Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İran

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump: "(CIA Başkanı Ratcliffe'in Moskova ziyareti) Görüşmelerden sonuç çıkabilir" Haber

Trump: "(CIA Başkanı Ratcliffe'in Moskova ziyareti) Görüşmelerden sonuç çıkabilir"

ABD Başkanı Donald Trump, CIA Başkanı John Ratcliffe'in Moskova ziyaretinin "yarı rutin sayılabilecek bir ziyaret olduğunu" ancak görüşmelerden bir sonuç çıkabileceğini söyledi. Trump, "Savaşı bitirmek için büyük çaba gösteriyoruz. Açıkçası şu anda, her iki taraf da savaşın bitmesini istiyor" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, telefon bağlantısıyla katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin konularda değerlendirme yaptı. Trump burada, CIA Başkanı John Ratcliffe'in Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlediği ziyarete ilişkin bir soruya cevabında, "Bu aslında yarı rutin sayılabilecek bir ziyaret. İnsanları hayal kırıklığına uğratmak istemem ama durum bu. Ukrayna'daki savaşın sona ermesini istiyoruz. Başkan ben olsaydım, bu savaş hiç başlamazdı" dedi. Trump, programın sunucusu Glenn Beck'in CIA Başkanı'nın Moskova'ya gitme sebebinin, Rusya'nın NATO'nun kararlılığını sınama hazırlığında olduğu ve hatta İngiltere'ye saldırabileceği iddiası ya da ABD'nin İran'a yaptırımlar konusunda ciddi olduğu mesajının iletilmesi ile ilgili olduğu şeklindeki iddialarını reddetti. ABD Başkanı, "Ratcliffe, harika biri. CIA'in başında ve oraya sizin bahsettiğiniz nedenlerin hiçbiri için gitmedi. Elbette görüşmelerden bir sonuç çıkabilir. Bu savaşı bitirmek için büyük çaba gösteriyoruz. Açıkçası şu anda, her iki taraf da savaşın bitmesini istiyor" dedi. "Hamaney'in öldüğünü sanmıyorum" İran dini lideri Mücteba Hamaney'in hayatta olup olmadığına ilişkin bir soruya Trump, "Hamaney'in öldüğünü sanmıyorum. Çok ağır yaralandı. Vücudunun sol tarafı, kolu, bacağı, her yeri ciddi şekilde yaralandı. Ancak öldüğünü sanmıyorum. Eğer öldüyse, o halde çok iyi bir gösteri gerçekleştiriyorlar. Çünkü sürekli yanına gidip bazı konularda ondan nihai onay aldıklarını söylüyorlar" dedi. "Dün gece 22 tekneyi etkisiz hale getirdik" Trump, "Onlarla anlaşma yaptığınızda, dünyanın en onurlu grubuyla muhatap olduğunuzu söyleyemem. Hürmüz Boğazı'nı açık tutuyoruz. Dün gece 22 tekneyi etkisiz hale getirdik. Ablukaya katılan güçlerimiz var. Donanmamız ve ordumuz harika bir iş çıkardı. Bunların birleşimi ve finansal gücümüz çok etkili oldu. Bir buçuk yıl içinde finansal gücümüzü inanılmaz bir şekilde artırdık. Tüm bunlar, bizi dev bir zafere götürüyor. Venezuela'da zafer kazandık ve çok yakında burada da büyük bir zafer kazanacağız" ifadelerini kullandı. "Dün 10 milyon varil petrol geçti" İran'a yönelik operasyonun yakında sona ereceğini düşündüğünü de söyleyen Trump, "Boğaz açık. Şu anda çok sayıda gemiyi boğazdan geçiriyoruz. Mayınlar temizlendi. Muhtemelen dün yaptığımız açıklamayı gördünüz, tüm mayınları ortadan kaldırdık. Boğaz faal. Zaman zaman bir insansız hava aracı ya da roket fırlatılıyor ama boğaz büyük ölçüde faal. Çok miktarda petrol taşınıyor. Dün, 10 milyon varil petrol geçti" dedi. İran nükleer silah elde etmesine İran'a yönetimi öncülüğünde yapılan operasyonlar sayesinde engel olduğunu açıklamalarını tekrarlayan Trump, "Nükleer silahları olacaktı ve bunu elde ettiklerinde kullanacaklardı. İsrail tamamen yok edilecekti. Donald Trump başkan olmasaydı, şu anda İsrail diye bir ülke olmazdı, bunu söyleyebilirim" dedi. "İran, protestocuları keskin nişancılarla öldürüyor" Trump, İran'ın "çatılara yerleştirdiği keskin nişancılar yoluyla protestocuları öldürmesi" nedeniyle İran halkının ülkenin içinde bulunduğu duruma karşı ayaklanmadığını savundu. ABD Başkanı, "İnsanlar, protestoya çıktığında vuruluyor. Çok sayıda kişiyi vurmaları da gerekmiyor. 5, 6 ya da 10 kişinin yere düştüğünü gördüğünüzde, orada 100 ya da 200 bin kişi bile olsa dağılır. Kim olursanız olun, oradan ayrılırsınız. Sizi vurmaya ve öldürmeye hazır insanlar varken, protesto gerçekleştirmek çok zordur" dedi. Yine de protestoların mümkün olduğunu söyleyen Trump, "Çünkü rejim çok zayıfladı. Donanmaları tamamen yok edildi. Hava kuvvetleri de tamamen ortadan kalktı. Askerlerinin büyük bir kısmına maaş ödenmiyor. Enflasyon yüzde 300, hatta yüzde 390 olduğunu duydum. Paraları neredeyse değersiz hale geldi. Durumları hiç iyi değil" şeklinde konuştu. "Kanada olmadan da idare edebiliriz" Kanada ile yaşanan ticari gerilimin sona erdirilmesinin bir yolu olup olmadığı sorusuna Trump, "Kanada, dünyanın müzakere edilmesi en zor ülkelerinden biri. Bu durum uzun yıllardır devam ediyor" şeklinde cevap verdi. Trump, "Onlarca yıldır ABD'yi kullanıyorlar ve örneğin süte yüzde 400 gibi inanılmaz gümrük vergileri uyguluyorlar. ‘Onlarla mücadele edeceğiz' dedim ve başlangıçta bunu yaptım. Ancak ülke tam bir kaos içinde olduğu için yapacak pek çok başka iş vardı. Yine de bu durumla mücadele edeceğimizi ve bunu sona erdireceğimizi söyledim. Ontario Gölü meselesini gördünüz. İnsanlar, şaka yaptığımı sanıyordu. Fakat daha önce Meksika Körfezi meselesini gördünüz. Şimdi bir körfezimiz ve bir de gölümüz var. Bu kadar basit" dedi. Kanada'nın sanki ABD'nin bir eyaletiymiş gibi imtiyazlardan yararlandığını fakat karşılığında ABD'ye gümrük vergileri uyguladığını ifade eden Trump, "Otomotiv ve tarım sektörümüzü elimizden aldılar. Çiftçilerimiz oraya hiçbir şey satamıyor çünkü gümrük vergileri inanılmaz derecede yüksek. Buna karşılık, kendi ürünlerini hiçbir bedel ödemeden bize satmak istiyorlar" dedi. Trump, "Onlarda bizde olmayan ve vazgeçemeyeceğimiz hiçbir şey yok. Kanada olmadan da idare edebiliriz. Bazı ürünlerde biraz sıkıntı yaşanabilir ama onları da başka yerden temin edebiliriz. Kanada'ya artık böyle davranamayacağını öğrenmenin zamanı geldi. Kanada ile ticaretimizde yılda 60 milyar dolar kaybediyoruz ancak gerçek sayılar bundan daha fazla" ifadelerini kullandı.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’ndan Suriye ve bölgesel barış mesajı: Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır Haber

CHP lideri Kılıçdaroğlu’ndan Suriye ve bölgesel barış mesajı: Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda SDG’nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmelerin hem Suriye’nin geleceği hem de bölgenin huzuru açısından önemli olduğunu ifade etti. Suriye Kürtlerinin kimlikleri ile temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu, tüm etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye’nin hem Türkiye’nin hem de bölge halklarının çıkarına olacağını vurguladı. Türkiye açısından da önemli bir fırsat doğduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Kürt meselesinin silah ve çatışma zemininden çıkarılarak demokratik siyaset, hukuk ve Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında çözülmesi gerektiğini dile getirdi. Türkiye’de yürütülen sürecin silahların tamamen bırakılması, terörün sona ermesi ve demokrasinin güçlenmesiyle sonuçlanmasını temenni etti. Kılıçdaroğlu, yıllar önce önerdiği Ortadoğu Barış ve İş Birliği Teşkilatı (OBİT) fikrini de hatırlatarak, Türkiye, İran, Irak ve Suriye öncülüğünde kurulacak bölgesel bir barış ve iş birliği yapılanmasının Orta Doğu’nun geleceği açısından tarihî bir ihtiyaç olduğunu söyledi. Orta Doğu’nun kaderini dış güçlerin değil, bölge halklarının ortak iradesinin belirlemesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, paylaşımında, Türkiye’nin kendi içinde barışı, demokrasiyi ve kardeşliği güçlendirmesi halinde bölgede de barışın öncüsü olabileceğini belirterek, Suriye’de istikrar, Filistin’de akan kanın durması, İran’a yönelik saldırıların sona ermesi ve bölgenin diplomasinin merkezi haline gelmesi çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu mesajını, “Türkiye, Orta Doğu’da savaşların tarafı değil, barışın kurucu gücü olmalıdır. Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır” sözleriyle tamamladı.

Netanyahu: "İran ile bir anlaşma yapılamaz" Haber

Netanyahu: "İran ile bir anlaşma yapılamaz"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'ın mevcut liderliğiyle bir anlaşma yapılamayacağını öne sürdü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün akşam bir etkinlikte yaptığı konuşmada, İran'a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Netanyahu, "Başkan Trump ile birkaç hafta önce Beyaz Saray'da görüştüm ve üç seçenekten bahsettik: Elbette bir anlaşma yapacaksınız, iyi bir anlaşma, hiçbir itirazımız yok. Ama bu grupla, bu vahşilerle (İran liderliği) bir anlaşma yapılabileceğinden şüpheliyim. Size (Trump'a) söylüyorum, bir anlaşma yapılamaz" ifadelerini kullandı. Netanyahu, "İkinci seçenek, askeri hamle. Ona orada olduğumuzu, kendimizi savunacağımızı, İran'ın bize saldırmasına izin vermeyeceğimizi ve saldırırlarsa hayal bile edemeyecekleri, şimdiye kadar aldıklarından çok daha güçlü, çok daha ağır bir darbe alacaklarını söyledim. Üçüncü bir seçenek ise ablukanın sıkılaştırılmasıdır" diye konuştu. Netanyahu, ABD'nin İran'a başlattığı ekonomik baskıya işaret ederek, "Başkan Trump dün İran'a yönelik ablukayı sıkılaştırdı. İran'a uygulanan ablukayı sıkılaştırmak değil, bu rejime, bu korkunç diktatörlüğe yardım edenlere uygulanan ablukayı sıkılaştırmak. Bu çok önemli bir şey. Önümüzde daha birçok zorluk var: İran sorunu henüz bitmedi, bu sorunu sona erdirmemiz gerekiyor. Gazze'de, Lübnan'da, diğer alanlarda ve bunu yapmaya kararlıyız" dedi.

ABD Savunma Bakanı Hegseth'den, İran’a yeni askeri müdahale uyarısı Haber

ABD Savunma Bakanı Hegseth'den, İran’a yeni askeri müdahale uyarısı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ihtiyaç duyulması halinde ABD ordusunun yeniden harekete geçebileceğini belirterek, "İran, ABD ordusuyla uğraşacak kadar aptal olursa, yapmamız gerekeni yapacağız" dedi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Wisconsin eyaletinin Oshkosh şehrinde savunma sanayisi temsilcileri ile bir araya geldi. ABD’li bakan burada gazetecilerin sorularına cevap verdi. Hegseth, İran’a yönelik ekonomik baskının artırıldığı bir dönemde askeri seçeneğin de masada kalmaya devam ettiğini belirterek, ABD’nin Hürmüz Boğazı veya İran çevresinde yeniden saldırı düzenleyebileceğini söyledi. Hegseth’in Wisconsin ziyareti, ABD Savunma Bakanlığı’nın savunma sanayisi ve silah üretim kapasitesini artırmaya yönelik temaslarının bir parçası olarak gerçekleştirildi. "Kinetik saldırı seçeneğini kapatmıyoruz" ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarını askıya alıp almadığının sorulması üzerine Hegseth, askeri seçeneğin halen masada olduğunu ifade etti. Hegseth, "Hürmüz Boğazı’nın herhangi bir noktasında veya İran çevresinde kinetik saldırılar düzenleme seçeneğini hiçbir şekilde kapatmıyoruz. Gerekirse kinetik saldırılar gerçekleştireceğiz. İran, elindeki kozları fazla kullanırsa veya ABD ordusuyla uğraşacak kadar aptal olursa, yapmamız gerekeni yapacağız" ifadelerini kullandı. Hegseth, ihtiyaç duyulması halinde ABD ordusunun yeniden harekete geçebileceğini vurguladı. Pete Hegseth ayrıca ABD ordusuna karşı atılabilecek yeni bir adım konusunda da uyarıda bulunarak, ABD askeri gücüyle karşı karşıya gelmenin "akılsızca" olacağını söyledi. Hürmüz Boğazı açıklamanın merkezinde ABD Savunma Bakanı Hegseth açıklamasında Hürmüz Boğazı’na da özel vurgu yaparak, ABD'nin boğazı kontrol ettiğini ifade etti. Hegseth, ABD yönetimi son dönemde stratejik su yolundaki askeri varlığına dikkat çekerek, "Ancak şu anda onları en çok etkileyen şey ekonomik baskı. İran (Hürmüz Boğazı'nda) hiçbir şeyi kendi imkanlarıyla yürütemez; biz yapabiliriz. Dünya ekonomisi bunun farkında ve bu yüzden onu kontrol etmeye büyük bir bahis oynadılar, ama başaramadılar" dedi. ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz günlerde Hürmüz Boğazı üzerindeki ABD askeri kontrolüne ilişkin açıklamalarda bulunmuş, bölgede hangi gemilerin geçiş yapacağı konusunda Washington’ın belirleyici konumda olduğunu savunmuştu.

Trump: "Hürmüz Boğazı’nı Amerikan toprağı olarak görüyorum" Haber

Trump: "Hürmüz Boğazı’nı Amerikan toprağı olarak görüyorum"

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın ABD ile bir anlaşma yapmayı çok istediğini belirterek, "Biz ise böyle bir anlaşmayı isteyip istemediğimizden bile emin değiliz. Çünkü şu anda Hürmüz Boğazı'nı Amerikan toprağı olarak görüyorum" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Güney Carolina eyaletindeki Myrtle Beach bölgesinde düzenlenen bir mitingde yaptığı konuşmada İran’la yaşanan gerilime değindi. İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Trump, "Buna müsaade edemeyiz. Aksi takdirde çok kötü şeyler yaşandığını görürsünüz" dedi. İran’a düzenledikleri saldırılarla bu tehdidin önüne geçtiklerini kaydeden Trump, "Oraya gittik ve onları durdurduk. Asla nükleer silaha sahip olamayacaklar" ifadelerini kullandı. Trump, İran’ın ABD ile bir anlaşma yapmayı çok istediğini öne sürerek, "Biz ise böyle bir anlaşmayı isteyip istemediğimizden bile emin değiliz. Çünkü şu anda Hürmüz Boğazı'nı Amerikan toprağı olarak görüyorum" şeklinde konuştu. ABD ordusu: "68 geminin rotası değiştirildi" ABD Merkez Komutanlığı’ndan (CENTCOM) yapılan açıklamada ise İran limanlarına yönelik deniz ablukasının devam ettiği belirtilerek, "ABD kuvvetleri abluka kapsamında bugüne kadar 68 ticari gemiyi farklı rotalara yönlendirmiş, 3 ticari geminin hareket kabiliyetini engellemiş, 2 ticari gemiye ise çıkarma yapmıştır" denildi.

İran’dan Trump’ın kapsamlı ekonomik yaptırım kararına tepki: "Açıkça uluslararası hukuka aykırı" Haber

İran’dan Trump’ın kapsamlı ekonomik yaptırım kararına tepki: "Açıkça uluslararası hukuka aykırı"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin ülkesine yönelik kapsamlı ekonomik yaptırım uygulama kararının "açıkça uluslararası hukuka aykırı" olduğunu belirterek, "Bunun nihai sonucu, Birleşmiş Milletler (BM) merkezli devletler arası sistemin temel dayanağı olan egemenlik hakkının tamamen aşınması ve tam ölçekli klasik sömürgeciliğe geri dönüşe korkunç bir şekilde zemin hazırlanması olacaktır" uyarısında bulundu. ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu İran’a yönelik kapsamlı ekonomik yaptırım operasyonuna Tahran cephesinden tepki geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD’nin yeni yaptırımlarının bir ülkeyi hedef alan ekonomik savaştan çok daha fazlası olduğunu belirterek, "Bu, BM üyesi bağımsız devletler üzerinde sınır ötesi bir egemenlik iddiasıdır" ifadelerini kullandı. Trump’ın İran’a yönelik ekonomik yaptırımları delen ülkelere bedel ödetme tehdidine atıfta bulunan Bekayi, "Hiçbir devlet, bir diğer ülkenin yargı yetkisine tabi yabancı bankaları, şirketleri veya havalimanlarını, üçüncü bir devletle yürüttükleri hukuka uygun ticaretten vazgeçmeye zorlayamaz" dedi. Bu tür ikincil yaptırımların uluslararası hukukta yerinin olmadığının altını çizen Bekayi, "Bunlar, BM Sözleşmesi’nin 2(1). maddesinde güvence altına alınan egemen eşitlik ilkesini ihlal etmekte ve Uluslararası Adalet Divanı’nın Nikaragua davasında teyit ettiği, teamüllere dayalı müdahale yasağına aykırılık teşkil etmektedir. Egemen bir devleti hukuka uygun politika tercihlerinden vazgeçmeye zorlamak amacıyla uygulanan ekonomik baskı, açıkça uluslararası hukuka aykırı bir eylemdir" hatırlatmasında bulundu. "Tam ölçekli sömürgeciliğe dönüşe zemin hazırlar" Ekonomik baskı içeren bu tür taleplerin deniz ablukası ile birleştiğinde sadece İran’ın değil, diğer bütün devletlerin egemenliğini ihlal ettiğini yineleyen Bekayi, "Bu taleplere uymak ne dokunulmazlık ne de saygı kazandırır. Sadece bir devletin bankalarının, şirketlerinin ve havalimanlarının artık yabancı bir lisans altında faaliyet gösterdiğini kabul etmek anlamına gelir" dedi. ABD’nin yaptırımlarının uluslararası sisteme zarar vereceğine dikkat çeken Bekayi, "Bunun nihai sonucu, BM merkezli devletler arası sistemin temel dayanağı olan egemenlik hakkının tamamen aşınması ve tam ölçekli klasik sömürgeciliğe geri dönüşe korkunç bir şekilde zemin hazırlanması olacaktır" uyarısında bulundu. Trump İran’a yönelik kapsamlı ekonomik yaptırım operasyonunu duyurmuştu ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı şimdiye kadar dünyanın gördüğü en ezici ekonomik yaptırım operasyonunu başlattıklarını duyurarak, "İran’ı tecrit etmek ve oluşturdukları tehdidi ortadan kaldırmak için tüm müttefiklerimizin ABD'nin yanında durmasına ihtiyacımız var" açıklamasında bulunmuştu. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını delen ülkelerin de bedel ödeyeceğini belirten Trump, "Ayrıca, finans kuruluşlarının, işletmelerinin, havalimanlarının veya devlet kurumlarının İran'a herhangi bir şekilde can simidi olmasına izin veren ülkelerin de korkunç ekonomik sonuçlarla karşılaşacağını duyuruyorum" ifadelerini kullanmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.