Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İsviçre

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İsviçre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsviçre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Haluk Levent’ten "evlilik tuzağı" Haber

Haluk Levent’ten "evlilik tuzağı"

AHBAP soruşturması kapsamında dün tutuklanan şüphelilerden Nurdan Eriş'in adliyede verdiği ifade ortaya çıktı. Eriş ifadesinde Haluk Levent hakkında, "Bu beyefendi ile 2016 yılında İsviçre de tanıştım, benim orada kurulu işim vardır. Bu adam bana çok duygu sömürüsü yaptı, şüpheli Haluk Levent ile İsviçre'de evliliğimiz vardır. Ona para göndermiştim beni kullandı. Şu an kendimi salak olarak hissediyorum. Yanlış bir şey olduğunu anladım ama geç anladım. İnanmak istedim" dedi. AHBAP soruşturması kapsamında dün tutuklanan şüphelilerden Nurdan Eriş'in adliyede verdiği ifade ortaya çıktı. Nurdan Eriş, Haluk Levent hakkında: "İsviçre de evliliğimiz vardır, beni kandırdı" AHBAP soruşturması kapsamında dün tutuklanan şüphelilerden Nurdan Eriş'in adliyedeki ifadesi ortaya çıktı. Eriş ifadesinde Haluk Levent hakkında, "Bu beyefendi ile 2016 yılında İsviçre'de tanıştım, benim orada kurulu işim vardır. Bu adam bana çok duygu sömürüsü yaptı, şüpheli Haluk Levent ile İsviçre de evliliğimiz vardır. Benim çocuklarım babasız büyüdüğü için ona bağlandılar, beni kandırdı. 2018 yılında orada evlendik, 2018 yılında ben şirketimi sattım, ondan önce de ona para göndermiştim, beni kullandı, kendi şirketimi 2018 yılında sattım. 30 milyon franga yakın para aldım" dedi. "Yanlış bir şey olduğunu anladım ama geç anladım inanmak istedim" Şüpheli Eriş ifadesinin devamında, "Haluk Levent ‘borcum var, ödemem lazım, tefeciler var, peşimde mafya var' diyordu. Bir kere pandemi zamanıydı Ahbap diye bir proje yapmışlar, ona para gönderdim. Ben yurtdışında yaşadığım için beni saf bulmuştur, o paraları da direk ona göndermedim. İlk önce Emrah Bey'e, Zafer Yay'a gönderdim. Yeliz'e o dönem ben hiç para gönderdiğimi hatırlamıyorum. Geçen hafta en son benden 15 bin lira para istedi, ‘bende bir şey kalmadı' dedim, ne yapacağını sordum, ‘çek davasından dolayı oraya para lazım' dedi. Bende ‘toparlayacak mısın' dedim, bana ‘evet' dedi. ‘Konserlerim devam edebilir' dedi. Şu an kendimi salak olarak hissediyorum, çocuklarım ufaktır. Küçük kızım kendine zarar vermeye başladı. Kaç sene önce Türkiye'ye gelmemi istedi, geldim, ev kiraladık. Şimdi eski şirketime geri girdim, oradan bir gelirim vardır. Ben artık senden para istemiyorum dedim. Benim borçlarımı kapat dedim sadece. 4-5 senedir eve hiç gelmiyordu, arada bir geliyordu. Ben zaten boşanma kararı aldım. Yanlış bir şey olduğunu anladım ama geç anladım. İnanmak istedim çünkü tüm Türkiye güveniyordu, mağdur kızları kurtarıyordu. Serbest bırakılmamı talep ederim" dedi.

İran-ABD teknik görüşmeleri önümüzdeki hafta yeniden başlayacak Haber

İran-ABD teknik görüşmeleri önümüzdeki hafta yeniden başlayacak

Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Andrabi, başkent İslamabad'da haftalık basın toplantısını gerçekleştirdi. Andrabi, ABD ve İran arasındaki teknik görüşmelerin gelecek hafta yeniden başlayacağını belirtti. Andrabi, görüşmelerin 30 Haziran Salı günü yeniden başlayabileceğini, pazartesi veya çarşamba günlerinin de muhtemel başlangıç tarihleri olabileceğini aktardı. Andrabi, "Mutabakat zaptı ve İsviçre görüşmesi, anlaşmazlıkların ve çatışmaların barışçıl bir şekilde çözümü için en etkili araç olarak diyalog ve diplomasiye olan inancımızı pekiştiriyor. Görüşme, iki tarafın mutabakat zaptının uygulanmasının çeşitli yönleri konusunda bir anlayışa varmasına yardımcı olma açısından başarılı oldu" dedi. İsviçre'deki görüşmelerin sonuçlarına değinen Andrabi, başmüzakerecilerin arabuluculuk için siyasi denetim amacıyla kurulan üst düzey komiteye düzenli olarak rapor vereceğini ve nükleer konular, yaptırımlar, izleme ve anlaşmazlık çözümü üzerine odaklanan çalışma gruplarına başkanlık edeceğini söyledi. Andrabi, "60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varılması yönünde bir yol haritası üzerinde mutabakata varıldı" diye konuştu. Andrabi tarafların ayrıca, özellikle Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla yanlış anlaşılmaları önlemek için bir iletişim kanalı kurma konusunda da anlaştıklarını sözlerine ekledi. Andrabi, Lübnan hükümetini ve arabulucuları içeren bir çözüm merkezi oluşturulmasının kararlaştırıldığını aktardı.

İran: "Serbest bırakılan varlıklar, ülkenin çıkarına olacak şekilde kullanılacaktır" Haber

İran: "Serbest bırakılan varlıklar, ülkenin çıkarına olacak şekilde kullanılacaktır"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile müzakerelere ve Lübnan meselesine ilişkin açıklama yaptı. İsmail Bekayi başkent Tahran’da düzenlenen basın toplantısında, müzakereler kapsamında serbest bırakılacak İran’ın dondurulmuş varlıklarının ABD ürünleri satın almak için kullanılmasına ilişkin haberlere değindi. Bekayi, "İddiaları gördüm. Bizim için ilginç olan, daha önce İran’ı yok etmek olarak açıklanan savaşın amacının, şimdi ABD’li çiftçileri zenginleştirmeye indirgenmiş olmasıdır. Genel olarak, bu fonların nasıl yönlendirileceğine dair herhangi bir kısıtlamayla karşı karşıya değiliz. Varlıklarımız tamamen ülkenin çıkarına ve faydasına olacak şekilde kullanılacaktır" dedi. "Lübnan’daki saldırıların durdurulmasına ilişkin taahhüt muhtıradaki savaşın sona erdirilmesine yönelik anlaşmanın ayrılmaz bir parçasıdır" İsviçre’deki müzakerelerde Lübnan’a ilişkin alınan kararlara değinen Bekayi, "Biz, ateşkes mutabakatının başlangıcından bugüne kadar, İsrail rejiminin Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürdüğüne tanık olduk. Lübnan’daki saldırıların durdurulmasına ilişkin taahhüt, hem Nisan ayındaki ateşkes mutabakatının hem de 18 Haziran tarihli muhtıradaki savaşın sona erdirilmesine yönelik anlaşmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu konuda ABD’nin taahhüdü tamamen açıktır ve İsrail rejiminin Lübnan’daki yasa dışı ve saldırgan eylemlerini sürdürmesi için hiçbir gerekçe kabul edilemez" diye konuştu. Lübnan için oluşturulacak "çatışmasızlık mekanizmasının" ABD, İran, arabulucular ve Lübnan hükümeti dahil olmak üzere ilgili tarafların katılımıyla oluşturulacağını belirten İsmail Bekayi, bu mekanizmanın, özellikle Lübnan’daki savaşın durdurulmasına ilişkin hükümlerin iyi niyetle uygulanmasını izleyeceğini ve askeri çatışmaların önlenmesine katkı sağlamayı hedeflediğini söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, mekanizmanın ayrıntıları konusunda henüz daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu, önümüzdeki günlerde detaylara ilişkin daha fazla görüşme yapılacağını ve ek mutabakatların sağlanacağını söyledi. "Tehditlerin ardından dörtlü toplantı yapılmadı" İran ve ABD heyetleri arasında İsviçre’de yapılan müzakerelerin 01.00’e kadar sürdüğü yönündeki haberlere de cevap veren Bekayi, "Size her zaman yaptığı gibi gerçeği söyleyeceğim. İran, ABD ve iki arabulucunun katılımıyla gerçekleştirilen dört taraflı toplantı saat 15.00 sıralarında başladı ve yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Ardından kısa bir 30 dakikalık ara verilmesi ve görüşmenin devam etmesi kararlaştırıldı" diye konuştu. Sözcü, bu arada ABD yetkililerinin tehdit içeren açıklamalarıyla karşılaşıldığını belirterek, bu gelişmenin ardından dörtlü toplantının yeniden başlamadığını söyledi. Görüşmelerin devamının ise yalnızca arabulucular aracılığıyla mesaj alışverişi şeklinde sürdüğünü ifade etti. İran’ın, dörtlü formatta yapılan doğrudan müzakerelere devam etmeme kararı aldıktan sonra ABD tarafıyla hiçbir doğrudan temasta bulunmadığını vurgulayan Sözcü Bekayi, İran’ın kendi hedefleri doğrultusunda arabulucular üzerinden mesajlaşmayı sürdürdüğünü ve sürecin sonucunun da kamuoyunca bilindiğini söyledi. "Eğer Avrupa uluslararası konularda rol oynamak istiyorsa bağımsız ve sorumlu bir tutum benimsemelidir" İsmail Bekayi, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot’un "Birleşmiş Milletler yaptırımlarının kaldırılmasına ilişkin her kararın Avrupa ülkelerinin görüşü ve katılımıyla alınması gerektiği" yönündeki açıklamasına ilişkin soruya da cevap verdi. İranlı Sözcü, "İş işten geçtikten sonra akıl vermenin faydası yoktur. Avrupalılar, son iki yıldaki kendi davranışları nedeniyle kendilerini sürecin dışına itmişlerdir. Unutulmamalıdır ki, sözde ‘snapback’ süreci sırasında Avrupalı taraflar ne bir irade ne de bir yetki ortaya koymuş, son derece sorumsuz bir tutum sergilemişlerdir. İran’a karşı yürütülen iki dayatılmış savaş sürecinde de oldukça olumsuz tavırlar almışlardır ve dünya bu tutumlara tanıklık etmiştir" ifadelerini kullandı. Bekayi, bu sorumsuz davranışların Avrupa’nın uluslararası alandaki saygınlığını ve konumunu artırmayacağını belirterek, "Eğer Avrupa uluslararası konularda rol oynamak istiyorsa yaklaşımını değiştirmeli, bağımsız ve sorumlu bir tutum benimsemelidir. Şikâyet ederek Avrupa’nın konumu yükselmez" şeklinde konuştu. "İran nükleer tesislerinin Ajans tarafından denetlenmesine yönelik bir planımız yok" Basın toplantısında sözcüye "ABD’li yetkililerin nükleer müzakerelerin başladığı ve İran’ın nükleer denetçileri kabul ettiği yönündeki iddiaları, İran heyetinin İsviçre’de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi ile görüşüp görüşmediği ve saldırıya uğrayan nükleer tesislere denetim izni verilip verilmeyeceği soruları soruldu. Bekayi, "Kısa cevap: her iki soruya da hayır. Ne Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı ile bir görüşmemiz oldu ne de ABD ve İsrail rejiminin askeri saldırıları sonucu zarar gören İran nükleer tesislerinin Ajans tarafından denetlenmesine yönelik bir planımız var. Esasen bu konuda herhangi bir prosedür de bulunmamaktadır. Biz, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’na (NPT) taraf bir ülke olarak ve güvenlik denetimleri anlaşmalarına bağlı bir devlet olarak mevcut uygulamaları sürdürmeye devam edeceğiz ve mevcut uygulama oldukça nettir" dedi. UAEA Yönetim Kurulu’nun, İran'a kalan zenginleştirilmiş uranyum stoklarını acilen beyan etmesi ve nükleer faaliyetlerinin doğrulanması için kuruma tam erişim sağlaması çağrısında bulunan kararına değinen Bekayi, Rusya, Çin ve Nijer’in olumsuz oylarının "değerli" olduğunu belirtti. Bazı bölge ülkelerinin tutumuna da tepki gösteren sözcü, "İran, bu ülkelerin, İran’a ve nükleer tesislere yönelik saldırılara tanık olmalarına rağmen bu karara olumlu oy vermelerinden son derece rahatsızdır. Eğer kendi tesislerinin yakınında küçük bir patlama bile olsa nasıl tepki verdiklerini hepimiz biliyoruz. Bu nedenle çifte standart kabul edilemez" diye konuştu. "Yaptırımların kaldırılması konusunda 60 günlük süre içinde daha fazla görüşme yapılacak" ABD’nin İran yaptırımlarını kaldırmasına ve Washington’un bu konudaki verdiği güvenceye ilişkin bir soruya cevap veren İsmail Bekayi, "Dün yayımlanan karar, İran’ın petrol, petrokimya ürünleri ve petrol türevlerinin satışı için gerekli lisansı içermektedir. Buna bağlı tüm gereklilikler ve zorunluluklar da bu kapsamda yer almaktadır. Yani sigorta, taşımacılık ve bankacılık hizmetleriyle ilgili konuların da bu lisans çerçevesinde ele alınması ve kolaylaştırılması gerekmektedir" ifadelerini kullandı. İranlı sözcü, diğer yaptırımların kaldırılmasının da ABD’nin mutabakat muhtırası kapsamındaki taahhütlerinden biri olduğunu belirterek, bu konuda 60 günlük süre içinde daha fazla görüşme yapılacağını söyledi. ABD’nin taahhüdünün açık olduğunu ifade eden sözcü, bunun İran’a yönelik birincil, ikincil ve uluslararası kuruluşlar düzeyinde uygulanan tüm yaptırımların kaldırılmasını kapsadığını aktardı. İsmail Bekayi, önümüzdeki günlerde detaylar üzerinde daha fazla müzakere ve istişare yapılacağını ve sürecin olumlu bir sonuca ulaşmasının umulduğunu sözlerine ekledi. "İran’ın savunma ve füze kapasitesi hiçbir şekilde görüşmelerimizin bir parçası olmamıştır" Müzakerelerde İran’ın füze programına ilişkin herhangi bir görüşme yapıldı mı sorusuna Bekayi, "Kesinlikle hayır. İran’ın savunma ve füze kapasitesi hiçbir şekilde görüşmelerimizin bir parçası olmamıştır ve hiçbir zaman da herhangi bir tarafla müzakere konusu olmayacaktır" şeklinde konuştu. "ABD’nin İran’a yönelik askeri saldırısı sırasında bazı bölge ülkelerinin aktif rol oynadığını kanıtlayan yeterli delil bulunmaktadır" ABD yetkililerinin "Ürdün, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bazı bölge ülkelerinin İran’a yönelik saldırılarda iş birliği yaptığı yönündeki iddiaları" hakkında bir soruya Bekayi, "Elimizde, ABD ve İsrail rejiminin İran’a yönelik askeri saldırısı sırasında adı geçen ülkeler de dahil bazı bölge ülkelerinin aktif rol oynadığını kanıtlayan yeterli delil ve belge bulunmaktadır. Bu konuyu kesinlikle bırakmayacağız; hem belgelendirme yapıyoruz hem de hak talebinde bulunacağız" dedi. İranlı sözcü, ABD yetkililerinin de bu ülkelerin bazılarıyla ilgili "rol" açıklamalarının, söz konusu ülkelerin sorumluluğunu daha da ağırlaştırdığını belirtti. İran’a yönelik saldırının açıkça uluslararası hukuka aykırı ve saldırgan bir eylem olduğunu vurgulayan İsmail Bekayi, bu eyleme herhangi bir şekilde destek veren tarafların uluslararası sorumluluk taşıyacağını vurguladı. Bekayi, İran’ın bu konuda tüm imkan ve hukuki yolları kullanacağını da sözlerine ekledi.

Pakistan Başbakanı Şerif: "Görüşmelerde umut verici ilerlemeler kaydedilmiştir" Haber

Pakistan Başbakanı Şerif: "Görüşmelerde umut verici ilerlemeler kaydedilmiştir"

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif dün İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında yapılan ABD-İran müzakerelerinin 1. turuna ilişkin açıklama yaptı. Müzakerelerde arabulucu rolünde bulunan Pakistan Başbakanı Şerif, "İslamabad Mutabakat Zaptı çerçevesinde oluşturulan Yüksek Düzeyli Komite’nin ilk toplantısı İsviçre’nin Bürgenstock kentinde başarıyla tamamlanmıştır. Görüşmeler olumlu ve yapıcı bir atmosferde gerçekleştirilmiş ve 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya ulaşılması için yol haritası üzerinde mutabakat sağlanması, siyasi denetim sağlayacak bir Yüksek Düzeyli Komite kurulması ve daha fazla teknik görüşmelere başlanması dahil olmak üzere umut verici ilerlemeler kaydedilmiştir" dedi. "Şartların oluşturulmasına destek sağlayan kardeş ülke Katar’a şükranlarımı sunuyorum" ABD ve İran’ın sorunları diplomasi yoluyla çözme çabasını olumlu bulduğunu belirten Şerif, "Bu tarihi sürecin ilerlemesine değerli katkılar sunan tüm kardeş ve dost ülkelere teşekkür ediyorum. Özellikle bu müzakerelerin ilerlemesi için gerekli şartların oluşturulmasına destek sağlayan kardeş ülke Katar’a şükranlarımı sunuyorum. Görüşmelere ev sahipliği yaparak kolaylaştırıcı rol üstlenen İsviçre hükümetine de teşekkür ederim. Bu sürecin başarısında yorulmadan çalışan ve çabalarıyla büyük katkı sağlayan Tümgeneral Asim Munir’i özellikle takdirle anıyorum. Onun adanmışlığı, kararlılığı ve azmi olmasaydı bu ilerleme mümkün olmazdı" diye konuştu. Dışişleri Ofisi ekibiyle birlikte yürüttüğü diplomatik çabalar için Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed Ishaq Dar’a da teşekkür eden Şahbaz Şerif, "İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi’nin de bu görüşmelerin başarısına yaptığı büyük katkıyı takdir ediyorum. Pakistan, barışçıl ve kalıcı bir çözüm için diyalog ve diplomasiyi ilerletme yönündeki dürüst ve samimi rolünü sürdürmeye devam edecektir" ifadelerini kullandı.

İsviçre’deki kritik ABD-İran zirvesi durduruldu Haber

İsviçre’deki kritik ABD-İran zirvesi durduruldu

İranlı kaynaklar, İsviçre’de Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda gerçekleştirilen ABD-İran görüşmelerinin durdurulduğunu öne sürdü. ABD merkezli CNN International’a açıklama yapan kaynaklar, söz konusu gelişmenin ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik tehditlerinin ardından yaşandığını iddia etti. Öte yandan duraksamaya rağmen görüşmelerin henüz sonlanmadığı ve diplomatik tarafların masaya geri dönmesi için kapalı kapılar ardında görüşmelerin sürdüğü kaydedildi. Katar merkezli Al Jazeera, İran heyetinin sürece ilişkin şikayetlerini Katar heyetine ilettiğini ve yetkililerin bu sorunların çözümüne yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü iddia etti. Trump, İran'ı tehdit etmişti ABD Başkanı Donald Trump, İsviçre’deki görüşmeler sırasında sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran yönetimine yönelik sert tehditlerde bulunmuştu. Trump, Hizbullah’a atıfta bulunarak, "İran, Lübnan’daki yüksek maaşlı vekillerinin sorun çıkarmalarını derhal engellemelidir. Aksi takdirde, geçen hafta yaptığımız gibi İran’a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta daha da sert" ifadelerini kullanmıştı. Trump, İran ile müzakerelerde bir anlaşmaya varılamaması durumunda gerekirse ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirebileceğini söylemişti. Trump, böyle bir durumda ABD’nin bölgenin "koruyucusu" olacağını ve Orta Doğu bölgesinde petrolden elde edilen gelirlerin yüzde 20’sine sahip olabileceğini savunmuştu. ABD Başkanı ayrıca, İranlı yetkililere Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapatmaları halinde "artık bir ülkeleri olmayacağı" tehdidinde bulunmuştu. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ise söz konusu tehditler sonrasında yaptığı açıklamada, "Eğer tehditleri bir sonuç veriyor olsaydı bugün bu çaresizliğe düşmeyeceklerini hiç düşünmüyorlar mı? Biz Amerikalıların tehditlerini dikkate almıyoruz" demişti.

Dünya'nın gözü İsviçre'de! Haber

Dünya'nın gözü İsviçre'de!

Dünyanın gözü bugün İsviçre'de düzenlenecek ABD-İran müzakerelerinde olacak. ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, İran ile yapılacak barış müzakerelerine katılmak üzere İsviçre'ye geldi. Vance'i taşıyan uçak, yerel saatle 05.59'da Emmen Hava Üssü'ne iniş yaptı. Barış müzakerelerine katılacak ABD heyetinde, JD Vance'in yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner de yer alacak. "Nükleer mesele konusunda ve Lübnan'daki ateşkes konusunda ilerleme kaydedeceğimizi düşünüyorum" JD Vance, İsviçre için yola çıkmadan önce Maryland eyaletindeki Joint Base Andrews Havalimanı'nda gazetecilere açıklamada, "Nükleer mesele konusunda ve Lübnan'daki ateşkes meselesinde ilerleme kaydedeceğimizi düşünüyorum. Bana göre odaklanacağımız iki büyük konu bunlar olacak" ifadelerini kullandı. ABD Başkan Yardımcısı Vance, müzakerelerin "birkaç gün" süreceğini belirterek, kendisinin İsviçre'de "bir ya da iki gün" kalacağını söyledi. Vance, müzakerelerin ilk turunun amacının "gerçek müzakere yapısını ve sürecini oluşturmak" olduğunu vurguladı. JD Vance ayrıca, üst düzey görüşmelerin ilk turu tamamlandıktan sonra da İsviçre'de devam edebilecek teknik uzmanlar düzeyindeki çalışma görüşmelerinin yapılacağını belirtti. İran heyetine Galibaf liderlik ediyor İran medyasının bildirdiğine göre, İran heyetine İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf liderlik ediyor. Heyette ayrıca Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri ve İran Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Himmeti gibi üst düzey isimler de yer alıyor. Öte yandan ABD ile İran arasındaki müzakerelere katılacak olan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asim Munir de İsviçre'ye ulaştı. Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi'nin de görüşmelere katılması bekleniyor. Hürmüz iddiası ABD ve İran, müzakereler sürerken 60 günlük bir ateşkes üzerinde anlaşmış olsalar da, İran Devrim Muhafızları Ordusu dün İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın kapatılacağını duyurmuştu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins ise Hürmüz Boğazı'na ilişkin iddiaları reddederek, boğazın açık olduğunu belirtmişti. Hawkins, "Deniz trafiği akmaya devam ediyor ve ABD güçleri durumun bu şekilde sürmesini sağlamak için gelişmeleri izlemeyi sürdürüyor" demişti.

İsviçre'deki ABD-İran görüşmesi iptal edildi Haber

İsviçre'deki ABD-İran görüşmesi iptal edildi

ABD-İran arasında bugün İsviçre'de yapılması beklenen görüşme iptal edildi. İsviçre Dışişleri Bakanlığı, Bürgenstock kasabasında ABD-İran arasında yapılması beklenen görüşmenin yapılmayacağını duyururken, görüşmenin neden iptal edildiğine dair ayrıntı paylaşmadı. Beyaz Saray tarafından gece saatlerinde yapılan açıklamada ise, İsviçre'deki görüşmede ABD heyetine başkanlık edecek olan ABD Başkan Yardımcısı James David Vance'in İsviçre seyahatinin iptal edildiği bildirilerek, “Başkan Yardımcısı’nın basın toplantısında da belirttiği gibi, yaklaşan teknik görüşmelere ilişkin planlar henüz kesinleşmedi ve ABD heyeti, ilk fırsatta yola çıkmaya hazır. Ancak bu müzakerelerin lojistik düzenlemeleri hiçbir zaman basit ya da öngörülebilir olmamıştır. Şu an itibarıyla Başkan Yardımcısı bu gece yola çıkmayacak. Sonraki adımlarla ilgili somut bir gelişme olur olmaz sizleri bilgilendireceğiz. Teknik görüşmelerin bir an önce başlamasını sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi. İran tarafından ise görüşmenin iptaline dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı. İran basını, Beyaz Saray'ın açıklamasından önce İranlı müzakerecilerin öncelikle ABD'nin anlaşmayı uygulamaya koyduğuna dair işaretler görmek istediğini ve İran heyetinin İsviçre'ye gidip gitmeyeceğinin netleşmediğini aktarmıştı. İmza töreni iptal edilmişti İsviçre Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, İran ve ABD arasındaki mutabakat zaptının İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanarak yürürlüğe girmesinin ardından İsviçre'de yapılması beklenen imza töreninin iptal edildiğini açıklamıştı. Bakanlık, heyetlerin bugün ilk tur müzakereler için bir araya geleceği ifade etmiş, "Mevcut durum, ABD ve İran'ın arabulucu ülkeler Pakistan ve Katar ile sürece dahil diğer ülkelerle birlikte yarın Bürgenstock'ta anlaşmanın uygulanmasına ilişkin ilk müzakereleri gerçekleştirmek üzere bir araya gelmesidir" demişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.