Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İstikrar

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İstikrar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstikrar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KKTC Eski Cumhurbaşkanı Tatar: "Ana vatan, yavru vatan, mavi vatan ve gök vatan anlayışıyla geleceğe güçlü adımlarla yürüyoruz" Haber

KKTC Eski Cumhurbaşkanı Tatar: "Ana vatan, yavru vatan, mavi vatan ve gök vatan anlayışıyla geleceğe güçlü adımlarla yürüyoruz"

KKTC Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Yalova Ticaret ve Sanayi Odası (YTSO) Konferans Salonu’nda düzenlenen "Doğu Akdeniz’de Türk Varlığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Stratejik Önemi" konulu konferansta konuştu. Kıbrıs’ta yaklaşık 60 yıl boyunca federasyon temelinde çözüm arayışlarının sürdürüldüğünü belirten Tatar, "Türkiye’nin adaya ayak basmasıyla birlikte mücadelemizde yeni bir dönem başladı. 1983’te, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilan edilmesiyle bütün dünyaya Kıbrıs’ta tek devlet anlayışının mümkün olmadığı gösterildi. Ancak o dönemin şartlarında federal bir çözüm anlayışıyla ortaklık arayışları devam etti. 60 yıldan fazla bir süre federal temelde bir anlaşma için her türlü müzakerede zaman tüketildi. Ancak neticede Rumlar hiçbir zaman iyi niyet göstermedi ve bütün önerileri reddetti. On beş kez farklı önerilerle masaya gelinmesine rağmen süreçler Rum tarafının tutumu nedeniyle sonuçsuz kaldı. En son Annan Planı’nda, bundan yaklaşık 20 yıl önce, biz Türkler ‘evet’ dedik, Rumlar ise ‘hayır’ dedi. Buna rağmen Rum tarafını Avrupa Birliği’ne aldılar. Yani Annan Planı’na ‘hayır’ diyen taraf Avrupa Birliği üyeliğiyle ödüllendirildi. Bu da Kıbrıs meselesinin çözümünü daha da zorlaştırdı. Çünkü artık Avrupa Birliği’nin içindeler. Yunanistan da Avrupa Birliği’nin içerisinde" dedi. "Ana vatan, yavru vatan, mavi vatan ve gök vatan anlayışıyla" 2017 yılında İsviçre’nin Crans-Montana kentinde gerçekleştirilen görüşmelerde de sonuç alınamadığını belirten Tatar, federasyon temelindeki çözüm modelinin artık geride kaldığını, bu nedenle iki devletli siyaseti savunduklarını ve bu politikayı uluslararası platformlarda anlatmaya devam ettiklerini kaydetti. Kıbrıs Türk halkının ayrı bir devlet ve ayrı egemen bir halk olarak varlığını sürdürmesinin önemine dikkati çeken Tatar, şöyle konuştu: "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sadece kuzeydeki 3 bin 800 kilometrekarelik topraktan ibaret değildir. Aynı zamanda deniz yetki alanları, kıta sahanlığı, karasuları ve münhasır ekonomik bölgesiyle büyük bir egemenlik alanına sahiptir. Türkiye ile birlikte bu bölgede hakkımızı, hukukumuzu ve onurumuzu koruyoruz. Ana vatan, yavru vatan, mavi vatan ve gök vatan anlayışıyla geleceğe güçlü adımlarla yürüyoruz." "KKTC Doğu Akdeniz’deki bayrağımız, vatanımız, tarihimiz ve maneviyatımızdır" Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yalnızca kara parçasından ibaret olmadığını, deniz yetki alanları, kıta sahanlığı ve diğer egemenlik haklarıyla Doğu Akdeniz’de önemli bir konuma sahip olduğunu ifade eden Tatar, şöyle konuştu: "Türkiye Cumhuriyeti benim ana vatanımdır. Doğu Akdeniz’de, mavi vatanda en güçlü ülkedir. Garantör devlettir. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî haklarını, hukukunu ve sahip olduğu bütün imkânları sonuna kadar koruyacaktır. Tek doğru vardır. Bütün bunlar geçicidir. Önemli olan, Rauf Denktaş’ın da dediği gibi egemenliktir. Egemenlik tapudur. Egemenlik devlettir. Devlet demek gelecek demektir. Devlet demek güvenlik, barış, huzur ve istikrar demektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin gücü, büyüklüğü ve teknolojisi bütün Türk devletlerine büyük katkılar sağlamaktadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bugün tanınmamış olabilir, çeşitli mağduriyetler yaşayabilir. Ancak Doğu Akdeniz’deki bayrağımız, vatanımız, tarihimiz ve maneviyatımızdır. Bu nedenle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne sonuna kadar sahip çıkmak ve egemenlik haklarımızdan hiçbir zaman taviz vermemek bize yakışandır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, "Kıtaların ve kültürlerin kavşak noktası" olarak nitelendirdiği İstanbul’da müttefik ülke parlamenterlerini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi’nde Parlamento başkanları onuruna düzenlenen öğle yemeğine katıldı. Burada konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zirvenin, 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek büyük NATO Zirvesi öncesinde önemli bir hazırlık ve dayanışma nişanesi olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor. Eski kalıplar, eski ön kabuller bir bir yıkılırken yerlerini neyin alacağı, neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız. Şu noktanın da altını özellikle çizmek istiyorum: Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamalar bugünün dünyasında anlamlarını büyük ölçüde yitirmiştir. Başta Gazze ve Lübnan’da yaşananlar olmak üzere yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar insanlığın vicdanında derin yaralar açarken, aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir. Yeni dönemin bu boyutunu görmeden eski kavramlarla mevcut durumu açıklamanın pek mümkün olmadığını düşünüyorum" dedi. "Yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz" Bu ortamda hem NATO’nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hale geldiğine inandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mevcut jeopolitik denklem NATO’nun üstlendiği rolün önemini artırmıştır. Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle Bin 800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO’nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz" diye konuştu. Ankara Zirvesine yönelik yoğun ilginin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara Zirvesi tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesine yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ediyoruz. Parlamenterler olarak en temel insan haklarının başında gelen yaşama hakkını garanti altına almak gibi çok önemli bir sorumluluğu üstleniyorsunuz. Halklarımızın bizden talebi, gelecek nesillerin huzur, refah ve barış içinde yaşamasını sağlayacak şartların oluşturulmasıdır. Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin milli güvenlik hassasiyetlerini gözeten, ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir" şeklinde konuştu. "Külfet paylaşımı noktasında üzerimize düşeni yapıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun yıllar terörle başarıyla mücadele etmiş ve şimdi terörü tamamen sona erdirmenin çalışmasını yürüten bir ülkenin lideri olarak şunu da ifade etmek isterim ki; bu alanda ittifaktan beklentimiz çoktur. Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken, savunma sanayi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Her iki ana başlıkta da evvelki zirvelerde aldığımız kararların uygulanması bu bakımdan çok ama çok mühimdir. Külfet paylaşımı noktasında biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz" diye konuştu. "Güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız" NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son olarak, Lahey Zirvesinde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. Ancak bu katkılarımıza rağmen Türkiye’nin Avrupa güvenliğine sağladığı vazgeçilmez faydaların bazı durumlarda göz ardı edildiği de bir vakadır. İttifakın Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dahil olma iradesine sahibiz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye’nin dahil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Türkiye’nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur. Bu noktada ittifak çapında Teksas’tan Ankara’ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız. Ankara Zirvemizin bir diğer ayırt edici özelliği savunma sanayi işbirliğine yapacağı vurgudur. Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayi Forumu’nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken, diğer yandan da bu işbirliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız. Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz Türkiye’nin savunma sanayi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacaklar. Ayrıca NATO’nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran Körfezi ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceğiz. Bu noktada Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar’ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz. Bölgemize ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan, özellikle Lübnan’ı hedef alan saldırıları yakından takip ediyoruz. Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen, hatta bunu kendi güvenliği için tehdit olarak gören soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz. Orta Doğu’daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden, İsrail’in sürekli artan toprak gaspı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne haiz bir Filistin devleti mutlaka kurulmalıdır. Bu süreçte siz parlamenterlere de önemli görevler düşmektedir. Burada şuna da dikkatinizi çekmek isterim. Türkiye gerek tarihiyle gerek toplumsal yapısıyla gerek jeo-stratejik konumuyla Avrupa’dan Asya’ya ve Balkanlar’dan Afrika’ya uzanan geniş coğrafyayla aynı anda iletişim sağlama tecrübesine sahip güçlü bir ülkedir. Biz bu potansiyelimizi bölge barışı ve dünya barışı için azami ölçüde kullanmayı arzu ediyoruz" açıklamasında bulundu. "Barış çabalarına aktif katkı vermeyi sürdüreceğiz" Rusya-Ukrayna Savaşı’nın diyalogla çözümü noktasında önümüzdeki dönemde netice almamız gerektiğini vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her iki tarafla da konuşabilen, netice veren süreçleri başlatan, hakkaniyetli duruşuyla her iki tarafın da güvenini kazanmış bir müttefik olarak barış çabalarına aktif katkı vermeyi sürdüreceğiz" dedi.

Bahçeli’den G7, Avrupa Parlamentosu raporu ve yeni kalkınma vizyonu mesajı Haber

Bahçeli’den G7, Avrupa Parlamentosu raporu ve yeni kalkınma vizyonu mesajı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında yaptığı konuşmada dış politikadan Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine, Kıbrıs ve Mavi Vatan politikalarından ekonomik kalkınma hedeflerine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi’ndeki gelişmelere değinerek, ABD Başkanı Donald Trump’ın “patron benim” sözünü küresel güç dengelerinin göstergesi olarak değerlendirdi. Avrupa’nın uzun süredir dile getirdiği “stratejik özerklik” hedefinin güvenlik alanında karşılık bulamadığını savunan Bahçeli, “Kendi güvenlik açıklarını kapatmakta zorlananların Türkiye’ye ders vermeye hakkı yoktur” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE KENDİ İRADESİYLE YOLUNA DEVAM EDECEK” Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporuna ilişkin eleştirilerde bulunan Bahçeli, Türkiye’nin egemenlik alanları, yargısı, Kıbrıs politikası ve Mavi Vatan yaklaşımına yönelik değerlendirmelerin kabul edilemez olduğunu söyledi. Türkiye’nin NATO içindeki konumu, savunma sanayisindeki gelişimi, enerji yollarındaki rolü ve bölgesel etkisine dikkat çeken Bahçeli, “Türkiye kendi yolunda, kendi aklıyla ve kendi iradesiyle yürümeye devam edecektir” dedi. Kıbrıs meselesine de değinen Bahçeli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını belirterek, Kıbrıs Türklerinin haklarının korunmasının milli bir mesele olduğunu ifade etti. MAVİ VATAN VURGUSU Bahçeli, Doğu Akdeniz ve deniz yetki alanları konusunda Türkiye’nin hak ve çıkarlarını korumaya devam edeceğini söyledi. Mavi Vatan politikasının Türkiye’nin denizlerdeki haklarını ifade ettiğini belirten Bahçeli, “Türkiye kendi denizlerinde seyirci değildir” mesajını verdi. ABD-İran ilişkileri ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere de değinen Bahçeli, bölgedeki diplomatik girişimlerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirterek, sahadaki uygulamaların belirleyici olacağını kaydetti. Konuşmasının önemli bölümünü MHP’nin hazırladığı “İstikrar, Ahlak ve Refah Temelli Kalkınma Vizyon Belgesi”ne ayıran Bahçeli, belgenin Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma hedeflerine yönelik bir yol haritası olduğunu söyledi. 55 araştırmacı, akademisyen ve bürokratın katkılarıyla hazırlanan, 8 bölümden oluşan çalışmanın Türkiye’nin ekonomik ve sosyal geleceğine ilişkin öneriler içerdiğini belirten Bahçeli, kalkınma anlayışının istikrar, ahlak ve refah üzerine üç temel unsur üzerine kurulduğunu ifade etti. Bahçeli, istikrarın devlet yönetimindeki kararlılık, ahlakın ekonomik faaliyetlerde güven ve adalet, refahın ise toplumun tamamına yayılan kalkınma anlamına geldiğini dile getirdi. “HEDEFİMİZ GÜÇLÜ VE MÜREFFEH TÜRKİYE” MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye’nin milli imkan ve kabiliyetlerini kullanarak kalkınma hedeflerine ulaşacağını belirterek, “Lider ülke ve süper güç Türkiye” hedefinin altını çizdi. Bahçeli, konuşmasının sonunda Türkiye’nin güvenlik, ekonomi ve dış politika alanlarında kendi iradesiyle hareket edeceğini vurgulayarak, partisinin hazırladığı kalkınma vizyonunun Türkiye’nin geleceğine yönelik stratejik bir çalışma olduğunu söyledi.

Dışişleri Komisyonu'ndan uluslararası 4 kanun teklifine onay Haber

Dışişleri Komisyonu'ndan uluslararası 4 kanun teklifine onay

TBMM Dışişleri Komisyonu, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplandı. Toplantının açılışında konuşan Oktay, ABD ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan İran merkezli savaşın 74’üncü gününe girdiğini, kırılgan ateşkese rağmen bölgede gerilimin sürdüğünü söyledi. Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz ulaşımının sağlanamadığını belirten Milletvekili Oktay, savaşın bedelini tüm dünyanın ödediğini ifade ederek, Türkiye’nin önceliğinin savaş öncesi istikrar ortamına dönüş olduğunu kaydetti. Bölgesel gerilimin kardeş ülkeler arasında daha büyük çatışmalara yol açabileceği uyarısında bulunan Oktay, Türkiye’nin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü belirterek, “İmzalanacak nihai barış anlaşmasının bölgenin barış, istikrar ve refahına hizmet etmesi büyük önem taşıyor” dedi. Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelerin gündemden düşmemesi gerektiğini vurgulayan Oktay, İsrail’in Filistin başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelik saldırı ve işgal girişimlerinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre komisyonda ayrıca Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan kanun tekliflerine ilişkin bilgi verdi ve milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan yenilenebilir enerji anlaşması kapsamında toplam 5 bin megavatlık güneş ve rüzgar enerjisi yatırımı planlandığı açıklandı. İlk etapta Sivas ve Karaman’da toplam 2 bin megavatlık güneş enerjisi santralinin kurulacağı bildirildi. Toplantıda, savunma iş birliği, Türk Devletleri Teşkilatı sivil koruma mekanizması ve enerji alanlarını kapsayan 4 uluslararası anlaşma teklifi kabul edildi.

Yayman: İkinci 25 yılın hikayesi başlıyor Haber

Yayman: İkinci 25 yılın hikayesi başlıyor

Adapazarı Serdivan Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "AK Parti Sakarya İl Başkanlığı Genişletilmiş Danışma Meclisi" programında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek, tekrar böyle acı yaşanmamasını temenni etti. Yayman, AK Parti olarak cumhuriyetin çeyrek asrına damga vuran hareket olduklarını belirterek, "Büyük eserleri büyük liderler yapar. İşte Türkiye Cumhuriyetinde yapılmaz denilen işleri yapan büyük lider Recep Tayyip Erdoğan'dır." dedi. AK Parti'nin 2002'de iktidara geldiğinden bu yana ulaşımdan eğitime yapılan çalışmalar ve ekonomik alandaki gelişmelerden bahseden Yayman, "Bu büyük eserleri yapan Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti bu sene 25'inci yılını kutlayacak. 25 yıl büyük bir rekordur.” dedi. Yayman, Sakarya'nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında olduğunu dile getirerek, teşkilattaki birlik ve beraberliğin devam ettiği müddetçe nice 25 yıllara hep beraber yürüyeceklerini kaydetti. Yayman, Türkiye'nin hayal dahi edilemeyen işleri başardığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken, Orta Doğu'da istikrarsızlık hüküm sürerken, katil İsrail İran'a saldırmışken bugün Cumhurbaşkanımız, Türkiye'yi güvenli liman ve huzur adası olarak tutmaya devam ediyor. Bunu sağlayan Cumhurbaşkanımızdır, 81 vilayetimizdeki 86 milyon vatandaşımızın duası ve desteğidir. Türkiye her zaman güven ve istikrar adası olmaya devam edecektir. Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi inşallah 21'inci asrı Türkiye'nin ve Türklerin asrı yapmak için gece gündüz yorulmadan, usanmadan, vazgeçmeden çalışacağız." "TÜRKİYE, ERDOĞAN LİDERLİĞİNDE GÜVENLİ LİMAN OLMAYI SÜRDÜRÜYOR" Yayman, AK Parti'nin yaşadığı zorluklara ve 2016'daki 15 Temmuz darbe girişimine değinerek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teşkilatlarımız, hain planları, kumpasları bozdu ve Cumhurbaşkanımıza, demokrasiye, milletimize, Türkiye'ye sahip çıktı. Şimdi yeni dönem, ikinci 25 yılın hikayesi başlıyor. Nasıl ki geçen 25 yılda AK Parti büyük başarı hikayesi yazdıysa şimdi ikinci değişim ve reform döneminde, ikinci 25 yıllık dönemde, AK Partimiz büyük hedeflere doğru ilerlemeye devam edecektir. Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakı'nın liderliğinde Sayın Devlet Bahçeli ile Türkiye küresel güç haline gelecek ve Türkiye Yüzyılı şaha kalkacaktır." dedi. Özel'in ara seçim isteğini de eleştiren Yayman, "Seçimin tarihi bellidir. Ara seçim asla yoktur. Ara seçim Cumhurbaşkanımızın dediği gibi defterimizde yazmaz. Allah nasip ederse seçimler vakti geldiğinde yapılacaktır. Biz o seçimlerde bir kez daha Cumhurbaşkanımızı başkan yapacağız ve Türkiye'yi istikrar adası, güvenli liman olmaya devam ettireceğiz." dedi. CHP'nin zaman zaman koalisyon ortağı olduğunu fakat milletin CHP'yi tek başına iktidara getirmediğini anlatan Yayman, "Bu Cumhuriyet Halk Partisi, tarihle, dinle, milletle, Türkiye'yle kavgalı, yetmedi kendisiyle de kavgalı. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının ergen tavrıyla söylediği sözleri asla kabul etmiyoruz. Herkes söylediği söze dikkat etmeli. İkide bir Cumhurbaşkanımıza hakaretamiz dille konuşmasını kınıyoruz. Bunu demokrasi terbiyesinden yoksunluk olarak görüyoruz. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Cumhurbaşkanımızın yanındayız, yanında durmaya devam edeceğiz ve 2053 hedefimize doğru, Türkiye Yüzyılını inşa etmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz." diye konuştu. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) Başkanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan da suça sürüklenen çocuklarla ilgili araştırma komisyonunun kurulduğunu anımsatarak, "Özellikle o komisyonun çıktısıyla çok önemli kanun hazırlanıyor, şiddete bulaşmış çocuklarla alakalı. Hem çocuklar hem aileleriyle alakalı çok önemli cezai yaptırımlar geliyor. Devamlı sahada olduğumuz için nasıl katkı sağlarız diye gerçekten Mecliste de çok büyük performans ortaya koymaya çalışıyoruz." diye konuştu Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ise partililerle çıktıkları yolda emin adımlarla yürümeye devam ettiklerini belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde "Türkiye Yüzyılına" yakışır belediyecilik ortaya koymak için uyum içerisinde çalışmalarına devam ettiklerini dile getirdi. Göreve geldiklerinden bu yana 2 yılı dolu dolu geçirdiklerini belirten Alemdar, vizyoner projeler ortaya koymaya devam edeceklerini ifade etti. Programda, AK Parti Sakarya milletvekilleri Ali İnci ve Ertuğrul Kocacık, İl Başkanı Yunus Tever, İl Kadın Kolları Başkanı Duygu Çetin ve İl Gençli Kolları Başkanı Hüseyin Serdar Akgün de birer konuşma yaptı. AK Parti MKYK üyeleri Hilmi Türkmen , İsmail Kaya, Fatima Yurduseven, Serpil Yılmaz ve Abdurrahman Akyüz, ilçe belediye başkanları ve partililerin katıldığı toplantı, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme Haber

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), mart ayı meclis toplantısını ve 70 meslek komitesini buluşturan Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı’nı BTSO Ana Hizmet Binası'nda gerçekleştirdi. Toplantıya BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve komite üyeleri katıldı. Etkinlikte, sektörlerin gelişimi, ekonomideki mevcut durum ve komitelerin faaliyetleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yaptığı konuşmada BTSO'nun sadece üye sayısı ile değil, iş dünyasında gerçekleştirdiği büyük projelerle de öne çıktığını vurguladı. TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School gibi projelerin her birinin BTSO komitelerinin katkılarıyla hayata geçirildiğini belirterek, "Bu projeler, Bursa iş dünyasının birlikte hayal kurup başarma azminin eserleridir." dedi. İsmail Kuş, BTSO’nun karar alma süreçlerinde “ortak akıl” anlayışını benimsediğini, bu sayede Bursa'nın Türkiye ekonomisine yön veren bir şehir haline geldiğini belirtti. KOMİTELER BTSO’NUN GÜÇLÜ KARAR MEKANİZMASI İsmail Kuş, 2013’te başlatılan değişimle komiteleri güçlü karar mekanizmaları haline getirdiklerini belirterek, komite üyelerinin Ankara’da ve diğer platformlarda çözüm odaklı bir muhatap bulduklarını ifade etti. “Bursa iş dünyası, ortak hareket kültürüyle tek ses, tek yürek olmayı başarmıştır. Bizler, bu birliktelikten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz.” dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, yönetim anlayışlarının sadece sorunları dile getirmek değil, aynı zamanda somut çözümler üretmek olduğunun altını çizdi. Özellikle Orta Doğu’da devam eden savaş sürecinde hızlı bir şekilde çözüm önerileri hazırlayarak ekonomi yönetimine sunduklarını ifade etti. "Bu süreçte iş dünyasına rehberlik etmek, vicdani ve kurumsal sorumluluğumuzdur" dedi. KÜRESEL EKONOMİK İSTİKRAR VE BELİRSİZLİKLER BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha belirgin hale geldiğini belirtti. İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilimlerin küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler yarattığını vurgulayan Uğur, bu sürecin barışla sonlanması ve küresel ekonomik istikrarın yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyledi. Ekonomist Prof. Dr. Hakan Kara, küresel ekonomideki artan belirsizliklerin ekonomik politikaları zorlaştırdığını ve bu durumun Türkiye ekonomisi üzerinde de etkilerini gösterdiğini ifade etti. Kara, büyümede yavaşlama, dış açıkta artış, enflasyon ve işsizlikte yükseliş beklentilerini dile getirdi. İşletmelere nakit akışlarını iyi yönetmeleri gerektiği uyarısında bulundu ve dövizle borçlanmanın riskli hale geldiğine dikkat çekti. Emekli diplomat Gülru Gezer, küresel ölçekte artan istikrarsızlıkların siyasi ve ekonomik riskler yarattığını belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel enerji ve ticaret koridorlarının çeşitlendirilmesi arayışlarının hız kazandığını belirterek, Türkiye'nin bir enerji merkezi ve transit geçiş güzergahı olma potansiyeline dikkat çekti. Gezer, "Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını koruyarak, askeri caydırıcılığını güçlendirmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

Bahçeli:Dünya çok kutuplu gerilim sarmalına sürükleniyor Haber

Bahçeli:Dünya çok kutuplu gerilim sarmalına sürükleniyor

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem uluslararası gelişmelere hem de Türkiye gündemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. MHP'nin sahadaki çalışmalarına değinen Bahçeli, 24 Ekim 2025’te başlatılan “Hayırlı Günler Komşum Ziyaretleri” ile “Derdin Derdimizdir Sohbet Toplantıları” kapsamında 81 il ve 953 ilçede toplam 210 bini aşkın program gerçekleştirildiğini açıkladı. Küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, dünyanın ciddi bir kriz ve gerilim döneminden geçtiğini belirterek, uluslararası sistemin “ağır yaralı” olduğunu ifade etti. Orta Doğu’daki çatışmalara dikkat çeken Bahçeli, İsrail’in politikalarını sert sözlerle eleştirerek, bölgedeki istikrarsızlığın küresel riskleri artırdığını söyledi. ABD’nin Orta Doğu politikalarına da değinen Bahçeli, bu yaklaşımın bölgesel gerilimleri derinleştirdiğini savundu. Enerji hatları, deniz yolları ve küresel ticaretin tehdit altında olduğunu belirten Bahçeli, savaşın yayılması halinde ekonomik ve insani maliyetlerin artacağı uyarısında bulundu. Türkiye’nin dış politikadaki rolüne vurgu yapan Bahçeli, Ankara’nın barış ve istikrar için diplomatik çabalarını sürdürdüğünü ifade ederek, Türkiye’nin “mazlum coğrafyalar için umut” olduğunu dile getirdi. İç politikaya ilişkin de mesajlar veren Bahçeli, milli birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. “Terörsüz Türkiye” hedefinin stratejik bir adım olduğunu belirten Bahçeli, bu sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini söyledi. Öte yandan CHP’li belediyelere yönelik iddialara da değinen MHP lideri Devlet Bahçeli, ortaya atılan yolsuzluk ve rüşvet iddialarının üzerine gidilmesi gerektiğini ifade etti. Hukukun üstünlüğünün esas olduğunu vurgulayan Bahçeli, hiçbir makamın sorumsuzluk zırhına sahip olmadığını kaydetti. Konuşmasının sonunda, şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ı vefat yıl dönümünde anan Bahçeli, sanatçı Volkan Konak’ı da rahmetle andı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.