Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İstanbul Üniversitesi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İstanbul Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Stoa felsefesi Bursa'da tüm yönleriyle konuşuldu Haber

Stoa felsefesi Bursa'da tüm yönleriyle konuşuldu

Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Becermen ile Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Osman’ın yönetiminde gerçekleşen etkinliğe, Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Öztürk, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Çoraklı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Burcu Özkan konuşmacı olarak katıldılar. STOACILAR NE DİYOR? İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Çoraklı, stoa felsefesinin doğaya dönük, bilgiye dönük ve ahlaka dönük bir tavır içerdiğini söyledi. Logos kavramının aklı ifade eden bir kavram olarak kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Eyüp Çoraklı, stoacıların bunu tercih etmesinin üç katmana da etki etmesinden kaynaklandığını kaydetti. Doç. Dr. Çoraklı, stoacıların yumurta metaforunu kullandığını da belirterek, “Yumurtanın kabuğu, beyazı ve sarısı var. Kabuk mantığı, beyaz doğayı, sarı ise ahlakı ya da etikosu ifade ediyor. Nasıl yaşamalıyız sorusuyla ilgileniyorlar. Bu da bizi mutluluk sorusuna götürüyor. Mutlu olmak istiyoruz. Sokrates’te gördüğümüz en temel yaklaşım insanın içine önem vermesinden kaynaklanıyor. Biz dış dünyanın iyilikleriyle iç dünyamızı besleyemeyiz. Sokrates, iç dünyamızı bilgi ile yapacağımızı ifade ediyor. İyi insan da bilge dediğimiz ve bu dünyada bulma ihtimalimizin az olduğu bir duruma işaret ediyor. Bu bir ideal. Herhangi bir duyguya kapılmamak var. Doğanın temel işleyişini bilmek var. İçimize dönmek var” diye konuştu. GÜNÜMÜZDEKİ YANSIMALARI Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Burcu Özkan ise stoa felsefesinin Roma’ya etkisini aktardı. Dr. Özkan, stoa felsefesinin ne yaşadığın değil onlara nasıl baktığın önemli olduğunu ifade etti. Dr. Özkan, “Bugün insanların siyasi olaylardan ve hayatın getirdiği sıkıntılardan kurtulmak için Hint felsefelerine ve psikoterapik yöntemlere yönelmesi gibi” dedi. Roma’nın stoa felsefesinden bu anlamda faydalandığını kaydeden Dr. Özkan, “Yaşadığın şey ne olursa olsun senin içinde bir dünya var ve senin iç huzurun her şeyden önemli ve o harici olaylar senin iç dünyan birbirinden farklı. Stoa felsefesi dengeye önem verir. Aşırı mutluluk bile stoa felsefesi için yanlış” diye konuştu. “Stoa felsefesinin dağlara çekilerek huzurlu kalmasını değil toplumun içinde huzuru bulmasını önemser. Kişi tek başına, ya da hiçbir şeye ilgi duymadan da mutlu olabilir ama yaşamın içinde mutluluğu savunuyorlar” ifadesini kullanan Dr. Özkan, “Bugün stoa felsefesi bilişsel davranışçı terapinin temellerini oluşturur. Kişinin söz ve eylemlerine bağlıdır ve hayatta ona göre yönlendirilir. Doğru bilgi ve doğru düşünce doğruya dönüşür” diye tamamladı sözlerini. Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Öztürk ise stoa felsefesinin politik yaklaşımına değindi. Prof. Dr. Armağan Öztürk, stoacıların politik yaklaşımında üç aksın öne çıktığını kaydederek bunları, “Evrensel kardeşlik fikirleri, dünya vatandaşlığı ve doğa kavramının kullanma biçimleri” olarak sıraladı. Kölelerin de imparatorların da stoacı olabildiklerini de ifade eden prof. Dr. Öztürk, “Birinci sıraya aklı koyuyorlar. Geriye kalanlar her şey. İç özgürlük ve dış özgürlük ayrımı önemsiyorlar. Bir köle bile özgür olabilir, özgür bir insan bile köle olabilir. Eşitsizlikle mücadeleyi önemsizleştiriyorlar. Ancak politik yolla tam bir özgürlüklere kavuşulamayacağını da göstermesi açısından önemli. Ayrıca stoacıların evrensel düşünme biçimini de önemsiyorum.” dedi. Konuşmacılar soruları da yanıtlarken, etkinliğin sonunda konuşmacılara Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından verildi.

Marmara’da mercan seferberliği başladı Haber

Marmara’da mercan seferberliği başladı

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığ bünyesindeki Tabiat Varlıklarını Koruma (TVK) Genel Müdürlüğü ve İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nin ortak yürüteceği “Marmara Denizi ve Adalar ÖÇKB Mercan Restorasyonu Pilot Projesi” 2 yıl sürecek. Bozulmuş veya tahrip edilmiş mercan habitatlarının iyileştirilmesi için farklı alanlardan alınan erişkin mercanlar belirlenen lokasyona taşınıp ekiliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, mercanların restorasyonuna yönelik yürütülen çalışmaların görüntülerini paylaşarak, “Marmara Denizi’nde Sivriada’dan Hayırsız Ada’ya uzanan bir yolculuk… Denizlerin ormanı mercanları yeniden yaşamla buluşturuyor, doğayı mercanlarla onarıyoruz” mesajını verdi. MARMARA İÇİN MERCAN NAKLİ Proje kapsamında pilot bölge olarak belirlenen Hayırsız Ada’daki tahribata uğramış sarı gorgon türündeki mercanların arasına Sivriada’dan alınan sağlıklı mercan toplulukları naklediliyor. Bu transplantasyon (taşıyıp ekme) işleminin ardından mercanların her aşaması düzenli olarak takip edilecek. Proje kapsamında bugüne kadar 200’den fazla mercan fragmanların transplantasyonu gerçekleştirildi. Hayırsız Ada’daki tahrip olmuş mercan resiflerinin yeniden canlandırılmasını sağlayacak projenin ilerleyen süreçte sonuçlarına göre yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın külliyatı Bursa’da konuşuldu Haber

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın külliyatı Bursa’da konuşuldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kültür Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Tanpınar Arşivi: Külliyat İçin Yeni İmkânlar’ başlıklı söyleşi, Tayyare Kültür Merkezi’nde edebiyatseverlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Seda Yücekurt Ünlü ve Sakine Korkmaz’ın konuşmacı olarak katıldığı programda, Tanpınar’ın İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde bulunan arşivi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Söyleşide, yazarın arşivindeki müsveddelerin edebi metne evrilme süreci ve Tanpınar’ın çalışma pratiği tartışmaya açıldı. Arşivin Tanpınar çalışmalarına sunduğu yeni imkânlar da ele alındı. Seda Yücekurt Ünlü, Tanpınar’ın edebi mirasının korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Usta yazarın metinlerinin yalnızca edebi bir değer taşımadığını, aynı zamanda kültürel hafızanın temel unsurlarından birini oluşturduğunu ifade eden Ünlü, arşiv çalışmalarının çağın imkânlarıyla yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Sakine Korkmaz ise külliyat çalışmalarında yaşanan güçlükleri dile getirdi. Tanpınar’ın farklı yerlerde bulunan metinlerini bir araya getirmenin oldukça zahmetli bir süreç olduğunu anlatan Korkmaz, dijitalleşmenin bu süreci daha sistemli ve erişilebilir hale getirdiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.