Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İş Birliği

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İş Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkanlardan Modef Expo’ya Ziyaret Haber

Başkanlardan Modef Expo’ya Ziyaret

Salı günü düzenlenen törenle 140’ı aşkın üretici firmanın katılımıyla kapılarını açan 55. MODEF EXPO Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı, ikinci gününde de sektör temsilcilerini ve ziyaretçileri ağırlamaya devam etti. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, fuarın ikinci gününde beraberindeki İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nedim İncebay, İnegöl Mobilyacılar Odası Başkanı Yasin Altuntepe, AK Partili yöneticiler ve meclis üyeleriyle birlikte fuarı ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldi. Stantları tek tek gezen üç başkan, firmalara hayırlı işler dileklerini iletirken, üreticilerin görüş ve taleplerini de dinledi. 55. MODEF EXPO, 17 Ekim’e kadar ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürecek. ÜÇ BAŞKANDAN İNEGÖL MOBİLYASI İÇİN ORTAK MESAJ İnegöl’ün mobilya sektöründeki üretim gücünü, tasarım kabiliyetini ve ticari potansiyelini bir kez daha ortaya koyan 55. MODEF EXPO’da, sektörün gelişimi adına iş birliği ve dayanışma mesajları verildi. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İTSO Başkanı Nedim İncebay ve Mobilyacılar Odası Başkanı Yasin Altuntepe’nin birlikte gerçekleştirdiği ziyaret, İnegöl ve İnegöl mobilyası için ortak hareket etmenin önemini ortaya koydu. AK Partili yöneticiler ve meclis üyelerinin de eşlik ettiği heyet, fuar alanındaki stantları tek tek ziyaret ederek firma temsilcileriyle görüştü. Üreticilere hayırlı işler temennisinde bulunan heyet, fuarın gidişatı, sektördeki gelişmeler ve firmaların beklentileri hakkında değerlendirmeler aldı. ÜRETİCİLER FUARDAN MEMNUN Fuar ziyaretleri sırasında firma temsilcileri, 55. MODEF EXPO’ya ilişkin memnuniyetlerini dile getirdi. Katılımcı firmalar, organizasyonun son yıllarda gerçekleştirilen en etkili fuarlardan biri olduğunu ifade ederek fuarın sektöre sağladığı katkıya dikkat çekti. Üreticilerle yakından ilgilenen Belediye Başkanı Alper Taban da firma temsilcileriyle sohbet ederek hem hayırlı işler dileklerini iletti hem de belediyeden beklentileri ve talepleri olup olmadığını sordu. Firmaların görüş ve önerilerini dinleyen Taban, sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurarak fuar sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ticaret ve yatırımın artırılması hedefleniyor Haber

Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ticaret ve yatırımın artırılması hedefleniyor

TürkiyeileAfrikaülkeleriarasındakiticaret, yatırım ve iş birliği fırsatlarını geliştirmek amacıyla düzenlenen 15. Dünya Sektörler Arası İş Birliği Forumu (WCI Forum), 14–15 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştiriliyor. Afrikaülkelerinden gelen iş insanları ileTürkiye'nin üretici ve ihracatçı firmalarını buluşturan forum, yeni ticari bağlantılar kurulmasını, ihracat pazarlarının genişletilmesini ve sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Foruma, 54 Afrika ülkesinden yaklaşık 2 bin iş insanı, Türkiye'den 400'ü aşkın üretici ve ihracatçı, kamu ve özel sektör temsilcileri, Afrikalı alım heyetleri, yatırımcılar ve iş dünyası temsilcileri katılım sağladı. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Gana Parlamentosu Birinci Başkan Vekili Bernard Ahiafor, Nijerya Ticaret, Sanayi, Madenler ve Tarım Odası Başkan Yardımcısı Segun Bolaji, MÜSİAD Kurucu Genel Başkanı ve Uluslararası İş Forumu (IBF) Başkanı Erol Yarar, WCI Forum Başkanı Utku Bengisu ve WCI Forum İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdülkadir Develi açılış konuşmaları gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle birlikte forumun resmi açılışı yapıldı. İki gün boyunca devam edecek forum kapsamında; TürkiyeileAfrikaülkeleri arasında ticari ilişkileri güçlendirmek ve yeni iş birliği fırsatları oluşturmak amacıyla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirilecek. "Afrikaile toplam ticaret hacmimiz 40 milyar dolar" Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, yaptığı konuşmada, "Afrika kıtası yüksek ekonomik potansiyeli, hızla büyüyen ve genç nüfusuyla, küresel sistemde giderek daha etkin bir rol oynuyor. Afrikaile toplam ticaret hacmimiz, 2003 yılında sadece 5,5 milyar dolarken, 2025 yılında bu rakam yaklaşık 40 milyar dolara yükseldi. Afrikaile toplam dış ticaret hacmimiz bu yıl daha şimdiden 28 milyar doları aşmış bulunuyor" ifadelerini kullandı. Ağar, Afrikaülkelerini yakın birer komşu ve daimi dostlar olarak gördüklerinin altını çizerek, "Afrikaülkeleriyle birlikte ilerlemek ve büyümek arzusuyla ikili ilişkilerimizi kazan-kazan temelinde götürmek istiyoruz. Kıtadaki diplomasi ağımızı da önemli ölçüde güçlendirdik. 2003 yılında Afrika'da sadece 12 büyükelçiliğimiz ve 4 ticari müşavirliğimiz varken, bugün 44 büyükelçiliğimiz ve 31 ticari müşavirliğimiz faaliyet gösteriyor" dedi. WCI Forum Başkanı Utku Bengisu, "AfrikaileTürkiyearasındaki ihracatı, ticareti ve yatırımları artırmak amacıyla 15 yıldır düzenlediğimiz WCI Forumu'nda, Afrikalı sektör temsilcileri ile Türk KOBİ'lerini bir araya getiriyoruz. Afrika, dünyanın en genç nüfusuna ve en hızlı nüfus artışına sahip kıtası olarak büyük bir potansiyel barındırıyor. Forumumuzu yalnızca Türkiye'de değil, Gana, Kenya ve Nijerya gibi Afrikaülkelerinde de düzenliyoruz. Türkiye'den geniş iş heyetleriyle bu ülkelere giderek Türk üreticiler ileAfrikalı iş insanları arasında yeni ticari ortaklıklar kurulmasına öncülük ediyoruz. TürkiyeileAfrikaarasındaki 35-40 milyar dolar seviyesindeki ticaret hacmini önce 50 milyar dolara, ardından 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bu forumla birlikte söz konusu vizyon doğrultusunda önemli adımlar atıyoruz" diye konuştu. Afrika pazarının ticari potansiyeli Yaklaşık 1,5 milyara ulaşan nüfusu ve yıllık 1 trilyon doları aşan ithalat potansiyeliyle Afrika kıtası, Türk ihracatçıları açısından stratejik pazarlardan biri olarak değerlendiriliyor. Afrikaülkelerinin artan ithalat talepleri ve Türkiye'nin güçlü üretim kapasitesi, iki bölge arasında ticari ilişkilerin geliştirilmesi açısından önemli fırsatlar sunuyor. Forum, Türk firmalarının Afrika pazarındaki potansiyel alıcılarla doğrudan temas kurmasına ve yeni iş birlikleri geliştirmesine olanak sağlıyor. Forum kapsamında, Türkiye–Afrikaticaretinin mevcut durumu ve geleceği, Afrika pazarındaki yeni ticaret ve yatırım fırsatları, Türk üretici ve ihracatçılarının yeni pazarlara erişimi ile sürdürülebilir ticari ortaklıkların geliştirilmesi konuları öne çıkıyor. İki gün boyunca devam edecek forumda, Türk üretici ve ihracatçılar ileAfrikalı alım heyetleri arasında gerçekleştirilecek ikili iş görüşmeleri (B2B) aracılığıyla yeni ticari bağlantıların kurulması hedefleniyor. 15. WCI Forum, TürkiyeileAfrikaülkeleriarasındakiticaret hacminin artırılmasına, karşılıklı yatırım fırsatlarının değerlendirilmesine ve uzun vadeli ekonomik iş birliklerinin güçlendirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye ve Azerbaycan aynı gönül coğrafyasının iki güçlü devleti" Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye ve Azerbaycan aynı gönül coğrafyasının iki güçlü devleti"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) gelişimi ve Türkiye’nin üstleneceği dönem başkanlığına ilişkin açıklama yaptı. Bahçeli, Türk devletleri arasındaki ilişkilerin egemenliklere karşılıklı saygı, eşitlik ve ortak menfaatler temelinde geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Dünyada siyasi, ekonomik ve jeopolitik gelişmelerin hız kazandığı bir dönemde TDT’nin ulaştığı seviyenin Türk dünyasının geleceği bakımından büyük önem taşıdığını belirten Bahçeli, "Türk Devletleri Teşkilatı; ortak tarihimizin, kültürümüzün ve müşterek gelecek tasavvurumuzun kurumsal zemini hâline gelmiştir. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan geniş Türk dünyasında siyasi iradenin güçlendiği, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştiği, ulaştırma ve enerji bağlantılarının genişlediği yeni bir dönem şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Bahçeli, savunma sanayii, teknoloji, eğitim, bilim ve kültür başta olmak üzere birçok alanda artan iş birliği imkânlarının Türk devletleri arasındaki ilişkileri çok boyutlu bir yapıya kavuşturduğunu kaydetti. "Her bir Türk Cumhuriyeti kendi içinde müstakil ve egemen bir devlettir" TDT bünyesindeki ilişkilerin temelinde üye devletlerin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve kendi iç hukukuna saygı ilkesinin bulunduğunu vurgulayan Bahçeli, "Her bir Türk Cumhuriyeti kendi içinde müstakil ve egemen bir devlettir. Türk devletleri arasındaki iş birliği, bu egemenlik anlayışını esas almakta; karşılıklı saygı, eşitlik ve ortak menfaatler temelinde gelişmektedir" dedi. Türkiye ve Azerbaycan’ın aynı gönül coğrafyasının iki güçlü devleti olduğunu belirten Bahçeli, "İki ülke arasındaki kardeşlik hukukunu zedelemeye yönelik her türlü yaklaşım karşısında sağduyu, karşılıklı anlayış ve ortak akıl temelinde hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin sarsılmaz iradesini bir kez daha ortaya koyacağına inanıyoruz" Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihi, kültürel ve kardeşlik bağlarının milletlerin ortak hafızasına ve gönül bağına dayandığını ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti: "Bu bakımdan Karabağ Zaferinin Başkomutanı Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın zirvede gerçekleştireceği buluşmanın, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin sarsılmaz iradesini bir kez daha ortaya koyacağına inanıyoruz." Ekim ayının son haftasında Ankara’da gerçekleştirilecek TDT Zirvesi’nin tarihi önem taşıdığını belirten Bahçeli, dönem başkanlığının Azerbaycan’dan Türkiye’ye geçmesiyle Türkiye’nin Türk dünyasının ortak hedeflerinin hayata geçirilmesine yönelik önemli bir sorumluluk üstleneceğini ifade etti. "Somut, kalıcı ve sonuç odaklı projeler geliştirilmelidir" Türkiye’nin tarihi birikimi, devlet tecrübesi, ekonomik kapasitesi ve diplomatik gücüyle teşkilatın gelişiminde önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Bahçeli, dönem başkanlığı sürecinde kapsamlı bir çalışma gündeminin bulunduğuna dikkat çekti. Bahçeli, "Bakanlıklar, kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler, meslek kuruluşları ve sivil toplum yapıları; kendi görev alanlarında Türk Devletleri Teşkilatı’nın 2040 Vizyon Belgesi doğrultusunda somut, kalıcı ve sonuç odaklı projeler geliştirmelidir" ifadelerini kullandı. İsmail Gaspıralı’nın "Dilde, fikirde, işte birlik" anlayışının yol gösterici niteliğini koruduğunu belirten Bahçeli, eğitim, kültür, ekonomi, bilim ve teknoloji alanlarındaki iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. "Türkiye’nin dönem başkanlığı somut sonuçlara dönüştürüldüğü bir dönem olmalıdır" Türk dünyasının sahip olduğu potansiyele işaret eden Bahçeli, "Türk dünyasının sahip olduğu potansiyel, devletlerimizin mevcut imkânlarının toplamından daha büyük bir anlam taşımaktadır. Bu potansiyelin gerçek bir güce dönüşmesi; ortak akıl, güçlü koordinasyon, karşılıklı saygı, egemenliklere riayet ve uzun vadeli bir bakışla mümkündür. Türkiye’nin dönem başkanlığı da bu anlayışın somut sonuçlara dönüştürüldüğü bir dönem olmalıdır" dedi. Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İstikametimiz açıktır: Başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyası arasındaki kardeşlik hukukunu ve gönül bağını zedeleyecek hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine müsaade etmeden, Türk cumhuriyetlerinin egemenlik ve bağımsızlıklarına karşılıklı saygı temelinde iş birliğimizi derinleştirmek, tarihimizin bizlere yüklediği sorumluluk bilinciyle ortak geleceğimizi inşa etmek, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefini Türk dünyasının yükselişiyle buluşturmaktır." Türkiye’nin dönem başkanlığı sürecinde Türk dünyasının birlik, dayanışma ve yükseliş hedeflerine katkı sunmaya devam edeceğini belirten Bahçeli, bu süreçte Türkiye’nin tarihinden aldığı güç, devlet tecrübesi ve gelecek vizyonuyla hareket edeceğini ifade etti.

Büyükşehir'den Türkiye'de bir ilk: Bursa Afet Anayasası Haber

Büyükşehir'den Türkiye'de bir ilk: Bursa Afet Anayasası

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de bir ilke imza atarak ‘Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ hazırladı. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba tarafından ‘Bursa Afet Anayasası’ olarak nitelendirilen beyanname, 13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen imza töreniyle kamuoyuna duyuruldu. Şahin Biba başkanlığında gerçekleştirilen törene Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, ilçe belediye başkanları, ilgili kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, akademik oda temsilcileri ve Büyükşehir bürokratları katıldı. “DİRENÇLİLİK EVDE BAŞLAR” Bursa’nın geleceği adına son derece önemli bir adımı hep birlikte attıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, “13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde, şehrimizin geleceğine yön verecek Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamemizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bu anlamlı günün 2026 yılı ana teması, hepimizin hayatına dokunan çok temel bir gerçeği hatırlatıyor: Dirençlilik evde başlar. Evlerimiz; güvenliğin, bakımın, aile bağlarının ve toplumsal dayanışmanın ilk filizlendiği yerdir. Bizler de evlerimizi, mahallelerimizi, ailelerimizi afetlere karşı daha güvenli, hazırlıklı ve dirençli yapmak üzere yola çıktık” diye konuştu. “HERKESİN KENDİNİ EMNİYETTE HİSSETTİĞİ BİR BURSA İNŞA ETMEK İSTİYORUZ” Amaçlarının, çocukların güvenle büyüdüğü, ailelerin huzurla yaşadığı ve herkesin kendini emniyette hissettiği bir Bursa inşa etmek olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Hazırladığımız beyannameyi, kriz anlarında refleks göstermenin ötesine geçen; riskleri henüz ortaya çıkmadan kaynağında yok etmeyi hedefleyen bütüncül bir yaklaşımla tasarladık. Gerçek afet yönetimi, felaket yaşandıktan sonra sahada olmaktan ibaret değildir. Nitelikli belediyecilik ve kamu yönetimi, muhtemel tehlikeleri önceden bilimsel verilerle tespit edip, koruyucu tedbirleri vakit kaybetmeksizin devreye sokabilmektir. Bizim temel hedefimiz; klasik belediyecilik ezberlerini kırarak, Büyükşehir Belediyemizin tüm kademeleri ve iştirakleri için dirençli kent vizyonunu bağlayıcı bir ilke ve ortak bir vicdani taahhüt haline getirmektir” dedi. “UYGULANABİLİR, ÖLÇÜLEBİLİR VE SÜRDÜRÜLEBİLİR HEDEFLER BELİRLEDİK” Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’yla (JICA) yürütülen çalışmalar kapsamında, şehrin teknik, fiziksel ve sosyal açıdan hassas noktalarını bilimsel yöntemlerle ele aldıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, “Bilimsel tespitler, somut adımlara dönüşmediği sürece tek başına yeterli değildir. Bir tehlikeyi bilmek önemlidir. Fakat asıl sorumluluk, o tehlikenin doğurabileceği zararları önlemek için harekete geçmektir. Açıkladığımız beyanname, bu anlayışın bir sonucudur. Yerine getirilmesi mümkün olmayan vaatler yerine; uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir hedefler belirledik” diye konuştu. “BÜTÜN ÇALIŞMALARIMIZI SORUMLULUKLA ELE ALDIK” Risklerin azaltılmasına yönelik önemli bir bilgi ve analiz altyapısı oluşturduklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Beyannamemiz, Belediyemizin görev, yetki ve kurumsal sınırları içinde titizlikle kurgulanmış, mali açıdan son derece gerçekçi, ölçülebilir ve sürdürülebilir taahhütlerden oluşmaktadır. Şehir planlamasından kentsel dönüşüme, altyapıdan ulaşıma, çevreden sosyal hizmetlere, akıllı şehir uygulamalarından kurumsal işleyişimize kadar bütün çalışmalarımızı bu sorumlulukla ele aldık” dedi. “ORTAK AKILLA BİR ‘BURSA AFET ANAYASASI’ HAZIRLADIK” Bu meselenin herkesin ortak meselesi olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Afet kapımızı çaldığında her birimiz etkileneceğiz. Dolayısıyla afetle mücadele siyasi farklılıkların, görüş ayrılıklarının üzerindedir. Bursa’mızın geleceğini tesadüflere bırakmadan, bilimin ve ortak aklın rehberliğinde çalışmaya kararlıyız. Bu kapsamda meslek odalarımızla bir araya geldik. Teknik değerlendirmelerini, önerilerini ve mesleki birikimlerini sürece dâhil etmeyi önemsedik. Kamu kurumlarımızın, ilçe belediyelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün, sivil toplumun ve her bir Bursalının ortak aklıyla yaşayan bir ‘Bursa Afet Anayasası’ hazırladık” diye konuştu. “BU TARİHİ BEYANNAMEYİ BURSA’NIN ‘AFET ANAYASASI’ OLARAK KABUL EDELİM” Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin, ülkedeki yerel yönetimler için yol gösterici ve öncü bir model oluşturacağına inandıklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Bizim için asıl başarı, bu belgenin bir “ilk” olmasından ziyade, Bursa’da nesiller boyu devam edecek kalıcı bir kurumsal kültüre dönüşmesidir. Bu doğrultuda ilan ettiğimiz taahhütlerin kararlılıkla takipçisi olacağımızın da altını çizmek istiyorum. Bilimden ayrılmadan, kurumlarımız arasındaki iş birliğini güçlendirerek, ortak sorumluluk bilinciyle çalışmaya devam edeceğiz. Bu beyanname bir bitiş çizgisi değil; Bursa’da köklü, kesintisiz ve kurumsallaşmış bir dirençlilik kültürünün başlangıç noktasıdır. Yönetimler, isimler ve dönemler değişebilir; ancak bu şehrin afet güvenliği yaklaşımı asla geriye gidemez, taviz verilemez bir yönetim standardı olarak kalmalıdır. Açıkladığımız bu tarihi beyannameyi Bursa’nın "Afet Anayasası" olarak kabul edelim. Bilimin ve ortak aklın ışığında bu kararlılığı hep birlikte büyütelim” dedi. “BURSA’NIN GELECEĞİNE İLİŞKİN ÖNEMLİ BİR YOL HARİTASINA SAHİBİZ” Açılış konuşmalarının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan “Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin” tanıtım filmi izlendi. Tanıtım filminin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Vekili Biba, “Elimizde artık sadece haritalar, raporlar ve teknik veriler yok. Bursa’nın geleceğine ilişkin önemli bir yol haritasına sahibiz. Elde ettiğimiz bilgileri somut adımlara dönüştürecek ve Bursa’nın geleceğini bu doğrultuda şekillendireceğiz. Bizim için asıl mesele, ne kadar çalışma yaptığımızdan öte bu çalışmaların hemşehrilerimizin hayatına nasıl yansıyacağıdır” diye konuştu. JICA çalışmalarının, Bursa’nın risklerini ortaya koyan bilimsel bir zemin sunduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Beyannamemiz ise bu bilgiler doğrultusunda hangi adımları atacağımızı, önceliklerimizi nasıl belirleyeceğimizi ve çalışmalarımızı hangi anlayışla yürüteceğimizi ortaya koyuyor” dedi. Yapılan yatırımlarının afet dönemlerinde kullanabilir olmasının da çok önemli olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, şöyle konuştu: “Örneğin, Büyükşehir Belediyesi olarak yeni bir yol yapıyoruz. Artık sadece yolun nereden geçeceğine veya ne kadar maliyetle yapılacağına bakmak yeterli olmayacak. O yolun bir afet anında ulaşım sürekliliğine nasıl katkı sağlayacağını, kritik bölgelere erişimi sağlayıp sağlamadığını da düşüneceğiz. Bir köprü yapıyoruz. Sadece bugünkü trafik kapasitesini değil, afet sonrasında ulaşımın devamlılığını da hesaba katacağız. Yeni bir kamu binası yapıyoruz. Sadece mimari ve mühendislik kriterlerini değil, o binanın afet sonrasında hizmet vermeye devam edip edemeyeceğini de değerlendireceğiz. Bir park düzenliyoruz. Sadece yeşil alan ve estetik açısından değil, afet anında toplanma, geçici barınma ve lojistik ihtiyaçlara ne kadar cevap verebileceği açısından da ele alacağız. Bir imar veya planlama kararı alıyoruz. Artık yalnızca nüfus, ulaşım ve yapılaşma kararlarını değil, zemini, tehlikeyi ve riski de kararın bir parçası hâline getireceğiz. Bir altyapı yatırımı yapıyoruz. Sistemin normal zamanda çalışması kadar, afet sonrasında ne kadar sürede yeniden çalışır hâle geleceğini de hesaplayacağız” diye konuştu. “BÜYÜK SORUMLULUĞU TEK BAŞIMIZA ÜSTLENEMEYECEĞİMİZİN DE FARKINDAYIZ” Bursa için alınan her kararda afet güvenliğini gözeten bir yönetim anlayışını yerleştirmek istediklerini belirten Başkan Vekili Biba, “Afetlere hazırlığı, belediyemizin belirli birimlerinin sorumluluğundan çıkarıp bütün kurumsal yapımızın ortak çalışma anlayışına dönüştürmek; planlamadan yatırıma, uygulamadan denetime kadar her aşamada bu sorumluluğu taşımak istiyoruz. Elbette büyük sorumluluğu tek başımıza üstlenemeyeceğimizin de farkındayız. Bursa’nın 17 ilçesiyle birlikte bir bütün olarak güçlenmesi gerekiyor. Kamu kurumlarımızın, üniversitelerimizin, meslek odalarımızın, sanayimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın bilgi birikimiyle bu sürece katkı sunması son derece kıymetli” dedi. “BURSA’NIN GELECEĞİNE VERİLMİŞ ORTAK BİR SÖZ ORTAYA KOYUYORUZ” Beyannamenin, Bursa’nın geleceği için önemli bir güvence olacağını belirten Başkan Vekili Biba, “Dirençli şehirler tesadüfen oluşmaz. Bilgiyle, bilimle, planlamayla, kararlılıkla ve birlikte hareket ederek oluşturulur. Bizim hedefimiz, afet olduğunda ne yapacağını bilen bir Bursa’dan daha fazlasıdır. Biz; afet olmadan önce risklerini bilen, risklerini azaltan, yatırımlarını buna göre planlayan, hizmetlerini kesintisiz sürdürebilen ve her koşulda yaşamaya devam edebilen bir Bursa istiyoruz. Bunun için bugün, Bursa’nın geleceğine verilmiş ortak bir söz ortaya koyuyoruz. Bu sözün adı: Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi. Beyannamemizin şehrimize ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Programın devamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve Büyükşehir bürokratları hep birlikte Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ni imzaladı. Daha sonra günün anlam ve önemi için oluşturulan panoya da protokol üyeleri imza attı. İmza töreni toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın talimatlarıyla Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan ‘Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin içeriğinde ‘Afet Dirençli Kentsel Planlama’, ‘Deprem Dirençli Yapı Zorunluluğu’, ‘Köprü ve Ulaşım Güvenliği’, ‘Altyapı Güvenliği’, ‘Yapı Denetiminde Şeffaflık ve Teknik Güvence’, ‘Akıllı Şehir ve Kent Bilgi Sistemi’, ‘İklim ve Çoklu Afet Yaklaşımı’, ‘Afet Eğitimleri, Tatbikatlar Kurumlararası İş Birliği ile ‘Özel Gereksinimli ve Kırılgan Grupların Afetlere Hazırlığı ve Korunması’ taahhütleri yer alıyor.

Büyükşehir'den afetlere hazırlıkta gönüllülere destek Haber

Büyükşehir'den afetlere hazırlıkta gönüllülere destek

Bursa Büyükşehir Belediyesi, afetlere karşı daha dirençli bir şehir oluşturma hedefi doğrultusunda arama kurtarma kuruluşlarına desteğini sürdürüyor. Osmangazi ilçesi Veysel Karani Mahallesi’nde hizmete alınan ANDA Arama Kurtarma Derneği’nin yeni il binası, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Büyükşehir Belediyesi tarafından yer tahsisi yapılan ve çevre düzenlemesi gerçekleştirilen binanın açılışına, Başkan Vekili Şahin Biba’nın yanı sıra MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, Osmangazi Kaymakamı Bahri Tiryaki, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, AFAD İl Müdürü Mehmet Buldan, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, siyasi partilerin ilçe başkanları ve ANDA Arama Kurtarma Derneği gönüllüleri katıldı. “GÖNÜLLÜLERİMİZİN FEDAKARLIĞI HER TÜRLÜ TAKDİRİN ÜZERİNDEDİR” Açılış töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, afetlerle mücadelede güçlü kurumlar kadar eğitimli gönüllülere de ihtiyaç duyulduğunu belirtti. ANDA Arama Kurtarma Derneği gibi kuruluşların önemli bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Biba, “Kendi hayatını riske atarak başkalarının yardımına koşan gönüllülerimizin fedakârlığı her türlü takdirin üzerindedir. Büyükşehir Belediyesi olarak bizler de arama kurtarma kapasitemizin geliştirilmesine, ekiplerimizin eğitimine, teknik donanımın güçlendirilmesine ve kurumlar arası koordinasyona büyük önem veriyoruz” diye konuştu. “AFET RİSKLERİNİ GÖZETEN BİR ANLAYIŞI KURUMSAL HALE GETİRECEĞİZ” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin afetlere karşı yürüttüğü hazırlıklara da değinen Başkan Vekili Biba, 13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde, ‘Dirençli Kent, Güvenli Gelecek’ anlayışıyla hazırlanan Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ni kamuoyuyla paylaşacaklarını hatırlattı. Beyannamenin Bursa’nın geleceğine karşı üstlendikleri sorumluluğun ve ortaya koydukları kararlılığın bir ifadesi olduğunu vurgulayan Başkan Vekili Biba, “Amacımız şehir planlamasından ulaşıma, altyapıdan kentsel dönüşüme kadar bütün çalışmalarımızda afet risklerini gözeten, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir anlayışı kurumsal hale getirmektir” şeklinde konuştu. “HEPİMİZİN ORTAK MESELESİDİR” Afetlere hazırlık konusunda tüm ilçelerle iş birliği içerisinde hareket etmeyi önemsediklerini dile getiren Başkan Vekili Şahin Biba, bu sorumluluğun tek bir kurum tarafından üstlenilemeyeceğini söyledi. Afetlerle mücadelede siyasi farklılıkların bir kenara bırakılması gerektiğinin altını çizen Biba, “Bizim anlayışımızda afetlere hazırlık konusunda siyasi farklılıklara yer yoktur. Bursa’nın güvenliği, bütün siyasi görüşlerin ve kurumsal ayrılıkların üzerinde, hepimizin ortak meselesidir. Söz konusu insan hayatı olduğunda her birimizin buluştuğu nokta aynıdır. En büyük temennimiz, hiçbir vatandaşımızın afet acısı yaşamamasıdır. Bunun için hazırlıklı olmak, tedbir almak ve birlikte hareket etmek mecburiyetindeyiz. Gönüllülerimizin ve arama kurtarma kuruluşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Şehrimizi daha güçlü ve dirençli bir geleceğe hep birlikte hazırlayacağız. Yeni il binasının hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkürlerimi sunuyorum. Merkezimiz şehrimize hayırlı olsun” dedi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri dualar eşliğinde açılış kurdelesini kesti ve merkezi gezerek ANDA yetkililerinden bilgi aldı.

Bursa Uludağ Üniversitesinin projesine uluslararası ödül Haber

Bursa Uludağ Üniversitesinin projesine uluslararası ödül

Avrupa Birliği Horizon Europe Programı kapsamında yürütülen projede, İrlanda’dan Atlantic Technological University ve İspanya’dan Len Üniversitesi ortak olarak yer aldı. 1 Ocak 2023’te başlayan ve 31 Aralık 2025’te başarıyla tamamlanan proje, yaklaşık 1,5 milyon avro bütçeyle gerçekleştirildi. Bursa Uludağ Üniversitesinin araştırma ve inovasyon kapasitesini uluslararası düzeyde güçlendirmeyi ve Avrupa Araştırma Alanı ile entegrasyonunu artırmayı amaçlayan proje kapsamında, akademik bilgi birikiminin üniversiteye kazandırılması ve sektörel uygulamalara aktarılması için çalışmalar yürütüldü. Proje ekibi, ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. "Emeklerimizin görünür olduğunu gördük" Proje Koordinatörü, BUÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aylin Poroy Arsoy, ödülün kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu söyledi. Arsoy, "2026 yılı YÖK Üstün Başarı Ödülü’ne uluslararasılaşma kategorisinde, Remodel projemiz sayesinde layık görüldük. Bursa Uludağ Üniversitesi koordinatörlüğünde, Avrupa Birliği Horizon Europe Programı kapsamında yürüttüğümüz projeye 1 Ocak 2023’te başladık ve 31 Aralık 2025’te başarıyla tamamladık. Üç yıllık bir projeydi. Ortaklarımız İrlanda’dan Atlantic Technological University ve İspanya’dan Len Üniversitesiydi. Projemizin yaklaşık 1,5 milyon avro bütçesi vardı. Temel amacımız, Bursa Uludağ Üniversitesinin araştırma ve inovasyon kapasitesini uluslararası düzeyde güçlendirmek ve Avrupa Araştırma Alanı ile entegrasyonunu artırmaktı" dedi. Ödülün kendileri için taşıdığı anlamı anlatan Arsoy, "En üst makamdan böyle bir ödülü almak benim için çok gurur vericiydi, unutulmaz bir andı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar tarafından ödülün takdir edilmesi ve gerçekten emeklerimizin görünür olduğunu görmek mutluluk verdi. Bu bizi çok motive etti. Çok güzel bir andı, çok güzel bir törendi" ifadelerini kullandı. Uluslararasılaşmayı yalnızca ortak yayın üretmekle sınırlı görmediklerini belirten Arsoy, Avrupa’daki bilgi birikimini, araştırma kültürünü ve iyi uygulamaları üniversiteye kazandırmaya çalıştıklarını dile getirdi. Proje kapsamında üretilen akademik bilginin turizm sektörü başta olmak üzere farklı alanlarda uygulamaya aktarılması için de çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Arsoy, projenin en önemli kazanımlarından birinin sürdürülebilir bir uluslararasılaşma kültürü oluşturmak olduğunu vurguladı. "Remodel yeni projeler üreten bir ekosistem oluşturdu" Projenin tamamlanmasına rağmen etkisinin devam ettiğine dikkati çeken Arsoy, üç yıllık süreçte beş yeni Avrupa Birliği projesinin daha hayata geçirilmesine katkı sağlandığını belirtti. Bu projelerden birinin AI Circle olduğunu aktaran Arsoy, "AI Circle projesi, 12 Avrupa ülkesini bir araya getiren çok daha geniş bir konsorsiyuma sahip. Beş milyon avro bütçeyle fonlandı. Yine bir Horizon Europe projesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülecek. Bu bizim için çok büyük bir gurur kaynağı" diye konuştu. Arsoy, Remodel projesinin yalnızca kendi hedeflerine ulaşmakla kalmadığını, yeni projelerin geliştirilmesine de zemin hazırladığını belirterek, üniversitede oluşan uluslararası iş birliği kültürünün kalıcı hale gelmesinin kendileri açısından önemli olduğunu ifade etti. "Üç yılda yüzlerce öğrenci ve araştırmacıya ulaşıldı" Projenin Yöneticisi, BUÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Ertan ise proje kapsamında gerçekleştirilen eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Üç yıl boyunca üç uluslararası yaz okulu düzenlediklerini belirten Ertan, "Bu programlara toplam 218 kişi katıldı. Proje kapsamında ayrıca 22 eğitim ve kapasite geliştirme faaliyeti gerçekleştirildi. Bu eğitimlerden toplam 518 lisansüstü öğrenci ve araştırmacının yararlandı. Ortak üniversitelerden öğretim üyeleri 12 kez Bursa Uludağ Üniversitesine gelerek yüz yüze eğitim verdi. Üç çevrim içi eğitimle birlikte toplam 410 doktora öğrencisi ve genç araştırmacıya ulaşma fırsatı bulduk. Eğitimlerin sürdürülebilir turizm, yapay zekâ destekli tüketici analizi, inovasyon yönetimi ve araştırma yönetimi gibi farklı konuları kapsıyor. Bu faaliyetlerin projenin gelecekteki etkileri açısından önemli olduğunu biliyoruz" dedi. Projenin turizm sektörünün rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalarına da değinen Ertan, pilot uygulamalar gerçekleştirdiklerini belirterek, işletmelerin bu çalışmalardan yararlanarak kendilerini geliştirebileceklerini ifade etti. Ertan, ödülden dolayı mutlu ve gururlu olduklarını belirterek, projenin tamamlanmasının ardından asıl önemli etkinin önümüzdeki süreçte ortaya çıkacağına inandıklarını söyledi. Sosyal bilimlerde ilk laboratuvar kuruldu Proje Araştırmacısı, BUÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Çağatan Taşkın da Remodel projesinin uygulamaya dönük çıktılarının önemine dikkati çekti. Projenin, üniversitenin inovasyon kültürünü ve araştırma kapasitesini geliştirmeyi hedeflediğini belirten Taşkın, bu hedeflerin somut uygulamalara dönüştürülmesinin de öncelikleri arasında yer aldığını söyledi. Projenin önemli çıktılarından birinin Bursa Uludağ Üniversitesinde sosyal bilimler alanında bir laboratuvar kurulması olduğunu ifade eden Taşkın, "Business Model Innovation Lab" adıyla faaliyet gösteren laboratuvarın, Türkiye’de turizm sektörünün rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalar yürütmek üzere tasarlandığını belirten Taşkın, "bu projenin en kalıcı çıktılarından biri oldu. Proje ekibi içerisinde çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Proje başarıyla tamamlansa dahi, yeni projelerle adını ve varlığını sürdürmeye devam edecektir" dedi.

Pezeşkiyan: "ABD uluslararası hukuka bağlı kaldığı takdirde bir anlaşmaya varmak imkansız değil" Haber

Pezeşkiyan: "ABD uluslararası hukuka bağlı kaldığı takdirde bir anlaşmaya varmak imkansız değil"

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Rusya Devlet Başkan Vladimir Putin telefonda görüştü. Görüşmede, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ele alındı. Pezeşkiyan görüşmede Putin’e ABD ile bir anlaşmanın mümkün olduğunu belirterek, "İran, bölgede kalıcı barış ve güvenliği teminat altına alacak dengeli ve adil bir anlaşmaya varmaya tamamen hazır" ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan ayrıca, "Kırmızı çizgimiz, İran halkının ulusal çıkarları ve haklarıdır. ABD uluslararası hukuki çerçevelere bağlı kaldığı takdirde bir anlaşmaya varmak imkansız değil" dedi. Pezeşkiyan, İran'ın bölge dışı ülkelerin varlığı veya müdahalesi olmaksızın, bölgenin kendi barış ve güvenliğini tesis etmek adına komşularıyla iş birliği ve dayanışmaya hazır olduğunu aktardı. İran ve ABD arasında arabuluculuk çabalarına destek Putin'in ise görüşmede, ABD ve İsrail'in savaş tazminatı ödemesi ve saldırganlığın tekrarlanmasını önlemek amacıyla İran'a uzun vadeli güvenlik garantileri sunulması gerektiğini belirtti. Putin, İran halkının hasımlarının saldırılarına karşı sergilediği tarihi ve cesur direnişi takdir ederek İran'ın bu cesaretinin dünyanın pek çok bölgesinde dikkat çektiğini ve hayranlık uyandırdığını belirtti. Bazı ülkelerin arabuluculuk yapma ve gerilimi azaltmaya yardımcı olma yönündeki diplomatik çabalarına da değinen Putin, Rusya'nın bu tür girişimleri desteklediğini ve gerginliğin düşürülmesine yönelik çabalara katkıda bulunmaya hazır olduğunu ifade etti.

Başkan Erkan Aydın’dan Osmangazi’nin Geleceğine Yönelik İş Birliği Haber

Başkan Erkan Aydın’dan Osmangazi’nin Geleceğine Yönelik İş Birliği

Bursa’nın tarihsel ve kültürel hafızasında merkezi bir yere sahip olan Osmangazi’nin gelişimi adına tüm olanaklarıyla çalışan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, akademik çevreler, meslek odaları ve kentin farklı paydaşlarıyla iş birliklerini sürdürüyor. Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında kentin geçmişten aldığı güçlü mirası geleceğe taşımayı amaçlayan Başkan Erkan Aydın, bu doğrultuda TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi’ni makamında ağırladı. Başkan Aydın, kentin yarınlarının da vurgulandığı buluşmada TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek ile iş birliği protokolü imzaladı. Panelin Çıktıları Raporlanıp Yayımlanacak Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri çerçevesinde ortak projelerin geliştirilmesi hedeflenen protokol kapsamında düzenlenecek panel ile Bursa’nın tarihsel, kültürel, mimari ve kentsel birikiminin farklı yönleriyle ele alınması, kentin geçmişten günümüze uzanan değerlerinin bilimsel ve akademik perspektifle değerlendirilmesi hedefleniyor. Alanında uzman isimlerin katkılarıyla gerçekleştirilecek panelde ortaya konulan görüş ve değerlendirmeler kayıt altına alınarak kapsamlı bir çalışmaya dönüştürülecek. Panel sonrasında; sunum özetleri, tartışma sonuçları ve politika önerilerini içeren kapsamlı bir “Panel Sonuç Raporu” hazırlanacak. Yıl sonunda tamamlanması planlanan rapor, Osmangazi Belediyesi tarafından Bursa’nın fethinin 700. yılına özel olarak yayımlanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.