Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İnsan Hakları

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İnsan Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnsan Hakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yusuf Tekin: "Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkılmasını arzu ediyoruz" Haber

Bakan Yusuf Tekin: "Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkılmasını arzu ediyoruz"

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında geldiği Giresun’da "Terörsüz Türkiye" sürecine sahip çıkılması mesajı verdi. Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Giresun’da gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yusuf Tekin, bu yılki ana gündemlerinin "Terörsüz Türkiye" süreci olduğunu belirterek, sürecin Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve demokratik gelişimi açısından önemli olduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye" sürecinin Türkiye’nin önündeki önemli problemlerden birinin çözümü anlamına geldiğini ifade eden Tekin, "Bu problemin çözülmesi durumunda bu sorun için aktarılan ekonomik kaynaklar daha rasyonel bir şekilde kullanılacak. Ülkenin tamamında milli birlik ve beraberliğin tesis edilmesi sonrasında sosyal refah, insan hakları ve demokrasi açısından bambaşka bir Türkiye ile karşı karşıya olacağız" dedi. Bakan Tekin, AK Parti iktidarları döneminde demokratikleşme ve temel hak ve özgürlükler konusunda önemli adımlar atıldığını savunarak, geçmiş dönemlerde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Türkiye’nin geçmişte faili meçhuller, gözaltında kayıplar, işkence iddiaları, köy boşaltmaları ve temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Tekin, AK Parti’nin iktidara gelmesinin ardından bu alanlarda önemli değişiklikler gerçekleştirildiğini ifade etti. Tekin, "2001 yılında Cumhurbaşkanımız ‘Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ diyerek yola çıktı. 2002’den itibaren demokratikleşme ve insan haklarıyla ilgili önemli adımlar attık" diye konuştu. "Kürtçe konusunda önemli değişiklikler yapıldı" Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde farklı kimlik ve kültürlere ilişkin önemli düzenlemeler yapıldığını belirten Bakan Tekin, Kürtçe yayın, eğitim ve kültürel faaliyetler konusunda geçmişe kıyasla önemli değişiklikler gerçekleştirildiğini söyledi. Tekin, "Kürtçe insanların şarkı söyleyemediği bir Türkiye’den, devlet televizyonlarında Kürtçe kanalın olduğu, insanların kendilerini Kürtçe ifade edebildiği, okullarda Kürtçe seçmeli derslerin verildiği, Kürtçe özel kursların açılabildiği ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Kürtçe eserler yayımlayabildiği bir Türkiye’ye geldik" ifadelerini kullandı. "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde büyük bir uzlaşı oluştu" "Terörsüz Türkiye" sürecinin yeni bir aşamaya geldiğini dile getiren Tekin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oluşan siyasi uzlaşıya dikkat çekti. Tekin, "Geçtiğimiz yıl Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli’nin gerçekten devrim niteliğindeki cesur açıklamasıyla beraber süreç bambaşka bir boyuta erişti. Geçtiğimiz ay Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaklaşık üçte ikinin üzerinde bir çoğunlukla Türkiye’nin artık bu sorunu, kendi birikimine ve medeniyet birikimine yakışmayan bu problemin çözümü için büyük bir uzlaşıyla önemli bir yasal düzenleme hayata geçirildi" dedi. "Herkesin sürece sahip çıkmasını arzu ediyoruz" Sürecin bundan sonraki aşamasında toplumun farklı kesimlerinin sürece sahip çıkmasının önemli olduğunu vurgulayan Tekin, mülki idare amirleri, yerel yöneticiler, sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri, siyasetçiler ve milletvekillerine çağrıda bulundu. Tekin, "Sürecin bu noktasından itibaren mülki idare amirlerinin, yerel yöneticilerin, sivil toplum örgütlerinin, kanaat önderlerinin, siyasetçilerin, milletvekillerinin herkesin artık teyakkuz halinde gelinen bu noktaya, bu sürece sahip çıkmasını arzu ederiz" diye konuşt Okullarda "milli birlik ve kardeşlik" etkinlikleri yapılacak Milli Eğitim Bakanlığı olarak "Terörsüz Türkiye" sürecine eğitim alanında destek vereceklerini açıklayan Bakan Tekin, 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk haftasında Türkiye genelindeki okullarda milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları temalı etkinlikler düzenleneceğini söyledi. Tekin, "2026-2027 eğitim öğretim yılı başlarken, milli mücadeleyi yürütürken nasıl hiçbir ayrım gözetmeden herkes elinde avucunda ne varsa bu mücadeleye destek olduysa, biz de yeniden aynı milli mücadele ruhuyla bu toplumsal sorunu çözecek, milli birliği ve kardeşliği yeniden egemen kılacak biçimde eğitim öğretimin başladığı ilk hafta tüm Türkiye genelindeki okullarımızda milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları temalı etkinlikler ve farkındalık çalışmaları yapılmasını öğretmenlerimizden rica ettik" dedi. Bakan Tekin, etkinliklerin amacının öğrencilere milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları konusunda farkındalık kazandırmak olduğunu belirterek, velilerden de çocuklarına destek olmalarını istedi. Tekin, konuşmasının sonunda Türkiye Yüzyılı Buluşmaları programının düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Genel Merkezi, Teşkilat Başkanlığı, Giresun İl Başkanlığı, milletvekilleri ve teşkilat mensuplarına teşekkür etti.

Bakan Tekin: " Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi gerici, sapkın bir azınlık diye tanımladılar" Haber

Bakan Tekin: " Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi gerici, sapkın bir azınlık diye tanımladılar"

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, "Ramazan ayında çocuklarımızın Türkiye Yüzyılı özelinde tanımladığımız merhamet, yardımlaşma, vatanseverlik, milli birlik gibi duygularla ilişkisini kurarak Ramazan ayında çocuklarımız Ramazan ayını yaşasınlar istedik. Maalesef Türkiye'de iktidar ne yapsa karşı çıkan birileri var. Öyle tuhaf argümanlarla karşı çıktılar ki, bir grup akademisyen bildiri yayınladı. Bildirilerinde ne dediler biliyor musunuz? Bir, Trump'ın ipine sarılmakla suçladılar beni. İki, gerici, sapkın bir azınlık diye bizi tanımladılar. Ramazan ayını bu şekilde değerlendirdiğimiz için. Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi toplumu Talibanlaştırmakla suçladılar. Bunu isimlerinin başında unvanları olan, kendilerince saygın olduğunu iddia eden kişiler yaptı" dedi. Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Formuna katılım sağladı. Salı günü başlayan formun 4'üncü gününde gençlerle bir araya gelen Bakan Tekin, ‘ Yeni Yüzyılda Eğitimin Dönüşümü' isimli panelde BDF'26 Akademi Başkan Yardımcısı Mutullah Ömer Faruk Yayan, BDF'26 Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Elif Toprak ve BDF'26 Halkla İlişkiler Başkanı Ömer Can'ın sorularını yanıtladı. Yapay zekanın eğitim ve öğretime etkisiyle ilgili soruyu yanıtlayan Bakan Tekin, "İki tane bakış açısı var. Birinci bakış açısı, önümüzdeki süreçte öğretmenlere ihtiyaç kalmayacak, her şeyi yapay zeka üzerinden yürüyecek. Ben bu bakış açısına katılmıyorum. Bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Ben ikincisini söyleyeceğim taraftayım. Eğitim ve öğretim süreçleri daha da form değiştirecek. Okulda öğretmenlerimizin daha az bilgi verdiği ama birlikte yaparak ürettikleri, birlikte yaparak öğrencilere rehberlik ettiği bir forma dönüşecek öğretmenlik ve okullardaki eğitim öğretim süreçleri. Buraya dönüştüğü zaman öğrencilerin yapay zekadan herhangi bir ödevi ya da bir projeyi kolaycılıkla yapmasını da bir problem olmaktan çıkaracak. Oradan bilgiyi alması, okulda öğretmeniyle birlikte bunu hayata geçirmesine engel olmayacak, tam tersine kolaylaştıracak." dedi. Yapay zeka uygulamalarının inanılmaz derecede hızlı geliştiğine dikkat çeken Tekin, "Ama önemli olan şey şu, bakış açımızı şöyle oturtmamız lazım; yapay zekayı insan hayatını kolaylaştıran, insan hayatını anlamlı hale getiren ve en sonunda benim forumun konusuyla da ilgili olduğu biçimde insanlığı önceleyen bir arka plan yazılımına dönüştürebilmek lazım. Hep beraber bunu oluşturabilmeliyiz. Ben bundan 10 yıl sonra öğretmen arkadaşlarımızın yapay zekadan yaygınlaştığı bir eğitimde öğretmen arkadaşlarımızın rolünün insanlara bilgi vermek değil, rehberlik etmek; birlikte bir sosyal projeyi yapmak, birlikte bu konuda etkinlikler organize etmek yani eğitim öğretim süreçlerinde öğrendikleri şeyi toplumun yararına kullanabilecek rehberlik faaliyetlerine dönüşeceğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı. " Asli vazifemiz bize emanet edilen çocuğu manevi değerlerine sahip çıkan, ülkesine sadakatle bağlı bir şekilde yetiştirmek" "Müfredatınız ile ahlaki, erdemlilik farkındalığını pekiştiren faaliyetler hakkındaki soruyu da yanıtlayan Bakan Tekin, "Benim Milli Eğitim sistemiyle ilgili en önemli beklentim; Milli Eğitim Bakanlığının kendisine emanet edilen, 12 yıl boyunca emanet edilen bir genci, bir çocuğu önce bu ülkeye, bu ülkenin geleceğine, bu ülkenin geçmişine, içinde yaşadığı milletin değerlerine, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, ülkesine sadakatle bağlı bir şekilde yetiştirmek. Bize emanet edilen çocuklarla ilgili asli vazifemiz bu. O yüzden bizim Bakanlığımızın adı Milli Öğretim değil de Milli Eğitim Bakanlığı. Bunu yapmak bizim kanunen asıl görevimiz burası. Diğer kısmını da yapacağız kuşkusuz. Öğretimle ilgili kısmını. Ama ikisinden herhangi birini ihmal etmemeliyiz." şeklinde konuştu " Biz çocuklarımızı barış, insan hakları konusunda eğitmemiz lazım, farkındalık oluşturmamız lazım" 2023'ten itibaren de yapılan etkinliklerin, özellikle daha eksik olduğu düşünülen milli ve manevi değerlere sahip çıkılması konusundaki hassasiyeti artırmak üzere yapıldığını aktaran Tekin, şunları söyledi: Müfredatın içerisine milli ve manevi değerlerimizi yerleştirdik. Başladığımız günden beri de yani 2023'ten beri bu ülkede çocuklarımızın konjonktürel olarak gündeminde olan, takvim olarak gündeminde olan, ülke gündeminde olan bazı şeyleri çocuklarımız okullarda bu felsefeye uygun bir biçimde algılasınlar diye etkinlikler yaptık. Mesela unutulduğu için hatırlatmakta fayda var; İsrail'in Filistin'e, Gazze'ye ilk saldırısı başladığı yıl, Ekim ayında hemen Pazartesi günü okullarımızda çocuklar öğrensin diye 1 dakikalık saygı duruşuyla başladık. Her eğitim-öğretim döneminde bu tür konuları önceledik. Geçtiğimiz yıl İsrail-Filistin barış yani İsrail saldırılarının durdurulacağı ateşkes olduğu gelince bu sefer o eğitim-öğretim dönemini biz Çanakkale'den Gazze'ye Vatan Savunması temasıyla başlattık. Ateşkes sonra da Filistin'deki kardeşlerimize destek olacak nitelikte okullarımızda hayır etkinliği düzenledik. Bu, çocuklarımızın dünyada insan hakları hani Cumhurbaşkanımız diyor ya dünyada 5'ten büyüktür dünyada insan haklarının, barışın egemen bulunması bizim atalarımızın, dedelerimizin önemsediği bir konuydu. Dünyanın neresine giderseniz gidin bir zulüm söz konusu olduğunda, bir baskı söz konusu olduğunda insanlar Türk'ler gelecek bizi kurtaracak diye beklenti içerisindedir Dolayısıyla biz çocuklarımızı barış, insan hakları konusunda eğitmemiz lazım, farkındalık oluşturmamız lazım. Oradan başladık. Geçtiğimiz yıl Ramazan'dan önceki Şubat ayında da okulları başlatırken bayrak sevgisiyle başladık. Bayrağın ne anlama geldiğini çocuklar bilsinler" "Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi toplumu Talibanlaştırmakla suçladılar" Ramazan ayında yapılan etkinliklere de değinen Tekin, "Ramazan ayı bizim açımızdan, bizim toplumumuzda önemli bir ay. Ramazan ayında oruç tutulsun tutulmasın insanlar komşularını iftara çağırırlar, ihtiyaç sahiplerine yardım ederler, birlikte oruç açarlar, birlikte sahur yaparlar. Böyle manevi anlamda yardımlaşma ikliminin azami noktaya çıktığı bir dönem Ramazan ayı. Ve böyle baktığımızda da ülkede ulusal birlik açısından çok önemli. Biz de Ramazan ayında çocuklarımızın Türkiye Yüzyılı özelinde tanımladığımız merhamet, yardımlaşma, vatanseverlik, milli birlik gibi duygularla ilişkisini kurarak Ramazan ayında çocuklarımız Ramazan ayını yaşasınlar istedik. Maalesef Türkiye'de iktidar ne yapsa karşı çıkan birileri var. Öyle tuhaf argümanlarla karşı çıktılar ki bir grup akademisyen bildiri yayınladı. Bildirilerinde ne dediler biliyor musunuz? Bir, Trump'ın ipine sarılmakla suçladılar beni. İki, gerici, sapkın bir azınlık diye bizi tanımladılar. Ramazan ayını bu şekilde değerlendirdiğimiz için. Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi toplumu Talibanlaştırmakla suçladılar. Bunu isimlerinin başında unvanları olan, kendilerince saygın olduğunu iddia eden kişiler yaptı. Bakın bu eleştiri değil. Bu bir hakaret. Bir, bana 'gerici, sapkın bir azınlık' diyorsun. İki, benim yaptığım şeylerle toplumun değerleri arasındaki bağlantıyı kurduğum için toplumu da 'Talibanlaşmış' sayıyorsun. Dolayısıyla ben de bunun üzerine arkadaşlara 'Suç duyurusunda bulunun' dedim. Olmaz, hakaret çünkü. Ve Ramazan ayında böyle bir şeyi yaşadık ve tüm bu eleştirilere rağmen Milli Eğitim camiasında, toplumda çok güzel karşılık buldu ve istediğimiz şekilde Ramazan ayı toplumda bir farkındalık oluşturdu yardımlaşma, dayanışma açısından. Çok güzel bir etkinlik oldu. O yüzden bu etkinliğe destek olan öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum." diye konuştu. " Sınavla ilgili hiçbir değişiklik şu an gündemimizde yok" YKS ile ilgili soruya da cevap veren Tekin, " ‘Yeni müfredat geldi, sınav sistemi değişiyor.' diye bir spekülasyon yapıyorlar. Böyle bir şey yok arkadaşlar şu an gündemimizde. Ne bizim, ne de YÖK'ün gündeminde. Sınav sistemine ilişkin bir değişiklik yok. Yani ne liselere geçiş, ne üniversiteye geçiş. Ama ne değişmesi lazım? Hem liselere geçiş, hem üniversiteye geçiş sınavlar müfredattan olduğuna göre. Eski müfredata göre olan soruların önümüzdeki yıldan itibaren artık bir esprisi kalmayacak. Dolayısıyla, arkadaşlarımızın ona dikkat etmesi lazım. Şu anda hem ÖSYM, hem bizim bakanlık, bu yıl değil de bir sonraki yılın LGS ve YKS soruları için yepyeni bir havuz oluşturuyor. Sınavla ilgili bir değişiklik yok ama, sınavın içeriği ve soru havuzu yeni müfredata göre olacak. Öyle olmak zorunda zaten. Çünkü biz diyoruz ki; zaten sınav müfredattan olacak, Milli Eğitim'in ders kitaplarından olacak. Ortaöğretim, lise müfredatından çıkartıldıysa ondan soru sormayacağız demektir. Yapacağımız değişiklik sadece bu. Birileri sınav sistemini "Şöyle değiştiriyorlar, böyle değiştiriyorlar." diye bir şeyleri yazıyorlar, çiziyorlar sağda solda. Ben görünce ben de şaşırıyorum, nereden çıkartıyorlar bunları? Öyle bir şey yok. Sınavla ilgili hiçbir değişiklik şu an gündemimizde yok. Sadece dediğim gibi, sorular eski müfredata göre olan soru havuzu doğal olarak gözden geçirilecek. Yeni müfredata göre bir soru havuzu olacak" ifadelerini kullandı.

Bakan Göktaş: "Şehit ailelerimize ve gazilerimize müjde niteliğinde bir çalışma çıkacak" Haber

Bakan Göktaş: "Şehit ailelerimize ve gazilerimize müjde niteliğinde bir çalışma çıkacak"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, şehit yakınları ve gazilerin uzun süredir bekleyen taleplerine yönelik hazırlanan kapsamlı kanun teklifinin bu hafta AK Parti ve MHP grupları tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulacağını söyledi. Göktaş, "Bütün şehit ailelerimize gerçekten müjde niteliğinde bir çalışma çıkacak ortaya" dedi. AK Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkanlığı tarafından Kocaeli’de düzenlenen 3. İnsan Hakları Eğitim Kampı’nın üçüncü gününe katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gençlerle bir araya geldi. Programın ardından açıklamalarda bulunan Göktaş, kampı değerlendirerek, aile ve nüfus politikaları ile şehit yakınları ve gazilere yönelik hazırlanan kanun teklifine ilişkin bilgi verdi. "Şehit yakınlarımız ve gazilerimiz bize milletimizin emanetidir" Şehit yakınları ve gazilere yönelik hazırlanan düzenlemeye ilişkin konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Şehit yakınlarımız ve gazilerimiz bize milletimizin emanetidir. Onlara büyük bir vefa borcumuz var. Son 24 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde şehit yakınlarımız ve gazilerimizin haklarını koruyan ve onlara destek sağlayan pek çok düzenlemeyi, önemli düzenlemeyi hayata geçirdik. Önemli düzenlemelerden bir önceki 2013 yılında aslında çok kapsamlı bir düzenleme hayata geçirilmişti ve bu süre zarfında da özellikle biliyorsunuz son 2 yıldır Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Savunma Komisyonu Başkanımız Hulusi Akar başkanlığında, Bakanlığımızın koordinesinde pek çok kurumla beraber istişareler düzenliyorduk. Özellikle şehit hakları ve gazilerimize yönelik uzun zamandır bir istişare mekanizması yürütüyorduk. Bu çalışma tamamlandıktan sonra bir kanun teklifine dönüştü. Hem AK Parti grubumuzun Milliyetçi Hareket Partimizle ortak bir kanun teklifine dönüştü. 12 maddelik değil, bu çok daha kapsamlı. Aslında 2013 yılından bu yana gerçekten çok önemli, çok kapsamlı şehit anne-babalarımızdan tutun da er-gazilerimizin uzun süredir bekleyen talepleri doğrultusunda da bir düzenlemeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. "Her türlü haklarını koruyan ve güçlendiren çalışmalar yürüttük" Teklifin bu hafta Meclis Başkanlığına sunulacağını kaydeden Göktaş, "Bu hafta içerisinde inşallah AK Parti grubumuz Milliyetçi Hareket Partisi ile beraber grubumuzu Meclis Başkanlığına sunacak. Bu hafta inşallah görüşülmesini bekliyoruz. Ben şimdiden şehit ailelerimize ve gazilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Gerçekten çok kapsamlı bir kanun teklifi. Bütün grupları kapsayan çok geniş bir çalışma, derin bir çalışma gerçekleştirdik. Titizlikle hayata geçirdik. Bütün grupları 2 senedir gerçekten dinledik. Ve er-erbaşlar, 15 Temmuz gazilerimiz, şehit anne ve babalarımıza yönelik özlük hakları dahil pek çok çalışmayı, pek çok çalışmayı hayata geçiren, içeren aslında bir çalışmayı inşallah bu kanun teklifi kapsamında bu hafta önümüzdeki günlerde Meclis’in gündemine alınmasını bekliyoruz. Şimdiden tüm şehit ailelerimize, gazilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde özellikle bu süreçte her daim şehit yakınları ve gazilerimizin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Onların her türlü haklarını koruyan ve güçlendiren çalışmalar yürüttük. Dün de bu çalışmaları Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleştirdik. Bugün de yarın da AK Partimiz ve Milliyetçi Hareket Partisi ile beraber bu çalışmaları inşallah şehit yakınlarımız ve gazilerimize müjdelemek istiyoruz. İnşallah hayırlı uğurlu olsun" şeklinde konuştu. "Her gün en az bir şehit yakını ve gazimizi ziyaret ediyoruz" Şehit ve gazi yakınlarıyla yapılan görüşmelere ilişkin de değerlendirmede bulunan Göktaş, "Biz her daim şehit yakını ve gazilerimizin yanındayız. Sadece Bakanlık olarak değil, gerçekten Türkiye’nin dört bir yanında her gün en az bir şehit yakını ve gazimizi ziyaret ediyoruz. Aslında yaşanılanları, oluşturulan hakları ve talepleri çok yakın bir şekilde takip ediyorduk. Bununla beraber uzun zamandır bekleyen bazı talepler vardı. O talepleri dinledik ve özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyon Başkanımız Hulusi Akar Paşamızın başkanlığında oluşturduğumuz o komisyonda pek çok komisyonlar, pek çok kurum ve kuruluşların da katkılarıyla sunduğumuz aslında çalışma yürüttük. Çok derin bir çalışma. Zira aslında bunlar zaman zaman farklılaştırdı. Farklılaştırılan bir düzenleme oluştuğunu gördük. 2013’te Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekten çok önemli bir reform düzeyinde bir çalışma gerçekleştirmiştik. Bu kanun tasarısı da en az o nitelikte önemli, kapsamlı ve çok derin kitleleri özellikle kapsıyor. Ve biliyorsunuz 15 Temmuz’u daha yenilerde yad ettik, 10. yıl dönümünde. Hala vicdanımız sızlıyor. O hain darbe girişiminde mücadele eden kahraman gazilerimizi, aziz şehitlerimize gerçekten minnettarız. Ama diğer... Biz hem onlar hem de diğer gruplarla her zaman istişare halindeyiz. Özellikle şehit anne-babalarımızın da talepleri vardı. Onların bu süreçte her daim yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Onlar Cumhurbaşkanımıza güveniyorlar. Biz de bu çalışmayı Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hayata geçirdik ama çok uzun süredir biz istişare mekanizması gerçekleştirdik. Çok titiz bir çalışma. Ben bu kapsamda destek veren bütün milletvekillerimize, Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyon Başkanımız Hulusi Akar'a, Milli Savunma Komisyonu Başkanımız Hulusi Akar'a ve bütün kurumlarımıza gönülden teşekkür etmek istiyorum. AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin milletvekillerimizin, grubumuzun önerisiyle hayata geçecek inşallah bu düzenlemeyi önümüzdeki günlerde Meclis gündemine alacağız ve bütün şehit ailelerimize gerçekten müjde niteliğinde bir çalışma çıkacak ortaya" ifadelerini kullandı. "Gençlerimizi vicdanın sesi olmaya davet ettik" Kampın verimli geçtiğini belirten Göktaş, "Tabii, çok güzel bir program. Öncelikle AK Parti İnsan Hakları Başkanımız Basri Yalçın ve tüm ekibine gönülden teşekkür etmek istiyorum. Burada Türkiye’nin dört bir yanından gelen, vicdanın sesini dinlemek için gelen ve insan hakları doğrultusunda 3 yıldır geleneksel hale gelen bir insan hakları kampı düzenlendi, eğitim kampı düzenlendi. Bizler de bugün özellikle gençlerimizin dijitalleşen çağda vicdanın sesi olmaya davet ettik. Onlara yönelik pek çok çalışmalarımız var. Evlilik Kredisinden de aile değerlerinin bu süreçte nasıl bir parçası olduğunu biraz onlara anlattık. Tabii kendi hayat hikayemizden de biraz bahsettik. Öncelikle çok verimli bir toplantıydı. Gençlerimiz burada çok yoğun 3 günlük bir eğitim sürecinden geçti. Dünyada pek çok adaletsizlik var ama bu adaletsizliğin üstesinden gelmek için cesaret ve özellikle yüksek bir irade gerektiriyor. Vicdanın sesi olmaya olmak için çok kolay değil günümüzde. Malumunuz Gazze’de, Filistin’de, dünyanın dört bir yanında gerçekten çok büyük adaletsizlikler var iken sosyal medya zaman zaman bizim bu empati duygumuzu elimizden alıyor. Gençlerimize hem bu tecrübemizi aktardık hem de bu kapsamda onlardan bir soru cevapla bu çalışmaları dinledik. Bizler de özellikle aile değerleri, Aile Nüfus On Yılı çalışmalarımızı, ailenin özellikle gençlerimizin milli-manevi değerler boyutundaki katkısını anlattık. Aile Nüfus On Yılında gençlerimize sunduğumuz desteklerden ve yeni projelerimizi onlarla istişare ettik. Çok verimli bir kamp oldu bizler için de" diye konuştu.

Ortak akıl buluşmaları sürüyor Haber

Ortak akıl buluşmaları sürüyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından katılımcı demokrasiyi güçlendirmek ve kent yönetiminde yurttaşların söz sahibi olmasını sağlamak amacıyla kurulan Yurttaş Meclisleri’nin ilçe toplantıları devam ediyor. Yurttaş Meclisleri’nde bugüne kadar 12 ilçe buluşması tamamlandı. Son olarak Narlıdere, Balçova ve Güzelbahçe’deki toplantılarda 89 politika önerisi oylanarak kabul edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından katılımcı demokrasiyi güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen Yurttaş Meclisleri kapsamında bugüne kadar 12 ilçede toplantılar düzenlendi. Menderes, Seferihisar, Torbalı, Selçuk, Tire, Bayındır, Beydağ, Kiraz ve Ödemiş’in ardından Narlıdere, Balçova ve Güzelbahçe’de de yurttaşlar bir araya geldi. Yerel sorunların değerlendirildiği, çözüm önerilerinin geliştirildiği ve ortak aklın öne çıktığı meclis buluşmaları, İzmir’in 30 ilçesinde tamamlanacak. Kent genelini kapsayacak şekilde genişletilecek Toplantılarda katılımcılara Yurttaş Meclisi’nin işleyişi anlatıldı. “İzmirli Olmak, İzmir’de Yaşamak”, “Demokrasi ve İnsan Hakları Eğitimi” ile “Anayasa, Yurttaşlık ve Müzakereci Demokrasi” başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Tematik masalarda bir araya gelen İzmirliler ilçelerinin öncelikli ihtiyaçları doğrultusunda müzakereler yürüttü. Sağlık teması ortak çalışma alanı olarak öne çıkarken eğitim, kültür sanat, atık yönetimi ve su gibi başlıklar da ele alındı. Ortaya çıkan görüşler politika metinlerine dönüştürüldü ve oylanarak karara bağlandı. İlçe düzeyinde şekillenen öneriler, İzmir İl Yurttaş Meclisi çatısı altında kent genelini kapsayacak şekilde genişletilecek. Tamamlanan son üç ilçenin verileri incelendiğinde; Narlıdere’de 28 politika önerisi, Balçova’da 30 politika önerisi ve Güzelbahçe’de 31 politika önerisi oylamaya sunuldu. Böylelikle bu üç ilçeden kamu politikalarına yön verecek toplam 89 öneri karara bağlandı. Takvim işliyor Meclisler kapsamında takvim 3, 4 ve 6 Ağustos Konak, Karabağlar ve Gaziemir, 17, 18 ve 20 Ağustos Çiğli, Karşıyaka ve Bayraklı, 31 Ağustos, 1 ve 3 Eylül Buca ve Kemalpaşa, 31 Ağustos, 2 ve 3 Eylül Bornova, 14, 15 ve 17 Eylül Çeşme, Karaburun ve Urla, 28, 29 Eylül ve 1 Ekim Aliağa, Foça ve Menemen, 12, 13 ve 15 Ekim Bergama, Kınık ve Dikili olarak belirlendi.

Gençlerin kürsüsünde 'demokrasi ve milli birlik' Bursa'da konuşulacak Haber

Gençlerin kürsüsünde 'demokrasi ve milli birlik' Bursa'da konuşulacak

MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğü himayesinde, Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve 15 Temmuz Derneği iş birliğiyle Türkiye genelindeki lise öğrencilerine yönelik "15 Temmuz Demokrasi, Millî İrade ve Temel İnsan Hakları" temalı liseler arası öğrenci paneli düzenlenecek. Bursa'nın Osmangazi ilçesinde bulunan BTSO Ali Osman Sönmez Sosyal Bilimler Lisesi koordinatörlüğünde gerçekleştirilecek panelle öğrencilerin demokratik bilinç, millî iradeye bağlılık ve temel insan haklarına duyarlılık konularında farkındalık kazanmaları, araştırma yapma, eleştirel düşünme ve ifade becerilerini geliştirmeleri hedefleniyor. Panel kapsamında öğrenciler, Türkiye'nin demokratik gelişim süreci, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün anlam ve önemi, demokrasi kültürü, insan hakları ve özgürlükler gibi başlıklar çerçevesinde akademik bildiriler hazırlayarak sürece katılım sağlayacak. EN BAŞARILI 30 BİLDİRİ SEÇİLECEK "Başvuru süreci, ön değerlendirme, sunum ve sonuçların yayımlanması" aşamalarından oluşan panelde, yapılan değerlendirmeler sonucunda en başarılı 30 bildiri seçilecek; dereceye giren öğrenciler Bursa'da gerçekleştirilecek panel programına davet edilecek. Panel sonunda, seçilen bildirilerin kitaplaştırılarak yayımlanması planlanıyor. PANEL, 28 NİSAN'DA BURSA'DA DÜZENLENECEK Panel başvuruları 13 Nisan 2026 tarihine kadar alınacak, panel programı 28 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Süreç sonunda katılımcı öğrencilerin yer alacağı Demokrasi ve Özgürlükler Adası gezisi düzenlenecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.