Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İnsan Kaynağı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İnsan Kaynağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnsan Kaynağı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GESİAD’IN SİNERJİ TOPLANTISINA ULUDAĞ İÇECEK YKB ÖMER KIZIL KONUK OLDU Haber

GESİAD’IN SİNERJİ TOPLANTISINA ULUDAĞ İÇECEK YKB ÖMER KIZIL KONUK OLDU

Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’ın onur konuğu olduğu etkinliğe; Bulgaristan Ticaret Ataşesi Borislav Petkov, Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, Artvinli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ARSİYAD) Başkanı Erdinç Acar, Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Yönetim Kurulu Üyesi Şeyda Şençayır, Rumelili Yönetici İş İnsanları ve Sanayiciler Derneği (RUMELİSİAD) Başkan Vekili Sinan Alp, Nilüfer Ticaret Merkezi İş İnsanları Derneği (NİLTİMDER) Başkanı Ali Haydar Zeydanlı ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. GESİAD’ın 35. yılı Etkinliğin açılışında konuşan GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya, bu yıl kuruluşlarının 35. yılını kutladıklarını belirterek, kuruldukları günden bugüne Bursa’nın ve Türkiye’nin ekonomik hayatına katkı sunmanın hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini vurguladı. Türkiye’nin geçen 35 yılda büyük bir dönüşüm yaşadığını belirten Papatya, “Aradan geçen 35 yılda çok önemli değişimler yaşandı. Ekonomimiz, sanayimiz, iş dünyamız ve çalışma hayatımız büyük bir dönüşüm geçirdi. Ancak değişmeyen bir şey var ki GESİAD’ın üretime, girişimciliğe, dayanışmaya ve genç iş insanlarının önünü açmaya yönelik inancı. Bugün 35 yıllık birikim üzerinde yükselen güçlü bir GESİAD var. Bu vesileyle derneğimizin kuruluşundan bugüne kadar emeği geçen tüm başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize ve üyelerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu. Zorlu rekabet koşulları Maliyetlerin yükseldiği, finansmana erişimin önem kazandığı, rekabet koşullarının her geçen gün daha zorlaştığı bir dönemden geçildiğine işaret eden Papatya, “Sanayici ve iş insanı açısından baktığımızda artık yalnızca üretmek yeterli değil. Verimlilik, finansal sürdürülebilirlik, teknoloji, nitelikli insan kaynağı, ihracat kapasitesi ve katma değerli üretim her zamankinden daha fazla önem taşıyor. İş dünyası olarak bizim beklentimiz; öngörülebilirliğin güçlenmesi, finansmana erişimin kolaylaşması, üretim ve yatırım isteğinin desteklenmesi ve reel sektörün rekabet gücünü koruyacak adımların sürdürülebilir biçimde hayata geçirilmesi. Bizler sorunları konuşmaktan çekinmemeliyiz. Ancak sorunların yanında çözüm önerilerini de ortaya koymalıyız. GESİAD olarak bizim yaklaşımımız her zaman bu yönde oldu. Çünkü biz biliyoruz ki Bursa, üretme kapasitesi, girişimcilik kültürü ve güçlü sanayi altyapısıyla Türkiye ekonomisinin en önemli şehirlerinden biri. Dolayısıyla Bursa iş dünyasının güçlü olması, yalnızca Bursa için değil, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından da büyük önem taşıyor” dedi. Yapay zekadan dijital dönüşüme, yeşil dönüşümden yeni nesil üretim modellerine kadar birçok alanda yeni bir ekonomik düzenin şekillendiğine işaret eden Papatya, Türkiye’nin bu dönüşümün öncüleri arasında yerini alması gerektiğine dikkat çekti. Yeni dönemin ilk Sinerji Toplantısı Farklı sektörlerden iş insanlarını bir araya getirerek onların deneyimlerini paylaşmayı ve geleceğe ilişkin ortak bakış açısı yansıtmayı amaçladıklarını vurgulayan Papatya, bu kapsamda yeni dönemdi ilk Sinerji Toplantıları’na Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’ı konuk ettiklerini ifade etti. Kızıl’ın iş hayatındaki tecrübelerinin gençlere ışık tutacağına olan inancını dile getiren Papatya, etkinliğe katılımda bulunanlara teşekkür etti. Yıl sonunda gerçekleştirecekleri genel kurulla birlikte başkanlık görevinin de sona ereceğini belirten GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya, göreve geldiği günden bugüne kadar yönetim kurullarıyla, üyeleriyle ve paydaşlarıyla birlikte GESİAD’ın daha güçlü, daha görünür ve daha etkin bir yapıya kavuşması için çalıştıklarını dile getirdi. Geriye dönüp baktığında en büyük kazanımlarının, GESİAD ailesindeki birlik ve beraberliği daha da güçlendirmek olduğunu ifade eden Papatya, görev süresince kendisiyle birlikte yol yürüyen yönetim kurulu üyelerine ve GESİAD ailesinin bütün bireylerine teşekkür etti. Sözlerinin sonunda GESİAD’ın 35. kuruluş yılını bir kez daha kutlayan Papatya, hep birlikte daha güçlü, daha üretken ve daha umutlu bir gelecek için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. GESİAD’a sekiz taze kan GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya’nın konuşmasının ardından TÜRKONFED Başkan Vekili Ramazan Kaya, GESİAD’ın yeni üyeleri; Soykan Yusuf Kanca, İlker Çiçek, Berke Kurtuluş, Onur Şat, İlknur Yalım, Kamer Sağlam, Erdi Tırpan ve Alper Berber’e üyelik beratları ile rozetlerini takdim etti. Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Kızıl’dan başarı hikâyesi Üyelik kabul töreninin ardından etkinliğin onur konuğu Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, iş hayatındaki tecrübelerini salondaki konuklarla paylaştı. Sözlerine Uludağ Gazoz’un tarihçesiyle başlayan Kızıl, bugünkü Uludağ İçecek’in temellerinin dedesi Nuri Zafer Erbak tarafından 1932 yılında atıldığını vurguladı. Kuruluşlarını takip eden süreçle birlikte günümüzde 47 ürün çeşitliliğine ulaştıklarını belirten Kızıl, “İçecek sektöründe Türkiye’nin en çok ihracat yapan kuruluşuyuz. Almanya'da kurduğumuz şirketle, ürünlerin satış ve dağıtım operasyonlarını yönetmekteyiz. Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, İsviçre ve Hollanda’daki satış noktalarımızda ürünlerimizi tüketicilerle buluşturmaktayız. Özellikle meyve aromalı maden suları ve limonata gibi ürünlerimizle, Orta Doğu ile Doğu Avrupa pazarlarında da etkiliyiz” dedi. Tüketicinin Uludağ İçecek’e güveni Ürünlerinin hiçbirinde katkı maddesi bulunmadığına dikkat çeken Kızıl, tüketicinin güvenini kazanmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Üretimin önemine işaret eden Kızıl, firmaların sadece üretmekle başarıya ulaşamayacaklarını, üretim kadar satış ve pazarlama stratejilerinin de doğru belirlenmesi gerektiğini belirtti. Kuruluşlarında 2 bin 100 kişinin istihdam edildiğine dikkat çeken Kızıl, istihdam edilen çalışanlardan bin 300’ünün ise satış ve pazarlama departmanlarında görevlendirildiğini vurguladı. Kızıl, Uludağ İçecek’i başarıya ulaştırılan etkenlerin; kaliteli ve sağlıklı üretim, ürün çeşitliliği ile ürünlerini tüketiciye hızlı ve etkin biçimde ulaştırdıkları satış-pazarlama stratejilerinin bulunduğunu da sözlerine ekledi. GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya, Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’a konuşmasının ardından teşekkür plaketi takdim etti.

Bursa Model Fabrika 'Sektörel Gelişim Merkezi' oldu Haber

Bursa Model Fabrika 'Sektörel Gelişim Merkezi' oldu

Yeni statüyle Bursa Model Fabrika’nın eğitim, danışmanlık ve dönüşüm hizmetlerindeki kapasitesinin geliştirilerek daha fazla KOBİ’ye ulaşılması hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Model Fabrika’nın SEGEM kapsamına alınmasının merkezin iş dünyasına sunduğu hizmetleri daha ileri bir seviyeye taşıyacağını söyledi. KOSGEB tarafından KOBİ’lerin kurumsallaşma düzeylerinin yükseltilmesi, verimliliklerinin artırılması, dijital, yalın ve yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması amacıyla hayata geçirilen SEGEM Destek Programı, sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik hizmet sunan merkezlerin kapasitelerini geliştirmeyi amaçlıyor. Program kapsamında Sektörel Gelişim Merkezlerinin personel, yazılım, eğitim, danışmanlık, organizasyon ve tanıtım giderleri desteklenirken, bu yapıların hizmet çeşitliliğinin ve sürdürülebilirliğinin artırılması hedefleniyor. Bursa Model Fabrika’nın SEGEM statüsü kazanmasıyla merkezin sanayi kuruluşlarına yönelik eğitim, danışmanlık ve uygulamalı dönüşüm çalışmalarını daha geniş bir çerçevede sürdürmesi için önemli bir destek mekanizması oluşturuldu. KOBİ’LERİN VERİMLİLİK YOLCULUĞUNA REHBERLİK EDİYOR BTSO öncülüğünde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde hayata geçirilen Bursa Model Fabrika, işletmelerin üretim süreçlerini daha verimli, esnek ve rekabetçi hale getirmelerine katkı sağlıyor. Gerçek üretim ortamında deneyimsel öğrenme yöntemlerinin uygulandığı merkezde işletmelerin mevcut süreçleri analiz ediliyor, verimlilik kayıpları tespit ediliyor ve iyileştirme çalışmalarının doğrudan üretim sahasına aktarılması sağlanıyor. Bursa Model Fabrika’nın “Öğren-Dönüş” yaklaşımıyla firmaların yalın üretim, dijital dönüşüm ve enerji verimliliği alanlarında kalıcı yetkinlik kazanması amaçlanıyor. Kurulduğu günden bu yana Bursa sanayisinin dönüşümünde aktif rol üstlenen Bursa Model Fabrika’da “Öğren-Dönüş” danışmanlığı kapsamında 113 işletmeye destek sağlandı. Farkındalık eğitimleriyle 734 işletmeden 2 bin 871 çalışana ulaşılırken, deneyimsel eğitimlerden 246 firma ve bin 226 çalışan faydalandı. Merkezde ayrıca bin 112 üniversite öğrencisine yalın üretim alanında eğitim verilerek geleceğin nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlandı. Otomotivden tekstile, makineden metale ve gıdaya kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalara hizmet veren Bursa Model Fabrika, işletmelerin süreçlerini sadeleştirmelerine, kaynaklarını daha etkin kullanmalarına ve dönüşüm kültürünü kurum geneline yaymalarına destek oluyor. “REKABETİN ANAHTARI VERİMLİLİK VE DÖNÜŞÜM” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabet koşullarının üretim anlayışını hızla değiştirdiğini, firmaların maliyet, kalite ve hız kadar teknolojiye uyum ve kaynak verimliliği konusunda da güçlü bir yapıya sahip olması gerektiğini ifade etti. İbrahim Burkay, “Bursa, Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri. Ancak sahip olduğumuz üretim kabiliyetini geleceğe taşımak için firmalarımızın daha verimli üretmesi, teknolojiyi süreçlerine daha hızlı adapte etmesi ve insan kaynağını yeni yetkinliklerle buluşturması gerekiyor. Bursa Model Fabrika’yı bu anlayışla hayata geçirdik. Burada firmalarımıza teorik bir eğitim vermekle kalmıyor, üretim sahasındaki kayıpları birlikte tespit ediyor ve dönüşümü işletmenin kendi ortamında hayata geçiriyoruz. Bugüne kadar elde ettiğimiz sonuçlar, bu modelin iş dünyamız açısından ne kadar değerli olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.” dedi. Bursa Model Fabrika’nın SEGEM statüsü kazanmasının yeni bir gelişim döneminin kapısını açtığını belirten Başkan Burkay, sağlanacak desteklerle merkezin insan kaynağı, teknoloji altyapısı ve hizmet kapasitesinin daha da güçleneceğini ifade etti. BTSO’nun 2030 vizyonu doğrultusunda üretimde verimlilik, dijitalleşme, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm başlıklarını birbirini tamamlayan temel rekabet unsurları olarak ele aldıklarını ifade eden Burkay, “KOSGEB’in SEGEM programıyla Bursa Model Fabrikamızın kapasitesini geliştirerek daha fazla KOBİ’mizi bu dönüşüm sürecine daha fazla dahil etmeyi hedefliyoruz. Firmalarımızın kurumsallaşmadan teknoloji adaptasyonuna, yalın üretimden enerji verimliliğine kadar ihtiyaç duyduğu alanlarda güçlü bir rehberlik sunmaya devam edeceğiz. BTSO olarak hayata geçirdiğimiz projelerde kamu desteklerinden en iyi şekilde kullanan kurumların başında geliyoruz. Hedefimiz firmalarımızın bugünkü sorunlarına çözüm üretirken, onları yarının üretim koşullarına da hazırlamak. Bursa sanayisinin yüksek katma değerli, verimli ve sürdürülebilir bir üretim yapısıyla küresel rekabetteki konumunu güçlendirmek için iş dünyamızın yanında olmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

BTSO MESYEB’den 135 bin çalışana belge Haber

BTSO MESYEB’den 135 bin çalışana belge

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) bünyesinde faaliyet gösteren ve 112 meslekteki yetki alanıyla Türkiye’nin en büyük belgelendirme merkezi konumunda bulunan BTSO MESYEB, bugüne kadar 135 bini aşkın çalışanı belgelendirerek iş dünyasının nitelikli insan kaynağı ihtiyacına stratejik bir katkı sunuyor. Firmaların rekabet gücünü artırmak, çalışanların bilgi ve becerilerini ulusal standartlara ulaştırmak ve daha güvenli çalışma ortamları oluşturmak amacıyla hayata geçirilen BTSO MESYEB, Türkiye genelinde geniş bir hizmet ağına ulaştı. Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından belirlenen ulusal standartlar doğrultusunda faaliyet yürüten merkez, iş dünyasının nitelikli iş gücü ihtiyacına doğrudan çözüm sunuyor. İnşaat, otomotiv, tekstil, asansör, elektrik-elektronik, kişisel hizmetler, lojistik, maden, metal, enerji ile kimya, petrol, lastik ve plastik olmak üzere 11 farklı sektörel grupta faaliyet gösteren BTSO MESYEB, toplam 112 meslekte yetki sahibi durumunda. Kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin 60’tan fazla ilinde sınav ve belgelendirme hizmeti sunan merkez, 135 bini aşkın çalışanın mesleki yeterlilik belgesi almasını sağladı. Gerçekleştirilen bu faaliyetlerle çalışanların yetkinlikleri güvence altına alınırken, iş kazalarının azaltılması ve iş sağlığı ile güvenliği bilincinin yaygınlaştırılmasına da önemli bir katkı sunuluyor. "Nitelikli İnsan Kaynağını Üretimin Merkezine Yerleştiriyoruz" Küresel rekabet ortamında teknoloji yatırımları kadar nitelikli insan kaynağının da belirleyici bir rol üstlendiğini söyleyen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, mesleki yeterlilik sisteminin işletmelere kalite, verimlilik ve iş güvenliği bakımından büyük kazanımlar sağladığını vurguladı. Burkay, değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü: "Üretimde güçlü olmanın yolu, işi doğru bilgi ve yetkinlikle yapan insan kaynağından geçiyor. MESYEB’i bu vizyonla, iş dünyamızın ihtiyaçlarına cevap veren öncü bir merkez olarak kurduk. Bugün 112 meslekte sahip olduğumuz yetkiyle Türkiye’nin zirvesindeyiz. Ülke genelinde 135 bini aşkın çalışanımızın mesleki yeterliliğini belgelendirerek hem çalışanlarımızın kariyerine değer kattık hem de firmalarımızın üretim standartlarını yükselttik. Önümüzdeki süreçte de iş dünyamızın ihtiyaç duyacağı yeni alanlarda yetkinliklerimizi genişletmeye devam edeceğiz."

Başkan Burkay’dan ayakkabıcılara alım heyeti ve UR-GE müjdesi Haber

Başkan Burkay’dan ayakkabıcılara alım heyeti ve UR-GE müjdesi

İbrahim Burkay, BTSO 33. Meslek Komitesi Çalışma Grubu ile birlikte Gençosman Ayakkabıcılar Çarşısı’nda sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Ramazan Kuneroğlu, Kuddusi Çetin, Veys Faruk Balkanoğlu, Mehmet Demir, Murat Güler’in de yer aldığı BTSO 33. Meslek Komitesi Çalışma Grubu üyeleri ve çok sayıda sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirilen buluşmada, ayakkabı ve saraciye sektörünün üretim, ihracat, insan kaynağı ve ticaret altyapısını güçlendirmeye yönelik BTSO’nun 2030 Vizyonu kapsamındaki eylem planı paylaşıldı. “AYAKKABI SEKTÖRÜMÜZ İÇİN GÜÇLÜ BİR YOL HARİTASI HAZIRLADIK” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın köklü üretim kültürünün önemli parçalarından biri olan ayakkabı ve saraciye sektörünün yeni dönemde daha güçlü bir ticaret ve ihracat yapısına kavuşmasını hedeflediklerini söyledi. Sektör temsilcilerinin görüş ve beklentileri doğrultusunda kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirten Başkan Burkay, “BTSO 33. Meslek Komitesi Çalışma Grubumuzla birlikte sektörümüzün geleceğine ilişkin önemli bir yol haritası oluşturduk. 2030 Vizyonumuz kapsamında üreticilerimizin yeni pazarlara açılmasını, ticaret hacimlerini büyütmesini, nitelikli insan kaynağına erişimini ve modern ticaret altyapısına kavuşmasını sağlayacak adımları hızla hayata geçireceğiz.” dedi. Sektörün ticaret hacmini artırmak amacıyla Ticari Safari Projesi kapsamında önemli bir organizasyona hazırlandıklarını açıklayan Burkay, “Kasım ayında Gençosman Ayakkabıcılar Çarşımızı yurt içi ve yurt dışından 250 kişilik güçlü bir alım heyetiyle buluşturacağız. Alıcılarımızı doğrudan sektörümüzün üreticileriyle bir araya getirerek yeni ticaret bağlantılarının kurulmasını hedefliyoruz. Gençosman’ın ticaret hareketliliğini yeniden güçlendirecek bu buluşmayı sektörümüz adına önemli bir başlangıç olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı. AFRİKA VE BALKAN PAZARLARINA AÇILIM BTSO’nun Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü UR-GE projelerinin sektörlerin ihracat kabiliyetine önemli katkılar sağladığını belirten Burkay, ayakkabı ve saraciye sektörünün de bu imkânlardan yararlanmasını sağlayacaklarını söyledi. Başkan Burkay, “Firmalarımızın ihracat yolculuğunda yanlarında olacağız. UR-GE çalışmalarımızla özellikle Afrika ve Balkan pazarlarına yönelik yurt dışı pazarlama faaliyetlerimize hız vereceğiz. Üreticilerimizi hedef pazarlardaki alıcılarla doğrudan buluşturarak Bursa’dan dünyaya uzanan yeni ticaret kanalları oluşturacağız.” dedi. Ayakkabı ve saraciye sektörünün en önemli gündemlerinden birinin nitelikli insan kaynağı olduğunu ifade eden Burkay, mesleki eğitim konusunda da kapsamlı çalışmalar gerçekleştireceklerini kaydetti. Ayakkabı, saraciye, kalıp ve model hazırlama alanlarında çıraklık eğitimlerinin güçlendirileceğini belirten Burkay, “Sektörlerimizin geleceğini konuşurken insan kaynağını ayrı değerlendiremeyiz. Usta-çırak kültürümüzü yeni nesil eğitim modelleriyle desteklemek ve sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli çalışanları yetiştirmek istiyoruz. BTSO olarak sahip olduğumuz eğitim altyapısını bu alanda da sektörümüzün hizmetine sunacağız.” diye konuştu. TEKNOSAB’DA AYAKKABICILAR ORGANİZE TİCARET BÖLGESİ Sektörün uzun vadeli gelişimi açısından en önemli adımlardan birinin TEKNOSAB Organize Ticaret Bölgesi’nde hayata geçirilmesi planlanan Ayakkabıcılar Organize Ticaret Bölgesi olduğunu ifade eden Başkan Burkay, projenin sektörün üretim ve ticaret kapasitesine yeni bir boyut kazandıracağını söyledi. İbrahim Burkay, “Ayakkabıcılar Organize Ticaret Bölgesi ile sektörümüzü modern ticaret, lojistik ve üretim altyapısıyla buluşturmayı hedefliyoruz. Firmalarımızın ölçek büyütebileceği, daha güçlü ticaret yapabileceği ve küresel pazarlara daha rahat ulaşabileceği yeni bir yapı oluşturacağız. Üretim gücümüzü ihracatla, nitelikli insan kaynağımızı güçlü bir ticari altyapıyla buluşturarak ayakkabı sektörümüzün Bursa ekonomisindeki yerini daha da güçlendireceğiz.” şeklinde konuştu. Gençosman Ayakkabıcılar Çarşısı’nın Bursa’nın ticaret hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Başkan Burkay, sektör temsilcileriyle ortak akıl içerisinde hareket edeceklerini belirtti. Burkay, “Gençosman’ı yeniden güçlü bir ticaret merkezi haline getirmek istiyoruz. Bunun için elimizde somut bir eylem planı var. Alım heyetlerinden yurt dışı pazarlama faaliyetlerine, mesleki eğitimden yeni ticaret alanlarına kadar birbirini tamamlayan çalışmalarımızı sektörümüzle birlikte gerçekleştireceğiz.” dedi. “JUNİOSHOW FUARI’NA ÇOCUK AYAKKABISI ÜRETİCİLERİMİZİ ENTEGRE EDİYORUZ” Çarşıdaki üreticilerin koleksiyonlarını uluslararası vitrine taşıyacak adımı da açıklayan Burkay, “Ocak ayındaki Junioshow Fuarı’na ayakkabı sektörümüzü de dahil ediyoruz. İlk etapta yaklaşık 25 firmamız yer alacak. Özellikle kız ve erkek çocuk ayakkabısı grubunda faaliyet gösteren, koleksiyon yapan üreticilerimizi fuarımızın içine alarak onları her alanda destekleyeceğiz. Üreticilerimizi bebek ve çocuk sektörünün küresel alıcı kitlesiyle buluşturup sipariş ağlarını büyüteceğiz.” ifadelerini kullandı. Sektör temsilcisi Ramazan Kuneroğlu ise Başkan İbrahim Burkay’ın çarşıya gelerek esnafı yerinde dinlemesinden büyük memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Sektörün tüm talep ve beklentilerinin eksiksiz şekilde not alındığını aktaran Kuneroğlu, “Başkanımızla bir araya geldiğimizde, kendisine projelerimizi anlattım ve Başkanımız da bu projelerin sonuna kadar arkasında olduğunu net bir dille ifade etti. 250 kişilik alım heyeti, UR-GE destekleri, yurt dışı pazarlar ve TEKNOSAB vizyonu sektörümüze güç verecek adımlardır. Başkanımıza destekleri için teşekkür ediyoruz, bu hedefleri hayata geçirmek için her zaman sahada olacağız.” şeklinde konuştu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sektör temsilcileriyle birlikte Gençosman’da ayakkabı ve saraciye sektöründe bulunan firmaları da ziyaret etti. Sektöre ilişkin projelerini açıklayan Başkan Burkay’a firmalar da yoğun ilgi gösterdi.

GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nde İlk Ders Zili Çaldı Haber

GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nde İlk Ders Zili Çaldı

BTSO Başkanı İbrahim Burkay: “Geleceğimize Yaptığımız En Büyük Yatırım Sizlersiniz” Bursa Valisi Erol Ayyıldız: “Ülkelerin Gücü Nitelikli İnsan Kaynağıyla Ölçülüyor” Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında ilk öğrencileriyle ders başı yaptı. Türkiye genelinde LGS’de en başarılı 48 öğrencinin eğitim göreceği okulun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Geleceğimiz için yaptığımız en büyük yatırım öğrencilerimizdir. Buradan ülkemizi geleceğe taşıyacak çok değerli girişimciler ve liderler yetişeceğine inanıyorum.” dedi. BTSO öncülüğünde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekleriyle hayata geçen GUHEM’in yerleşkesindeki programa Bursa Valisi Erol Ayyıldız, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, BTSO Meclis ve Yönetim Kurulu üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay, GUHEM projesine yaklaşık 10 yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını belirterek merkezin bugün dünyanın önde gelen uzay ve havacılık merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Bursa’nın ekonomik gücünün arkasında sanayi ve teknolojinin bulunduğunu ifade eden Burkay, geleceğin asıl gücünün ise nitelikli insan kaynağı olduğunu vurguladı. İbrahim Burkay, “Fabrikalarımız, üretim gücümüz ve teknolojimiz elbette çok kıymetli. Ancak geleceğimiz için yaptığımız en büyük yatırım gençlerimizdir. GUHEM çatısı altında yetişecek gençlerimizin içinden önümüzdeki 20 yılda ülkemizi sıçratacak girişimciler, bilim insanları ve liderler çıkacağına inanıyoruz.” diye konuştu. Pekin ve Toulouse ile Öğrenci Değişimi Öğrencilerin uluslararası eğitim ve proje programlarıyla destekleneceğini belirten Başkan Burkay, Çin’in Pekin ve Fransa’nın Toulouse kentlerindeki uzay merkezleriyle iş birliklerinin bulunduğunu söyledi. Burkay, “Öğrencilerimiz Çin, Fransa, İngiltere ve ABD başta olmak üzere farklı ülkelerdeki gençlerle ortak projeler geliştirecek. İngilizcenin yanında ikinci bir yabancı dili de çok önemsiyoruz. Önümüzdeki yıldan itibaren hazırlık sınıfımızda İngilizcenin yanı sıra Çince eğitimi de vermeyi planlıyoruz. Hedefimiz gençlerimize bilgiyle birlikte harekete geçme cesareti kazandırmak.” dedi. Yüksek Teknoloji Kampüsü Öğrencilere Açılacak GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi öğrencilerinin akademik eğitimin yanı sıra üretim ve teknoloji altyapılarıyla da buluşacağını ifade eden Burkay, BUTGEM, MESYEB, BUTEKOM ve Bursa Model Fabrika’nın yer aldığı Yüksek Teknoloji Kampüsü’nün öğrencilerin çalışma alanlarından biri olacağını kaydetti. Öğrencilerin GUHEM’de görev yapan uzmanlardan eğitim alacağını belirten Burkay, “Tüm öğrencilerimiz yüzde 100 burslu. 12 öğrencimiz şehir dışından geldi. Önümüzdeki yıldan itibaren Bursa’daki öğrencilerimiz dahil tamamının yatılı eğitim almasını hedefliyoruz. Bu evlatlarımız artık bize emanet. Onların analitik düşünme kabiliyetlerini geliştirecek ve dünya ile rekabet edebilecek bireyler olarak yetişmelerini sağlayacak her türlü desteği vereceğiz.” ifadelerini kullandı. “48 Öğrencimiz Bu Vizyonun Temsilcileri Olacak” Bursa Valisi Erol Ayyıldız, günümüzde ülkelerin gücünün bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve nitelikli insan kaynağı yetiştiren ekosistemlerle ölçüldüğünü söyledi. Havacılık, uzay ve savunma sanayiinin stratejik önemine dikkat çeken Vali Ayyıldız, “Bugün eğitime başlayan 48 öğrencimiz bu vizyonun en önemli temsilcileri olacaktır. GUHEM’in güçlü altyapısından yararlanacak, üniversitelerimizin ve sanayicilerimizin mentorluk desteğiyle üretim kültürü içerisinde yetişeceksiniz. Sizlerden beklentimiz merak eden, araştıran, üreten ve bilgisini ülkemiz için değere dönüştüren gençler olmanızdır.” dedi. “Köklü Birikimi Bilim ve Havacılıkla Buluşturuyoruz” BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da Bursa’nın üretim ve girişimcilik birikiminin bilim ve teknolojiyle güçlendiğini belirterek, “GUHEM’in eğitimle bütünleşmesini Bursa adına tarihi bir adım olarak görüyorum. GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisemizle gençlerimiz geleceğin stratejik alanlarına çok daha donanımlı hazırlanacaktır. Bu yatırımın hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. “BTSO Üyesi Olarak Bu Projeleri Görünce Ödediğimiz Aidatlar Helal Olsun Diyoruz” Öğrenci velisi Esra Şahiner Çırpar, BTSO’nun teknoloji merkezlerini ziyaret ettiklerini belirterek, “Biz de BTSO üyesiyiz. Odamız bugüne kadar birçok şeyi başardı. Bugün BUTEKOM’u, MESYEB’i ve diğer merkezleri gezdik, katma değeri çok yüksek projeler gördük. Odamızın gücünden güç alan GUHEM’de oğlumuzun okumasını yürekten istedik. Oda’mıza ödediğimiz aidatlar helal olsun. Bu emeklerin nereye dönüştüğünü bugün daha iyi gördük. BTSO’ya ve Yönetim Kurulu Başkanımıza gönülden teşekkür ediyorum.” dedi. “İbrahim Burkay’ın Güçlü Bir Vizyonu Var” Kırklareli Lüleburgaz’dan oğlunu okula getiren Salih Akaner ise kampüsü gördükten sonra yeni açılan bir okul olmasına ilişkin endişelerinin tamamen ortadan kalktığını söyledi. Akaner, “Fiziki şartları ve ortaya konan vizyonu görünce içimiz çok rahatladı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın çok derin bir tecrübesi var, vizyonu geniş. Buraya katkısının ne kadar büyük olduğunu gördüm. Aynı enerjiyi çocuklarımız da yakalarlarsa ülkemiz için çok değerli evlatlar olarak yetişeceklerinden hiç şüphem kalmadı. Burada gördüklerimizin benim vizyonuma da katkı sağlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. “GUHEM Bir Dünya Markası” Öğrencilerden Metin Önder, hayalinin uzay ve havacılık alanında eğitim almak olduğunu belirterek, “GUHEM’i daha önce de biliyordum. Burada bir lise açıldığını duyunca büyük heyecan yaşadım. Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada büyür bir marka. Bizim hayal ettiğimiz okul burasıydı. Burada çok iyi eğitim alacağıma eminim. Burada harika imkanlar var. Laboratuvarları ve imkânları gördük. Arkadaşlarımızla birlikte TEKNOFEST başta olmak üzere önemli projelere imza atmak istiyoruz. Geleceğin uzay, havacılık ve teknoloji mühendislerinin buradan yetişeceğine inanıyorum. Bize bu imkanı sağlayan BTSO’ya ve emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi. “Pilot Olmak İstiyorum” Zixin Liao da GUHEM’i daha önce okul gezisiyle ziyaret ettiğini belirterek, “Havacılıkla ilgileniyorum ve ileride pilot olmak istiyorum. İlk öğrencilerden biri olduğum için çok heyecanlıyım. Hayallerime giden ilk adımlarımı burada atmayı umuyorum.” diye konuştu. GUHEM ortamının heyecan verici olduğunu ifade eden öğrenci Ezgi Berfin Kaymakçı ise “Burası diğer okullardan farklı. Havacılık ve uzayla doğrudan iç içe bir ortamımız var. GUHEM Fen Lisesi’nin bize çok şey katacağına ve geleceğe daha güçlü hazırlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Bursa’da yeni eğitim öğretim yılı başladı, Filistinli öğrencinin okul özlemi duygulandırdı Haber

Bursa’da yeni eğitim öğretim yılı başladı, Filistinli öğrencinin okul özlemi duygulandırdı

Bursa’da yeni eğitim öğretim yılı başladı. 2 bin 71 okulda 598 bin 863 öğrenci ve 40 bin 699 öğretmen ders başı yaparken, Bursa’daki İlköğretim Haftası programında konuşan 2024 yılında Türkiye’ye gelen Filistinli öğrenci Esil Keşta’nın, Gazze’de bıraktığı okuluna ve arkadaşlarına duyduğu özlemi anlatması duygu dolu anlar yaşattı. Türkiye genelinde 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk ders zili bugün çaldı. Bursa’da da öğrenciler sabahın erken saatlerinde okullarının yolunu tutarken, yeni eğitim öğretim yılının açılışı Endez İlkokulu’nda düzenlenen İlköğretim Haftası programıyla gerçekleştirildi. Programa Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa İl Emniyet Müdürü Kadir Gökçe, Bursa İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Mustafa Bakçepınar, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa milletvekilleri, Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Yeni eğitim öğretim yılında Bursa genelinde 2 bin 71 okulda toplam 598 bin 863 öğrenci eğitim hayatına devam edecek. Kent genelinde 40 bin 699 öğretmen görev yapacak. İlköğretim Haftası’nın, yalnızca yeni bir eğitim-öğretim yılının başlangıcı değil, çocukların geleceğine ve Türkiye’nin güçlü yarınlarına duyulan inancın da ifadesi olduğunu belirten Vali Erol Ayyıldız, "Çünkü bizler biliyoruz ki bir milletin en büyük gücü, bilgiyle donanmış, milli ve manevi değerlerini özümsemiş, düşünen, üreten ve çağın gerektirdiği becerilere sahip nesiller yetiştirmektir. Türkiye, eğitim alanında attığı kararlı adımlarla çocuklarımızın geleceğini hazırlayan bilgi ve becerinin yanı sıra sağlam bir karakter ve medeniyet kazandırmayı hedefleyen güçlü bir eğitim anlayışını sürdürmektedir. Bu anlamda Bursa, köklü tarihi, güçlü ekonomisi, üretim gücü, kültürel zenginliği ve yetişmiş insan kaynağı ile ülkemizin önde gelen şehirlerinden biridir. Bursa’nın güçlü yarınlarını inşa edecek olanlar ise bugün, şu anda sıralarında oturan sevgili çocuklarımızdır. Eğitim yalnızca okulda değil, ailede, çevrede ve toplumun bütününde şekillenen ortak bir süreçtir. Çocuklarımızın güçlü bir geleceğe hazırlanabilmesi için okul, aile ve toplumun aynı hedef etrafında buluşması ayrıca büyük önem taşımaktadır. Eğitime sunduğu değerli katkı için Bülent Endez’e ve değerli hanımefendiye ve diğer tüm haricseverlerimize şükranlarımızı arz ediyoruz. Unutmayınız ki sizlerin başarısı yalnızca kendi geleceğinizin değil Türkiye’nin geleceğinin de başarısıdır. Çocuklarımızın eğitimine yapılan her yatırım Türkiye’nin geleceğine yapılan en önemli, en değerli yatırımdır. Yeni eğitim öğretim yılının başta sevgili öğrencilerimiz olmak üzere Gazze’de, Filistin’de, dünyanın her yerindeki tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize, eğitim yöneticilerimize, Bursa’mıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı. "Bir yanda gönlü vatanında, hatıraları okulunda, özlemi Gazze’de kalan Filistinli bir evladımızın sesi, diğer yanda onun acısını kendi acısı bilen, dünyadaki bütün çocukların güvenle ve huzurla okullarına gidebildiği bir gelecek dileyen Türk evladımızın vicdanı" diye sözlerine başlayan Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer ise konuşmasını şöyle sürdürdü: "Biri bize mazlum bir çocuğun hasretini hatırlattı, diğeri ise bu toprakların asırlardır taşıdığı merhamet, kardeşlik ve adalet anlayışını dile getirdi. Eğitim yalnızca ders kitaplarında, sınıflardan, sınavlardan ve diplomalardan ibaret değildir. Eğitim, farklı hayatları birbirine yaklaştıran, çocukların yüreğinde ortak duygulara yer açan güçlü bir bağdır. Bu milletin yarınlarını şekillendiren, sizlerin rehberliğinde yükselen Türkiye Yüzü’nün maarif modeli, sizlere emanet edilen her öğrenciyi bilgi sahibi kılan, o bilgiyi doğruya, iyiliğe ve insanlığa dönüştüren erdemli bireyler olarak yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Değerli velilerimiz, eğitimde en büyük güçümüz, sizlerle kurduğumuz güçlü iş birliğidir. Okulun ve ailenin aynı istikamette yürüdüğü yerde çocuklarımız daha güvenli, daha sağlam ve daha mutlu bir gelecekle ilerleyecektir. Bu sorumluluk bilincine sahip nesiller Gazze başta olmak üzere dünyadaki tüm çocukların kendi okullarında korkusuzca huzur ve güven içinde yaşayabileceği bir geleceği inşa edebilirler." Filistin’den 2024 yılında Türkiye’ye gelen ortaokul öğrencisi Esil Keşta ise, "Ben Filistinli bir çocuğum. Bugün ben de sizler gibi okula geldim. Çantam sırtımda, desteklerimde. Defterlerim önümde, öğretmenim karşımda. Burada okuyabiliyor, derslerime girebiliyor ve arkadaşlarımla aynı sıraları paylaşabiliyorum. Bunun için çok mutluyum. Ama okulun kapısından her girdiğinde aklıma Gazze’deki okulum geliyor. Filistin’de bıraktığım sınıfım, sıram, öğretmenim ve arkadaşlarım gözümün önünde canlanıyor. Burada okul zili çaldığında sınıfa girerken eski öğretmenim birazdan kapıdan içeri girecekmiş gibi hissediyorum. Burada yeni arkadaşlarım var. Birlikte oyun oynuyor, ders çalışıyor ve gülüyoruz. Ama bazen Filistin’deki arkadaşlarımı düşünüyorum. Acaba şimdi neredeler, acaba bir gün yeniden aynı okul bahçesinde birlikte koşabilecek miyiz? Ben vatanımdaki okulumu çok özledim. Koridorlarını, bahçesini, sınıfın penceresinden gördüğüm gökyüzünü, sırama oturup defterimi açmayı, öğretmenimin tahtaya yazdığı kelimeleri, arkadaşlarımla paylaştığım küçücük anları bile özledim. Bugün burada eğitimime devam ediyorum. Ama kalbimin bir parçası hala Filistin’deki okul sıramda oturuyor. En büyük dileğim bütün çocukların kendi vatanlarında, kendi okullarında olması" diye konuştu. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca çocuğun okullarına sevinçle başladığını belirten Eymen Kılıç da, "Ama dünyadaki bütün çocuklar bizim kadar şanslı değil. Gazze’deki çocukların da bizim gibi okullarına gidebilmelerini, kitaplarına kavuşmalarını ve yeniden gülümsemelerini tüm kalbimizle diliyoruz" dedi. Konuşmaların ardından öğrenciler tarafından sunulan halk oyunları gösterileri büyük bir beğeni ile izlendi. Okulu eğitime kazandıran hayırsever Bülent Endez’e Bursa Valisi Erol Ayyıldız plaket takdim etti. Daha sonra ilk ders zilinin çalınmasıyla sınıflara geçildi.

BTSO ve YÖK iş birliğiyle Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor Haber

BTSO ve YÖK iş birliğiyle Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor

Üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemin kapılarını aralayan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamanın pilot merkezlerinden biri yaparak öğrencilerin eğitim dönemlerini doğrudan işletmelerde geçirmesini sağlayacak kritik iş birliği protokolünü hayata geçirdi. BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, "Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz" dedi. "Teknoloji değişiyorsa beceriler de değişecek" İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, "Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir" ifadelerini kullandı. "GUHEM lisemizi 15 Eylül'de açıyoruz" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, "GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, "Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz" dedi. Yeni uygulamanın "uzatılmış staj" olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. Eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağ güçlendirilecek Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. "Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz." diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, "Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak" sözleriyle açıkladı. Özvar, "Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum" dedi. Vali Ayyıldız: "Gençler geleceğe daha donanımlı hazırlanacak" Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, "Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz." dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Eğitim programları sektörle birlikte oluşturulacak Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

Öğrenci Affı TBMM'de Haber

Öğrenci Affı TBMM'de

Teklifin tümü üzerinde söz alan Yeni Yol Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, yükseköğretimin bir ülkenin bilim üretme kapasitesini, teknoloji gelişimini, ekonomik rekabet gücünü ve yetişmiş insan kaynağını doğrudan belirleyen stratejik bir alan konumunda bulunduğunu belirterek, bu alanda yapılacak her düzenlemenin Türkiye'nin geleceğini de şekillendirdiğine işaret etti. Düzenlemenin yükseköğretim sistemine yönelik bütüncül bir reform perspektifi ortaya koymaktan uzak olduğunu söyleyen Karaman, "Teklif, sistemin temel sorunlarını ele alan kapsamlı bir dönüşüm yerine, uygulamada ortaya çıkan çeşitli sorunlara parça parça müdahale eden teknik düzenlemelerden oluşmaktadır. Oysa Türkiye'nin bugün ihtiyacı olan şey, birkaç maddelik teknik değişiklikler değil, yükseköğretimin geleceğine ilişkin güçlü bir vizyondur." diye konuştu. Teklifte olumlu hükümler de bulunduğunu dile getiren Karaman, "Akademik etik ihlalleri ile mücadele edilmesi, bazı öğrenci mağduriyetlerinin giderilmesi, bilimsel araştırmaların desteklenmesine yönelik düzenlemeler ve uygulamada yaşanan bazı belirsizliklerin giderilmesi bunlar arasındadır. Ancak bu olumlu düzenlemeler yükseköğretim sisteminin yapısal sorunlarını çözmeye tek başına yetmemektedir." ifadesini kullandı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, teklifle 6 farklı kanunda değişiklik öngörüldüğünü ancak tali komisyonların çalıştırılmadığını dile getirdi. Teklifin 25. maddesiyle üniversitelerde görev yapacak akademisyenler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması getirildiğini anlatan Sunat, "Devlet elbette güvenliğini korumalıdır, buna kimsenin itirazı yok ama mesele güvenlik değildir, mesele bu yetkinin nasıl kullanılacağıdır?" diye konuştu. Sunat, teklifin tamamına bakıldığında hesap verebilirlik, üniversite özerkliği, objektif kriter, kanuni güvence bulunmadığını savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'nin ihtiyacı ise bunun tam tersidir. Türkiye'nin ihtiyacı özgür üniversiteler, liyakatle yükselen akademisyenler, dünyayla rekabet eden bilim insanları ve üniversiteyi bitirdiğinde bavul hazırlayan değil, laboratuvar kuran gençlerdir. İYİ Parti olarak, bilimin siyasete değil, siyasetin bilime kulak verdiği, liyakatin sadakatin önüne geçtiği, üniversitelerin korkuyla değil, özgürlükle yönetildiği, öğrencilerin umutla, akademisyenlerin güvenle çalıştığı bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz." CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, teklifin ilk hükmüyle öngörülen düzenlemeyi eleştirerek, "Dünyanın her yerinde tıp fakültesinden mezun olan hekimler ve diş hekimliğinden mezun olanlar meslektaştır, artık o aşamadan sonra öğrenci değildir. Yabancı asistanlara diyorsunuz ki '17 bin 905 lirayla hayatınızı idame ettirin.' Ne oluyor? Sizin denetimsiz hastanelerinizde, Sağlık Bakanlığının denetleyemediği hastanelerde bu 17 bin 905 lira maaş vermiş olduğunuz yabancı asistanlar, yabancı öğrenciler hastanelerde maalesef bunu söylemek zorundayım ama korsan nöbet tutuyor." diye konuştu. - "Tarihi bir fırsat eşitliğini tesis etmiştir" MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Türkiye'nin son yıllarda yükseköğretim alanında çok ciddi ve stratejik bir eşiği aştığını ve nicel büyümesini büyük ölçüde tamamladığını vurgulayarak, "Yurdumuzun 81 iline yayılan üniversitelerimiz sadece büyükşehirlerde değil, Anadolu'nun en ücra köşesindeki, Torosların zirvesindeki, Karadeniz'in yaylalarındaki evlatlarımızın da yükseköğretime erişimini kolaylaştırmış, tarihi bir fırsat eşitliğini tesis etmiştir. Artık maddi imkansızlıklar ya da başka sebeplerle büyükşehirlere gidemeyen pırıl pırıl beyinler kendi memleketlerinde evrensel bilgiyle buluşabilmektedirler." değerlendirmesinde bulundu. Teklifin öğrenci affına yönelik düzenlemesine değinen Kılıç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bu konudaki ifadelerini anımsattı. Bu konuda üzerlerine düşen sorumluluğu eksiksiz şekilde yerine getireceklerini belirten Kılıç, "Yıl sınırı olmaksızın tam 4 milyon ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencimiz 2026-2027 akademik yılında eğitimlerine, o çok özledikleri kampüslerine, amfilerine ve bilim üreten kütüphanelerine kaldıkları yerden eskisinden daha tecrübeli, hayatın sillesini yemiş ama asla pes etmemiş çelik bir iradeyle, çok daha güçlü bir inançla devam edeceklerdir." dedi. Kılıç, bu düzenlemeden, devletin birliğine karşı suç işleyenlerin, terör örgütleriyle bağlantılı olanların, güvenlik güçlerine yönelik suçlara karışanların, işkence, cinsel saldırı ve çocuk istismarı suçluları ile uyuşturucu ticareti yapanların yararlanamayacağını da belirtti. - "Sonuç üretmeyecek" Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, teklifle akademisyenlerin durumunu iyileştirmek için hiçbir düzenleme yapılmadığını ifade etti. Öğrenci affının, önemli bir beklenti olduğuna işaret eden Özçağdaş, TUS, YDUS ve DUS kazanarak eğitimini yarıda bırakmış olanların da bu haktan yararlandırılması gerektiğini belirtti. Özçağdaş, şöyle konuştu: "Benzer bir şekilde, halen öğrenimine devam eden, ilişiğini kesmemiş öğrencilerin bu kanun teklifinden yararlanmaları için kanun teklifinde açık hüküm gerekir. Bunların, bu kanun teklifi çıkmadan önce düzenlenmesini bekliyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki bu aflar iktidarın yükseköğretimde yarattığı enkaza dönemsel bir pansuman yaratma çabasıdır. Gençlerin okulu terk etmelerinin asıl nedeni akademik yetersizlik değil, derin ekonomik kriz, fahiş kiralar ve barınma sorunudur. Yapısal sorunlar çözülmeden çıkarılan af maalesef kalıcı bir sonuç üretmeyecektir." Şahsı adına söz alan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, akademisyenlerin özlük haklarının iyileştirilmesinin zorunlu bir ihtiyaç olduğunu söyledi. Öğrenci affıyla ilgili düzenlemeyi olumlu bulduğunu dile getiren Gürer, "Öğrencilerin içinde bulunduğu koşullarda farklı nedenlerle eğitimlerini sürdüremedikleri süreçler oluyor. Ekonomik sorunlar başta olmak üzere fahiş fiyatta kiraların olması, aile içi sorunlar ya da içinde bulundukları psikolojik durumlar öğrencilerin okullardan kopmasına neden oluyor." dedi. Af kapsamı dışında tutulanları anımsatan Gürer, bu kesimin de af kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. - "Geçmiş aflardan yararlanmış ancak eğitimini tamamlayamamış öğrencilerimiz de bu aftan istifade edebilecek" Şahsı adına söz alan teklifin imza sahiplerinden AK Parti Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt, ülkelerin asıl gücünün bilgi üretmekten, teknoloji geliştirmekten, nitelikli insan kaynağı yetiştirmekten ve bu dinamikleri toplumsal ve ekonomik değere dönüştürmekten geçtiğine işaret etti. Kanun teklifinin bu anlayışla hazırlandığını aktaran Uzkurt, "Teklifimiz, öğrencilerimizin eğitim hakkını daha güçlü korumayı, akademisyenlerimizin bilimsel üretimini desteklemeyi, akademik dürüstlüğü daha sağlam güvence altına almayı ve yükseköğretim sistemimizi değişen ihtiyaçlara uygun şekilde güncellemeyi amaçlamaktadır." diye konuştu. Uzkurt, öğrenci affına yönelik düzenlemeye değinerek, "Geçmiş aflardan yararlanmış ancak eğitimini tamamlayamamış öğrencilerimiz de bu aftan istifade edebileceklerdir." ifadesini kullandı. Teklifin tümü üzerinde görüşmelerin tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi. Aranın ardından Komisyon'un yerini almaması üzerine Adan, birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.