mesudiye Kanal İnegöl’de olduğu gibi etrafında güzel çalışmalar yapmak istiyoruz. Yine Bedre deresi üzerinde de yaklaşık 3 kilometrelik bir ıslah projesi var. Bunlar çok büyük projeler. 2 proje yaklaşık 1 milyarın üzerinde olan projeler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta'ya çok teşekkür ediyorum. Bu projelerde çok büyük payı olan DSİ Bursa 1. Bölge Bölge Müdürü İnan Gündüz'e ve ekibine de çok teşekkür ediyorum. Bu noktada Bursa Milletvekili Ayhan Salman, AK Parti il ve ilçe başkanlarının da emekleri var. Birlikte çalışmanın meyveleri bunlar. Uzun yıllardır beklediğimiz çalışmalar bugün vücut bulmaya başladı. Bu çalışmalar içerisinde köprüler var, yürüyüş alanları var. DSİ’den sonra biz de belediye olarak yan bantlardaki çalışmaları yapacağız. Ancak burada büyük yükü DSİ üstlenmiş oluyor" açıklamalarında bulundu. DSİ Bursa 1. Bölge Müdürü İnan Gündüz ise, "İnegöl ilçemizde bölge müdürlüğümüzce ihale edilen Bedre Deresi ıslahı ile Karadere ıslahı işimize başladık. İnegöl’ümüze hayırlı olsun. Bu proje kapsamında Karadere’de 7 bin 200 metre kıyı duvarı, 2 adet köprü, bir adet yaya geçişi olmak üzere işin toplam bedeli 386 milyon lira tutarında. Bedre deresi ıslahında da yaklaşık 5 bin 500 metre duvar imalatı, 7 adet köprü ve 1 adet yaya geçiş köprüsü şeklinde projelendirildi. 2 sene içerisinde bu işlerimizi tamamlamayı hedefliyoruz. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. İnegöl’ümüze hayırlı uğurlu olsun" dedi.

Kayapalı Nilüfer’in 95 aracını satışa çıkarıyor Haber

Kayapalı Nilüfer’in 95 aracını satışa çıkarıyor

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Bursa merkezli kurulan Kayapalı Nilüfer Turizm Seyahat ve Otobüs İşletmeciliği Ticaret Limited Şirketi’ne ait farklı marka ve modellerdeki toplam 95 aracı satışa çıkarma kararı aldı. “Kayapalı Nilüfer Turizm Araçları Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” adı altında gerçekleştirilecek satış, kapalı zarf ve açık artırma yöntemlerinin birlikte uygulanması suretiyle yapılacak. Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan ilana göre araçlar, cebri icra yoluyla haciz, rehin ve benzeri yasal takyidatlardan ari şekilde satışa sunulacak. SON TEKLİF TARİHİ 25 AĞUSTOS TMSF tarafından belirlenen muhammen bedel 24 milyon 656 bin TL olurken, ihaleye katılmak isteyenlerin 2 milyon 465 bin 600 TL tutarında teminat sunması gerekiyor. Teminat nakit, banka teminat mektubu veya belirlenen devlet tahvili ve hazine bonoları ile verilebilecek. İhale teklifleri ise peşin ve Türk lirası cinsinden alınacak. İhaleye katılacakların gerekli belgeleri kapalı ve imzalı zarf içerisinde 25 Ağustos 2026 saat 16.00’ya kadar TMSF Satış Komisyonu’na elden teslim etmeleri gerekiyor. Bu tarihten sonra verilecek teklifler değerlendirmeye alınmayacak. İhale ise 26 Ağustos 2026 saat 11.00’de, TMSF’nin İstanbul Esentepe’deki Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek. İlk aşamada kapalı zarflardaki mali teklifler açılacak. Açık artırmaya katılmaya hak kazananların oluşturduğu kısa listenin ardından açık artırma aşamasına geçilecek. Muhammen bedelin altında kalan en yüksek teklif sonrasında, şartlarda belirtilen koşulların oluşması halinde ihalenin pazarlık usulüyle sürdürülmesine de karar verilebilecek. Pazarlık yapılmasına karar verilmesi halinde görüşmeler 28 Ağustos 2026 saat 11.00’de gerçekleştirilecek. ŞARTNAMEYİ SATIN ALMAK ZORUNLU İhale sürecine katılmak isteyenlerin TMSF tarafından hazırlanan şartnameyi satın almaları gerekiyor. Şartnamenin bedeli 20 bin TL olarak belirlenirken, bu bedelin iade edilmeyeceği bildirildi. İhaleye katılım için ayrıca ilgili mevzuatta belirtilen şartların yerine getirilmesi gerekiyor. FETÖ/PDY kapsamında bulunan veya bu yapıyla aidiyet, iltisak ya da irtibatı tespit edilen kişi ve kuruluşlar ile ilan ve şartnamede belirtilen diğer kapsam dahilindeki kişi ve tüzel kişiler ihaleye katılamayacak. TMSF, araçlar üzerinde haciz, rehin ve benzeri hak ve alacakları bulunanların ise sıra cetveline esas bilgilerini 25 Ağustos 2026’ya kadar Satış Komisyonu’na bildirmeleri gerektiğini açıkladı. Satışa ilişkin ayrıntılı şartname TMSF’nin İstanbul Esentepe’deki Satış Komisyonu adresinde incelenebiliyor.

Tarihi Mudanya hal meydanı kimlik değişikliğine hazırlanıyor Haber

Tarihi Mudanya hal meydanı kimlik değişikliğine hazırlanıyor

Mudanya Belediyesi uzun yıllardır hizmet veren tarihi Hal Meydanı’nda değişikliğe gitmeye hazırlanıyor. Alınan bilgilere göre, Belediye tarafından hal esnafından iş yerlerini boşaltmaları istendi, alanın yeniden ihaleye çıkarılacağı yönünde bilgi paylaşıldığı öne sürülüyor. Geçmişten günümüze Mudanya’nın kırsal mahallelerinden gelen vatandaşların ve ilçe halkının önemli buluşma noktalarından biri olan Hal Meydanı’nın geleceği ise merak konusu oldu. Bölgedeki bazı esnaf ve vatandaşlar, alınacak kararlar öncesinde fikirlerinin alınmadığını ifade ederek, tarihi dokunun korunması gerektiğini savundu. Hal Meydanı’nın Mudanya’nın kültürel hafızasının önemli bir parçası olduğunu belirten vatandaşlar, tarihi kimliğin zarar görebileceği endişesini dile getirirken, sürece ilişkin gelişmeleri yakından takip edeceklerini ve demokratik yollarla itirazlarını sürdüreceklerini ifade ettiler. Hal Meydanı’nda yeni oluşuma göre, pastane, lokanta, bijuteri, kadınlar kahvesi, zeytin ürünleri, berber, bıçakçı, kitapçı, fotoğrafçı, market, terzi, kuruyemişçi, çiçekçi, giysi, hediyelik eşya, aktar, antikacı gibi dükkanlar üzerinden ihaleye çıkarılacak. Konuyla ilgili olarak da Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, hal esnafına gönderilen yazıların ihale öncesi mevzuat gereği yapılan rutin bir işlem olduğunu, ihale tamamlanana kadar esnafın iş yerlerini boşaltmasının söz konusu olmadığını söyledi. Amaçlarının tarihi Hal Meydanı’nı kimliğini koruyarak daha nitelikli, turistik ve herkesin kullanabildiği canlı bir yaşam alanına dönüştürmek olduğunu söyleyen Dalgıç, süreç boyunca Esnaf Odası ve esnafla görüşmeler yapıldığını kaydetti. Gerçekleştirilecek ihale ile farklı iş kollarına yönelik kiralamaların da yapılacağını, hal kimliğiyle özdeşleşmiş berber, bıçakçı gibi esnafların ise korunacağını ifade etti.

Büyükşehir Belediyesi'nden dev yatırım... BursaRay filosuna 40 yeni araç dahil olacak Haber

Büyükşehir Belediyesi'nden dev yatırım... BursaRay filosuna 40 yeni araç dahil olacak

Bursa Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanlığı, BursaRay filosuna 20 adet yeni hafif raylı sistem aracı alınması için ihale düzenledi. İhaleyi 2 milyar 840 milyon TL ile en avantajlı teklifi veren CRRC Zhuzhou Locomotive firması kazandı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, yüklenici firma CRRC Zhuzhou Locomotive Türkiye Genel Müdürü Zhang Wenfeng ve şirket yöneticileriyle bir araya gelerek gerçekleştirilen ihale ve ulaşım konusunda karşılıklı fikir alışverişinde bulundu. Toplantıda Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Vefa Rona ve BURULAŞ Genel Müdürü Kürşat Çapar yer aldı. Başkan Vekili Biba ve yüklenici firma temsilcileri, ihale konusu iş hakkında hazırlanan sözleşmeye imza attı. Sözleşme kapsamında BursaRay filosunu güçlendirecek yeni araçlarda yüzde 60 yerlilik şartı uygulandı. Yüklenici firma, araçları bu yeterliliğe uygun olarak Ankara Sincan’daki tesisinde üretmeye başladığını bildirdi. Yeni araçların, 15 ay içerisinde sisteme entegre edilmesi planlandı. BURSARAY FİLOSUNA 40 YENİ ARAÇ DAHİL OLACAK Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, “BursaRay filomuzu güçlendirecek önemli bir yatırımı daha hayata geçiriyoruz. Büyükşehir Belediyemizin öz kaynaklarıyla, Türk Lirası cinsinden gerçekleştirdiğimiz anlaşmayla BursaRay’a 20 yeni hafif raylı sistem aracı kazandırıyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın destekleriyle birlikte toplamda 40 yeni araç filomuza dahil olacak; BursaRay’da kapasite, konfor ve sefer sıklığı daha da artacak. Döviz kurundan etkilenmeyen bu anlaşmayla hem belediyemizin kaynaklarını koruyor hem de Bursa’nın ulaşım geleceğine güçlü bir yatırım yapıyoruz. Bursa’mıza ve hemşerilerimize hayırlı olsun.” dedi. TL CİNSİNDEN İHALE İLE KAZANAN BÜYÜKŞEHİR OLDU Başkan Vekili Şahin Biba, “138 araçla günde 320 bin yolcu taşıyoruz. Bu ihaleyle birlikte filomuzu 20 araçla daha güçlendireceğiz. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin tamamıyla öz kaynaklarıyla ve Türk Lirası cinsiyle yapılan bir ihale gerçekleştirdik. Döviz kurundan etkilenmeyerek, bu ihale sayesinde 1 milyar 200 milyon lira gibi bir miktarın Bursa Büyükşehir Belediyesi kasasında kalmasını sağladık. Mevcut araç kapasitemizle iki buçuk dakikalık seferler planlanabiliyorken yeni araçlarla birlikte sistemin imkân tanıdığı ölçüde bu süreyi iki dakikalara kadar çekeceğiz.” değerlendirmelerinde bulundu. Tarihi Bursa Büyükşehir Belediye Binası’nda gerçekleşen yüklenici firma CRRC Zhuzhou Locomotive Türkiye Genel Müdürü Zhang Wenfeng de iyi niyet temennilerini dile getirirken Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba'ya hediye takdiminde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.