Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İstikrar

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İstikrar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstikrar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme Haber

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), mart ayı meclis toplantısını ve 70 meslek komitesini buluşturan Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı’nı BTSO Ana Hizmet Binası'nda gerçekleştirdi. Toplantıya BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve komite üyeleri katıldı. Etkinlikte, sektörlerin gelişimi, ekonomideki mevcut durum ve komitelerin faaliyetleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yaptığı konuşmada BTSO'nun sadece üye sayısı ile değil, iş dünyasında gerçekleştirdiği büyük projelerle de öne çıktığını vurguladı. TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School gibi projelerin her birinin BTSO komitelerinin katkılarıyla hayata geçirildiğini belirterek, "Bu projeler, Bursa iş dünyasının birlikte hayal kurup başarma azminin eserleridir." dedi. İsmail Kuş, BTSO’nun karar alma süreçlerinde “ortak akıl” anlayışını benimsediğini, bu sayede Bursa'nın Türkiye ekonomisine yön veren bir şehir haline geldiğini belirtti. KOMİTELER BTSO’NUN GÜÇLÜ KARAR MEKANİZMASI İsmail Kuş, 2013’te başlatılan değişimle komiteleri güçlü karar mekanizmaları haline getirdiklerini belirterek, komite üyelerinin Ankara’da ve diğer platformlarda çözüm odaklı bir muhatap bulduklarını ifade etti. “Bursa iş dünyası, ortak hareket kültürüyle tek ses, tek yürek olmayı başarmıştır. Bizler, bu birliktelikten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz.” dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, yönetim anlayışlarının sadece sorunları dile getirmek değil, aynı zamanda somut çözümler üretmek olduğunun altını çizdi. Özellikle Orta Doğu’da devam eden savaş sürecinde hızlı bir şekilde çözüm önerileri hazırlayarak ekonomi yönetimine sunduklarını ifade etti. "Bu süreçte iş dünyasına rehberlik etmek, vicdani ve kurumsal sorumluluğumuzdur" dedi. KÜRESEL EKONOMİK İSTİKRAR VE BELİRSİZLİKLER BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha belirgin hale geldiğini belirtti. İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilimlerin küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler yarattığını vurgulayan Uğur, bu sürecin barışla sonlanması ve küresel ekonomik istikrarın yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyledi. Ekonomist Prof. Dr. Hakan Kara, küresel ekonomideki artan belirsizliklerin ekonomik politikaları zorlaştırdığını ve bu durumun Türkiye ekonomisi üzerinde de etkilerini gösterdiğini ifade etti. Kara, büyümede yavaşlama, dış açıkta artış, enflasyon ve işsizlikte yükseliş beklentilerini dile getirdi. İşletmelere nakit akışlarını iyi yönetmeleri gerektiği uyarısında bulundu ve dövizle borçlanmanın riskli hale geldiğine dikkat çekti. Emekli diplomat Gülru Gezer, küresel ölçekte artan istikrarsızlıkların siyasi ve ekonomik riskler yarattığını belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel enerji ve ticaret koridorlarının çeşitlendirilmesi arayışlarının hız kazandığını belirterek, Türkiye'nin bir enerji merkezi ve transit geçiş güzergahı olma potansiyeline dikkat çekti. Gezer, "Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını koruyarak, askeri caydırıcılığını güçlendirmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

Bahçeli:Dünya çok kutuplu gerilim sarmalına sürükleniyor Haber

Bahçeli:Dünya çok kutuplu gerilim sarmalına sürükleniyor

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem uluslararası gelişmelere hem de Türkiye gündemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. MHP'nin sahadaki çalışmalarına değinen Bahçeli, 24 Ekim 2025’te başlatılan “Hayırlı Günler Komşum Ziyaretleri” ile “Derdin Derdimizdir Sohbet Toplantıları” kapsamında 81 il ve 953 ilçede toplam 210 bini aşkın program gerçekleştirildiğini açıkladı. Küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, dünyanın ciddi bir kriz ve gerilim döneminden geçtiğini belirterek, uluslararası sistemin “ağır yaralı” olduğunu ifade etti. Orta Doğu’daki çatışmalara dikkat çeken Bahçeli, İsrail’in politikalarını sert sözlerle eleştirerek, bölgedeki istikrarsızlığın küresel riskleri artırdığını söyledi. ABD’nin Orta Doğu politikalarına da değinen Bahçeli, bu yaklaşımın bölgesel gerilimleri derinleştirdiğini savundu. Enerji hatları, deniz yolları ve küresel ticaretin tehdit altında olduğunu belirten Bahçeli, savaşın yayılması halinde ekonomik ve insani maliyetlerin artacağı uyarısında bulundu. Türkiye’nin dış politikadaki rolüne vurgu yapan Bahçeli, Ankara’nın barış ve istikrar için diplomatik çabalarını sürdürdüğünü ifade ederek, Türkiye’nin “mazlum coğrafyalar için umut” olduğunu dile getirdi. İç politikaya ilişkin de mesajlar veren Bahçeli, milli birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. “Terörsüz Türkiye” hedefinin stratejik bir adım olduğunu belirten Bahçeli, bu sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini söyledi. Öte yandan CHP’li belediyelere yönelik iddialara da değinen MHP lideri Devlet Bahçeli, ortaya atılan yolsuzluk ve rüşvet iddialarının üzerine gidilmesi gerektiğini ifade etti. Hukukun üstünlüğünün esas olduğunu vurgulayan Bahçeli, hiçbir makamın sorumsuzluk zırhına sahip olmadığını kaydetti. Konuşmasının sonunda, şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ı vefat yıl dönümünde anan Bahçeli, sanatçı Volkan Konak’ı da rahmetle andı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan "İran savaşında tavrımız net" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan "İran savaşında tavrımız net"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde AK Parti Önceki Dönem Milletvekilleri, MYK Üyeleri ve Grup ile İftar Programı’na katıldı. Erdoğan, Türk milletinin ve İslam aleminin Ramazan-ı Şerif’ini canı gönülden tebrik ettiğini söyleyerek, son 10 günü idrak edilen bu günlerin mağfirete, rahmete ve berekete vesile olmasını diledi. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete uğurlanan Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ı, Samsun Milletvekili Mustafa Demir’i, Manisa Milletvekili İsmail Bilen’i, Muğla Milletvekili Ali Boğa’yı, Kocaeli Milletvekili Cemalettin Kaflı’yı, Giresun Milletvekili Cemal Öztürk’ü, Uşak Milletvekili Mehmet Altay’ı ve rahmete kavuşan yol arkadaşlarını şükranla yad etti. "Bugün Türkiye, her zamankinden daha zengin, daha özgür, daha çoğulcu, demokrasisi, daha güçlü bir ülkedir" Yegane amaçlarının binlerce yıllık bir medeniyete, köklü bir devlet geleneğine ve muazzam bir hayat bilgisine sahip olan Türk milletine hayırlı hizmetlerde bulunmak olduğunu aktaran Erdoğan, "Bismillah deyip yola çıktığımız ilk günden beri hep bu anlayışla çalıştık. ‘Halka hizmet hakka hizmettir’ düsturuyla hiçbir ayrım yapmadan aziz milletimizin hizmetkarı olduk. Karşılaştığımız bütün zorlukları milletimizin desteği ve duası sayesinde beraber aştık. ‘Yeter, söz de karar da milletin’ diyerek sözü de kararı da asıl ve asil sahibine yani milletimize tebliğ ettik. Demokrasiye, milli iradeye, hak ve özgürlükler üzerine düşen gölgeleri sizlerle beraber kaldırdık. Gezi kalkışmasından 17-25 emniyet yargı kumpasına, 15 Temmuz darbe ve ihanet teşebbüsüne milletin iradesini ve istikbalini hedef alan saldırıları aynı şekilde beraber savuşturduk. Eğitimden ulaşıma, sağlıktan emniyete, savunma sanayiinden adalete her biri sessiz devrim niteliğindeki dev adımları sizlerle beraber atlattık. Milletimizin her bir ferdinin bu devletin eşit ve onurlu bireyleri olarak kendilerini özgürce ifade edebildiği bir Türkiye’yi sizlerle beraber inşa ettik. Türkiye’yi şaha kaldırdık. Bu ülkeyi sizlerle birlikte kanatlandırdık. Varsın birileri halen görmemekte ısrar etsin. Ortak çabalarımızla bugün Türkiye her zamankinden daha zengin, daha özgür, daha çoğulcu, demokrasisi, daha güçlü bir ülkedir" diye konuştu. "Terörsüz Türkiye hedefimizi de çağa damgamızı vuracağımız Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu da milletimizle hayata geçireceğiz" Günümüzde Türkiye’nin bölgesinde istikrar adası olarak günden güne yıldızı parlayan bir ülke olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "‘Bu yol Türkiye’nin yolu, bu yol milletimizin yolu’ diyerek çıktığımız, merkezinde eser ve hizmet siyaseti olan kutlu yolu yaklaşık yirmi beş yıldır birlikte yürüyoruz. Hem ülkemizin hem bölgemizin önünde kardeşlikle huzurla ve istikrarla dolu bembeyaz bir sayfa açacağımız ‘terörsüz Türkiye’ hedefimizi de çağa damgamızı vuracağımız Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu da inşallah yine sizlerle ve milletimizle birlikte hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı. Yorulmadan, yılmadan, rehavete kapılmadan yola devam edeceklerine dikkat çeken Erdoğan, ‘aşkla koşan yorulmaz’ düsturuyla Türk milleti için geceyi gündüz etmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi. "Bu çatı altında küslüğün, dargınlığın, kırgınlığın yeri yoktur ve olamaz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin her şeyden önce bir dava hareketi olduğunu ve dava adamının emeklisinin olmayacağını kaydederek, "Dava adamı her zaman sahadadır. Aklıyla, gönlüyle, çalışmalarıyla yol ve mücadele arkadaşlarının yanındadır. Bu çatı altında küslüğün, dargınlığın, kırgınlığın yeri yoktur ve olamaz. Biz yalnızca günü kurtaran günü birlik politika üreten bir kadro değiliz. Biz ortaya eser koyan, hizmet koyan, vizyon koyan, geleceğe dönük projeksiyonu olan bir erdemliler hareketiyiz. Sizler her biriniz benim yol ve dava arkadaşım olduğunuz kadar aynı zamanda bu partinin kendisi, omurgası ve ortak aklısınız. Sizler aynı zamanda çok köklü bir tecrübenin sahiplerisiniz. Bu tecrübeyi partimizin farklı kademelerinde görev alan genç kardeşlerimize aktarmanız, bilginizle, deneyiminizle onlara adeta siyasi koçluk yapmanız onlara yol göstermeniz çok çok önemlidir. İç cephemizin tahkim edilmesinde ahdimizin, kavlimizin, kardeşliğimizin güçlendirilmesinde sizlere önemli görevler düşüyor. Aynı şekilde yeni kuşaklarla köprü kurmak, üye sayısı on bir buçuk milyonu aşan AK Parti ailesini daha da genişletmek noktasında sizlerden katkı beklediğimin altını özellikle çizmek istiyorum. Yeni Türkiye’yi sizlerle birlikte kurduk. Türkiye yüzyılını da yine inşallah sizlerle ve gençlerimizle birlikte hem de tüm cephelerde en üstü şekliyle hayata geçireceğiz" açıklamasında bulundu. "Coğrafyamız kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde yavaş yavaş felakete doğru sürüklenmektedir" Bölgeyi kana ve gözyaşına boğan sarsıntıların şiddetinin 28 Şubat’ta başlayan İran’a yönelik saldırılarla daha da arttığını vurgulayan Erdoğan, "Bölgeyi terörize ederek güvenliğini sağlayacağını düşünen İsrail, bir yandan Gazze’de zaten uymadığı ateşkesi hiçe sayarak saldırılarını yoğunlaştırırken, diğer yandan da Lübnan’ı işgal girişimine başlamıştır. Coğrafyamız kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde yavaş yavaş felakete doğru sürüklenmektedir. Her geceyi sığınaklarda geçiren İsrail halkı bile Holokost’tan sonra başlarına gelen en büyük felaketin Netanyahu olduğunu artık açıkça dile getirmektedir. Dalga boyu giderek artan bu sarsıntıların etkilerine sadece coğrafyamızda değil ekonomiden, ticarete, turizmden, enerjiye, birçok alanda tüm dünyada şahit oluyoruz" dedi. "Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır" Küresel ekonominin Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından en belirsiz günlerini yaşadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Savaşın uzaması durumunda dünyanın nereye savrulacağını tam olarak kimse kestiremiyor. Başkasının zararını kendi karımız olarak asla göremeyiz. Başkalarının açısından rant devşirmek gibi bir hesabın içinde olmayız. Bizim, İran krizindeki tavrımız gayet berraktır ve nettir. Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır. Çatışmanın değil, diplomasinin tarafındadır. Kaos ve kargaşanın değil, huzur ve istikrarın safındadır. Düşmanlaştırmanın değil, yakınlaştırmanın peşindedir. Artık bölgemizde gözyaşları dinsin, çatışmalar dursun, sulhu sükun hakim olsun istiyoruz. Türkiye olarak ellerin tetikten çekilmesi, ateşkesin sağlanması, müzakere masasına tekrar dönülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. Alev daha fazla büyümeden, ateş çemberi daha fazla genişlemeden, daha fazla can yanmadan, kan dökülmeden yangını söndürmenin derdindeyiz. Ana muhalefetin başındaki zat ve avanesi gözlerini hakikatlere kapatsa da, başta milletimiz olmak üzere tüm insanlık Türkiye’nin samimi gayretlerini görmekte, çabalarımızın devamı noktasında bizleri yüreklendirmektedir. Müslümanlar olarak şuna da tüm kalbimizle inanıyoruz; Cenab-ı Hak, şerleri hayır eyler. Herkesin bir hesabı varsa, Allah’ın da mutlaka bir hesabı vardır. İnşallah yaşadığımız bu sıkıntılar geçecek, en çok masum çocukları ve sivilleri vuran bu fırtına dinecek, bölgemizin önünde çok farklı bir ufuk belirecek, çok daha aydınlık bir şafak sökecektir. Şimdiye kadar karşılaştığımız krizlerde hem millet, hem de teşkilat olarak birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz bizim tüm süreçlerden salimen çıkmamızı sağlayan en büyük değerlerimiz olmuştu. Allah’ın izniyle bu türbülanstan da yine birlik ve beraberliğimize sarılarak çıkacağız."

İran: "Türkiye'ye füze fırlatmadık, dost ve komşu ülke Türkiye'nin egemenliğine saygılıyız" Haber

İran: "Türkiye'ye füze fırlatmadık, dost ve komşu ülke Türkiye'nin egemenliğine saygılıyız"

İran Genelkurmay Başkanlığı, dün İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmata ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye'ye herhangi bir füze fırlatılmadığı belirtilen açıklamada, "İran Silahlı Kuvvetleri, komşu ve dost ülke Türkiye'nin egemenliğine saygı duyuyor ve Türkiye topraklarına yönelik herhangi bir füze fırlatıldığını reddediyor" ifadeleri kullanıldı. Milli Savunma Bakanlığından dün yapılan yazılı açıklamada, İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmatın zamanında müdahaleyle imha edildiği duyurulmuştu. Açıklamada şu ifadelere yer verilmişti: "İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir. Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir. Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken, kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz. Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz."

Osmangazi Meclisi'nde Tanju Özcan gerginliği! Haber

Osmangazi Meclisi'nde Tanju Özcan gerginliği!

Osmangazi Belediye Meclisi Mart ayı olağant toplantısını gerçekleştirdi. İlçeye ilişkin kararların ele alındığı toplantıda, gündem maddeleri öncesinde parti grup sözcülerinin açıklamaları toplantıya damga vurdu. AK Parti 28 Şubat vurgusu yaparken, CHP İsrail’in İran’a saldırısını kınadı ve tutuklu belediye başkanlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. MHP ise Tanju Özcan dosyası ve belediye şirketleri üzerinden eleştiriler yöneltti. AK PARTİ’DEN “28 ŞUBAT” MESAJI AK Parti Grup Sözcüsü konuşmasında 28 Şubat sürecine atıfta bulunarak, “28 Şubat, milletin iradesine silah doğrultan kirli bir zihniyetin adıdır” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde vesayet odaklarına karşı mücadele verildiğini belirten sözcü, “Artık bu topraklarda cuntaya yer yoktur. Milletin iradesinin üstünde başka bir güç yoktur” dedi. CHP’DEN İRAN AÇIKLAMASI VE “HUKUK” VURGUSU CHP Grup Sözcüsü ise konuşmasında İsrail’in İran’a yönelik saldırısını kınadıklarını belirterek, “İran’ın kaderini İran halkı belirler. Dışarıdan müdahalelerle demokrasi gelmez” dedi. Savaşın büyük yıkım anlamına geldiğini ifade eden sözcü, barış ve istikrar çağrısı yaptı. Konuşmasında tutuklu belediye başkanlarına da değinen CHP’li sözcü, son olarak Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında verilen tutuklama kararının yalnızca ilgili kişiyle sınırlı olmadığını savundu. “Masumiyet karinesi evrensel hukukun temel ilkesidir. Tutuklama istisnai bir tedbir olmalıdır” diyen sözcü, seçilmiş kişilere yönelik uygulamaların millet iradesi açısından tartışma yarattığını ifade etti. MHP’DEN REFÜJ VE OKİ ELEŞTİRİSİ MHP Grup Sözcüsü, Davutlar Caddesi’nde T2 tramvay çalışmaları sırasında yapılan orta refüjün trafik akışını olumsuz etkilediğini belirterek, refüjün kaldırılması çağrısını yineledi. Konunun muhatabı olan Büyükşehir Belediyesi’nden henüz bir adım atılmadığını söyledi. Ayrıca belediye şirketi OKİ Kültür ve Sosyal Hizmetler üzerinden yapılan doğrudan temin alımlarına dikkat çeken MHP’li sözcü, prodüksiyon hizmetlerinden organizasyonlara kadar farklı kalemlerde ihale yapılmadan alım gerçekleştirildiğini savundu ve belediye şirketlerinin meclis komisyonu tarafından denetlenmesini önerdi. Tanju Özcan’ın “irtikap” suçlamasıyla tutuklandığını anımsatan MHP’li sözcü, tutuklamanın hukuki bir tedbir olduğunu belirterek, “Seçilmiş olmak suç işleme özgürlüğü vermez” dedi. CHP VE MHP ARASINDA “TUTUKLAMA” POLEMİĞİ MHP’li sözcünün Tanju Özcan’a ilişkin sözlerine CHP Grup Sözcüsü yanıt verdi. “Bahsettiğiniz hukuk bir gün size de lazım olacaktır” diyen CHP’li sözcü, seçilmiş kişiler hakkında hüküm verilmemesi gerektiğini savundu. Seçilmiş insanlara bu kadar eziyet edilmemesi gerektiğini ifade eden CHP sözcüsü, "Gün gelir, size de başkalarına da aynı şeyler yapılabilir. O zaman da yine biz mücadele edeceğiz, yine biz hukuku savunacağız. Çünkü hukuk herkese lazımdır. Hukukun ve adaletin olmadığı hiçbir yerde toplum huzurlu olamaz. Bunu da böyle biliniz.” dedi. Bunun üzerine MHP Grup Sözcüsü, tutuklamanın bir tedbir kararı olduğunu, seçilmiş kişiler için ayrı bir uygulama söz konusu olamayacağını ifade etti. MHP sözcüsü, söz konusu eleştiriye istinaden, "Ancak seçilmiş olmak, bir insana suç işleme özgürlüğü vermez. Anayasa ve kanunun ilgili maddelerine göre suç, yalnızca iddianamede yer alanlarla sınırlı değildir; katalog suçlar da bu kapsamda değerlendirilir. Tutuklama ise bir tedbir kararı olarak uygulanır. Bu nedenle tutuklama, seçilmiş kişiler için kesinlikle farklı bir şekilde değerlendirilmesi gereken bir durum değildir" diye konuştu. BAŞKAN ERKAN AYDIN’DAN YANIT Tartışmaların ardından söz alan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Davutlar Caddesi’ndeki trafik sorununun farkında olduklarını ve konuyla ilgili yazışmaların yapıldığını söyledi. Refüj ve parklanmanın bölge trafiğini olumsuz etkilediğini belirten Aydın, sürecin Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanında olduğunu kaydetti. Belediye şirketi üzerinden yapılan doğrudan temin iddialarına da yanıt veren Başkan Aydın, işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, açık ihale yöntemini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Ortalama 6 firmanın katıldığı ihalelerde yaklaşık yüzde 20 oranında indirim sağlandığını belirten Aydın, bunun 2025 yılı için 100 milyon liranın üzerinde avantaj oluşturduğunu söyledi. Tanju Özcan’ın tutuklanmasına ilişkin değerlendirmesinde ise Başkan Aydın, delil karartma veya kaçma şüphesi bulunmayan durumlarda tutuksuz yargılamanın esas olması gerektiğini düşündüklerini belirtti. "Şu anki Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığı dönemindeki davalarda ne gözaltı ne de tutukluluk tedbirinin uygulanmadığı, yargılamaların tutuksuz yapılabildiği gerçeği ortadadır" diyen Başkan Aydın, "Burada ise ilk tedbirin tutuklama olması konusunu grup sözcümüz de dile getirdi. Biz bunun doğru bir işlem olmadığını düşünüyoruz. Elbette yanlış işler varsa herkes yargılanır ve yargı sonucunda cezasını çeker. Bu konuda herkes aynı noktada. İster AK Partili, ister MHP’li, ister CHP’li belediyeler olsun; tüm siyasetçiler ve 86 milyon vatandaş için adalet, demokrasi, hukuk sistemi, tarafsız yargı ve kuvvetler ayrılığı ilkeleri geçerlidir. Olaylara bu açıdan bakmazsak herkes zarar görür. Günün sonunda gemi su almaya başladığında, yukarıdakiler “Biz batmayız” diye düşünebilir ama aslında herkes etkilenir. Bazıları daha erken, bazıları biraz daha geç. Ben meseleye bu açıdan bakılması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sulhun tarafındayız, ateşkes ve diyalog şart Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sulhun tarafındayız, ateşkes ve diyalog şart

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MKYK üyeleri, parti kurulları, Ankara İl Teşkilatı ve ilçe başkanlarıyla iftar programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında bölgesel gelişmelere ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin önemli mesajlar verdi. Türkiye’nin tarih boyunca komşularının yaşadığı krizlere kayıtsız kalmadığını vurgulayan Erdoğan, “Millet olarak kendimiz için istediğimizi komşumuz için de isteriz. İlkeli, onurlu, insan hayatını merkeze alan, barışçıl bir politika izledik” dedi. 23 yıldır bölgesel barış ve istikrar için samimi bir çaba yürüttüklerini belirten Erdoğan, “Biz sulhun tarafındayız; kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz” ifadelerini kullandı. İran’a yönelik saldırılara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu saldırıları “gayri hukuki” olarak nitelendirerek Türkiye’nin tutumunun barıştan yana olduğunu söyledi. İran ile 1639’dan bu yana süregelen barış ortamına dikkat çeken Erdoğan, iki ülke halklarının asırlardır yan yana yaşadığını ve bu birlikteliğin süreceğini dile getirdi. Önceliklerinin ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılması olduğunu belirten Erdoğan, aksi halde çatışmaların bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin kimse tarafından taşınamayacağını ifade eden Erdoğan, “Yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hassas süreçte Türkiye’nin ve vatandaşların güvenliği için gerekli tüm tedbirlerin alındığını da sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.