Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Iddianame

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Iddianame haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iddianame haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şarkıcı Mabel Matiz hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis talebi Haber

Şarkıcı Mabel Matiz hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis talebi

Kamuoyunda Mabel Matiz olarak tanınan şarkıcı Fatih Karaca hakkında, dijital platformlarda yayınlanan "Ha Leylim" isimli şarkısına ait video klibin, şarkı sözleriyle birlikte değerlendirildiğinde "müstehcenlik" suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek başlatılan soruşturma kapsamında iddianame hazırlandı. İddianamede, Karaca tarafından seslendirilen "Ha Leylim" isimli şarkıya ait video klipte yer alan bazı görüntülerle şarkı sözlerinin birlikte değerlendirildiğinde müstehcen nitelik taşıyabileceğinin anlaşılması üzerine soruşturmanın başlatıldığı kaydedildi. Soruşturmanın ardından şarkıcı Mabel Matiz hakkında "Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlamak veya yayınlanmasına aracılık etmek" suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi. "İki erkek şahsın karşılıklı olarak dans ettikleri" belirtildi Bilirkişi raporuna da yer verilen iddianamede, video kaydının 3 dakika 51. saniyesinden itibaren açık alanda çok sayıda kişinin bulunduğu ortamda damat rolündeki erkek şahıs ile sarı saçlı ve sarı takım elbiseli diğer erkek şahsın görüntüye girdikleri aktarıldı. İddianamede, şahıslardan birinin ceketini çıkardığı, ardından iki erkeğin karşılıklı dans ettiği ve dans sırasında kol ve kalça bölgelerini belirgin şekilde kullanarak tekrarlayan hareketlerde bulunduklarının bilirkişi raporunda belirtildiği kaydedildi. Görüntülerin başlangıcında yalnızca müzik bulunduğu, devamında ise şarkı sözlerinin görüntülere eşlik ettiği aktarıldı. Savcılık değerlendirmesinde, iki erkeğin dans ve çeşitli hareketlerinin klibin odak noktası ve ana teması haline geldiği, şarkı sözleri ile görüntülerin birbirlerinden bağımsız unsurlar olmadığı ve görsel ve işitsel olarak birbirlerini tamamladığı belirtildi. Bu durumun toplumun genel ahlakına ilişkin kabul görmüş sınırların zorlandığını gösterdiği değerlendirildi. Şüphelilerin ifadelerine yer verildi İddianamede Fatih Karaca'nın ifadesine de yer verildi. Karaca'nın, "Ha Leylim" isimli şarkının söz, müzik ve yapımcılığının kendisine ait olduğunu, şarkıyla aşkı ifade etmek istediğini, klibin konusunu oluştururken Sinan Tuncay ile birlikte Trakya düğünlerini canlandırmayı amaçladıklarını ve videoyu @mabelmatiz rumuzlu YouTube hesabından bizzat yayımladığını beyan ettiği aktarıldı. Sinan Tuncay'ın ise yaklaşık 15 yıldır yönetmenlik ve görsel sanatlarla ilgilendiğini, "Ha Leylim" isimli şarkının video klibinin yönetmenliğini yaptığını ve şarkının hareketli olması nedeniyle klipte bir Trakya düğününü canlandırmak istediklerini söylediği belirtildi. Savcılık, şüphelilerin beyanları doğrultusunda klibin görsel ve işitsel içeriğinin meydana getirilmesi ve yayınlanmasında birlikte hareket ettiklerinin değerlendirildiğini kaydetti. Çocukların erişimine ilişkin değerlendirme Savcılık değerlendirmesinde, eserin sanatsal nitelik taşımasının yanı sıra içeriğin çocukların ulaşımına engellenmiş olması gerektiği, soruşturma konusu klibin ise YouTube ve sosyal medya platformlarında umuma açık şekilde yayımlandığı belirtildi. İçeriğe çocukların ulaşmasını önleyecek bir erişim sınırlaması bulunmadığı ifade edilerek söz konusu istisna hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı değerlendirildi. 6 aydan 3 yıla hapis talebi İddianamede, Fatih Karaca ve Sinan Tuncay'ın "Müstehcen Görüntü, Yazı veya Sözleri Basın ve Yayın Yolu ile Yayınlamak veya Yayınlanmasına Aracılık Etmek" suçundan cezalandırılmaları talep edildi.

Güllü davasında ilk duruşma yarın: Kızı hakim karşısına çıkacak Haber

Güllü davasında ilk duruşma yarın: Kızı hakim karşısına çıkacak

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaklaşık 10 aylık soruşturma sürecinin ardından hazırlanan 21 sayfalık iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. İddianamede Gül Tut'un 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybettiği belirtildi. İlk duruşmayla birlikte mahkeme, iddianamede yer alan delilleri, tanık beyanlarını ve sanık savunmasını değerlendirecek. Duruşmada soruşturma aşamasında ifadeleri alınan bazı tanıkların da dinlenmesi bekleniyor. Duruşma 1 Ekim 2026 Perşembe günü Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılacak. İddianamede ağırlaştırılmış müebbet talebi İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter hakkında, 'tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Savcılık, olayın meydana geliş şekli, kamera ve ses kayıtları, bilirkişi raporları, tanık anlatımları, WhatsApp yazışmaları, HTS kayıtları ve diğer dijital delilleri birlikte değerlendirdi. Sanık Gülter ise suçlamayla ilgili yargılama sırasında savunmasını mahkemeye sunacak. Güllü'nün kanında 3,53 promil alkol tespit edildi İddianamede Adli Tıp Kurumu raporlarına da yer verildi. Rapora göre Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol tespit edildi. Tedavi dozunda bazı ilaç etken maddelerinin bulunduğu ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumu, ölümün yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucu meydana geldiğini değerlendirdi. "Zemin kaygandı" iddiasına kriminal inceleme Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından yapılan incelemede zeminde kayganlığa neden olabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı iddianamede yer aldı. Olay gecesinin ses kayıtları dosyada İddianamenin önemli bölümlerinden birini olay gecesine ilişkin kamera ve ses kayıtları oluşturdu. Bilirkişi incelemesinde Gül Tut'un banyodan çıktıktan sonra odadaki kişilerle konuştuğu ve "Malkata" isimli Roman havasının çaldığı belirtildi. İddianamede, Gül Tut'un "Herkes tamam mı?", "Vallahi şahane bak, bak manyaklara bak, aç müziği" ve "Gel gel, kız gelsene buraya" şeklindeki sözlerine de yer verildi. Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter'in olay öncesinde Sultan Nur Ulu'dan Gül Tut'un sevdiği belirtilen "Malkata" isimli şarkıyı açmasını istemesini de değerlendirdi. İddianamede müziğin Gül Tut'un düşme anına kadar devam ettiği, Tuğyan ve Sultan'ın aşağıya koşmaya başlamasıyla birlikte müziğin kesildiği ve kamera kayıtlarında silinti ya da manipülasyon tespit edilmediği belirtildi. Düşme öncesi üç darbe sesi Bilirkişi incelemesinde olay öncesinde kayıtlara yansıyan üç ayrı darbe veya vurma sesi de değerlendirildi. İddianamede, ilk sesin hafif, ikinci sesin sert zemine vurma, üçüncü sesin ise daha yumuşak bir zemine veya deriye yönelik darbe, vurma ya da sürtme sesi olabileceği yönündeki değerlendirmelere yer verildi. Savcılık ayrıca Tuğyan Ülkem Gülter'in olay sırasında Gül Tut'a temas ve farkındalık mesafesinde bulunduğu yönündeki bilirkişi değerlendirmesine de iddianamede yer verdi. Sultan Nur Ulu'nun ifadeleri dosyanın önemli başlıklarından Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu'nun ifadeleri de iddianamede önemli yer tuttu. Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut'un pencereden düştüğünü anlattığı, daha sonraki aşamalarda ise farklı beyanda bulunduğu belirtildi. İddianamede Sultan Nur Ulu'nun daha sonraki anlatımında Tuğyan'ın Gül Tut'a arkadan yaklaşarak kalça ve bacak bölgesinden kavradığını gördüğünü söylediği aktarıldı. Ulu hakkında ayrıca "yalan tanıklık" suçundan ayrı dava açıldı. "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" iddiası İddianamede yer alan tanık beyanları da yarın başlayacak yargılamanın önemli başlıkları arasında bulunuyor. Tanık M.A., S.D. ve G.Y., olaydan yaklaşık üç ay önce Tuğyan Ülkem Gülter'in kendilerine annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek, "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" dediğini öne sürdü. Tanık R.G. ise Tuğyan'ın yıllar önce annesini öldüreceğine ilişkin sözler söylediğini, Gül Tut'un yükseklik korkusu bulunduğunu ve yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ileri sürdü. Tanık S.C. de Tuğyan'ın kendisine "Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim" dediğini iddia etti. Bu beyanlar iddianamede tanık anlatımları olarak yer alırken, söz konusu iddiaların mahkeme tarafından yargılama sürecinde değerlendirilmesi bekleniyor. WhatsApp mesajları da iddianamede İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter'in annesiyle yaşadığı sorunlara ilişkin bazı WhatsApp yazışmalarına da yer verildi. Eski erkek arkadaşı Kervan Eminoğlu ile yaptığı yazışmalarda "Bıktım bu annemden", "Gebersin" ve "Bu kadına öyle bir pişmanlık yaşatacağım" şeklinde ifadeler kullandığı aktarıldı. Başka bir mesajında ise "Ben Güllü'nün kızı değilim, ben Tuğyan'ım" ifadelerini kullandığı belirtildi. İddianamede ayrıca Gül Tut'un ölümünden önce Tuğyan'ın bazı kişilere gönderdiği mesajlarda annesinden kurtulmak istediğini belirttiği ve annesinin ölmesini istediğine ilişkin ifadelerin bulunduğu kaydedildi. İnternet aramaları da dijital deliller arasında İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter'in dijital materyallerinin incelenmesi sırasında yaptığı bazı internet aramalarına da yer verildi. Buna göre Gülter'in "Saçta metamfetamin çıkar mı?", "Esrar saçtan kaç günde çıkıyor?", "Uyuşturucu saçtan ne zaman temizlenir?", "Esrar vücudunuzda ne kadar süre kalır?", "Esrar 2 ay içilmese çıkar mı testte?", "Kokain saçta ne zaman çıkar?" ve "Haloperidol" şeklinde aramalar yaptığı belirtildi. İddianamede ayrıca 24 Kasım 2025 tarihinde "Çözülmemiş davalar seri katil davası dedektif oyunu suçluyu bulma" isimli bir kutu oyununun internet üzerinden incelendiği kaydedildi. Mahkeme yarın tarafları dinleyecek Gül Tut'un ölümüne ilişkin soruşturma aşamasında toplanan çok sayıda delilin yer aldığı dosyada artık yargılama aşamasına geçildi. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yarınki ilk duruşmasında tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in savunmasının alınması, tarafların dinlenmesi ve dosyada yer alan tanıkların beyanlarının değerlendirilmesi bekleniyor.

51 çocuk hakkında dava açıldı Haber

51 çocuk hakkında dava açıldı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, ‘Casperlar’ suç örgütünün çocuk yapılanmasına yönelik yeni bir soruşturma başlatıldı. 51 çocuk şüpheli hakkında 17 suç yönünden dava açıldı. Liderliğini İsmail Atız’ın yaptığı Bahçelievler ilçesi başta olmak üzere Küçükçekmece ve Bağcılar ilçelerinde, ‘yağma’, ‘kasten yaralama’, ‘tehdit’, ‘uyuşturucu ticareti’, ‘fuhuş’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ gibi suçlara karıştıkları tespit edilen ‘Casperlar’ suç örgütüne yönelik yeni bir soruşturma başlatıldı. 51 çocuk şüpheli hakkında dava açıldı Örgütün çocuk yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin 3 maktul ve 28 mağdura yönelik 22 eylem gerçekleştirdiği belirlendi. Olaylarla bağlantılı olduğu tespit edilen 30’u tutuklu toplam 51 çocuk şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Suçları Soruşturma Bürosu tarafından şahıslar hakkında, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’, ‘örgütün veya amacının propagandasını yapma’, ‘genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’, ‘mala zarar verme’, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ ile ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma’ başta olmak üzere toplam 17 suç yönünden şahıslar hakkında iddianame düzenlendi. Hazırlanan iddianame, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında bugün karar bekleniyor Haber

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında bugün karar bekleniyor

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik 200 sanığın yargılandığı davada mahkemenin bugün kararını açıklaması bekleniyor. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada 200 sanığın ve avukatlarının savunmaları tamamlandı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde bugün görülecek duruşmada, sanıkların son sözleri alınacak. İlk duruşma 27 Ocak’ta yapıldı Davanın ilk duruşması, 27 Ocak günü yapılmıştı. Yapılan tutukluluk incelemeleri sonucunda, aralarında Utku Caner Çaykara, Zeydan Karalar ve Kadir Aydar’ın da aralarında bulunduğu 28 sanık tahliye edilmişti. Esasa ilişkin mütalaa 14 Mayıs’ta açıklandı Öte yandan, 14 Mayıs günü görülen duruşmada, Cumhuriyet Savcısı, esasa ilişkin mütalaasını açıklamıştı. Mütalaada, etkin pişmanlıktan faydalanan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş’ın ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 29 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’ 19 kez ‘özel belgede sahtecilik’, 4 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 3 kez ‘rüşvet’ ve 3 kez ‘edimin ifasına fesat karıştırmak’ suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edilmişti. Tutuksuz sanık Baki Nugay’ın ise ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 30 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, 19 kez ‘özel belgede sahtecilik’, 4 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 7 kez ‘rüşvet’, 3 kez ‘edimin ifasına fesat karıştırmak’ ve ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi talep edilmişti. Rıza Akpolat’ın 234 yıla kadar hapsi istendi Görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın 30 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, 17 kez ‘özel belgede sahtecilik’, 2 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 1 kez ‘nitelikli dolandırıcılık’, 2 kez ‘rüşvet’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme’ suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenmişti. Tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve ardından tahliye edilen sanık Utku Caner Çaykara’nın ‘ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması’ suçundan beraati, ‘rüşvet’ suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in rüşvet’ suçundan 4 yıldan 12’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer’in ise 2 kez ‘ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma’ suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Davada karar günü Sanıkların, esasa ilişkin mütalaaya karşı savunmaları tamamlandı. Mahkeme heyeti, bugün Silivri’de görülecek olan duruşmada, sanıkların son sözlerini alacak. Ardından ise heyetin, kararını açıklaması bekleniyor.

Polisi böyle hedef alıp ateş etti silahı tutukluk yapınca hayatından oldu Haber

Polisi böyle hedef alıp ateş etti silahı tutukluk yapınca hayatından oldu

Bursa’da eğlence merkezinde hesap tartışmasıyla başlayan olay, silahlı çatışmaya dönüştü. Bir kişiyi tabancayla bacağından yaraladıktan sonra taksiye binen Berk Keleş, kendisini durdurmaya çalışan izinli polis memuruna ateş açtı. Polis memurunun karşılık vermesi sonucu başından vurulan Keleş hayatını kaybetti. Olayın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıkarken, görüntülerde polis memurunun art arda "Dur polis" diye ihtarda bulunduğu ve ardından silahların peş peşe ateşlendiği görüldü. Olay, Osmangazi ilçesi Küplüpınar Mahallesi İstanbul Caddesi’nde bulunan bir eğlence merkezinin önünde meydana geldi. İddiaya göre arkadaşlarıyla birlikte eğlence merkezine gelen 35 yaşındaki Berk Keleş, yemek yiyip alkol aldıktan sonra hesabı fazla bulunca işyeri çalışanlarıyla tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine işyeri müdürü tarafından Keleş’in evine gönderilmesi için ticari taksi çağrıldı. Ancak iddiaya göre Keleş, işyeri önünde bağırmaya ve hakaret etmeye devam etti. Kendisine müdahale eden işyeri çalışanı Önder Y.’yi tabancayla bacağından yaralayan Keleş, ardından taksiye bindi. "Dur polis" ihtarının ardından silahlar çekildi Yaşananları gören ve olay sırasında izinli olduğu öğrenilen polis memuru M.S. de işyerinden dışarı çıktı. Sivil olan M.S., Keleş’e polis olduğunu belirterek "Dur polis, silahını bırak, teslim ol" şeklinde ihtarlarda bulundu. Güvenlik kamerası görüntülerine göre ihtarlara rağmen Keleş, taksinin içerisinden silahını çıkararak polis memuruna doğrulttu. Ardından silahını ateşledi. Polis memuru M.S. de silahını çekerek karşılık verdi. Silah seslerinin peş peşe duyulduğu çatışma anları güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Çatışmanın ardından başından vurulan Keleş ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan 35 yaşındaki Keleş, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Otopside 2,79 promil alkol çıktı Keleş’in yapılan otopsisinde 2,79 promil alkollü olduğu belirlendi. Olay sırasında bacağından vurulan Önder Y. ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi. Savcılık: "Meşru müdafaa kapsamında" Olayla ilgili yaklaşık 6 ay süren soruşturmasını tamamlayan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, polis memuru M.S. hakkında iddianame hazırladı. İddianamede, Keleş’in önce Önder Y.’yi silahla yaraladığı, ardından işyeri önündeki kalabalığa silah doğrultarak "Yakarım lan burayı, vuracağım hepinizi" şeklinde tehditlerde bulunduğu ve sonrasında kendisini polis olarak tanıtan M.S.’ye ateş ettiği belirtildi. Savcılık, M.S.’nin hem yaralanan Önder Y.’ye yönelik saldırı hem işyeri önündeki kalabalığın güvenliği hem de kendi hayatına yönelik silahlı saldırı karşısında görevinin gereklerine uygun hareket ettiğini değerlendirdi. İddianamede, polis memurunun eyleminin Türk Ceza Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hükümleri kapsamında kaldığı görüşüne yer verildi. Avukatı: "Amacı öldürmek olsaydı ateş etmeye devam ederdi" Polis memuru M.S.’nin avukatı Sedat Gülen ise müvekkilinin izinli olmasının olay karşısındaki polislik görevini ortadan kaldırmadığını belirterek, polislerin mevzuat gereği görev dışında da karşılaştıkları olaylara müdahale edebileceğini söyledi. Gülen, müvekkilinin sivil olması nedeniyle öncelikle polis olduğunu belirttiğini ve görüntülerde de "Dur polis", "Silahını bırak, teslim ol" şeklinde art arda ihtarlarda bulunduğunun görüldüğünü ifade etti. Güvenlik kamerası görüntülerinin müvekkilinin amacının öldürmek değil, saldırıyı sonlandırarak şahsı etkisiz hale getirmek olduğunu ortaya koyduğunu savunan Gülen, "Müvekkilimin silahında ateşe hazır mermiler bulunmasına rağmen şahıs etkisiz hale geldikten sonra ateş etmeyi sürdürmemesi de bu durumu göstermektedir" dedi. Gülen, olayın üçüncü kişi lehine meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. İddianame Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan polis memuru M.S.’nin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

Başkan Kabadayı hakkında 92 yıla kadar hapis talebiyle iddianame hazırlandı Haber

Başkan Kabadayı hakkında 92 yıla kadar hapis talebiyle iddianame hazırlandı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Şile Belediyesi'ne yönelik yürütülen ‘rüşvet’ soruşturması tamamlandı. Görevden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı hakkında 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis talebiyle iddianame hazırlandı. Rüşvet ve irtikap suçlarına ilişkin bilgi ve belgeler ışığında yürütülen soruşturmanın ayındaki ilk ayağında, görevden uzaklaştırılan dönemin Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alınmıştı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Şile Belediyesine yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatılmıştı. Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Şile Belediyesine yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın "icbar suretiyle irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "rüşvet almak", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "icbar suretiyle irtikap" suçlarından 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesinde kabul edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.