Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Idari Para Cezası

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Idari Para Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Idari Para Cezası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uzmanı uyardı: Bahşişi SGK’ya bildirmeyenin asgari ücret desteği yanabilir Haber

Uzmanı uyardı: Bahşişi SGK’ya bildirmeyenin asgari ücret desteği yanabilir

Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, düzenli bahşişlerin SGK’ya bildirilmemesi halinde işverenlerin idari para cezasıyla karşılaşabileceği ve asgari ücret desteğini kaybedebileceği uyarısında bulundu. Yargıtay’ın düzenli ve süreklilik arz eden bahşiş ödemelerini ücret kapsamında değerlendiren kararı; özellikle restoran, kafe, otel ve turizm sektöründe çalışan işçilerin kıdem tazminatı ve fazla mesai hesaplarını doğrudan etkiliyor. Buna göre, sürekli bahşiş alan işçinin bu gelirinin somut olayın şartlarına göre ücretin bir parçası olarak değerlendirilmesi ve kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olurken, fazla mesai hesabında garanti ücret ile bahşiş kısmı farklı katsayılarla hesaplanıyor. İşverenler açısından ise düzenli bahşiş ödemelerinin kayıt altına alınması ve sosyal güvenlik bildirimlerinin doğru yapılması önem taşıyor. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında, bahşiş veya yüzde usulüyle çalışan işçilerin fazla çalışma ücretinde yalnızca zamlı kısmın hesaplanması gerektiği belirtiliyor. Bu kapsamda garanti ücretin fazla mesai hesabındaki karşılığı 1,5 katsayısıyla, bahşiş kısmı ise 0,5 katsayısıyla değerlendiriliyor. Düzenli bahşişin ücretin bir parçası olarak kabul edilmesi, işçinin iş sözleşmesinin sona ermesi halinde kıdem tazminatı hesabını da etkileyebiliyor. Ancak bunun için bahşişin süreklilik arz etmesi ve ücret sisteminin bir unsuru olduğunun somut olayda ortaya konulması gerekiyor. "Bahşişler ücret niteliğinde olup kıdem tazminatına sayılacak" Konu üzerine değerlendirmelerde bulunan Sosyal Güvenlik Başuzmanı ve Türkiye Gazetesi Yazarı İsa Karakaş, Yargıtay kararının hizmet sektörünü etkilediğinin altını çizerek, "Mezkur olayda yerel mahkemenin yapmış olduğu değerlendirmede kıdem tazminatının hesabında bahşişlere yer verilmedi. Bu kararı Yargıtay bozdu ve işçilere devamlı olarak ödenen bahşişlerin de aynen ücret gibi tazminat hesabında esas alınması gerektiğine hükmetti" diye konuştu. "Bahşişleri SGK’ya bildirilmeyen işletmelere 66 bin lira ceza" Karakaş, bahşişlerin SGK’ya bildirilmemesi halinde işverenlerin ve çalışanların karşılaşabileceği sorunlara değinerek şu ifadelere yer verdi: "Bahşişin SGK’ya bildirilmemesi halinde hem idari para cezası hem de asgari ücret desteği gibi teşviklerden mahrumiyet söz konusu olacak. Çünkü Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin kararlarına baktığımız zaman, işçilere ödenen bahşişlerin SGK priminden istisna olmadığını ve dolayısıyla primlerin hesabına dahil edilmesi gerektiğini anlıyoruz. Sigorta primine esas kazançlar hesaplanırken bahşişlerin de dahil edilerek SGK’ya bildirilmesi gerekiyor. SGK’ya bildirilmezse ne olur? Örneğin 3 bin 400 lira tutarında bir bahşiş SGK’ya bildirilmediği takdirde, iş yerinde kaç işçi olursa olsun işletmenin faydalanmış olduğu asgari ücret desteğinin tamamını SGK iptal eder. Ödemiş olduğu asgari ücret desteğini de faiziyle birlikte geri alır. Ayrıca bahşiş kaç ay boyunca SGK’ya bildirilmemişse, her bir ay için 66 bin lirayı aşkın idari para cezası uygulanır. Kayıt teftişi de yapılırsa bu cezalar katbekat artacaktır. Özetle, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin vermiş olduğu karar işçilerin alacaklarıyla ve tazminatların hesabıyla ilgilidir. Bundan böyle eğer işçilere bahşiş ödeniyorsa ve bu devamlı nitelikteyse; örneğin lokantalarda, kafelerde, otellerde ve restoranlarda bahşişler işveren tarafından toplanıp işçilere dağıtıldığında, bunun aynı zamanda SGK’ya bildirilmesi tabii ki işverenlerin lehine olacaktır." "Fazla mesai hesabında bahşişler 1,5 olarak değil 0,5 ile çarpılarak hesaplanacak" Karakaş, düzenli olarak ödenen bahşişlerin kıdem tazminatı hesabında esas alınması gerektiğini belirterek, fazla mesai hesabında garanti ücret ile bahşiş için farklı katsayı uygulanacağını ifade etti. Karakaş, "Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından bahşişler; asıl maaş, yani garanti maaş gibi ücret sayıldığından devamlı olarak ödenen bahşişlerin de kıdem tazminatı hesabında esas alınması gerekmektedir. Yine mezkur karara göre, fazla mesai hesaplanırken normal ücretin yani maaşın 1,5 katının esas alınmasına hükmedilirken; bahşişle ilgili kısımda 1,5 katı değil, 0,5 ile çarpılarak daha hakkaniyetli bir karar verilmiştir" şeklinde konuştu. "İşçilerin bahşişleri maaşa dahil edildiğinden emeklilik maaşları yükselecek" Düzenli bahşişlerin ücret olarak kayıt altına alınmasının, hem işverenlerin karşılaşabileceği yaptırımların önüne geçilmesi hem de çalışanların sosyal güvenlik haklarının korunması açısından önem taşıdığının altını çizen Karakaş, "Bu kararla birlikte uygulamada bahşişlerin ücret sayılmayarak ücret bazlı kayıt dışılığın önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca işverenlerin bahşişleri SGK’ya bildirmemesi halinde bahsettiğimiz yüklü miktarda idari para cezaları ve teşviklerden mahrumiyet söz konusu olacağından, işverenlerin bunları bildirmesi lehlerine olacaktır. Bu bildirimle birlikte işçilerin bahşişleri de maaşa dahil edilip SGK’ya bildirilmiş olacağından, bu durum işçilerin emeklilikte maaşlarının da yükselmesini sağlayacaktır. Bu anlamda tekrar ifade etmek gerekirse, bu bir dönüm noktasıdır. Dolayısıyla artık bahşiş ne lütuf ne hediye ne de bir yardımdır. Doğrudan doğruya bir ücrettir, bir maaştır diyebiliriz" değerlendirmesinde bulundu. "İşveren işçi ile sadece bahşişle anlaşmışsa ve bahşiş asgari ücretin altında kalırsa, asgari ücrete tamamlayacak" Karakaş, bahşiş sistemiyle çalışan işçilerin ücretlerinin asgari ücretin altında kalamayacağını ve düzenli bahşişlerin SGK bildirimlerinde dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi: "Eğer işveren işçiyle sadece bahşiş üzerinden anlaşmışsa ve bu tutar asgari ücretin altında kalırsa, işverenin bunu asgari ücrete tamamlayarak SGK’ya bildirmesi gerekecektir. Bunun da altını çizmekte fayda var. Yargıtay’ın bu kararıyla birlikte bahşişin kıdem tazminatına dahil edilmesi ve fazla mesaiyle ilgili hesabı netlik kazanmıştır. Bunun için herhangi bir yasal düzenlemeye elbette ki gerek yoktur. Yine bahşişlerin SGK’ya bildirilmesiyle ilgili yasal bir açıklık bulunmaktadır. Zira SGK’nın uygulama kanunu olan 5510 sayılı yasada SGK primine dahil edilmeyen ödemeler tek tek sayılmıştır. Bahşiş istisna sayılmadığından elbette ki SGK primine tabi olacaktır. Bu bağlamda, işverenlerin her ay işçilere verilen bahşişleri toplayıp işçilerin payına düşen kısmını ücretlerine ekleyerek SGK’ya bildirmeleri gerekmektedir."

Göçmen kaçakçılığında tır sürücüsüne emsal ceza Haber

Göçmen kaçakçılığında tır sürücüsüne emsal ceza

Uluslararası taşımacılıkta Türkiye merkezli faaliyet gösteren lojistik şirketine ait tırda 7 kaçak göçmen yakalandı. Şirkete binlerce euro idari para cezası kesildi. Yıllar süren davada son sözü söyleyen Bölge Adliye Mahkemesi, tır şoförünün, ‘dorse delinmiş, kaçaklar delikten içeri girmiş’ ifadesinin hayatın olağan akışına ters olduğuna hükmetti. Uluslararası nakliyat şirketinde şoför olarak çalışan N.G.’nin kullandığı tır, İngiltere’de güvenlik güçlerince durduruldu. Dorsede yapılan aramada 7 kaçak göçmen yakalandı. Sürücü, tırı limana terk ederek kaçtı. Olay İngiliz polis departmanınca tutanak altına alındı, şirkete on binlerce euro ceza kesildi. Şirket göçmen kaçakçılığına karıştığı iddiasıyla N.G.’yi işten çıkardı. İş Mahkemesi’nin kapını çalan tır şoförü, iş sözleşmesinin işveren vekili tarafından sözlü olarak sona erdirildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Karşı dava açan şirket avukatı ise davacının sevk ve idaresindeki tır ile 7 kişiyi yasa dışı yollardan İngiltere’ye geçirmeye çalıştığının İngiltere makamları tarafından tespit edilerek tutanak altına alındığını, davacının Şirkete haber dahi vermeden aracı Trieste Limanı’nda terk ederek kaçtığını dile getirdi. N.G. ile gerek yurt dışındayken gerek yurda döndüğünde görüşülmek istendiyse de bu isteği kabul etmediğini ve iletişime geçmediğini, davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarının şirketi zarara uğratması, şirket aracını terk ederek kaçması, sonrasında şirkete açıklama yapmaya dahi gelmeyerek devamsızlık yapması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini öne sürdü. İş Mahkemesi; davacıya kaçak göçmenlerle ilgili eğitim verildiğine ilişkin delil sunulmadığı, davacının "Araç Güvenliği ve Kaçak Göçmenlik Tedbirleri ile İlgili Şirket Kuralları" başlıklı belgeyi imzalamasının tek başına kusurlu kabul edilmesi için yeterli olmadığı, dolayısıyla göçmenlerin davacının kullandığı araca binmesinde davacının kusuru bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne hükmetti. Birleşen davanın ise reddine karar verildi. Asıl davada davalı- karşı ve birleşen davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, dosyayı gündemine aldı. İlk Derece Mahkemesince; göçmenlerin araca ne şekilde girdiğine ve davalının yardımıyla araca bindiklerine dair delil sunulmadığı hatırlatıldı. Davalıya kaçak göçmenlerle ilgili yeterli eğitim verildiğinin ispat edilemediği, "Araç Güvenliği ve Kaçak Göçmenlik Tedbirleri ile İlgili Şirket Kuralları" başlıklı belgenin imzalatılmasının tek başına davalıyı kusurlu kılmaya yetmeyeceği vurgulandı. Kararda, ‘’Dosyaya sunulan gazete haberlerinin de şoförlerin haberi olmaksızın yaşanan benzer olayları yansıttığı gerekçesiyle davalının kusurlu olduğu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki bu sonuç dosya kapsamı ve hayatın olağan akışı ile bağdaşmamaktadır. Öncelikle, dorse kapısının kırıldığına ya da dorsenin herhangi bir yerinden delindiğine ilişkin dosyada bir tespit bulunmamaktadır. Bu durumda 7 adet kaçak göçmenin kapalı bir dorsede kendiliğinden saklamamasının güçlüğü ve aracın bütünlüğüne ilişkin teknik gerçekler bir arada değerlendirildiğinde, göçmenlerin dorseye davalı işçinin bilgisi ve rızası dâhilinde alındığının kabulü hayatın olağan akışına uygun olan sonuçtur. Bu itibarla; gerek göçmenlerin dorseye girişine ilişkin hayatın olağan akışından çıkan sonuç, gerekse davalının kontrol yükümlülüğünü yerine getirmemesi birlikte değerlendirildiğinde; davalının tazminat sorumluluğunu doğuran kusurunun sabit olduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir’’ denildi.

Çınarcık'ta denize girmek yasaklandı: Deniz kirlendi, ceza yağdı Haber

Çınarcık'ta denize girmek yasaklandı: Deniz kirlendi, ceza yağdı

Yalova'nın turizm merkezlerinden Çınarcık'ta deniz suyu analizlerinin ardından Kestanelik Aile Çay Bahçesi ile Karpuzdere mevkii arasındaki bölgede denize girmek yasaklandı. İlçede kanalizasyon ve atık su tartışmaları sürerken, Çınarcık Belediyesi ile Mavi Deniz Atıksu Arıtma Birliği'ne toplam 7 milyon 131 bin lira idari para cezası uygulandı. Vatandaşlar ise denizdeki kirlilik nedeniyle kötü koku ve hastalık şikayetlerinde bulundu. Çınarcık İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin denizden aldığı su numunelerinin analizlerinin ardından İlçe Hıfzıssıhha Kurulu tarafından karar alındı. 21 Ağustos 2026 tarihli ve 08 sayılı kurul kararı doğrultusunda Kestanelik Aile Çay Bahçesi ile Karpuzdere mevkii arasında denize girilmesi ikinci bir duyuruya kadar yasaklandı. Arıtılmamış atık suya 7 milyon 131 bin lira ceza Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerinin ilçede yaptığı denetimlerde arıtılmamış atık suyun denize ve dereye deşarj edildiği tespit edildi. Çınarcık Belediyesi'ne 5 milyon 34 bin lira, Mavi Deniz Atıksu Arıtma Birliği'ne ise 2 milyon 97 bin lira olmak üzere toplam 7 milyon 131 bin lira idari para cezası kesildi. "Çocuklarımız denize girdi, hep hastalandı" Çınarcık'ta yaşayan vatandaşlar, kanalizasyon hatlarında yaşanan sorunların denizi kirlettiğini belirterek tepki gösterdi. Nurettin Yüksel, "Kanal patladığı zaman denize veriyorlar. Her taraf koku içinde, pislik içinde. Millet denize giremiyor. Bayağı oluyor, bu ara hep patlıyor. Patlıyor, yapıyor, patlıyor, yapıyor" dedi. Yüksel ise İstanbul'dan gelen çocuklarının denize girdikten sonra hastalandığını ileri sürerek, "Çocuklarımız İstanbul'a geldi, denize girdi, hep hastalandı" ifadesini kullandı. Yusuf Gezgin ise atık suyun yaklaşık bir hafta boyunca aktığını belirterek, "Bir hafta mütemadiyen aktı ve denizi çok kirletti. İnsanlar denize giremedi. Şu anda da çok kirli. İnsanlar şaşırıyor yani. Hastalıklar artmış" diye konuştu. Gezgin, kirlilik nedeniyle balıkların dahi bölgeden uzaklaştığını savunarak, "Ben şahsen denize girmiyorum. Sadece dışarıdan balık yakalamaya gidiyorum ve pislikten kenara balık bile gelmiyor" dedi. Başkan Kurt: "Denize direkt verilme olayı yok" Çınarcık Belediye Başkanı Avni Kurt ise yaşanan tahliye işleminin zorunlu olduğunu savundu. Kurt, sistemde çalışma yapılabilmesi için biriken suyun bir bölümünün dereye bırakıldığını belirterek, "Mecburen bir kısmı terfi merkezinin içindeki bol sulandırılmış bir şekilde, direkt verilmedi. Sulu bir şekilde su ekstrası verilerek tamamen dereye bırakıldı" diye konuştu. Kurt, işlemin yaklaşık 5 dakika sürdüğünü belirterek, "Temizliği de yapıldı. Makine parkuru değişti, eksikler giderildi. Yoksa her taraftan fosseptik çıkacaktı. Ama denize direkt verilme olayı yok" ifadelerini kullandı. Çınarcık'ta denize girme yasağının ne zaman kaldırılacağına ilişkin ise henüz yeni bir tarih açıklanmadı.

Yanıltıcı reklamlara 32,6 milyon liralık ceza Haber

Yanıltıcı reklamlara 32,6 milyon liralık ceza

Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu, tüketicileri aldatan ve haksız ticari uygulamalara yönelik denetimlerini sürdürüyor. Kurulun 13 Ağustos 2026’da gerçekleştirilen 372’nci toplantısında 105 dosya görüşüldü. Mevzuata aykırı bulunan 87 dosya için toplam 32 milyon 683 bin 631 lira idari para cezası uygulanmasına karar verildi. Böylece 2026 yılının ilk 8 ayında yaklaşık 26 bin başvuru değerlendirilirken, aldatıcı reklam ve haksız ticari uygulamalar nedeniyle kesilen toplam ceza 218 milyon 478 bin 14 liraya yükseldi. TÜKETİCİ YORUMUNU YAYINLAMAYANA 2,1 MİLYON LİRA CEZA Kurulun gündemindeki dosyalardan birinde, tüketicinin satın aldığı ürünle ilgili yorumunun, somut bir gerekçe gösterilmeden şirket kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek internet sitesinde yayınlanmadığı belirlendi. Yorumun içeriğinde değişiklik yapılmadan başka bir kategori altında yayınlanmasının mümkün olmasına rağmen tüketiciye ek sorumluluk yüklenerek yorumun reddedilmesi haksız ticari uygulama sayıldı. Şirkete 2 milyon 167 bin 412 lira idari para cezası verildi. TEK RESTORAN, ÇOK SAYIDA SAHTE İŞLETME Bir başka incelemede ise gerçekte tek bir restoran bulunmasına rağmen çevrim içi yemek siparişi platformlarında farklı işletme isimleri ve sahte adresler kullanıldığı tespit edildi. Uygulamanın tüketicilerde farklı adreslerde faaliyet gösteren bağımsız işletmeler bulunduğu algısı oluşturduğu, tüketicileri yanıltarak haksız rekabete yol açtığı değerlendirilerek iki şirket hakkında idari yaptırım uygulanmasına karar verildi. Kurul ayrıca “çerez tatlısı” adıyla satılan bir ürünün ambalajındaki görselleri de inceledi. Üründe yüzde 49,5 oranında yer fıstığı bulunmasına rağmen ambalajda fındık, Antep fıstığı ve kayısı çekirdeği görsellerinin öne çıkarıldığı belirlendi. İçeriğinde daha düşük oranlarda bulunan bileşenlerin görsellerle ön plana çıkarılmasının, tüketicide ürünün içeriğine ilişkin yanıltıcı algı oluşturabileceği değerlendirilerek uygulamaya idari para cezası verildi. Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin korunması ve doğru bilgiye ulaşabilmesi amacıyla denetim ve yaptırımların sürdürüleceğini bildirdi.

Bursa'da korsan taksi denetimi: 415 bin lirayı aşan ceza yazıldı Haber

Bursa'da korsan taksi denetimi: 415 bin lirayı aşan ceza yazıldı

Bursa'da gerçekleştirilen denetimde 16 araç kontrol edilirken, korsan taşımacılık yaptığı belirlenen 4 sürücüye ve 4 yolcuya toplam 415 bin 480 TL ceza uygulandı. Sürücünün yolcuya polis denetimi olursa "Arkadaşız" demesini tavsiye ettiği ortaya çıkarken, polisleri görünce doğruyu söyleyen yolcuya da 3 bin 700 lira ceza kesildi. Bursa-Mudanya yolunda trafik ekipleri tarafından gerçekleştirilen korsan taksilere yönelik denetimde 16 araç kontrol edildi. Korsan taşımacılık yaptığı tespit edilen 4 sürücü ile 4 yolcuya toplam 415 bin 480 TL trafik idari para cezası uygulanırken, 4 araç ve 4 sürücü trafikten men edildi. İki saat süren uygulamada toplam 16 araç kontrol edildi. Yapılan incelemelerde 4 aracın korsan taşımacılık yaptığı tespit edildi. Korsan taşımacılık yaptığı öne sürülen 4 sürücü ve araçlarda bulunan 4 yolcu hakkında işlem yapıldı. Yolculara toplam 15 bin 120 lira ceza uygulanırken, denetim kapsamında kesilen trafik idari para cezalarının toplamı 415 bin 480 lira oldu. Denetimde dikkat çeken bir detay ise korsan taşımacılık yapan araçların birinin lüks otomobil olması oldu. Ekipler tarafından durdurulan lüks otomobilin de ücret karşılığında korsan yolcu taşımacılığında kullanıldığı tespit edildi. Araç hakkında gerekli işlemler yapılarak, trafikten 60 gün men edildi. "Polis çevirirse arkadaşız de" Denetim sırasında yolculardan birinin verdiği ifade ise dikkat çekti. Yolcunun sürücünün yolculuk sırasında kendisine "Polis çevirirse arkadaşız de" dediğini söylediği öğrenildi. Yolcu, ekiplerin kontrolü sırasında sürücüyle arkadaş olmadığını, uygulama üzerinden para karşılığında yolculuk yaptığını belirtti. Yolcu basın mensuplarına da, "Güzelyalı'da araç çağırdım, seyahat halindeyken polis memurları durdurdu. Şoför benim adımı soyadımı sordu. 'Arkadaş olduğumuzu söyle' dedi. Bunları söylemedim. Ben de 3 bin 700 lira ceza yedim. Şoför bana her şey yasal dedi" diye konuştu. Denetimlerin ardından korsan taşımacılık yaptığı belirlenen 4 araç trafikten 60 gün men edilirken, 4 sürücünün de 30 gün ehliyetlerine el konuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.