Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İnovasyon

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İnovasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnovasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye yapay zekada lider konuma ulaşacak" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye yapay zekada lider konuma ulaşacak"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tersane İstanbul’da "Türkiye Yapay Zeka Zirvesi"ne katıldı. Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Denizcilik tarihimizde çok önemli bir yer tutan, Sultan Fatih’in temellerini attığı Tersane-i Amire’de Türkiye Yapay Zeka Zirvesi münasebetiyle sizlerle bir aradayız. Sözlerimin hemen başında, zirvemizi teşrif eden misafirlerimize tek tek şükranlarımı sunuyor; hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlerin vasıtasıyla cihanın incisi İstanbul’umuzun 39 ilçesinde, Türkiye’nin 81 ilinde yaşayan tüm vatandaşlarımıza buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nin ülkemiz, milletimiz ve sektörlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızı, programa katkı sunan herkesi tebrik ediyorum. Zirve kapsamında icra edilen panel ve etkinliklerin, burada yapılacak değerlendirmelerin hepimiz için ufuk açıcı olmasını temenni ediyorum. Birazdan, 2026-2030 dönemini kapsayan ve bu alanda kritik bir yol haritası olan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planımızı sizlerle ve milletimizle paylaşacağız. Türkiye’yi yapay zeka teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacak yeni eylem planımızın şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" dedi. "Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biri" Dünyanın ve insanlığın yeni bir döneme girdiği tarihi günlerden geçtiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu dönemdeki değişim geçmişe nazaran son derece hızlı ve eskilerin deyimiyle sarî seyrediyor. Diplomasiden ticarete, enerjiden ulaşıma, tarımdan güvenliğe değişimin etkileri hemen her alana nüfuz ediyor. Yeni bir düzen kurulurken eski nizam ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Kimileri bu süreci tarihi bir fırsat olarak görürken, bazıları da bu dönüşümü aşılması gereken bir kriz olarak değerlendiriyor. Öte yandan yapay zeka ve yeni dijital teknolojilerin hakikat ötesi olarak adlandırılan bu çağda, olgularla birlikte algıları da dönüştürdüğüne, yeni gerçekliğin temel dinamiği haline geldiğine şahit oluyoruz. Şu bir gerçek ki, günümüzde bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Dezenformasyon gibi bilgi düzensizlikleri de aynı ölçüde yaygınlaştı. Veriye artık saniyeler içinde ulaşılabiliyor. Veri işleme ve veri analizi tarzı süreçleri kolaylıkla yönetebiliyoruz. Fakat veri emniyeti ve siber güvenlikte oluşacak en küçük zafiyetin hangi ölümcül sonuçlara yol açtığını da çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalarda sık sık görüyoruz. Siyasi, askeri, iktisadi gücün dijital egemenlikten bağımsız ele alınamayacağını, dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz. Şunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim: Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biridir. İşte az önce hepimiz izledik. Büyük matematikçimiz, Ordinaryus Profesör Cahit Arf, bundan tam 67 yıl önce Erzurum’da verdiği bir konferansta şu soruyu sormuştu: "Makine düşünebilir mi ve nasıl düşünebilir?" Cahit Arf, aynı konferansta bu sorunun cevabını ararken dinleyicilere şunu söylemişti: "Hadiseler veya tertiplerin anlaşılması işi, bir merdiveni çıkmaya benzetilebilir. Bir basamağa çıkmak kolay bir iştir. Fakat bin basamağın çıkılması işi bir hayli ter dökmeye bağlıdır" açıklamasında bulundu. "Önceden dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz" Bilim ve teknolojiye asırlar boyunca çok önemli katkılar yapmış bir millet olarak, o basamakları tek tek çıkmaya bugün de devam ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üniversitelerimiz, araştırma merkezlerimiz, bilim ve teknoloji üslerimiz dünyada çığır açan ve ses getiren işlere imza atıyor. Genç mühendislerimiz, yazılımcılarımız, teknisyenlerimiz yüksek teknoloji gerektiren her alanda yepyeni başarılar elde ediyor. Önceden dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz. Ar-Ge’den seri imalata tüm aşamaları kendi öz kaynaklarımızla şekillendiriyoruz. En önemlisi, Milli Teknoloji Hamlemizi Türkiye Yüzyılı’nın baş tacı yapacak Teknofest kuşağı azmiyle, maharetiyle, projeleriyle bugünü ve geleceği nakış nakış işlemeye devam ediyor. Bu vesileyle teknolojide yazdığımız bu başarı hikayesinde payı olan tüm kurumlarımıza, firmalarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyor; genç kardeşlerimin her birine çalışmalarında başarılar diliyorum" diye konuştu., "Türkiye Yüzyılı’nda büyük ve güçlü bir Türkiye’yi dijital alanda da inşa etmekte kararlıyız" Türkiye olarak savunma sanayindeki birikim ve yeteneklerimizi yapay zeka başta olmak üzere diğer alanlara da yansıtmak için yoğun bir çaba harcadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz, 31 Mart’ta dijital bağımsızlığımızı daha da perçinleyecek yeni nesil mobil iletişim altyapımız 5G’yi hizmete aldık. Siber tehditlere karşı ülkemizin direncini artırmak amacıyla Siber Güvenlik Başkanlığımızı kurduk. 2024’te uzaya fırlattığımız ilk yerli ve milli uydumuz Türksat 6A ile Türkiye’yi dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri yaptık. Son 23 yılda çok az sayıda ülkenin sahip olduğu büyük bir inovasyon altyapısı inşa ettik. Teknofestlerle, Deneyap atölyeleriyle, bilim şenlikleri ve bilim fuarlarıyla her yıl milyonlarca gencimizi teknoloji yolculuğuna dahil ettik. Bugün Türkiye genelindeki 1700’ü aşkın araştırma-geliştirme ve tasarım merkezlerinde araştırmacılarımız, mühendislerimiz ve teknisyenlerimiz geleceğin projelerini geliştiriyor. 114 teknopark, 13 binin üzerinde teknoloji firması yenilikçi fikirleri ürüne dönüştürüyor. Teknolojide elde ettiğimiz kazanımlar buzdağının sadece görünen yüzüdür. Yapay zekanın sunduğu fırsatları değerlendirerek Türkiye Yüzyılı’nda büyük ve güçlü bir Türkiye’yi dijital alanda da inşa etmekte kararlıyız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün hepimizin karşı karşıya olduğu sorular şunlardır: Yapay zeka insana hizmet mi edecek yoksa insanı kontrol mü edecek? Teknoloji şirketleri ellerine geçen bu asimetrik gücü nasıl kullanacak? Hızla büyüyen bu şirketlerin derebeyi haline gelmesinin önü nasıl alınacak? Kişisel veriler üzerinden bireylerin ve toplumların manipülasyonu nasıl engellenecek? Bu sorulara verilecek cevaplar hayati önemde olacaktır. Yapay Zeka Eylem Planımız işte bu hassasiyetlerin ürünüdür. Eylem planımız; fark et, istifade et, üret ve yönet olmak üzere 4 temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan 4 eylem üzerine inşa edildi. Planımızın birinci ekseni olan ’fark et’ hedeflerimiz doğrultusunda yapay zekanın ihtiva ettiği fırsat ve riskleri milletimize aktaracak, toplumun her kesiminde bu konudaki bilinç ve temel yetkinlikleri artıracağız. Her yaştan insanımızın yapay zekayı doğru anlamasını, güvenli biçimde kullanmasını sağlamak üzere ulusal yapay zeka okuryazarlığı programını başlatacağız. 81 ilimizde hayata geçireceğimiz yapay zeka okuryazarlığı atölyeleriyle 2 yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceğiz. Veriye erişimi kolaylaştırarak araştırmacılarımızın, girişimcilerimizin ve kamu kurumlarımızın veriyi değere dönüştürme sürecini hızlandıracağız. Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2000 kamu veri setini ulusal veri kütüphanesi üzerinden milletimizin istifadesine sunacağız. Kullanıcıların haklarını koruyan ve yatırımcılara öngörülebilirlik sağlayan bir düzenleyici çerçeve oluşturacağız. Orantılı risk yaklaşımına dayalı bu çerçeveyle yeniliğin önünü açarken vatandaşlarımızın mahremiyet ve emniyetini de güvence altına alacağız. Planımızın ikinci ekseni olan ’istifade et’ kapsamında yapay zekayı kamudan sanayiye, eğitimden sağlığa, tarımdan güvenliğe kadar hayatın farklı alanlarında somut faydaya dönüştüreceğiz. Veri merkezlerimizin uluslararası standartlara uygunluğunu ve enerji verimliliğini teminat altına alacak hukuki düzenlemeyi hayata geçireceğiz. 2030 yılına kadar ülkemizin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata çıkaracağız. Elektronik devleti vatandaşımızın yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimleyeceği dönüşüm alanı olarak ele alacağız. Kamu yatırım programlarımızdan yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayıracağız. Kamu sektörümüz başarılı ve yerli yapay zeka çözümlerinin ilk alıcısı ve en güçlü referansı olacak. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli alanlarda fikirleri sahada test edilmiş ürünlere dönüştürecek KOBİ’lerimize yapay zeka kuponlarıyla erişilebilir teknoloji sağlayacağız. Planımızın üçüncü ekseni olan ’üret’ hedeflerimizle vatandaşlarımızın yapay zeka ile değer üretmesini temin edecek kendi modellerimizi geliştireceğiz. Yatırımcılarımıza enerjisi ve altyapısı hazır kampüsler, KOBİ’lerimize ve araştırmacılarımıza hızlı prototip imkanı sunan yapay zeka büyüme bölgeleri kuracağız" diye konuştu. "İstanbul’u yapay zeka alanında Türkiye’nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız" Ulusal Yapay Zeka Araştırma Fonu ile araştırmalarımızın, Yapay Zeka Büyüme Fonu ile girişimlerimizin gerçekleşmesini ve ölçeklenmesini destekleyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkçe Büyük Dil Modeli çalışmalarımızı dijital egemenliğimizi güçlendirmek üzere kararlılıkla sürdüreceğiz. Geliştirme çalışmaları devam eden TÜBİTAK’ın yerli dil modeli ’Bilge’, bu yolda katettiğimiz mesafenin önemli bir göstergesidir. Yine T3 Vakfımız ve Baykar iş birliğinde geliştirilen büyük dil modeli ile HAVELSAN’ımızın ’MAIN’ platformundaki 9 milyar parametreli büyük dil modeli, Türkçe’nin bütün zenginliğini merkeze alan önemli çalışmalardır. Diğer taraftan Turkcell ve diğer mobil iletişim şirketlerimizin veri odaklı çalışmaları ülkemiz için kıymetli adımlardır. Yapay zekanın imalat sanayimizde ve katma değerli ürünlerde kullanımını yaygınlaştıracak robotik teknoloji kabiliyetlerimizi derinleştireceğiz. ’Yönet’ hedeflerimiz çerçevesinde ise egemen yapay zeka kapasitemizi güvence altına alacak ve güçlendireceğiz. Bu doğrultuda veri merkezi, bulut ve yapay zeka altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceğiz. Uluslararası girişimcilere tek pencereden en çok 30 iş gününde sunacağımız yol haritasıyla öngörülebilir, hızlı ve koordineli bir yatırım ortamı sağlayacağız. İstanbul’u yapay zeka alanında Türkiye’nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız. Terminal İstanbul’u girişimcilerimizin ve küresel yatırımcıların buluşma zemini olarak kullanacağız" şeklinde konuştu. OECD, G20, Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda insan merkezli yapay zeka standartlarının belirlenmesinde etkin bir rol üstleneceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk Devletleri Teşkilatı ile aşamalı olarak Oğuz, Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan ortak bir Türk Dilleri Büyük Dil Modeli geliştireceğiz. Yenilikçi yapay zeka çözümlerinin kontrollü bir ortamda test edilmesini sağlamak üzere en az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kuracağız. Planımızın uygulanması kamu kurumlarımızın, özel sektörümüzün, üniversitelerimiz ve araştırma merkezlerimizin ortak katkısıyla olacaktır. Ulusal Yapay Zeka Kurulu ise bu sürecin yönetişim zeminini teşkil edecektir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ilgili tüm kurumlarımızla yakın iş birliği içinde eylemlerin uygulanmasını düzenli olarak takip edecektir. Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile harekete geçireceğimiz kaynakların üreteceği katma değerin 1 trilyon lirayı aşmasını bekliyoruz. Türkiye’yi yapay zeka çağının öncü ülkeleri arasına inşallah hep birlikte taşıyacağız. Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda dijital üretimin yüzyılı yapacağız" açıklamasında bulundu.

Türk savunma sanayisinin gücü Paris’te vitrine çıkıyor Haber

Türk savunma sanayisinin gücü Paris’te vitrine çıkıyor

Savunma sanayisinde küresel standartları belirleyen, NATO ve Avrupa savunma ekosisteminin kalbi niteliğindeki dünyanın en büyük savunma fuarlarından Eurosatory 2026, bu yıl 15-19 Haziran tarihleri arasında Paris’te kapılarını açacak. 1967 yılından bu yana geleceğin savunma trendlerine yön veren organizasyonda, Türk savunma sanayisinin alanında öncü şirketleri, yenilikçi vizyonu ve son teknoloji ürün gamıyla yerini alacak. 61 ülkeden 2 binden fazla katılımcının, 90’ı aşkın ülkeden üst düzey delegasyonun ve 40 binin üzerinde profesyonel ziyaretçinin ağırlanacağı fuarda CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS’in imzasını taşıyan vizyoner teknolojiler küresel savunma vitrinine çıkacak. Eurosatory, ülkelerin savunma tedarik kararlarında ve ihracat fırsatlarında kaldıraç görevi üstlenen en kritik platformlardan biri olarak kabul ediliyor. Dünya basınının da mercek altına alacağı fuarda CANiK ve Grup şirketleri, yenilikçi ve inovatif stant konseptiyle sadece bir üretici değil, aynı zamanda geleceğin savunma konseptlerini inşa eden bir teknoloji grubu olarak gövde gösterisi yapacak. Sektör profesyonelleri ve seçkin delegasyonlarla bir araya gelecek olan Grup, stratejik iş birliklerine imza atarak küresel pazardaki payını daha da büyütmeyi hedefliyor. Ezber bozan ürün gamı Paris’te CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS, Eurosatory 2026’da her biri kendi alanında standartları yeniden yazan ürün ve sistem çözümleriyle yer alacak. CANiK, yeni nesil tabancalar ve eğitim kitleriyle etkinlikte yeteneklerini ortaya koyacak. Küresel pazarda rüştünü ispatlamış, NATO ve güvenlik güçlerinin öncelikli tercihi olan tüm aktif satıştaki tabancaların yanı sıra RADIAN iş birliğiyle geliştirilen, kompakt yapısı ve entegre kompansatörü ile dikkati çeken yeni nesil taşıma tabancası PRIME RADIAN ilk kez bu kadar büyük bir uluslararası vitrine çıkacak. Ayrıca tabancaları "force-on-force" simülasyonlarına uygun hale getiren CANiK markalı MT-X dönüşüm kitleri ve mühimmatları da eğitim odaklı çözümler olarak sergilenecek. CANiK’in 12.7x99 mm (.50 cal) sınıfındaki yerli üretim makineli tüfek çözümleri kara ve deniz platformlarındaki gücünü gösterirken, ailenin en yeni ve en ileri teknolojiye sahip üyesi, özellikle döner kanatlı hava araçlarına entegre edilen CANiK M3 FALCON fuarın gözdesi olacak. Özel operasyon kabiliyetlerini artıran düşük ses ve düşük alev izli M2 QCB Bastırıcı ve Alev Gizleyen Dönüşüm Kiti ile akıllı ve modüler uzaktan komutalı silah sistemlerine (RCWS) entegre gelişmiş kapalı refleks nişangahı MECANIK MOxL optik ve arayüzleri de profesyonellerin beğenisine sunulacak. CANiK, orta kalibre top sistemleri alanındaki mühendislik gücünü ve teknolojik liderliğini, yıllık 400 adet top üretimine ulaşan rakipsiz üretim kapasitesiyle küresel pazara taşımaya devam ediyor. Grup şirketlerinden AEI Systems tarafından geliştirilen 30x113 mm VENOM LR, dünyanın en düşük geri tepmeye sahip ve ayarlanabilir atım hızına sahip top sistemlerinden biri olarak öne çıkarken, aynı zamanda hem ABD hem de Avrupa standartlarındaki mühimmatlarla tam uyumlu çalışabilen dünyanın tek tamburalı top (revolver cannon) çözümü olma özelliğini taşıyor. Üstün entegrasyon kabiliyeti, operasyonel esnekliği ve sahada kendini kanıtlamış performansıyla VENOM LR, modern muharebe ortamlarının değişen ihtiyaçlarına güçlü, sürdürülebilir ve maliyet etkin bir çözüm sunuyor. UNIROBOTICS de akıllı ve modüler uzaktan komutalı silah sistemlerini sergileyecek. Bu kapsamda hafif kara ve deniz platformları için optimize edilen kompakt TRAKON LITE serisi (12.7mm, Doğu Bloku mühimmatlarıyla uyumlu TRAKON LITE / 108 ve TRAKON LITE / 99) tanıtılacak. Ayrıca orta sınıf zırhlı araçlar için geliştirilen TRAKON 30, CANiK standının yanı sıra deniz versiyonuyla İspanyol ve BAE’nin önde gelen firmaların standında sergilenerek gövde gösterisi yapacak. "Trendlere uyan değil, yön veren bir gücüz" CANiK CEO’su Cahit Utku Aral, fuara katılım ve grubun küresel vizyonuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Dünyanın en önemli savunma sanayii fuarlarından biri olan Eurosatory 2026’da, CANiK ve SYS Grup şirketleri olarak güçlü bir şekilde yer almaktan büyük gurur duyuyoruz. Sürekli büyüyen ürün portföyümüz, mühendislik kabiliyetlerimiz ve yüksek üretim kapasitemizle yalnızca küresel savunma trendlerini takip eden değil, aynı zamanda bu trendlere yön veren şirketler arasında yer alma hedefimize her geçen gün daha da yaklaşıyoruz. Bu yıl Eurosatory’de, hafif silahlardan orta kalibre toplara, uzaktan komutalı silah sistemlerinden, entegre savunma çözümlerine kadar uzanan geniş ürün ailemizi uluslararası ziyaretçilerle buluşturacağız. Özellikle son dönemde giderek artan insansız hava aracı tehditlerine karşı geliştirdiğimiz mobil ve katmanlı yakın hava savunma mimarimizi ön plana çıkaracağız. CANiK ağır makineli tüfek ailesi, VENOM LR 30x113 mm top sistemi ve UNIROBOTICS tarafından geliştirilen TRAKON uzaktan komutalı silah sistemlerinin bir araya gelmesiyle oluşturulan bu konsept, günümüzün asimetrik tehditlerine karşı son derece etkili ve maliyet etkin bir çözüm sunmaktadır. Türk savunma sanayiinin küresel ölçekte yükselen gücünü temsil eden firmalardan biri olarak, Eurosatory 2026’yı yalnızca ürünlerimizi sergilediğimiz bir platform değil, aynı zamanda yeni iş birlikleri geliştirdiğimiz, mevcut ortaklıklarımızı güçlendirdiğimiz ve geleceğin savunma ihtiyaçlarına yönelik çözümlerimizi paylaştığımız stratejik bir buluşma noktası olarak görüyoruz. Savunma teknolojilerinde yenilikçi yaklaşımımız, entegre üretim kabiliyetlerimiz ve ihracat odaklı büyüme stratejimizle, dost ve müttefik ülkelerin güvenlik ihtiyaçlarına katkı sağlamaya devam edeceğiz." Savunma teknolojilerindeki küresel dönüşüme ve stratejik iş birliklerinin önemine de dikkat çeken Aral, şunları kaydetti: "Eurosatory gibi küresel savunma fuarlarını, yalnızca ürün sergilediğimiz platformlar değil, aynı zamanda ülkeler arası stratejik iş birliklerinin kurulduğu kritik merkezler olarak görüyoruz. SYS Grup olarak burada bulunmak, Türk savunma sanayisinin mühendislik gücünü ve yenilikçi vizyonunu dünyaya göstermemiz açısından büyük önem taşıyor. Savunma teknolojilerinde rekabet artık hız, inovasyon ve güvenilirlik üzerinden şekilleniyor. Eurosatory, bu dönüşümün nabzının attığı en önemli uluslararası arenalardan biri. Biz de burada hem mevcut ortaklıklarımızı güçlendiriyor hem de geleceğin savunma çözümlerini küresel paydaşlarla birlikte şekillendiriyoruz."

Otomotivde geleceğin rotası çiziliyor Haber

Otomotivde geleceğin rotası çiziliyor

Fikrini projeye, projesini küresel pazarda yarışan bir şirkete dönüştürmek isteyen girişimci, tasarımcı ve akademisyenler için elektronik ortamda kayıtlar başladı. Son başvuru tarihi 3 Ağustos 2026 Pazartesi. Dereceye giren projeleri milyonlarca liralık nakdi ödüllerin yanı sıra; Patent Tescili, İTÜ Çekirdek Kuluçka Programı ile Big Bang Startup Challenge sahnesine uzanan dev bir destek paketi bekliyor. Teknolojinin hızla dönüştürdüğü mobilite dünyasında, Türkiye’yi küresel ligde öncü bir konuma taşımayı hedefleyen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması (OGTY), 15. yılında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından Ticaret Bakanlığı desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi koordinatörlüğünde düzenlenen, Türkiye’nin en prestijli mobilite inovasyon platformu OGTY, bu yıl “Endüstriyel Mobilite” temasıyla kapılarını açtı. Bugüne kadar binlerce projeye ev sahipliği yapan, desteklediği 70 girişim ile 281 milyon doların üzerinde bir ekosistem değerlemesi yaratan OGTY, bu yılın rotasını “Endüstriyel Mobilite” olarak belirledi. Sektörün geleceğine yön verecek fikirlerin yarışacağı dev organizasyon için başvuru süreci resmen başladı. Başvuruların 3 Ağustos tarihine kadar kabul edileceği OGTY’nin ödül töreni ise 21 Ekim tarihinde yapılacak. Yalnızca bir yarışma değil, fikirlerin geliştirmelerine imkan sağlayarak bütünsel bir inovasyon mekanizması olan OGTY, bu yıl da otomotiv endüstrisindeki komponentlerden otonom yazılımlara, yapay zeka tabanlı veri analitiğinden bütünsel mobilite çözümlerine kadar geniş bir yelpazedeki yaratıcı projeleri arıyor. “SADECE ÖDÜL DEĞİL, KÜRESEL PAZARA AÇILAN BİR KAPI” OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, teknolojinin artık sadece araç tasarımı, sistemleri ve özelliklerini değil, tüm üretim ve tedarik ekosistemini yeniden şekillendirdiğini vurgulayarak Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışmasının sektör için önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Yazıcı “OGTY bünyesinde ödül alan projeler sadece nakdi destekle sınırlı kalmıyor; yıllardır başarıyla sürdürülen İTÜ ARI Teknokent iş birliği ile İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezi’ne kabul edilerek mentorluk, ofis desteği ve yatırımcı buluşmaları gibi hayati imkanlara kavuşuyor. Bugüne kadar OGTY sahnesinden geçen 530’dan fazla otomotiv girişiminin toplamda 54 milyon doları aşan yatırım alması, bu platformun Türk otomotiv sektörünün teknoloji tabanlı ihracat kapasitesini ne denli büyüttüğünü gözler önüne seriyor” dedi. 18 yaşını tamamlamış tüm profesyonellere, araştırmacılara, akademisyenlere ve öğrencilere açık olan yarışmada, finale kalacak projeler jüri karşısında büyük ödül için yarışacak. Dereceye giren ilk 5 projeyi; toplamda milyonlarca lirayı bulan nakdi ödüllerin yanı sıra, fikirlerini koruma altına alacak olan Patent Tescil Ödülü, Ticaret Bakanlığı’nın onayı halinde Yurt Dışı Tasarım Bursu Desteği ve girişimlerini dev birer şirkete dönüştürecek olan İTÜ Çekirdek Growth programına doğrudan katılım hakkı bekliyor. Girişimciler aynı zamanda Türkiye’nin en büyük girişimcilik sahnesi olan Big Bang Startup Challenge’ta dev yatırımcıların karşısına çıkma şansı yakalayacak.

15. OTOMOTİVİN GELECEĞİ TASARIM YARIŞMASI (OGTY) İÇİN  BAŞVURU SÜRECİ BAŞLADI Haber

15. OTOMOTİVİN GELECEĞİ TASARIM YARIŞMASI (OGTY) İÇİN BAŞVURU SÜRECİ BAŞLADI

Fikrini projeye, projesini küresel pazarda yarışan bir şirkete dönüştürmek isteyen girişimci, tasarımcı ve akademisyenler için elektronik ortamda kayıtlar başladı. Son başvuru tarihi 3 Ağustos 2026 Pazartesi. Dereceye giren projeleri milyonlarca liralık nakdi ödüllerin yanı sıra; Patent Tescili, İTÜ Çekirdek Kuluçka Programı ile Big Bang Startup Challenge sahnesine uzanan dev bir destek paketi bekliyor. Teknolojinin hızla dönüştürdüğü mobilite dünyasında, Türkiye’yi küresel ligde öncü bir konuma taşımayı hedefleyen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması (OGTY), 15. yılında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından Ticaret Bakanlığı desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi koordinatörlüğünde düzenlenen, Türkiye’nin en prestijli mobilite inovasyon platformu OGTY, bu yıl “Endüstriyel Mobilite” temasıyla kapılarını açtı. Bugüne kadar binlerce projeye ev sahipliği yapan, desteklediği 70 girişim ile 281 milyon doların üzerinde bir ekosistem değerlemesi yaratan OGTY, bu yılın rotasını “Endüstriyel Mobilite” olarak belirledi. Sektörün geleceğine yön verecek fikirlerin yarışacağı dev organizasyon için başvuru süreci resmen başladı. Başvuruların 3 Ağustos tarihine kadar kabul edileceği OGTY’nin ödül töreni ise 21 Ekim tarihinde yapılacak. Yalnızca bir yarışma değil, fikirlerin geliştirmelerine imkan sağlayarak bütünsel bir inovasyon mekanizması olan OGTY, bu yıl da otomotiv endüstrisindeki komponentlerden otonom yazılımlara, yapay zeka tabanlı veri analitiğinden bütünsel mobilite çözümlerine kadar geniş bir yelpazedeki yaratıcı projeleri arıyor. “Sadece Ödül Değil, Küresel Pazara Açılan Bir Kapı” OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, teknolojinin artık sadece araç tasarımı, sistemleri ve özelliklerini değil, tüm üretim ve tedarik ekosistemini yeniden şekillendirdiğini vurgulayarak Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışmasının sektör için önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Yazıcı “OGTY bünyesinde ödül alan projeler sadece nakdi destekle sınırlı kalmıyor; yıllardır başarıyla sürdürülen İTÜ ARI Teknokent iş birliği ile İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezi’ne kabul edilerek mentorluk, ofis desteği ve yatırımcı buluşmaları gibi hayati imkanlara kavuşuyor. Bugüne kadar OGTY sahnesinden geçen 530’dan fazla otomotiv girişiminin toplamda 54 milyon doları aşan yatırım alması, bu platformun Türk otomotiv sektörünün teknoloji tabanlı ihracat kapasitesini ne denli büyüttüğünü gözler önüne seriyor” dedi. Büyük Ödüller Girişimcileri Bekliyor 18 yaşını tamamlamış tüm profesyonellere, araştırmacılara, akademisyenlere ve öğrencilere açık olan yarışmada, finale kalacak projeler jüri karşısında büyük ödül için yarışacak. Dereceye giren ilk 5 projeyi; toplamda milyonlarca lirayı bulan nakdi ödüllerin yanı sıra, fikirlerini koruma altına alacak olan Patent Tescil Ödülü, Ticaret Bakanlığı’nın onayı halinde Yurt Dışı Tasarım Bursu Desteği ve girişimlerini dev birer şirkete dönüştürecek olan İTÜ Çekirdek Growth programına doğrudan katılım hakkı bekliyor. Girişimciler aynı zamanda Türkiye’nin en büyük girişimcilik sahnesi olan Big Bang Startup Challenge’ta dev yatırımcıların karşısına çıkma şansı yakalayacak. Yarışma şartnamesi, katılım koşulları ve başvuru ekranına www.otomotivingelecegi.com adresi üzerinden ulaşılabilir.

Bursa’da tarım ve gıda ihracatının devleri ödüllerini aldı Haber

Bursa’da tarım ve gıda ihracatının devleri ödüllerini aldı

Türkiye’nin üretim ve ihracat lokomotiflerinden Bursa’da, tarım ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren başarılı firmalar taçlandırıldı. Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) ve Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) tarafından düzenlenen ortak törende, 2025 yılının ihracat şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorinde ödül alan firmalar ilan edildi. Kamu ve özel sektörün omuz omuza verdiği törende, Bursa’nın küresel krizleri fırsata çevirme kabiliyeti ve "güç birliği" vurgusu ön plana çıktı. Yaş Meyve Sebze Sektöründe İhracatın Yıldızı Marmarabirlik olurken, Meyve Sebze Mamulleri İhracatının şampiyonu ise Penguen Gıda oldu. İhracatın Yıldızları ödül törenine, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Gümrük Müdürü Kemal Emiroğlu, Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Mehmet Tuncay Bayraktar, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Baran Çelik, UİB Koordinatör ve OİB Başkanı Kemal Yazıcı, UTİB Başkanı G. İhsan İpeker, UHKİB Başkanı Haluk Özkarakaşlı ve çok sayıda davetli ile ihracatçı katıldı. Törende, Türk tarımının ve sanayisinin gücünü dünyaya taşıyan her iki birliğin ilk İhracat Şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorisinde başarılı firmalara plaketleri takdim edildi. "Zorluklara Rağmen 4 Yıllık Hedefimiz Yıllık En Az 500 Milyon Dolar" Törenin açılış konuşmasını yapan UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner, 2025 yılında yaşanan don felaketinin tarımsal üretimi ve rekolteyi olumsuz etkilediğini belirterek, bu zorlu şartlara rağmen, birliğimize bağlı ihracatçılarımızla yaklaşık 189 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirmeyi başardık. Son dönemdeki yoğun yağışlar belli bölgelerdeki rekolteleri etkilese de genel anlamda bu yıl yüksek bir üretim bekliyoruz" dedi. UYMSİB’in 2026 yılındaki ihracat hedefini 250 milyon dolar olarak belirten Taner, "Bununla da yetinmeyip, önümüzdeki 4 yıllık süreçte birlik bünyesinde yıllık en az 500 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Nisan ayında göreve geldiğimizden bu yana finansal çözümlere ve dijitalleşmeye odaklandık." diye konuştu. "Meyve ve Sebzeye Teknoloji Katarak Endüstriyel Ürüne Dönüştürüyoruz" UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu ise 2025 yılını 291 milyon dolar ihracat rakamıyla kapatan birliğin 2026 yılının ilk Ocak-Nisan döneminde 70 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaştığına dikkat çekti. "Bizler sadece hammadde değil; meyve ve sebzeye teknoloji ve inovasyon katarak onları endüstriyel ürünlere dönüştürüyoruz" diyen Kuşçulu şöyle devam etti: Sektörün; başta enerji, hammadde ve ambalaj olmak üzere artan girdi maliyetleri karşısında zorlandığını belirterek, finansal ve lojistik taleplerini sıralayan Kuşçulu, "Küresel pazarda rekabet gücümüzü koruyabilmek için güçlü destek mekanizmalarına ihtiyacımız var. Düşük maliyetli ve uzun vadeli kredi imkanlarının genişletilmesi ile enerji maliyetlerinde düzenleme yapılması konusunda hükümetimizden beklentilerimiz bulunuyor. Ayrıca Bursa’da kurulması planlanan lojistik merkez projesinin tamamlanmasıyla ihracat sevkiyatlarında çok daha efektif bir yapıya kavuşacağız." dedi. Yazıcı: Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başardı. UİB Koordinatör ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı da yaptığı konuşmada Bursa’nın çok sektörlü ihracat yapısına vurgu yaptı. "Bursa’nın tarım ve gıda sanayisinden otomotive kadar her alanda sergilenen bu başarı hikayesi yazdığını kaydeden Yazıcı, "Bu, kentin sahip olduğu köklü üretim ve ihracat kültürünün bir yansımasıdır. Küresel ekonomideki daralmalara ve tedarik zincirlerindeki değişimlere rağmen, Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başarmaktadır. Yaş meyve, sebze ve mamulleri sektörlerimizin attığı her başarılı adım, kentimizin toplam ihracat değerini yükseltmekte ve küresel rekabette elimizi güçlendirmektedir" diye konuştu. Burkay: "Rekabetçiliğin yolu katma değer ve yeşil dönüşümden geçiyor" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ticaret liginde üst sıralarda yer almanın yolunun katma değer sağlamaktan geçtiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Bursa, köklü sanayi kültürü, esnek üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağı gücüyle geçmişte olduğu gibi bugün de her ekonomik krizden daha da güçlenerek, kendini yenileyerek çıkmayı bilmiş asırlık bir ticaret şehridir. Yaş meyve sebze ve mamulleri sektörlerimizin zorlu iklim ve pazar şartlarında sergilediği bu ihracat başarısı, şehrimizin sahip olduğu bu ticari esnekliğin ve dayanıklılığın en güzel, en somut örneklerinden biridir. BTSO olarak bizler de kümelenme faaliyetlerimiz, Ur-Ge projelerimiz ve geniş kapsamlı uluslararası pazarlama organizasyonlarımızla ihracatçılarımızın önündeki engelleri kaldırmak, onları yeni alternatif pazarlarla buluşturmak için tüm kurumsal imkanlarımızı seferber etmeyi sürdürececeğiz." Altun: Birçok kentin 20-30 yıl sonraki hedeflerine Bursa şuan ulaştı" Törende konuşan Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, kentin ihracattaki öncü rolünün altını çizerek şunları kaydetti: "Bursa, bugün sanayi altyapısı, tarımsal potansiyeli ve nitelikli iş gücüyle ülkemizde pek çok kentin hayal dahi edemediği çok özel bir noktada bulunuyor. Birçok gelişmekte olan kentin ancak 20 ya da 30 yıl sonrası için stratejik planlarına koyabildiği vizyoner hedeflere, Bursa bugün çoktan ulaşmış ve bunları hayata geçirmiş vaziyettedir. Bizler de Valilik ve devletin yerel mekanizmaları olarak bu muazzam ekonomik dinamizmin tam ortasındayız. Kamu ve özel sektörün sergilediği bu örnek iş birliği modeli sayesinde ihracatçımızın, üreticimizin ve sanayicimizin her adımda yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Dijital dönüşüm için 300 milyon Euro’luk kaynak Haber

Dijital dönüşüm için 300 milyon Euro’luk kaynak

Toplantıda konuşan KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, Bursa’daki KOSGEB desteklerinin son iki yılda 20 kat artmasına rağmen, dijital dönüşüm için ayrılan kaynakların henüz yeterince değerlendirilmediğini belirtti. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla sağlanan 300 milyon Euro’luk kaynağın büyük bir kısmının henüz başvuru aşamasında olduğunu hatırlatan İbrahimcioğlu, Bursalı firmaları bu küresel rekabet fırsatından pay almaya davet etti. Bursa iş dünyasının dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlamak, KOBİ’lerin ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarına erişimini artırmak ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesine zemin hazırlamak hedefiyle "Dijital Dönüşüm ve Uluslararası İş Birliği Fırsatları" etkinliği BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlendi. Avrupa İşletmeler Ağı kapsamında organize edilen; BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip’in açılış konuşmalarıyla başlayan program kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ve KOSGEB temsilcileri tarafından Dijital Avrupa Programı, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri, Avrupa İşletmeler Ağı, EuroHPC çağrıları, Ufuk Avrupa Programı ve ulusal dijital dönüşüm destekleri gibi önemli başlıklarda bilgilendirme sunumları yapıldı. BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, ekonominin taşıyıcı sütunları olan KOBİ’lerin, Türkiye’deki toplam işletme sayısının yüzde 99,7’sini oluşturarak üretimin, ihracatın ve istihdamın ana kaynağı konumunda olduğunu ifade etti. Mevcut ekonomi ikliminde, geleneksel üretim refleksleriyle KOBİ’lerin bu büyük yükü taşımaya devam etmekte her geçen gün zorlandığını belirten Şenyurt, "Bugün dünyada ‘dijital olgunluk’ seviyesini tamamlamış işletmeler ile geleneksel yapıdakiler arasındaki makas hiç olmadığı kadar açılmış durumda. Dolayısıyla dönüşüm, varlığımızı sürdürebilmemiz için hayati nitelikte bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi. "Bugün attığımız her adım, küresel pazarda var olma ya da yok olma çizgisini belirleyen gerçek bir yaşam savaşıdır." diyen Şenyurt, geleneksel yöntemlerle çalışan bir işletmenin on birimlik bir yolu ilerlemeye çalışırken, dijital dönüşümünü tamamlayan bir rakibinin aynı sürede menzilini çok daha ileriye taşıyabilmekte olduğuna vurgu yaptı. Şenyurt, "Bu durum, sadece verimlilik farkı değil aynı zamanda oyunun dışında kalma riskini de beraberinde getirmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın vizyonu, KOSGEB’in hibe ve teşvik gücü, TÜBİTAK’ın ise teknik rehberliği sayesinde işletmelerimizin bu değişim yolculuğunda devletimizin desteğini her an hissetmesi bizler için çok kıymetlidir. Değerli kurumlarımıza şehrimizin dijital geleceğine sundukları bu güçlü katkı için şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ise "KOBİ’ler İçin Dijitalleşme Fırsatları" toplantılarının ilkini Mersin’de düzenlediklerini, ikincisi için ise Bursa’da bulunduklarını ifade etti. Pazarların daraldığı ve ekonomik türbülansların yaşandığı bir dönemde işletmelerin dayanıklılığını artıracak çözümler üzerinde çalıştıklarını dile getiren İbrahimcioğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri programının başlatıldığını hatırlatarak, söz konusu merkezlerin firmalara dijitalleşme süreçlerinde mentorluk sağlamak, finansal araçlara erişimi kolaylaştırmak ve dijital odaklı projelerin entegrasyonunu desteklemek amacıyla akredite edildiğini belirtti. Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, tüm bu çalışmaların destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek hem TÜBİTAK hem de KOSGEB tarafından çeşitli destek programlarının devreye alındığını söyledi. KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu, "Dijital dönüşüme yönelik Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla 300 milyon Euro’luk bir kaynak oluşturduk. Türkiye İş Bankası, Yapı Kredi ve TEB gibi bankalarla yaptığımız anlaşmalar sayesinde uygun şartla kredilere erişimi başlattık. Ancak üzülerek söylemek isterim ki bu kaynağın yalnızca 37 milyon liralık kısmı Bursa’da kullanılmış durumda" dedi. KOSGEB desteklerinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını belirten İbrahimcioğlu, Bursa’da 2023 yılında 117 milyon lira olan desteklerin 2025 yılında 1,8 milyar liraya ulaştığını, iki yılda yaklaşık 20 kat artış sağlandığını söyledi. Bu artışın kapasite geliştirme ve diğer destek programlarını da kapsadığını belirten İbrahimcioğlu, "Buna rağmen dijital dönüşüm programlarının toplam kullanılan destekler içindeki payı Bursa’da yalnızca 37 milyon lira seviyesinde kalmış durumda. Bu oranın mutlaka artırılması gerekiyor" diye konuştu. KOBİ’lerin bu süreçte kritik öneme sahip olduğunu, finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde sunulan bu kredilerin büyük bir fırsat sunduğunu söyleyen İbrahimcioğlu şöyle devam etti; "Program kapsamında faiz oranı 40,5. Bunun 20 puanını KOSGEB olarak biz karşılıyoruz. 36 ay vade imkânı sunuyoruz ve kredinin yüzde 80’ine Kredi Garanti Fonu aracılığıyla kefalet sağlıyoruz. Açıkçası mevcut ekonomik ortamda bu en mühim finansman araçlarından biri. Türkiye’nin dijitalleşmede geri kalma lüksü yok. Küresel rakiplerimiz yatırımlarını yavaşlatmadan sürdürüyor. Bu nedenle biz de elimizdeki kaynakları etkin şekilde kullanmak zorundayız." Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip, Bursa’nın üretimdeki gücü ve ihracattaki belirleyiciliğiyle Türkiye’nin en önemli sanayi merkezleri arasında olduğunu belirterek, "Bursa, dijitalleşme politikalarımızın doğal odak noktalarından biridir" dedi. Avrupa Birliği ile yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Bursa’ya önemli bir yatırım kazandırdıklarını ifade eden Hatip, "Yaklaşık 6,2 milyon Euro bütçeyle kompozit malzeme ve teknik tekstil prototip üretim uygulama merkezini 2024 yılında Bursa’ya kazandırdık. Bu yatırım, yüksek teknolojili üretime geçişte güçlü bir enstrüman niteliği taşımaktadır. Böylece Bursa’nın köklü tekstil birikimini daha ileri teknoloji seviyesine taşıyacak önemli bir değer oluşturduk" diye konuştu. Dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm olmadığını vurgulayan Hatip, "Dijitalleşme artık tüm süreçleri yeniden tanımlayan bir rekabet alanıdır. Yapay zeka, yüksek performanslı hesaplama, siber güvenlik, yarı iletken teknolojileri ve veri odaklı uygulamalar; ülkelerin kalkınma hızını ve rekabet gücünü belirleyen temel alanlar haline gelmiştir. Türkiye olarak bu dönüşümün dışında değil, tam merkezinde yer almakta kararlıyız" ifadelerini kullandı. Bu vizyonun 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde de ortaya konulduğuna işaret eden Hatip, "İmalat sanayinde robot kullanımını 8 kat artırarak 200 bine çıkarmayı ve yüksek teknolojili ürün ihracatını 30 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz. Destek programlarımızı birbirini tamamlayan bir yapı içinde kurguluyor, daha fazla işletmenin ve araştırmacı girişimcinin bu dönüşümden faydalanmasını amaçlıyoruz" dedi. Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu, KOSGEB Bursa Batı Müdürü Erkan Güngör, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TSE Bursa Bölge Koordinatörü Mehmet Hüsrev, İMSİAD Başkanı Şeref Demir ve iş dünyası temsilcilerinin de katıldığı toplantı açılış konuşmalarının ardından yapılan sunumlarla sona erdi.

Tekstilde geleceğin kodları Bursa'da yazıldı Haber

Tekstilde geleceğin kodları Bursa'da yazıldı

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğü ve T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle tekstil sektöründe inovasyon ve girişimcilik kültürünü güçlendirmek amacıyla düzenlenen 7. TechXtile Challenge, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi'nde gerçekleştirilen görkemli bir finalle sona erdi. Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB), Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) ve Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM)’un destekçileri arasında yer aldığı "Verimlilik" temalı etkinlikte, hem genç girişimciler hem de sektörün devleri inovasyon sahasında buluştu. Törenin açılış konuşmasını yapan UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TechXtile Challenge’ın başlangıçtan bugüne kadar geldiği nokta hakkında bilgi vererek şunları söyledi: “Bir girişim fikrine sahip olmak değerli; Ona inanmak daha da değerli. Ama o fikri geliştirip bir vizyona dönüştürmek, emekle beslemek ve böylesine güçlü bir platformda paylaşmak da çok büyük cesaret ister. Bu nedenle finale kalan tüm girişimcilerimizi içtenlikle kutluyorum. Biz bu yapıya hiçbir zaman bir yarışma olarak bakmadık. Bizim için burası; yeni fikirlerin sektörle buluştuğu, genç girişimcilerin deneyimle güçlendiği, iş birliği imkânlarının doğduğu ve geleceğe dair somut adımların atıldığı çok kıymetli bir gelişim alanı. TechXtile Challenge, girişimcilerimiz için yalnızca bugünün değil, yarının da platformudur. Bugün bu sahnede sadece projeleri değil, tekstil sektörünün dönüşüm iradesini alkışlıyoruz. Bu platform benim için bir yarışmadan çok daha fazlası; bir zihniyet inşasıydı. Attığımız tohumların koca bir ormana dönüştüğünü görmek benim için en büyük gurur." MUSTAFA GÜLTEPE: “TEKNOLOJİYLE DOKUNAN YENİ BİR TEKSTİL DÜNYASI VAR” Törenin açılışında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi için taşıdığı kritik öneme değindi. Gültepe, "Artık rekabet ettiğimiz alan sadece üretim bantları değil; yazılım, mühendislik ve teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil dünyası var. TechXtile Challenge, sanayicimizin birikimiyle gençlerimizin hayal gücünü bir araya getirerek geleceğe güçlü bir köprü kuruyor," dedi. İNOVASYON LİGİ’NDE DEVLERİN YARIŞI Etkinlik kapsamında ayrıca TechXtile İnovasyon Ligi sonuçları da açıklandı. Sektördeki Ar-Ge merkezlerinin ve firmaların performanslarının değerlendirildiği yarışmada, geliştirdikleri sürdürülebilir ve teknolojik projelerle fark yaratan firmalar ödüllendirildi. Sektörün inovasyon karnesi niteliğindeki bu ödüller, tekstilin geleceğinin "akıllı üretim" odaklı olacağını bir kez daha tescilledi. İnovasyon Ligi’nde ilk 10 sırayı Almaxtex, Barutçu Tekstil, Bossa, Emirali Tekstil, İskur Tekstil, Kipaş Mensucat, Nurel Tekstil, Polyteks, Sun Tekstil, Toroman Tekstil firmaları alırken, ödüllü projeler arasından En Sürdürülebilir Proje ödülünü Kadife Kumaşta Görsel Dönüşüm ve Sürdürülebilir Üretim projesi ile Bossa kazandı. “En İnovatif” proje kapsamında İnovasyon Ligi’nin şampiyonu ise UPCLO: Tekstil Atıklarının Döngüsel Ekonomi Yaklaşımıyla Katma Değerli Yeni Nesil Hammaddelere Dönüştürülmesi projesiyle Emirali Tekstil oldu. Girişimcilik ekosisteminin nabzını tutan TechXtile Challenge’da iki ana kategoride ödüller dağıtıldı. Fikir aşamasını geçmiş, prototip seviyesindeki girişimcilerin yarıştığı Level Up Kategorisi ile Ölçeklenebilir ve ticarileşme potansiyeli yüksek projelerin yarıştığı Scale Up Kategorilerinde ilk üçe giren ekipler büyük ödülün sahibi oldu. Level-Up Kategorisinde birincilik ödülünü Fabric Guard projesiyle ekip üyesi Abdurrahman Yüksel kazandı. Bu kategoride CarByCelium projesiyle Yağmur Bodur ikinci olurken, Üçüncülük ödülünü ise Terapötik Balmumu Sargısı projesiyle Eren Cihan Karsu Asal kazandı. Scale-Up Kategorisinde ise Refabric AI isimli projesiyle Begüm Doğru Öztekin birincilik kürsüsüne çıktı. Özdemir Erdal, Guartec isimli projesiyle ikinci olurken, üçüncülük ödülünün sahibi ise CombinUp projesiyle Nazlı Demirci Erel oldu. TechXtile Challenge içinde geleneksel hale gelen özel ödüller de sahiplerini buldu. Geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybeden ünlü tasarımcı Bahar Korçan adına her yıl verilen Bahar Korçan Sürdürülebilirlik Özel Ödülü, "Tedarik Zinciri Entegre Akıllı Enerji Yönetimi Sistemi" projesiyle Umut Oğur’a verildi. Nazlı Demirci Erel ise "Combin Up" isimli inovatif projesiyle yine her yıl kadın girişimcileri teşvik etmek hedefiyle programa dahil edilen Kadın Girişimci Özel Ödülü’nün sahibi oldu. SEKTÖR LİDERLERİNDEN TAM DESTEK Tekstil dünyasını buluşturan törene; TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin yanı sıra, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Gürkan Tekin, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Jak Eskinazi, Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Nüvit Gündemir, BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, TİM Başkan Vekili ve Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Koordinatör Başkanı Fikret Kileci, TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Komite Başkanı Sultan Tepe, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TİM Wings Kadın İhracatçıyı Güçlendirme Komite Üyesi ve İMA Yönetim Kurulu Başkanı Jale Tunçel ve ARYA Büyüme Lideri Sedef Erdoğmuş etkinliğe katılarak dereceye giren girişimcilere ödüllerini verdiler. Törende UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TechXtile Challenge’ın başlangıcından bugüne kadar gelmesinde büyük emekleri olan Proje Koordinatörü Ufuk Batum’a bir plaket ile teşekkür etti. Etkinliğin başarısında sektörün öncü firmaları büyük rol oynadı. Almaxtex, Burboya, BUSİAD, Doca Textile, Elyaf Tekstil, Emirali, İlay, İpeker, Karesi Holding, Kıvanç Tekstil, Küçükçalık, Nilba, Polyteks, TETSİAD ve Vanelli gibi sektörün dev isimleri sponsorluklarıyla organizasyona güç katarak inovasyon ekosistemine verdikleri önemi bir kez daha gösterdiler.

Bursa'da Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’ne yoğun ilgi Haber

Bursa'da Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’ne yoğun ilgi

Fatih Sultan Mehmet’in hocalarından Molla Yegan’ın ders verdiği 6 asırlık tarihi medrese, Yıldırım Belediyesi’nin dokunuşuyla yeniden ilim merkezine dönüştü. Yıldırım Belediyesi’nin aslına sadık kalarak ayağa kaldırdığı Molla Yegan Medresesi, 2023 yılından itibaren Molla Yegan Çocuk Üniversitesi olarak hizmet veriyor. 6-12 yaş arası çocukların tarihle iç içe, eğlenerek öğrendiği, keşfederek geliştiği mekanda; atölyelerden bilimsel deneylere, kültürel etkinliklerden sanatsal çalışmalara kadar geniş bir yelpazede eğitimler veriliyor. ON BİNLERCE ÇOCUĞU AĞIRLADI Geleceğin bilim insanlarını, sanatçılarını, düşünürlerini yetiştirmek ve çocukların ufkunu geliştirmek amacıyla hayata geçirilen Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde; sanat- tasarım ve inovasyon atölyeleri, bilim-uzay ve astronomi keşif atölyeleri, iletişim-sosyal gelişim ve yaşam becerileri atölyeleri, robotik- yapay zeka ve mühendislik teknolojileri atölyeleri ve anne çocuk atölyeleri bulunuyor. Açıldığı günden bu yana kaşif ruhlu çocukların buluşma mekanı olan Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde; 10 bin 300 çocuk atölyelere katılım sağladı. 52 okuldan bin sınıfın ziyaret ettiği eğitim yuvası, 25 bin öğrenciyi de bilim-uzay ve astronomi atölyesiyle buluşturdu. ‘ÖZEL BİR EĞİTİM YUVASI’ Çocukların geleceğine katkı sunacak projelere büyük önem verdiklerini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Molla Yegan Çocuk Üniversitesi, yalnızca bir eğitim merkezi değil; aynı zamanda tarihimizle geleceğimiz arasında kurduğumuz güçlü bir köprüdür. Bu tarihi mekanda çocuklarımız, ecdadın ilim mirasıyla aynı çatı altında bilimle, sanatla ve teknolojiyle iç içe yetişiyor. Bu yönüyle Molla Yegan Çocuk Üniversitesi, hem kimliğimizi ve kültürümüzü yaşatan hem de çocuklarımızı geleceğin dünyasına hazırlayan çok özel bir eğitim yuvasıdır. Burada yetişen her bir evladımızın, geçmişinden aldığı ilhamla geleceğe yön veren bireyler olacağına yürekten inanıyoruz. Yıldırım Belediyesi olarak çocuklarımızın potansiyelini ortaya çıkaracak, onları hem tarihine bağlı hem de çağın gerekliliklerine hakim bireyler olarak yetiştirecek projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.