Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İşgal

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İşgal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İşgal haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Filistinli Sosyolog Mariam Menawi: Filistinlilerin umuda ihtiyacı var Haber

Filistinli Sosyolog Mariam Menawi: Filistinlilerin umuda ihtiyacı var

Bursa Teknik Üniversitesinde her hafta çarşamba günü düzenlenen BTÜ Konuşmaları, Filistin meselesinin tarihi, hukuki ve toplumsal boyutlarının ele alındığı programla devam etti. "Emsalsiz Bir Soykırım: Gazze O Günden Bugüne Ne Değişti" başlıklı programda, 7 Ekim 2023 öncesi ve sonrasında Filistin’de yaşanan gelişmeler, İsrail’in bölgede halkına yaşattıkları, uluslararası hukukun yaklaşımı ve Gazze’de yaşanan insani kriz değerlendirildi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Filistin sorunu değil, Filistin meselesi var" Programın moderatörlüğünü üstlenen BTÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Burak Çakırca, Filistin’e ilişkin kullanılan kavramların önemine dikkat çekti. Filistin meselesinin uluslararası hukuk perspektifinden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çakırca, "Filistin’le ilgili yapılacak her konuşmanın şunu amaçlaması lazım: Filistin uzun zamandır işgal edilmiş bir devlettir. Bunu artık çok daha fazla söylememiz gerekiyor. ‘Filistin sorunu’ diye bir şey söylüyorsak hata yapıyoruz. Ortada Filistin sorunu değil, Filistin meselesi var. Dert etmemiz gereken, ortadaki İsrail sorunudur" dedi. İsrail’in kuruluş sürecinin uluslararası hukuk açısından tartışmalı olduğunu ifade eden Çakırca, Aksa Tufanı ile İsrail’in saldırganlığının çok net bir şekilde gözler önüne serildiğini kaydetti. "İşgal altında normal bir hayat yaşamıyoruz" Programın konuğu Filistinli sosyolog Mariam Menawi ise Filistin’de yaşananları anlattı. İsrail işgali altında doğup büyüdüğünü belirten Menawi, Türkiye’ye 2019 yılında doktora eğitimi için geldiğini söyledi. Filsitin’deki işgalin oluştuğu duruma değinen Menawi, "İşgal altında normal bir hayat yaşamıyoruz. Üniversiteler kapalı, şehitler var. Her gün başka şehirlere gidebilmek için İsrail askerlerinin kontrol noktalarından geçmemiz gerekiyor. Filistinliler normal bir rutin hayat yaşamıyor. İsrail bize seçtiği hayatı yaşatıyor" dedi. 7 Ekim sonrasında saldırıların şiddetinin daha da arttığını söyleyen Menavi, "Bu küçük bir çatışma değil, bir soykırım" ifadelerini kullandı. "Filistinli olmak çok zor bir şey" Filistinli kimliğinin akademik çalışmalarında da çeşitli engellerle karşılaşmasına neden olduğunu belirten Menawi, doktora tezini Gazze üzerine hazırladığını söyledi. Menawi, farklı ülkelerde gerçekleştirmek istediği akademik çalışmalar sırasında Filistin ve Gazze konusunda karşılaştığı baskılara ilişkin, "Doktora tezimi Gazze hakkında yazıyorum çünkü şu anda bundan daha önemli bir şey yok. Araştırmalarım reddediliyor. Avrupa’daki kongrelere katılmak istediğimde ‘soykırım’ kelimesini kullanmamamı, ‘savaş’ dememi istiyorlar. Reddedilirken bilimsel bir açıklama da yapmıyorlar" diye konuştu. Yaşadığı zorluklara rağmen Filistin’i anlatmaya devam edeceğini vurgulayan Menawi, "Devam edeceğim. Yolumun uzun ve zor olduğunu biliyorum. Her yere gideceğim ve Filistin’i konuşacağım. Bu benim hakkım" dedi. "Eğitim bizim için bir direniş ve silahtır" Filistin’de eğitimin toplumsal yaşam ve direniş açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Menawi, kendisinin de eğitim için farklı ülkelere gittiğini belirtti. "Eğitim bizim için bir direniş ve silahtır" ifadelerini kullandı. Filistin’de yaşananların dünyaya aktarılmasında akademisyenlere de önemli görevler düştüğünü belirten Menawi, "Gerçeği göstermek için okumalıyız, Filistin’de ne olduğunu paylaşmalıyız. Hâlâ Gazze’de aç, susuz ve hasta insanlar var. İnsanlık boykota devam etmeli" dedi. "Soykırım bitecek ama Gazze bunun bedelini ödedi" Türk akademisyenlerin Filistin’deki üniversitelerle bilimsel çalışmalar ve ortak projeler gerçekleştirebileceğini söyleyen Menawi, BTÜ’de gerçekleştirilen Bilim Kafe programının Filistinli akademisyenler tarafından da memnuniyetle karşılandığını ifade etti. Menawi, şunları sözlerine ekledi: "Türk akademisyenler araştırmalar yapabilir, Filistin’deki üniversitelerle projeler gerçekleştirebilir. Orada hayatta kalan insanlara umut vermeliyiz. Buna çok ihtiyaçları var. Hayatta kalan insanlar psikolojik olarak iyi durumda değil. Herkes kendince bir şeyler yapabilir" şeklinde konuştu. Menawi, Gazze’de yaşananların sona ereceğine dair umudunu dile getirerek, "74 binden dazla şehidimiz var bu şehitlerin 24 binden fazlası çocuk. Bin kadın engelli, 50 bin yetim var. Enkaz altında da binlerce insan bulunuyor. Biliyorum bu soykırım bir gün bitecek ama Gazze bedelini ödedi." "Filistin bizim, taviz vermeyiz" Filistin’e yönelik desteğin sürdürülmesinin ve kamuoyunda farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çeken Menawi, "Şu an Filistin hakkında paylaşım yapmak ve daha fazla okumak çok önemli. Umudumuz var" dedi. 1948 yılından beri Filistin’in işgal atlında olduğunu vurgulayan Menawi, "Filistin’in bizim vatanımız, toprak bizim. Asla toprağımızı bırakmayız, asla kendimizden taviz vermeyiz" dedi. Gençlere de mesaj veren Menawi, "Sizlerin bir vatanı var, bu büyük bir emanettir. Hayat her zaman adil değil. Hazırlıksız yakalanmadan önce hayata karşı hazırlıklı olun. Devletiniz sizin için güzel okullar yaptırdı, her şeyiniz var. Bunun büyük bir lütuf olduğunu bilmeli ve şükretmelisiniz. Kendiniz olun, aktif olun ve farklı şeyler yapın. Etrafıma bakıyorum, herkesin her şeyi son model ama en önemlisi kendin olmak. Arkadaşlarınızı taklit etmeyin. Mükemmel olmak her zaman mümkün değil. Farklıyız ve farklılıklarımızla birbirimizi tamamlıyoruz" diye konuştu. Filistin meselesinin farklı yönleriyle ele alındığı program, soru-cevap bölümüyle devam etti. Programın sonunda BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, konuşmacı Mariam Menawi’ye katılımlarından dolayı plaket takdim etti. Program, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Başkan Deniz Dalgıç: “Cumhuriyet'in değerlerini ve Mudanya'nın barış mirasını korumaya devam edeceğiz." Haber

Başkan Deniz Dalgıç: “Cumhuriyet'in değerlerini ve Mudanya'nın barış mirasını korumaya devam edeceğiz."

Mudanya’nın özgürlüğüne kavuştuğu 12 Eylül’ün 104. yıl dönümü kutlandı. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Cumhuriyet'in değerlerini ve Mudanya'nın barış mirasını korumaya devam edeceğiz. Kurtuluşumuz kutlu olsun.” dedi. Mudanya’nın kurtuluşunun 104. yıl dönümü, İskele Meydanı’nda düzenlenen törenle kutlandı. İşgal girişimine ilk kurşunu sıkan Şükrü Çavuş’un anıtına çelenk ve İstiklal Madalyası sunulmasıyla başlayan törene; ilçe protokolü, kamu kurum temsilcileri, gaziler ve Mudanyalılar katıldı. Törende konuşan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, ilçenin kurtuluşuna uzanan mücadeleyi anlattı. İlk işgal girişiminin Şükrü Çavuş’un direnişiyle engellendiğini belirten Dalgıç, Mudanya’nın 6 Temmuz 1920’de denizden ve havadan düzenlenen yoğun saldırının ardından işgal edildiğini ve iki yılı aşkın süren işgal döneminin başladığını söyledi. Dalgıç, 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz’un ardından Türk ordusunun ilerleyişini sürdürdüğünü, Halit Paşa komutasındaki Kocaeli Grubu birliklerinin 12 Eylül 1922’de Mudanya’ya girmesiyle ilçenin yeniden özgürlüğüne kavuştuğunu ifade etti. Mudanya’nın önce özgürlüğüne kavuştuğunu, ardından özgürlüğün mütareke görüşmeleri ile barışla güvence altına alındığını söyleyen Dalgıç, kurtuluşun bağımsız yaşama iradesini, barışın ise bu bağımsızlığı gelecek kuşaklara taşıma sorumluluğunu temsil ettiğini belirtti. Dalgıç, “104 yıl sonra bize düşen görev hala budur. Çocukların özgürce düşünebildiği, gençlerin geleceğe umutla bakabildiği, insanların farklılıklarıyla yan yana yaşayabildiği bir Mudanya kurmak” dedi. Mudanya’nın özgürlüğünü, Cumhuriyet’in değerlerini ve barış mirasını korumaya devam edeceklerini söyleyen Başkan Dalgıç, şöyle devam etti: “Başta Cumhuriyetimizin kurucusu ve Milli Mücadelemizin Başkomutanı Gazi Kemal Atatürk olmak üzere; İsmet İnönü'yü, Mudanya'nın kurtuluşunu gerçekleştiren Halit Paşa'yı, işgale ilk karşı koyan Şükrü Çavuş'u, silah arkadaşlarını ve bağımsızlık mücadelesinin adı bilinen, bilinmeyen bütün kahramanlarını saygı ve minnetle anıyorum. 12 Eylül Mudanya'nın kurtuluşunun 104. yılı kutlu olsun. Yaşasın Mudanya. Yaşasın Cumhuriyet”

Osmangazi’de Bursa’nın kurtuluşuna tarihi bakış Haber

Osmangazi’de Bursa’nın kurtuluşuna tarihi bakış

Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılı, Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen anlamlı bir söyleşiyle ele alındı. Hisar Arkeoparkı Kültür Buluşmaları kapsamında düzenlenen programda, Bursa’nın işgal sürecinden kurtuluşuna uzanan mücadele, tarihsel belgeler ışığında anlatıldı. Osmangazi Belediyesi’nin kentin tarihi ve kültürel mirasını yaşatmak, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kurmak amacıyla düzenlediği Hisar Arkeoparkı Kültür Buluşmaları, Bursa’nın kurtuluşunun 104. yılına özel gerçekleştirilen söyleşiyle devam etti. Hisar Arkeoparkı içerisinde yer alan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programda, Bursa’nın işgal yılları, milli mücadele süreci ve kentin kurtuluşuna uzanan tarihi mücadele ele alındı. Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide, Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, Bursa’nın işgal sürecinde yaşananları ve kentin kurtuluşuna giden yolda verilen mücadeleyi anlattı. Büyük Taarruz ile Bursa Özgürlüğüne Kavuştu Bursa’nın işgalinin kentte derin yaralar bıraktığını ifade eden Doç. Dr. Karabağ Arslan, döneme ilişkin uluslararası arşivlerde yer alan belgelerin yanı sıra işgal dönemine ilişkin raporların da yaşananların boyutunu ortaya koyduğunu belirtti. Bursa’nın işgaliyle birlikte kentte büyük acılar yaşandığını söyleyen Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, işgalin ardından Anadolu’da ve Bursa’da milli mücadele ruhunun güçlendiğine dikkat çekti. Karabağ Arslan, 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’un ardından Türk ordusunun ilerleyişiyle Bursa’nın yeniden özgürlüğüne kavuştuğunu ifade etti. Karabağ Arslan, konuşmasında tarih bilincinin önemine de vurgu yaptı. Mehmet Akif Ersoy’un “Hiç ibret alınsaydı tarih tekerrür eder miydi?” sözünü hatırlatan Doç. Dr. Karabağ Arslan, tarihin tekerrür etmesinin aslında insanların geçmişteki hatalardan ders çıkarmaması ve tarih bilincinin yeterince gelişmemesiyle ilgili olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, bu tür kültür ve tarih buluşmalarının toplumdaki tarih bilincinin güçlenmesine önemli katkı sunduğunu belirterek, programı düzenleyen Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti. “Kurtuluş Savaşı’nın En Önemli Zincirlerinden Bir Tanesini Oluşturuyor” Söyleşide söz alan Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan ise Bursa’nın kurtuluşunun Bursalılar açısından olduğu kadar Türk tarihi açısından da son derece önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bursa’nın 8 Temmuz 1920’de başlayan ve 2 yıl, 2 ay, 2 gün süren düşman işgalinin ardından 11 Eylül 1922’de özgürlüğüne kavuştuğunu belirten Karaaslan, “Yakın tarihimizin en elim hadiselerinden bir tanesi ve özellikle Türk Kurtuluş Savaşı’nın en önemli zincirlerinden bir tanesini oluşturuyor Bursa’nın kurtuluşu” sözleriyle günün anlam ve önemine dikkat çekti. Karaaslan, böyle anlamlı bir günde tarihseverlerle bir araya gelmelerine vesile olan Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, söyleşiye katkılarından dolayı Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan ve Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan’a, günün anısına plaket takdim etti.

Başkan Erkan Aydın: “Aziz Şehitlerimizin Hatırasını Yaşatmaya Ant İçtik” Haber

Başkan Erkan Aydın: “Aziz Şehitlerimizin Hatırasını Yaşatmaya Ant İçtik”

Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla Osmangazi Belediyesi, Ahmetbey ve Çağlayan mahallelerindeki şehitliklerde anma programları düzenledi. Bursa’yı 2 yıl 2 ay 2 gün boyunca işgal eden Yunan askerleri tarafından Eylül 1922’de şehit edilenlerin anıldığı törenlerde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, düşman işgali sırasında hayatını kaybeden kahramanlar ile vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitler Ahmetbey ve Çağlayan mahallelerindeki şehitliklerde dualarla yad edildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törenlerde Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın tarafından şehitliklere çelenk sunuldu. “Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır” Ahmetbey Şehitliği’nde gerçekleştirdiği konuşmada sözlerine şehitleri anarak başlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bu cennet vatan için hayatını hiç düşünmeden feda eden aziz şehitlerimizin mekanı cennet olsun. Hepsini rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Başta Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm silah arkadaşlarını da saygı ve minnetle yad ediyoruz.” dedi. Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet payidar kılacaklarının altını çizen Başkan Erkan Aydın, şöyle devam etti: “11 Eylül 1922 tarihinden birkaç gün önce, Dağ Müfrezesi’nden Canip Onbaşılar ve Sadettin Efeler, Yunan askerlerine karşı mücadele verdi. Ardından Şükrü Naili Paşa önderliğindeki Kuva-yı Milliye ordusu Bursa’ya gelerek, şehrimizi düşman işgalinden kurtardı. Yunan ordusu Anadolu’dan geri çekilirken birçok şehri yakıp yıktı ve talan etti. Ahmetbey’de, Çağlayan’da ve daha birçok yerde de aynı acıları yaşattı. Bunları unutmamak gerekiyor. Bizler, aziz şehitlerimizin hatırasını yaşatmaya, bu vatan için gözünü kırpmadan canını feda eden bütün atalarımızın, dedelerimizin ve babalarımızın bizlere bıraktığı bu mirası korumaya ant içtik. İnşallah hep birlikte, birlik ve beraberlik içerisinde Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, saygı ve minnetle anan Ahmetbey Mahallesi Muhtarı Süleyman Yavuz ise, Yunan askerlerinin işgaline değinerek “Yunan askerleri bizim köyümüze gelerek insanlarımızı şehit ettiler. Katliamdan kurtulanlar, şehitlerimizi şu anda bulunduğumuz alana defnettiler ve burası şehitliğe dönüştü. Allah bundan sonra bize bir daha böyle bir düşman zulmü göstermesin.” diye konuştu. “Şehitlerimizi Anma Günlerimizi Daha da Artırmalıyız” Ahmetbey Şehitliği’ndeki anma programının ardından Çağlayan Şehitliği’ne geçildi. Bursa Motosiklet Spor Kulübü üyesi motorcular motosikletleriyle katılarak konvoy oluşturdu. Çağlayan Şehitliği’nde gerçekleştirilen törende şehitliğin restorasyonunun yapıldığını dile getiren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Şehitlerimizi anma günlerimizi daha da artırarak yapmamız gerekiyor. Nedeni çok basit; emperyalizmin Anadolu topraklarındaki emelleri hiç bitmedi. Bin yıl önce Haçlı Seferleri’yle devam ediyordu. 100 yıl önce Kurtuluş Savaşı’nı yaptığımız sıralarda artık hedefimize, emellerimize ulaştık dedikleri anda Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve binlerce şehidimiz o emperyalizmin oyununu bozdu ve bize bu toprakları ilelebet payidar kalacak şekilde yurt eylememizi sağladılar.” açıklamalarında bulundu. Çağlayan Mahallesi Muhtarı Ahmet Özbeyiş ise “11 Eylül 1922 tarihinde köyümüz halkından 50 kişinin şehit edildiği şehitlikteki törende şehitlerimizi anmak için bir araya geldik. Bu törenler daha önceki yıllarda yapılmıyordu. Erkan Aydın başkanımızın başkanlığa geldiği tarihten itibaren bu yıl 3’üncüsü düzenleniyor. Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Şehitlerimizin ruhu şad mekanları cennet olsun.” ifadelerini kullandı. Ahmetbey ve Çağlayan mahallelerinde bulunan şehitliklerde düzenlenen törenler, yapılan duaların ardından sona erdi.

“10 Eylül, küllerinden yeniden doğan bir şehrin gurur günüdür” Haber

“10 Eylül, küllerinden yeniden doğan bir şehrin gurur günüdür”

Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, Orhangazi’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Aydın, 10 Eylül’ün yalnızca bir kurtuluş tarihi değil; vatan sevgisinin, bağımsızlık iradesinin ve milletçe yeniden ayağa kalkma azminin simgesi olduğunu vurguladı. Başkan Bekir Aydın mesajında şu ifadelere yer verdi: “ 10 Eylül, Orhangazi’mizin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü büyük bir gurur, heyecan ve minnetle kutladığımız bir tarihtir. 10 Eylül 1922; 222 gün süren esaretin sona erdiği, bağımsızlık güneşinin güzel şehrimizin üzerine yeniden doğduğu kutlu bir gündür. Bu tarih, Orhangazi’nin yalnızca düşman işgalinden kurtulduğu değil, geleceğine yeniden umutla sarıldığı gündür.” Orhangazi’nin işgal döneminde büyük acılar yaşadığını belirten Başkan Aydın, şehrin uğradığı ağır yıkıma rağmen birlik ve dayanışma içerisinde yeniden ayağa kalktığını ifade etti: “İşgal yıllarında Orhangazi’miz büyük acılara ve ağır bir yıkıma maruz kaldı. Döneme ilişkin uluslararası kayıtlara göre ilçemizde bulunan 408 binanın tamamı yakılıp yıkıldı. Ancak hemşehrilerimiz, vatan sevgisinden ve bağımsızlık iradesinden asla vazgeçmedi. Büyük bir cesaret ve dayanışma örneği göstererek küllerinden yeni bir şehir kurdu. Bugün bizlere düşen görev, geçmişten aldığımız bu güçlü mirası korumak ve Orhangazi’mizi birlik içinde geleceğe taşımaktır.” Başkan Aydın, kurtuluş mücadelesinin kahramanlarının daima minnetle hatırlanacağını vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, saygı ve minnetle anıyorum. Orhangazi’mizin kurtuluş mücadelesinde büyük fedakârlık gösteren yerel kahramanlarımız Refik Atay ile Ahmet Derviş Tarakçı’yı ve onların mücadele arkadaşlarını da şükranla yâd ediyorum. Bu topraklarda özgürce yaşayabiliyorsak bunu onların cesaretine ve fedakârlığına borçluyuz.” Belediye Başkanı Bekir Aydın, mesajını birlik ve beraberlik çağrısıyla tamamladı: “10 Eylül’ün bizlere bıraktığı en kıymetli emanet; birlik olduğumuzda aşamayacağımız hiçbir engelin bulunmadığı gerçeğidir. Atalarımızın büyük bedeller ödeyerek bizlere emanet ettiği bu güzel şehri korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde teslim etmek için aynı azim ve kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle Orhangazi’mizin düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümünü kutluyor; aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve esenlik diliyor, bütün hemşehrilerime sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

Yenişehir’de 6 Eylül ruhu 104 yıl sonra yeniden canlandı Haber

Yenişehir’de 6 Eylül ruhu 104 yıl sonra yeniden canlandı

Yenişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü, düzenlenen tören ve etkinliklerle kutlandı. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel dönemin "şehr-ül emin"i olarak Tarihi Belediye Binası’nın balkonundan 1920’lerin diline uygun hazırlanan konuşmayla halka seslendi. Yenişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen program, Heykel Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından protokol üyeleri ve vatandaşlar, Yenişehir Belediyesi Osmanlı Mehteri eşliğinde Tarihi Yenişehir Belediye Meydanı’na yürüdü. Tarihi Belediye Meydanı’nda gerçekleştirilen programda, Yenişehir’in 6 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtuluşu mizansenle canlandırıldı. 446 gün boyunca işgal altında kalan Yenişehir’in yeniden hürriyetine kavuşması ve ay yıldızlı Türk bayrağının yeniden göndere çekilmesi temsili olarak sahnelendi. Mizansen kapsamında Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel de dönemin şehr-ül emini rolünü üstlendi. Kurtarılan Tarihi Yenişehir Belediye Binası’nı teslim alan Başkan Ercan Özel, binanın balkonuna çıkarak 1920’lerin Türkçesine uygun hazırlanan konuşmayla meydanda bulunan vatandaşlara seslendi. Yenişehir’in 27 Ekim 1920’de başlayan işgal günlerini ve 6 Eylül 1922’de kavuştuğu hürriyeti anlatan Başkan Ercan Özel, "Yenişehir ser-fürû etmedi, boyun eğmedi! Kuvâ-yı Millîye’nin fedakâr evlâtları bu hâk-i pâki müdafaa için meydan-ı harbte canla başla vuruştu. Şehrimiz defaatle işgal olundu. Hânümanlarımız yakıldı, yıkıldı. Topraklarımız gaddarca yağmalandı. Fukara ahali pek büyük meşakkatler, elemler çekti. Yenişehir, yekûn dört yüz kırk altı gün boyunca işgalin zehirli acısını yuttu" ifadelerini kullandı. 6 Eylül 1922’nin Yenişehir tarihindeki önemine vurgu yapan Özel, "Kahraman ordumuz düşmanı bu topraklardan söküp attı. Esaret zincirleri kırıldı. Yenişehir’imiz nihayet hürriyetine kavuştu! Bugün bizler de yüz dört sene sonra o günkü gibi asil bir gururu yüreğimizde taşıyoruz. Başımız dik, alnımız ak, sinemiz vatan aşkıyla lîmâlî" diye konuştu. Yenişehir Başkan Ercan Özel, kurtuluş mücadelesinin bıraktığı mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemine de dikkat çekerek, "Bu topraklar bizlere ecdadın emanetidir! Bu emanetin her karışında şehitlerimizin mübarek kanı vardır. Gazilerimizin fedakârlığı mevcuttur. Analarımızın duası, elleri semada duaları vardır. Ecdadımızın tırnağıyla kazıdığı mücadele vardır" dedi. 104 yıl önce cephelerde verilen mücadelenin bugün üretim ve kalkınmayla sürdürülmesi gerektiğini belirten Özel, "Yüz dört yıl evvel bu ceng-ü cidal cephelerde verilmişti. Bugün ise biz bu mukaddes mücadeleyi tarlada, sabanın ucunda veriyoruz. Kervanların geçtiği yollarda, fabrikalarda veriyoruz. Dükkânlarda, atölyelerin tozlu zeminlerinde, mekteplerin rahlelerinde veriyoruz. Üreterek, çalışarak, alın teri dökerek bu vatana borçluyuz" ifadelerini kullandı. Yenişehir’in geleceğine ilişkin mesajlar da veren Başkan Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü; "İşte bunun içindir ki Yenişehir durmayacak, üretecektir! Çiftçimiz tarlasında, esnafımız dükkânında, amelemiz tezgâhı başında, sanayicimiz fabrikasında kemâl-i gayret ve azimle çalışacak; her birimiz memleketimizin mamur ve müreffeh olması uğrunda geceyi gündüze katacağız. Yenişehir’in bereketli topraklarında biten her mahsulü daha kıymetli hâle getireceğiz. Yeni tesisler ve yatırımlarla istihdamı genişleteceğiz. Evlâtlarımızın gurbete gitmeyip kendi doğdukları ocaklarda istikbal kurabilecekleri bir Yenişehir tesis edeceğiz." Başkan Ercan Özel, konuşmasının sonunda Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere Milli Mücadele kahramanlarını rahmet ve minnetle andı. Özel, "Bilhassa Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri ile silah arkadaşlarını; bu diyarın halâsı için canını feda eden bütün kahramanları ve aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle, hürmetle yâd ediyorum. Bu toprakları bizlere vatan kılan bütün kahramanların ervâhı şâd, mekânları cennet olsun. Altı Eylül Yenişehir’imizin Kurtuluş Bayramı mübarek olsun" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Kurtuluş programının anlamlı anlarından biri de ilçenin dört bir yanında aynı anda yaşandı. Yenişehir’in kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla ilçedeki tüm camilerden eş zamanlı olarak sela verildi. Sela sesleri Yenişehir semalarında yankılanırken, kurtuluş mücadelesinde şehit düşen kahramanlar bir kez daha rahmet ve minnetle anıldı. Tarihi Belediye Meydanı’ndaki program, Yenişehir Belediyesi Osmanlı Mehteri’nin konseriyle devam etti. Mehter marşlarına vatandaşların da eşlik ettiği programda, Yenişehir 104 yıl önce kazandığı hürriyetin gururunu bir kez daha yaşadı. Meydandaki programın ardından protokol üyeleri Selimiye ve Kıblepınar şehitliklerini ziyaret etti. Aziz şehitlerimizin ruhlarına ithafen Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi.

Osmangazi’de Büyük Taarruz’un İzleri Konuşuldu Haber

Osmangazi’de Büyük Taarruz’un İzleri Konuşuldu

Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz, 104’üncü yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği söyleşiyle tarihi belgeler ve anlatımlar ışığında ele alındı. Osmangazi Belediyesi, Büyük Taarruz’un 104’üncü yıl dönümünde tarih meraklılarını Osmangazi Hisar Kültür Buluşmaları’nda bir araya getirdi. “İşgalden Kurtuluşa Büyük Zafer” başlıklı söyleşide, Kurtuluş Savaşı’nın seyrini değiştiren gelişmelerden olan 30 Ağustos Zaferi’ne uzanan süreç, dönemin siyasi ve askeri koşulları çerçevesinde değerlendirildi. Hisar Arkeopark’ta yer alan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen söyleşiye vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Tarihçi-Yazar Sinan Meydan, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen Milli Mücadele’nin kritik aşamalarını, Türk ordusunun Büyük Taarruz öncesindeki hazırlıklarını ve cephede uygulanan stratejileri tarihsel bilgiler eşliğinde katılımcılara aktardı. “Mustafa Kemal Paşa’nın Başkomutanlığında Kazanılan Bir Zaferdir” Büyük Taarruz’un yıl dönümünde düzenlenen söyleşinin anlamına dikkat çeken Tarihçi-Yazar Sinan Meydan, Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ederek, “26 Ağustos, bizim tarihimizin çok özel bir günü. Bildiğiniz gibi Büyük Taarruz’un başladığı gün. Yaklaşık beş gün süren Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta büyük bir zaferle noktalandı. Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz, Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığında kazanılan büyük bir zaferdir” ifadelerini kullandı. Bursa’nın iki yılı aşkın bir süre işgal altında kaldığının altını çizen Meydan, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bursa, Büyük Taarruz’un hemen ardından, 11 Eylül 1922 tarihinde Mustafa Kemal’in askerleri tarafından kurtarıldı ve yeniden vatan toprağına katıldı. Dolayısıyla büyük zaferi en iyi anlatabileceğimiz yerlerden birinin Bursa olduğunu düşünüyorum. Büyük zaferin anlamını ve önemini bu topraklarda daha iyi idrak etmek, zaferi burada daha derinlemesine anlatmak ve topluma aktarmak gerekir. Bana bu fırsatı verdiği için Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ediyorum.” “Kitap Dijital Çağda Modern İnsanın Son Sığınağı” Gençlerin tarih bilincine sahip olması gerektiğini belirten Sinan Meydan, “Gençlerin kendi tarihlerinden ders almaları ve ilham almaları çok önemli. Biz bir işgal yaşadık. İşgalden kurtuluşa bu ülke nasıl gitti, bunu nasıl başardık. Gençlerin bunları öğrenmesi çok önemli. Tarihten ders çıkarmalarını istiyorum. Kitap, dijital çağda modern insanın son sığınağı adeta. Üretkenliğimizin ve insanı insan yapan temel değerlerin varlığını koruyabilmesi ve bunların açığa çıkabilmesi kitapla mümkün. Dijital, elektronik ve yapay zeka çağında bizi birbirimizden ayıran temel noktalardan biri, kitap okuyup okumadığımız olacak. Hepimiz ekran kaydırıyoruz. Geleceğin dünyasında farkı oluşturanlar, okuyanlar olacaktır” diye konuştu. Program sonunda Osmangazi Belediye Başkan Vekili Ahmet Sergenkeleşoğlu ve Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, günün anısına Tarihçi-Yazar Sinan Meydan’a teşekkür plaketi takdim etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.