Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İstihbarat

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İstihbarat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihbarat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "FETÖ dediğimiz yapılanma insanların aklına ipotek koyup onları adeta makineye dönüştürdü" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "FETÖ dediğimiz yapılanma insanların aklına ipotek koyup onları adeta makineye dönüştürdü"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Üstat Bediüzzaman'ın ismini kullanarak, onun eserlerini de belli bir oranda istismar ederek ülkemizde kargaşa çıkaran bir yapı ile karşı karşıya kaldık, FETÖ dediğimiz yapılanmayla, terör yapılanmasıyla. Vitrini gayet süslü ama arka planında uluslararası güç odaklarına hizmet eden istihbarat yapılarının aracına dönüşen bir yapıdan bahsediyoruz. Diğer taraftan mensuplarını özgür olmaktan çıkarıp kendine kul köle eden hiyerarşik düzenden bahsediyoruz" dedi. 13'üncü Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, "Küresel Krizlere Kur'ani Çözümler" temasıyla 4-6 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da düzenleniyor. Atatürk Kültür Merkezi'ndeki sempozyumun açılış programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, Suriye Evkaf Bakanı Dr. Muhammed Ebulhayr Şükrü, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ile davetliler ve çok sayıda kişi katıldı. "Türkiye Cumhuriyeti olarak ve İslam dünyası olarak hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız; ikisini bir arada yapacağız" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti olarak ve İslam dünyası olarak hem güçlü olacaklarını hem de haklı olacaklarını ifade ederek, "Gazze'de çocuklar İsrail'in barbarca saldırıları altında hayatını kaybediyor; siviller en temel gıdalardan, ihtiyaçlardan mahrum bırakılıyor. Soykırım karşısında sergilenen vurdumduymazlık ve sessizlik uluslararası sistemin içine düştüğü krizi bütün açıklığıyla, netliğiyle ortaya koyuyor. Kur'an-ı Kerim'in ‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol’ ilkesi ve adalet anlayışı ise faili veya muhatabı kim olursa olsun her türlü zulme ve haksızlığa karşı eğilmeden, bükülmeden bir duruş sergileme sorumluluğunu hepimize hatırlatıyor. Zira insan hayatı ve onuru konjonktüre veya güç odaklarının sığ siyasi hesaplarına göre değişemeyecek kadar mukaddestir. Türkiye Cumhuriyeti olarak ve İslam dünyası olarak hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız; ikisini bir arada yapacağız. Hakkımızı ve hukukumuzu sonuna kadar koruyacağız, mazlumun elinden kararlılıkla tutacağız ve adalet talebimizi karşılıksız bırakmayacak bir güce sahip olmak için ekonomimizi, milli savunmamızı, bilim ve teknoloji kapasitemizi aralıksız geliştireceğiz. Cumhurbaşkanımızın gönüllerde maşeri bir karşılık bulan ‘Dünya 5'ten büyüktür’ çağrısıyla daha adil bir uluslararası düzen hepimizin ortak arayışıdır. Bu onurlu mücadelede Cumhurbaşkanımızın çağrısını yaptığı İnsanlık İttifakı, zulme karşı çıkan bütün küresel kesimleri, inanç ve millet ayrımı gözetmeden ortak bir ahlaki sorumlulukta birleştirmeyi hedefliyor" dedi. "Suriye'nin istikrarı ve refahı tüm bölgenin istikrarı ve refahı demektir" Suriye'nin istikrarı ve refahının tüm bölgenin istikrarı ve refahı demek olduğunu söyleyen Yılmaz, "Gazze'de yükselen adalet çağrısının dünyanın farklı ülkelerinde karşılık bulması, bu ortak vicdanın hala diri olduğunu göstermektedir. Ben buradan nerede olursa olsun Avrupa'dan Latin Amerika'ya, Asya'ya Gazze'deki zulme karşı çıkan, sokağa çıkıp bunu protesto eden, üniversitesinde protesto eden, bu zulme sessiz kalmayan tüm insan kardeşlerimize selamlarımı iletiyorum, saygılarımı iletiyorum. Türkiye olarak Filistin halkının meşru haklarını savunmak, zulmü durdurmak ve kalıcı barışı sağlamak için yoğun bir diplomatik mücadele yürütüyoruz. Suriye'de barışın ve istikrarın tesisi için yürüttüğümüz kararlı mücadele ile kardeşlerimizin kendi topraklarında huzur içinde yaşayabilecekleri şartların oluşmasına önemli katkılar sağladık ve sağlamaya devam edeceğiz. Suriye'nin istikrarı ve refahı tüm bölgenin istikrarı ve refahı demektir. Buna yürekten inanıyoruz. Bunu bozmaya çalışanlara karşı Suriye ile gönül gönüle, omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz" diye konuştu. "FETÖ dediğimiz yapılanma insanların aklına ipotek koyup onları adeta makineye dönüştürdü" FETÖ yapılanmasının insanların aklına ipotek koyup onları adeta makineye dönüştürdüğüne değinen Yılmaz, "Ailenin korunması, gençlerin insani değerlerle geleceğe hazırlanması, alkol, kumar gibi bağımlılıkların yanı sıra çağımızın yeni bağımlılık türleriyle de mücadele edilmesi yine gündemimizde olması gereken konular arasındadır. Bizler de maarif modelimiz ile gençlerimizin bilim ve teknolojide yetkinleşmesini desteklerken bu birikimi insanlığın hayrına kullanmalarını sağlayacak ahlaki bilinci de güçlendiriyoruz. İlim bizim medeniyetimizin merkezi kavramıdır, ancak biz ilimle birlikte elbette bunun hayata geçirilmesini, salih amellere vesile olmasını görüyoruz. Yapay zekayı, yapay zekayla birlikte diğer teknolojileri mutlaka ahlakla, merhametle, insan odaklı bir anlayışla ele almak durumundayız. İlmi vurgularken insanın akletmesini ve seçme hakkını da burada vurgulamak istiyorum. Maalesef üstat Bediüzzaman'ın ismini kullanarak, onun eserlerini de belli bir oranda istismar ederek ülkemizde kargaşa çıkaran bir yapı ile karşı karşıya kaldık, FETÖ dediğimiz yapılanmayla, terör yapılanmasıyla. Vitrini gayet süslü ama arka planında uluslararası güç odaklarına hizmet eden istihbarat yapılarının aracına dönüşen bir yapıdan bahsediyoruz. Diğer taraftan mensuplarını özgür olmaktan çıkarıp kendine kul köle eden hiyerarşik düzenden bahsediyoruz. Cenabı Allah bizleri fert fert yaratmış. Her birimize defalarca Kur'an-ı Kerim'de akledin demiş. Bakın, düşünün, akledin demiş. FETÖ dediğimiz yapılanma ise insanların aklına ipotek koyup onları birer adeta makineye dönüştürdü. Bu tecrübeden de, bizim yaşadığımız bu tecrübeden de tüm kardeş ülkelerin, dost ülkelerin de faydalanmasını bekleriz. Başka isimler altında da bunlar çıkabilir. Bunlara karşı çok dikkatli olmamız lazım. Şunu bilmemiz lazım, Müslüman insan Cenabı Allah'tan başka hiç kimsenin kulu kölesi olmamıştır, olamaz" şeklinde konuştu. "Terörü kalıcı bir şekilde ülkemizin gündeminden çıkarmak istiyoruz" Terörü kalıcı bir şekilde ülkemizin gündeminden çıkarmak istediklerini ifade eden Yılmaz, "Terörü kalıcı bir şekilde ülkemizin gündeminden çıkarmak istiyoruz. Bölgemizin gündeminden de çıkarmak istiyoruz. Uzun bir zamandır bölgemizde emperyalist güçler, güç odakları bu bölgede yaşayan insanları birbiriyle çatıştırıp onlar kavga ederken bölgenin kaynaklarını sömürüyorlar. Biz diyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti olarak, kardeşleriniz olarak bu çekişmeleri bir tarafa bırakmalıyız, etnik kavgaları, mezhebi kavgaları bir kenara bırakmalıyız, birlik içinde olmalıyız, terörün konuşulmadığı bir bölge oluşturmalıyız ve artık kaynaklarımızı başkaları gelip sömürmemeli, bu kaynaklar bu bölgedeki insanlar tarafından kullanılmalı. Suriye'nin kaynakları Suriyeliler için kullanılmalı, Irak'ın kaynakları Iraklılar için kullanılmalı, Libya'nın kaynakları Libyalı kardeşlerimiz için kullanılmalı. Bunu başarmak zorundayız. Bizi birbirimize düşürüp kaynaklarımızı sömüren emperyalist odaklara vereceğimiz en güzel cevap birliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirmek, ihtilaflarımızı bir tarafa bırakıp güç birliğiyle bu oyunu bozmaktır. Türkiye içinde de bölgemizde de bunu yapmaya kararlıyız. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge dediğimiz, Arabıyla, Türküyle, Kürdüyle, Farsıyla, hangi mezhepten, meşrepten olursa olsun Müslümanıyla, gayrimüslimiyle bu toprakların insanlarını bir araya getirmek, buluşturmak ve geleceği çok daha güçlü bir birlik zemininde inşa etmektir. Sahip olduğumuz insan kaynağını ilmi birikim ve ekonomik potansiyelde değerlendirerek Türkiye Yüzyılı'nı ve bölgemizin, gönül coğrafyamızın yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz inşallah. Bediüzzaman Said Nursi bu ülkenin, bu toprakların insanıydı. Emperyalistlere karşı mücadele etti, bu topraklarda mücadelesini sürdürdü. Birileri gibi başka ülkelere kaçıp oradan bu ülkeyi karıştırmaya çalışmadı" diyerek konuştu.

İçişleri Bakanı Çiftçi’den yeni atanan emniyet müdürlerine talimat: "Okul güvenliği konusunda son derece hassas olacaksınız" Haber

İçişleri Bakanı Çiftçi’den yeni atanan emniyet müdürlerine talimat: "Okul güvenliği konusunda son derece hassas olacaksınız"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Genel Müdürlüğü Şehit Demet Sezen Konferans Salonu'nda düzenlenen "Yeni Atanan Emniyet Müdürleri" toplantısında konuştu. Manisa’daki okul saldırısında yaralanan öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dileklerini ileten Bakan Çiftçi, "Manisa Turgutlu’da bir okulumuzun yakınında meydana gelen silahlı saldırıda yaralanan evlatlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, her birine Cenab-ı Hak’tan acil şifalar diliyorum. Ailelerine, öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve bütün eğitim camiamıza geçmiş olsun. Bu hadisenin bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli adli ve idari süreçler titizlikle yürütülmektedir" dedi. "595 personelimiz 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine atandı" 500’ü aşkın personelin üst rütbeye terfi ettiğini belirten Bakan Çiftçi, "Bu yıl bakanlık makamı onayıyla 232 personelimiz bir üst rütbeye terfi etmiş, 595 personelimiz 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine atanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 4 arkadaşımız emniyet genel müdür yardımcılığına, 1 arkadaşımız Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığına, 39 arkadaşımız il emniyet müdürlüğüne atanmış, merkez teşkilatımızda da 12 birim amirimiz görevlendirilmiştir" ifadelerini kullandı. "Riski önceden göreceğiz, tehdidi kaynağında tespit edecek, suç meydana gelmeden tedbirimizi alacağız" Önleyici güvenlik tedbirlerini benimsediklerini dile getiren Bakan Çiftçi, "Bizim mücadelemiz; evlatlarımızı suçtan koruma, ailelerimizin huzuruna sahip çıkma ve şehirlerimizi güvenli hayat alanları olarak muhafaza etme mücadelesidir. Yeni güvenlik mimarimizin temelinde risk analizi, veriye dayalı karar alma, erken uyarı, güçlü istihbarat, teknolojik kapasite ve kurumlar arası koordinasyon vardır. Riski önceden göreceğiz, tehdidi kaynağında tespit edecek, suç meydana gelmeden tedbirimizi alacağız" şeklinde konuştu. Atanan müdürlere 10 maddelik talimat Bakan Çiftçi, yeni atanan emniyet müdürlerine yaptığı hitabında talimatlarda bulundu. 10 farklı konuya değinen Bakan Çiftçi, "Sizlerden özellikle şu hususlara dikkat etmenizi istiyorum. Birincisi; şehrinizin huzur ve risk haritasını çıkaracaksınız. Göreve başladığınız andan itibaren ilinizi, ilçelerinizi, mahallelerinizi ve riskli bölgelerinizi yakından takip edeceksiniz. İlk 30 gün içinde şehrinizin huzur ve risk haritasını çıkaracak; personelinizi, devriyelerinizi ve operasyonlarınızı bu tabloya göre planlayacaksınız. Hangi mahallede hangi suç türünün yoğunlaştığını, hangi bölgede gençlerimizin risk altında olduğunu ve vatandaşımızın nerede kendisini güvensiz hissettiğini bileceksiniz. İkincisi; yeni nesil suç örgütlerini ve uyuşturucuyu kaynağında kurutacaksınız. Sadece suçu işleyene değil, arkasındaki yapıya, talimat verene, silahı sağlayana, parayı yönetene ve eleman devşirene ulaşacaksınız. Özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef alan yapılara karşı tavizsiz olacak, çetelerin büyümesini beklemeden daha filizlenirken müdahale edeceksiniz. Uyuşturucuda arz zincirini, sokak satıcısını, finansmanını ve gençlerimize ulaşma kanallarını birlikte hedef alacaksınız. Üçüncüsü; sokağı ve dijital dünyayı birlikte yöneteceksiniz. Suç artık sadece sokakta işlenmiyor. Sosyal medya, yasa dışı bahis, dijital dolandırıcılık, sanal platformlar ve suç örgütlerinin çevrim içi faaliyetlerini yakından takip edeceksiniz. Siber birimlerimiz, istihbaratımız ve operasyonel birimlerimiz koordineli çalışacak; sokaktaki suçun dijital izini, dijital tehdidin sokaktaki karşılığını takip edeceğiz. Dördüncüsü; mahallede ve sahada olacaksınız. Emniyet müdürümüzü makamında olduğu kadar sokakta, çarşıda, okul çevresinde ve riskli mahallelerde de görmek istiyorum. Vatandaşımızı dinleyecek; muhtarlarımızla, okul yöneticilerimizle, esnafımızla ve ailelerimizle sürekli temas halinde olacaksınız" dedi. "Okul güvenliği konusunda son derece hassas olacaksınız" Okul ve çevrelerindeki tedbirler ile önleyici güvenlik uygulamaları konusunda da talimatlar veren Bakan Çiftçi, "Turgutlu’da yaşanan hadise vesilesiyle özellikle altını çiziyorum: Okul güvenliği konusunda son derece hassas olacaksınız. Her okulun risk durumunu ayrı ayrı değerlendirecek; okul çevresini, öğrencilerimizin geliş-gidiş güzergahlarını, metruk yapıları, park ve bahçeleri ve şüpheli hareketliliği takip edeceksiniz. Silaha erişim, akran zorbalığı, tehdit ve şiddet eğilimleri ile sosyal medya üzerinden yapılan tehditleri ciddiyetle değerlendirecek; risklerin tespitinde mevzuatın verdiği yetkiler çerçevesinde siber birimlerimizi ve istihbarat imkânlarımızı etkin kullanacaksınız. İl Milli Eğitim Müdürlüklerimizle koordinasyonunuzu güçlendirecek, okul irtibat görevlilerimizin etkinliğini artıracak, gerekli noktalarda devriye faaliyetlerini ve görünür polis varlığını güçlendireceksiniz. Tehlike okulun kapısına gelmeden tedbirimizi alacağız. Hiçbir emniyet müdürümüz bundan sonra okul güvenliğini rutin bir asayiş başlığı olarak görmemelidir. Çocuklarımızın güvenliği, milletimizin geleceğinin güvenliğidir" dedi. "Suçlu karşısında devletin kudretini, mağdur karşısında ise devletin merhametini göstereceğiz" Suç ve suçlularla mücadeleden kadına yönelik şiddete, emniyet teşkilatı içerisindeki düzenin korunmasından kurumlar arasında koordineli çalışmaya kadar birçok konuda da talimatlarını sıralayan Bakan Çiftçi, şunları dedi: "Beşincisi; mağdurun yanında devletin gücünü ve şefkatini hissettireceksiniz. Kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet, çocuklara karşı suçlar ve kayıp vakalarında hiçbir ihmale müsaade etmeyeceksiniz. Koruma kararlarını yakından takip edecek, tekrar mağduriyetin önüne geçeceksiniz. Karakolumuza gelen her vatandaşımız devletimizin adaletli, ilgili ve çözüm üreten yüzüyle karşılaşacak. Suçlu karşısında devletin kudretini, mağdur karşısında ise devletin merhametini göstereceğiz. Altıncısı; devletin kudretini hukuk ve adaletle göstereceksiniz. Suçla mücadelede son derece kararlı olacağız; ancak bütün gücümüzü hukuktan alacağız. Şartlar ne kadar zor olursa olsun hukuk bizim sınırımız, mevzuat bizim rehberimizdir. Ölçüsüz güce, kötü muameleye, ayrımcılığa, keyfîliğe ve kibre teşkilatımız içerisinde yer vermeyeceksiniz. Devletin kudreti hukuktan, polisin itibarı adaletten doğar. Yetki sorumlulukla, sorumluluk ise adaletle, hukukla ve vicdanla anlam kazanır. Yedincisi; personelinize sahip çıkacaksınız. Personelinizi tanıyacak, sorunlarını bilecek, sahadaki yükünü göreceksiniz. Başarıyı takdir edecek, hatayı zamanında düzeltecek, usulsüzlüğe kimden gelirse gelsin müsaade etmeyeceksiniz. Personelimizin çalışma şartlarını, aile hayatını ve görev kaynaklı yorgunluğunu yakından takip edeceksiniz. Personelinden disiplin isteyen yönetici, önce kendi kararında, dilinde ve davranışında disiplin gösterir. Sekizincisi; ilinizde ortak güvenlik aklı ve kesintisiz koordinasyon kuracaksınız. Valilerimizin ortaya koyduğu güvenlik politikaları ve verdiği direktifler temel çerçevemizdir. Kaymakamlarımızla yakın istişare içinde çalışacak; emniyet, jandarma, sahil güvenlik, istihbarat, adli makamlar ve diğer kurumlarımız arasındaki bilgi akışını hızlandıracaksınız. Güvenlikte kurumlar arasında boşluk bırakmayacaksınız. Dokuzuncusu; başarıyı sadece operasyon sayısıyla ölçmeyeceksiniz. Yakalanan suçlu, ele geçirilen uyuşturucu, çökertilen çete ve gerçekleştirilen operasyon elbette önemlidir. Ancak asıl hedefimiz suçun azalması ve vatandaşımızın kendisini daha güvende hissetmesidir. Bizim başarı karnemizi vatandaşımızın huzuru ve güven duygusu belirleyecektir. Onuncusu; güvenlik iletişimini huzurun ve kamu güveninin bir parçası olarak yöneteceksiniz. Bilgi boşluğunu söylentiye, manipülasyona ve dezenformasyona bırakmayacaksınız. Soruşturmanın gizliliğini ve vatandaşımızın mahremiyetini koruyarak doğru, açık ve teyit edilmiş bilgiyi zamanında paylaşacaksınız." "Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzün en önemli eşiklerinden biridir" Çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini dile getiren Bakan Çiftçi, "Şimdi önümüzde daha büyük bir hedef var: Bu hedefin adı Terörsüz Türkiye'dir. Yarım asra yaklaşan terör meselesini ülkemizin gündeminden tamamen çıkarmak; milletimizin birliğini, kardeşliğini ve huzurunu daha da güçlendirmek istiyoruz. Bu hedef aynı zamanda Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzün en önemli eşiklerinden biridir. Terörün olmadığı, çetelerin sokaklara hakim olamadığı, uyuşturucu tacirlerinin gençlerimize ulaşamadığı, organize suç örgütlerinin vatandaşımıza korku salamadığı şehirler istiyoruz" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili de konuşan Bakan Çiftçi, "Türkiye Yüzyılı’nın şehirleri, huzurun hakim olduğu şehirler olacaktır. Emniyet müdürlüğü; şehrin nabzını tutmayı, bugünün suçuyla mücadele ederken, yarının risklerini de görebilmeyi gerektirir. Bizim için gerçek başarı vatandaşımızın huzur içinde yaşaması, evladını güvenle okula göndermesi ve kendisini devletinin güvencesi altında hissetmesidir. Bu millet, polisinin üniformasında devletini, ay yıldızında vatanını, duruşunda güven ve adaleti görmek ister. Bizlere düşen bu güvene layık olmak ve milletimizin bize teslim ettiği emaneti hakkıyla taşımaktır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Terörsüz Türkiye hedefimize ve Türkiye Yüzyılı idealimize, şehirlerimizin huzurunu daha da güçlendirerek yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu.

Suudi Veliaht Prensi Selman’ın Husilere saldırı talebine Trump’tan ret Haber

Suudi Veliaht Prensi Selman’ın Husilere saldırı talebine Trump’tan ret

ABD merkezli Axios haber sitesi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Yemen’deki İran destekli Husilere yönelik saldırı talebinin ABD Başkanı Donald Trump tarafından reddedildiğini aktardı. Suudi Arabistan’ın saldırı talebine ABD’den ret. ABD merkezli Axios haber sitesinde yer alan haberde, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın dün ABD Başkanı Donald Trump’ı iki kez arayarak Yemen’deki İran destekli Husilere yönelik saldırı düzenlemesi talebinde bulunduğu aktarılarak, Trump'ın ise bu talebi reddettiği ifade edildi. Selman’ın perşembe günü, Husilerin Kızıldeniz'deki hayati öneme sahip Mocha şehrinin kontrolünü ele geçirmeleri ve stratejik Babülmendep Boğazı'na yaklaşmaları sonrası durumun kötüleştiği konusunda Trump'a bilgi vermek üzere kendisini aradığı aktarılan haberde, birkaç saat sonra Selman’ın Trump'ı yeniden arayarak ABD'nin Husilere yönelik saldırı emri vermesini istediği aktarıldı. Axios'a konuşan iki ABD'li yetkili, Trump yönetiminin şu aşamada Husilere karşı doğrudan müdahalede bulunma planının olmadığını belirtti. Yetkililer, ABD'nin son haftalarda Suudi muhataplarına Trump'ın talimatının, Amerikan güçlerinin İran ve Hürmüz Boğazı'na odaklanması ve yeni bir cephe açılmasından kaçınılması yönünde olduğunu bildirdiğini ifade etti. Haberde, ABD'li bir yetkilinin, ABD yönetiminin Suudi Arabistan'a Husiler hakkında istihbarat ve hedefleme verileri sağlayacağını söylediği belirtildi. ABD'li yetkililer, Suudi Arabistan'da yaklaşık 200 ABD askerinin bulunduğunu açıklayarak, "ABD, Kızıldeniz'de seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınması gibi temel ulusal güvenlik çıkarlarımızı korumaya odaklanırken, bölgesel güvenlik sorunlarının yönetilmesi ve çözümünde liderliği bölgesel ortaklarımıza bırakıyor. Bölgesel istikrar konusunda Suudi Arabistan ve Yemen Hükümeti ile sürekli diyalog halindeyiz" ifadelerini kullandı. Konuyla ilgili bilgi sahibi iki kaynak ise, ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) Brad Cooper’ın acil koordinasyon toplantıları için perşembe günü Suudi Arabistan'a gittiğini aktardı. Haberde, Suudi Arabistan'ın doğrudan ABD’den askeri harekât talep etmesi, Suudi Arabistan’ın geçtiğimiz temmuz ayında Husilerle tek başına başa çıkabileceğini ABD’ye bildirmesinin ardından önemli bir politika değişikliğine işaret ettiğine dikkat çekildi. ABD'li yetkililer Suudi Arabistan'da yaklaşık 200 ABD askerinin bulunduğunu açıklayarak, "ABD, Kızıldeniz'de seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınması gibi temel ulusal güvenlik çıkarlarımızı korumaya odaklanırken, bölgesel güvenlik sorunlarının yönetilmesi ve çözümünde liderliği bölgesel ortaklarımıza bırakıyor. Bölgesel istikrar konusunda Suudi Arabistan ve Yemen Hükümeti ile sürekli diyalog halindeyiz" ifadelerini kullandı.

Kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 44 suçlu Türkiye’ye getirildi Haber

Kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 44 suçlu Türkiye’ye getirildi

Yurt dışında yürütülen operasyon ve iş birliği çalışmalarıyla kırmızı bültenle aranan 16 ve ulusal seviyede aranan 44 olmak üzere toplam 60 suçlu Türkiye’ye getirildi. İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 16 ve ulusal seviyede aranan 44 olmak üzere toplam 60 suçlu, yurt dışında yakalanarak Türkiye’ye getirildi. Yapılan çalışmalarda Gürcistan’dan 43, Yunanistan’dan 5, Almanya’dan 2, Birleşik Krallık’tan 2 kişinin yanı sıra Bulgaristan, Karadağ, Polonya, Sırbistan, Ermenistan, İsviçre, Romanya ve Rusya’dan da aranan şahısların Türkiye’ye iadeleri sağlandı. Bu çerçevede Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan D.A., U.O., M.R., S.K., T.Ç., C.B., Ö.D., S.C., F.G., M.A., Ü.Y., E.E., S.E., A.B., B.Y. ve K.T.S. isimli 16 şahıs yakalanarak Türkiye’ye getirildi. Ulusal seviyede aranan 44 şahsın da yurt dışında yakalanmasının ardından Türkiye’ye iadeleri gerçekleştirildi. Çalışmalar EGM birimleri ve Adalet Bakanlığı ile koordineli yürütüldü Bakanlıktan yapılan açıklamada, Yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmaların, EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları ile Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının koordinasyonunda yürütüldüğü bildirildi. Bakanlık açıklamasında, "Hiçbir suçlu yurt dışına çıkarak izini kaybettiremeyecek. Milletimizin huzuruna kastedenlerin hareket alanını daraltmaya, kaçış güzergahlarını kapatmaya ve kırmızı bültenle ya da ulusal seviyede aranan şahısları ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Gökyüzündeki yeni güç Bayraktar KALKAN DİHA özellikleriyle dikkat çekiyor Haber

Gökyüzündeki yeni güç Bayraktar KALKAN DİHA özellikleriyle dikkat çekiyor

Bayraktar KALKAN Dikey İniş Kalkışlı İnsansız Hava Aracı (DİHA) envantere alındı. KALKAN DİHA, istihbarat, keşif, gözetleme, hedef tespiti, takibi ve lazerle işaretleme gibi kritik görevleri yüksek hassasiyetle icra etmek üzere tasarlandı. Zorlu arazi şartlarında ve dar alanlarda yüksek operasyonel esneklik sunuyor. Platform, 6 saate varan kesintisiz havada kalış süresiyle öne çıkıyor. TEKNOFEST Mavi Vatan'da birçok yerli ve milli ürün sergileniyor. Bayraktar KALKAN Dikey İniş Kalkışlı İnsansız Hava Aracı da (DİHA) festivalde düzenlenen törenle envantere alındı. Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Bayraktar KALKAN DİHA özellikleriyle de dikkat çekiyor. Piste ihtiyaç duymadan tam otonom dikey kalkış ve iniş yapabilen Bayraktar KALKAN, zorlu arazi şartlarında ve dar alanlarda yüksek operasyonel esneklik sunuyor. 10 bin feet servis tavanı ve 6 saate varan kesintisiz havada kalış süresiyle öne çıkan platform kalkış safhasında elektrikli motorlarını kullanmakta, seyir uçuşunu ise içten yanmalı motor ile sürdürüyor. DİHA'nın piste ihtiyaç duymadan olduğu yerden havalanarak hem deniz platformlarında hem de karakollarda konuşlanabiliyor. KALKAN DİHA, 14 bin 500 feetin üzerinde irtifaya çıkabiliyor ve 7 saatten fazla havada kalabiliyor. Otomatik rota takibi, hedef takibi, çember atma ve eve dönüş modlarına sahip KALKAN DİHA, gece ve gündüz görev icra edebiliyor.

İstanbul'da yeni nesil sokak çetelerine operasyon: 7 gözaltı Haber

İstanbul'da yeni nesil sokak çetelerine operasyon: 7 gözaltı

İstanbul'da sokak çetesi üyesi oldukları iddia edilen ve haraç motivasyonuyla Esenler, Beşiktaş, Sarıyer ve Kağıthane'de birden fazla eyleme karışmakla suçlanan 7 kişi, Çatalca ve Bağcılar'da düzenlenen operasyonda yakalandı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube ile İstihbarat Şube müdürlüklerince "Yeni Nesil Suç Örgütleriyle Mücadele" kapsamında yürütülen ortak çalışmada 4 olay aydınlatıldı. Elebaşılığını yurtdışında bulunan ve hakkında uluslararası düzeyde yakalama kararı bulunan A.A.'nın yaptığı, suç örgütü adına gerçekleştirilen 4 ayrı olayın aydınlatılması ve şüpheli şahısların yakalanmasına yönelik geniş kapsamlı çalışma başlatıldı. Savcılık tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde yapılan çalışmalarda, Esenler'de "kasten yaralama", Beşiktaş ve Sarıyer'de "ateşe verme" ve Kağıthane ilçesinde "işyeri kurşunlama" olmak üzere 4 olayın aynı suç örgütüyle bağlantılı olduğu belirlendi. İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız'ın talimatları doğrultusunda şüphelilerin tespiti ve yakalanmasına yönelik emniyet güçlerince gerçekleştirilen geniş çaplı çalışmalarda, yaklaşık 214 kilometrelik güzergaha ait 198 saatlik güvenlik kamerası görüntüsü incelendi. Elde edilen bulgular doğrultusunda güzergah üzerindeki ilçelerde kapama ve uygulama noktaları oluşturularak faillerin kaçış güzergahları kontrol altına alındı. Yürütülen teknik ve saha çalışmaları neticesinde bugün Çatalca ilçesinde faaliyet gösteren bir otele düzenlenen operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Aynı saatlerde eş zamanlı olarak Bağcılar ilçesinde takip edilen ve durdurulan bir araçta 2 şüpheli daha yakalandı. Toplam 7 şüphelinin gözaltına alındığı operasyonda, 1 balistik yelek ile 1 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Sokak çetelerine mensup oldukları iddia edilen ve haraç motivasyonuyla 4 ayrı olaya karışmakla suçlanan 7 kişi İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Zanlıların Organize Suçlarla Mücadele Şubesindeki sorgularına başlanırken, operasyon kapsamında yürütülen tahkikatın çok yönlü olarak devam ettiği aktarıldı.

10 yıllık kaçışın arka planı Haber

10 yıllık kaçışın arka planı

İçişleri Bakanlığı, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast timinde yer alan ve kırmızı kategoride aranan firari FETÖ mensubu eski yüzbaşı Burkay Karatepe’nin Afyonkarahisar’da yakalandığını açıkladı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "İhaneti milletimiz de devletimiz de unutmaz" dedi. İçişleri Bakanlığı, 15 Temmuz 2016’daki FETÖ’nün darbe girişimi sırasında Marmaris’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast timinde yer alan firari FETÖ mensubu Burkay Karatepe’nin yakalandığını duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Özel Kuvvetler Komutanlığından ihraç edilen eski yüzbaşı Karatepe’nin İçişleri Bakanlığı Terör Arananlar Listesi’nin kırmızı kategorisinde bulunduğu belirtildi. Karatepe’nin 15 Temmuz gecesi güvenlik güçleriyle girdiği çatışmanın ardından kaçtığı aktarıldı. Özel çalışma grubu kuruldu Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinesinde Karatepe’nin yakalanması amacıyla özel çalışma grubu kurulduğu bildirildi. Afyonkarahisar ve Eskişehir İstihbarat Şube müdürlüklerince yürütülen analizler sonucunda firari FETÖ mensubunun izine ulaşıldığı kaydedildi. Karatepe’nin sahte kimlik kullanabileceği ve kılık değiştirebileceği ihtimallerinin değerlendirildiği belirtilen açıklamada, şüphelinin Afyonkarahisar’da yerel bir firmada çalışabileceği bilgisi üzerine açık kaynak araştırmalarının derinleştirildiği ifade edildi. Otel toplantısındaki görüntüsü tespit edildi Çalışmalar kapsamında Nisan 2026’da Afyonkarahisar’daki bir otelde düzenlenen toplantının görüntülerinde şüpheli bir kişinin belirlendiği aktarıldı. Bereyle yüzünü gizleyen şüphelinin otele sahte isimle kayıt yaptırdığı tespit edildi. Karatepe’nin sahte kimlikler ile başkalarına ait GSM hatlarını kullandığının belirlenmesinin ardından Afyonkarahisar il merkezinde aynı sokakta bulunan iki ayrı hücre evinin takibe alındığı bildirildi. Şüphelinin üçüncü bir adrese geçmesi üzerine operasyon kararı verildiği kaydedildi. Hücre evinde yakalandı Afyonkarahisar ve Eskişehir İstihbarat şube müdürlükleri ile Afyonkarahisar Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 1 Ağustos gecesi düzenlenen ortak operasyonda Karatepe, hücre evinde gözaltına alındı. Elektrik ve suyu bulunmayan atıl durumdaki evde yapılan aramalarda yaklaşık 6 milyon 445 bin lira değerinde ziynet eşyası ve nakit para ele geçirildi. Aramalarda 98 Ata lira, 4 yarım altın, 23 çeyrek altın, 50 gram külçe altın, 33 bin 700 dolar, 2 bin 620 euro ve 13 bin 535 lira bulundu. Evde ayrıca 1 dizüstü bilgisayar, 1 hard disk, 8 USB bellek, 3 cep telefonu, 4 sim kart, örgütsel dokümanlar, başkası adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı, askeri parka, 2 bıçak ve 1,26 gram esrar ele geçirildi. Karatepe’nin sağlık kontrolünde 0,34 promil alkollü olduğu belirlendi. Bakanlığın açıklamasında, "Hiçbir hain saklanamaz, hiçbir firar sonsuz değildir. Devletimizin çelikten iradesi son teröristi de karanlığından çekip alacak ve adalete teslim edecektir" ifadelerine yer verildi. "İhaneti milletimiz de devletimiz de unutmaz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, FETÖ’nün milletin dini duygularını istismar ettiğini belirterek, "İhaneti milletimiz de devletimiz de unutmaz. Yıllarca dinimizi perde, mukaddesatımızı maske, milletimizin temiz duygularını ise ihanetlerine araç yaptılar. Takiyeyi inanç, ihaneti hizmet, firarı kurtuluş sandılar. Ama bu devletin hafızası da adaleti de daima diridir" dedi. Karatepe’nin Emniyet Teşkilatının hassas, sabırlı ve titiz çalışması sonucunda tespit edildiğini vurgulayan Çiftçi, "Adım adım takip edilen hainin kaçtığı yollar tükenmiş, sığındığı karanlık dağılmış, taktığı bütün maskeler düşmüştür" ifadelerini kullandı. 7 ayrı suçtan işlem başlatıldı Çiftçi, Karatepe hakkında "Cumhurbaşkanına suikast", "Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs", "Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme", "Askerî Ceza Kanunu’na muhalefet", "Silahla, birden fazla kişiyle birlikte konutta geceleyin yağma", "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak" ve "Resmî belgede sahtecilik" suçlarından Muğla İl Emniyet Müdürlüğünde adli işlem başlatıldığını bildirdi. Bakan Çiftçi, paylaşımını şu ifadelerle tamamladı: "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükselen Türkiye Yüzyılı; vesayetin, darbenin ve ihanetten medet umanların değil, milletin iradesinin yüzyılıdır. Cumhurbaşkanımıza uzanan elin, devletimize çevrilen silahın, milletimize kurulan tuzağın hesabı mutlaka sorulacaktır. Yıllar geçse de isimler değişse de hainleri de ihanetlerini de unutmayacağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.