Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İş Birliği

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İş Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dijital dönüşüm için 300 milyon Euro’luk kaynak Haber

Dijital dönüşüm için 300 milyon Euro’luk kaynak

Toplantıda konuşan KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, Bursa’daki KOSGEB desteklerinin son iki yılda 20 kat artmasına rağmen, dijital dönüşüm için ayrılan kaynakların henüz yeterince değerlendirilmediğini belirtti. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla sağlanan 300 milyon Euro’luk kaynağın büyük bir kısmının henüz başvuru aşamasında olduğunu hatırlatan İbrahimcioğlu, Bursalı firmaları bu küresel rekabet fırsatından pay almaya davet etti. Bursa iş dünyasının dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlamak, KOBİ’lerin ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarına erişimini artırmak ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesine zemin hazırlamak hedefiyle "Dijital Dönüşüm ve Uluslararası İş Birliği Fırsatları" etkinliği BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlendi. Avrupa İşletmeler Ağı kapsamında organize edilen; BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip’in açılış konuşmalarıyla başlayan program kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ve KOSGEB temsilcileri tarafından Dijital Avrupa Programı, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri, Avrupa İşletmeler Ağı, EuroHPC çağrıları, Ufuk Avrupa Programı ve ulusal dijital dönüşüm destekleri gibi önemli başlıklarda bilgilendirme sunumları yapıldı. BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, ekonominin taşıyıcı sütunları olan KOBİ’lerin, Türkiye’deki toplam işletme sayısının yüzde 99,7’sini oluşturarak üretimin, ihracatın ve istihdamın ana kaynağı konumunda olduğunu ifade etti. Mevcut ekonomi ikliminde, geleneksel üretim refleksleriyle KOBİ’lerin bu büyük yükü taşımaya devam etmekte her geçen gün zorlandığını belirten Şenyurt, "Bugün dünyada ‘dijital olgunluk’ seviyesini tamamlamış işletmeler ile geleneksel yapıdakiler arasındaki makas hiç olmadığı kadar açılmış durumda. Dolayısıyla dönüşüm, varlığımızı sürdürebilmemiz için hayati nitelikte bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi. "Bugün attığımız her adım, küresel pazarda var olma ya da yok olma çizgisini belirleyen gerçek bir yaşam savaşıdır." diyen Şenyurt, geleneksel yöntemlerle çalışan bir işletmenin on birimlik bir yolu ilerlemeye çalışırken, dijital dönüşümünü tamamlayan bir rakibinin aynı sürede menzilini çok daha ileriye taşıyabilmekte olduğuna vurgu yaptı. Şenyurt, "Bu durum, sadece verimlilik farkı değil aynı zamanda oyunun dışında kalma riskini de beraberinde getirmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın vizyonu, KOSGEB’in hibe ve teşvik gücü, TÜBİTAK’ın ise teknik rehberliği sayesinde işletmelerimizin bu değişim yolculuğunda devletimizin desteğini her an hissetmesi bizler için çok kıymetlidir. Değerli kurumlarımıza şehrimizin dijital geleceğine sundukları bu güçlü katkı için şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ise "KOBİ’ler İçin Dijitalleşme Fırsatları" toplantılarının ilkini Mersin’de düzenlediklerini, ikincisi için ise Bursa’da bulunduklarını ifade etti. Pazarların daraldığı ve ekonomik türbülansların yaşandığı bir dönemde işletmelerin dayanıklılığını artıracak çözümler üzerinde çalıştıklarını dile getiren İbrahimcioğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri programının başlatıldığını hatırlatarak, söz konusu merkezlerin firmalara dijitalleşme süreçlerinde mentorluk sağlamak, finansal araçlara erişimi kolaylaştırmak ve dijital odaklı projelerin entegrasyonunu desteklemek amacıyla akredite edildiğini belirtti. Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, tüm bu çalışmaların destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek hem TÜBİTAK hem de KOSGEB tarafından çeşitli destek programlarının devreye alındığını söyledi. KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu, "Dijital dönüşüme yönelik Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla 300 milyon Euro’luk bir kaynak oluşturduk. Türkiye İş Bankası, Yapı Kredi ve TEB gibi bankalarla yaptığımız anlaşmalar sayesinde uygun şartla kredilere erişimi başlattık. Ancak üzülerek söylemek isterim ki bu kaynağın yalnızca 37 milyon liralık kısmı Bursa’da kullanılmış durumda" dedi. KOSGEB desteklerinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını belirten İbrahimcioğlu, Bursa’da 2023 yılında 117 milyon lira olan desteklerin 2025 yılında 1,8 milyar liraya ulaştığını, iki yılda yaklaşık 20 kat artış sağlandığını söyledi. Bu artışın kapasite geliştirme ve diğer destek programlarını da kapsadığını belirten İbrahimcioğlu, "Buna rağmen dijital dönüşüm programlarının toplam kullanılan destekler içindeki payı Bursa’da yalnızca 37 milyon lira seviyesinde kalmış durumda. Bu oranın mutlaka artırılması gerekiyor" diye konuştu. KOBİ’lerin bu süreçte kritik öneme sahip olduğunu, finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde sunulan bu kredilerin büyük bir fırsat sunduğunu söyleyen İbrahimcioğlu şöyle devam etti; "Program kapsamında faiz oranı 40,5. Bunun 20 puanını KOSGEB olarak biz karşılıyoruz. 36 ay vade imkânı sunuyoruz ve kredinin yüzde 80’ine Kredi Garanti Fonu aracılığıyla kefalet sağlıyoruz. Açıkçası mevcut ekonomik ortamda bu en mühim finansman araçlarından biri. Türkiye’nin dijitalleşmede geri kalma lüksü yok. Küresel rakiplerimiz yatırımlarını yavaşlatmadan sürdürüyor. Bu nedenle biz de elimizdeki kaynakları etkin şekilde kullanmak zorundayız." Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip, Bursa’nın üretimdeki gücü ve ihracattaki belirleyiciliğiyle Türkiye’nin en önemli sanayi merkezleri arasında olduğunu belirterek, "Bursa, dijitalleşme politikalarımızın doğal odak noktalarından biridir" dedi. Avrupa Birliği ile yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Bursa’ya önemli bir yatırım kazandırdıklarını ifade eden Hatip, "Yaklaşık 6,2 milyon Euro bütçeyle kompozit malzeme ve teknik tekstil prototip üretim uygulama merkezini 2024 yılında Bursa’ya kazandırdık. Bu yatırım, yüksek teknolojili üretime geçişte güçlü bir enstrüman niteliği taşımaktadır. Böylece Bursa’nın köklü tekstil birikimini daha ileri teknoloji seviyesine taşıyacak önemli bir değer oluşturduk" diye konuştu. Dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm olmadığını vurgulayan Hatip, "Dijitalleşme artık tüm süreçleri yeniden tanımlayan bir rekabet alanıdır. Yapay zeka, yüksek performanslı hesaplama, siber güvenlik, yarı iletken teknolojileri ve veri odaklı uygulamalar; ülkelerin kalkınma hızını ve rekabet gücünü belirleyen temel alanlar haline gelmiştir. Türkiye olarak bu dönüşümün dışında değil, tam merkezinde yer almakta kararlıyız" ifadelerini kullandı. Bu vizyonun 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde de ortaya konulduğuna işaret eden Hatip, "İmalat sanayinde robot kullanımını 8 kat artırarak 200 bine çıkarmayı ve yüksek teknolojili ürün ihracatını 30 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz. Destek programlarımızı birbirini tamamlayan bir yapı içinde kurguluyor, daha fazla işletmenin ve araştırmacı girişimcinin bu dönüşümden faydalanmasını amaçlıyoruz" dedi. Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu, KOSGEB Bursa Batı Müdürü Erkan Güngör, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TSE Bursa Bölge Koordinatörü Mehmet Hüsrev, İMSİAD Başkanı Şeref Demir ve iş dünyası temsilcilerinin de katıldığı toplantı açılış konuşmalarının ardından yapılan sunumlarla sona erdi.

Otizm spektrum bozukluğunda erken tanı hayatı değiştiriyor Haber

Otizm spektrum bozukluğunda erken tanı hayatı değiştiriyor

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla otizm spektrum bozukluğu hakkında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Cansu Mercan Işık, "Otizm; sosyal alanda zorluk, sınırlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışlarla karakterize nörogelişimsel bir bozukluktur ve yaşamın ilk üç yılında belirtiler ortaya çıkar. Genellikle bir yaş civarında sosyal gülümsemede eksiklik, göz teması kurmama ve isme bakmama şeklinde belirtilerle kendini gösterir. Sonrasında bu durum konuşma gecikmesi, akran ilişkilerinin gelişmemesi ve tekrarlayan davranışların artması şeklinde ilerleyebilir. Bu belirtiler her çocukta farklı yoğunlukta ve farklı biçimlerde görülebilir" ifadelerine yer verdi. Doç. Dr. Işık, hastalıkta erken tanıya değinerek, "Beynin ilk altı yaşındaki gelişimi oldukça hızlıdır ve ne kadar erken müdahale edersek o kadar hızlı ve etkili yanıt alırız. Bu nedenle ailelere bu süreçte önemli sorumluluklar düşmektedir. Tanıyı erteleme, korku nedeniyle başvuru yapmama ya da farklı bölümlerde zaman kaybetme gibi hatalar sıkça yapılmaktadır. Ancak şüphe duyulduğu anda vakit kaybetmeden bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır. Çünkü erken tanı, otizm spektrum bozukluğunda sürecin en kritik basamaklarından biridir" dedi. Otizmin tedavisine değinen Doç. Dr. Işık, "Aslında tek bir yöntem ya da tek başına etkili bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Medikal tedavi, yalnızca eşlik eden bazı durumlarda destekleyici olarak kullanılabilir. Bu süreçte en etkili yaklaşım bireyselleştirilmiş, yoğun ve sürekli özel eğitim programlarıdır. Bu nedenle ailelerin gecikmeden başvurmaları ve özellikle çocuk psikiyatrisi ekipleriyle iş birliği içerisinde hareket etmeleri büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi. Toplumsal farkındalığa değinen Doç. Dr. Işık, "Bizlere düşen görev farkındalığımızı artırmak, otizmli bireyleri toplumsal yaşamın içine dâhil etmek ve birlikte yaşam kültürünü güçlendirmektir. Toplum olarak daha kapsayıcı, anlayışlı ve destekleyici sosyal ortamlar oluşturmalıyız. Unutulmamalıdır ki asıl değişim toplumda başlar ve farkındalıkla büyür" şeklinde konuştu.

BTSO’dan turizmde iş birliğini güçlendiren “B2B ve Networking Buluşması” Haber

BTSO’dan turizmde iş birliğini güçlendiren “B2B ve Networking Buluşması”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), turizm sektöründe iş birliğini artırmak amacıyla önemli bir organizasyona imza attı. BTSO 42. Meslek Komitesi (Turizm Seyahat Acenteleri) ile 45. Meslek Komitesi (Konaklama, Spor ve Eğlence Yerleri) iş birliğinde düzenlenen “Turizm B2B ve Networking Buluşması”, sektör temsilcilerini bir araya getirerek yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Etkinlik, BTSO Ana Hizmet Binası’nda dinamik bir formatta gerçekleşti ve katılımcılara yeni iş bağlantıları kurma, mevcut ilişkilerini güçlendirme fırsatı sundu. Programa BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Kılıç, Meclis Divan Üyeleri Gülçin Güleç ve Selin Sakder Akyıldız, Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker, Başkan Yardımcısı Çetin Ceylan, il kültür ve turizm, ticaret müdürleri, TÜRSAB ve GÜMTOB temsilcileri, SKAL Bursa Kulübü Başkanı İsmail Kuru ile sektör profesyonelleri ve turizm öğrencileri katıldı. İletişim ve İş Birliği Ön Planda BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Kılıç, etkinliğin amacını “Sektör temsilcileri arasında iletişimi artırmak ve ortak akılla yeni projeler geliştirmek” olarak özetledi. Kılıç, Bursa’nın doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerinin tanıtımında seyahat acentelerinin kritik rol oynadığını vurguladı. Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker de iletişimin sektörde belirleyici olduğunu belirterek, katılımın beklentilerin üzerinde olmasının önemine dikkat çekti ve gençlerin sektöre kazandırılmasının kritik olduğunu söyledi. TÜRSAB Güney Marmara BTK Başkanı Engin Balta, Bursa turizmine yönelik yeni hedef pazarların Endonezya ve Malezya olduğunu aktardı. Balta, 2025 yılında Bursa’ya gelen yaklaşık 347 bin turistin en yoğun grubunun bu iki ülkeden geldiğini ve 2026’da da bu trendin devam etmesini beklediklerini ifade etti. GÜMTOB Başkanı Buğra Artıç, etkinliğin sektördeki iş birliği eksikliğini gidermeye katkı sağladığını belirterek, “Acenteler ile otelcilerin birbirini tanıması ve güçlü bir uyum yakalaması Bursa turizminin kazancına doğrudan yansıyacak” dedi. Artıç, kış sezonunun verimli geçtiğini ve Uludağ’ın beklentileri karşıladığını da kaydetti. ORTAK AKIL VE SÜREKLİLİK VURGUSU SKAL Bursa Kulübü Başkanı İsmail Kuru, etkinliğin paydaşları bir araya getirdiğini ve turizm öğrencilerinin sektöre kazandırılması açısından değer taşıdığını ifade etti. İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer ise Bursa’nın Türkiye’de turizmde ilk 5 şehir arasında olduğunu belirterek, ortak akıl ve iş birliğinin kentin turizm başarısındaki en önemli faktör olduğunu vurguladı. Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar da Bursa’nın kültür ve turizm kenti kimliğine dikkat çekerek, turistlerin kentten memnun ayrılmasının önemini vurguladı ve BTSO’ya etkinlik için teşekkür etti.

MÜSİAD Bursa'dan mesleki eğitime güçlü destek Haber

MÜSİAD Bursa'dan mesleki eğitime güçlü destek

MÜSİAD Bursa Şubesi, Meslek Liseleri Hamilik Projesi kapsamında Zübeyde Hanım Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Moda Tasarım Teknolojileri Bölümü öğretmenleri ve öğrencileriyle şube binasında bir araya geldi. Başkan Alparslan Şenocak’ın ev sahipliğinde; Sektör Kurulları Başkanı Fatih Özkul ile Tekstil Sektör Kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında, öğrencilerin mesleki gelişim süreçleri, kariyer planlamaları ve sektörle kurulabilecek iş birliği alanları ele alındı. Toplantıda gençlerle tecrübe paylaşımında bulunulurken, meslek liselerinin iş dünyası açısından taşıdığı önem bir kez daha vurgulandı. Program kapsamında öğrencilerin görüş ve beklentileri de dinlenerek, eğitim ile üretim dünyası arasındaki bağın daha da güçlendirilmesine yönelik değerlendirmeler yapıldı. “AHİLİKTE MESLEK ERBABININ DEĞERİ HER ZAMAN ÇOK YÜKSEK OLMUŞTUR” MÜSİAD Bursa Şube Başkanı Alparslan Şenocak, meslek liselerinde eğitim gören gençlerin Türkiye’nin üretim gücünün en değerli unsurları arasında yer aldığını belirterek, “Bugün burada gençlerimizle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Meslek liseleri, ülkemizin üretim kapasitesini besleyen çok önemli bir kaynak. Bizler, gençlerimizin hedeflerine daha güçlü adımlarla ilerleyebilmeleri için onlarla temasımızı artırmayı ve her alanda yanlarında olmayı önemsiyoruz. Eli alet tutan, iş üreten gençlerimizin toplumdaki yeri çok daha saygın bir noktaya gelmelidir. Medeniyetimizin temelini oluşturan Ahilik kültüründe de meslek erbabının değeri her zaman çok yüksek olmuştur. Biz iş dünyası temsilcileri olarak, meslek lisesi mezunlarımıza hak ettikleri karşılığı ve saygınlığı vermekle sorumluyuz” dedi. Zübeyde Hanım Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Huriye Baltacıoğlu da okul olarak sektörle kurdukları iş birliğini önemsediklerini belirterek, “Öğrencilerimizin uygulama alanlarıyla daha fazla buluşması, onların mesleki gelişimleri açısından büyük değer taşıyor. Bu buluşmalar, gençlerimizin özgüvenini artırırken geleceğe dair umutlarını da güçlendiriyor. Bursa köklü bir tekstil şehri; okulumuz da donanımlı atölyeleri ve tecrübeli kadrosuyla sektörün her türlü ihtiyacına cevap verebilecek niteliktedir. Çocuklarımızdan çok umutluyuz; onlar sanayide sadece aranan eleman değil, geleceğin iş insanları olacaklar. Okul olarak iş birliğine ve ortak çalışmalara hazırız” diye konuştu. MÜSİAD Bursa Şubesi Sektör Kurulları Başkanı Fatih Özkul da meslek lisesi öğrencilerinin sektörler için taşıdığı değere vurgu yaptı. Özkul, “Bursa sanayisinin ve iş dünyasının temelini hep meslek liseleri oluşturmuştur. Bizler kendi alanlarımızda ve işletmelerimizde meslek liselerinden çıkan mezunlarımızın ne kadar kıymetli olduğunu bizzat yaşayarak görüyoruz. Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi de bu alanda en önde gelen ve değer üreten okullarımızdan biridir” ifadelerini kullandı. Öğrencilerin de söz alarak beklenti ve hedeflerini paylaştığı değerlendirme toplantısı, karşılıklı fikir alışverişi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Bakan Göktaş: "Sağlıklı hayat merkezlerimizde aile bakanlığımızın da irtibat birimi oluşacak Haber

Bakan Göktaş: "Sağlıklı hayat merkezlerimizde aile bakanlığımızın da irtibat birimi oluşacak

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında Koruyucu Sağlık Hizmetleri ile Sosyal Hizmet Sunumu İş Birliği Protokolü imzalandı. Sağlık Bakanlığı’nda gerçekleştirilen imza töreninde Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş konuşma yaptı. Bakan Göktaş, imzalanan protokol ile ortak çalışma zeminini güçlendirmeyi amaçladıklarını aktararak, "Sosyal hizmet merkezi veya irtibat birimi bulunmayan ilçelerimizde, ilçe sağlık müdürlükleri, toplum sağlığı merkezleri, veya sağlıklı hayat merkezleri bünyesinde, sosyal hizmet merkezi irtibat birimleri kurmayı amaçlıyoruz. Sosyal hizmetleri amacımız sosyal hizmetlere erişimimizi kolaylaştırmak. İhtiyaçları elbette daha erken tespit etmek" ifadelerini kullandı. Sağlıklı hayat merkezlerinin Türkiye’nin dört bir yanında sunulan çok kıymetli merkezler olduğunu belirten Bakan Göktaş, "Buraya gelen vatandaşlarımız aynı zamanda bakanlığımızın bünyesindeki hizmet verdiğimiz her bir destekten veya bilgiden de istifade edebilecek. İhtiyaçların daha erken tespit edilmesinin yanı sıra aynı zamanda daha hızlı yönlendirme yapılacak. Kamu hizmetlerinde bir eş güdüm sağlanmış olacak" açıklamasında bulundu. "Sosyal hizmet anlayışıyla her haneye kesintisiz hizmet sunmayı sürdüreceğiz" Desteğe ihtiyaç duyan herkesin yanında olmaya sürdüreceklerini vurgulayan Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "Merkezlerimizle aile bütünlüğünü güçlendiren çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı gelişimini destekleyen çalışmalar yürütüyoruz. Kadınların, engellerin, yaşlıların toplumsal hayata daha güçlü katılımını sağlamaya yönelik pek çok çalışmayı hayata geçiriyoruz. Bu vesileyle sağlıklı hayat merkezlerimizle irtibat birimlerimizle hem kadınlara, ailelere çocuklara, engellilere ama aynı zamanda şehit yakını ve gazilerimizin de artık bütün Türkiye’de bir irtibat birimi oluşacak. Desteğe ihtiyaç duyan her vatandaşımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Ülke genelinde hali hazırda 438 sosyal hizmet merkezi ve 311 sosyal hizmet merkezi irtibat birimleriyle hizmet veriyoruz. İşte bu sebeple tam da yerinde sosyal hizmet anlayışıyla her haneye kesintisiz hizmet sunmayı sürdüreceğiz." "Türkiye’nin dört bir yanında sağlıklı hayat merkezlerimizde aile bakanlığımızın da bir irtibat birimi oluşacak" Protokol ile yürütülen çalışmaların daha da güçlendirileceğini vurgulayan Göktaş, "Türkiye’nin dört bir yanında sağlıklı hayat merkezlerimizde ilçe sağlık müdürlükleri ve toplum sağlık merkezlerinde de aile bakanlığımızın da bir irtibat birimi oluşacak. Dolayısıyla hem sağlık hem sosyal hizmet anlayışımızı güçlendireceğiz. Ayrıca da vatandaşımızın artık çok uzaklara gitmeden doğrudan hizmeti yaşadıkları ilçelerde alma imkanı bulacaklar" diye konuştu. "Vatandaşımıza sunduğumuz sağlık hizmetlerimizi sosyal hizmetler ile aynı çatı altında buluşturuyoruz" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ise, insanı merkeze koyan hizmet anlayışlarını bir adım öteye taşımanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyerek, "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile imzalayacağımız bu protokol; sağlığı sadece hastalıktan kurtulmak değil, tam bir iyilik hali ve güçlü bir sosyal yaşam olarak gördüğümüz en somut adımlardan biri olacaktır. Bu protokolle de, vatandaşımıza sunduğumuz sağlık hizmetlerimizi sosyal hizmetler ile aynı çatı altında buluşturuyoruz. Bakanlığımız bünyesinde ücretsiz hizmet veren Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde vatandaşlarımız artık sosyal hizmetlere de doğrudan ulaşabilecek" şeklinde konuştu. "Bu yüzyıl; şefkatin, iyiliğin ve güçlü toplum yapısının yüzyılı olacak" Protokol kapsamında yapılacak faaliyetlere ilişkin bilgi veren Memişoğlu, şunları kaydetti: "Sağlık ve sosyal hizmetleri aynı çatı altında, ‘aynı koridorda’ buluşturuyoruz. Vatandaşımız merkezimize geldiğinde; sadece fiziksel sağlığı için değil, sosyal haklarından yaşlı bakımına, aile desteğinden istihdam yönlendirmesine kadar her alanda bütüncül bir destek alacak. İlk etapta 72 ilçemizdeki merkezlerimizde sosyal hizmet uzmanlarımızla hekimlerimizi bir araya getirerek, özellikle hassas gruplarımıza yerinde ve anında çözüm üreteceğiz. Esasında sağlığı sadece tıbbi bir konu olarak değerlendirmiyoruz. Sağlık, hayatın kendisidir. Bu yüzden sağlığı sosyal hayattan ayırmıyor, vatandaşımızı her alanda destekleyerek tam bir iyilik hali için çalışıyoruz. Bu yüzyıl; şefkatin, iyiliğin ve güçlü toplum yapısının yüzyılı olacak. Bizler, ‘millete hizmet’ aşkıyla, kurumlar arası iş birliğini en üst seviyeye çıkarmaya kararlıyız."

BTSO’nun vizyonu Türkiye’nin hedefini güçlendiriyor Haber

BTSO’nun vizyonu Türkiye’nin hedefini güçlendiriyor

Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz ve beraberindeki heyet, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde hayata geçirilen Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM) ile BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’nü ziyaret etti. Genel Müdür Salih Kaygusuz, BTSO vizyonuyla hayata geçen her iki merkezin yeni neslin ekosisteme adaptasyonunu hızlandırdığını ve Türkiye’nin hedeflerine katkı sağladığını söyledi. Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz’a ziyaret programında Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, Müdür Yardımcısı Bülent Altıntaş ve Mesleki ve Teknik Eğitim Şube Müdürü Emin Küçük eşlik etti. Heyeti, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Koçaslan ve Meclis Üyesi Emre Yıldız karşıladı. Ziyaret kapsamında Genel Müdür Kaygusuz’a, BTSO’nun vizyon projeleri ve yürüttüğü çalışmalar hakkında kapsamlı bilgiler verildi. “GUHEM ETKİLEYİCİ BİR YAPIYA SAHİP” Genel Müdür Salih Kaygusuz, mesleki ve teknik eğitimde sektörle iş birliğinin en önemli önceliklerinden biri olduğunu vurgulayarak, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın hayata geçirdiği projeleri yerinde görmek istedik. Önce GUHEM’i ayrıntılı şekilde gezdik ve bu merkezden gerçekten çok etkilendim. BTSO burada son derece vizyoner bir projeye atmış. Hem Bursa’ya hem de Türkiye’ye değer katan bir proje ortaya çıkmış. Ardından da BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’ndeki merkezleri inceleme fırsatı buldum. Öğrencilerimizin bu merkezden üst düzeyde faydalanması bizleri ayrıca mutlu etti. Buradaki eğitim alanları son derece modern ve teknolojik altyapıyla donatılmış. Bakanlık olarak BTSO ile verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Her iki merkezin mesleki eğitime ve aynı zamanda Türkiye’nin hedeflerine güç katacağına inanıyorum.” diye konuştu. MESLEKİ EĞİTİM STRATEJİK BİR ALANDIR” BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Koçaslan BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsündeki merkezlerin ve GUHEM’in Türkiye’nin vizyon projelerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “BTSO öncülüğünde hayata geçirilen Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi, yeni neslin ufkunu açan, bilim ve teknolojiye yön veren bir merkez. Yılda yaklaşık 1 milyon ziyaretçi ağırlayan GUHEM, Avrupa’nın en büyük uzay ve havacılık eğitim merkezi konumunda. GUHEM, dünyada da kendi alanında en büyük ve kapsamlı 5 merkez arasında. BTSO olarak mesleki eğitimi stratejik bir alan olarak görüyor, bu doğrultuda önemli yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımız ile güçlü bir iş birliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Eğitim ve Teknoloji Kampüsümüzle gençlerimizi geleceğin mesleklerine en iyi şekilde hazırlamayı hedefliyoruz. Bu vizyon doğrultusunda iş birliklerimizi artırarak sürdürmeye kararlıyız.” dedi.

Çekya'da İsrailli silah şirketiyle bağlantılı fabrika ateşe verildi Haber

Çekya'da İsrailli silah şirketiyle bağlantılı fabrika ateşe verildi

Çekya'nın Pardubice kentinde dün Çek silah üreticisi LPP Holding'e ait bir fabrikada çıktı. İtfaiye ekibi alevlere müdahale etti. Çekya İçişleri Bakanı Lubomir Metnar sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, "Olayda can kaybı yaşanmadı, maddi hasar tespit ettik. Elde ettiğimiz tüm bilgileri değerlendiriyoruz. Muhtemelen terör saldırısıyla bağlantılı" ifadelerini kullandı. Emniyet Müdürü Martin Vondrasek ise gazetecilere yaptığı açıklamada, polisin "kasıtlı olarak çıkarılan bir yangını" soruşturduğunu ve suçu işleyenleri yoğun bir şekilde aradığını belirtti. Olayı "Deprem Fraksiyonu" adlı grup üstlendi Çekyalı iki haber sitesi, "Deprem Fraksiyonu" adlı bir gruptan "İsrail'in Gazze'deki soykırımdaki rolüne son vermek amacıyla İsrail silahlarının önemli bir üretim merkezini ateşe verdiklerini" belirten bir e-posta aldıklarını aktardı. Grubun fabrikayı ateşe verdiği anların görüntüsü de paylaşıldı. İsrailli şirket ile iş birliği planı açıklamıştı Ukrayna ordusunun Rusya'ya karşı savaşında kullandığı insansız hava aracı teknolojileri gibi sivil ve askeri kullanım için ürünler geliştiren ve üreten silah üreticisi LPP Holding, daha önce İsrail merkezli askeri teknoloji şirketi Elbit Systems ile iş birliği içinde insansız hava araçları geliştirme, üretme ve personel yetiştirme merkezi açmayı planladığını açıklamıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.