Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İzmir

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İzmir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel: "Benim adım Tatar Ramazan, ben bu oyunu bozarım" Haber

Özgür Özel: "Benim adım Tatar Ramazan, ben bu oyunu bozarım"

İzmir Gündoğdu Meydanı’nda partililer tarafından karşılanan CHP Meclis Grup Başkanı Özgür Özel, daha sonra partililer ile birlikte CHP İzmir İl Başkanlığı görevinden alınan Çağatay Güç’ün görev yapacağını belirttiği Konak ilçesindeki binaya kadar yürüdü. Burada konuşan Özel, "Mutlak butlancıların İzmir’de yaptığı görevlendirmeyi hiçbir has evladı kabul etmezken, birileri kabul edip, İzmir il binamıza, partinin önünden geçmeyecek tipleri arkalarına toplayarak yaptıkları gece yarısı baskınından sonra İzmirliler dediler ki, ‘Gelin. O binayı 50 tane çapulcuyla gelip bastılar, gelin o binayı geri alalım.’ Ben arkadaşlara ‘Onların ne yaptığının hiçbir önemi yok. Biz binaları geride bıraktık’ dedim. O binalara koşup, seçilmedikleri yerlere yerleşmeye çalışanlar bilsin ki ‘Çıksınlar sokağa, gitsinler, bir göreyim’ dedik, gittiler. Uçağa gitmeden, akşamüstü 7.30’da ’butlancıların’ işgal ettiği binadan sonra seçilmiş il başkanımız seçilmiş il başkanlığı binasını burada tuttu. O binaya bir çay içmeye gidelim dedik. Butlancılar bir elin parmakları kadar kişiyle ziyaret yaparken, biz çay içmeye on binlerle geliyoruz" dedi. "İktidar yürüyüşünün önünden çekilin" "Buradan butlancılara sesleniyorum" diyen Özel, "İktidar yürüyüşünün önünden çekilin. Bu milletin önünde durursanız bu millet tarafından ezilirsiniz. Önümüzden çekilmezseniz, ne kara düzene, ne yargı kollarına, ne de partiye atadığı butlanın kollarına teslim olmayacağız" dedi. Özel, "Benim adım Tatar Ramazan, ben bu oyunu bozarım" ifadelerini kullandı. Özel’e il ve ilçe belediye başkanları, İzmir İl Başkanlığı görevinden alınan Çağatay Güç ve partililer eşlik etti.

ASELSAN Çocuk Şenliği Bursa’da Haber

ASELSAN Çocuk Şenliği Bursa’da

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hazırlanan ASELSAN Çocuk Şenliği’nin yeni durağı Bursa oldu. Şenlik, 5 Temmuz’a kadar Bursa’da ziyaretçilerini ağırlayacak. Etkinlik, ASELSAN’ın yenilikçi çözümleri ve geleceğe yönelik vizyonu ile çocuklar için interaktif deneyim alanları, teknoloji sergileri ve eğlenceli etkinlikler sunuyor. ASELSAN’ın kurumsal sosyal sorumluluk projesi olan Tekno Macera, teknoloji ve bilimi Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklarla buluşturmayı ve teknolojiyi tüketen değil, üreten nesiller yetiştirilmesini desteklemeyi hedefliyor. Tekno Macera Tırı, hem ziyaret edilen illerdeki katılımcı çocuklar ile etkileşimi artırmayı hem de bilime ve teknolojiye olan ilgiyi teşvik etmeyi amaçlıyor. Bursa’daki şenlik alanında, insanlık tarihine yön veren kritik buluşlar, bu buluşların arkasındaki kaşifler ve söz konusu teknolojilerin günümüzde ASELSAN’ın inovasyon yaklaşımına ilham kaynağı oluşunu aktaran Müze Sergi Alanı yer alıyor. Çocuklar teknolojiye dokunuyor Ayrıca, artırılmış gerçeklik (AR) teknolojisi ile zenginleştirilmiş "Tekno Maceracılar, Bir Doğa Yolculuğu" İnteraktif Dijital Kitap Deneyim Alanı ile katılımcılara yeni nesil, deneyim odaklı bir öğrenme ortamı sunuluyor. Etkinlik çerçevesinde, Tekno Macera’nın baş kahramanlarından olan "ASEL" karakteri, 2D motion tekniğiyle hareketlendirilerek görselleştirilerek, dinamik anlatım dili ve özgün seslendirme altyapısı ile desteklenerek çocuklarla bire bir etkileşim kuracak şekilde hayata geçirildi. Bu yapı sayesinde çocukların keşif, öğrenme ve deneyim süreçlerine aktif katılımının teşvik edilmesi hedefleniyor. Tüm bu deneyim alanlarını tamamlayacak şekilde, içerik Bilim Şov ve çeşitli saha aktiviteleri ile zenginleştirilerek çocukların bilim ve teknolojiye yönelik ilgisinin artırılması planlanıyor. Heyecan Van’da devam edecek ASELSAN Çocuk Şenliği, Bursa durağının ardından, 11 Temmuz-19 Temmuz’da Van’da, 1 Ağustos-9 Ağustos’ta Nevşehir’de 22 Ağustos-29 Ağustos’ta Ordu’da, 5 Eylül-10 Eylül’de Kayseri’de, 12 Eylül-20 Eylül’de Kahramanmaraş’ta, 10 Ekim-18 Ekim’de Diyarbakır’da, 24 Ekim -1 Kasım’da İzmir’de, 7 Kasım-15 Kasım’da Adana’da çocuklarla buluşacak.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 393 bin 829’a yükseldi Haber

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 393 bin 829’a yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2025 Uluslararası Göç İstatistiklerine göre, yurt dışından Türkiye’ye göç edenlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. TÜRKİYE'DEN YURT DIŞINA 403 BİN 216 KİŞİ GÖÇ ETTİ Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5 azalarak 403 bin 216 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. EN FAZLA 20-24 VE 25-29 YAŞ GRUBUNDAKİ NÜFUS GÖÇ ETTİ Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi. Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu izledi. YURT DIŞINDAN EN FAZLA GÖÇ ALAN VE YURT DIŞINA EN FAZLA GÖÇ VEREN İL İSTANBUL OLDU Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti. Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul'un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 İzmir izledi. TÜRKİYE'YE GELEN YABANCI NÜFUSUN YÜZDE 23,4'ÜNÜ TÜRKMENİSTAN VATANDAŞLARI OLUŞTURDU Türkiye'ye 2025 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Türkmenistan'ı yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları izledi. Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Irak'ı yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları takip etti.

Bakan Göktaş: "Kadın girişimciliğine yapılan her yatırım, Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırımdır" Haber

Bakan Göktaş: "Kadın girişimciliğine yapılan her yatırım, Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırımdır"

Bakan Göktaş, İzmir temasları kapsamında Konak’taki bir otelde ‘Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim’ programına katıldı. Burada konuşan Göktaş, "Halkbank iş birliğinde hayata geçirdiğimiz bu programın 2026 yılındaki ilk eğitimini İzmir’de gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyuyorum. Üretimin, ticaretin, inovasyonun ve girişimcilik ruhunun güçlü merkezlerinden biri olan İzmir’de, kadın girişimciliğini konuşmak bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Çünkü İzmir, köklü ticaret kültürü ve girişimci ruhuyla, her daim Türkiye’nin dünyaya açılan güçlü üretim kapılarından biri oldu. Bugün de bu şehir, kadının ekonomik hayata daha güçlü katılmasına, yenilikçi fikirlerinin filizlenmesine ve yeni başarı hikayelerinin yazılmasına ilham vermeye devam etmektedir" ifadelerini kullandı. "Türkiye, kadın girişimciliği konusunda güçlü bir potansiyele sahip" Dünyanın, üretimin, ticaretin ve ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği büyük bir dönemden geçtiğine değinen Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "Artık ekonomilerin gücü sadece büyük fabrikalarla, büyük yatırımlarla ya da büyük merkezlerle ölçülmüyor. Bir fikri olan, emeğini bilgiyle buluşturan, cesaretini doğru desteklerle güçlenen her insan, bulunduğu yerden dünyaya açılabiliyor. Dünyaya açılabilen, yeni bir değer üretebiliyor. Bu yeni dönemin en güçlü aktörlerinden biri hiç şüphesiz kadın girişimcilerdir. Dünyanın birçok ülkesinde kadınların finansmana erişimini kolaylaştıran, girişimcilik ekosistemine katılımını artıran özel destek mekanizmaları geliştiriliyor. E-ticaret platformları, yerel üreticileri küresel pazarlara taşıyan güçlü araçlara dönüşüyor. Sosyal girişimcilik modelleriyle kadınlar, çevre, eğitim, bakım ve teknoloji alanlarında yenilikçi çözümler üretiyor. Temiz teknoloji, sürdürülebilir üretim, dijital pazarlama ve yenilikçi endüstriler gibi alanlarda kadın girişimcilerin görünürlüğü her geçen gün daha da güçleniyor. Kadınların ekonomik hayata güçlü katılımı yalnızca bireysel başarı hikayeleri üretmiyor. Aynı zamanda ailelerin refahını, toplumların dayanıklılığını ve ülkelerin rekabet gücünü de artırıyor. Bu nedenle kadın girişimciliğini desteklemek, sosyal kalkınmanın, toplumsal adaletin ve sürdürülebilir büyümenin en önemli yatırımlarından biridir. Türkiye, kadın girişimciliği konusunda güçlü bir potansiyele ve köklü bir birikime sahiptir." Türkiye’nin dört bir yanında kadınların, yeni kooperatifler kurduklarını, yeni markalar oluşturduklarını ve yeni başarı hikayeleri yazdığını ifade eden Bakan Göktaş, "Aile geleneğini günümüze taşıyarak yetkinliklerini ekonomik değere dönüştürüyor. Toprağın bereketi yöresel ürünleri, dijital dünyanın sunduğu fırsatlarla daha geniş pazarlara ulaştırıyor. Teknolojiyi etkin biçimde kullanarak yeni nesil iş modelleri geliştiriyor. Kendi işini kurarak başka kadınlara istihdam kapısı açıyor. Bu hikayelerinin her biri, Türkiye’nin refahını artırıyor, iş dünyamıza değer katıyor. Çünkü her kadın girişimci, üretime dönüşen bir fikir, büyüyen bir işletme, güçlenen bir aile ve kalkınan bir Türkiye demektir. Bakanlık olarak, bu potansiyeli büyütmek ve daha fazla kadının başarı hikayesine dönüştürmek için kararlılıkla çalışıyoruz" açıklamalarına yer verdi. "Bin 366 kadın kooperatifine verdiğimiz desteklerle yaklaşık 247 bin kişiye ulaştık" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, kadınların emeğini, üretimini ve girişimci ruhunu Türkiye Yüzyılı’nın kurucu unsurlarından biri haline getirdiklerini aktaran Bakan Göktaş, "2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile bu vizyonu, somut hedefler ve güçlü politikalarla hayata geçiriyoruz. Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurullarıyla çalışmalarımızı yerelde güçlendiriyor, her ilin ihtiyacına uygun olan, sahaya dokunan projeler hayata geçiriyoruz. ‘Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi’ ile kadın-erkek fırsat eşitliğini, özel sektördeki kurum kültürünün güçlü bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu vizyonla kadın istihdamını ve kadın girişimciliğini, üretimi, verimliliği, rekabet gücünü ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen temel unsurlar olarak ele alıyoruz. Diğer yandan, temiz teknoloji alanında çevreye duyarlı ve katma değeri yüksek iş fikirleri geliştiren kadın girişimcilerimize destek oluyoruz. Bin 366 kadın kooperatifine verdiğimiz desteklerle bugüne kadar yaklaşık 247 bin kişiye ulaştık. Proje hazırlama eğitimlerimiz sayesinde, kadın girişimcilerimizin ve kooperatiflerimizin kırsal kalkınma desteklerine erişimini güçlendirdik. Projeleri yatırıma dönüştürmenin önünü açtık. ‘Hobin İşin Olsun Projesi’ ile kadınlara hobilerini e-ticaret aracılığıyla kazanca dönüştürme imkanı sağladık. Finansal okuryazarlık eğitimlerimizle 1,3 milyondan fazla kişiye ulaştık. ‘kadingirisimci.gov.tr’ web sitemizle kadın girişimciliğini destekleyen kamu kurumlarının çalışmalarını tek bir platformda buluşturduk. Böylece kadınların ihtiyaç duydukları desteklere daha hızlı ulaşabilecekleri, yol haritalarını daha sağlıklı çizebilecekleri bütüncül bir ekosistem oluşturduk" ifadelerini kullandı. Kadın girişimcilere e-ticaret desteği "Hepsi burada ile yaptığımız iş birliğiyle kadın girişimcilerimizi, dijital ticaretin güçlü aktörleri haline getiriyoruz" diye konuşan Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu kapsamda, 10 bini aşkın kadın girişimci e-ticaret yoluyla satış yapmaya başladı. Her biri kendi hikayesini yazan bu kadınlar, üretimlerini büyütürken aynı zamanda yerel kalkınmaya, istihdama ve ülkemizin ekonomik gücüne de katkı sunuyor. Bu başarıdan aldığımız güçle, 2026 yılında iş birliğimizi daha ileri bir aşamaya taşıyoruz. Düzenlediğimiz yüz yüze eğitimlerle kadınların, dijital pazarlara daha donanımlı ve daha güçlü şekilde adım atmalarını sağlıyoruz. Çünkü günümüzde girişimcilik yalnızca bir iş kurmak değil, dijital dünyayı okuyabilmek, teknolojiyi etkin kullanabilmek ve küresel rekabette yer alabilmek anlamına geliyor." ‘Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim’ programının kadın girişimciliğini güçlendiren önemli adımlardan biri olduğuna işaret eden Bakan Göktaş, "Bu programla, kadınların bilgiye, deneyime, finansal kaynaklara ve güçlü iş ağlarına erişimini kolaylaştırıyoruz. Programımızın ilk durağı Afyonkarahisar’da emeğin, üretimin ve yerel kalkınmanın gücüne yakından tanıklık ettik. Çünkü biliyoruz ki kadının potansiyelini ortaya çıkaran şey yalnızca iyi bir fikir değil, o fikri hayata geçirebileceği imkanlara erişebilmesidir. İkinci buluşmamızı gerçekleştirdiğimiz Antalya’da, tarımdan turizme, ticaretten markalaşmaya uzanan alanlarda kadın girişimciliğinin taşıdığı potansiyeli konuştuk. İzmir’de, üretim kültürünü, ihracat perspektifini ve yeni nesil girişimcilik alanlarını ele alıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz programların etkisini sahadan aldığımız geri bildirimlerde açıkça görüyoruz. Elde ettiğimiz sonuçlar, doğru destek mekanizmalarının kadınların hayatında nasıl güçlü bir dönüşüm oluşturabildiğini ortaya koyuyor" diye konuştu. "Kadın girişimciliğine yapılan her yatırım, Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırımdır" Katılımcıların yüzde 69’unun, program sonrasında girişimcilik alanında kendisini daha yeterli hissettiğini belirttiğini söyleyen Bakan Göktaş, "Yüzde 53’ü yeni bir iş planı hazırladığını ya da yeni iş birlikleri geliştirdiğini ifade etti. Kadınların yüzde 80’i bilgi düzeyinin arttığını, yüzde 56’sı ise finansmana erişiminin kolaylaştığını dile getirdi. Bu oranlar, birer veri olmanın ötesinde çok daha derin anlamlar taşıyor. Her bir oran, hayalini büyüten bir kadını, cesaretle adım atan bir girişimciyi ve geleceğe umutla bakan bir aileyi temsil ediyor. Her bir veri, fırsatlarla buluşan kadınların potansiyelini, desteklendiğinde neler başarabileceklerini açıkça gösteriyor. Çünkü kadınlara imkan sunulduğunda yalnızca bireysel başarılar ortaya çıkmıyor, yeni işletmeler kuruluyor, yeni istihdam alanları oluşuyor ve yerel kalkınma güçleniyor. Bu nedenle kadın girişimciliğine yapılan her yatırımın, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırım olduğuna inanıyoruz" şeklinde konuştu. Sözlerini sürdüren Bakan Göktaş, "Bir fikri ‘iş’ yapan şey nedir? Cesaret mi? Sermaye mi? Doğru zaman mı? Çoğu kadın girişimcinin hikayesi aslında bu üç kelimenin etrafında şekillenir. Sahada gördüğümüz tablo pek çok zaman aynıdır. Ürün hazırdır, müşteri vardır. Hatta ilk siparişler teslim edilmiştir. İşi büyüten, bu başlangıcı sürekli bir yapıya dönüştüren şey nedir? Yükselen Kadınlar Programı’nı bu yüzden yapıyoruz. Burada üç şeyi aynı anda oluşturuyoruz. Yetkinlik, network, erişim. Yetkinlik diyoruz, çünkü iyi fikirler bilgiyle büyür. Fiyatlama bilmeyen üretici zarar eder. Pazara hitap etmeyen marka yanlış yere konuşur. Dijital vitrin kurmayan emek görünmez olur. Network diyoruz, çünkü büyüme bir noktadan sonra güçlü iş birlikleriyle hızlanır. Uygun tedarikçi maliyeti düşürür. Tecrübeli montör hedefe giden yolu kısaltır. Doğru ortak yeni satış alanları ve yeni pazarlar açar. Erişim diyoruz, çünkü bazen mesele imkanların erişilebilir olmamasıdır. Finansman işi büyüten anahtardır. İhracat markayı yeni pazarlara taşıyan geçittir. Kamu destekleri doğru zamanda devreye giren güçlü bir ivmedir. Aile ve Nüfus Yılı ile kadınların sahip olduğu potansiyeli daha da güçlendireceğiz" diye konuştu. "Bu tarz programlar, kadınların önünü açma konusunda katkı sağlıyor" İzmir Valisi Süleyman Elban ise "Kadın, dünyaya geldiği günden beri hep üretiyor. En güzel ürünleri de bizleriz. Fakat ürettiği ürünün maddi karşılığını almaya yeni başladı. Son dönemde kendine tanımlanmış olan belli kalıplarda iş yapmak, o kalıplar içerisinde herhangi bir maddi karşılık almamak gibi bir rolden artık yaptığı işin karşılığını alan, karşı cinsin yaptığı işi yapabilen bir birey olarak dimdik ayakta durmaya başladı. Bu tarz programlar, kadınların önünü açma konusunda katkılar sunuyor" cümlelerine yer verdi. "Girişimciler içinde kadın payı 18,2’ye ulaşmış durumdadır" AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, "İzmir’de kadınlar sadece kendi işlerini kurmakla kalmazlar, birbirlerine omuz verirler, dayanışma ağları örerler ve bir sektöre adım attıklarında oradaki tüm kuralları baştan yazarlar. Yerel yönetimlerden meslek odalarına kadar her alanda kadının ağırlığının artması, İzmir’in bu doğal ve durdurulamaz dinamiğinin eseridir. TÜİK verilerine göre bugün ülkemizde 1 milyon 240 bini aşkın kadın girişimcimiz var ve girişimciler içindeki kadın payı yüzde 18,2’ye ulaşmış durumdadır. 12’nci Kalkınma Planımız doğrultusunda kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 40’ın üzerine taşımayı kesin ve tavizsiz bir hedef olarak belirledik. Bugüne kadar 267 bini aşkın kadın girişimcimize ulaştırılan 125 milyar liralık finansman desteği, evine ekmek götüren, sınırları aşıp ihracat yapan Türk kadınının ayak sesleridir" ifadelerine yer verdi. Programa, Bakan Göktaş, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ve kadın girişimciler katıldı.

Dünya Motosurf Şampiyonası’nda büyük final Haber

Dünya Motosurf Şampiyonası’nda büyük final

İzeltaş sponsorluğunda Çeşme Şifne’de gerçekleştirilen şampiyona, Ege Denizi’nin eşsiz manzarası eşliğinde adeta görsel bir şölene dönüştü. Yarışlara katılan sporcular, ülkelerinin bayraklarıyla deniz üzerinde sergiledikleri bayrak show performanslarıyla izleyicilerden büyük alkış aldı. Türkiye’yi temsil eden 16 sporcu da ortaya koydukları performansla dikkat çekerken, sahil boyunca toplanan kalabalık yarışları coşku içinde izledi. Final etabında sporcuların hız ve denge konusundaki üstün yetenekleri nefes keserken, renkli görüntüler izleyenlerden tam not aldı. Dünya Motosurf Şampiyonası, bir kez daha Ege’de spor ve turizmin buluşma noktası olduğunu gözler önüne serdi. İzmir’in spor turizmine katkı sağlayan ve üç gün süren şampiyonanın final yarışları izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Final mücadelesini; Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Mehmet Sadık Vefa, Başkan Vekili Ogün Baysan ve Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar yerinde takip ederek, şampiyona finalistlerini ödüllerini takdim ettiler. Ödül alan kategoriler şöyle: Stock Man: Birinci: Kolar Adam, İkinci: Boabbas Mustafa Hasan, Üçüncü: Lanner Alexander Elite Women: Birinci: Sara Zuborova, İkinci: Kolarova Barbora, Üçüncü: Stloukalova Aneta Elite Men: Birinci: Matyas Novotvy, İkinci: Zahorsky Lukas, Üçüncü: Lukscheider Alex Master Women: Birinci: Eunjin Lee, İkinci: Beckmann Jennifer, Üçüncü: Vengerova Ekaterina Master Erkekler: Birinci: Kim Down, İkinci: Faltejsek Petr, Üçüncü: Renner Jiri Junior Boy: Birinci: Stanislav Kohout, İkinci: Hruska Maxmilian, Üçüncü: Lichal-Kratochvil Leo Junior Girl: Birinci: Ellen Burdova, İkinci: Pozdnikova Nela, Üçüncü: Bubnikova Bibiana

Bakan Yumaklı: "28 uçak, 119 helikopter, 14 İHA ile yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz" Haber

Bakan Yumaklı: "28 uçak, 119 helikopter, 14 İHA ile yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İzmir temasları kapsamında Selçuk Efes Havalimanı’ndaki ‘Yeşil Vatan Kahramanları Görev Başında’ programına katıldı. Bakan Yumaklı, burada protokol tarafından çiçekle karşılandı. Ardından programda konuşan Yumaklı, "Bu kadim coğrafya, binlerce yıllık tarihiyle, verimli ovalarıyla ve zümrüt yeşili ormanlarıyla, yalnızca Ege’nin değil Türkiye’nin incisi konumundadır. Ormanlar yalnızca ağaçlardan ibaret değildir. Ormanlarımız, suyumuzun, toprağımızın, havamızın, biyoçeşitliliğimizin, üretimimizin ve geleceğimizin teminatıdır. Bu nedenle orman yangınlarıyla mücadeleyi sadece bir afetle mücadele başlığı olarak görmüyoruz. Biz bu mücadeleyi, vatan toprağını koruma, milletimizin ortak mirasına sahip çıkma ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakma sorumluluğu olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu. "Kara gücümüzü, hava filomuzu, teknolojik altyapımızı sürekli güçlendiriyoruz" Dünyada iklim değişikliğinin etkilerinin, her geçen yıl daha ağır şekilde hissedildiğinden bahseden Bakan Yumaklı, şunları söyledi: "Akdeniz kuşağında yer alan ülkemiz de bu riskten doğrudan etkileniyor. Artan sıcaklıklar, uzayan kurak dönemler, değişen yağış rejimleri ve şiddetlenen rüzgârlar, orman yangınları riskini daha da artırıyor. Ege ve Akdeniz bölgelerimiz de, yaz aylarında yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgar nedeniyle yangın açısından hassas bölgelerimizin başında geliyor. Biz hazırlıklarımızı her yıl daha güçlü, daha planlı, daha teknolojik ve daha bütüncül bir anlayışla sürdürüyoruz. Orman yangınlarıyla mücadelede temel yaklaşımımız net. Yangını çıkmadan önlemek, çıkan yangını en kısa sürede tespit etmek, ilk müdahaleyi en hızlı şekilde yapmak. Bunun için kara gücümüzü, hava filomuzu, teknolojik altyapımızı, karar destek sistemlerimizi ve insan kaynağımızı sürekli güçlendiriyoruz." Araç sayıları arttı Orman yangınlarında bir dakikalık gecikmenin, yangının büyümesine sebep olabildiğini ifade eden Bakan Yumaklı, "Ancak hızlı ve doğru müdahale de binlerce ağacın, canlı yaşamının, yerleşim yerlerimizin korunmasını sağlar. Bu mücadelemizde hava araçlarımız, yangını kontrol altına almada en önemli çarpanlarımızdan biridir. Bugün orman yangınlarına karşı, 28 uçak, 119 helikopter, 14 insansız hava aracımızla yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz. Bu gücümüzle de toplam 462 ton su atma kapasitesine sahibiz. Geçtiğimiz yıla göre hava aracı sayımızı 146’dan 161’e çıkardık. Selçuk Efes Havalimanı da bu mücadelede stratejik noktalardan biridir. Buradan havalanan araçlarımız, İzmir’in, Ege’nin ve ihtiyaç duyulan tüm bölgelerimizin ormanlarını korumak için görev yapmaktadır. Her bir damla su, bir ağaca, bir canlıya umut olmaktadır" açıklamalarına yer verdi. "Hava gücümüzü yalnızca sayı olarak artırmadık. Aynı zamanda bu gücü daha akıllı, daha dinamik ve daha risk odaklı yönetecek yeni uygulamaları da devreye aldık" diyen Yumaklı, şunları kaydetti: "Artık hava araçlarımız, yangın risk haritaları, meteorolojik veriler, dijital sistemler ve merkezi koordinasyonla en doğru yerde, en doğru zamanda konuşlandırılıyor. Riskin arttığı bölgelerde, hava araçlarımızı dinamik olarak kaydırıyor, ihtiyaç duyulan alanlarda daha hızlı müdahale imkanı sağlıyoruz. Bu yıl ilave edilen 11 yeni konuşlanma noktası oluşturduk. Hava araçlarımızın, yangınlara daha etkili ve daha hızlı müdahale etmesini hedefliyoruz. Özellikle Batı Karadeniz’de oluşturulan yeni konuşlanma noktaları, bu bölgelerde hava araçlarımızın yangın sahasına ulaşma süresini önemli ölçüde kısaltacaktır. Ayrıca çok hafif sınıf helikopterlerimizi de yangının ilk dakikalarında hızlı müdahale amacıyla daha etkin şekilde kullanacağız. Bu helikopterler; yakın su kaynakları, risk haritaları, dinamik konuşlandırma ve canlı görüntü sistemleriyle birlikte daha verimli yönetilecek." ‘Kara gücü’ vurgusu Bu yıl kara gücünü de önemli ölçüde artırdıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Araç sayımız 5 bin 339’dan 5 bin 550’ye çıktı. Arazöz sayımızı bin 766’dan bin 930’a, İlk müdahale aracı sayımızı 2 bin 742’den 2 bin 751’e, İş makinesi sayımızı ise 831’den 868’e yükselttik. Mevcut havuz ve göletlerimize ilave olarak 55 yeni havuz ve gölet daha inşa edeceğiz. Böylece yangınla mücadelede kullanılan havuz ve gölet sayımız 4 bin 852’ye ulaşacak" açıklamalarına yer verdi. Yangınlarda ‘yapay zeka’ desteği Türkiye’nin, orman yangınlarıyla mücadelede, teknolojiyi en etkin kullanan ülkelerden biri olduğundan bahseden Bakan Yumaklı, "İnsansız hava araçlarımız sayesinde, ormanlarımızı geniş alanlarda anlık olarak takip ediyoruz. Dumanı daha erken görüyor, yangın riskini daha hızlı değerlendiriyor, ekiplerimizi sahaya çok daha etkin şekilde yönlendiriyoruz. Bugün artık orman yangınlarıyla mücadelede, sadece gözle değil, yapay zekayla, anlık veriyle, karar destek sistemleriyle ve güçlü koordinasyonla hareket ediyoruz. 2026 yılında yapay zeka destekli yangın risk haritalarımızı kullanıma aldık. Bu haritalar, sıcaklık, rüzgar, nem, topoğrafya, yanıcı madde tipi ve kuraklık gibi birçok parametreyi birlikte değerlendiriyor. Yangın riskini 7 gün önceden tahminleyebilecek şekilde çalışan bu sistem sayesinde, yangın çıkma ihtimali yüksek alanlarda önleyici tedbirleri artırıyoruz. Artık yalnızca yangına müdahale etmiyoruz, yangın riskini önceden okuyor, sahadaki hazırlığımızı buna göre planlıyoruz" şeklinde konuştu. "Orman yollarını navigasyon sistemine aktardık" 2021 yılından bu yana kullanılan Yangın Yönetim Yazılımını daha da geliştirdiklerini ifade eden Yumaklı, "Yangınla mücadelede kullanılan farklı yazılımları, Orman Yangın Yönetim Sistemi adı altında tek platformda topluyoruz. Arazöz ve su ikmal araçlarımıza sıcaklık, nem ve rüzgar ölçen sensörler takıyoruz. Böylece yangın mahallindeki meteorolojik veriler, anlık olarak takip edilecek. Orman yolları da açılmış durumda. Bu yollar navigasyon sistemine aktarıldı" dedi. İnsan gücü artırılıyor İnsan gücünün de artırıldığını aktaran Yumaklı, "Şu anda 28 bin kahramanımız var. Gönüllü sayımız 132 binden 138 bine ulaştı. Hem bilgiyi, hem tecrübeyi, hem teknolojiyi içeren, ve bir bütün içerisinde yönetilmesini ifade eden bir değerin altını çizmiş oluyoruz. Yangınla mücadele organizasyonumuzda görev alan personel sayımızı bu yıl 3 bin kişi artırarak 28 bine çıkardık. Geçmişten bugüne, Yeşil Vatan için canlarını feda eden bütün kahramanlarımızı rahmetle, minnetle anıyorum" ifadelerine yer verdi. "Orman yangınlarının yarıdan fazlası ormanlık alan dışında meydana geldi" "Orman yangınlarıyla mücadele yalnızca kurumlarımızın değil, hepimizin ortak görevidir" diyen Yumaklı, şöyle devam etti: "Bir ihmal, bir dikkatsizlik, bir anlık tedbirsizlik, yılların emeğini, binlerce canlının yaşam alanını ve milletimizin ortak değerini tehdit edebilir. Bu nedenle vatandaşlarımızın hassasiyeti, sahadaki mücadelemiz kadar önemlidir. Geçen yıl çıkan orman yangınlarının neredeyse yarıdan fazlası orman dışında meydana gelmiştir. Lütfen ormanlarımızda ateş yakmayalım, izmarit atmayalım, anız yakmayalım. Riskli davranışlardan uzak duralım, şüpheli bir duman gördüğümüzde, vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirelim. Yangını söndürmenin en etkili yolu, yangının çıkmasına engel olmaktır. Yeşil Vatan için ortaya koyduğumuz bu mücadeleyi, akılla, bilimle, teknolojiyle, tecrübeyle ve milletimizin desteğiyle daha da güçlendirmeye devam edeceğiz" "İmkanlarımız artmakta" İzmir Valisi Süleyman Elban ise "İklim değişikliği, küresel ısınma ve nüfus artışı, kırsala yoğun yerleşme, mobilitenin çok artması, ormanlarımız maalesef birçok etkenin etkisiyle yangın riskiyle karşı karşıya. Bu yangınla mücadele konusunda orman teşkilatımız her geçen gün gücüne güç katıyor. Hava, kara araçları, personel takviyesi dahil olmak üzere her gün yeni çalışmalarına mücadeledeki kabiliyetini, imkanlarını arttırmakta. İnşallah hiçbir metrekare yerimiz yanmaz. Ama bir yangın durumunda da tüm teşkilatımız ve bakanlığımız hazır" şeklinde konuştu. "Yangınlar çok küçük sebeplerden dolayı başlayabiliyor" Programda konuşan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, "Tüm dünyada iklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle birlikte maalesef her geçen gün sıcaklıkların arttığı, nemin düştüğü, şiddetli rüzgarların, ani yağışların yaşandığı dönemler geldi. Bütün bunlar orman yangınları açısından ülkemizde de riski artırdı. Yangınlar artık çok daha küçük bir sebepten başlayabiliyor. Hızlı yayılıyor ve maalesef söndürülmesi de eskisine göre daha zor hale geldi. Dünyada orman yangınlarıyla mücadelede örnek alınan bir ülke durumundayız. Vatandaşlarımızın yangınlar konusunda hassasiyet göstermeleri hususunda farkındalık çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Bunun faydasını da 2025 yılında yaşanan büyük yangınlara rağmen yangınların adet bazında yüzde 15 azalmış olmasıyla gördük. Eğer 2025 yılındaki olumsuz şartlar, bir de o hassasiyet olmasaydı, Allah korusun daha büyük felaketlere sebep olabilirdi. Bu çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz. 48 bin mesai arkadaşımız gece gündüz demeden görevlerini ifa ediyor" açıklamalarında bulundu. "Üstümüze düşen görevi yerine getiriyoruz" İzmir’de daha önceki yıllarla beraber 320 adet yangını yaşadıklarını kaydeden AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, "320 yangının yanında 340 tane de ormanda kaynaklanmayan orman dışı yangınla karşılaştık. Sadece vatandaştan beklemeyeceğiz. Teslimatını yapacağımız araçlarla beraber yangınların da önüne geçeceğiz. Bunun yanında bir de yerel yönetimlerin üstüne düşen işler var. Buca’da yaşadığımız yangın insan kaynaklı. Gaziemir’de çıkan bir yangınımız çöp toplanmamasından, Narlıdere’de çıkan bir yangın yine çöplerinin toplanmamasından çıktı. O yüzden burada hem yerel yönetimlerin üstünde de çok büyük görev düşüyor. Biz Merkezi Hükümet olarak İzmir’de de, Türkiye’nin genelinde de üstümüze düşen görevi yerine getiriyoruz" ifadelerini kullandı. Programa, İzmir Valisi Süleyman Elban, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda bölünmez Çankırı ve orman çalışanları katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.