Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İstihdam

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İstihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da dünya ve Türkiye ekonomisi ele alındı Haber

Bursa'da dünya ve Türkiye ekonomisi ele alındı

Bursa İhtisas Stratejik Araştırmalar Grubu’nun (BİSAG) 298. Aylık Toplantısı’nda dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeler görüşüldü. BİSAG’ın, Büyük Birlik Partisi Ekonomi ve Kalkınmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve BİSAG Ekim Ayı Grup Başkanı Ekrem Alfatlı’nın davetiyle düzenlediği toplantıda Uludağ Üniversitesi Uluslararası Ticaret Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak, "Dünya ve Türkiye Ekonomisi: Öngörüler ve Öneriler" başlıklı sunum yaptı. Yapay zeka yatırımlarının küresel büyümeyi desteklediğini belirten Okşak, OECD’nin 2026 yılı dünya büyüme öngörüsünün yaklaşık yüzde 2,9 seviyesinde bulunduğunu ifade etti. Orta Doğu kaynaklı enerji şokları, jeopolitik gerilimler ve sıkı finansal şartlarının küresel ekonomideki belirsizlikleri artırdığını söyleyen Okşak, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki seyrin özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından enflasyon ve dış denge risklerini canlı tuttuğuna dikkat çekti. Küresel ekonominin ciddi bir kırılma eşiğinde olduğunu belirten Okşak, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ağustos ayında yıllık enflasyonun yüzde 31,5 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatarak, enerji ve gıda maliyetleri ile finansman koşullarının enflasyonla mücadelede belirleyici olmaya devam ettiğini ifade etti. Okşak, sıkı maddi duruşun yanı sıra beklentilerin yönetilmesi, enerji faturasının azaltılması, üretken yatırımların ve ihracatın desteklenmesi gerektiğini kaydederek, fiyat istikrarının büyüme, üretim ve istihdam hedefleriyle birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti. "Ekonomide kalıcı çözümün yolu üretim, yatırım ve istihdamdan geçiyor" Toplantının Ekim Ayı Grup Başkanlığını yürüten Büyük Birlik Partisi Ekonomi ve Kalkınmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı da Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin güçlü üretim potansiyeli, girişimci insan kaynağı ve stratejik konumuyla küresel ekonomide yaşanan dönüşümü fırsata çevirebilecek imkânlara sahip olduğunu belirten Alfatlı, şöyle konuştu: "Ekonomide kalıcı istikrarı yalnızca para politikası araçlarıyla sağlamamız mümkün değildir. Enflasyonla mücadele kararlılıkla sürdürülürken üretimi, yatırımı, ihracatı ve istihdamı güçlendiren bütüncül bir ekonomi politikasına ihtiyaç vardır. Türkiye'nin kendi üretim yapısını ve ekonomik gerçeklerini merkeze alan, dışa bağımlılığı azaltan ve katma değerli üretimi teşvik eden bir kalkınma anlayışını güçlendirmeliyiz. Özellikle sanayicimizin, esnafımızın, çiftçimizin ve üreticimizin finansmana erişimini kolaylaştıran; vatandaşımızın alım gücünü ve gelir dağılımında adaleti gözeten politikalar ekonomik programın temel unsurları arasında yer almalıdır." Alfatlı, küresel ekonomide yaşanan değişimin Türkiye açısından yalnızca riskler değil önemli fırsatlar da barındırdığını ifade ederek, "Türkiye’nin güçlü olduğu alanları daha da güçlendirmeli, ithalata bağımlı olduğumuz stratejik sektörlerde yerli üretim kapasitemizi artırmalıyız. Üreten, ihraç eden, istihdam oluşturan ve teknolojik dönüşümü yakalayan bir Türkiye, sürdürülebilir kalkınmanın da güçlü ekonominin de temelidir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantının sonunda BİSAG üyelerinin sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Yüksel Okşak, davet ve ev sahipliği dolayısıyla BİSAG’a ve Ekim Ayı Grup Başkanı Ekrem Alfatlı’ya teşekkür etti. Ekrem Alfatlı ise kapsamlı değerlendirmeleri ve katkıları dolayısıyla Doç. Dr. Yüksel Okşak’a teşekkür ederek, BİSAG çatısı altında Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve stratejik meselelerinin alanında uzman isimlerin katılımıyla ele alınmaya devam edeceğini ifade etti.

’9. Gücümüz Eşitliğimiz’ zirvesi Bursa’da gerçekleştirildi Haber

’9. Gücümüz Eşitliğimiz’ zirvesi Bursa’da gerçekleştirildi

2016 yılında UN Global Compact Türkiye’ye bağlı olarak BUİKAD, BUSİAD ve Yeşim Grup koordinatörlüğünde, KalDer’in desteğiyle kurulan Kadının Güçlenmesi Bursa Platformu’nun 9. Gücümüz Eşitliğimiz Zirvesi, bu yıl "DENGE: Dünün Deneyimi, Yarının Vizyonu" başlığı ile Villa Verde ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kadınların iş dünyasındaki temsiliyetini güçlendirmeyi amaçlayan ve bu yıl geçmiş deneyimlerden geleceğin vizyonunu oluşturmaya odaklanan 9. Gücümüz Eşitliğimiz Zirvesi’nin açılışı; Yeşim Grup Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı ZuhalAslı Saka, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ve UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Özgür Tokgöz Altun’un hoş geldiniz konuşmalarıyla yapıldı. UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Özgür Tokgöz Altun, şirketlerin toplumsal cinsiyet eşitliğini giderek daha fazla önceliklendirmesine rağmen kadınların üst düzey karar alma mekanizmalarındaki temsilinin hâlâ istenen seviyede olmadığına dikkat çekti. Teknolojik dönüşümün iş gücü piyasasındaki eşitsizlikleri ortadan kaldırmak yerine derinleştirmemesi için şirketlerin bilinçli adımlar atması gerektiğini vurgulayan Altun, şunları söyledi: "Bu yıl yayımladığımız UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’ne göre Türkiye’deki şirketlerin yüzde 89’u cinsiyet eşitliği ve kadın haklarını önceliklendiriyor. Ancak kadınların temsili sürdürülebilirlikten sorumlu üst düzey yönetici rollerinde yüzde 37’ye ulaşırken, CEO rollerinde yüzde 14 seviyesinde kalıyor. Kadınların iş hayatına katılması yeterli değil; kariyer yolculuklarının her aşamasında eşit fırsatlara sahip olabilmeleri gerekiyor. Bu ihtiyaç, yapay zekânın iş dünyasını hızla dönüştürdüğü bir dönemde daha da önem kazanıyor. Bugün kadınlar yapay zekâ şirketlerinde C-seviyesi yöneticilerinin yalnızca yüzde 13’ünü oluştururken, üretken yapay zekâdan en fazla etkilenmesi beklenen mesleklerde çalışanların yüzde 57’sini oluşturuyor. Yapay zekâ dönüşümünü aynı zamanda bir yönetişim meselesi olarak ele almalıyız." Zirvenin açılış konuşmasını yapan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci, "Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye 145 ülke arasında 126. sırada yer alırken, mevcut ilerleme hızı korunursa küresel cinsiyet eşitliğinin sağlanması yaklaşık 120 yıl sürecek. Bugünün eşitsizliklerini yarının dünyasına taşıyamayız, taşımamalıyız" dedi. İnci şunları dile getirdi: "Yeni teknolojiler, yeni işler ve yeni çalışma biçimleri ortaya çıkarken, kadınların elde ettiği kazanımları da korumalıyız. Aynı zamanda dönüşümün getirdiği yeni fırsatlardan kadınların eşit biçimde yararlanabileceği bir gelecek oluşturmalıyız. Kadınlar geleceğe uyum sağlarken, geleceği şekillendirenler arasında eşit biçimde yer almalıdır." TÜSİAD olarak bakım eşitliğini, istihdam ve sürdürülebilir kalkınma gündeminin önemli bir parçası olarak ele aldıklarını ifade eden İnci, "Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nı hayata geçirdik. Şirketleri de buraya katılmaya davet ediyoruz" dedi. İnci şöyle devam etti: "Dört temel alanda eş zamanlı ilerlememiz gerekiyor. Eğitimde, istihdamda ve beceri gelişiminde fırsat eşitliğinin güçlenmesi. Bakım ekonomisi kapsamında kurumsal mekanizmaların yaygınlaşması. Karar alma mekanizmalarında ve üst yönetimde eşit temsil. Güvenlik ve yaşam hakkının korunarak şiddetin her türüne karşı sıfır tolerans anlayışının benimsenmesi." Açılış konuşmalarının ardından gerçekleşen "DENGE: Dünün Deneyimi, Yarının Vizyonu" başlıklı oturumda, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu’nun moderatörlüğünde; FİBA Holding Sürdürülebilirlik Müdürü Dilek Özmen, Enerjisa Enerji İletişim Direktörü Göktürk Demirel, Oyak Renault Tedarik Zinciri Direktörü Sibel Bayat ve Mapsis Metal Kurucusu Filiz Akkaş Demir konuşmacı olarak yer aldılar. Kadının güçlenmesi Bursa platformu hakkında UN Global Compact Türkiye Kadının Güçlenmesi Bursa Platformu Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının güçlenmesi ile ilgili yapılan çalışmaları Bursa’ya taşımak ve iş dünyasında Bursa’yı bu konuda örnek il olarak konumlandırmak üzere 2016 yılında BUİKAD, BUSİAD ve Yeşim koordinatörlüğünde, KalDer’in desteğiyle kuruldu. Farklı sektörlerden 42 WEPs (Kadının Güçlenmesi Prensipleri) imzacısı firmanın yer aldığı Platform toplumsal cinsiyet eşitliği konusuyla ilgili paydaşları bir araya getirerek firmalar arası öğrenme süreçlerini desteklemek, Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin ülke çapında yayılımını sağlamak, iş dünyası olarak aile içi şiddete karşı ortak bir politika geliştirmek ve böylelikle de etkiyi arttırmak üzere çalışmalar yürütüyor.

Uludağ Enerji, genç yetenekleri iş dünyasına hazırlıyor Haber

Uludağ Enerji, genç yetenekleri iş dünyasına hazırlıyor

Uludağ Enerji’nin 2024 yılında hayata geçirdiği Geleceğin Enerjisi Genç Yetenek Programı, üniversite öğrencilerine eğitim fırsatı sunuyor. 2025-2026 döneminde programa katılan 28 öğrencinin 24’ünü son sınıf öğrencileri oluştururken, bu öğrencilerden 6’sı programın ardından Uludağ Enerji’de işe başladı. Son sınıf öğrencileri bazında yüzde 25’lik istihdam oranına ulaşan program, 2026-2027 döneminde ise 38 genç yetenekle devam ediyor. "Gençlerin kariyer yolculuklarını önemsiyoruz" Uludağ Enerji Grup İnsan Kaynakları Direktörü Balcan Demiröz, genç yetenek programının üniversite öğrencilerinin kendi yetkinliklerini keşfetmelerine de alan açtığını belirtti. Balcan Demiröz, "Gençlerin kariyer yolculuklarının henüz üniversite yıllarında başlamasını önemsiyoruz. Bu nedenle Genç Yetenek Programımızı; gençlerin kendilerini tanımalarına, farklı çalışma alanlarını görmelerine ve geleceklerine dair daha bilinçli kararlar almalarına katkı sağlayan bir gelişim süreci olarak ele alıyoruz. Geçtiğimiz dönemde programda yer alan son sınıf öğrencilerimizin yüzde 25’inin Uludağ Enerji bünyesinde kariyerine devam etmesi de bu yaklaşımımızın somut karşılıklarından biri oldu. Önümüzdeki dönemde de gençlerin enerjisinden ve farklı bakış açılarından beslenmeye devam edeceğiz" dedi. İş hayatını deneyimleyerek öğreniyorlar Program kapsamında gençler, farklı departmanlarda ekiplerle birlikte çalışarak iş süreçlerini yakından tanıyor. Üniversitede edindikleri bilgileri gerçek iş ortamında uygulama fırsatı buluyor. UEDOST Buddy Uygulaması, proje çalışmaları ve kahve sohbetleriyle desteklenen program, gençlerin iletişim, takım çalışması, problem çözme ve iş birliği gibi yetkinliklerini geliştirmelerine katkı sağlıyor. Öğrenciler, şirket içindeki farklı ekipleri tanırken sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek enerji sektöründeki kariyer seçeneklerini de yakından öğreniyor. Genç Yetenek Programı yeni dönemde 38 öğrenciyle devam ediyor Uludağ Enerji’nin Geleceğin Enerjisi Genç Yetenek Programı, 2024-2025 döneminde 28 öğrenciyle başladı. Bu dönemde programda yer alan 7 genç, mezuniyetin ardından Uludağ Enerji’de işe başladı. 2025-2026 döneminde de 28 öğrencinin katıldığı programda, 24 son sınıf öğrencisinden 6’sı iş hayatına Uludağ Enerji’de devam etti. 2026-2027 döneminde katılımcı sayısının 38’e yükselmesiyle programın ulaştığı toplam öğrenci sayısı 94 oldu.

Özdilek'ten Badırga'ya 120 milyon dolarlık yatırım Haber

Özdilek'ten Badırga'ya 120 milyon dolarlık yatırım

Özdilek Holding'in ev tekstili alanındaki en önemli yatırımı olan Özdilek Üretim Kompleksi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Bursa Nilüfer Badırga'da, Bursa Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde 90 bin metrekare arsa üzerinde hayata geçirilen kompleks, 60 bin metrekare inşaat oturum alanı ve 106 bin metrekare kapalı alanıyla modern ve entegre bir üretim tesisi olarak faaliyet gösterecek. Açılış törenine, kamu ve yerel yönetim temsilcilerinin yer aldığı protokol üyeleri ile Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emir Murat Özdilek, üst yönetim ekibi ve çok sayıda davetli katıldı. Kurdele kesimiyle Özdilek Üretim Kompleksi resmen hizmete açılırken, Emir Murat Özdilek, "55. yılımızı kutladığımız bu yıl, yaklaşık 50 yıllık Özdilek Havlu Fabrikamızı yenilemiş bulunuyoruz. 3 yıllık yoğun bir çalışma neticesinde bugün hayata geçen tesisimizde, şu anda 650 kişiye istihdam sağlanmaktadır. Bu sayı, ileriki dönemlerde bin 50 kişiye kadar da ulaşabilmektedir" dedi. 120 milyon dolarlık yatırım Özdilek Üretim Kompleksi'nin 120 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildiğini ve dünyanın en üst standartlarında tasarlanmış bir tesis olduğunu belirten Emir Murat Özdilek, "6 bin 600 ton yıllık kapasitesi bulunan tesisimizdeki kapasite miktarı, farklı ürün talepleriyle daha da fazla artış gösterebilmektedir. Yatırımın maliyetinin 60 milyon doları makinelerden, 60 milyon doları ise yapıdan gelmektedir" ifadelerini kullandı. "Dokuma, boyahane ve konfeksiyon olmak üzere 3 ana bölümden oluşan kompleks, bugünden itibaren havlu - bornoz adına tüm üretim ihtiyaçlarımızı karşılayacaktır" diyen Emir Murat Özdilek, boya - baskı ve iplik üretimine yönelik diğer ihtiyaçların ise Bursa İnegöl OSB'deki tesislerinde karşılanmaya devam edeceğini belirtti. Üretimde verimlilik ve rekabet gücü Emir Murat Özdilek, yeni tesisin yalnızca kapasite artışı sağlayan bir yatırım olmadığını, küresel tekstil sektöründeki rekabet koşullarına karşı Özdilek'in gücünü artıracak stratejik bir adım olduğunu vurgulayarak, "Yeni tesisimizin teknolojisi de kapasitesi gibi takdire şayan. Üretim hızının eskiye nazaran yaklaşık yüzde 35 oranında artmasını beklemekteyiz. Süratteki bu kazanım, üretim maliyetlerine toplam etkisi yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olacaktır" dedi. Konuşmasında yatırımın Özdilek'in ulusal ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücüne katkısına da değinen Emir Murat Özdilek, daha yüksek kalite ve katma değerli ürün geliştirme kabiliyetinin yeni üretim altyapısıyla daha da güçleneceğini belirtti. Ayrıca modern, verimli ve teknolojik üretim altyapısının Türkiye'de oluşturulmasının, katma değerli tekstil üretiminin sürdürülebilirliği ve sektörün uluslararası rekabet gücünün desteklenmesi açısından da önemli olduğunu vurguladı. Modern Çalışma Koşulları ve Sosyal İmkânlar Özdilek Üretim Kompleksi, çalışanlara sunduğu modern çalışma standartları ve sosyal imkânlarla da öne çıkıyor. Üretim alanlarında kullanılan son teknoloji ısıtma, soğutma ve iklimlendirme sistemleriyle daha sağlıklı ve konforlu çalışma koşulları sunulurken 240 kişilik çok amaçlı salon ve farklı kapasitelerdeki toplantı odaları da ekip çalışmasını destekliyor. Komplekste ayrıca çalışanların ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla 20 kişi kapasiteli 170 metrekarelik sağlıklı yaşam ve spor alanı; 20 çocuk kapasitesi olan, 200 metrekarelik kapalı alanı ve 80 metrekarelik oyun bahçesi bulunan, 2 öğretmen ve 1 çocuk bakıcısının görev aldığı bir kreş bulunuyor. Enerjide verimlilik, üretimde sürdürülebilirlik Enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik de kompleksin tasarımında önemli bir yer tutuyor. Bu doğrultuda tesisin çatısına kurulması planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile yıllık 8 milyon 877 bin 600 kWh elektrik üretilmesi hedefleniyor. GES'in devreye alınmasıyla kompleksin toplam elektrik tüketim ihtiyacının yüzde 50'sinin, Özdilek Holding'in toplam elektrik tüketim ihtiyacının ise yüzde 6'sının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması planlanıyor. Özdilek Üretim Kompleksi ile 55 yıllık üretim deneyimini dijitalleşme, verimlilik ve sürdürülebilirlik odağında geleceğe taşımayı hedefleyen Özdilek Holding, Türkiye'nin ekonomisine katma değer sağlamaya devam edecek. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Ak Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, Ak Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Devlet Eski Bakanı Cavit Çağlar ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba'da yaptığı konuşmada yatırımlarla ilgili memnuniyetlerini dile getirdi.

BTSO Başkanı Burkay plastik sektörüyle buluştu Haber

BTSO Başkanı Burkay plastik sektörüyle buluştu

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, plastik sektörü temsilcileri ile bir araya geldi. TEKNOSAB ekosistemi başta olmak üzere 2030 Vizyonu hedeflerini paylaşan Başkan Burkay, Türkiye’de 400’ün üzerinde OSB bulunduğunu, TEKNOSAB’ın 4 yıllık sürede yatırıma hazır hale gelen tek OSB olduğunu söyledi. TEKNOSAB’ın kurulduğu bölgede uzun yıllar faaliyete geçmemiş bölgeler bulunmasına rağmen doğru iş modeliyle yola çıktıklarını ve sonuç aldıklarını kaydeden Burkay, “Bu proje Bursa’nın ortak başarısıdır. Şimdi TEKNOSAB’da yeni bir dönem başlatıyor, yeni bir ekosistem oluşturuyoruz. 2030 Vizyonumuzun ana merkezinde Bursa’nın bu kimlik değişimi bulunuyor.” dedi. Bursa’nın bugün ulaştığı ekonomik gücün, geçmişte ortaya konulan vizyoner adımların ve alınan cesur kararların bir sonucu olduğunu ifade eden Başkan Burkay, vizyonun çoğu zaman ortaya konulduğu dönemde tam olarak anlaşılmadığını belirtti. Gemlik Serbest Bölgesi’nin BTSO öncülüğünde hayata geçirildiğini hatırlatan Burkay, “Gemlik Serbest Bölgesi’nin kurucusu BTSO’dur. Proje hayata geçirilirken Celal Sönmez Başkanımız vizyoner bir başkandı ve bu proje nedeniyle birçok eleştiri aldı. Bugün baktığımızda Gemlik Serbest Bölgesi, Bursa’nın en başarılı projelerinden biri olarak öne çıkıyor. 1960’lı yıllarda Bursa OSB’nin kuruluş sürecinde de basında bu projeyi destekleyen neredeyse tek bir yazı yoktu. Bugün gelinen nokta ortada.” diye konuştu. “BURSA VİZYONER ADIMLARLA BUGÜNKÜ KONUMUNA ULAŞTI” Bursa’nın bugün 20 milyar dolarlık ihracatı, güçlü üretim altyapısı ve istihdam kapasitesiyle Türkiye ekonomisinin öncü kentlerinden biri olduğunu vurgulayan Burkay, “Bursa bugün bulunduğu konuma oturarak gelmedi. Risk alarak, cesur adımlar atarak ve aksiyon alarak bu noktaya ulaştı. 1889’da Osman Fevzi Efendi ve arkadaşları BTSO’yu kurdu. 1961’de Bursa OSB’nin kuruluş kararı alındı. 1998’de BUSEB’in kuruluşu gerçekleştirildi. 2016’da ise TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve MESYEB gibi vizyoner projelerin kararları BTSO Meclisi’nde alındı. Bugün bizim görevimiz, bu vizyonun devamını sağlamak. Bursa’nın bugün ulaştığı seviyenin arkasında BTSO’nun ortaya koyduğu vizyon, iş dünyamızın kararlılığı ve cesur kararlar var. Şimdi bu anlayışı daha ileri taşımak zorundayız. Bursa’nın geleceğini şekillendirecek yeni adımları atmak ve bu vizyonu gelecek nesillere taşımak bizim sorumluluğumuz.” ifadelerini kullandı. “KOBİ OSB HERKESİN İHTİYACINA CEVAP VERECEK” TEKNOSAB KOBİ OSB projesi için 2022 yılında AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ile yapılan toplantının bir milat olduğunu ifade eden Başkan Burkay, 2025 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile görüştüklerini, ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile proje onay süreçlerini tamamladıklarını aktardı. Projenin Bursa Valiliği koordinasyonunda ilerlediğini belirten Burkay, “2022 yılında talepte bulunan tüm firmalarımızın bilgileri mevcut. Yeni iş modelimizi bu veriler ışığında kurguladık. İşin matematiği tüm ihtiyaçları karşılayacak boyutta. Kimse merak etmesin, başvuran herkes projede yerini alacak.” dedi. PLASTİK SEKTÖRÜNDE ÖNCELİK KOBİ OSB Plastik sektörünün KOBİ OSB projesinin en önemli muhataplarından biri olduğunu ifade eden Burkay, “Bu projeye en çok ihtiyacı olan sektörlerden biri sizlersiniz. Önümüzdeki 15 yılda Bursa’da bu ölçekte bir mekânsal planlama olmayacak. Büyümeyi ve yatırımı hedefleyen tüm KOBİ’lerimiz mutlaka başvurularını yapsın. Biz bu proje için Bursa-Ankara arasında mekik dokuduk. Şirketimde yapmadığım kadar toplantı yaptım. Hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadım, şikâyette bulunmadım. Şikâyet eden insanın iş yapmaya niyeti yoktur. Biz Şubat ayında bu işi tamamladık. 3 bin 500 üretici, 3 bin 500 ticari alan olmak üzere toplam 7 bin KOBİ bu ekosistemde buluşacak. Yatırımcı değil, gerçek üreticiler ve ihtiyacı olan BTSO üyeleri faydalanacak.” dedi. SEKTÖRÜ VE KENTİ İÇİN ÇALIŞAN ANLAYIŞ BTSO için “Burası dertliler topluluğu. Kendisi için değil, sektörü, şehri ve ülkesi için dertlenen insanların olduğu bir kurum.” tanımlamasını yapan Burkay, “14. Komite Çalışma Grubumuzda da bu anlayışla çalışan çok kıymetli isimler var. Sektörün ihtiyaç duyduğu her alanda projeler üretecekler. Biz ekibimizle birlikte işimizin başındayız. KOBİ OSB birinci önceliğimiz, hayata geçireceğimiz ilk proje olacak. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Plastik sektörümüz de kümelenme modeliyle buradaki yerini alacak.” ifadelerini kullandı. 14. Meslek Komitesi Çalışma Grubu Üyelerinin ev sahipliği yaptığı toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri Alparslan Şenocak, Muhsin Koçaslan ve Haşim Kılıç, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, BTSO Konsey Başkanları ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İşgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İşgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız"

Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardıklarını kaydeden Erdoğan, "Ekonomi politikamızın dört sütununu, yani üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık. Çevremizi saran istikrarsızlığa rağmen iş dünyamızın geleceğe güvenle bakabileceği bir iklimi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. 2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız, 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi'nde "MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu"na katıldı. Kapanış programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin ekonomik ve ticari potansiyelini dünya ile buluşturan MÜSİAD; yurt içi ve yurt dışındaki 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ediyor. Yaklaşık 3 milyon kişiyi istihdam ediyor. Ülkemizin yanı sıra dünyanın 84 ülkesindeki 184 şube ve temsilcilikle geniş yelpazedeki faaliyetlerini güçlü bir şekilde sürdürüyor. İş dünyasının görüş, öneri ve beklentilerini samimiyetle aktarmaya devam eden MÜSİAD'ımızı kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi. İki yılda bir düzenlenen bu fuarın her seferinde göğsümüzü kabarttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İki yılda bir düzenlenen MÜSİAD Expo fuarlarımız ise Türkiye'nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini küresel iş dünyasıyla bir araya getiren, firmalarımızın yeni pazarlara, yeni coğrafyalara erişimini kolaylaştıran, en önemlisi de Türkiye merkezli yeni ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunan yapısıyla maşallah her seferinde göğsümüzü kabartıyor. Fuara ilgi ve katılımın bu yıl da fazlasıyla yüksek olduğunu memnuniyetle öğrendim. MÜSİAD Expo'nun bir fuar olmanın ötesine geçerek uluslararası ticaret, yatırım, iş diplomasisi platformu haline dönüşmesinden ülkemiz adına gurur duyuyorum" diye konuştu. "Yapay zekâ modelleri üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlık tarihine şöyle bir baktığımızda şunu hepimiz çok net görüyoruz: Bazı kritik eşikler vardır ki bir defa aşıldığında artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Son yıllarda yapay zekâ başta olmak üzere teknolojide yaşadığımız devrim niteliğindeki dönüşüm bunlardan biridir. Avantajlarını sağlıktan eğitime, bilişimden ulaşıma, tarımdan ekonomiye her alanda hissettiğimiz yapay zekâ hem bireysel hem de iş hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Gün geçtikçe gelişen yapay zekâ modelleri ve robotik teknolojiler üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Şurası bir gerçek ki reel sektör yapay zekânın imkânlarını ne kadar kullanıyorsa girişimci, sanayici, yatırımcı da bu yeniliklerden o kadar istifade ediyor. Burada dikkatlerden kaçmaması gereken asıl tehlike şudur: Yapay zekâyı geliştirirken insan faktörüne gerekli önemi vermezseniz arzu ettiğinizin tam tersi neticelerle karşılaşabilirsiniz. İnsanı insan yapan değerleri, aileyi, toplumu, millî ve manevi hasletlerinizi korumazsanız; iş ahlakınızı saf dışı bırakıp rekabeti, ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız geliştirdiğiniz yazılım ve algoritmalar, tüm bu teknolojiler fayda değil tam aksine zarar getirir; Allah muhafaza geniş çaplı bir yıkıma sebebiyet verir. Tam da bu yüzden kamu yönetiminden özel sektöre, akademiden iş dünyası ve sivil topluma bu konuların derinlikli bir şekilde ele alınması gerekiyor. Hele ki Ahilik gibi köklü bir kültürün mirasçıları olarak bizim böyle bir meseleye duyarsız kalmamız zaten düşünülemez" ifadelerini kullandı. Müslümanlar olarak ekonomik ve ticari münasebetlerimizi de hayatımıza yön veren temel değerler ışığında sürekli gözden geçirmek durumunda olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "29. Uluslararası İş Forumu'nun 'Yapay Zekâ Çağında İnsanın ve İş Dünyasının Dönüşümü' başlığıyla tertiplenmiş olmasını bu bakımdan çok kıymetli buluyorum. Forum kapsamında düzenlenen oturumlarda fikir, tespit ve önerilerini dile getiren tüm katılımcılara bir vesile tebriklerimi iletiyorum. Bu platformlarda yapılan ufuk açıcı istişarelerin hepimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi. "Küresel sistemin çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel sistemin hem meşruiyet hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz. Bilhassa ülkemizin merkezinde yer aldığı coğrafya, tabiri caizse tam bir kriz fırtınası yaşıyor. Ticaretten enerji arzına, gıda güvenliğinden ekonomik yaptırımlara pek çok alanda bu fırtınanın etkilerine hepimiz az ya da çok maruz kalıyoruz. Yakın geçmişte fikir teatileriyle çözülen meseleler, bugün füze ve dron teatileriyle çözülmeye çalışılmaktadır. Gücü gücü yetene düzeni ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurmaktadır" diye konuştu. "Savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil" Birleşmiş Milletler 81. Genel Kuruluna hitabımda bu soruna özellikle dikkat çektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a, içerisinde özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettik. Gazze'de, Lübnan'da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun biz bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik. Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek; dilimiz döndüğü, gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, mazlum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Daha önce söyledim, bugün bir kez daha söylüyorum: Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören; insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci Siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar, geri adım atmayacağız. Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır. İnşallah o günler de mutlaka gelecektir. Henüz 6 yaşındayken ailesiyle birlikte 335 kurşunla vahşice şehit edilen Hind Receb yavrumuzun hesabı hukuk önünde sorulacaktır. Yemek kuyruklarında, kuvözlerde, camilerde, okullarda, hastanelerde göz göre göre katledilen sivillerin hesabı elbette adalete verilecektir. Eğer soykırım yapanlar adalete hesap vermezse, eğer bunlardan hukuk önünde, tarih önünde hesap sorulmazsa aynı vahşet tekrar yaşanacak, aynı insani trajediyle biliniz ki çocuklarımız da karşılaşacak" açıklamasında bulundu. "Son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacağız" Biz şahsen son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye ve Türk milleti aynı şekilde bunun mücadelesi içinde olacak. Hangi dinden, kültürden, kökenden olursa olsun adalete inananlar bunun mücadelesi içinde olacak. Filistin halkı yalnız değildir, asla sahipsiz değildir. Gazzeli kardeşlerimiz hak ve adalet arayışlarında tek başına değildir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bu gerçeği bir kez daha teyit etmiştir. İnsanlık İttifakı'nın temsilcisi olarak Genel Kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir. Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi inmiştir. Şahsımızı ve ülkemizi alakasız iddialarla hedef koymalarının sebebi işte budur. Türkiye; vicdanlı, onurlu, ahlaklı ve yürekli duruşuyla hem mazlumlara umut olmuş hem de diğer ülkelere cesaret aşılamıştır. Genel Kurul salonunda ve kürsüsünde insanlığın müşterek vicdanına tercüman olan tüm ülkeleri ve liderleri gönülden tebrik ediyorum. Türkiye olarak ne pahasına olursa olsun zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya devam edeceğimizin bilinmesini istiyorum" dedi. "Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardık" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir yandan hem bölgemize hem de insanlığa umut olacak hakkaniyetli çözümleri savunurken diğer yandan ülkemizi bu risk ve tehdit ortamından uzak tutacak politikaları kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardık. Ekonomi politikamızın dört sütununu, yani üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık. Çevremizi saran istikrarsızlığa rağmen iş dünyamızın geleceğe güvenle bakabileceği bir iklimi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz" diye konuştu. "16 yıllık kesintisiz büyüme performansımızı sürdürdük" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada çok kısa bir şekilde bazı rakamları sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisini yüzde 3,7 oranında büyüterek 16 yıllık kesintisiz büyüme performansımızı sürdürdük. Ekonomimiz 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 2,6; ikinci çeyreğinde ise yüzde 2,3 oranında büyüdü. Böylelikle Türkiye ekonomisi son 24 çeyrektir kesintisiz büyüme yaşadı. Şu anda dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın ise 6'ncı en büyük ekonomisiyiz. 2002'de 3 bin 616 dolar olan kişi başına gelirimiz, yaklaşık 5 kat artışla 2025'te 18 bin 103 dolara çıktı. Ekonomimizin büyüklüğü ise cari fiyatlarla 1 trilyon 602 milyar dolar oldu" ifadelerini kullandı. "İhracatımız, 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi" İhracat tarafındaki başarılarımızı sizlerin de desteğiyle sürdürüyoruz diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, " 2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız, 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi. Bu yılın ağustos ayındaki ihracatımız geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar doları buldu. Ocak-ağustos döneminde ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 artarak 185 milyar dolara erişti. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ihracatımızı 280 milyar doların üzerine taşıdık. Yıllıklandırılmış hizmet ihracatımızın ise ağustos ayı itibarıyla 125 milyar dolar civarına geldiğini tahmin ediyoruz. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımızın toplamının 405 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz. İhracatçı firmalarımızın sayısına baktığımızda da tablonun bütününe yayılan başarıyı daha net görebiliyoruz. 2002'de ihracat yapan firmalarımızın sayısı yalnızca 33 bin iken, 2025 yılında tam 168 bin firmamız ihracat gerçekleştirdi. Savunma ve havacılık ihracatımız ise Ocak-Ağustos 2026 döneminde geçen yıla kıyasla yüzde 16,2 artarak 6 milyar 300 milyon dolar oldu" dedi. "Türk Eximbank'ın ödenmiş sermayesini 100 milyar liraya çıkardık" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İçinde bulunduğumuz zorlu dönemde firmalarımızın finansmana erişimini kolaylaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Türk Eximbank'ın ödenmiş sermayesini 100 milyar liraya çıkardık. Geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla Türk Eximbank; kredi, sigorta ve garanti olmak üzere ülkemiz ihracatına toplam 54,2 milyar dolar destek sağladı. Bankamızın bu yılki ihracat destekleri Ağustos 2026 sonu itibarıyla 44 milyar dolara yaklaştı. Doğrudan yabancı yatırımlarda da önemli mesafeler kat ettik. Sadece geçen yıl yatırımlarda 3,3 milyar dolar net giriş elde ettik. Yurt dışındaki Türk yatırımları ise 2025 yıl sonu itibarıyla 70 milyar doları buldu. Burada saymaya vaktimizin elvermeyeceği daha pek çok başarıya, rekora MÜSİAD'ımızla ve sizlerle birlikte ulaştık.20 gün önce açıkladığımız yeni Orta Vadeli Program'la sürdürülebilir ve dengeli büyüme hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Bursa iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Bursa iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi

Bursa programı kapsamında BTSO Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Valisi Erol Ayyıldız ve AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala da konuşma yaptı. "Artan maliyetler ve finansman yükü firmalarımızı çok ciddi anlamda zorlamıştır" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında iş dünyasının karşı karşıya kaldığı ekonomik zorluklara değinerek artan maliyetler ve finansman yükünün firmalar üzerindeki etkisini anlattı. Üretim hatlarının yeniden kurulmasının ve kaybedilen müşterilerin geri kazanılmasının uzun zaman aldığını belirten Burkay, işletmelerin finansmana erişiminin önemini vurgulayarak, "Bir üretim hattını sağlamak belki kolay, ama onu yeniden kurmak ve kaybedilen müşteriyi geri kazanmak yıllar alıyor" dedi. Finansman imkanlarının üretimini sürdüren, çalışanını koruyan ve ihracat yapan işletmelere ulaşmasının önemine dikkat çeken Burkay, bu desteklerin firmaların mevcut dönemi daha rahat atlatabilmesi açısından gerekli olduğunu ifade etti. Bursa’nın üretim ve ihracat kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, kentin yüksek teknolojili üretim ve ihracat alanında yeni bir ekosistem oluşturmak için çalıştığını belirtti. Bursa’nın 118 ülkeye 20 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini ve dış ticaret hacminin 36 milyar dolara ulaştığını ifade eden Burkay, bu başarıda sanayicilerin ve çalışanların emeğinin önemli rol oynadığını söyledi. BTSO Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında 1 Ekim’de gerçekleştirilecek oda seçimlerine de değindi. BTSO üyelerine çağrıda bulunan Burkay, "Tüm üyelerimizi odalarına sahip çıkmaya, sandıkta göstermeye bekliyoruz. Bursa’nın geleceğinde söz sahibi olan, bu şehrin dışında emek veren her birimizin huzuru için bunun gerçekten çok iyi olacağına inanıyorum. İnanıyorum ki çıkacak güçlü bir iradeyle Bursa için omuz omuza çalışmaya tekrar devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bursa, ekonomik kalkınmanın öncü şehirlerinden" Bursa Valisi Erol Ayyıldız, konuşmasında kentin üretim gücü ve ekonomik potansiyeline dikkat çekti. Bursa’nın sahip olduğu insan kaynağıyla Türkiye’nin ekonomik kalkınmasında önemli bir konumda bulunduğunu belirten Ayyıldız, "İçerideki insan kaynağıyla ülkemizin ekonomik kalkınmasının öncü şehirlerinden birisi olmuştur. Otomotivden tekstile, makineden gıdaya uzanan geniş üretim yapımız, Bursa’yı Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda ileriye taşıyacak önemli bir imkâna sahiptir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan kalkınma anlayışına değinen Ayyıldız, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı kalkınma anlayışı doğrultusunda Bursa olarak da üzerimize düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kamu ve özel sektör arasındaki iş birliğinin önemine de değinen Ayyıldız, "Önümüzdeki dönemde de kamu, özel sektör ve iş dünyası arasındaki güçlü iş birliğini daha da geliştirmemiz bu alanda büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. "Dünyanın en gelişmiş, en kalkınmış on ülkesi arasına girmeye mecburuz" AK Parti Genel Başkanvekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, konuşmasında Türkiye’nin ekonomik ve demokratik gelişim hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin dünyanın en gelişmiş ve kalkınmış 10 ülkesi arasına girmesi gerektiğini belirten Ala, bu hedefe ulaşmak için ekonomik gelişmenin yanı sıra demokratikleşmenin de önem taşıdığını ifade etti. Ala, "Şimdi biz mecburuz. Dünyanın en gelişmiş, en kalkınmış on ülkesi arasına girmeye mecburuz. Diyoruz da peki, biz ne yapacağız bunu? Ekonomisiyle on ülke arasına girecek, demokrasisiyle on ülke arasına girecek. Çünkü siyasetinizle girmiyorsa zaten ekonominiz gelişemez" dedi. Türkiye’nin ekonomik dönüşüm sürecine değinen Ala, tarım ekonomisinden sanayiye, sanayiden bilgi ekonomisine geçişe dikkat çekerek, "Tarım ekonomisi 250 senedir devam ediyordu, ardından sanayi devrimi geldi. Ama şimdi bilgi ekonomisinin eşiğindeyiz artık arkadaşlar" ifadelerini kullandı. Hazırlanan projelerin hayata geçirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirten Ala, "Bunları yapan ve yolumuza devam edelim diye bizim bakanlığımızda da çalışmayı yaptık ve gönderdik. Onları peyderpey hayata geçiriyoruz, geçireceğiz" diye konuştu. "Bursa gerçekten gurur duyduğumuz bir şehir" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa’nın üretim, girişimcilik ve yenilikçilik alanlarındaki gücüne dikkat çekti. Bursa’nın Türkiye’nin sanayi ve üretim alanındaki mücadelesinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Yılmaz, "Bursa gerçekten gurur duyduğumuz bir şehir. Üreten bir şehir, girişimci, yenilikçi bir şehir. Bunu bir kez daha bugün TEKNOSAB’da gördük" dedi. TEKNOSAB’da gerçekleştirilen çalışmalara değinen Yılmaz, "Bugün Söz İstikbal Projesi’nin temelini attık. Orada da söyledim. Bu, yeni nesil bir organize sanayi bölgesi" ifadelerini kullandı. TEKNOSAB’ın planlama ve altyapı yapısına dikkat çeken Yılmaz, "Biraz gezdirdi başkanımız, sağ olsun. Özellikle bu yer üstünde değil de yer altında görülmeyen kısımlarıyla, mimarisiyle, arkasındaki zihniyetle, bütüncül planlama yaklaşımıyla çok önemli. İlk Bursa’da kurulmuş. Ülkemizin ilk on senelik deneyimi Bursa’da yaşanmış. İnşallah yeni nesil ilk OSB’ler de Bursa’dan çıkacak ve tüm Türkiye’ye yayılacak" diye konuştu. "Mal ve hizmet ihracatımız 405 milyar dolara ulaştı" Türkiye’nin ihracat performansına ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik koşullara rağmen ihracattaki gelişimin sürdüğünü belirtti. Yılmaz, "Bütün bu şartlara rağmen, yıllıklandırılmış mal ihracatımız 280 milyar doları aşmıştır. Bugün 280 milyar dolar mal ihracatı, 125 milyar dolar hizmet ihracatını topladığınızda 405 milyar dolara ulaşan bir ihracatımız var" dedi. İhracatta yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürünlerin payının arttığını belirten Yılmaz, "İhracatımız içinde orta-yüksek ve yüksek teknolojideki ürünlerimizin payı 2024 yılında yüzde 40’lara çıktı. 2026’da, bu sene ihracatımız çok fazla artmıyor gibi görünse de aslında bir miktar artış var. Ama kilogram başına kazancımızı, yani ihracatımızın değerini de artırdık. Dolayısıyla daha zorlu şartlara rağmen doğru istikamette devam ettiğimizi görüyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasında sanayici ve ihracatçıların önemli rol oynadığını vurgulayan Yılmaz, "Ülkemizi ihracatta hedeflere taşıyan tüm sanayicilerimizi, tüm ihracatçılarımızı gönülden tebrik ediyorum. Hepsine şükranlarımızı sunuyorum" diye konuştu. "Krizler artık istisna olmaktan çıktı, neredeyse kural haline geldi" Dünyadaki ekonomik ve siyasi istikrarsızlıklara da değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ölçekte yaşanan belirsizliklerin giderek daha sık hale geldiğini ifade etti. Yılmaz, "Geldiğimiz noktada dertlerimiz var ama aynı zamanda şanslıyız. Nedir dünyada en büyük mesele? Bugün neredeyse istikrarlı bir şekilde istikrarsızlık yaşayan bir ortamdır bu dünya. Krizler artık istisna olmaktan çıktı, neredeyse kural haline geldi" dedi. Böyle bir ortamda Türkiye’nin istikrarını korumasının önemine dikkat çeken Yılmaz, "Böyle bir ortamda istikrarımızı koruduğumuz sürece geçmişten daha fazla ilerleme kaydediyoruz. Türkiye’de çok şükür siyasi istikrar var, güçlü bir liderlik ve gelişmiş kadrolar var. Özellikle bu zor zamanlarda tecrübenin ve liderliğin önemi bir kat daha artmış durumda" ifadelerini kullandı.

Bursa’nın Vergi Rekortmenleri Listesinde Matlı’dan Çok Yönlü Temsil Haber

Bursa’nın Vergi Rekortmenleri Listesinde Matlı’dan Çok Yönlü Temsil

Bursa Defterdarlığı’nın 2025 vergilendirme dönemine ilişkin açıkladığı Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi Bursa geneli ilk 100 listesinde Matlı Şirketler Grubu, protein zincirinin farklı halkalarında yarattığı katma değerle öne çıktı. Grubun güçlü markalarından Keskinoğlu ve Proyem kurumlar vergisinde ilk 20'ye girerken; Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Önder Matlı gelir vergisi listesinde yer aldı. 60 yılı aşan köklü geçmişiyle tarım ve gıda sektöründe faaliyet gösteren Matlı Şirketler Grubu; yemden hayvancılığa, yumurtadan beyaz ete, süt ürünlerinden bitkisel yağa uzanan "Topraktan Sofraya Entegre Ekosistem" vizyonunun finansal başarısını tescilledi. Ortak Akıl ve Entegre Üretim Gücü Açıklanan Kurumlar Vergisi sıralamasında grubun şirketlerinden Keskinoğlu 16’ncı, Proyem ise 18’inci sırada listelendi. Matlı Grubu'nun hem yem üretiminde hem de hayvansal proteinde (beyaz et ve yumurta) aynı anda en çok vergi verenler arasına girmesi, farklı sektörlerdeki çok yönlü gücünü ve ölçek ekonomisini kanıtladı. Gelir vergisi sıralamasında ise Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı 87’nci, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Önder Matlı 100’üncü sırada yer aldı. Kardeşlerin listede ayrı ayrı yer alması, grubun 'ortak akıl ve eşit sorumluluk' felsefesine dayalı kurumsal yönetim anlayışının finansal sonuçlara güçlü bir yansıması olarak değerlendirildi. “Bursa, kökümüzün ve üretim kültürümüzün şekillendiği şehir” Elde edilen sonuçları değerlendiren Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Bursa’nın grup için yalnızca yönetim merkezinin bulunduğu bir şehir olmadığını, köklerinin, üretim kültürünün ve çalışma anlayışının da burada şekillendiğini ifade etti. Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Tarım ve gıdada oluşturduğumuz entegre üretim yapısını geliştirirken; üretim, yatırım, istihdam ve ihracatla Bursa’ya değer katmayı sürdürüyoruz. Açıklanan dereceleri, Bursa ile birlikte büyüyen ve üreten yapımızın anlamlı bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz. Üretmenin, istihdam sağlamanın ve bu şehre karşı sorumluluk üstlenmenin ne anlama geldiğini biliyoruz. Bugüne kadar edindiğimiz birikimi bundan sonra Bursa iş dünyasının tamamının önünü açmak için de kullanmaya hazırız. Bursa’nın üretenleri güçlendikçe Bursa da güçlenecek.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.