Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İsrail

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İsrail haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsrail haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gündemde NATO, Trump ve ekonomi var Haber

Gündemde NATO, Trump ve ekonomi var

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, yeni haftanın ilk gününde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Beştepe'de bir araya gelecek. Saat 15.30'da başlaması beklenen toplantıda dış politika, güvenlik ve ekonomi başlıkları ön plana çıkacak. Kabinenin ilk gündem maddesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi oluşturacak. Zirvede alınan kararlar kapsamlı şekilde değerlendirilecek, Türkiye'nin ittifak içindeki rolü ve güvenlik politikalarına ilişkin gelişmeler masaya yatırılacak. Toplantıda ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen görüşmenin yansımaları ele alınacak. Türkiye-ABD ilişkilerinde son durumun değerlendirileceği toplantıda, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik beklentiler, Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilmesine ilişkin süreç ve savunma sanayisindeki olası iş birlikleri görüşülecek. Kabinenin dış politika gündeminde Orta Doğu'daki son gelişmeler de önemli yer tutacak. Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden tırmanan gerilim, İran'daki son gelişmeler ve bölgesel güvenlik riskleri değerlendirilecek. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, bölgedeki insani kriz ve ateşkes girişimlerine ilişkin son durum da toplantıda ele alınacak. İç gündemde ise "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda atılması planlanan yasal düzenlemeler görüşülecek. Kabine üyeleri, güvenlik politikalarının yanı sıra ekonomi başlığında enflasyonla mücadele, piyasalardaki son gelişmeler ve uygulanacak ekonomik adımları da değerlendirecek. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın alınan kararlarla ilgili kamuoyuna açıklama yapması bekleniyor.

ABD Başkanı Trump: "İran ile ateşkes bitti, artık onlarla anlaşmak istemiyorum" Haber

ABD Başkanı Trump: "İran ile ateşkes bitti, artık onlarla anlaşmak istemiyorum"

ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde açıklamalarda bulundu. Trump, ABD'nin dün İran'a gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin, "Bir saldırı gerçekleştirdik İran'daki çok tehlikeli kişilere. Bunlar hasta insanlar ve cenaze işleriyle uğraşıyorlar ama bunun yerine gemilere roket atmayı seçtiler ve biz de onları dün akşam çok sert vurduk. 20 kat sert vurduk. Yani ‘Ne zaman siz saldırırsanız biz de vuracağız' dedik. Kirli oynuyorlar ve onların yıllardır listesinde birinci sıradayım ve onlar gerçekten pislikler. Onları sevmiyorum ve onlar kötü insanlar. İran'ın nükleersizleştirilmesini istiyoruz ve nükleersizleştireceğiz. Nükleer silaha erişmelerine izin vermeyeceğiz. Binlerce askerimizi öldürdüler geçmişte ve yüzbinlerce masum insanı öldürdüler" ifadelerini kullandı. "İran'ın beceriksiz olduğunu düşünüyorum, becerikli olsalardı çoktan anlaşma yaparlardı" Trump, İran'ın geçmişte de binlerce insanı öldürdüğünü söyleyerek, "Onlarla çok vakit harcadık, boşa harcadık diye düşünüyorum ve yapacağımızı yapsak daha iyi olacak. Gemilere füzeler ateşliyorlar ve Suudi Arabistan'a, Kuveyt'e ve birkaç başka noktaya. Ne yaptıklarını bildiklerini düşünmüyorum ama hem kötü insanlar hem de beceriksiz olduklarını düşünüyorum. Eğer becerikli olsalardı şimdiye kadar çoktan anlaşma yaparlardı. 47 yıldır sorun çıkarıyorlar" şeklinde konuştu. "NATO'dan memnun değilim" NATO Genel Sekreteri Rutte'ye teşekkürlerini ileten Trump, NATO'dan memnun olmadığını da dile getirdi. Trump, "Grönland konusunda yaptıklarından dolayı NATO'dan memnun değilim. Çünkü terörün bir numaralı devlet destekçisi konusunda bize destek olmak istemediler. Açık konuşmak gerekirse Mark ile de bu konuyu konuşmadım. Bana yardım etmek isteyeceğini düşünüyordum ama zaten onların yardımına ihtiyacımız yok" diye konuştu. "İspanya gerçekten vakit kaybı, onlarla ticaret yapmak da istemiyoruz" Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya ile bir görüşme gerçekleştirdiklerini aktaran Trump, İspanya ile görüşmek istemediğini ifade etti. Trump, "İspanya gerçekten vakit kaybı, onlarla ticaret yapmak da istemiyoruz. İspanya, NATO'da berbat bir müttefik oldu. Hiçbir şeye katılım yapmıyorlar, üstlerine düşeni ödemiyorlar. Onlarla hiçbir şey istemiyorum. Onlarla bütün bağlantıları keselim, ziyaret bile etmeyelim, koşarak dönsünler. İspanya gerçekten hiçbir konuda iyi davranmıyor. Umutsuz vakalar bunlar. Herkes gidiyor üzerine düşeni ödüyor, çalışıyor ve İspanya, bunu hiç gizli de tutmuyorlar. Bu konuda açık konuşuyorlar ve düşmanca davranıyorlar. Sonrasında bakalım arayıp ‘Ne olur sizinle ticaret yapmak istiyoruz efendim' dediklerinde ne kadar düşmanca davranacaklarını göreceğiz. Bakalım çok daha az iş yapacaklar, onlarla ticaret falan istemiyorum" açıklamasında bulundu. "Grönland bizim için büyük bir sorun" Yapılacak toplantıda sorunları dile getireceğini belirten Trump, "Grönland bizim için büyük bir sorun ve diğer büyük sorun da biz onları istediğimizde çok istemiyorduk ama 'Bize katılır mısınız?' dediğimizde 'Hayır' dediler ve bizim yanımızda olmadılar. Ama biz hep onların yanında olduk. Trilyonlarca dolar harcadık bu ülkeleri Rusya'dan korumak için ve bizimle hiç ilgisi yoktu. Arada bir okyanus vardı ve uzun vadeli gerçekleşen bir olaydı. Bize iyi de davranmadılar ve Mark bunu çok iyi anlıyor. Bir şeyler bulacağız, şöyle ya da bu şekilde çözeceğiz. Bize adil davranılmadı" dedi. "Grönland, Amerika Birleşik Devletleri için çok önemli ama Danimarka için önemli değil" Grönland'ın kendileri için önemli olduğunu dile getiren Trump, "Grönland, Amerika Birleşik Devletleri için çok önemli ama Danimarka için önemli değil. Danimarka, Naziler tarafından bir günde ele geçirildiğinde, ki Hitler onları bir günde oradan sürmüştü. Sonrasında bizden Grönland'ın icabına bakmamızı istemişlerdi. Biz burayı kurtardık ve sonrasında aptal gibi geri verdik. Bunu yapmamalıydık. Çünkü burası sadece Amerika Birleşik Devletleri'nin değil, tüm dünyanın savunması için önemli. Danimarka'ya bir faydası yok ama bizim için çok önemli" ifadelerini kullandı. Çin'in Panama Kanalı'nı almaya çalıştığını da ifade eden Trump, bunun gerçekleşmeyeceğini söyledi. "İran ile ateşkes bitti, artık onlarla anlaşmak istemiyorum" Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Trump, ‘İran ile ateşkes bitti mi?' sorusu üzerine şunları söyledi: "İran ile ateşkes benim için bitti. Artık onlarla anlaşmak istemiyorum. Pislik çünkü onlar. Hasta insanlar tarafından yönetiliyorlar. Vahşi, şiddet dolu insanlar. Nükleer silahları olsaydı bunu kullanırlardı. Bana göre bence bitti. Müzakereciler iyi insanlar, müzakere etmek istiyorlar. Bence İran'la anlaşmaya çalışmak vakit kaybı. Yalancılar çünkü. Biz onunla bir anlaşma yaptıysak anlaşma yapmışızdır, herkes tamamdır. Nükleer silah yok dersiniz. Sonra dışarı çıkıyorlar, ‘Biz böyle bir şeyden bahsetmedik bile' diyorlar. Gerçekten hepsi çıldırmış." "Müzakerecilerimiz istiyorlarsa konuşsunlar ama bu insanları sevmiyorum" Müzakerelerin devam edip etmeyeceği sorusu üzerine Trump, "Müzakere yapıyorlar. Konuşabilirler ama vakitlerini boşa harcıyorlar. Çünkü yalan söylüyorlar. Hayatım anlaşma yapmakla geçti benim. Başkan olmamı da böyle sağladım. Çok fazla para kazandım, çok fazla başarı sağladım. Muazzam başarılar kazandım. Bunlarla anlaşmaya çalışıyoruz ama bambaşka bir yerden geliyorlar. Bambaşka bir okuldan geliyorlar. Yalan söylüyorlar, hile yapıyorlar. Hasta insanlar, kendi halklarına zarar veriyorlar. 54 bin kişiyi öldürdüler şimdiye kadar. Açık konuşmak gerekirse vaktimi onlarla boşa harcamak istemiyorum. Tabii harika müzakerecilerimiz istiyorlarsa konuşsunlar ama bu insanları sevmiyorum" dedi. "Erdoğan savaşa girebilirdi, benim için girmedi" Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sevgilerini ilettiğini belirterek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı seviyorum. Kırmızı halıyı serdi. Bibi'yi de severim. Tam bir savaş başbakanı. Dün Türkiye'yle ilgili kötü şeyler söyledi. Ama Erdoğan'la konuştum. Düşünün, savaşın sonunda Erdoğan savaşa girebilirdi. İsrail'i çok sevmiyor biliyorsunuz, Bibi'yi de çok sevmiyor. Ama benim yüzümden, benim için savaşa girmedi. Ve biz askeri bir güçten bahsediyoruz. Milyonlarca askere sahip. Çok güçlü bir ordudan bahsediyoruz. Bizim silahlarımıza sahipler. F-35 almak istiyorlar. Ben olmasaydım o da girebilirdi ve diğer tarafta. Karşı tarafta olurdu" diye konuştu. "İran'ın balistik füze kapasitesini azaltmış olmanız güçlü bir yanıttı" NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise, ABD'nin İran'ın nükleer kapasitesini azaltmış olmasının hem İsrail için hem bölge için çok önemli olduğunu belirterek, "İran'ın balistik füze kapasitesini azaltmış olmanız hem bölge hem İsrail hem de dünya için önemli ve sonrasında bunu barışçıl bir şekilde çözmeye çalışmanız ve ticari gemilere saldırmalarının ardından yaptığınız gerçekten tamamıyla gerekliydi ve güçlü bir yanıttı. Bu konuda sizin yanınızdayım. NATO'ya geldiği zaman sizin başardıklarınız ve bu gerçekten çok büyük bir kazanım, çok büyük bir kazanç" şeklinde konuştu. "İsrail konusunda hayal kırıklığınızı biliyorum" Son iki yıl içerisinde Kanada ve Avrupa ülkelerinin 250 milyar dolar daha fazla harcama yaptığını kaydeden Rutte, "2025 ve 2026'da, 2024'e göre gerçekten 250 milyar dolarlık ek harcama gerçekleştirdiler. Aynı şekilde ABD'de 200 bin istihdam, tüm bu yatırımlar tarafından desteklendi. Savunma endüstrisi ve savunma sanayiinde Amerikan şirketlerine yapılan yatırımlar vasıtasıyla ve siz bunların hepsinin yapılmasını sağladınız. İsrail konusunda hayal kırıklığınızı biliyorum, bunları da konuştuk" ifadelerini kullandı. "Grönland'da da bir anlaşma yapıldığında o anlaşmanın adım adım uygulandığından emin olacağım" 5 bin uçağın 'Destansı Öfke Operasyonu'na destek vermek için Avrupa'daki üslerden havalandığını hatırlatan Rutte, Avrupa'nın tamamının ABD'nin güç projeksiyonu yapması için devasa bir üs olduğunu belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Almanya'daki, Fransa'daki üslerden ve diğerlerinden havalandılar. Bükreş havalimanı biliyorsunuz birkaç günlüğüne ticari uçuşlara kapatıldı. Çünkü İngiltere bize 2 hafta boyunca izin vermedi. Evet haklısınız İtalya üsler konusunda çok kötü davrandı ve diğerleri de aynı şekilde. Ama genel olarak düşünün 5 bin sortiden bahsediliyor. Çok büyük bir rakam. İspanya'yı da yüzde 2'ye ikna ettiniz ve geçen yıl büyük bir hamle yaptılar. Çözmemiz gereken sorunlar var ama onların yüzde 2'ye ulaşmış olması çok önemli. İngiltere ile çok güçlü bir ilişkiniz var, kralla ve şahsi olarak da Keir Starmer'le, şu anda görevden ayrılıyor. O da ekstradan 15 milyon poundluk bir taahhüt verdi. Ve siz bu sandalyede olmasaydınız bunlar olmayacaktı. Rusya'nın da rolü var ama bu sizin yaptığınızdı. Lahey'de yapıldı ve bunlar şimdi hayata geçiriliyor. Grönland'da da bir anlaşma yapıldığında o anlaşmanın adım adım uygulandığından emin olacağım. Yani eğer siz oraya gidip konuşlanmak isterseniz bunu yapacaksanız. Sizin tarafınızdan Danimarka ile anayasal durumlarını değiştirirlerse her türlü aşamada."

İran’da binlerce kişi Hamaney’in cenaze töreni için toplandı Haber

İran’da binlerce kişi Hamaney’in cenaze töreni için toplandı

ABD ve İsrail’in İran’ın başkenti Tahran’a 28 Şubat’ta düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden İran’ın dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen cenaze töreni devam ediyor. Dün devlet töreni ile başlayan ve sadece yabancı devlet adamların ziyaretine izin verilen cenaze töreni, bugün halka açık şekilde yapılıyor. Başkent Tahran’da İmam Humeyni Camii’nde ve çevresinde binlerce kişi Hamaney’i son yolculuğuna uğurlamak için toplandı. Kalabalık, "Sözümüz bir! İntikam! İntikam!" sloganları attı. Hava sıcaklığı 31 derecelerde seyreden Tahran’da, kalabalığı serinletmek için su püskürtme sistemleri kullanıldı. İranlı yetkililer, cenaze törenine 15 ila 20 milyon kişinin katılımını beklerken, gerçekleşmesi halinde bu ülke tarihindeki en büyük devlet cenazesi olarak kayıtlara geçecek. Oğlu törene katılmadı Ali Hamaney'in oğlu ve halefi Mücteba Hamaney, dün düzenlenen devlet törenine güvenlik gerekçesiyle katılmadı. Babasının öldürüldüğü saldırıdan bu yana kamuoyu önüne çıkmayan Hamaney, aynı saldırıda hayatını kaybeden eşi için perşembe günü düzenlenen anma töreninde de yer almadı. Hamaney 9 Temmuz’da defnedilecek Hamaney ve aile üyeleri için yarın halka açık tören devam edecek. 6 ve 7 Temmuz'da cenaze, Tahran'ın diğer bölgelerinden geçtikten sonra Kum şehrine götürülecek. Hamaney’in naaşı, daha sonra 8 Temmuz’da Irak'ın Necef ve Kerbela şehirlerine götürülerek sergilenecek. Hamaney’in naaşı, Irak’ın ardından İran'a geri getirilecek ve 9 Temmuz'da Meşhed'deki İmam Reza türbesinde defnedilecek. Geçtiğimiz mart ayında yapılması planlanan cenaze töreni, ABD ve İsrail'in saldırılarının devam etmesi nedeniyle ertelenmişti.

MHP lideri Bahçeli'den 'askeri hastane' çağrısı! "Yeniden açılmalıdır" Haber

MHP lideri Bahçeli'den 'askeri hastane' çağrısı! "Yeniden açılmalıdır"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında Orta Doğu'dan NATO Zirvesi'ne kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi. Bahçeli, askeri hastanelerin yeniden açılması gerektiğini belirterek bunun "milli beka meselesi" olduğunu söyledi. Bahçeli'nin açıklamalarından satır başlıkları: "Askeri hastanelerin tekrardan açılması hayati değerdedir" "Askeri hastaneler yeniden açılmalıdır. Vatanı namus bilen Türk hekimlerinin görev yapması milli beka meselesidir." Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir" dedi. Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. ABD ile İran arasındaki müzakere görüşmeleri hakkında değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Hürmüz’de güvenli geçiş ve sahada ateşin susturulması arayışları daha önce de belirttiğimiz üzere dikkatle takip ettiğimiz gelişmelerdir. Ancak Siyonist vahşetin mutabakatı tanımayan bombaları sahada hunharca konuşmaya devam etmiştir. Söz başka, eylem başka olmaya devam ettikçe masada verilen taahhütlerin hükmünden bahsetmek nasıl mümkün olacaktır? Gözü dönmüş bu ihtiras ve cinayet kabinesinin niyeti kirli, akıttığı kan namertçedir. Ateşkes kelamı daha havada asılıyken, bu korsan yapı, arkadan hançer saplama maharetini göstererek yeni saldırıların hain planlarını kurgulamaktadır. Netanyahu ve tetikçi avanesi, kurulan müzakere zeminine dahi fütursuzca diş göstermekte; barışı amaçlayan ve önceliklendiren mutabakatlara direnmeyi marifet saymaktadır. Mızrak artık çuvala sığmamaktadır: Katil İsrail, mazlumların kanıyla semiren emperyalist bir sömürge düzeneğidir" diye konuştu. "Kara Kuvvetlerimiz milletin namusu ve gelecek nesillerin mukaddes istikbali olarak gören bir tarih şuurunun adıdır" Konuşmasının devamında Türk Kara Kuvvetleri’nin 2235’inci kuruluş yıl dönümünü kutlayan Bahçeli, "Türk Kara Kuvvetlerimiz, Türkistan bozkırlarında doğan cihan hakimiyeti ülkümüzü, Anadolu’da vatanlaştığı ve üç kıtada şanla, şerefle ve zaferle nam saldığı milli hafızamızdır. Türk Kara Kuvvetlerimiz; medeniyet iddiasının nice coğrafyada henüz bir iz, bir işaret, bir esame olarak dahi belirmediği devirlerde, düzenli ordunun tesisini, emir-komuta silsilesinin kudretini ve askeri teşkilatlanma kabiliyetini dünya milletleriyle tanıştıran kutlu ve köklü bir mirastır. Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını Türk milletine mahşere dek açan iradenin, Sakarya’da milletin kötü kaderini yenen dirayetin, bugün ise terörle mücadelede sınırlarımızın ötesine taşan milli beka düsturunun vücut bulmuş halidir. Kara Kuvvetlerimiz, toprağı yalnızca bir coğrafya parçası değil; şehidin emaneti, devletin haysiyeti, milletin namusu ve gelecek nesillerin mukaddes istikbali olarak gören bir tarih şuurunun adıdır. Türk ordusunun karadaki kudretinin özünde; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e uzanarak Mehmetçiğimize emanet edilen çelikten bir silsile vardır" dedi. "Türkiye, NATO’nun yıkılmaz kalesi vazifesini görmüştür" Ankara’da yapılacak olan NATO Zirvesi’ne ilişkin Bahçeli, "Türkiye, NATO haritasında ittifakın Güney Doğu kanadını ayakta tutan temel kaldıraçtır. Kore’den Afganistan’a, Kosova’dan Libya’ya, Bosna-Hersek’ten Irak’a kadar Türk askeri, müttefiklik hukukunun gereğini yıllardır sahada göstermiştir. Kore dağlarında destan yazan Mehmetçik, NATO üyeliğimiz henüz resmiyet kazanmadan çok önce, Türk’ün dostluğunu, sadakatini ve sarsılmaz, bükülmez bileğini kanıyla, canıyla tüm dünyaya ilan etmiştir. Dondurucu soğuğun, amansız yokluğun ve cehennemî ateş çemberlerinin içinde tek bir adım bile geri atmayan o çelikten irade, müttefikliğin lafla değil, ancak kahramanlıkla mühürleneceğini tarihin hafızasına kazımıştır. Soğuk Savaş’ın o kasvetli ve tehdit dolu yıllarında da Türkiye, NATO’nun yıkılmaz kalesi vazifesini görmüştür. Kuzeyden esen Sovyet yayılmacılığına karşı, Boğazlarımıza hâkim olan milli egemenliğimiz, ittifakın başlıca can simidi olmuştur. Türkiye, NATO masasına otururken arkasında içi boş dosyalarla yahut her sözüne ve adımına icazet arayan bir mahcubiyet ve acizlikle değil; her satırı şehadetle ve gazilikle örülmüş muazzam bir şeref siciliyle oturmaktadır. Bu sebeple Ankara’da yapılacak ve ev sahibi olduğumuz NATO Zirvesi bakımından Türkiye; ittifakın geçmişini, bugününü ve muhtemel yarınını muazzam bir senteze ulaştıracak, ittifakın yarınlarının yeniden biçimlendirilmesinde başat rol üstlenecektir" ifadelerini kullandı. "Askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir" NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülkenin Türkiye olduğunu belirten Bahçeli, "Bu durum, şanlı ordumuzun büyüklüğü ve harekât kabiliyeti karşısında kabul edilemez tarihi bir noksanlıktır. Cephede kazanılan her şanlı zafer, ancak cephe gerisinde kurulan, köklü ve askeri tıbbın tüm imkân ve ilmiyle donatılmış bir akılla nihayete erecektir. Bu sebeple, askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir. Çünkü askeri tıp; askeri iklimin görev koşullarını, operasyon psikolojisini, askeri disiplin düzenini ve sevk zincirini içinde barındıran apayrı ve özel bir alandır. Terörle amansız mücadelede, sınır ötesi şanlı operasyonlarda ve deniz aşırı mukaddes görevlerde Mehmetçiğimizin yanında; askerimizi evladı bilen, kardeşi sayan, onun değil yaralanmasına, saçına rüzgâr değmesine dahi yüreği razı olmayan, vatanı namus bilen Türk hekimlerinin görev yapması millî beka meselesidir. Mayın ve patlama yaralanmalarında, yanık ve ağır travma vakalarında, uzuv kayıplarında uzmanlaşmış, bir askeri hekim ordusu zarurettir. Mukaddes GATA geleneği; cephe gerisinden cephe hattına kadar uzanan askeri tıp disiplininin, Mehmetçiğe adanmış fedakâr hekimlik ruhunun ve harp şartlarında çelikleşmiş sağlık aklının ta kendisidir. Sivil sağlık sistemlerinin ve hastanelerin, savaş cerrahisinin ve cephe gerisi lojistiğinin, ordumuzun bu kendine has ihtiyaçlarını tam manasıyla karşılaması mümkün değildir. Askeri hastanelerin yeniden yapılandırılması; Gülhane ruhunun çağın modern ihtiyaçlarına göre yeniden ihyası ve harp cerrahisinin güçlendirilmesi tekraren ifade ediyorum: milli beka meselesidir" dedi.

Ömer Çelik: "Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamadayız" Haber

Ömer Çelik: "Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamadayız"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Artık terör örgütünün silah bırakması için bunu gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor. Bu konunun biz bir an evvel Meclis’e gelmesi gerektiğini ve Meclis’ten hızlı bir şekilde değerlendirilerek yasalaşması gerektiğini düşünüyoruz, bu şekilde değerlendiriyoruz. Burada tabii en kapsayıcı şekilde bütün siyasi partilerin desteğiyle, Meclis’te olan ya da olmayan siyasi partilerin desteğiyle Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak, Terörsüz Bölge hedefine ulaşmak için bu adımları atmaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde "Çeyrek Asırlık Destan AK Parti" temasıyla düzenlenen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapsamında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Kampın, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmalarıyla başladığını hatırlatan Çelik, "Çeyrek asırlık destan, bu kampın ana başlığı. Gerçekten her kampta kurucu arkadaşlarımız daha önce beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızın görüyoruz, hep beraber yeni katılan genç arkadaşlarımızla birlikte ne kadar uzun ve kıymetli bir yolu yürüdüğümüzü görüyoruz. Tabii bu yolun mimarı, bu yolun çilesini çeken, liderliğini yapan Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın verdiği mücadelenin çeyrek asırlık bu destanın bütün safhalarını da tekrar hatırlama imkanı buluyoruz" dedi. "Bu kampı ve buradan çıkan politik sonuçları her zaman önemseriz" Kampın önemine dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti: "Kamplarımızın özelliği bir yandan o yıl içerisinde geçmiş 6 ayın muhasebesini yaparız, aynı zamanda da önümüzdeki 6 ayın politikalarını belirleriz. Ama tabii bundan daha önemli kısım şudur; ahdimizi, vefamızı, yürüdüğümüz yola olan bağlılığımızı yinelemenin de bir zeminidir istişare kamplarımız. 33’üncüsünü yapıyoruz, aslında sayı daha fazla olacaktı ama biliyorsunuz covid döneminde belli sebeplerle ara vermek zorunda kaldık. Bu kampı ve buradan çıkan politik sonuçları her zaman önemseriz. Burada her seferinde değişik mekanizmalar kullansak da esası şudur; bütün oturumlarda notlar tutulur, arkadaşlarımızın soruları, eleştirileri, onlara verilen cevaplar değerlendirilir ve kampın sonunda bunlar, kamptan sonraki 1-2 ay içerisinde tek tek çıkarılarak hangi politik sonuçların çıkarılması gerektiği MYK’mızda, MKYK’mızda Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın huzurunda değerlendirilir. Bu açıdan baktığınızda bu kadar uzun zamandır, son derece yoğun bir gündemle iktidar olmuş partimizin bu beyin fırtınalarından hiçbir zaman vazgeçmemesinin altını son derece ciddi bir şekilde çizmek lazım. Çünkü tartışmaktan, konuşmaktan ve istişare etmekten; karşılıklı olarak görüşmekten ve görüş belirtmekten hiçbir zaman vazgeçmiyoruz, bu bakımdan çok önemli." "Sorulara verilen cevaplar, değerlendirilmesi gereken konular ciddi şekilde not tutuluyor" Kampın oturumlarla devam ettiğini ifade eden Ömer Çelik, "Sabah genel başkan yardımcılarımızla bu oturumlar yapıldı. Milletvekillerimizin ve diğer katılımcılarımızın soruları, MKYK üyelerimizin ve diğer tüm birimlerimizin soruları cevaplandı. Şimdi bakanlarımızla yapılıyor. Çeyrek asırlık destanın bütün yönleriyle değerlendirilmesi için bir fırsat olarak bu zemin her seferinde en güçlü şekilde değerlendirilmiş oluyor. Sabah hep beraber izledik. Genel Başkanımızın konuşmasında ifade ettiği hususlar, iç politikadan dış politikaya kadar hepsi en kapsamlı şekilde şimdi içerideki oturumlarda ele alınıyor. Genel Başkanımızın katılacağı, milletvekillerimizle istişare toplantısı olacak. Aynı şekilde Genel Başkanımızın takdirleriyle bütün heyetimizle yapılacak istişare toplantıları olacak. Her zaman olduğu gibi, yarın da kendilerinin kapanış konuşmasıyla kampımızı tamamlamış olacağız. Bütün bu sorulan sorular, bu sorulara verilen cevaplar, değerlendirilmesi gereken konular ciddi şekilde not tutuluyor. Onun sonuçlarını önümüzdeki toplantılarda değerlendireceğiz. Akşamları hem bunu bir kaynaşma fırsatı olarak görüyoruz, politik hayatın yoğunluğu içerisinde zaman hızlı akıyor. Hızlı akışın içerisinde diğer konularda istişare etme fırsatı olamayabiliyor. Kampımız buna da fırsat veriyor. Bunun yanı sıra büyük bir insan hakları mücadelesi vermiş olan merhum Şule Yüksel’in hayatını anlatan Şule filmi dün akşam gösterildi. Bugün de merhum Necip Fazıl’ın ’Bir Adam Yaratmak’ romanından uyarlanan film gösterimi yapılacak. Her zamanki gibi sabahın erken saatlerinden, akşama kadar dolu dolu geçen bir kamp gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "İsrail’in saldırganlığı devam ediyor" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, kampta dış politikaların da görüşüldüğüne değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Tabii burada dış politikaların çok önemli konuları var. İran ile ilgili olarak, İran’a yapılan, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından gerçekleştirilen haksız ve hukuksuz saldırıdan sonra hem bölge barışı dünya barışı ciddi bir risk altına girmişti. Burada gelinen noktada, bu barışın bugün yapılan bazı saldırılarla yine risk altına girdiğini görüyoruz. İsrail’in saldırganlığı devam ediyor. Dolayısıyla bölgeyle ilgili konuların değerlendirilmesi, enerji meselelerinden tarıma, gıda güvenliğinden diğer konulara yoğun biçimde devam edecek. Yapay zekadan diğer bütün alanlara kadar geniş bir çerçevede kamp gündemimiz var. Hemen hemen bütün bakanlıklarımızın alanına giren ama onun dışındaki konuların da değerlendirildiği çok geniş bir yelpazede bir gündemle kamp devam ediyor." "Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır" ’Terörsüz Türkiye’ noktasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kapsamlı değerlendirmeleri olduğunun, kapalı toplantılarda da bu konuya değinildiğinin altını çizen Çelik, "Artık o noktada yeni bir aşamada olduğumuzu son basın toplantımızda da ifade etmiştim. Artık terör örgütünün silah bırakması için bunu gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor. Bu konunun bir an evvel Meclis’e gelmesi gerektiğini ve Meclis’ten hızlı bir şekilde değerlendirilerek yasalaşması gerektiğini düşünüyoruz, bu şekilde değerlendiriyoruz. Burada tabii en kapsayıcı şekilde bütün siyasi partilerin desteğiyle, Meclis’te olan ya da olmayan siyasi partilerin desteğiyle Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak, Terörsüz Bölge hedefine ulaşmak için bu adımları atmaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır. Bu yasanın çıkmasıyla birlikte terör örgütünün silah bırakmasını temin edecek zemin ortaya çıkacaktır. Burada terör örgütünün silah bırakmasının gerçekleşmesi halinde o zaman Türkiye uzun yıllardır mücadele ettiği terör örgütünü gündemden kaldırmış olacaktır. Bölgemizde de gelişmelere dikkat ettiğimizde Suriye’den Irak’a kadar geniş bir alanda terör örgütlerinin vekil güçler olarak kullanıldığını bazı emperyalist odaklarca görüyoruz. O sebeple Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimizin birbiriyle bağlantılı şekilde, iç içe şekilde, birbirinden ayrılmaz şekilde yürütülmesinin de ne kadar kıymetli olduğu net şekilde görülmektedir." "Sağduyu ile inşallah bu süreci sonucuna ulaştırmayı diliyoruz" Bu geçilen yeni aşamada pozitif dil ve sağ duyulu yaklaşımın kullanılmasının önemine dikkati çeken Çelik, "Geldiğimiz bu yeni aşamada, herkesi pozitif bir dille, ister katkı olsun, ister eleştiri olsun pozitif bir yaklaşımla bu sürece destek, katkı vermeye, eleştirisi varsa onu gündeme getirmeye, bunu sağlıklı şekilde yapmak için davet ediyoruz. Bu son derece kıymetlidir çünkü gerçekten bütün Türkiye’yi, bölgemizi ilgilendiren meselelerdir bunlar. Aşırı yaklaşımlardan kaçınmak, sağ duyulu davranmak gerekir, sağ duyulu bir dil kullanmak gerekir. Bize zaman zaman soruyorlar. ’Aşırı yaklaşımdan kastınız nedir?’ diye. Aslında herkes aşırı yaklaşımların ne olduğunu biliyor. Sürece eleştiri yerine, iftira ve çarpıtmayla yaklaşmak bir aşırı yaklaşımdır. Ayrıca, ’sürece destek veriyorum’ başlığı altında süreci ana odağından uzaklaştıracak yaklaşımlar, gündemler, toplumun hassasiyetlerini kışkırtacak tavır ve davranışlar da aşırı yaklaşımdır. Sağduyu ile inşallah bu süreci sonucuna ulaştırmayı diliyoruz" şeklinde konuştu. "Son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP’yi yönetemiyordu" Ömer Çelik, açıklamasına şöyle devam etti: "Bugün CHP Genel Başkanı yine, Cumhurbaşkanımızın bugünkü konuşmasına dönük bir şeyler söylemiş. Fakat mesele şundan ibarettir; kendisi, son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP’yi yönetemiyordu, CHP’de ciddi bir yönetim sorunu vardı. Biz bunu o zaman da ifade ettik. Şimdi bizim üzerimizden kendi yönetim yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Cumhuriyet Halk Partisi kendi meselesini kendi içerisinde halletsin. Biz geçmişte 14-28 Mayıs seçimlerinde Kılıçdaroğlu ile mücadele ettik, daha sonrasında Özgür Özel’in yönetimiyle mücadele ettik, daha öncesinde Kılıçdaroğlu’nun yönetiminde CHP ile mücadele etmiştik. Dolayısıyla bizim açımızdan fark eden bir şey yok ama kendi meselelerini kendileri halletsindirler. Bizim üzerimden kendi yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Biz buna müsaade etmeyiz. Bu durum, bu tablo Cumhuriyet Halk Partisine gönül vermiş saygıdeğer vatandaşlarımızın hak etmediği bir durumdur. Bundan kurtulmak için CHP’nin deneyimli siyasetçilerinin sağduyulu yol bulması gerekir. Önemli olan budur. Önümüzdeki dönemde, bugün Genel Başkanımızın bahsettiği şekilde, sürekli olarak kutuplaşma üretenlerin bizi kutuplaşmanın tarafı olarak konumlandırmaya çalıştığını görüyoruz. Buna müsaade etmeyeceğiz. Biz bu kutuplaşma üreten odaklarla sürekli olarak mücadele ettik, sürekli olarak bu gerilimi artıranlarla mücadele ettik. Biz en kapsayıcı şekilde, Terörsüz Türkiye başta olmak üzere bu büyük meselelerde en kapsayıcı, en diyaloğa açık şekilde, aşırılıklardan kaçınmış, ana yoldan ilerleyen şekilde çalışmaya, gayret etmeye devam edeceğiz." "Şarkı beğeni topladı" Öte yandan, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti için yeni hazırlanan şarkının salonda nasıl karşılandığına yönelik soru üzerine, eserin büyük beğeni topladığını belirterek, "Bütün arkadaşlarımızın ortak duygularına hitap eden, ritmiyle, sözleriyle hepimizin çok beğendiği, hepimizin ortak duygularına hitap eden, ’çeyrek asırlık destan’ üst başlığı ile gayet uyumlu şekilde bu şarkımıza eşlik ettik. Bundan sonra da parti programlarımızda onu görmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

Ömer Çelik: "Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamadayız" Haber

Ömer Çelik: "Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamadayız"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde "Çeyrek Asırlık Destan AK Parti" temasıyla düzenlenen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapsamında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Kampın, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmalarıyla başladığını hatırlatan Çelik, "Çeyrek asırlık destan, bu kampın ana başlığı. Gerçekten her kampta kurucu arkadaşlarımız daha önce beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızın görüyoruz, hep beraber yeni katılan genç arkadaşlarımızla birlikte ne kadar uzun ve kıymetli bir yolu yürüdüğümüzü görüyoruz. Tabii bu yolun mimarı, bu yolun çilesini çeken, liderliğini yapan Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın verdiği mücadelenin çeyrek asırlık bu destanın bütün safhalarını da tekrar hatırlama imkanı buluyoruz" dedi. "Bu kampı ve buradan çıkan politik sonuçları her zaman önemseriz" Kampın önemine dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti: "Kamplarımızın özelliği bir yandan o yıl içerisinde geçmiş 6 ayın muhasebesini yaparız, aynı zamanda da önümüzdeki 6 ayın politikalarını belirleriz. Ama tabii bundan daha önemli kısım şudur; ahdimizi, vefamızı, yürüdüğümüz yola olan bağlılığımızı yinelemenin de bir zeminidir istişare kamplarımız. 33’üncüsünü yapıyoruz, aslında sayı daha fazla olacaktı ama biliyorsunuz covid döneminde belli sebeplerle ara vermek zorunda kaldık. Bu kampı ve buradan çıkan politik sonuçları her zaman önemseriz. Burada her seferinde değişik mekanizmalar kullansak da esası şudur; bütün oturumlarda notlar tutulur, arkadaşlarımızın soruları, eleştirileri, onlara verilen cevaplar değerlendirilir ve kampın sonunda bunlar, kamptan sonraki 1-2 ay içerisinde tek tek çıkarılarak hangi politik sonuçların çıkarılması gerektiği MYK’mızda, MKYK’mızda Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın huzurunda değerlendirilir. Bu açıdan baktığınızda bu kadar uzun zamandır, son derece yoğun bir gündemle iktidar olmuş partimizin bu beyin fırtınalarından hiçbir zaman vazgeçmemesinin altını son derece ciddi bir şekilde çizmek lazım. Çünkü tartışmaktan, konuşmaktan ve istişare etmekten; karşılıklı olarak görüşmekten ve görüş belirtmekten hiçbir zaman vazgeçmiyoruz, bu bakımdan çok önemli." "Sorulara verilen cevaplar, değerlendirilmesi gereken konular ciddi şekilde not tutuluyor" Kampın oturumlarla devam ettiğini ifade eden Ömer Çelik, "Sabah genel başkan yardımcılarımızla bu oturumlar yapıldı. Milletvekillerimizin ve diğer katılımcılarımızın soruları, MKYK üyelerimizin ve diğer tüm birimlerimizin soruları cevaplandı. Şimdi bakanlarımızla yapılıyor. Çeyrek asırlık destanın bütün yönleriyle değerlendirilmesi için bir fırsat olarak bu zemin her seferinde en güçlü şekilde değerlendirilmiş oluyor. Sabah hep beraber izledik. Genel Başkanımızın konuşmasında ifade ettiği hususlar, iç politikadan dış politikaya kadar hepsi en kapsamlı şekilde şimdi içerideki oturumlarda ele alınıyor. Genel Başkanımızın katılacağı, milletvekillerimizle istişare toplantısı olacak. Aynı şekilde Genel Başkanımızın takdirleriyle bütün heyetimizle yapılacak istişare toplantıları olacak. Her zaman olduğu gibi, yarın da kendilerinin kapanış konuşmasıyla kampımızı tamamlamış olacağız. Bütün bu sorulan sorular, bu sorulara verilen cevaplar, değerlendirilmesi gereken konular ciddi şekilde not tutuluyor. Onun sonuçlarını önümüzdeki toplantılarda değerlendireceğiz. Akşamları hem bunu bir kaynaşma fırsatı olarak görüyoruz, politik hayatın yoğunluğu içerisinde zaman hızlı akıyor. Hızlı akışın içerisinde diğer konularda istişare etme fırsatı olamayabiliyor. Kampımız buna da fırsat veriyor. Bunun yanı sıra büyük bir insan hakları mücadelesi vermiş olan merhum Şule Yüksel’in hayatını anlatan Şule filmi dün akşam gösterildi. Bugün de merhum Necip Fazıl’ın ’Bir Adam Yaratmak’ romanından uyarlanan film gösterimi yapılacak. Her zamanki gibi sabahın erken saatlerinden, akşama kadar dolu dolu geçen bir kamp gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "İsrail’in saldırganlığı devam ediyor" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, kampta dış politikaların da görüşüldüğüne değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Tabii burada dış politikaların çok önemli konuları var. İran ile ilgili olarak, İran’a yapılan, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından gerçekleştirilen haksız ve hukuksuz saldırıdan sonra hem bölge barışı dünya barışı ciddi bir risk altına girmişti. Burada gelinen noktada, bu barışın bugün yapılan bazı saldırılarla yine risk altına girdiğini görüyoruz. İsrail’in saldırganlığı devam ediyor. Dolayısıyla bölgeyle ilgili konuların değerlendirilmesi, enerji meselelerinden tarıma, gıda güvenliğinden diğer konulara yoğun biçimde devam edecek. Yapay zekadan diğer bütün alanlara kadar geniş bir çerçevede kamp gündemimiz var. Hemen hemen bütün bakanlıklarımızın alanına giren ama onun dışındaki konuların da değerlendirildiği çok geniş bir yelpazede bir gündemle kamp devam ediyor." "Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır" ’Terörsüz Türkiye’ noktasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kapsamlı değerlendirmeleri olduğunun, kapalı toplantılarda da bu konuya değinildiğinin altını çizen Çelik, "Artık o noktada yeni bir aşamada olduğumuzu son basın toplantımızda da ifade etmiştim. Artık terör örgütünün silah bırakması için bunu gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor. Bu konunun bir an evvel Meclis’e gelmesi gerektiğini ve Meclis’ten hızlı bir şekilde değerlendirilerek yasalaşması gerektiğini düşünüyoruz, bu şekilde değerlendiriyoruz. Burada tabii en kapsayıcı şekilde bütün siyasi partilerin desteğiyle, Meclis’te olan ya da olmayan siyasi partilerin desteğiyle Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak, Terörsüz Bölge hedefine ulaşmak için bu adımları atmaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır. Bu yasanın çıkmasıyla birlikte terör örgütünün silah bırakmasını temin edecek zemin ortaya çıkacaktır. Burada terör örgütünün silah bırakmasının gerçekleşmesi halinde o zaman Türkiye uzun yıllardır mücadele ettiği terör örgütünü gündemden kaldırmış olacaktır. Bölgemizde de gelişmelere dikkat ettiğimizde Suriye’den Irak’a kadar geniş bir alanda terör örgütlerinin vekil güçler olarak kullanıldığını bazı emperyalist odaklarca görüyoruz. O sebeple Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimizin birbiriyle bağlantılı şekilde, iç içe şekilde, birbirinden ayrılmaz şekilde yürütülmesinin de ne kadar kıymetli olduğu net şekilde görülmektedir." "Sağduyu ile inşallah bu süreci sonucuna ulaştırmayı diliyoruz" Bu geçilen yeni aşamada pozitif dil ve sağ duyulu yaklaşımın kullanılmasının önemine dikkati çeken Çelik, "Geldiğimiz bu yeni aşamada, herkesi pozitif bir dille, ister katkı olsun, ister eleştiri olsun pozitif bir yaklaşımla bu sürece destek, katkı vermeye, eleştirisi varsa onu gündeme getirmeye, bunu sağlıklı şekilde yapmak için davet ediyoruz. Bu son derece kıymetlidir çünkü gerçekten bütün Türkiye’yi, bölgemizi ilgilendiren meselelerdir bunlar. Aşırı yaklaşımlardan kaçınmak, sağ duyulu davranmak gerekir, sağ duyulu bir dil kullanmak gerekir. Bize zaman zaman soruyorlar. ’Aşırı yaklaşımdan kastınız nedir?’ diye. Aslında herkes aşırı yaklaşımların ne olduğunu biliyor. Sürece eleştiri yerine, iftira ve çarpıtmayla yaklaşmak bir aşırı yaklaşımdır. Ayrıca, ’sürece destek veriyorum’ başlığı altında süreci ana odağından uzaklaştıracak yaklaşımlar, gündemler, toplumun hassasiyetlerini kışkırtacak tavır ve davranışlar da aşırı yaklaşımdır. Sağduyu ile inşallah bu süreci sonucuna ulaştırmayı diliyoruz" şeklinde konuştu. "Son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP’yi yönetemiyordu" Ömer Çelik, açıklamasına şöyle devam etti: "Bugün CHP Genel Başkanı yine, Cumhurbaşkanımızın bugünkü konuşmasına dönük bir şeyler söylemiş. Fakat mesele şundan ibarettir; kendisi, son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP’yi yönetemiyordu, CHP’de ciddi bir yönetim sorunu vardı. Biz bunu o zaman da ifade ettik. Şimdi bizim üzerimizden kendi yönetim yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Cumhuriyet Halk Partisi kendi meselesini kendi içerisinde halletsin. Biz geçmişte 14-28 Mayıs seçimlerinde Kılıçdaroğlu ile mücadele ettik, daha sonrasında Özgür Özel’in yönetimiyle mücadele ettik, daha öncesinde Kılıçdaroğlu’nun yönetiminde CHP ile mücadele etmiştik. Dolayısıyla bizim açımızdan fark eden bir şey yok ama kendi meselelerini kendileri halletsindirler. Bizim üzerimden kendi yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Biz buna müsaade etmeyiz. Bu durum, bu tablo Cumhuriyet Halk Partisine gönül vermiş saygıdeğer vatandaşlarımızın hak etmediği bir durumdur. Bundan kurtulmak için CHP’nin deneyimli siyasetçilerinin sağduyulu yol bulması gerekir. Önemli olan budur. Önümüzdeki dönemde, bugün Genel Başkanımızın bahsettiği şekilde, sürekli olarak kutuplaşma üretenlerin bizi kutuplaşmanın tarafı olarak konumlandırmaya çalıştığını görüyoruz. Buna müsaade etmeyeceğiz. Biz bu kutuplaşma üreten odaklarla sürekli olarak mücadele ettik, sürekli olarak bu gerilimi artıranlarla mücadele ettik. Biz en kapsayıcı şekilde, Terörsüz Türkiye başta olmak üzere bu büyük meselelerde en kapsayıcı, en diyaloğa açık şekilde, aşırılıklardan kaçınmış, ana yoldan ilerleyen şekilde çalışmaya, gayret etmeye devam edeceğiz." "Şarkı beğeni topladı" Öte yandan, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti için yeni hazırlanan şarkının salonda nasıl karşılandığına yönelik soru üzerine, eserin büyük beğeni topladığını belirterek, "Bütün arkadaşlarımızın ortak duygularına hitap eden, ritmiyle, sözleriyle hepimizin çok beğendiği, hepimizin ortak duygularına hitap eden, ’çeyrek asırlık destan’ üst başlığı ile gayet uyumlu şekilde bu şarkımıza eşlik ettik. Bundan sonra da parti programlarımızda onu görmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Kurtulmuş'u kabul etti Haber

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Kurtulmuş'u kabul etti

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20. Konferansı dolayısıyla bulunduğu Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Zağulba Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, İSİPAB konferansı kapsamında ele alınan konuların yanı sıra ABD/İsrail-İran savaşı, Azerbaycan ile Ermenistan arasında devam eden barış müzakereleri ile bölgesel ve küresel gelişmeler değerlendirildi. Görüşmede, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik iş birliği ve parlamentolar arası ilişkilerin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunulduğu öğrenildi. Kabulde, Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, TBMM Katip Üyesi ve İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, AK Parti Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ile Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün de yer aldı. Görüşmenin ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Kurtulmuş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e misafirperverliği için teşekkür etti. Kurtulmuş paylaşımında, “Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'e nazik misafirperverlikleri ve hüsn-ü kabulleri için teşekkür ediyor, ziyaretimizin ‘tek millet, iki devlet’ anlayışı temelinde kardeş Azerbaycan ile ilişkilerimizin daha da derinleşmesine ve ortak hedeflerimize katkı sunmasını diliyorum” ifadelerine yer verdi. Bakü’deki temaslarını sürdüren Kurtulmuş’un, İSİPAB 20. Konferansı kapsamında çeşitli ikili görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.