Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İstanbul 40. Ağır Ceza

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İstanbul 40. Ağır Ceza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul 40. Ağır Ceza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazeteci Soner Yalçın: "Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir?" Haber

Gazeteci Soner Yalçın: "Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir?"

"Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında savunma yapan Gazeteci Soner Yalçın, "Savcılık, benim hakkımda bir sonuç cümlesi kuruyor. Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir? İspatı iddianamede yok" dedi. "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ikinci duruşmasına 4'üncü gününde devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı İbrahim Özkan'ın makam şoförü tutuksuz sanık Mustafa Bostancı savunma yaptı. "Ertan Yıldız, bir kolinin olduğunu, başkanıma teslim etmem gerektiği söylendi" Sanık Bostancı savunmasında, Ertan Yıldız tarafından gelen talimatla bir koli teslimi yapmasını istediğini belirterek, "Ertan Yıldız, bir kolinin olduğunu, başkanıma teslim etmem gerektiği söylendi. Ben de, Bakırköy Belediyesine gittim. Tam belediye binasının giriş kısmında, herkesin giriş çıkış yaptığı alanda, kameraların gözü önünde, normal bir şekilde arabamı çektim. Arabanın bagajını açtım, hiçbir temasım olmadan Ertan Yıldız kendisi bagaja koliyi koydu. Bana, ‘bunu başkanıma iletirsin' dedi. Bende ‘tamam' dedim. İbrahim Bey'in yanına koliyi götürdüm ve anahtarla birlikte aracı teslim ettim. Ben kesinlikle kolinin içeriğini bilmiyorum" dedi. Duruşmada, tutuksuz sanık Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü tutuksuz sanık Sabri Caner Kırca da savunma yaptı. Sanık savunmasında, "Florya'da Fatih Keleş'in ofisi varmış. Bu ofisi uzaktan görmenin haricinde yakınlığına dahi gitmiş birisi değilim. Çünkü buralardan makamlar ve bizim yaptığımız görev icabıyla buralarda bulunmamız zaten yasak. Makamın yerini bile bilmem. Yani bu adam her nereden uydurduysa bunu ya da bunu uydurma gereği nereden duydu, ben gerçekten çok merak ediyorum. Mustafa Bostancı'nın bizim bu konuyla alakası yok deyip, beni ve Hüseyin'in adını vererek bir olay üretiyor ve bizim para taşıdığımıza dair bir konuyu anlatıyor. Gözaltına alındığımız tarihte de arkadaş Silivri Cezaevi'nden tahliye oluyor. Amacına ulaşmış bir şekilde. Her 28 günde bir SEGBİS'e çıkıp derdimizi anlatmaya çalıştık. Tutukluluk halinizin devamına deyip geri gönderdiler. Bu süreçte zaten ağır yükümlülükleri var bunun. 2 tane kız çocuğum var. Biri 11 yaşında, biri 6 yaşında. Kızım burada görmesin beni istiyorum. 2-3 ay boyunca, küçüğünü 4 ay boyunca görüşe hiç çağırmadım" dedi. "Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir?" Öte yandan, duruşmada, tutuksuz sanık Gazeteci Soner Yalçın'da savunma yaptı. Sanık Yalçın savunmasında, "Gazetecilik hayatım boyunca siyasetin pembe yalan denen sözlerine çok şahitlik ettim. Bunlar çoğu zaman gerilimi azaltmak, diplomatik dili yumuşatmak ya da toplumsal bir çatışmayı büyütmemek için gerçeğin kenarlarında dolaşan küçük sapmalar olarak görülürdü. Etik açıdan kuşkusuz tartışmalıydı. Suçlandığım fiillerle iddianamede delil diye sunulanlar arasında nasıl bir hukuki bağ kurulduğunu anlayamıyorum. Bir insanı suçlamak başka, o suçu somut delillerle ortaya koymak başka bir durumdur. Savcılık, benim hakkımda bir sonuç cümlesi kuruyor. Ancak o sonuca hangi somut eylemden, hangi delilden ve hangi mantıksal zincirden ulaştığını göremiyorum, gösteremiyor. İddianameyi okuyarak anlam vermeye çalışıyorum. Hangi davranışım gazetecilik sınırını aşıp örgütsel faaliyete dönüştü diye. Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir? İspatı iddianamede yok. Ben buraya gerçekleştirdiğim somut bir suç eylemi nedeniyle mi yargılanıyorum, yoksa temaslarım, konuşmalarım, yazılarım, yani gazetecilik faaliyetlerim sonradan kurulmuş bir kurgunun içine yerleştirildiği için mi karşınızdayım? Ve benim itirazım tam da buradadır" ifadelerini kullandı. Duruşma, tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın savunması ile devam ediyor.

Sanık Ruşen Çakır: "Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların büyük kısmı eleştireldi" Haber

Sanık Ruşen Çakır: "Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların büyük kısmı eleştireldi"

"Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında savunma yapan tutuklu sanık Ruşen Çakır, "Bana emniyette, İlke adlı gizli tanığın benim için söyledikleri anlatıldı. Ben orada, ‘bizim gibi ağaç isimli gizli tanık birden İlke oldu’ dedim. Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun'un polis ifadelerinde benim adımın geçtiği bölümde gizli tanık Meşe var ama aynı cümleler, benim karşıma daha sonra İlke olarak çıktı. Ben, bu yayınlarla aldığım paranın karşılığını veriyormuşum. Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların, yazılarımın büyük bir kısmı eleştireldi" dedi. "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ikinci duruşmasına 4’üncü gününde devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görülen duruşmada, ‘yolsuzluk’ ve ‘casusluk’ suçlarından tutuklanan gazeteci Ruşen Çakır savunma yaptı. Sanık savunmasında, üzerine atılı suçlamaları reddetti. Çakır, bu davaya dahil edildiğine vurgu yaparak, "Yıllarca zor konularda çalıştım ve bir kere bile yargılanmadım. Geçen ay Kandil'de Duran Kalkan'la röportaj yaptım, ifadem bile alınmadı. Ama burada, bir suç örgütüne üye olmamakla beraber bilerek ve isteyerek yardım etmek gibi abes bir suçlamayla yargılanıyorum. Bu benim çok ağrıma gidiyor. Mesleğimin 40'ıncı yılında bana bunu yapmak çok büyük bir adaletsizlik" ifadelerini kullandı. "Yazılarımın büyük bir kısmı eleştireldi" Sanık Çakır, 19 Mart 2025 tarihinde gözaltılar olduğunu ve bu süreci takip ettiklerine vurgu yaparak, "Ekrem İmamoğlu ile Murat Ongun'un polis ifadeleri bir süre sonra medyaya yansıdı ve o ifadelerde ‘Meşe’ isimli gizli tanığın, benim de içinde olduğum yaklaşık 12 gazeteci hakkında ifade verdiği ortaya çıktı. Bu haber çıkınca gözaltına alınmayı ve hatta tutuklanmayı bekliyordum. Hatta bir video yaptım. Videoda, ‘eğer bu videoyu izliyorsanız, ben tutukluyum demektir’ diye başlıyordu. Çok şükür yayınlama ihtiyacı doğmadı. Murat Ongun'la 18 kez ve aylık düzenli görünümü veren buluşma yaptığım, Emrah Bahdatlı ile 11 kez de akşam saatlerinde buluştuğum şeklinde haberler yapıldı. Murat'ı yıllardır tanırım, sevdiğim bir meslektaşımdır. 2019'da kendisi Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı olarak karşıma çıktı. İstanbul Kurtuluş'taki mitingde ilk kez Ekrem İmamoğlu ile orada tanıştım. Ekrem İmamoğlu ile hatta kayınpederinin Trabzonlu olması hasebiyle kısa bir özel sohbetimiz de olmuştur. Tanışmak demeyeyim bile, tanışmak zorundaydım. Çünkü gazeteciyim. Murat da beni tanıyordu. Bu süreçlerde adaylığı, başkanlığı ve sonraki süreçlerde Ekrem Bey'in Medyascope'la ilişkisi çok sınırlı olmuştur. İki üç kere yayın yaptık" diye konuştu. Sanık Çakır, "İlke, Meşe, her kimse yalan söylüyor. Onların yalanlarıyla 40 yıllık gazeteci, şerefli gazetecilik yapan birisini Türkiye Cumhuriyeti Devleti yargılıyorsa, bu ayıp benim ayıbım değil. 2023'te Kemal Kılıçdaroğlu'nun Trabzon mitingine gittim. İstanbul mitingine gittim, İzmir mitingine gittim. Bunlar da gitmişler, HTS kaydı var. Kılıçdaroğlu'nun başka mitinglerine gittim. Oraya gitmemişler. Ankara CHP Kurultayı'na gitmişim. Bana emniyette, İlke adlı gizli tanığın benim için söyledikleri anlatıldı. Ben orada, ‘bizim gibi Ağaç isimli gizli tanık birden İlke oldu’ dedim. Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun'un polis ifadelerinde benim adımın geçtiği bölümde gizli tanık Meşe var ama aynı cümleler, benim karşıma daha sonra İlke olarak çıktı. Ben, bu yayınlarla aldığım paranın karşılığını veriyormuşum. Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların, yazılarımın büyük bir kısmı eleştireldi" dedi. Duruşma, sanık savunmaları ile devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.