Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İran

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan liderlerle yoğun diplomasi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan liderlerle yoğun diplomasi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet ve hükûmet başkanlarıyla yaptığı telekonferans görüşmesine ilişkin açıklama İletişim Başkanlığı'ndan geldi. ABD Başkanı Donald Trump ve birçok mevkidaşıyla telekonferans yoluyla görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görüşme yaptığı liderler arasında Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al-i Halife, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Kralı II. Abdullah ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile ABD Başkanlık Kabine üyeleri de yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ve Orta Doğu'daki gelişmelerin ele alındığı görüşmede, Türkiye'nin her zaman sorunların diyalog ve diplomasiyle çözülmesini savunduğunu, İran'la diplomatik sürecin ABD Başkanı Trump'ın ifade ettiği seviyeye gelmesinden memnuniyet duyduğunu, varılacak mutabakatın Hürmüz Boğazı'ndan serbest geçişleri temin etmek suretiyle bölgenin istikrarını destekleyeceğini, bu durumun dünya ekonomisini de rahatlatacağını belirtti. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre müzakere sürecine katkı veren ülkelere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran'la varılabilecek mutabakatın uygulanması aşamasında Türkiye olarak her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarını, Türkiye'nin bölgenin tümünde barışın hâkim kılınması için çaba gösterdiğini, İran bağlamında nükleer mesele dahil pürüzlü görünen konularda süreç içinde uygun çözümler bulunulabileceğine inandığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye'nin bölge ülkelerinin birbirlerine tehdit oluşturmayacağı yeni bir dönem arzu ettiğini ve adil bir barışın kaybedeni olmayacağını vurguladı.

Trump: "Çok sert bir şey yapmak zorunda kalacağız" Haber

Trump: "Çok sert bir şey yapmak zorunda kalacağız"

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Trump, Washington yönetimi ile Küba arasında son günlerde yaşanan temaslara ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin konuştu. ABD Donanması’na ait USS Nimitz uçak gemisinin Karayipler’e konuşlandırılmasına ilişkin bir soru yöneltilen Trump, bunun Küba’ya gözdağı amacı taşıyıp taşımadığı sorusuna, "Hayır, Küba’ya yardım etmek istiyorum" cevabını verdi. ABD’de yaşayan Küba vatandaşlarının ülkelerine geri dönmek ve yatırım yapmak istediklerini söyleyen Trump, "Bakalım ülkeyi toplayabilecekler mi? Diğer başkanlar 50-60 yıl boyunca bunu yapmaya çalıştı ve görünen o ki bunu başaracak olan ben olacağım" dedi. Trump, "Kübalı Amerikalılara ülkeye dönüp yardım edebilmeleri için Küba’yı açmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. "İran nükleer silah elde ederse, Orta Doğu’da nükleer savaş yaşanır" İran ile görüşmelerinde ilişkin bir soruya Trump, "Şu anda müzakere ediyoruz. Ne olacak göreceğiz. Ama öyle ya da böyle bu işi tamamlayacağız. İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin verilmeyecek" dedi. Trump, "Burada bazılarının ‘çılgın’ diyebileceği bir ülkenin nükleerleşmesinden bahsediyoruz. İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin veremeyiz. İşin özü bu. Buna müsaade edemeyiz. İran nükleer silah elde ederse, Orta Doğu’da nükleer savaş yaşanır ve o savaş buraya ve Avrupa’ya uzanır. Bunun olmasına izin veremeyiz ve olmayacak. Düşünebildiğim hiçbir şey, İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermemek gerektiğinden daha önemli değil" şeklinde konuştu. "Hürmüz Boğazı’nda tam kontrole sahibiz" İran ve Umman’ın Hürmüz Boğazı’nda bir ödeme sistemi kurulmasının resmileştirilmesi üzerinde çalıştığı ve bunun ABD için kabul edilebilir olup olmadığı yönünde bir soru alan Trump, "Bu konuya bakacağız. Bildiğiniz gibi Hürmüz Boğazı’nda tam kontrole sahibiz" şeklinde cevap verdi. Hürmüz Boğazı’nda İran’a uygulanan ablukanın "çelikten bir duvar" oluşturduğunu ve İran bağlantılı hiçbir geminin geçemediğini ifade eden Trump, İran’ın donanma, hava gücü ve füze kapasitesini büyük oranda yok ettiklerini söyledi. Trump, "Ya onların nükleer silaha sahip olmamasını sağlayacağız ya da çok sert bir şey yapmak zorunda kalacağız" şeklinde konuştu. "Geçiş ücreti olsun istemeyiz" Hürmüz Boğazı’nda bir ödeme sistemini tercih edip etmeyecekleri konusundaki bir takip sorusuna Trump, "Boğazın serbest olmasını istiyoruz. Geçiş ücreti olsun istemeyiz. Burası uluslararası bir suyolu, uluslararası bir deniz geçidi. Buradan geçiş ücreti alınması söz konusu olmamalı" dedi. Trump, ABD’nin İran’a uyguladığı deniz ablukası nedeniyle bu ülkenin günlük 500 milyon dolar kaybettiğini tahmin ettiklerini söyledi. "(Zenginleştirilmiş uranyum) Elde ettikten sonra muhtemelen imha ederiz" İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu tutmasına izin verilmesi ihtimaline ilişkin bir soruya Trump, "Hayır. Yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumu biz alacağız" cevabını verdi. Trump, "Buna ihtiyacımız olduğu için değil. Muhtemelen elde ettikten sonra imha ederiz. Ama onların buna sahip olmasına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Trump: "Cumhurbaşkanı Erdoğan'la çok iyi bir görüşme gerçekleştirdim" Haber

Trump: "Cumhurbaşkanı Erdoğan'la çok iyi bir görüşme gerçekleştirdim"

ABD Başkanı Donald Trump, Connecticut'ta ABD Sahil Güvenlik Akademisi mezuniyet töreninde yaptığı konuşmanın ardından Maryland eyaletinde bulunan Joint Base Andrews Havalimanı'na dönerek burada basın mensuplarının sorularını cevapladı. ABD'nin Küba'ya özgürlük getireceği mesajıyla başlayan Trump, Küba'ya yönelik ambargonun daha ne kadar süreceği sorusuna, "Bunu yakında açıklayacağız" cevabını verdi. Küba ile gerilimin artması durumunun söz konusu olup olmayacağı sorusuna Trump, "Hayır, bir tırmanma olmayacak. Buna gerek olduğunu düşünmüyorum. Bakın, ülke çöküyor. Tam bir karmaşa içinde. Kontrolü kaybettiler. Küba üzerindeki kontrolü gerçekten kaybettiler" dedi. "Her şey çok hızlı gelişebilir" Dün İran'ı vurmaya bir saat kala vazgeçtiklerini açıkladıktan sonra bugün durduğu yerin ne olduğu ve İran'dan bir cevap alıp almadıkları sorusu üzerine Trump, "İnanın, tam sınırdayız. Eğer doğru cevapları alamazsak, her şey çok hızlı gelişir. Hepimiz hazırız. Doğu cevapları almamız gerekiyor. Bunların tamamen, yüzde yüz tatmin edici cevaplar olması gerekiyor. Başarırsak, çok fazla zaman, enerji ve de en önemlisi hayat kurtarmış oluruz. Her şey çok hızlı gelişebilir. Ya da birkaç gün sürebilir" ifadelerini kullandı. İran'da görüştükleri kişilerin İran'ın önceki yöneticilerinden çok daha makul insanlar olduğunu söyleyen Trump, "Bu yüzden umarım herkes için harika olacak bir anlaşma yaparlar. Ama bilmiyorum. Eğer birkaç gün bekleyerek savaşı önleyebilirsem, birkaç gün bekleyerek insanların ölmesini engelleyebilirsem, bunun harika bir şey olduğu düşüncesindeyim" dedi. "İran'a hiçbir şey teklif etmedik" ABD'nin barış görüşmeleri çerçevesinde İran'a petrol yaptırımlarının gevşetilmesini teklif etmesinin söz konusu olup olmadığı sorusuna Trump, "Onlar bir anlaşma imzalayana kadar hiçbir gevşetme söz konusu değil. Anlaşmayı imzaladıkları zaman, orayı tekrar inşa edebiliriz ve bu hem ülke hem de halk için gerçekten iyi bir şey olur. Fakat hayır, İran'a hiçbir şey teklif etmedik" cevabını verdi. "Bu durum şu veya bu şekilde yakında sona erecek" "İran nükleer silaha sahip olmak üzere olduğu için, ABD'nin İran'a saldırıdan başka seçeneği kalmadığı için bunu yaptığını" ifade eden Trump, "Fakat bu durum şu veya bu şekilde yakında sona erecek. Petrol fiyatları hızla düşecek. Hürmüz Boğazı'nda petrol yüklü bin 600 gemi var ve bunlar çok yakında çıkış yapacak. Bu yüzden göreceğiz" dedi. "Erdoğan ile benim sahip olduğum türden bir ilişkiye kimse sahip değil" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesine ilişkin bir soru üzerine Trump, "Evet, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la çok iyi bir görüşme gerçekleştirdim. Oldukça standart bir görüşmeydi. Çok iyi bir ilişkimiz var. Bazı oldukça zorlu liderlerle ilişkilere sahip olmak iyi bir şey değil mi? Kendisi çetin bir adam. Ama Erdoğan ile benim sahip olduğum türden bir ilişkiye kimse sahip değil. Kendisi iyi iş çıkardı. Bazıları buna şüpheyle yaklaşabilir ama ben onun çok iyi bir müttefik olduğunu düşünüyorum. Halkı ona saygı duyuyor. Halkı, ona büyük saygı gösteriyor" dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi

Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."

Dışişleri Komisyonu'ndan uluslararası 4 kanun teklifine onay Haber

Dışişleri Komisyonu'ndan uluslararası 4 kanun teklifine onay

TBMM Dışişleri Komisyonu, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplandı. Toplantının açılışında konuşan Oktay, ABD ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan İran merkezli savaşın 74’üncü gününe girdiğini, kırılgan ateşkese rağmen bölgede gerilimin sürdüğünü söyledi. Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz ulaşımının sağlanamadığını belirten Milletvekili Oktay, savaşın bedelini tüm dünyanın ödediğini ifade ederek, Türkiye’nin önceliğinin savaş öncesi istikrar ortamına dönüş olduğunu kaydetti. Bölgesel gerilimin kardeş ülkeler arasında daha büyük çatışmalara yol açabileceği uyarısında bulunan Oktay, Türkiye’nin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü belirterek, “İmzalanacak nihai barış anlaşmasının bölgenin barış, istikrar ve refahına hizmet etmesi büyük önem taşıyor” dedi. Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelerin gündemden düşmemesi gerektiğini vurgulayan Oktay, İsrail’in Filistin başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelik saldırı ve işgal girişimlerinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre komisyonda ayrıca Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan kanun tekliflerine ilişkin bilgi verdi ve milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan yenilenebilir enerji anlaşması kapsamında toplam 5 bin megavatlık güneş ve rüzgar enerjisi yatırımı planlandığı açıklandı. İlk etapta Sivas ve Karaman’da toplam 2 bin megavatlık güneş enerjisi santralinin kurulacağı bildirildi. Toplantıda, savunma iş birliği, Türk Devletleri Teşkilatı sivil koruma mekanizması ve enerji alanlarını kapsayan 4 uluslararası anlaşma teklifi kabul edildi.

İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu! Haber

İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu!

İran basını, Tahran yönetiminin ABD’nin savaşı sona erdirmeye yönelik teklifini kabul etmediğini bildirdi. Resmi İran televizyonunda yer alan haberlere göre; ABD’nin teklifini "teslimiyet" olarak nitelendiren Tahran yönetimi, bunun yerine "ABD’den İran’a savaş tazminatı ödenmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tamamen kabul edilmesi, yaptırımların kaldırılması ve el konulan İran varlıklarının iade edilmesi" talebinde bulundu. Yarı resmi Tasnim Haber Ajansı ise, İran’ın yanıtında ABD'yi "Deniz ablukasını sona erdirmeye, daha fazla saldırı olmayacağına dair garanti sağlamaya ve İran petrol satışlarına yönelik ABD yasağını kaldırmaya" çağırdığı aktarıldı. "İran’da hiç kimse Trump’ı memnun etmek için plan yapmıyor" ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran yönetiminin yanıtını "kabul edilemez" olarak nitelendirmesini değerlendiren İranlı bir yetkili ise, "Trump’ın cevabı hiçbir şeyi değiştirmiyor. Eğer mutsuzsa, bu daha da iyi. İran’da hiç kimse Trump’ı memnun etmek için plan yapmıyor. Müzakere ekibi planları sadece İran halkı için hazırlıyor. Trump gerçeklerden hoşlanmıyor; bu yüzden İran'a karşı sürekli yeniliyor" açıklamasında bulundu. Trump, İran’ın yanıtını beğenmediğini açıklamıştı İran, ABD’nin savaşı sona erdirmeye yönelik son teklifine verdiği yanıtı Pakistan üzerinden ABD’ye iletmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise, İran’ın yanıtını incelediğini belirterek, "İran'ın sözde ‘temsilcilerinden’ gelen cevabı az önce okudum. Hiç hoşuma gitmedi. Kesinlikle kabul edilemez" açıklamasında bulunmuştu.

İran’dan ABD’ye misilleme açıklaması: "Güçlü karşılık vereceğiz" Haber

İran’dan ABD’ye misilleme açıklaması: "Güçlü karşılık vereceğiz"

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD’nin ateşkesi ihlal ederek İran’a ait gemileri ve bazı sivil bölgeleri hedef aldığını açıkladı. Zülfikari açıklamasında, "Saldırgan, ABD ordusu, ateşkesi ihlal ederek İran’ın kıyı sularında Cask bölgesinden Hürmüz Boğazı’na doğru hareket eden bir İran petrol tankerini ve Hürmüz Boğazı’na giriş yapan başka bir gemiyi BAE’nin Füceyre Limanı açıklarında hedef aldı. Aynı anda bazı bölge ülkelerinin iş birliğiyle Bender Hemir, Sirik kıyıları ve Keşm Adası’ndaki sivil bölgeler de hava saldırısına maruz kaldı" dedi. İran Silahlı Kuvvetleri’nin de derhal karşılık verdiği belirten Zülfikari, "Hürmüz Boğazı’nın doğusu ile Çabahar Limanı’nın güneyindeki ABD askeri unsurlarına saldırı düzenlendi ve ciddi zarar verildi. Suçlu ve saldırgan ABD ile ona destek veren ülkeler şunu iyi bilmelidir ki İran, geçmişte olduğu gibi bugün de her türlü saldırı ve ihlale hiçbir tereddüt göstermeden güçlü ve yıkıcı şekilde karşılık verecektir" ifadelerini kullandı. İran basını: Hürmüz yakınlarında 3 ABD savaş gemisi hedef alındı İran basını, Hürmüz Boğazı yakınlarında 3 ABD savaş gemisinin İran Deniz Kuvvetleri’nin saldırısının hedefi olduğunu duyurdu. Haberde, saldırının füze ve kamikaze İHA’larıyla gerçekleştirildiği belirtilirken, ABD’ye ait savaş gemilerinin Umman Denizi’ne doğru geri çekildiği aktarıldı. İran basını, Hürmüz Boğazı çevresinde ABD savaş gemileri ile İran güçleri arasında yaşanan gerilime ilişkin detay paylaştı. Adı açıklanmayan bir kaynağa dayandırılan haberde, Hürmüz Boğazı yakınlarında bulunan 3 ABD savaş gemisinin İran Deniz Kuvvetleri’nin saldırısının hedefi olduğu bildirildi. Haberde, ABD’ye ait savaş gemilerinin Umman Denizi’ne doğru geri çekildiği aktarılırken, saldırının füze ve kamikaze İHA’larla gerçekleştirildiği ifade edildi. Haberde ayrıca olayın boyutuna ilişkin resmi makamlarca henüz ayrıntılı açıklama yapılmadığı belirtilirken, bölgede gerilimin sürdüğü kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.