Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İstihdam

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İstihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erbaa Belediye Başkanı Karagöl: "Bugün, İstanbul’da yaşayan Tokatlılarımızın sayısı kadar, yani 460 bin adet sarmamızı dağıttık" Haber

Erbaa Belediye Başkanı Karagöl: "Bugün, İstanbul’da yaşayan Tokatlılarımızın sayısı kadar, yani 460 bin adet sarmamızı dağıttık"

Tokat’ın yöresel lezzetleri ile tarihi ve kültürel değerlerinin tanıtıldığı Tokat Günleri'nin, 7.'si İstanbul Atatürk Havalimanı Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte, Tokat’ın ilçelerine ait stantlar ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Organizasyonda, Erbaa’nın ekonomik potansiyeli ve üretim kapasitesi de gündeme geldi. Etkinlik alanında kurulan stantta Erbaa’nın tarihi yapılarından Silahtar Ömer Paşa Camii’nin tanıtımına yer verilirken, ilçenin coğrafi işaretli ürünü Erbaa Narince Bağ Yaprağı ile hazırlanan sarmalar forklift yardımıyla dev kazanlarda etkinlik alanına taşınarak ziyaretçilere ikram edildi. "İstanbul’da yaşayan her Tokatlı vatandaşımız için birer tane sarma ikram ettik" Etkinlikte konuşan Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl, Erbaa’nın tarihi ve kültürel değerlerini tanıttıklarını belirterek, İstanbul’da yaşayan yaklaşık 460 bin Tokatlı için 460 bin adet zeytinyağlı yaprak sarma ikram ettiklerini söyledi. Karagöl, "İstanbul’da yaşayan hemşehrilerimiz ile buluştuğumuz için mutluyuz. Tabii biz buraya gelirken sadece kendimizi getirmedik. Silahtar Ömer Paşa Camiimizin tanıtımını yapmak için son cemaat mailini bir stant haline getirdik. Tarihimizi ve insanımızın selamını getirdik. Bir taraftan kendimiz gelerek diğer ürünlerimizi tanıtmaya yönelik ikramlarımızı getirdik. Bizim coğrafi işaretli ürünümüz olan Erbaa yaprağının sarmasını, dolmasını getirdik. Bugün de burada İstanbul’da yaşayan Tokatlılarımızın sayısı kadar, yani 460 bin adet sarmamızı dağıttık. İstanbul’da yaşayan her Tokatlı vatandaşımız için birer tane sarma ikram ettik. Heyecanımız çok yüksek hemşehrilerimizle buluştuğumuz için mutluyuz. İstanbul’da neredeyse Tokat kadar nüfusumuz var. Belki de kayıt dışı daha fazla olabilir. Buradaki kalabalıkta bunu görüyoruz" şeklinde konuştu. "Hemşehrilerimizi Erbaa’da yaşamaya davet ediyoruz" Erbaa’nın yatırım ve yaşam açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Karagöl, "İş anlamında veyahut sosyal hayat, gayrimenkul anlamında gönül rahatlığı ile yatırım yapabilirler. Tarihi coğrafi güzelliklerde var. Doğası ve iklimi de büyük bir etken. İnsanın yaşayabileceği 200 rakımı bulunan bir şehirden bahsediyoruz. O yüzden Erbaa’da yaşamaktan kimse pişman değil. Biz İstanbul’un yoğunluğundan, trafiğinden ve hayat pahalılığından kaçmak isteyen hemşehrilerimizi Erbaa’ya yaşamaya davet ediyoruz" dedi. "Erbaaspor’u daha üst liglerde görmeyi hayal ediyoruz" Bir şehrin gelişmesinde turizm, tarih ve istihdamın yanı sıra sporun da önemli bir yere sahip olduğunu belirten Karagöl, "Şehir olmanın gerekliliklerini yerine getirmek için farklı alanlarda gelişmek gerekiyor. Turizm, tarih ve istihdam kadar spor da önemli. Tokat ve bölgemizde ikinci ligde mücadele eden takımımız Erbaaspor’a her türlü desteği vermeye çalışıyoruz. İnşallah takımımızı daha iyi yerlerde göreceğiz. Şu anda ikinci ligde orta sıralarda mücadele ediyor. Bazı sıkıntılarımızı çözüp takımımızı birinci ligde görmeyi de hayal ediyoruz" diye konuştu.

Osmangazi Belediyesi’nden istihdama güçlü destek Haber

Osmangazi Belediyesi’nden istihdama güçlü destek

Vatandaşların iş hayatına katılımını kolaylaştırmak ve firmaların nitelikli personel ihtiyacına çözüm üretmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, istihdam odaklı buluşmalarına bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda gerçekleştirilen organizasyonda, Toksan Otomotiv temsilcileri iş arayan adaylarla birebir görüşmeler yaparak açık pozisyonlar, çalışma şartları ve işe alım süreçleri hakkında bilgi verdi. Katılımcılar ise mesleki deneyimlerini ve yetkinliklerini paylaşarak kendilerine uygun iş imkanlarını değerlendirme fırsatı buldu. "120 görüşmenin yaklaşık 60’ı olumlu geçti" Toksan Otomotiv İnsan Kaynakları Uzmanı Gonca Yazıcı, Osmangazi Belediyesi’nin sağladığı imkanlarla iş arayan vatandaşlara doğrudan ulaşabildiklerini belirterek, "Osmangazi Belediyesi sayesinde burada toplu iş görüşmeleri gerçekleştiriyoruz. Şu ana kadar 120 adayla görüştük ve bu görüşmelerin yaklaşık 60’ı olumlu sonuçlandı. Önümüzdeki süreçte 50 kişiyle daha görüşme yapmayı planlıyoruz. Bizlere bu imkanı sağlayan Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. İşverenlerle vatandaşlar arasında güçlü bir iletişim köprüsü kuran Osmangazi Belediyesi, farklı sektörlerle gerçekleştirdiği iş birlikleri sayesinde yerel istihdamın gelişmesine ve yeni kariyer fırsatlarının oluşturulmasına katkı sağlamayı sürdürecek.

Bakan Kacır: "Ülkemizdeki OSB sayısını 374’e yükselttik" Haber

Bakan Kacır: "Ülkemizdeki OSB sayısını 374’e yükselttik"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ANKIROS 2026 Fuarı ve 23. Uluslararası Metalurji ve Malzeme Kongresi açılışına katıldı. Bakan Kacır, 23 yıl önce 36 milyar dolar seviyesinde olan yıllık ürün ihracatını 283 milyar dolara taşıdıklarını ifade ederek, "Türkiye bugün, Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçı ülkedir" dedi. "Geçen yıl dünya ham çelik üretimi yüzde 2 daraldı, sektörümüz küresel eğilimden pozitif yönde ayrıştı" Bölgesinde güvenin ve istikrarın adresi haline gelen Türkiye'nin, küresel ve bölgesel meydan okumalara rağmen yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat rotasındaki kalkınma yolculuğunu emin adımlarla sürdürdüğünün altını çizen Bakan Kacır, "'Millî Teknoloji Hamlesi' hedeflerimize giden yolda, sanayimizin çarkları her geçen daha hızlı dönüyor. Türk demir çelik sektörü; yıllık 62 milyon ton üretim kapasitesiyle, geniş ürün grubu ve çevreci üretim altyapısıyla küresel tedarik zincirlerinde kritik rol üstleniyor. Küresel talepteki zayıflık ve ticarette artan korumacı tedbirler nedeniyle dünya ham çelik üretiminin yüzde 2 daraldığı geçtiğimiz yılda, sektörümüz değişen piyasa koşullarına hızla uyum sağlama kabiliyetiyle küresel eğilimden pozitif yönde ayrıştı" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bugün Avrupa’nın en büyük, dünyanın 7. büyük çelik üreticisi konumunda bulunduğunu aktaran Bakan Kacır, "Geçtiğimiz yıl 8 milyar euroya yakın ciroya ve 6 milyar euronun üzerinde doğrudan ihracata ulaşan döküm sanayimiz de metal sektörümüzün göğsümüzü kabartan bir diğer koludur. Sektörümüzün üretim kapasitesini besleyen, teknolojik kapasitesini artıran adımlarımızla; bugün Avrupa'nın ikinci, dünyanın ise yedinci büyük döküm üreticisi konumuna ulaştık. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak metal sanayimizin tüm kollarında üretim kapasitesini, verimliliği ve katma değeri artıracak yatırımları desteklemeyi sürdürüyoruz" açıklamalarında bulundu. "Türkiye’yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacağız" Merkez Bankasının 750 milyar liralık kaynak ayırdığı Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programıyla; Türkiye için stratejik değeri yüksek 1 milyar liranın üzerindeki yatırımlara yüzde 12,95 yıllık finansman maliyetine kadar uygun koşullu finansman imkanıyla, 2 yılı ana para ödemesiz, 10 yıl vadeli kaynak kullanımı imkânı sağladıklarını söyleyen Bakan Kacır, sözlerine şöyle devam etti: "Geçtiğimiz ay program kapsamında hayata geçirdiğimiz yeni uygulamayla, stratejik nitelik taşıyan tüm projelere doğrudan; 100 milyon liranın üzerinde yatırımla hayata geçen diğer projelere; yatırımın ilerleme seviyesi, OSB ve Endüstri Bölgelerinde gerçekleşme, yatırımcının Ar-Ge faaliyetleri gibi unsurları önceliklendirerek 1 yılı anapara ödemesiz 5 yıl vadeli, Merkez Bankası politika faiz oranının 10’da 7’si (bugün için yıllık yüzde 25,9) finansman maliyeti ile kaynak sunmak üzere adım attık. Ülkemizi daha fazla yeni teknoloji yatırımının adresi haline getirmek üzere hayata geçirdiğimiz bir diğer program, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programıdır. Programda; ölçeği, niteliği ve küresel değer zincirlerinde oluşturacağı etki itibarıyla ülkemize teknoloji geliştirme ve üretme kabiliyetinde önemli kazanımlar sağlayacak yatırımlar için cazip koşullarda finansman ve uygun yatırım alanları sunuyoruz. 2030 yılına dek 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedeflediğimiz yatırımlar, Türkiye’yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacak." "Ülkemizdeki OSB sayısını 374’e yükselttik" "Dünya Bankasıyla yürüttüğümüz 'Türkiye Yeşil Sanayi Projesi', 'Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi' ve 'Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi' ile 1 milyar doların üzerinde finansmanı sanayicilerimize, KOBİ'lerimize ve yeşil teknoloji girişimlerine sunduk" diyen Bakan Kacır, "'Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu'yla, sanayimizin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030’a kadar 5 milyar euroluk uluslararası finansman sağlamak üzere adım attık. Bizler, 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da istihdam sağlayan, üreten, ihraç eden ve bu ülke için elini taşın altına koymaktan çekinmeyenin yanında, yakınında olmayı sürdüreceğiz. 118 hektarlık Burdur Batı ve 38 hektarlık Amasya Gümüşhacıköy Organize Sanayi Bölgelerimizi ilan ederek ülkemize toplam 156 hektarlık yeni planlı sanayi alanı kazandırdık. Ülkemizdeki OSB sayısını 374’e yükselttik" şeklinde konuştu. Bakan Kacır, sanayinin köklü birikimini ileri teknolojinin sunduğu imkânlarla buluşturarak, daha fazla üreten, daha yüksek katma değer oluşturan ve küresel rekabette daha fazla söz sahibi olan bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceklerini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

OİB’den Mobilitenin Geleceğine Akıllı Dokunuş Haber

OİB’den Mobilitenin Geleceğine Akıllı Dokunuş

Türkiye otomotiv sektörünün ihracattaki tek koordinatör birliği Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından Ticaret Bakanlığı desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğünde 2012 yılından bu yana düzenlenen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’nda (OGTY) bu yılki ödüller sahiplerini buldu. OİB’in bu yıl “Endüstriyel Mobilite” temasıyla düzenlediği 15. Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışmasında, otonom yazılımlardan yapay zeka çözümlerine, yeni nesil komponentlerden bütünsel mobilite sistemlerine kadar geniş bir yelpazedeki projeleriyle finale kalan 10 proje, büyük ödüllere ulaşmak için sahneye çıktı. OGTY’nin bu yılki şampiyonu; Helios projesiyle Gizem Uysal ve Gizem Şanyılmaz oldu. Toplam 1,5 milyon TL’lik büyük ödülün sahibi olan alternatif yakıt teknolojileri, malzeme ve komponentler ve çevreci araçlar alanında faaliyet gösteren Helios, MOF teknolojisiyle hidrojeni daha güvenli ve kompakt depolayarak temiz yakıtlı araçların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeli çözmeyi hedefliyor. OGTY’de dereceye giren ilk beş proje toplam 5 milyon TL nakdi ödül, Patent Tescil Ödülü, Ticaret Bakanlığının uygun bulması halinde Yurt Dışı Eğitim Bursu ve İTÜ Çekirdek Growth Ödülü kazandı. OGTY’de En Çok Proje Gönderen Üniversite Ödülünü ise Bursa Uludağ Üniversitesi aldı. Üniversitenin Teknoparkı Ulutek Teknopark ve Teknoloji Transfer Ofisi’nin (Bursa Uludağ TTO) projelerinden 5’i de bu yıl ilk 15 proje arasına girmeyi başardı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ve OGTY Yürütme Kurulu Başkanı Zeki Şafak Ozan ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serhat Karyeyen, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş ile OİB Yönetim Kurulu ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Kılıçkaya: “OİBventure girişimcilerimize destek için hayata geçirildi” Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, “İhracatın şampiyonu otomotiv sektörümüzün önünde fırsatlar olduğu kadar tehditler de var. AB’nin Made in EU yasa tasarısı, hep birlikte takip ettiğimiz bir süreç. Made in EU’da Gümrük Birliği’nden gelen hakları korumak için Ticaret Bakanımız başta olmak üzere sektörümüzle omuz omuza çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da sürece dahil durumda. Bu konuda da desteğimiz sonuna kadar sürecek” dedi. Yazıcı: “Tüm zorluklara rağmen ihracatı artırıyoruz” OİB Başkanı Kemal Yazıcı, Türkiye’nin otomotiv sektöründe Avrupa'nın en önemli üretim ve tedarik üslerinden olduğunu, sektörde araç üreten 14 ana sanayi firması, Tier-1 olarak parça / sistem üreten 500’ün üzerinde tedarikçi firma ve ihracat yapan 2 bin 500’ün üzerinde aktif firma bulunduğunu söyledi. Yazıcı “Sektörümüz üretimde doğrudan 250 bin kişiye ve diğer destek hizmetlerle birlikte toplam 550 bin kişiye istihdam sağlıyor. Ürettiğimiz araçlar ve parçalar dünyanın yaklaşık 200 ülke ve bölgesine ulaşıyor. Bu başarının arkasındaki en önemli güçlerden biri, çalışkan insan gücümüzün yanında, Ar-Ge ve inovasyon kapasitemizdir. Otomotiv sektörü bugün 168 Ar-Ge merkezi ile Türkiye’de en fazla Ar-Ge merkezi bulunan sektörlerden birisi konumunda” diye konuştu. Bu yıla girerken ihracat hedefini 43 milyar dolar olarak belirlediklerini hatırlatan Yazıcı “Yılın ocak-eylül döneminde otomotiv ihracatı geçen yıla göre yüzde 3,1 artarak 31 milyar 145 milyon dolar oldu. Bu yılı hedefimize yakın bir rakamla, yaşadığımız tüm zorluklara rağmen yeni bir ihracat rekoruyla kapatmaya hazırlanıyoruz” dedi. “Türkiye’nin Made in Europe içinde kalması için tüm gücümüzle çalışıyoruz” İhracatı artırdıklarını ancak bölgemizdeki savaşlar, jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve enflasyona kıyasla düşük seyreden döviz kurlarının rekabetçiliği olumsuz etkilemeye devam ettiğini de vurgulayan Yazıcı, “Son dönemde Avrupa Birliği ülkelerinin kendilerini Çin’e karşı koruma hazırlığı ve Made in Europe olarak da bilinen IAA-Industrial Accelerators Act yasa taslağı şu anda ihracatımızı olumsuz etkileyebilecek en önemli risk olarak görülüyor. Türkiye’nin de Made in Europe kapsamı içerisinde kalması için tüm gücümüzle çalışıyoruz” dedi. Dünya otomotiv endüstrisinde yenilikçi tasarımların öneminin her geçen gün arttığını da dikkat çeken Yazıcı “Ülkemizi bu dönüşümde öncü bir konuma taşımamız gerekiyor. Gençlerimizin bu süreçte doğru konumlanması çok önemli. Sadece otomotiv endüstrisinin değil, ülkemizin de geleceği cesur, yaratıcı ve girişimci gençlerimizin elinde. Sektörümüzün teknolojik dönüşümünü hızlandırmak ve yeni nesil mobilite girişimlerine doğrudan destek sunmak amacıyla kısa süre önce OİBventure fonunu da hayata geçirdik. OGTY’de bulunan girişimlerimizin her birini geleceğe taşımak için OİBventure fonumuzu da etkin bir şekilde kullanmayı hedefliyoruz” dedi. Ozan: “Projelerin değerlemesi yaklaşık 22 milyar TL’ye ulaştı” OGTY Yürütme Kurulu Başkanı Zeki Şafak Ozan da bu yıl OGTY’ye toplam 435 başvuru olduğunu, 2012 yılından bugüne kadar ise toplam 6.079 başvuru olduğunu belirterek “Bugüne desteklediğimiz projeler toplam 2,2 milyar TL yatırım aldı ve 2.135 kişilik istihdam oluşturdu. Ciroları 1,2 milyar TL’ye, değerlemeleri ise yaklaşık 22 milyar TL'ye ulaştı. Projelerin yaklaşık yüzde 70’i şirketleşti. Birçoğu artık mobilite dünyasının aktif oyuncuları arasında. Bu girişimler artık yalnızca birer fikir değil, aynı zamanda sektörel dönüşümün öncüleri. Big Bang Startup Challenge gibi büyük sahnelerde kendilerine yer bulacak bu ekiplerin, gelecekte çok daha büyük başarılara imza atacaklarına gönülden inanıyoruz, OİBventure İnovasyon Fonu da gençlerin başarılarına katkı sağlayacak” dedi. Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serhat Karyeyen konuşmasında tüm finalistlere başarılar dilerken, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş da “Otomotiv ve mobilitede bugüne dek OİB iş birliğinde 530 otomotiv girişimini destekledik ve yaklaşık 50 girişimcinin global pazara açılmasına katkı sağladık” dedi. OGTY’ye en çok proje gönderen ödülün takdim edildiği Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi de “Otomotivin başkenti olan Bursa’da bu sektöre önemli yatırımlar yapıyoruz. Üniversite ve Teknokent olarak da projelerimizle OGTY’ye başvurmaya devam edeceğiz” dedi. OGTY otomotivde ufuk açan konferans ve panellere ev sahipliği yaptı Her yıl katlanarak büyüyen ve bir tasarım yarışmasından olmasından öte Türk otomotiv endüstrisinin inovasyon ekosisteminin temel taşlarından birine dönüşen OGTY, profesyonellerden öğrencilere geniş bir kitlenin yaratıcı fikirlerini ve potansiyelini ortaya koyması bakımından da önem taşıyor. Ülkemiz otomotiv sektöründe Ar-Ge ve tasarım kültürünün yerleşmesi, teknoloji ile bütünleşmesi, ihracatta katma değerin artırılması ve komponent bazlı yenilikçi ürünler tasarlanması amacıyla düzenlenen OGTY, bu yıl da önemli organizasyonlara ev sahipliği yaptı. Doç. Dr. Dicle Yurdakul’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen OGTY’de, Strateji ve İnovasyon Danışmanı Mustafa İçil “Endüstriyel Mobilitede Geleceği Tasarlamak: Yapay Zeka, İnovasyon ve Yeni Rekabet Oyunu” başlıklı konuşma yaparken, Türkiye Kalkınma Fonu Genel Müdürü Dr. Elif Altuğ da OİBventure Mobilite İnovasyon Fonu Tanıtım Sunumu gerçekleştirdi. OGTY’DE DERECEYE GİREN İLK BEŞ PROJE 1. Helios - 1,5 milyon TL ödül Helios, MOF teknolojisiyle hidrojeni daha güvenli ve kompakt depolayarak temiz yakıtlı araçların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeli çözmeyi hedefliyor. 2. ICARBON - 1 milyon TL ödül Otomotiv endüstrisi kaynaklı polimerik atıkların yüzde 90 üzeri verimle tekrar kullanılmasını sağlamak için “Hidrotermal İleri Geri Dönüşüm Teknolojileri” üzerinde çalışıyor. 3. Gibrin eDrive - 900 bin TL ödül Elektrikli ve hibrit araçlar için geliştirilen, yüksek verimli BLDC elektrik motoru, akıllı motor sürücüsü ve uzaktan kontrol platformunu tek sistemde sunan yerli e-mobilite çözümü. 4. NuManufacturing - 850 bin TL ödül NuCoatSense Mobility, otomotivde üretim ve mal kabulde malzeme, boya ve kaplama kalitesini NIR sensör füzyonu ve Edge AI ile anlık doğrulayan sürdürülebilir kalite ve DPP platformu. 5. TUSMEC - 750 bin TL ödül Farklı tipte otonom sistemleri tek bir yapay zekâ platformu üzerinden koordine ederek tarım, lojistik ve güvenlik operasyonlarını otomatikleştiren bir robotik deeptech teknoloji girişimi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen 13. Türkiye İnovasyon Haftası programında bir konuşma yaptı. Dün itibarıyla başlayan İnovasyon Haftası'nın bu yılki temasının 'İnsanlığın Yeni Evresi' olarak belirlenmesini, son derece anlamlı bulduğu bir konu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapay zeka, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojiler başta olmak üzere hayatımızın her alanında köklü değişimler yaşanırken iş dünyamızın bu yeni döneme ne kadar hazır olduğunun tespiti şüphesiz çok çok önemlidir, yerinde bir hassasiyetin ifadesidir. Şu bir gerçek ki teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken, insan faktörü maalesef dikkate alınmıyor. İnsanı ve insani değerleri dışlayan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı kuşkusuz şüphelidir. Son dönemde insan ile teknoloji arasındaki ilişkileri sorgulayanların sayısının giderek arttığını müşahede ediyoruz. Sadece entelektüel çevrelerde değil; iş dünyasında, akademide, toplumun genelinde soru işaretleri artmakta güvenin yerini tedirginlik almaktadır. İnsanlık tarihine baktığımızda değişime direnenler, değişimden korkanlar, değişimle birlikte ellerindeki imkanları kaybetmekten endişe duyanlar olmuştur. Bundan sonra da olacaktır. Fakat her seferinde insanla teknoloji arasında bir orta yol bulunmuş, karşı çıkılan teknoloji zamanla insan hayatının vazgeçilmezi haline gelmiştir. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Tarihte olduğu gibi bugün de benzer endişelerin yapay zeka başta olmak üzere birçok yenilik için dile getirildiğini görüyoruz. Kuşkusuz bunların önemli bir kısmı son derece haklı yerinde endişeler. Geçen hafta dikkat çektiğim tekno oligarklar sadece belli ülkeleri değil tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayımladığı 22 maddelik bildiri insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. Yüz milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yapboz tahtası olarak gören bu zihniyetin insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimilerinin teknokrasi, kimilerinin tekno faşizm adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz. Bütün bunların şimdiden konuşulmasını çok kıymetli buluyorum. Türkiye İnovasyon Haftası'nda bu önemli tema altında yürütülecek ufuk açıcı tartışmalara görüşleriyle, düşünceleriyle, birikimleriyle, önerileriyle katkı veren herkese şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız" Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milli Teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115'e ulaştı. 2002'de 1,2 milyar dolar olan Türkiye'nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık. Özgün bir fikri olan dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir insanımızın hayallerine giden yolu ardına kadar açmaya çalışıyoruz. Girişimcilerimizin ihtiyaç duyduğu finansmanı temin etmek üzere girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldık. Her yıl düzenlediğimiz TEKNOFEST'lerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicorn'u olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicorn'umuz var. 2030'a dek ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını, bunların toplam değerlemesinin ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminallerini Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız. Nisan ayında Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke haline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştık. Destek enstrümanlarımızı güncelliyor, müteşebbislerimizin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete veriyoruz. Merkez Bankamızın 750 milyar lira tahsis ettiği Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programımız bunların en başında yer alıyor. Yüksek Teknoloji Destek Programı HIT-30'la da Türkiye'nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli bir adım attık" dedi. "Veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız" KOBİ'lerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyarlık İmalat Sanayii Kredi Finansman Programı'nı devreye aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yine yakın dönemde 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'yla gelecek vizyonumuzu sizlerle paylaştık. Buna göre veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zeka altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz. Bilge Dil Modelimizle Türkçe yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayacağız. Teknolojiye yaptığımız yatırımların ekonomimiz ve dijital egemenliğimiz için ne anlama geldiğini özellikle savunma sanayii alanında görüyoruz. Bakınız, savunma ve havacılık sektörümüzün 2002 yılında yerlilik oranı sadece yüzde 20, ihracatı ise 248 milyon dolar seviyesindeydi. Güvenlik kuvvetlerimizin kullandığı birçok temel malzemeyi ithal etmek zorunda kalıyorduk. Ürünü ithal etmekle iş bitmiyor. Tedarikçiler bunları nerede, kime karşı ve nasıl kullanacağımıza da karışıyordu. Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan terörle mücadeleye kadar başkalarına muhtaç olmanın sıkıntısını çok çektik. Attığımız kararlı adımlarla ülkemize ve milletimize yakışmayan bu hazin tabloya son verdik. Bugün savunma sanayiinde 4 bin 500'ü aşkın firma, bin 400'ün üzerinde proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştık" dedi. "Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir" Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 yılının Ocak-Eylül döneminde ise ihracatımızı önceki senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 15,6 artırarak 6,9 milyar dolara taşıdık. Türkiyenin genel ihracatında kilogram başın değer 1,5 milyar doları civarındayken savunma sanayiinde hacimli ürünler dahil kilogram başı ihracat oranımız 65 dolara yaklaşıyor. Hatta SİHA’larımızda kullandığımız kameraların kilgram başı değeri 20 bin dolar civarında. O kameralar içerisindeki dedektörlerin kilogram başı değer ise 50 bin dolar. Bunlar bize şunu anlatıyor. Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız. Bu süreçte geleneksel olarak güçlü olduğumuz sektörleri ihmal etmeyecek, onları da desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

55. Uluslararası Modef Expo İnegöl Mobilya Fuarı Kapılarını Açtı Haber

55. Uluslararası Modef Expo İnegöl Mobilya Fuarı Kapılarını Açtı

İnegöl’ün üretim, istihdam ve ihracat gücünün en önemli temsilcilerinden biri olan MODEF EXPO 55. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı, düzenlenen törenle kapılarını ziyaretçilere açtı. Mobilya sektörünün önde gelen temsilcilerini, üreticileri, tasarımcıları ve iş dünyasını buluşturan fuar, İnegöl mobilyasının kalitesini, tasarım anlayışını ve üretim kabiliyetini bir kez daha vitrine taşıdı. İnegöl’ün köklü mobilya kültürünü uluslararası pazarlara taşıyan MODEF EXPO, sektörün yeni trendlerinin tanıtılması, ticari bağlantıların geliştirilmesi ve yeni iş birliklerinin kurulması için önemli bir fırsat sunuyor. 140 dolayında üretici firma, yüzlerce model ve özgün tasarımlar ile MODEF EXPO, her geçen yıl gelişen üretim altyapısı ve tasarım gücüyle dikkat çeken İnegöl’ün sektördeki gücünü yansıtıyor. Sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturan fuar boyunca firmalar, yeni koleksiyonlarını ve tasarımlarını tanıtma, mevcut iş bağlantılarını geliştirme ve yeni pazarlara ulaşma fırsatı bulacak. Fuara 40 farklı ülkeden yabancı ziyaretçi ve alım heyetleri gelmesi bekleniyor. İNEGÖL SADECE MOBİLYA VADETMİYOR 17 Ekim Cumartesi günü sona erecek fuarın coşkusu, sadece fuar alanında değil hafta boyunca İnegöl’ün tamamında hissedilecek. Mobilya AVM’leri, Ertuğrulgazi Mobilyacılar Caddesi, Bursa-Ankara karayolu üzerindeki mağazalarıyla 365 gün açık bir fuar merkezi hüviyetindeki İnegöl, bu süreçte şehir olarak fuar bereketini yaşayacak. Öte yandan, İnegöl’e gelen misafirler mobilyanın yanı sıra şehrin tarihi ve doğal güzellikleri, Oylat Kaplıcaları, Oylat Mağarası, Gastro İnegöl Restoranı ile şehrin yöresel lezzetlerini, DOSTUM tesisleriyle doğa ve turizm değerlerini de deneyimleme imkanı bulabilecek. BURADA ÇOK BÜYÜK EMEK VAR Düzenlenen coşkulu törenle kapılarını açan 55. MODEF EXPO’nun açılış törenine; Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri; Ayhan Salman, Hasan Toktaş ve Orhan Sarıbal, Kaymakam Ayhan Akpay, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nedim İncebay, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Fuarın açılış töreninde konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl’ün mobilya sektöründeki güçlü konumuna, üretim ve ihracat potansiyeline ve fuarın sektöre sağladığı katkılara değindi. Başkan Taban, “Bugün hamdolsun mobilya fuarımızın 55’incisini gerçekleştiriyoruz. Tabii burada çok büyük emek var. Kuruluşundan bugüne emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Bugün de inşallah bizler bugünün yöneticileri olarak bu sürece katkı koymaya, destek olmaya hep birlikte, el birliğiyle devam edeceğiz” dedi. MOBİLYADA SEKTÖRÜN MODASINI İNEGÖL BELİRLİYOR Yeni bir dünya düzeni olduğuna değinen Başkan Taban, “Bu düzene ayak uydurmak ve buradan payımızı almak adına çalışmalarımızı gözden geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Öncelikli olarak bizler yerel yönetimler olarak sorumluyuz. Şehirler birbiriyle yarışıyor, ülkeler birbirleriyle yarışıyor. Dolayısıyla herkes bir strateji ve hamle içerisinde... Biz de güçlü kaslarımızı kullanarak inşallah İnegöl'ü bulunduğu noktadan daha iyi bir noktaya taşıyabilmek için mücadele edeceğiz. İnegöl zaten her yeni güne aslında yeni mobilya üretme heyecanı ile başlıyor. Evet senede iki fuar yapıyoruz ama bana göre şehir her gün fuar yapıyor. Bugün binlerce mağaza var. Bunların her biri son derece özel ürünler tasarlıyor. Mobilyada sektörün modasını İnegöl belirliyor” dedi.

GESİAD’IN SİNERJİ TOPLANTISINA ULUDAĞ İÇECEK YKB ÖMER KIZIL KONUK OLDU Haber

GESİAD’IN SİNERJİ TOPLANTISINA ULUDAĞ İÇECEK YKB ÖMER KIZIL KONUK OLDU

Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’ın onur konuğu olduğu etkinliğe; Bulgaristan Ticaret Ataşesi Borislav Petkov, Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, Artvinli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ARSİYAD) Başkanı Erdinç Acar, Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Yönetim Kurulu Üyesi Şeyda Şençayır, Rumelili Yönetici İş İnsanları ve Sanayiciler Derneği (RUMELİSİAD) Başkan Vekili Sinan Alp, Nilüfer Ticaret Merkezi İş İnsanları Derneği (NİLTİMDER) Başkanı Ali Haydar Zeydanlı ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. GESİAD’ın 35. yılı Etkinliğin açılışında konuşan GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya, bu yıl kuruluşlarının 35. yılını kutladıklarını belirterek, kuruldukları günden bugüne Bursa’nın ve Türkiye’nin ekonomik hayatına katkı sunmanın hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini vurguladı. Türkiye’nin geçen 35 yılda büyük bir dönüşüm yaşadığını belirten Papatya, “Aradan geçen 35 yılda çok önemli değişimler yaşandı. Ekonomimiz, sanayimiz, iş dünyamız ve çalışma hayatımız büyük bir dönüşüm geçirdi. Ancak değişmeyen bir şey var ki GESİAD’ın üretime, girişimciliğe, dayanışmaya ve genç iş insanlarının önünü açmaya yönelik inancı. Bugün 35 yıllık birikim üzerinde yükselen güçlü bir GESİAD var. Bu vesileyle derneğimizin kuruluşundan bugüne kadar emeği geçen tüm başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize ve üyelerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu. Zorlu rekabet koşulları Maliyetlerin yükseldiği, finansmana erişimin önem kazandığı, rekabet koşullarının her geçen gün daha zorlaştığı bir dönemden geçildiğine işaret eden Papatya, “Sanayici ve iş insanı açısından baktığımızda artık yalnızca üretmek yeterli değil. Verimlilik, finansal sürdürülebilirlik, teknoloji, nitelikli insan kaynağı, ihracat kapasitesi ve katma değerli üretim her zamankinden daha fazla önem taşıyor. İş dünyası olarak bizim beklentimiz; öngörülebilirliğin güçlenmesi, finansmana erişimin kolaylaşması, üretim ve yatırım isteğinin desteklenmesi ve reel sektörün rekabet gücünü koruyacak adımların sürdürülebilir biçimde hayata geçirilmesi. Bizler sorunları konuşmaktan çekinmemeliyiz. Ancak sorunların yanında çözüm önerilerini de ortaya koymalıyız. GESİAD olarak bizim yaklaşımımız her zaman bu yönde oldu. Çünkü biz biliyoruz ki Bursa, üretme kapasitesi, girişimcilik kültürü ve güçlü sanayi altyapısıyla Türkiye ekonomisinin en önemli şehirlerinden biri. Dolayısıyla Bursa iş dünyasının güçlü olması, yalnızca Bursa için değil, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından da büyük önem taşıyor” dedi. Yapay zekadan dijital dönüşüme, yeşil dönüşümden yeni nesil üretim modellerine kadar birçok alanda yeni bir ekonomik düzenin şekillendiğine işaret eden Papatya, Türkiye’nin bu dönüşümün öncüleri arasında yerini alması gerektiğine dikkat çekti. Yeni dönemin ilk Sinerji Toplantısı Farklı sektörlerden iş insanlarını bir araya getirerek onların deneyimlerini paylaşmayı ve geleceğe ilişkin ortak bakış açısı yansıtmayı amaçladıklarını vurgulayan Papatya, bu kapsamda yeni dönemdi ilk Sinerji Toplantıları’na Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’ı konuk ettiklerini ifade etti. Kızıl’ın iş hayatındaki tecrübelerinin gençlere ışık tutacağına olan inancını dile getiren Papatya, etkinliğe katılımda bulunanlara teşekkür etti. Yıl sonunda gerçekleştirecekleri genel kurulla birlikte başkanlık görevinin de sona ereceğini belirten GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya, göreve geldiği günden bugüne kadar yönetim kurullarıyla, üyeleriyle ve paydaşlarıyla birlikte GESİAD’ın daha güçlü, daha görünür ve daha etkin bir yapıya kavuşması için çalıştıklarını dile getirdi. Geriye dönüp baktığında en büyük kazanımlarının, GESİAD ailesindeki birlik ve beraberliği daha da güçlendirmek olduğunu ifade eden Papatya, görev süresince kendisiyle birlikte yol yürüyen yönetim kurulu üyelerine ve GESİAD ailesinin bütün bireylerine teşekkür etti. Sözlerinin sonunda GESİAD’ın 35. kuruluş yılını bir kez daha kutlayan Papatya, hep birlikte daha güçlü, daha üretken ve daha umutlu bir gelecek için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. GESİAD’a sekiz taze kan GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya’nın konuşmasının ardından TÜRKONFED Başkan Vekili Ramazan Kaya, GESİAD’ın yeni üyeleri; Soykan Yusuf Kanca, İlker Çiçek, Berke Kurtuluş, Onur Şat, İlknur Yalım, Kamer Sağlam, Erdi Tırpan ve Alper Berber’e üyelik beratları ile rozetlerini takdim etti. Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Kızıl’dan başarı hikâyesi Üyelik kabul töreninin ardından etkinliğin onur konuğu Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, iş hayatındaki tecrübelerini salondaki konuklarla paylaştı. Sözlerine Uludağ Gazoz’un tarihçesiyle başlayan Kızıl, bugünkü Uludağ İçecek’in temellerinin dedesi Nuri Zafer Erbak tarafından 1932 yılında atıldığını vurguladı. Kuruluşlarını takip eden süreçle birlikte günümüzde 47 ürün çeşitliliğine ulaştıklarını belirten Kızıl, “İçecek sektöründe Türkiye’nin en çok ihracat yapan kuruluşuyuz. Almanya'da kurduğumuz şirketle, ürünlerin satış ve dağıtım operasyonlarını yönetmekteyiz. Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, İsviçre ve Hollanda’daki satış noktalarımızda ürünlerimizi tüketicilerle buluşturmaktayız. Özellikle meyve aromalı maden suları ve limonata gibi ürünlerimizle, Orta Doğu ile Doğu Avrupa pazarlarında da etkiliyiz” dedi. Tüketicinin Uludağ İçecek’e güveni Ürünlerinin hiçbirinde katkı maddesi bulunmadığına dikkat çeken Kızıl, tüketicinin güvenini kazanmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Üretimin önemine işaret eden Kızıl, firmaların sadece üretmekle başarıya ulaşamayacaklarını, üretim kadar satış ve pazarlama stratejilerinin de doğru belirlenmesi gerektiğini belirtti. Kuruluşlarında 2 bin 100 kişinin istihdam edildiğine dikkat çeken Kızıl, istihdam edilen çalışanlardan bin 300’ünün ise satış ve pazarlama departmanlarında görevlendirildiğini vurguladı. Kızıl, Uludağ İçecek’i başarıya ulaştırılan etkenlerin; kaliteli ve sağlıklı üretim, ürün çeşitliliği ile ürünlerini tüketiciye hızlı ve etkin biçimde ulaştırdıkları satış-pazarlama stratejilerinin bulunduğunu da sözlerine ekledi. GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya, Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’a konuşmasının ardından teşekkür plaketi takdim etti.

GTSO Başkanı Hamaloğlu yeni dönem için dev projeleri anlattı Haber

GTSO Başkanı Hamaloğlu yeni dönem için dev projeleri anlattı

Görev süresi boyunca sanayi, ihracat, yatırım alanları ve kentin ekonomik gelişimi gibi birçok başlıkta çalışmalar gerçekleştiren Hasan Hamaloğlu, yeni dönemde de Gemlik’in üretim ve ticaret kapasitesini artırmayı hedefleyen projeleriyle dikkat çekiyor. Hamaloğlu ve ekibinin ortaya koyduğu projeler arasında özellikle Yeşil Gıda Organize Sanayi Bölgesi ve 500 tekne kapasiteli yeni yat limanı projeleri öne çıkıyor. Yeşil Gıda Organize Sanayi Bölgesi Gemlik İçin Önemli Bir Yatırım Yeni dönemin en dikkat çeken projelerinden biri olan Yeşil Gıda Organize Sanayi Bölgesi, Gemlik ekonomisinin üretim gücünü artıracak önemli yatırımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Projeyle birlikte yaklaşık 100 işletmenin bölgede faaliyet göstermesi ve binlerce kişiye istihdam sağlanması hedefleniyor. Gıda sektöründeki işletmelerin daha modern ve planlı bir yapıda faaliyet göstermesine imkân sağlayacak projenin, Gemlik’in ekonomik çeşitliliğine ve yatırım çekme kapasitesine de katkı sunması bekleniyor. Hamaloğlu ve ekibi, bu tür projelerle yalnızca mevcut işletmelerin gelişimine değil, ilçeye yeni yatırımcıların kazandırılmasına da zemin hazırlamayı amaçlıyor. Gemlik’in Denizcilik Potansiyeline Yeni Yat Limanı Hasan Hamaloğlu’nun yeni dönem için gündeme taşıdığı bir diğer önemli proje ise Bursa Yat Limanı. Yaklaşık 500 tekne kapasitesine sahip olması planlanan yat limanı projesinin hayata geçirilmesiyle Gemlik’in denizcilik, turizm ve ticaret potansiyelinin daha etkin şekilde değerlendirilmesi hedefleniyor. Gemlik’in sahip olduğu kıyı avantajının ekonomik değere dönüştürülmesi açısından önemli görülen proje, ilçenin turizm hareketliliğine de katkı sağlayabilecek yatırımlar arasında gösteriliyor. Yat limanının yalnızca denizcilik faaliyetleri açısından değil, çevresinde oluşabilecek ticari ve turistik hareketlilik bakımından da Gemlik ekonomisine yeni bir ivme kazandırması amaçlanıyor. Yeni dönemin rengi: Beyaz liste Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine Beyaz Liste ile hazırlanan Hasan Hamaloğlu ve ekibi, seçim çalışmalarında da proje merkezli bir yaklaşım ortaya koyuyor. "Pusulamız Beyaz, Rotamız Güçlü Gemlik" sloganıyla çalışmalarını sürdüren ekip, oda üyelerinin taleplerine çözüm üretmenin yanı sıra Gemlik’in uzun vadeli ekonomik geleceğine ilişkin hedeflerini de ortaya koyuyor. Hamaloğlu’nun yaklaşımında, yalnızca bugünün sorunlarına çözüm üretmek değil, Gemlik’in önümüzdeki yıllarda Bursa ve Türkiye ekonomisi içerisindeki konumunu güçlendirmek de önemli bir yer tutuyor. Sanayiden ihracata geniş bir vizyon Başkan Hasan Hamaloğlu’nun görev süresi boyunca yürüttüğü çalışmaların merkezinde sanayi ve ticaretin geliştirilmesi, ihracat kapasitesinin artırılması ve yeni yatırımların ilçeye kazandırılması gibi başlıklar yer aldı. Yeni dönemde de bu çalışmaların üzerine yeni projeler eklenmesi hedefleniyor. Özellikle üretim alanlarının geliştirilmesi ve yatırımcıların önünün açılması, Gemlik’in ekonomik büyümesinin sürdürülebilir hale gelmesi açısından önem taşıyor. "Güçlü Oda, Güçlü Ticaret, Güçlü Gemlik" Hasan Hamaloğlu ve ekibi, yeni dönem hedeflerini ise "Güçlü Oda, Güçlü Ticaret, Güçlü Gemlik" sloganıyla ortaya koyuyor. Geride kalan dönemde hayata geçirilen çalışmaların üzerine yeni projeler koymayı hedefleyen ekip, seçim sürecinde üyelerden yeniden destek istiyor. Projelerin merkezine Gemlik’in ekonomik gücünü artırmayı koyan Hamaloğlu, yeni dönemde de oda ile iş dünyası arasındaki iletişimi güçlendirmeyi ve üyelerin önünü açacak çalışmalar gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Gemlik’in geleceğine odaklanan seçim yarışı Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası’nda seçim süreci yaklaşırken, ortaya konulan projeler de yarışın önemli başlıklarından biri haline geliyor. Hasan Hamaloğlu ve ekibinin Yeşil Gıda Organize Sanayi Bölgesi, yeni yat limanı, yatırım alanlarının geliştirilmesi ve ticaretin güçlendirilmesine yönelik hedefleri, Gemlik’in ekonomik geleceğine ilişkin iddialı bir vizyon ortaya koyuyor. Seçim sürecinin nasıl sonuçlanacağından bağımsız olarak, Gemlik iş dünyasının önümüzdeki dönemde üretim, yatırım, istihdam ve ihracat başlıklarına daha fazla odaklanması bekleniyor.

Bursa İnegöl’de üniversiteliler için uluslararası ticarette kariyer fırsatı Haber

Bursa İnegöl’de üniversiteliler için uluslararası ticarette kariyer fırsatı

Üniversite öğrencilerinin uluslararası ticaret ve ihracat alanında mesleki bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi, sektör deneyimi kazanmaları ve istihdam edilebilirliklerinin artırılmasını hedefleyen program için başvurular 5-16 Ekim tarihleri arasından online olarak alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından SOGEP desteğiyle hayata geçirilecek “Uluslararası Ticarette Nitelikli İşgücü Programı” için başvurular başladı. 5-9 Ekim tarihleri arasında alınacak başvurular sonrası İMİDER iş birliğiyle gerçekleştirilecek program ile üniversite öğrencilerinin uluslararası ticaret ve ihracat alanında mesleki bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi, sektör deneyimi kazanmaları ve istihdam edilebilirliklerinin artırılması hedefleniyor. Bursa Uludağ Üniversitesi İşletme ile Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Bölümü öğrencilerine yönelik olarak düzenlenecek programa toplam 30 öğrenci kabul edilecek. Başvurular https://afer.in/l/93DXTC adresinden online olarak yapılacak. 6 HAFTA, 80 SAAT EĞİTİM Programa kabul edilen öğrenciler, 31 Ekim – 13 Aralık 2026 tarihleri arasında toplam 80 saatlik eğitim programına katılacak. 6 hafta sürecek program kapsamındaki mesleki eğitimler, Bursa Uludağ Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ULUSEM) tarafından gerçekleştirilecek. Öğrencilerin eğitimlere düzenli ve zorunlu katılım sağlaması gerekecek. Eğitimler kapsamında uluslararası ticaret ve ihracat alanına yönelik mesleki bilgiler öğrencilere aktarılırken, teorik eğitimlerin yanı sıra teknik deneyim ziyaretleri, sektör buluşmaları ve seminerler de düzenlenecek. Alanında uzman ve sektörün önde gelen isimlerinin öğrencilerle bir araya geleceği program sayesinde katılımcıların iş dünyasını yakından tanımaları ve sektörel bağlantılar kurmaları amaçlanıyor. ÜCRETSİZ EĞİTİM, SERTİFİKA VE STAJ İMKÂNI Program kapsamında öğrencilerin eğitim ücretleri BEBKA tarafından karşılanacak. Eğitimler ise İnegöl Belediye Binasında gerçekleştirilecek. Programı başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifika verilecek. Ayrıca öğrencilerin iş hayatına geçişlerini desteklemek amacıyla ücretsiz staj imkânı ve istihdam önceliği sağlanması hedefleniyor. BAŞVURULAR 16 EKİM’DE SONA ERİYOR Programa başvurular 5 Ekim Pazartesi günü başlayıp 16 Ekim Cuma günü sona erecek. Online olarak gerçekleştirilecek başvuruların ardından adaylarla mülakat yapılacak ve programa katılmaya hak kazanan 30 öğrenci, mülakat sürecinin sonucunda belirlenecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.