Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İstihdam

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İstihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Kurum: "İstanbul’da 15 bin kiralık konut için başvurular 14 Eylül’de başlayacak" Haber

Bakan Kurum: "İstanbul’da 15 bin kiralık konut için başvurular 14 Eylül’de başlayacak"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konut inşa edileceğini belirterek, kiralık konutlar için başvuruların 14 Eylül'de başlayacağını açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Trabzon'da Uzunkum Yaşam Alanı ve Millet Bahçesi fidan dikim törenine katıldı. Törene Bakanlar Uraloğlu ve Kurum'un yanı sıra Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Trabzon'da Beşirli sahilindeki dolgu alanında gerçekleştirilen Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi fidan dikim töreninde konuşan Bakan Uraloğlu, projenin Trabzon'u deniziyle yeniden buluşturacağını ifade etti. Millet bahçeleri, yaşam alanları ve kentsel dönüşüm çalışmalarıyla Trabzon'un çehresinin değiştiğini belirten Uraloğlu, "Bugün burada Beşirli sahilindeki dolgu alanı üzerinde Trabzon'u deniziyle yeniden kucaklaştıracak, sahilini çağdaş, yeşil ve insan odaklı bir yaşam alanına dönüştürecek büyük bir vizyon projesi olan Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi'nin fidan dikim törenini gerçekleştiriyoruz. Trabzon'a yakışır, deniziyle bütünleşmiş, canlı bir yaşam merkezi inşa ediyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, TOKİ'miz, Trabzon Büyükşehir Belediyemiz, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün omuz omuza yürüttüğü bu proje sadece Trabzon'un değil Doğu Karadeniz'in en güzel sahil düzenleme projelerinden biri olarak tarihe geçecek ve Trabzon'a mühür vuran bir proje olacaktır. Rabbim hayırlısıyla tamamlamayı nasip etsin" dedi. "Trabzon-Samsun arasını 2 saate düşüreceğiz" Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projesine ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "Millet bahçeleri, yaşam alanları ve kentsel dönüşümle Trabzon'umuzun çehresi daha da güzelleşirken biz de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Trabzon'un ulaşım ve altyapısını baştan aşağı yeniliyoruz. Trabzon'umuzu, başta Karadeniz Sahil Yolu olmak üzere bölünmüş yollarla bütün Türkiye'ye bağladık. 10 gün önce Trabzon kent içi ulaşımına güçlü bir nefes aldıracak Trabzon raylı sistem hattının temelini attık. Hattımız tamamlandığında günlük 150 bin hemşerimize hizmet sunacağız. Kent içi raylı sistemle tanıştırdığımız Trabzon'umuzu hızlı tren ile tanıştıracak projemiz de hayata geçecek inşallah. Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun'dan itibaren Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız. Yapım çalışmalarına Kırıkkale-Çorum arasında başladık. Hattımızın devamında Havza'ya kadar uzanan güzergahta Çorum-Merzifon ve Merzifon-Havza kesimlerinin ihalelerini de gerçekleştirdik. Canı gönülden inanıyoruz ki Rabbim bu projeyi de tamamlamayı AK Partimize nasip edecek" ifadelerini kullandı. Bakan Kurum: "Uzunkum, tüm Karadeniz'in cazibe merkezi olacak" Törende konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, çeyrek asırda Trabzon'a yüzlerce eser ve hizmet kazandırdıklarını belirterek, "On binlerce ailemizi güvenli, güzel, sıcak yuvalarına kavuşturduk. Kentsel dönüşüm şehirlerimiz için beka meselesidir dedik, başta Çömlekçi olmak üzere birçok alanda dönüşüm süreçleri başlattık. İlçelerimizi bir uçtan bir uca millet bahçeleriyle donattık; son olarak da 52 bin metrekarelik Çarşıbaşı Millet Bahçemizi Trabzonlu kardeşlerimizin hizmetine sunduk. İşte bugün de muazzam bir eserin daha temelini atmak için Uzunkum'dayız. Hatırlarsınız geçtiğimiz yıl yine Uzunkum'da sizlerle buluşmuş; Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz toplu açılış töreninde, Karadeniz'in incisi Trabzon'umuza bu büyük eserin sözünü vermiştik. Hamdolsun, bir kez daha verdiğimiz sözün arkasında duruyoruz. İnanın kardeşlerim bu proje anlatmakla bitmez. Bu projeyle yaklaşık 397 bin metrekarelik alanda çalışma yürütecek, bu alanın da yarısından fazlasını yeşil alan olarak düzenleyeceğiz. Bu güzel alanda on binlerce ağacı, bitkiyi toprakla buluşturacağız. Bisiklet ve gezinti yollarıyla annelerimiz, babalarımız Karadeniz'in karşısında huzurla yürüyüş yapacak, gençlerimiz bisikletlerine binecek, spor yapacak. Karadeniz'in incisi Trabzon'umuzu ait olduğu yerle, denizle daha da yakınlaştıracağız. Bu projeyi biz; Trabzonlu kardeşlerim ve burayı ziyarete gelen misafirlerimiz rahatça denizle buluşsun, derin bir nefes alsın diye tasarladık. İnşallah burası sadece Trabzon'un değil tüm Karadeniz'in cazibe merkezi olacak. Burada vatandaşlarımıza öyle imkanlar sunacağız ki, geleceğin Trabzon'unu adeta bugünden kuracağız. Sadece bir mekandan bahsetmiyoruz. Bu devasa yaşam alanı; memleketin aşına-işine de büyük bir bereket katacak. Zaten şimdiden ustasından işçisine, esnafından nakliyecisine kadar yöre insanımıza ekmek kapısı oldu. Tesisler bitip de o güzelim sosyal alanlar, restoranlar ve etkinlik merkezleri tam kapasite açıldığında ise gençlerimize yüzlerce yeni ve kalıcı iş imkanı doğacak. Turizme katkısı olacak. Daha çok turist demek, daha çok istihdam, üretim demek. Kısacası projemiz her anlamda şehrimize bolluk, bereket getirecek" dedi. "Uzunkum Yaşam Alanımızı 2027 yılının Ekim ayında tamamlayarak, hizmete sunacağız" "Karadeniz olur da su sporları olmaz mı elbette olacak" diyen Bakan Kurum, "Projemiz kapsamında kayıkhanesi, restoranı ve çok amaçlı salonuyla hizmet verecek bir de Yelken Kulübü de inşa ediyoruz. Belki bugün aramızda bulunan bir evladımız burada yelken sporuyla tanışacak yarın ay-yıldızlı bayrağımızı uluslararası müsabakalarda dalgalandıracak. Engelli vatandaşlarımızdan, toplu taşımayı kullanan kardeşlerimize kadar hiç kimse ulaşım sorunu, park yeri derdi yaşamayacak. Toplamda 790 araçlık otopark ile yaşam alanımızın erişimi de, ulaşımı da, konforlu olacak. Her zaman olduğu gibi bu projemizde de hayırlı işlerde acele edeceğiz. İnşallah TOKİ'mizle Uzunkum Yaşam Alanımızı 2027 yılının Ekim ayında tamamlayarak, siz Trabzonlu kardeşlerimizin hizmetine sunacağız" şeklinde konuştu. "Trabzon'umuzu atık yönetiminde Karadeniz'e örnek olacak bir şehir haline getireceğiz"Trabzon'un atık meselesini kökten çözeceklerini vurgulayan Bakan Kurum, "Hazır bugün Trabzon'umuzun geleceğini konuşuyorken, sizlerle iki büyük adımımızı daha paylaşmak istiyorum. Trabzon'un atık meselesini kökten çözecek, atığı enerjiye dönüştürecek büyük bir yatırımı şehrimize kazandırıyoruz. Trabzon'umuzun ve bölgemizdeki belediyelerin atıklarını modern yöntemlerle yönetecek, günlük yaklaşık bin ton kapasiteli Atıktan Enerji Üretim Tesisi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu tesisle çöpü yük olmaktan çıkaracağız, enerjiye dönüştüreceğiz. Depolama alanlarının üzerindeki baskıyı azaltacağız. Trabzon'umuzu atık yönetiminde Karadeniz'e örnek olacak bir şehir haline getireceğiz. Ama bir büyük adımımız daha var. Bu kez doğrudan Karadeniz'imiz için, denizimizin geleceği için harekete geçiyoruz. Ortahisar ve Yomra'da yaşayan yaklaşık 1 milyon hemşehrimize hizmet edecek, günlük 200 bin metreküp kapasiteli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'ni Trabzon'umuza kazandırıyoruz. Bu yatırımla Trabzon'un arıtma meselesini köklü biçimde çözeceğiz. Atık suların denizimizde oluşturduğu baskıyı azaltacağız. Karadeniz'imizi daha temiz, kıyılarımızı daha sağlıklı, Trabzon'umuzu daha yaşanabilir hale getireceğiz" diye konuştu. "20 yılda ayağa kalkmaz dedikleri şehirlerimizi ayağa kaldırdık"Bakan Kurum, Trabzon'u Türkiye Yüzyılı'na yakışan yeşili, denizi, dirençli yapıları ve güçlü altyapısıyla geleceğe taşımayı hedeflediklerini belirterek, "Bizim attığımız her adımda, yaptığımız her projede tek gayemiz milletimizin duasını almaktır. En büyük hedefimiz, Trabzon'umuzu Türkiye Yüzyılı'na yakışan yeşiliyle, deniziyle, dirençli yapılarıyla ve güçlü altyapısıyla geleceğe taşımaktır. Dün olduğu gibi bugün de Cumhurbaşkanımızın gösterdiği tarihi liderlikle, Cumhur ittifakımızın kararlı iradesiyle, sizlere hizmet taşımaya devam edeceğiz. Trabzon için, siz Trabzonlu kardeşlerimiz için ilk günkü aşkla durmadan, dinlenmeden yorulmadan, çalışacağız. 81 ilimizde de bu anlayışla varız. Her ilimizin ihtiyacına göre adımlar atıyor, milletimizin hizmetine sunuyoruz. Üstelik bunları yaparken bir yandan da afetlerimizin yol açtığı yıkımları ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. 6 Şubat'ı hatırlayın. Bu topraklar asrın en büyük felaketini yaşadı. 11 ilimiz yıkıldı, binlerce kardeşimizi kaybettik. Devlet millet el ele verdik, ayağa kalkmasını bildik. Sizler Trabzon'dan koştunuz; Van, İzmir, Edirne tek yürek olduk. Ne gerekiyorsa yaptık. Birileri vatandaşımızın bu duygularını istismar etmeye çalıştı, yardımlar topladı, devlete alternatif kampanyalar üretti. Şimdi görüyorsunuz değil mi? İnsanların masum duygularıyla, sadece bir yardım ulaştırmak için verdiği paralar nerelere harcanmış? Verilen yardımlar depolarda nasıl çürütülmüş? Biz o gün bu devlet enkaz altında kalır diyenlere aldırmadan çalıştık. Ve geldiğimiz noktada gerçekler gün gibi ortadadır. Kalıcı çözüm üreten, milletinin yanında olan devlettir. 20 yılda ayağa kalkmaz dedikleri şehirlerimiz ayağa kaldıran, 455 bin konutu yapan Cumhurbaşkanımızdır" ifadelerini kullandı. İstanbul'da 15 bin kiralık konut için başvurular 14 Eylül'de başlıyorİstanbul'da 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konutun vatandaşların hizmetine sunulacağını ifade eden Kurum, kiralık konutların Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar, Maltepe, Tuzla, Kartal, Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu, Güngören ve Arnavutköy ilçelerinde yapılacağını kaydetti. Bakan Kurum, "Milletimiz Cumhurbaşkanımıza inandı, güvendi. Biz de bu güveni boşa çıkarmadık. Bu devlet yaptı. Bu millet başardı. Türkiye başardı. Şimdi de asrın inşası başarımızı 81 ile taşıyoruz. Biliyorsunuz, "Ev Sahibi Türkiye" diyerek 81 ilimizde 500 bin sosyal konut hedefimiz için kuralarımızı çektik, temellerimizi attık. Trabzon'umuza da 2 bini Ortahisar'ımızda olmak üzere 3 bin 734 yuvamızı hızla inşa ediyoruz. Ama bu projemizde bir de kiralık konutlarımız var. Sosyal konut hamlemizin yanında ilk kez İstanbul'da başlatacağımızı duyurduğumuz kiralık konut projemizde de çalışmalarımızı tamamladık. İstanbul'da inşa edeceğimiz 100 bin sosyal konuta ek olarak, 15 bin kiralık konutu da vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. TOKİ'miz tüm hukuki altyapıyı hazırladı, takvimimizi adım adım belirledik. Şimdi detayları açıklıyorum. Kiralık konutlarımızı Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar bulunacak. Maltepe, Tuzla, Kartal Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu, Güngören, Arnavutköy'de planladık. Evlerimizi 3 yıllığına kiralayacağız. 3 yılın ardından yeni hak sahiplerini yine kura ile belirleyeceğiz. 18 yaşını tamamlamış, evli, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, aylık hane geliri 100 bin liradan az olanlar kampanyadan faydalanabilecek. Burada başvuracak kişinin en az 1 yıl İstanbul'da ikamet ediyor olması şartını arayacağız. Yine üzerinde tapuda kayıtlı konutu olmaması da şartlarımızdan. Gelelim fiyatlara. İlçelere göre kiralar ne kadar hepsini çıkardık ve vatandaşlarımızın konuta ulaşımını kolaylaştırmak, piyasayı dengelemek adına da 4 ayrı büyüklükteki evlerimizi, piyasa rayiçlerinin çok altında kira bedelleriyle vatandaşlarımızın kullanımına sunacağız. 1+1 konut için 10 bin lira, 2+1 konut için 12 bin liradan başlayan tutarlar belirledik. 3+1 konutlar 15 bin 4+1 konutlar ise 18 bin liradan başlayan fiyatlarla kiralanacak. Hiç vakit kaybetmeyeceğiz. 14 Eylül‘de başvuruları alacağız. Hemen hak sahiplerini tespit edeceğiz. Cumhurbaşkanımızla birlikte ilk bin 71 kiralık konutumuzun anahtarlarını Ekim ayı içerisinde teslim edeceğiz. Bu adımımızla zaten düşme seyrine giren kira fiyatlarını inşallah daha da düşüreceğiz. Kimsenin barınma kaygısı çekmediği, yuvaların huzurla dolduğu bir Türkiye için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

Varank'tan Yenişehir'in Gıda İhtisas Projesine Tam Destek Haber

Varank'tan Yenişehir'in Gıda İhtisas Projesine Tam Destek

Yenişehir Belediyesi tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen Uluslararası Altın Biber Festivali’ne katılan önceki dönem Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel’in Gala Korteji’ndeki sohbetinde, ilçenin geleceğine yön verecek yatırımlar gündeme geldi. VARANK’TAN DESTEK SÖZÜ: “İŞLERİNİZİN ARKASINDA OLACAĞIZ” Yenişehir’in güçlü tarımsal potansiyeline dikkat çekilen görüşmede, özellikle yıllardır hayata geçirilmesi beklenen Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi öne çıktı. Yenişehir’in Bursa’nın önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Mustafa Varank, tarımsal üretimin sanayi, istihdam ve katma değerle buluşturulmasının önemine dikkat çekti. Varank, “Yıllardır konuşulan bir Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi meselesi var. Onu da hayata geçirmek buraya ciddi bir cazibe katacak. Siz gayret edeceksiniz. Biz de sizin nezdinizde Ankara’da, işlerinizin arkasında duracağız ” ifadelerini kullandı. ERCAN ÖZEL: “YENİŞEHİR’İN TARIMI VE İSTİHDAMI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ” Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel ise Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin ilçenin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, projenin hayata geçirilmesi için yoğun gayret gösterdiklerini söyledi. Başkan Özel, “Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi bizim için çok önemli. Bu konuda büyük bir gayret gösteriyoruz. Ankara’dan alacağımız destekle bu projenin hayata geçirilmesi; Yenişehir’imizin tarımına, istihdamına ve ekonomik gelişimine çok ciddi katkılar sağlayacak. Sayın Bakanımızın desteğini yanımızda görmek bizlere güç veriyor” dedi. YAŞ SEBZE MEYVE HALİ İÇİN TAKVİM AÇIKLANDI Görüşmede Yenişehir’in tarımsal altyapısını güçlendirecek Yaş Sebze Meyve Hali projesi de gündeme geldi. Başkan Ercan Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın projeye verdiği desteğe dikkat çekerek, proje ihalesinin önümüzdeki ay yapılmasının planlandığını açıkladı. Özel, sürecin tamamlanmasının ardından 2027 yılında projenin temelini atmayı hedeflediklerini ifade etti. Varank da Yaş Sebze Meyve Hali’nin tarım şehri Yenişehir’e önemli değer katacağının altını çizdi. YENİŞEHİR’E B KAFE MÜJDESİ Sohbet sırasında Yenişehir için bir müjde daha verildi. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sinan Kahraman, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın selamlarını ileterek B KAFE’nin Yenişehir’e kazandırılacağını açıkladı. Mimari çalışmaların gerçekleştirildiğini belirten Başkan Vekili Sinan Kahraman, B KAFE’nin iki ay içerisinde tamamlanarak hizmete açılmasının hedeflendiğini söyledi. Mustafa Varank da B KAFE’nin açılışında birlikte olacaklarına dair söz verdi.

Osmangazi’de Eylül Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleşti Haber

Osmangazi’de Eylül Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleşti

Osmangazi Belediyesi’nin Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda ilçede yürütülen belediye hizmetleri değerlendirilirken, meclis üyelerinden gelen talep ve öneriler de ele alındı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, toplantıda yaptığı konuşmada Temmuz ve Ağustos aylarında Osmangazi Belediyesi tarafından gerçekleştirilen çalışmaları meclis üyeleriyle paylaştı. İlçe genelinde sürdürülen belediye hizmetleri hakkında bilgi veren Başkan Aydın, meclis üyeleri tarafından iletilen talep ve önerilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Nilüferköy’e Sağlık Ocağı Nilüferköy Mahallesi’ndeki sağlık ocağının yapılması için konunun Osmangazi Belediye Meclisi’nden Büyükşehir Belediye Meclisi’ne gönderildiğini belirten Başkan Aydın, sürece ilişkin bilgi verdi. Aydın, “Büyükşehir meclisinde yeri değiştirildi. İlk etapta gönderilen yer olmadı. Daha sonra mahallenin, muhtarların ve bizim de takibimizle başka bir yer takas yapıldı. Biz orasının yapılmasını istediğimiz için Büyükşehir’e gönderdik. Şu anda bir sorun yok” diye konuştu. Veysel Karani Hayvan Pazarı ile ilgili olarak bilgiler veren Başkan Aydın, “Biraz yasal prosedürleri ve imar prosedürleri var. Bunları aşarsak Pazartesi günleri orada bir hayvan pazarı kurulmasını biz de arzu ediyoruz. İnşallah onları da çözersek, orada da bir hayvan pazarı açacağız.” ifadelerini kullandı. Başkan Aydın, kaçak yapı ile mücadele ile ilgili de “Bizim en çok mücadele ettiğimiz kaçak yapılaşmadır. Tabii ki yılların birikimini birkaç yılda bitirmek mümkün değil ama bizim mücadelemiz devam etmektedir” değerlendirmesinde bulundu. “Komisyon Seçimlerinde Yasal Bir Sıkıntı Yoktur” Osmangazi Belediyesi Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda komisyon seçimleri yapıldı. Başkan Aydın, gerçekleştirilen ara seçimin Nisan ayına kadar geçerli olacağını belirterek, Nisan ayında komisyon üyelikleri için yeniden seçim yapılacağını vurguladı. Komisyon seçimlerine yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın gönderdiği yazıyı referans göstererek açıklık getiren Başkan Aydın, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 7 Eylül tarihli gönderdiği yazıda zaten bizim yaptığımız işlemin doğruluğunu ve bu yönde de işlem yapılması gerekliliğini 17 ilçe belediyesine ve Büyükşehir Belediyesi’ne, Türkiye’de bu sorunu yaşayan bütün belediyelere bakanlık görüş olarak göndermiş. Ne demiş; partisinden istifa ederek, başka bir partiye geçen meclis üyesi sayısının komisyondaki üye dağılımı oranı değiştirecek ölçüde olması durumunda komisyonların meclisteki yeni üye dağılımı esas alınarak, yeniden oluşturulması gerektiği değerlendirilmektedir. Yeniden komisyon seçimi yapacaksın, kanuna da atıfta bulunmuş, dolayısıyla işlemde yasal bir sıkıntı yoktur” dedi. BAREM’in Büyükşehir Belediyesi’ne Devri Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin (BAREM), Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne devri ile alakalı rapor, mecliste oy birliği ile kabul edildi. Parti temsilcilerinin destek verdiği devir ile alakalı olarak bilgilendirmelerde bulunan Başkan Aydın, sözlerine şu şekilde devam etti: “Biz kararı aldıktan sonra Büyükşehir Meclisi’nde karar alınarak, kıymet takdirlerinde de o eşitlik, değerlerin karşılanması esas alınarak yapılacak. İnşallah hayırlı olur. Personellerle ilgili herhangi bir çıkarma, oradaki BAREM’in, ALBAM’ın kapanma durumu yok. Biz aynı hizmete devam edeceğiz. Oranın çalışanlarının çoğu ALBAM ve OBAM’da, onu da zaten devam ettireceğimiz için çok az bir personel açığa çıkıyor onları da diğer birimlerde istihdam etmeye devam edeceğiz. Orada otopark olarak kullanılan yer otel imarlı. Biz oradan açık artırma ihalesiyle değer elde edebiliriz ya da direkt SGK’ya verebiliriz. Osmangazi Belediyesi’nin menfaati açısından değerlendirilecek” şeklinde konuştu. Osmangazi Belediyesi Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı, gündem maddelerinin görüşülüp karara bağlanmasının ardından tamamlandı.

Matlı’dan Kamyon Garajı ve Otosansit Çıkarması Haber

Matlı’dan Kamyon Garajı ve Otosansit Çıkarması

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncular Derneği Başkanı Fuat Çelik ve yönetim kurulu ile Otosansit Sanayi Sitesi Başkanı Raif Kasap ve yönetim kurulunu ziyaret etti. Ardından Kamyon Garajı ve Otosansit’te esnafla buluşan Matlı, sektörlerin talep ve beklentilerini dinleyerek BTSO için hazırladığı Vizyon 20240 Dönüşüm Planı’nda yer alan engelleri kaldıracak çözümlerini anlattı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa ekonomisinin üretimden taşımacılığa uzanan önemli aktörleriyle sahada buluşmaya devam ediyor. Yoğun ziyaret programının ilk durağında Bursa Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncular Derneği Başkanı Fuat Çelik ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelen Matlı, nakliye ve taşımacılık sektörünün mevcut durumu, yaşadığı sorunlar ve BTSO’dan beklentileri üzerine görüş alışverişinde bulundu. Dernek ziyaretinin ardından Kamyon Garajı’na geçen Matlı, nakliyat ve taşıma komisyoncusu esnafını iş yerlerinde ziyaret etti. Sektör temsilcilerinin görüşlerini doğrudan sahada dinleyen Matlı, BTSO için engel kaldıran çözümlerini ve yeni dönem hedeflerini anlattı. NAKLİYATÇILARI MUTLU EDEN AÇIKLAMA Uzun yıllardır kangrene dönmüş olan tır garajı ile ilgili gelen sorulara cevap veren Matlı “Konu, ilgili belediyelerin uhdesinde olan bir konu. Kendileri ile görüştüm. Onlar adına bir söz veremem, şimdi bir şey dersem bağlayıcı olur. Söz verdiğim her şeyi yapmak isterim. Ama göreve geldiğimde, şunu temin ederim ki, bu sorunun kalıcı olarak çözülmesi için elimden geleni yaparım” dedi. Matlı’nın bu konudaki yapıcı ve destekleyici tavrının, katılımcı nakliyat taşıyıcılarında destek bulduğu gözlemlendi. KAMYON GARAJI’NDAN OTOSANSİT’E SAHADA YOĞUN TEMAS Programın devamında Otosansit Sanayi Sitesi Başkanı Raif Kasap ve yönetim kurulu üyelerini ziyaret eden Özer Matlı, sanayi sitesinde faaliyet gösteren işletmelerin ihtiyaçları, beklentileri ve çözüm bekleyen konular üzerine değerlendirmelerde bulundu. Görüşmenin ardından Otosansit esnafını iş yerlerinde ziyaret eden Matlı; üretim yapan, hizmet sunan, ticaret ve istihdam sağlayan işletmelerle birebir görüştü. AİDATLARIN DÜŞÜRÜLMESİ VE NEFES KREDİLERİ İLGİ İLE KARŞILANDI Sahada dile getirilen işletme maliyetleri ve finansmana erişim gibi konulara ilişkin Vizyon 2040 kapsamında hazırlanan çözümleri de paylaşan Matlı, BTSO üyeliğinin işletmeler için doğrudan ekonomik fayda üreten bir yapıya kavuşacağını söyledi. Bu kapsamda oda aidatlarının düşürülmesi, faaliyet belgesinin ücretsiz hale getirilmesi ve aidatını ödeyen üyelerin yılda beş temel belgeyi ücretsiz alabilmesi planlanıyor. Özellikle küçük işletmelerin ve KOBİ’lerin nakit akışı ve finansmana erişim sorunlarına karşı “Nefes Kredileri”nin yeniden devreye alınacağını belirten Matlı, kurulacak finansmana erişim merkezi ile üyelerin kredi, kefalet, kosgeb, tübitak ve avrupa birliği hibeleri, yatırım teşvikleri, leasıng ve ihracat finansmanı gibi farklı kaynaklara erişiminin kolaylaştırılacağını ifade etti. İşletmelere yalnızca finansman olanaklarının duyurulması değil, uygun finansman aracının belirlenmesinden başvuru dosyasının hazırlanmasına kadar süreç boyunca destek verilmesi hedefleniyor. Matlı ayrıca enerji, lojistik, dijital hizmetler ve ortak girdilerde benzer ihtiyaçların bir araya getirileceği BTSO Birlikte Alım modeliyle 60 bin üyenin satın alma gücünün işletmeler lehine kullanılacağını belirtti. Böylece küçük işletmelerin tek başına ulaşmakta zorlandığı fiyat ve hizmet koşullarına btso’nun oluşturacağı ortak ölçekle erişebilmesi amaçlanıyor. “ÜYENİN ODA’YA GELMESİNİ BEKLEMEYECEĞİZ” Kamyon Garajı ve Otosansit’te gerçekleştirilen saha ziyaretlerinin, yeni dönem BTSO anlayışının da bir örneği olduğunu ifade eden Matlı, hizmetlerin yalnızca oda merkezinden yürütülmeyeceğini vurguladı. Vizyon 2040 kapsamında hayata geçirilmesi planlanan “BTSO Her Yerde “ve “Mobil Hizmet Noktaları” ile belge, başvuru, danışmanlık ve sorun kaydı gibi hizmetlerin çarşılara, ticaret merkezlerine ve sanayi sitelerine taşınacağını söyledi. Özer Matlı, “Üyemizin basit bir işlem ya da talebi için işini bırakıp Oda’ya gelmesini istemiyoruz. BTSO üyeye gidecek. Üyemizin ödediği aidatı azaltırken, oda üyeliğinden elde ettiği ekonomik karşılığı artıracağız. Finansmana erişimden ortak satın almaya, danışmanlıktan yeni iş bağlantılarına kadar BTSO’nun imkânlarını üyemizin günlük iş hayatında hissedeceği somut bir değere dönüştüreceğiz” dedi. “BURSA’NIN GÜCÜ SAHADA” Bursa ekonomisinin taşıyanıyla, üreteniyle, ticaret yapanıyla büyük bir bütün olduğunu vurgulayan Özer Matlı, BTSO’nun da bu bütünün her parçasına dokunan, üyelerinin ihtiyaçlarını doğrudan sahada dinleyen ve çözüm geliştiren bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade etti: “Bursa’nın gücü sahada. Taşıyanın da, üretenin de, ticaret yapanın da sesini dinleyerek hareket edeceğiz. Üyemizin Oda’ya gelmesini bekleyen değil, üyesinin yanına giden; sorunları birlikte tespit edip çözümü birlikte üreten bir BTSO için çalışıyoruz.” mesajını veren Özer Matlı, Bursa iş dünyasının birlikte yönetim ve güçlü işbirliğiyle geleceğe hazırlanacağını vurguladı. Bursa Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncular Derneği’nden Kamyon Garajı’na, Otosansit yönetiminden sanayi sitesi esnafına uzanan ziyaret programı, Özer Matlı’nın “Sahada dinleyen, birlikte karar veren ve sonuç üreten BTSO” hedefinin sahadaki yansıması oldu.

Bakan Bayraktar: "83-84 bin varil günlük üretimlere geldiğimiz bir Gabar’dan bahsediyoruz" Haber

Bakan Bayraktar: "83-84 bin varil günlük üretimlere geldiğimiz bir Gabar’dan bahsediyoruz"

Çorum’da konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, terörsüz Türkiye ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, "Şu anda dünyada büyük bir enerji krizi var. Bu enerji krizinin olduğu bir ortamda Türkiye’nin her ürettiği varil, her ürettiği doğal gaz metreküpü bizim için çok kıymetli. Şimdi 83-84 bin varil günlük üretimlere geldiğimiz bir Gabar’dan bahsediyoruz" dedi. Çeşitli temaslarda bulunmak için Çorum’a gelen Bakan Bayraktar, ilk olarak Türkiye Yüzyılı Buluşmaları çerçevesinde AK Parti Çorum Teşkilatı’na ziyaret gerçekleştirdi. Burada konuşan Bakan Bayraktar, Çorum’daki programları kapsamında Türkiye Yüzyılı vizyonundaki hedeflerini anlatıp vatandaşların talep ve görüşlerini dinleyeceklerini belirtti. Bayraktar, "Türkiye Yüzyılı vizyonu, 25 yıllık AK Parti’nin, 24 yılını iktidarla geçiren AK Parti’mizin Türkiye’de yaptıklarının aslında Türkiye Yüzyılı’nda nelere evrileceğine, neler yapmak istediğimizi ortaya koymak açısından önemli. Türkiye hakikaten Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 24 yılda neredeyse asırlık işlere imza attı. Çorum çok önemli bir değişim ve dönüşüm yaşadı. Çorum büyüdü, Çorum büyüdükçe Türkiye de büyüdü" dedi. "Milli savunma sanayisinde son 20 yılda çok önemli adımlar attık" Üç alandaki çalışmalara dikkat çekmek istediğini dile getiren Bayraktar, "Bunlardan bir tanesi elbette ki bizim enerji alanımız. Biz Türkiye olarak daha büyük ve güçlü bir Türkiye hedefini kurarken, Türkiye Yüzyılı’nda üç ana konuya odaklanıyoruz. Bunlardan bir tanesi savunma sanayisinde milli ve yerlilik imkanlarımızı, kabiliyetimizi artırmak ve Türkiye’yi bu alanda net ihracatçı bir ülke haline getirmek. Milli sanayimizin olduğu, milli savunma sanayimizin geliştiği bir Türkiye hedefimiz var. Hamdolsun burada son 20 yılda çok önemli adımlar attık. Burada Çorum’un çok önemli bir yeri var, çünkü savunma sanayisinin adeta kalbi. Önemli bir ihracat merkezi, önemli bir üretim merkezi. Dolayısıyla milli güvenliğimiz açısından bu konu çok ehemmiyet arz ediyor. İkinci konu; gıda güvenliği. Tarım ve hayvancılık, ülkemizde çok güçlü olduğumuz bir alan ve özellikle Çorum açısından da öyle. Dolayısıyla kendi kendine yeten bir ülke olmak bu açıdan önem arz ediyor. Üçüncü alan da bizim kızıl elmamız. Enerjide bağımsızlık mottosuyla ortaya koyduğumuz enerji alanında da Türkiye’nin kendi kendine yeten bir ülke olması. Bu üç hedefi biz Türkiye Yüzyılı’nda ana hedefler olarak ortaya koymuş durumdayız. Dolayısıyla bunları başarmış bir Türkiye, inşallah çok daha güçlü, büyük ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelmiş olacak. Türkiye Yüzyılı’nın kısa özeti bu" diye konuştu. "83-84 bin varil günlük üretimlere geldiğimiz bir Gabar’dan bahsediyoruz" Terörsüz Türkiye’yle ilgili konuşan Bakan Bayraktar, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Hakikaten milletvekillerimiz burada tarihi bir olaya imza atmış oldu. 467 oyla ’evet’ denilen kanunla çok önemli bir adım attık. Ben Hakkari’deydim, şimdi Çorum’dayım. Çorum, terörle mücadelede Türkiye’nin en önemli illerinden biri. Çok büyük kayıplar, şehitler verdik. Ama o şehitlerimizin sayesinde bugün burada biz bu milli birlik ve kardeşlik projesini konuşabilir hale geldik. Terörsüz Türkiye ile beraber ben inanıyorum ki Türkiye çok daha farklı bir noktaya gidecek. Çünkü ben hep onu anlatıyorum. Gabar petrolünden bahsediyoruz. 2021 yılı Eylül ayında Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük petrol keşfini yaptık. Hep şunu söylüyorum. O petrol dağların altındaydı, milyonlarca yıldır oradaydı. Ama siz oraya gidemezseniz, aramazsanız, sondaj yapmazsanız o petrolü bulma şansınız yok. Dolayısıyla ne zaman ki o bölge terörden temizlendi, biz 2019-2020’lerde sismik faaliyetler, sondaj faaliyetlerine başladık ve şu anda 83-84 bin varil günlük üretim yapıyoruz. Şu anda dünyada büyük bir enerji krizi var. Bu enerji krizinin olduğu bir ortamda Türkiye’nin her ürettiği varil, her ürettiği doğal gaz metreküpü bizim için çok kıymetli. Şimdi 83-84 bin varil günlük üretimlere geldiğimiz bir Gabar’dan bahsediyoruz. Şırnak’ta bugün o dağlarda 700 kilometreye yakın yol yaptık, yüzlerce kuyu açtık. Binlerce kardeşimiz ve çoğunluğu o bölgenin insanı, artık istihdam imkanına kavuştu. Dolayısıyla artık oradaki çocuklar, oranın gençleri geleceğe daha umutla bakar hale geldi. Eskiden tek seçenek belki onlar için terördü, dağa çıkmaktı, bölücü örgüt onlara öyle anlattı. Ama şimdi iş farklı bir noktaya geldi. Artık o bölgede bir ekonomik faaliyet var, o bölgede istihdam var, iş var. Dolayısıyla işte terörsüz bölgenin ufak bir kesiti Şırnak’ta, Gabar’da bizim sunduğumuz kesit. İnşallah bunu bütün bölgeye yaydığımızda ne kadar büyük bir etkisi olabileceğini, refaha, sosyal barışa, kalkınmaya etkisini olacağını hepiniz görebilirsiniz. Dolayısıyla biz şuna inanıyoruz; terörsüz Türkiye, terörsüz bölge inşallah Türkiye Yüzyılı’nın en önemli, onu taçlandıracak projelerinden birisidir." Çorum’daki taleplerle ilgili istişarelerde bulunacaklarını belirten Bakan Bayraktar, "İnşallah tabii burada enerji altyapısı, doğal gaz altyapısıyla alakalı vatandaşlarımızın beklentilerini, burada sanayi ve ticaret hanelerimizin, belediyelerimizin, İl Özel İdaremizin ihtiyaçlarıyla alakalı da etraflıca değerlendirmeler yapma fırsatı bulacağız. Ümit ediyorum; güzel bir ziyaret olacak" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Savaşın etkisi olmasaydı enflasyon yüzde 25 seviyesinde olacaktı" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Savaşın etkisi olmasaydı enflasyon yüzde 25 seviyesinde olacaktı"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Savaşın etkisi olmasa bugün yüzde 31,5’lerde değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık, bu da çok farklı bir finansal atmosfer getirecekti" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasının ortaya konulduğu toplantıda büyüme, enflasyon, istihdam, bütçe dengesi ve cari açık başta olmak üzere temel makroekonomik hedefler kamuoyuyla paylaşıldı. Yılmaz, burada programın detaylarına ilişkin gerçekleştirdiği sunumunun ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Yılmaz, enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikasından ibaret olmadığını belirterek, para ve maliye politikalarının yanı sıra arz yönlü politikaların da devreye alınacağını söyledi. Yılmaz, 2027’de yönetilen ve yönlendirilen fiyatlara daha hassas yaklaşılacağını, gıda arzını artırmak için sulama yatırımları başta olmak üzere gerekli tüm politika araçlarının kullanılacağını ifade etti. "Önümüzdeki dönemde sosyal konut ve kiralık sosyal konut uygulamasını yaygınlaştırma konusunda kararlıyız" Konut, arz yönlü politikaların da önemine değinen Yılmaz, "Deprem konutlarının bitmesiyle deprem alanlarında kiralarda çok ciddi bir etkilenmeyi gördük. Merkez Bankamızın da bir güzel çalışması vardı. Konut arzının kiralara yansıdığını o çalışmalarda teyit ediyor. Önümüzdeki dönemde bu sosyal konut ve kiralık sosyal konut uygulamasını yaygınlaştırma konusunda kararlıyız. 500 bin konut ve 15 bin kiralık konut başladı biliyorsunuz ama bu süreci önceliklendiriyoruz. Bütçemizden de destek veriyoruz. Bütçe dışı alanlardan da buraya gerekli destekleri, gelirleri oluşturmaya kararlıyız" diye konuştu. Yenilenebilir enerji ve demiryolu yatırımlarıyla üretim ve lojistik maliyetlerinin düşürüleceğini ifade eden Yılmaz, para, maliye ve arz yönlü politikaların bütüncül şekilde sürdürüleceğini söyledi. "Savaşların enflasyona daha fazla etki etmesinin nedeni atalet" Yılmaz, ‘bölgedeki savaşlardan Türkiye’nin neden diğer ülkelerden daha fazla etkilendiği’ ise, "Atalet dediğimiz bir şey var. Geçmişten gelen yüksek bir enflasyon oranınız varsa, bu belli oranda ne yaparsanız yapın yansıyor. Daha düşük bazla bu sürece girenlerle daha yüksek enflasyonla girenler aynı şekilde etkilenmiyorlar. Belki yüzdelik oran olarak benzer şekilde etkilenebilirler ama o geçmişin getirdiği atalet var. Belki puan olarak yüksek gelmeyebilir ama geçmişe oransal baktığınız zaman ciddi bir etkilenme olduğunu görüyorsunuz" yanıtını verdi. "Savaşın etkisi olmasa bugün 31 buçuktan değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık" Enflasyonla mücadelenin uzamasına ilişkin konuşan Yılmaz, dış konjonktürün burada etkili olduğunun altını çizerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Doğrusu, dış konjonktür bize hiç destek olmadı, hep olumsuz sürprizlerle karşılaştık, savaşlar, başka birtakım gelişmeler. Programlar yaşanırken kontrol edemediğiniz sürprizler her zaman olur. Bu bazen olumlu, bazen olumsuz bir sürpriz olur. Biz bu dönem, son 3 yılda pek olumlu sürpriz görmedik doğrusu. Genelde programı olumsuz etkileyen hususlar oldu. O da bir miktar mücadelemizi uzattı diyebiliriz. Sadece bu savaşın etkisi olmasa bugün yüzde 31,5’lerde değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık, bu da çok farklı bir finansal atmosfer getirecekti. Ama tabii ki elimizde olmayan unsurlara karşı gerekli tedbirleri alıp yolumuza devam etmek zorundayız. Bu süreci ve programı yürütürken büyüme ile enflasyonla mücadele arasında da bir denge kurmaya gayret ettik." "Gelecek dönemde programda revizyonlar olabilir" Gelecek dönemde programda revizyon yapılıp yapılamayacağına dair de değerlendirmede bulunarak, "Elbette olabilir. Bütün programlar revizyona açıktır. Bu Türkiye’ye özgü bir şey de değil. Uluslararası kuruluşların tahminleri de bizden daha çok revize ediyorlar. Yıl içinde defalarca revize eden kurumlar oluyor, ülkeler oluyor. Biz yıllık bazda bu revizyonu yapıyoruz. Dış faktörler programınızı etkileyebilir ama ana çerçevesini ve istikametini değiştirmemeli. Bizim de programımızın ana çerçevesi ve istikameti bellidir. Burada bir değişiklik söz konusu değildir. Tabii ki güncellemeler var. Atıl iş gücüne daha fazla yoğunlaşıyoruz. Sanayiyi bu dönem daha fazla ön plana çıkarıyoruz. Ekonomik güvenlik kavramını daha fazla ön plana çıkarıyoruz. Dünyanın, ülkemizin geldiği şartlara göre bu güncellemeleri, eklemeleri elbette yapıyoruz. Programımızın ana çerçevesi belli. Fiyat istikrarına doğru daha güçlü yürüyen bir Türkiye. Büyümesini, ihracatını, yatırımını, istihdamını artıran bir Türkiye. Bu artan gelirlerini de geniş toplumsal kesimlerle sosyal refah anlamında daha fazla paylaşan bir Türkiye. Bunun mücadelesi içindeyiz" şeklinde konuştu. Yılmaz, 2027 enflasyon hedeflerinin savaşlar ve dış konjonktürdeki olumsuzluklar dikkate alınarak daha gerçekçi ve ihtiyatlı belirlendiğini ifade ederek, hedeflenen oranın üzerine çıkmayı değil, daha iyi bir performans göstermeyi hedeflediklerini söyledi. "İşsizliği dünya nasıl hesaplıyorsa biz de öyle hesaplıyoruz" Yılmaz, 2027-2029 döneminde 2,1 milyon kişilik istihdam artışı öngördüklerini belirterek, bunun yıllık yaklaşık 700 bin kişiye karşılık geldiğini ve tarihi ortalamalarla uyumlu olduğunu söyledi. Yılmaz, büyümenin yanı sıra iş gücü piyasası reformları ve aktif iş gücü politikalarıyla bu hedefe ulaşılacağına inandıklarını ifade etti. İşsizlik hesaplamalarına yönelik eleştirilere ilişkin konuşan Yılmaz, "İşsizliği dünya nasıl hesaplıyorsa biz de öyle hesaplıyoruz. Kendi icat ettiğimiz bir yöntem yok. Eurostat’ın yöntemi neyse, Birleşmiş Milletler Ulusal Hesaplar Sistemi’ndeki yöntem neyse TÜİK de o yöntemle hesaplıyor. Bir insan iş aramıyorsa işsiz olarak sınıflandırılmıyor. Dünyada böyle, biz de böyleyiz. Atıl iş gücü ise potansiyel iş gücü ve zamana bağlı eksik istihdamdan oluşuyor. İş aramayan ancak uygun bir iş olduğunda çalışacağını belirtenler potansiyel iş gücünde, daha fazla çalışmak isteyenler ise zamana bağlı eksik istihdam kapsamında atıl iş gücüne dahil ediliyor. Bunu azaltmaya yönelik politikalar ortaya koymuş durumdayız. Genç nesillere emeğin değerini çok iyi anlatmamız lazım. Maalesef iş gücü piyasalarına gelmeyen, çalışmayan ve çalışmaya ilgi duymayan önemli bir kitle olduğunu görüyoruz. Bunu azaltmamız lazım. Bu da emeği ve üretimi yüceltmekle, eğitim sisteminden iletişim politikalarına kadar bunu güçlendirmekle mümkün olabilir" dedi. ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin ekonomiye etkisine de değinen Yılmaz, terörün Türkiye’ye uzun vadeli ekonomik maliyetinin en az 2,3 trilyon dolar olduğunu belirtti. Yılmaz, terörün sona ermesiyle özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da tarım, hayvancılık, turizm ve yatırımların olumlu etkileneceğinin de altını çizerek, güvenliğin sağlanmasıyla sermaye ve nitelikli insanın bölgeye yönelmesinin ekonomik büyümeyi destekleyeceğini ve Türkiye’nin daha güçlü hale geleceğini ifade etti. "Programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık" OVP’nin hazırlanmasında seçim takviminin nasıl değerlendirildiğine ilişkin soruya da yanıt veren Yılmaz, "Biz bu programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık. 2028 baharı veya yazına doğru bir seçim var biliyorsunuz. Burada spekülatif bir varsayım içinde olmadık. Bu konular Meclisimizin karar vereceği konular. Seçimi biraz daha öne alacaksa o Meclis’in takdirinde. Bizim şimdiden bir varsayım yapmamız doğru olmaz diye düşündük. Ancak şunu da ifade etmek isterim. Ekonominin amacı ne? Niye yapıyoruz bütün bunları? Rakamlar büyüsün diye mi yapıyoruz? Hayır. Ekonominin amacı insanın, toplumun refahını iyileştirmektir. Bütün ekonomik politikalarımızın amacı budur. Başka da bir amaç koymak doğru değil. Ekonominin en büyük amacı da insana hizmet etmek. Dolayısıyla biz AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan her zaman insan odaklı bir kalkınmadan, ekonomiden yana olmuştur. Bu bütçelerimizi hazırlarken biz de elbette bunu gözetiyoruz. Geniş toplumsal kesimlerin ihtiyaçlarını, beklentilerini gözetmeyen bir siyasetin hiçbir şekilde geçerliliği olamaz. Dolayısıyla geniş toplumsal kesimlerin beklentilerini, taleplerini elbette görüyoruz, gözetiyoruz" açıklamasında bulundu.

Turizmcilerden Özer Matlı’ya yoğun ilgi Haber

Turizmcilerden Özer Matlı’ya yoğun ilgi

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite Turizm ve Seyahat Acenteleri Meslek Grubu üyeleriyle yoğun katılımlı akşam yemeğinde buluştu. Bursa turizmini ziyaretçi sayısıyla değil, şehirde kalan ekonomik değerle büyüteceklerini belirten Matlı, “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Bursalı acentelerin önünü açacak, Bursa’nın işini Bursa’da bırakacağız” dedi. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite’den Hasan Erdem, Gülçin Güleç ve Nilay Korkmaz Demirayak’ın davetiyle düzenlenen Genişletilmiş İstişare Toplantısı’na katıldı. Anatolia Hotel Çekirge’de gerçekleştirilen akşam yemeği, turizm ve seyahat acenteleri meslek grubu üyelerinin yoğun katılımıyla büyük bir buluşmaya dönüştü. Sektör temsilcilerinin sorunlarını ve beklentilerini dinleyen Matlı, Bursa turizmini şehrin ticaret, hizmet ve istihdam kapasitesini büyüten güçlü bir ekonomik alana dönüştürecek projelerini anlattı. “Turizm iş, ciro, istihdam ve hizmet ihracatıdır” Konuşmasına turizmcilerin deneyimine ve sektörel birikimine vurgu yaparak başlayan Matlı, şunları söyledi: “Bugün size turizmi anlatmaya gelmedim. Siz bu işi zaten biliyorsunuz. Sizi dinleyen, hakkınızı koruyan ve önünüzü açan bir BTSO sözü vermeye geldim. Turizm yalnızca tanıtım değildir. Turizm iştir, cirodur, istihdamdır, hizmet ihracatıdır. Bursa’nın geleceğini yalnızca sanayiyle değil, güçlü bir yaşam ve hizmet ekonomisiyle birlikte büyütmeliyiz.” “Bursa’nın sorunu değer değil, sistem eksikliği” Bursa’nın tarihi, Uludağ’ı, termal kaynakları, kıyıları, mutfağı, sağlık altyapısı ve kültürel mirasıyla büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Matlı, bu değerlerin aynı ekonomik zincirde buluşturulamadığını belirtti. Matlı, “Bursa’ya insan geliyor ama yeterince kalmıyor. Kalsa bile şehrin bütün değerleriyle buluşmuyor. Etkinlikler düzenleniyor ancak ortaya çıkan iş her zaman Bursalı işletmeye dönmüyor. Bursa’nın sorunu değer eksikliği değil, bu değerleri ticarete dönüştürecek sistemin kurulamamasıdır” diye konuştu. Turizmde başarı anlayışını da değiştireceklerini belirten Matlı, “Kaç kişinin geldiğini saymakla yetinmeyeceğiz. Ne kadar kaldığını, ne kadar harcadığını, kaç acentenin, otelin, restoranın ve esnafın kazandığını ölçeceğiz. Kalabalık tek başına başarı değildir. Başarı, ziyaretçinin Bursa’da bıraktığı değerdir” ifadelerini kullandı. “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak” BTSO’nun seyahat, konaklama, transfer ve organizasyon alanındaki hizmet alımlarının şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Matlı, sektörde cevapsız kalan sorular bulunduğunu söyledi. Matlı, “Bursa’da yüzlerce seyahat acentesi varken, BTSO’nun milyonlarca avroluk organizasyonlarının büyük bölümünün neden kent dışından tek bir firmada toplandığının açıklanması gerekiyor. Şartnamelerin nasıl hazırlandığını, tekliflerin nasıl karşılaştırıldığını, faturaları ve ortaya çıkan sonuçları üyeler bilmelidir. Burada peşin hüküm vermiyorum ancak bu soruların cevapsız bırakılamayacağını açıkça söylüyorum. Kaynak üyeden geliyorsa hesabı da üyeye verilmelidir” dedi. Yeni dönemde BTSO’nun kendi üyesiyle rekabet eden değil, üyeye iş alanı açan bir kurum olacağını dile getiren Matlı, şöyle devam etti: “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Seyahat, konaklama, transfer, rehberlik ve organizasyon alımları açık ölçütlerle yapılacak. Şartnameler görülecek, teklifler karşılaştırılacak ve sonuçlar açıklanacak. Büyük bir organizasyonda tek bir acentenin kapasitesi yetmiyorsa Bursalı acenteler uzmanlıklarına göre bir araya getirilecek. Bursa’nın işi Bursa’da kalacak.” Bursa turizmine dört mevsimlik yeni sistem Matlı, Bursa Yaşam Ekonomisi yaklaşımıyla turizm, gastronomi, sağlık, kültür, spor, çarşı ve etkinlik ekonomisini tek program altında buluşturacaklarını açıkladı. Bursa Deneyim Rotası ile tarih, termal, doğa, sağlık, spor, zanaat, gastronomi ve alışveriş değerlerinin satılabilir turizm paketlerine dönüştürüleceğini belirten Matlı; Uludağ’ın dört mevsim çalışacağını, Çekirge’nin termal mirasının sağlık ve iyi yaşam ekonomisiyle buluşturulacağını söyledi. Bursa 365 Festival ve Ziyaretçi Takvimi ile ulusal ve uluslararası etkinliklerin bütün yıla yayılacağını kaydeden Matlı, takvimin en az 12 ay önceden açıklanacağını ve acentelerden otellere, restoranlardan perakende işletmelerine kadar bütün sektörün önceden hazırlanabileceğini ifade etti. Matlı ayrıca Bursa Gastronomi Ağı, Bursa Kongre ve Etkinlik Bürosu, Bursa Marka 2040 ve Güney Marmara Marina Projesi ile ziyaretçiyi şehrin bütün ekonomik değerlerine bağlayacaklarını söyledi. “Marina şehirde büyüyen bir ekonomidir” Güney Marmara Marina Projesi’nin tek noktaya yapılacak bir liman yatırımı olmadığını vurgulayan Matlı, projenin Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını kapsayan bütüncül bir turizm ağı olarak tasarlandığını belirtti. “Marina yalnızca tekne bağlanan bir yer değildir. Marina, denizde başlayan ve şehirde büyüyen bir ekonomidir” diyen Matlı, “Tekneden inen ziyaretçi kıyıda kalmayacak. Acentemiz tur satacak, otelimiz oda satacak, restoranımız masa dolduracak, esnafımız ürün satacak. Üyemize rakip olacak değil, üyemizin işini büyütecek yatırımlar yapacağız” ifadelerini kullandı. “Faaliyeti değil, sonucu yöneteceğiz” Her rota, festival, kongre ve tanıtım çalışmasının ekonomik sonuçlarının ölçüleceğini açıklayan Matlı, geceleme, kişi başı harcama, rezervasyon, tekrar ziyaret, hizmet ihracatı ve üye cirosunun düzenli olarak izleneceğini söyledi. Konuşmasını turizmcilere seslenerek tamamlayan Matlı, şu çağrıyı yaptı: “Bursa’ya gelen geçip gitmeyecek; kalacak, yaşayacak ve değer bırakacak. Bunu turizmcilerimizle birlikte yapacağız. 1 Ekim’de gelin; mesleğinize, emeğinize ve odanıza sahip çıkın. Pusulamız yeşil, niyetimiz beyaz. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

"Kitaba Vefa" sergisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı Haber

"Kitaba Vefa" sergisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı

Yenilenebilir enerji, elektrik dağıtım ve gıda başta olmak üzere farklı alanlarda faaliyet gösteren Eksim Holding, kuruluşunun 40. yılını ‘Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’yle kutluyor. Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen sergi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla ziyarete açıldı. Sergi kapsamında düzenlenen açılış töreninin sonunda Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli tarafından Cumhurbaşkanı’na, Kanuni Sultan Süleyman için hazırlanan yaklaşık 500 yıllık el yazması kitap hediye edildi. 1986’dan bu yana Türkiye’nin stratejik sektörlerinde 20’yi aşkın iştiraki ve yaklaşık 10 bin çalışanıyla yatırımlarını sürdüren Eksim Holding, kuruluşunun 40. yılını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen özel bir programla kutladı. Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli’nin ev sahipliğinde Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve İstanbul Valisi Davut Gül’ün yanı sıra üst düzey davetliler katıldı. Etkinlik kapsamında Eksim Holding’in 40. yılına ithafen restore edilen 40 nadir eseri ve şifa bekleyen nadir eserleri bir araya getiren ‘Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı. Açılış anısına Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yaklaşık 500 yıllık el yazması kitap hediye edildi. Cumhurbaşkanı’na takdim edilen hediye, Kanuni Sultan Süleyman için hazırlanmış, yaklaşık 500 yıllık el yazması bir eser olma özelliği taşıyor. Müellifi hayatta iken istinsah edilmiş ve günümüze ulaştığı tespit edilen en eski nüsha olan kitapta, Ebû Eyyûb el-Ensârî’den rivayet edilen hadisler yer alıyor. Abdullah Tivnikli İSAR Vakfı’nda mücellit Muharrem Kalenci tarafından restore edilerek günümüze kazandırılan eser, "Ebû Eyyûb el-Ensâr’î’nin hadislerinden cihana yayılan güzel kokulu esintiler" adını taşıyor. "Şifa bekleyen eserleri hayata kazandırıyoruz" Eksim Holding’in 40 yıl boyunca enerji, elektrik dağıtımı, gıda ve farklı alanlarda yatırım yaparak binlerce insana istihdam sağladığının altını çizen Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli şunları söyledi: "Ülkemize karşı sorumluluğumuzun yalnızca yatırım yapmak ve üretmekten ibaret olmadığına inanıyoruz. Kültürümüze, tarihimize ve bize emanet edilen eserlere sahip çıkmayı da sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Bugün açılışını yaptığımız sergi de bu anlayışımızın en somut göstergesi. Abdullah Tivnikli İSAR Vakfımız bünyesinde oluşturduğumuz yaklaşık 50 bin eserlik kütüphanemizde, çok kıymetli nadir eserler bulunuyor. Bu eserleri yalnızca muhafaza etmekle yetinmiyor, şifa bekleyen eserleri de kurduğumuz mücellithanede yeniden hayata kazandırıyoruz. Bugüne kadar binden fazla eserin restorasyonunu tamamlamış durumdayız." "Geçmişten devraldığımız emanetleri gelecek nesillere ulaştırıyoruz" ‘Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’ kapsamında Eksim Holding’in 40. yılına atfen, restore edilen kitaplar arasından seçilen 40 nadir eserin sergilendiğini belirten Tivnikli, "Sergiyi ziyaret eden sanatseverler, yalnızca özel koleksiyonumuzu görmekle kalmayacak, aynı zamanda cilt sanatının nasıl yapıldığını da tüm yönleriyle deneyimleme şansına sahip olacak. Sergimizi "Kitaba Vefa" olarak adlandırıyoruz çünkü kitapların yalnızca kâğıt ve mürekkepten ibaret olmadığına inanıyoruz. Kitapların ilim, hafıza ve emanet içerdiğini düşünüyoruz. Bizlere düşen de geçmişten devraldığımız emanetleri koruyarak gelecek nesillere ulaştırmak" dedi. 40. yıla özel 40 nadir eser Açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan Kitaba Vefa Sergisi’nde yer alan 40 özel eser, Abdullah Tivnikli Vakfı bünyesinde olan ve 50 bin nadide eserlik kütüphaneye sahip İstanbul Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde mücellit Muharrem Kalenci tarafından yürütülen koruma ve restorasyon çalışmaları arasından seçildi. Eserler, farklı dönemlerden, coğrafyalardan ve düşünce dünyalarından günümüze ulaşan nadir örneklerden oluşuyor. Sergi kapsamında Muhyiddin İbnü’l-Arabi’nin 500 yıllık el yazması Fususü’l-Hikem’i, Şeyh Galib’in el yazması Divanı, Müellifi Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri olan Muhammed Şerif Erzurumi tarafından istinsah edilen yaklaşık 200 yıllık el yazması Marifetname’si, Yazıcıoğlu Muhammed Efendi’nin el yazması Muhammediye’si yer alıyor. Sergide ayrıca Seyyid Muhammed Reşid el-Karamani’nin tezhipleriyle süslenen 200 yıllık el yazması Mushaf-ı Şerif’i, İbn Haldun’un Mukaddime’sinin yanı sıra Taş baskı bir Mushaf-ı Şerif’i gibi kültürel hafıza açısından büyük değer taşıyan eserler sanatseverlerle buluşuyor. Sergide yer alan eserlerin her biri, yalnızca içerdiği metinlerle değil; cildi, kâğıdı, yazısı, malzemesi, onarım izleri ve günümüze ulaşmasını sağlayan restorasyon çalışmalarıyla da serginin ana hikâyesini anlatıyor. Kültürel mirasın korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunmayı amaçlayan sergi, 13 Eylül tarihine kadar Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.

Dünyanın en büyük 3. Showroom’u Bursa’da açıldı Haber

Dünyanın en büyük 3. Showroom’u Bursa’da açıldı

Fiber lazer kesim teknolojilerinde dünyanın en gelişmiş profesyonel çözümlerini Türkiye’de sanayicilerle buluşturan Gweike Lazer’in Türkiye’deki tek yetkili distribütörü Lothbrog Makine’nin İzmir Yolu Başköy mevkiindeki showroomu düzenlenen törenle hizmete açıldı. Toplam 5 bin metrekarelik bir yerleşke ile hayata geçirilen showroom kendi alanında dünyanın üçüncü büyük showoomu olma özelliğine sahip bulunuyor. Gweike Lazer Satış Müdürü Lynette Lyu, Firma Temsilcisi Yın. Chuanping, Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu, Lothbrog Makine çalışanları, yerel yönetim temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin yöneticileri ile kalabalık davetli topluluğunun katılımıyla açılan showroom, örnek yapılanmasıyla sektöre hareket kazandırdı. Lothbrog Makine’den Türkiye’de ilk Törende açılış konuşmasını yapan Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu, Gweike markasının dünya genelindeki üçüncü büyük fiber lazer showroomunu Bursa’da Lothbrog Makine bünyesinde 5 bin metrekarelik bir yerleşke ile hayata geçiriyor olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Kurulduğu günden bu yana temel amaçlarının yalnızca makine tedarik eden bir firma olmanın yanı sıra, Türk sanayisinin üretim gücüne, teknolojisine ve geleceğine değer katan stratejik bir çözüm ortağı olmak olduğunu vurgulayan Akıncıoğlu, “Kaliteyi, inovasyonu ve özellikle satış sonrası güveni her zaman işimizin merkezinde tuttuk. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu tesis, bizim için yalnızca fiziksel bir büyüme değildir. Burası, en yeni teknolojileri sanayicilerimizle buluşturacağımız, teknik servis ve uygulama altyapımızı daha da güçlendireceğimiz ve müşterilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve yerinde çözümler sunacağımız, sanayicilerimizin teknolojiyi yalnızca görmekle kalmayıp, bizzat deneyimleyerek doğru yatırımları planlayabilecekleri yaşayan bir teknoloji üssü olacaktır” diye konuştu. Makinelerinin metalin bulunduğu her alanda, evlerde kullanılan bir çatalın üretiminden cephedeki tanka, otomotivden savunma sanayisine, makine imalatından ağır sanayiye ve inşaata kadar çok geniş bir kullanım alanı sunduğuna işaret eden Akıncıoğlu, yeni tesislerinde ayrıca Türkiye’de henüz sınırlı sayıda bulunan 40 kW gücündeki fiber lazer makinelerine de yer verdiklerini ifade etti. Yeni yatırımlarla büyüme hedefi Bugüne kadar sanayicilerle buluşturdukları 2 bine yakın makinenin üzerine, yeni yatırımlarıyla güçlerini ve kapasitelerini eklediklerini belirten Akıncıoğlu, “Yeni yatırımımızın gücünü ve kapasitesini ekleyerek yolumuza daha güçlü devam edeceğiz. Bu büyümeyi yalnızca yerleşkeler ile değil istihdamla da destekleyeceğiz. Halihazırda 100’ün üzerinde beyaz yaka ve mühendise sağladığımız istihdamı, bu yatırımla birlikte önümüzdeki yıl yüzde 15- yüzde 20 seviyelerinde artırmayı hedefliyoruz. Özellikle satış sonrası hizmetlerimizi daha da güçlendirmek amacıyla, mevcut elektrik elektronik ve makine mühendislerimize yeni mühendis arkadaşlarımızı dahil edeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki bir makine yatırımı satışla bitmez. Asıl değer, o makinenin yıllar boyunca kesintisiz, verimli ve güvenilir şekilde çalışmasını sağlayabilmektir” dedi. Yeni tesisin sektöre, Bursa’ya ve Lothbrog ailesine hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını dileyen Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Bu değerli yatırımın hayata geçmesinde emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma, bize güvenen kıymetli müşterilerimize ve güçlü iş ortaklarımıza-finans kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Ülkemizin üretim gücüne ve rekabetçiliğine katkı sağlamak için yatırımlarımıza ve katma değer üretmeye hız kesmeden devam edeceğiz. Yeni tesisimizin sektörümüze, sanayimize, Bursa’mıza ve Lothbrog ailesine hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını diliyorum.” Gweike Lazer’den Lothbrog Makine’ye övgü Gweike Lazer Firma Temsilcisi Yın. Chuanpingl de konuşmasında, Lothbrog Makine’nin derin tecrübesi, profesyonel hizmet anlayışı ile Türkiye pazarında sağlam yer edindiklerine işaret ederek, Lothbrog Makine ile bundan sonra da Türkiye pazarında başarıdan başarıya koşacaklarına inandıklarını dile getirdi. Gweike Lazer Satış Müdürü Lynette Lyu ise Lothbrog Makine ile 2019 yılından itibaren birlikte ilerlediklerini söyledi. Lyu yeni showroomun yeni başlangıçları ve yeni gelecekleri de beraberinde getirmesini diledi. Akıncıoğlu’nun açılış konuşmasının ardından protokol konuşmalarına geçildi. Açılışı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in adına tebrik eden Nilüfer Belediye Başkan Vekili Salih Güleç de “Böylesine anlamlı ve güzel bir showroomun Nilüfer’de olması sevindirici. Ekonominin zor günlerinde yatırım yapan Lütfi Bey’i tebrik ediyoruz. Bu işyerinin açılmasında emeği bulunanları tebrik ediyor, bol kazançlar diliyorum” diye konuştu. Bir başarı hikâyesi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener konuşmasında, bir başarı hikâyesine tanıklık ettiklerinin altını çizdi. Lothbrog Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu’nun ekibiyle birlikte başarılı işlere imza attığına dikkat çeken Şener, katma değeri yüksek teknolojik ürünleri Türkiye’yle tanıştırmasından dolayı Akıncıoğlu’nu tebrik etti. Şener, Lothbrog Makine’nin başarılı distribütörlük çalışmalarını üretimle de taçlandırması dileğinde bulundu. Lothbrog Makine’nin yeni yatırımının sadece kendi büyümesine değil, Bursa’nın güçlü sanayi ekosistemine de önemli katkı sağlayacağına dikkat çeken GESİAD Başkanı Tolga Papatya ise, showroom açılışı vesilesiyle üretime, teknolojiye, girişimciliğe ve Bursa sanayisinin geleceğine duyulan güveni birlikte kutladıklarını ifade etti. İnovasyona dayalı büyüme Üretim tesislerinde her geçen gün daha fazla tercih edilen fiber lazer kesim teknolojilerinde dünyanın gelişmiş çözümlerini Türk sanayicisiyle buluşturan Lothbrog Makine’nin yeni showroomunun hizmete girmesini gönülden kutladığını belirten BALKANTÜRKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İskender İskenderoğlu da BALKANTÜRKSİAD olarak iş dünyasının teknolojiye, inovasyona, üretime ve ihracata dayalı büyümesini her zaman desteklerini vurguladı. Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Burak Özgen ise showroom açılışını sektörde istihdam oluşturulmasına vesile olması açısından değerli bulduklarını söyledi. Özgen, Lothbrog Makine’ye çalışmalarında başarılar diledi. Bursa İzmir Karayolu Ticaret ve Sanayi İş İnsanları Derneği (BİZSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Levent Bilek de yatırım için bölgelerini seçtiklerinden dolayı Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu’na teşekkür etti. KalDer Bursa Şubesi Genel Sekreteri Aykan Kurkur da konuşmasında Lothbrog Makine ile 3 yıl önce tanıştıklarını, firmanın 3 yıllık süreçte yüksek teknolojiyi Bursa’ya getirdiğini görmekten mutluluk duyduklarını vurguladı. Kurkur, showroomun Bursa ve ülke için hayırlara vesile olmasını diledi. Konuşmaların ardında protokol mensupları ve konukların katılımıyla showroom’un açılış kurdelesi kesildi ve tesis gezildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.